POLİTİKA - 13 Kasım 2025 Perşembe 18:39

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Kıbrıs meselesine en gerçekçi çözümün Ada’da iki devletin bir arada var olmasından geçtiğine inanıyoruz"

A
A
A
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Kıbrıs meselesine en gerçekçi çözümün Ada’da iki devletin bir arada var olmasından geçtiğine inanıyoruz"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Kıbrıs meselesine en gerçekçi çözümün Ada’da iki devletin bir arada var olmasından geçtiğine inanıyoruz. Bizim Kıbrıs davasındaki duruşumuz her zaman net olmuştur. Kıbrıs meselesinin bugüne kadar çözümsüz kalışının temelinde Rum tarafının Kıbrıs Türklerinin egemen eşitliği ve eşit uluslararası statüsünü reddetmeleri vardır" dedi.


Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ( KKTC) Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman ile gerçekleştirdikleri baş başa ve heyetler arası görüşmelerin ardından ortak basın toplantısı düzenledi.


Cumhurbaşkanı Erdoğan Erhürman’ı tebrik ederek sözlerine başladı. Erdoğan," 19 Ekim 2025 tarihindeki Cumhurbaşkanlığı seçimleri huzur içerisinde gerçekleşti. Sayın Cumhurbaşkanı’na bir kez de huzurlarınızda yeni görevinde Cenab-ı Allah’tan muvaffakiyetler diliyorum. Öncelikle iki gün sonra 42. Kuruluş Yıl dönümünü idrak edeceğimiz Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin bu müstesna gününü tebrik ediyorum. Kıbrıs Türkü kardeşlerime muhabbetlerimi gönderiyorum. Milli davamız Kıbrıs’ta adil, kalıcı ve adadaki gerçeklere uygun bir çözüme ulaşılmasına yönelik mücadelemizi Sayın Erhürman’la yakın eş güdüm içerisinde kararlılıkla sürdüreceğiz." Dedi.


Cumhurbaşkanı Erhürman ve heyetiyle oldukça kapsamlı ve verimli bir görüşme yaptıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Erhürman ile Kıbrıs meselesinin mevcut gidişatı çerçevesinde gelecek dönemde atılabilecek ortak adımları değerlendirdiklerini aktardı. Erdoğan," Bizim Kıbrıs davasındaki duruşumuz her zaman net olmuştur. Kıbrıs meselesinin bugüne kadar çözümsüz kalışının temelinde Rum tarafının Kıbrıs Türklerinin egemen eşitliği ve eşit uluslararası statüsünü reddetmeleri vardır" diye konuştu.


Rum tarafının ne siyasi gücü ne de ekonomik refahı adadaki Türklerle paylaşmak istemediğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan," Dahası buna asla yanaşmıyor. Rum tarafı Kıbrıs için çözümü 1963’te silah zoruyla ele geçirdiği bugün ise hiçbir hükmü kalmamış olan ortaklık devletinde Kıbrıslı Türkleri azınlık konumuna indirgemekte görüyor. Bunda Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin Kıbrıs meselesinin bidayetinde yaptığı yanlışların ve Annan planını reddetmesine rağmen Rum yönetimini üye olarak kabul eden Avrupa Birliği’nin de hatası olduğunu akılda tutmamız gerekiyor" açıklamasını yaptı.


Geçmişin yanlış kararlarıyla Rum tarafına sunulmuş olan rehavet imkanının Kıbrıs Türklerinin öz vatanlarında sonu gelmeyen bir hak mağduriyetine uğramalarına yol açtığını kaydetti.


Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bunun tadili için verilen sözlerin de tutulmadığına dikkat çekerek,"Sayın Cumhurbaşkanı gerek geçmiş başbakanlık dönemi gerekse 2008-2010 yıllarındaki müzakere heyeti üyeliği tecrübelerinden bu süreci çok iyi bilmektedir. Bu tecrübeler ışığında kendisinin Rum tarafına son dönemde verdiği mesajlarda Kıbrıs Türk’ünün egemen eşitliğinden taviz verilmeyeceğini vurgulamasını oldukça isabetli buluyorum" değerlendirmesini yaptı.


"1968’den beri yapılan ve bir sonuca varamayan müzakerelere artık sırf dostlar alışverişte görsün diye devam etmeyeceğimizi 2017’de Rum tarafının masayı terk etmesiyle çökmesinin ardından ortaya koymuştuk."diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan," Bu duruşumuzu Kıbrıs Türk tarafıyla tam bir anlayış birliği içerisinde muhafaza ediyoruz. Kıbrıs meselesine en gerçekçi çözümün adada iki devletin bir arada var olmasından geçtiğine inanıyoruz. Adadaki iki halkın barış, refah ve emniyet içinde yan yana yaşayabileceği bir çözümün mümkün olduğuna dair tutumumuzu koruyoruz. Bu doğrultudaki samimi gayretlerimizi de sürdüreceğiz" dedi.


Bugün artık çok daha farklı bir uluslararası konjonktürle karşı karşıya olunduğunu kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan," Daha önce de söyledim, dünün güneşiyle bugünün özellikle çamaşırı kurutulamaz. Eski dönemin ezberleriyle iğneyle kuyu kazmaya uğraşmak bizi bir yere götürmez. Dilerim Kıbrıs Türk’ünün gösterdiği cesaret ve çözüm iradesini ilerleyen dönemde karşı taraftan da görebiliriz. Bunu mümkün kılabilmek için her zamanki yapıcı, sonuç odaklı, adaletli ve insancıl yaklaşımımızı Kıbrıs Türk halkıyla birlikte sürdüreceğiz" açıklamasında bulundu.


Cumhurbaşkanı Erdoğan KKTC Cumhurbaşkanı Erhürman ile Türkiye- KKTC arasındaki iş birliğinin daha da hızlanması için yapılabilecekleri ele aldıklarını belirterek," Kıbrıs Türk’ünün refahını artırmak, gündelik hayatını kolaylaştırmak ve on yıllardır maruz kaldığı tecritten en az ölçüde etkilenmesini sağlamak üzere hayata geçirdiğimiz projeleri değerlendirdik. Gelecekte aynı kararlılık ve anlayışla yardımcım Cevdet Yılmaz Bey’in koordinasyonunda bu gayretlerimiz sürecektir" değerlendirmesini yaptı.


Türkiye’nin Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin uluslararası toplumda layıkıyla temsil edilebilmesi, sesini ve uğradığı haksızlıkları dünyaya duyurabilmesi için siyasi ve diplomatik gayretlerine eş güdüm halinde devam edeceğinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan," Ana vatan ve garantör olarak dün olduğu gibi bugün ve yarın da Kıbrıs Türk halkını haklı mücadelesinde asla yalnız bırakmayacağız. Bu düşüncelerle Cumhurbaşkanı Sayın Erhürman’a nazik ziyaretleri için huzurlarınızda bir kez daha teşekkür ediyorum. Görüşmelerimizin hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum" dedi.


Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin ilanının 42. yıl dönümünü bir kere daha tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Vatan için toprağa düşen tüm şehitlerimizi, fedakar gazilerimizi ve Kıbrıs davasının önderleri Merhum Doktor Fazıl Küçük ve Kurucu Cumhurbaşkanı Merhum Rauf Denktaş’ı şükranla yad ediyorum. Sayın Cumhurbaşkanı’nın önceki gün Gürcistan’da düşen askeri kargo uçağımızda şehit olan 20 kahraman askerimiz için Kıbrıs Türkü adına yayınladığı taziye mesajı için de teşekkürlerimi kendilerine iletiyorum. Kıbrıs Türkü kardeşlerimizi muhabbetle selamlıyorum" dedi.


Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşmasının ardından KKTC Cumhurbaşkanı Erhürman açıklamalarda bulundu.


Cumhurbaşkanı Erdoğan’a davetleri için teşekkür eden Erhürman, " Geride bıraktığımız 10 Kasım tarihi münasebetiyle Büyük Lider Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü bir kez daha saygı ve minnetle anar, 11 Kasım tarihinde yaşanan elim uçak kazasında kaybettiğimiz şehitlerimize Allah’tan rahmet, yaslı ailelerine, sevenlerine ve Türk ulusuna kendim ve halkım adına bas sağlığı ve sabır dilerim. Dünyada herkesin bildiği gibi Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Türkiye ilişkileri başka herhangi iki devlet arasındaki ilişkilerle kıyaslanamayacak kadar özeldir" ifadelerini kullandı.


Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin bugüne kadarki tüm cumhurbaşkanlarının seçildikten sonra ilk ziyaretlerini Türkiye ‘ye ye yaptıklarını ve gerek Kıbrıs sorunu gerekse dış politikayla ilgili konulardaki görevlerini her zaman Türkiye Cumhuriyeti ile yakın istişare içinde yürüttüklerini dile getiren Erhürman," Bu elbette Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin 6. Cumhurbaşkanı olarak benim dönemimde de böyle olacaktır ve bu çerçevede bugün seçildikten sonraki ilk ziyaretimi Sayın Cumhurbaşkanı’nın nazik davetleri üzerine Türkiye Cumhuriyeti’ne yapıyor olmaktan son derece mutluyum. Belirtmek isterim ki görev sürem içerisinde Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ile Türkiye Cumhuriyeti arasındaki sarsılmaz kardeşlik bağları çerçevesinde iki ülke arasındaki ilişkileri daha da iyi bir seviyeye taşımak ülkemi halkımı Türkiye kamuoyunda daha da bilinir daha da tanınır kılmak benim için en önem verdiğim çalışma alanlarından biri olacaktır." diye konuştu.


( HK-

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Kepez’de Dünya Down Sendromlular Farkındalık Günü’nde en güzel buluşma Kepez Belediyesi ev sahipliğinde, Down Sendromlular Farkındalık Günü kapsamında düzenlenen program, özel bireyler ve ailelerini bir araya getirdi. Başkan Mesut Kocagöz, farkındalık buluşmasında sevgi, dayanışma ve birlik vurgusu yaptı. Kepez’de Dünya Down Sendromlular Farkındalık Günü kapsamında anlamlı bir etkinlik düzenlendi. Kepez Belediyesi ev sahipliğinde, Antalya Down Sendromlular Derneği tarafından organize edilen program, 100. Yıl Park Düğün Salonu’nda gerçekleştirildi. Özel bireyler ve aileleri, akşam yemeğinde bir araya gelerek gönüllerince eğlenme imkanı buldu. "Yerel yönetimlerin desteği çok önemli" Programın açılış konuşmasını gerçekleştiren Antalya Down Sendromlular Derneği ve Engelli Derneği Başkanı Gülcan Ay, 21 Mart vesilesiyle bir arada olmaktan büyük mutluluk duyduklarını belirterek, derneğin 2013 yılında bir hayalle kurulduğunu söyledi. Down sendromlu bireylerin toplumda daha görünür olması, üretime katılması ve yetenekleriyle değer görmesi için çalışmalar yürüttüklerini ifade eden Ay, Sevgi Atölyesi, Üreten Eller Atölyesi ve mehter takımıyla özel bireylerin sosyal ve üretim hayatına katılımını desteklediklerini dile getirdi. Toplumun gerçek gücünün, en çok desteğe ihtiyaç duyan bireylerin yanında durabilmekten geçtiğini vurgulayarak, yerel yönetimlerin ve kamu kurumlarının desteğinin bu süreçte büyük önem taşıdığını belirterek, eşitlik, fırsat ve birlikte üretilecek bir gelecek istediklerini ifade etti. Desteklerinden dolayı Kepez Kaymakamı Suat Dervişoğlu ve Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz’e teşekkür etti. "Kepez’e en özel park" Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz de, bir arada olmanın sevincini yaşadıklarını dile getirerek, "Bugün yine aynı sofradayız. Bu sadece bir yemek değil, paylaşmak ve aynı zamanda farkındalıktır. Gülünce insanın yüreğini ısıtsan sevgili kardeşlerim hoş geldiniz" dedi. Ailelere hitabende şunları söyledi: "Çocuklarına bakarak dünyaya sevgiyi öğreten insanlar. Hepinizin önünde saygıyla eğiliyorum." Başkan Kocagöz, konuşmasını sevginin gücüne değinerek sürdürdü: "Onların bir gülüşü dünyaya bedel… Onlar dünyanın melekleri… Bir şehri ancak sevgiyle büyütebilirsiniz. Sevgi demek buradaki kardeşlerimiz demektir. Biz de Kepez Belediyesi olarak her zaman onlar için ne yapabiliriz diye düşünüyoruz. Bizler her zaman çocuklarımızın emrindeyiz. Bu güzel çocuklarımız hep gülsün" dedi. Konuşması sırasında mayıs ayının ikinci haftasında kutlanan Engelliler Haftası kapsamında Down sendromlu ve otizmli çocuklar için özel bir parkın tamamlanarak hizmete açılacağı müjdesini de verdi. "Kepez çok güzel çalışmalar yürütüyor" Kepez Kaymakamı Suat Dervişoğlu da programda yaptığı konuşmada, bu anlamlı buluşmanın büyük bir mutluluk olduğunu belirterek, Kepez’de sergilenen birlik ve beraberlik tablosunun önemine dikkat çekti. Belediye tarafından hayata geçirilecek park projesine değinerek, "Kepez belediye başkanımızda müjdeyi verdi. Bu kıymetli çocuklarımız için, gençlerimiz için bir park hazırlanıyor. Bunun için çok teşekkür ediyorum. Belediyemiz imkanlarını sizlere sunuyor. Bu çocuklarımız için yapılması gerekenler konusunda Kepez çok güzel bir sınav veriyor. Sevgili çocuklar, sizler özel ve kıymetlisiniz. Sevgi ve saygıya dayalı bir şekilde toplum içerisinde yer almak hayatı paylaşmak çok çok önemlidir. Kepez belediye başkanımız bu konuda Kepez kapsamında çok güzel çalışmalar yürütüyor" dedi. Etkinliğe Kepez Kaymakamı Suat Dervişoğlu, Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz, Antalya İl Emniyet Müdür Yardımcısı Caner Çiçek, Antalya Down Sendromlular Derneği ve Engelli Derneği Başkanı Gülcan Ay ve çok sayıda aile katıldı.
İstanbul Bakan Kacır: ’’Otomotiv ihracatımız 41,5 milyar dolarla rekor tazeledi’’ Sanayi ve teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, "Geçtiğimiz yıl otomotiv üretimimiz 1 milyon 446 bine ulaştı. İhracatımız 41,5 milyar dolarla rekor tazeledi. 2026’nın ilk iki ayında otomotiv ihracatında olumlu bir tabloyla karşı karşıyayız. Ticari Araç ve otobüs üretiminde Avrupa’nın lideriyiz. Türkiye’mizi küresel bir üretim ve teknoloji üssü haline getirdik. İmalat sanayimizin öncülüğünde ihracatımızı 23 yılda 36 milyar dolardan 273 milyar dolara ulaştırdık" dedi. Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, İstanbul Sanayi Odası’nda Otomotiv Sanayi Derneği (OSD) 51’inci Olağan Genel Kurul Toplantısı’na katıldı. Toplantıya Bakan Kacır’ın yanı sıra Ticaret Bakan Yardımcısı Özgür Volkan Ağar, OSD Yönetim Kurulu Başkanı Cengiz Eroğlu ve sektör temsilcileri katıldı. Bakan Kacır, "Otomotiv üretiminde ilk beş oyuncu arasındayız. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı olarak; sanayimizin yüz akı sektörün üretim gücünü, teknoloji geliştirme kapasitesini ve uluslararası rekabetçiliğini destekleyecek adımları atıyoruz" dedi. "İmalat sanayimizin öncülüğünde ihracatımızı 23 yılda 36 milyar dolardan 273 milyar dolara ulaştırdık" İmalat sanayisinin öncülüğünde ihracatı 23 yılda 36 milyar dolardan 273 milyar dolara ulaştırdıklarını belirten Bakan Kacır, "Cumhurbaşkanımızın liderliğinde; ülkemizle dünyanın geri kalanı arasında kurduğumuz ticaret köprüleriyle; Planlı sanayileşmeden enerjiye, ulaşımdan lojistiğe pek çok alanda hayata geçirdiğimiz yatırımlarla; iş ortamını iyileştiren yapısal reformlarla Türkiye’mizi küresel bir üretim ve teknoloji üssü haline getirdik. İmalat sanayimizin öncülüğünde ihracatımızı 23 yılda 36 milyar dolardan 273 milyar dolara ulaştırdık. Avrupa Birliği’nin küresel imalat sanayi katma değerindeki payı 2004’de yüzde 25 idi. Şimdilerde bu oran ancak yüzde 15’inci Türkiye ise aynı dönemde payını yüzde 0,7’den yüzde 1,3’e yükseltti" şeklinde konuştu. ’’İhracatımız 41,5 milyar dolarla rekor tazeledi’’ Bakan Kacır, "Geçtiğimiz yıl otomotiv üretimimiz 1 milyon 446 bine ulaştı. İhracatımız 41,5 milyar dolarla 2024 rekorunu tazeledi. 2026’nın ilk iki ayında otomotiv ihracatında olumlu bir tabloyla karşı karşıyayız. Ticari Araç ve otobüs üretiminde Avrupa’nın lideriyiz. Otomotiv üretiminde ise ilk beş oyuncu arasındayız. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı olarak; sanayimizin yüz akı sektörün üretim gücünü, teknoloji geliştirme kapasitesini ve uluslararası rekabetçiliğini destekleyecek adımları atıyoruz. Son 23 yılda; 169 Ar-Ge merkezinin, 36 tasarım merkezinin ve teknoparklarımızda faaliyet gösteren 132 firmanın otomotiv sektörümüzün inovasyon kapasitesini besleyen projelerini destekledik. TÜBİTAK eliyle, otomotiv teknolojilerinde yürütülen 3 bin 205 projeye ve bu alanda araştırma yürüten 3 bin 220 bilim insanı ve gencimize toplam 32,9 milyar lira kaynak sağladık. Yatırım teşviklerimizle, otomotiv ana ve yan sanayi firmalarının toplam 1,2 trilyon lira yatırım büyüklüğüne sahip 3 bin 760 projesinin önünü açtık. Bildiğiniz üzere, geçtiğimiz yıl yatırım teşviklerimizi mevcut küresel tablo ve ülkemizin stratejik öncelikleri doğrultusunda güncelledik" dedi. "Otomotiv sektörünün mobilite ekosistemine dönüşümüne liderlik etme vizyonuyla hareket ediyoruz" Elektrikli araçlara dikkat çeken Bakan Kacır, "Dünya genelinde elektrikli araç satışı son 5 yılda 6,7 milyondan 21 milyona, elektrikli araçların küresel otomotiv pazarındaki payı yüzde 8’den yüzde 20’nin üzerine çıktı. Aynı dönemde Türkiye otomobil pazarında; elektrikli ve şarj edilebilir hibrit araçların payı, yüzde 0,5’ten yüzde 22,1’e yükseldi. Bu oranın 2030’da yüzde 35’i aşmasını öngörüyoruz. Milli Teknoloji Hamlesini gerçekleştirmeyi, ihracatını daha yüksek katma değerli ürünlerle artırmayı hedefleyen; genç, dinamik, aynı zamanda nitelikli insan kaynağına sahip bir ülke olarak, otomotiv sektörünün mobilite ekosistemine dönüşümüne liderlik etme vizyonuyla hareket ediyoruz" ifadelerini kullandı. ’’Kesintisiz ve güvenli bir şarj ağına sahibiz’’ Türkiye’nin şarj ağına dikkat çeken Bakan Kacır, "Cumhurbaşkanımız; her fırsatta yerli otomobil markamız olması gerektiğini dile getirmişti. Aslında bu çağrı, milletimizin 60 yıllık hayalini gerçekleştirerek Türkiye’yi otomotiv teknolojilerinde bir üst lige taşıma kararlılığının ifadesiydi. Cumhurbaşkanımızın iddiası ve güçlü liderliği sayesinde elektrikli ve akıllı otomobilimiz Togg’u milletimizle buluşturduk. Bugüne kadar 93 binden fazla Togg yollara çıktı. Almanya’ya ihracat gerçekleştiren markamız, Türk mühendisliğinin kalitesini Avrupa pazarına taşıdı. Togg, bizler için yalnızca yerli ve milli elektrikli otomobil projesi değildir. Togg, iş birliği yaptığı Türk teknoloji girişimlerini geleceğe taşıyan bir lokomotiftir. Hayata geçirdiğimiz Hızlı Şarj Altyapısı Destek Programının katkısıyla, yurt genelinde hızlı şarj bağlantı noktası sayısını üç yılda 8 katına çıkardık. Bugün, 17 bin 800’ü hızlı şarj olmak üzere, 41 bin 500 şarj bağlantı noktasıyla; ülke sathında kesintisiz ve güvenli bir şarj ağına sahibiz" şeklinde konuştu. "Türk sanayiinin istikrar ve güven içinde büyümesi için her türlü önlemi almaya devam edeceğiz" Mobilitede yapılan yatırımlara dikkat çeken Bakan Kacır, "Türkiye’yi uluslararası yeni nesil mobilite yatırımlarının cazibe merkezi haline getirmek üzere HIT-30 Yüksek Teknoloji Yatırım Programı’nın ilk 6 çağrısından 2’sini doğrudan otomotiv sanayimize yönelik kurguladık. Elektrikli Araçlar Çağrısıyla; yıllık en az 150 bin elektrikli araç kapasitesi sağlayacak ve Ar-Ge merkezi kurulumunu da içeren yeni yatırımlar için kapsamlı bir teşvik paketi sunuyoruz. Batarya Üretimi Çağrısıyla; hücre üretimini de içeren, yıllık asgari 5 GWh kapasiteli batarya ve aktif malzeme üretim tesisi yatırımlarını destekliyoruz. Bizler imkanlarımızı; üreten, istihdam sağlayan, ülkesine ekonomik değer katan sanayicilerimiz için seferber etmeye devam edeceğiz. Bazen masanın iki farklı tarafında oturuyor gibi görünsek de esasen her zaman sizlerle ülkemizin kalkınması noktasında aynı taraftayız. Made in EU düzenlemesinin sanayimiz ve özellikle otomotiv sektörümüz için herhangi bir olumsuz etkiye neden olmaması için yoğun bir çalışma içindeyiz. Düzenlemenin, AB menşei şartının Gümrük Birliği çerçevesinde ilke olarak Türkiye’yi de kapsamasını sağlayan mevcut taslağı önemli bir mesafe kat ettiğimizi teyit ediyor. Ancak yasalaşma süreci boyunca, tüm teknik detayları da takip etmemiz gerektiğinin farkındayız. Bu nedenle, düzenlemenin doğurabileceği etkileri yakından takip ederek adımlarımızı atmak, olası riskleri bertaraf etmek, ülkemizin ve sanayicilerimizin menfaatlerini en yüksek düzeyde korumak için; Dışişleri ve Ticaret Bakanlıklarımız, diğer ilgili kamu kurumlarımız, iş dünyası ile yakın istişare halindeyiz. Otomotiv sektörümüz açısından önemli gördüğümüz; tüm çekincelerimizin giderilmesi için Avrupa Komisyonu ve AB üyesi ülkeler nezdinde yoğun bir diplomasi yürütüyoruz. Muhataplarımıza, Türkiye’nin Avrupa değer zincirlerindeki kritik rolünü hatırlatıyoruz. İnanıyorum ki; Gümrük Birliği ruhuna uygun şekilde, Avrupalı dostlarımızla iş birliğimizi daha ileri bir noktaya taşıyacağız" diye konuştu.
Isparta Kadınlar zumba ile hem spor yapıyor hem sosyalleşiyor Isparta Belediyesi, kadınların sağlıklı yaşam alışkanlıkları kazanması ve sosyal hayata daha aktif katılım sağlaması amacıyla önemli bir projeyi hayata geçirdi. Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen’in talimatları doğrultusunda başlatılan zumba kursları, kentte büyük ilgi görüyor. Isparta Belediyesi bir taraftan kent genelinde yatırımlarına devam ederken bir taraftan da vatandaşlara yönelik önemli çalışmalar yapıyor. Kentteki spor faaliyetlerine büyük önem veren Isparta Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen, özellikle kadınların sporla buluşmaları ve sosyalleşmeleri amacıyla belediye bünyesindeki Gençlik ve Spor Hizmetleri Müdürlüğü öncülüğünde zumba kursları başlattı. Düzenlenen kurslarda, alanında uzman eğitmenler eşliğinde gerçekleştirilen zumba dersleri sayesinde kadınlar hem spor yapıyor hem de keyifli vakit geçiriyor. Renkli görüntülere sahne olan etkinliklerde katılımcılar, müzik eşliğinde ritim tutarak günlük yaşamın stresinden uzaklaşma fırsatı buluyor. "Kendimizi çok iyi hissediyoruz" Kurslara katılan kadınlar, bu tür etkinliklerin kendileri için hem fiziksel hem de psikolojik açıdan oldukça faydalı olduğunu belirterek, Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen’e teşekkür etti. Kadınlar, "Uzun zamandır Isparta Belediyesi tarafından düzenlenen bu kurslara katılıyoruz. Gayet memnunuz. Bizim için çok güzel bir etkinlik oluyor. Burada yeni arkadaşlar ediniyoruz. Kendimizi çok iyi hissediyoruz. Belediyemizin bu spor faaliyetlerinden ücretsiz olarak yararlanıyoruz. Burada kendimizi daha etkin ve önemli hissettiğimiz için buraya geliyoruz. Spor yapıp arkadaşlık edinip zaman geçiriyoruz. Bizim için de kaliteli bir ortam oluyor. Bu spor etkinliklerinin devam etmesini istiyoruz. Bütün kadınları da Isparta Belediyesi’nin ücretsiz olarak düzenlediği spor kurslarına davet ediyoruz. Bizlere spor kursları imkanını sunan Isparta Belediye Başkanımız Şükrü Başdeğirmen’e yürekten teşekkür ediyoruz" dediler.