POLİTİKA - 25 Şubat 2026 Çarşamba 13:44

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Kimse bize azınlık hakları dersi vermeye kalkmasın. Kimse bize inanç özgürlüğü dersi vermeye kalkmasın. Biz bu değerleri dışarıdan alıp öğrenecek bir millet değiliz"

A
A
A
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Kimse bize azınlık hakları dersi vermeye kalkmasın. Kimse bize inanç özgürlüğü dersi vermeye kalkmasın. Biz bu değerleri dışarıdan alıp öğrenecek bir millet değiliz"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "


Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin TBMM’de gerçekleştirilen Grup Toplantısı’nda konuştu.


Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin sanılandan çok daha büyük olduğunu dile getirerek, "Biz bu büyüklüğü her alanda olduğu gibi milli eğitim alanında da göstermeye sağlıklı, bilgili, donanımlı, milli ve manevi değerlerini bilen, tanıyan, uygulayan ve yaşatan nesillerle asrın idrakine söyletmeye inşallah devam edeceğiz" dedi.


"‘Terörsüz Türkiye Süreci’nde 16 aylık zaman diliminde kayda değer mesafeler alındı"


Türkiye demokrasisine kurulan tuzaklara karşı hedeflerinden sapmayacaklarını vurgulayan Erdoğan, "Cumhur İttifakı olarak geçen yıl başlattığımız ve bir devlet projesi olarak yürüttüğümüz ‘Terörsüz Türkiye Süreci’nde 16 aylık zaman diliminde kayda değer mesafeler alındı. Hamdolsun ümit verici gelişmeler yaşandı. En son Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu 5 Ağustos’tan bu yana sürdürdüğü müzakere ve mütalaalarını geçen hafta tamamladı. Komisyonda temsil edilen tüm siyasi parti gruplarının mutabakatıyla 47 kabul bir çekimser ve 2 ret oyuyla nihayet rapor onaylandı. AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak ilk günden itibaren sergilediğimiz yapıcı ve uzlaşmaya açık tutumu rapor aşamasında da aynen devam ettirdik. Komisyonun misyonunu layıkıyla yerine getirebilmesi için kritik kavşaklarda riske girmek dahil üzerimize ne düşüyorsa ziyadesiyle yaptık. Gerek Meclis Başkanımız gerekse Partimizi komisyon bünyesinde temsil eden arkadaşlarımız fevkaladenin fevkinde bir gayret gösterdiler" diye konuştu.


"Rapor bir tavsiye belgesi olduğu kadar tarihi bir belge özelliğindedir"


Cumhurbaşkanı Erdoğan, özellikle Komisyonun odağının sapmasına, kuruluş gayesiyle ilgisi ve alakası olmayan gündemlerle ele alınmasına izin vermediklerini belirterek, şu ifadelere yer verdi:


"Hamdolsun diğer siyasi parti gruplarının da katkısıyla sürecin bir aşamasını daha suhuletle aşmayı başardık. 137 kurum ve kişinin dinlendiği 4 bin 200 sayfa tutanağın tutulduğu kapsamlı bir istişare sürecinin ardından hazırlanan rapor, bundan sonra yapılması gerekenlere dair çok değerli bir yol haritası ortaya koydu. Şunu açık yüreklilikle ifade etmek isterim ki tam bir demokratik olgunluk eksiksiz bir istişare ve siyasi tarihimizde örneği az görülen siyasi bir uzlaşma neticesinde kaleme alınan rapor, bir tavsiye belgesi olduğu kadar tarihi bir belge özelliğindedir. Rapor, Türkiye’nin ortak geleceğine 86 milyonun kardeşliğinin bir kat daha sağlamlaştırılmasına atılan çok değerli bir imzadır."


"Raporun içerisinden kelimeleri cımbızla çekerek spekülasyon yapma hevesinde olanların sürecin selametine hizmet etmediği aşikardır"


Erdoğan, rapora ilişkin yapılan spekülasyonların olduğunu sözlerine ekleyerek, "Raporun içerisinden kelimeleri cımbızla çekerek spekülasyon yapma hevesinde olanların sürecin selametine hizmet etmediği aşikardır. Meselenin memnuniyet verici yanı raporu ve süreci gölgelemek isteyenlerin azınlıkta olması milletimizin ekseri çoğunluğuyla ‘Terörsüz Türkiye’ bölge hedefini tam manasıyla sahiplenmesidir. Rapora damga vuran uzlaşı ruhunu çok kıymetli buluyoruz. Siyaset kurumu özellikle bundan sonra atılacak adımlar açısından hem çok ciddi bir enerji hem de büyük bir güven toplamıştır" ifadelerine yer verdi.


"Sürecin yeni aşamasını uhulet ve suhuletle yöneterek önce Terörsüz Türkiye ardından Terörsüz bölge hedefimize vasıl olacağız"


Terörsüz Türkiye Süreci’nin yeni bir aşamasının başlayacağını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Partimizin ve ittifakımızın sorumluluğu biraz daha artacak. Meclisimiz yeni aşamada da elbette lokomotif rol üstlenecek. AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak aramızdaki dayanışmayı, eş güdümü ve iş birliğini doruğa çıkarmamız gereken bir döneme giriyoruz. Allah’ın izniyle sürecin yeni aşamasını da uhulet ve suhuletle yöneterek önce ‘Terörsüz Türkiye’ ardından ‘Terörsüz Bölge’ hedefimize vasıl olacağız. Bugüne kadar attığımız her adımda verdiğimiz her kararda uygulamaya koyduğumuz her politikada Devletimizin ciddiyetine yakışır biçimde şehit yakınlarımızı ve gazilerimizi incitmeden hareket ettik. Aynı şekilde devam edeceğiz. Değerli arkadaşlarım bunda kararlıyız. Hep söylüyorum. Büyük devlet olmak büyük düşünmekle mümkündür. Biz tarihiyle olduğu kadar vicdanı ve aklıyla da büyük bir devletiz. İnsanlığa asırlar boyunca nizam vermiş büyük bir milletiz. Onun için büyük düşüneceğiz. Türkiye Cumhuriyeti’nin gücüne güveneceğiz" açıklamasında bulundu.


"Türkiye bölgesel ve küresel bir güç olma yolunda tarihi bir fırsat yakalamıştır, bunun önünü kimse kesemez"


Türk milletinin ezeli ve ebedi kardeşliğine sonuna kadar inanacaklarının altını çizen Erdoğan, "Şurası bir gerçek ki Türkiye 23 yıllık çetin mücadeleler neticesinde bölgesel ve küresel bir güç olma yolunda tarihi bir fırsat yakalamıştır. Bunun önünü kimse kesemez. Buna biz izin vermeyeceğiz. İnanıyorum ki milletim de izin vermeyecek. Ortak geleceğimizi özellikle hafızamızda iz bırakan acılar üzerine inşa edemeyiz. Umutları büyütmek, müşterek zeminimizi genişletmek mecburiyetindeyiz. Diğer partilerden de beklentimiz komisyondaki demokratik uzlaşmacı, müspet ve makul duruşlarını Meclis çalışmalarında da aynıyla devam ettirmeleridir. Bin yıllık kardeşliğin önünde bugüne kadar hiçbir fesat odağı duramadı. Bugün de sınırlarımızın ötesine taşan bu kucaklaşma ve muhabbet selinin önünde durmaya çalışanlar olursa o sel herkesi önüne katıp sürükleyecek ve bu topraklardan süpürecektir. Biz 23 yıldır yaptığımız gibi nefreti ve öfkeyi çoğaltan değil adaleti, hakkı, hukuku, demokrasiyi savunan tarafta yer alacak herkesin bir olduğu beraber olduğu barış içinde kardeşçe yaşadığı bir Türkiye için mücadele edecek bu umurda gerektiğinde fedakarlıkta bulunmaktan asla çekinmeyeceğiz" şeklinde konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul İstanbul Valisi Gül: "Sıfır atık anlamında yapılabilecek işleri 8 senedir yapıyoruz" İstanbul Valisi Davut Gül, ‘İstanbul Sıfır Atık Haftası Stratejik Koordinasyon Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, "Sıfır atık anlamında yapılabilecek işleri 8 senedir yapıyoruz. Bizim 1-7 Haziran’da yapmak istediğimiz, daha çok farkındalık oluşturmak. 7’den 70’e bunun herkes tarafından sahiplenmesi; bir yaşam biçimi olarak hayatımıza girmesi. Her sene 1-7 Haziran’da iyi örneklerin gösterilmesi" dedi. İstanbul’da çevre alanındaki dönüşüm sürecine yön verecek ‘İstanbul Sıfır Atık Haftası Stratejik Koordinasyon Toplantısı’ İstanbul Valiliği himayelerinde ve Sıfır Atık Vakfı koordinasyonunda Fatih Belediyesi Neslişah Kültür Merkezinde gerçekleştirildi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ın öncülüğünde 2023 yılında kurulan Sıfır Atık Vakfı ile yürütülen iş birliği kapsamında, 1-7 Haziran 2026 tarihleri arasında düzenlenmesi planlanan ‘İstanbul Sıfır Atık Haftası’ etkinliklerinin yol haritası bu toplantıda ele alındı. Etkinliklerin planlanması, kurumlar arası koordinasyonun sağlanması ve stratejik hedeflerin belirlenmesi amacıyla gerçekleştirilen toplantıya İstanbul Valisi Davut Gül, Vali Yardımcısı Elif Canan Tuncer, Sıfır Atık Vakfı Başkanı Samed Ağırbaş ile kamu kurum ve kuruluşları, yerel yönetimler ile sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri katıldı. Programda konuşan İstanbul Valisi Davut Gül, "Emine Erdoğan Hanımefendi’nin himayelerinde başlayan, 2017 yılından beri de her birinizin hem kurumsal anlamda hem bireysel anlamda alanda gördüğünüz, Türkiye’yi çevre politikaları anlamında belirleyici bir konuma getiren bir çalışmaya şahitlik ediyoruz. İmkan olduğunda destek veriyoruz, katkı vermeye çalışıyoruz. Bugün de 1-7 Haziran haftasının İstanbul’umuzda ’Sıfır Atık Haftası’ olarak ilan edilmesi, bunun birlikte etkinliklerinin yapılması ve koordinasyonunu yapmak üzere bir araya geldik. Hanımefendi’nin başlattığı bu çalışma, aslında bizim medeniyetin baş şehri olan İstanbul’umuzda şahit olduğumuz, yaşadığımız, geçmişe baktığımızda vakıf medeniyetinde de vakıfların etkinliklerinde gördüğümüz çalışmalar. Biz Fatih’teyiz; Fatih’e şöyle çıkıp baktığımızda Fatih demek İstanbul demek. Mülkiyetlere baktığımızda önemli bir kısmının vakıflara ait olduğunu görüyoruz. İstanbul’umuzun bu birlikte iş yapma kültürünü, Emine Erdoğan Hanımefendi’nin himayelerinde, Sıfır Atık Vakfı’mızın koordinasyonunda birlikte yapacağız. Sunumda da gördünüz; Türkiye COP31’e ev sahipliği yaparken bunun tesadüf olmadığını gördük. 8 yıllık bir mücadele. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığımızın, başta Murat Kurum bakanımız olmak üzere verdiği destek ve 86 milyon vatandaşımızın bu işi sahiplenmesi. Kurumsal anlamda da bireysel anlamda da yapılabilecek çok iş var. Sıfır atık anlamında yapılabilecek işleri 8 senedir yapıyoruz. Bizim 1-7 Haziran’da yapmak istediğimiz, daha çok farkındalık oluşturmak. 7’den 70’e bunun herkes tarafından sahiplenmesi; bir yaşam biçimi olarak hayatımıza girmesi. Her sene 1-7 Haziran’da iyi örneklerin gösterilmesi. Dolayısıyla sahiplenirsek, 7-8 yılda geldiğimiz noktayı görünce, önümüzdeki 7-8 yılda da gideceğimiz yönü, yeri de üç aşağı beş yukarı tahmin edebiliyoruz" dedi. "Dünyadaki çöp krizi geri dönülemez bir noktaya geldi" Programda konuşan Sıfır Atık Vakfı Başkanı Samed Ağırbaş, dünyadaki çöp krizinin geri dönülmez bir noktaya geldiğini belirterek, "Bugün dünyada yeniden bir kıtadan bahsediyoruz. Plastik kıtası, okyanusa atılan plastik atıklardan oluşan yeni bir kıtamız var. Dünyadaki çöp krizi geri dönülemez bir noktaya geldi. Aynı şekilde artık uzaydaki çöp krizini konuşuyoruz. Uzaya gönderdiğimiz uydular, uzayda kirliliğe sebep oluyordu. Bunların tamamına dur dememiz sağladı. Artık doğmamış çocukların kanlarında mikro plastiğe rastlanıyor. Bu çocuklar, doğduğu zaman çeşitli hastalıklarla doğuyorlar" dedi. "Bu yıl itibarıyla İstanbul Teknik Üniversitemiz iş birliğiyle Sıfır Atık Enstitüsü’nü kuruyoruz" İstanbul Teknik Üniversiteyle iş birliği yapılacağını söyleyen Ağırbaş, "Yüksek Öğretim Kurulumuzla beraber üniversiteler seviyesine sıfır atık taşındı ve artık bu yıl itibarıyla İstanbul Teknik Üniversitemiz iş birliğiyle Sıfır Atık Enstitüsü’nü kuruyoruz. Birleşmiş Milletlerin de destek olduğu Sıfır Atık Enstitüsü önümüzdeki süreçte lisansüstü, doktora seviyesinde eğitim verecek, dünyaya diplomalı sıfır atık uzmanlarını yetiştirecek. Dünyada ilk olan Sıfır Atık Enstitüsü ile birlikte bizler sıfır atık alanında çalışan, doktoralı ve yüksek lisanslı insanlara sahip olacağız" şeklinde konuştu. "İstanbul’un hava kalitesinde bir sorun olduğu zaman 16 milyon hemşehrimizin hayat kalitesi düşüyor" İstanbul’un hava kalitesine ilişkin de konuşan Ağırbaş, "Sıfır atık aslında 360 derece ele alınan bütüncül bir yaklaşım. Bu yaklaşımda enstitümüz var, üniversitelerimiz var, azınlıklarımız var, kadınlarımız var; toplumun bütün kesimleriyle birlikte başarabileceğimiz bir çalışma. Çünkü bunun sonuçları toplumun bütün kesimlerini doğrudan etkiliyor. Bugün İstanbul’un denizlerinde müsilaj olduğu zaman şehirde yaşayan 16 milyon İstanbullunun hayatı etkileniyor. İstanbul’un hava kalitesinde bir sorun olduğu zaman 16 milyon vatandaşımızın, 16 milyon hemşehrimizin hayat kalitesi düşüyor. Bizler İstanbul’un 39 ilçesinde; belediyelerimizle, büyükşehrimizle, kamu kurumlarımızla, kaymakamlıklarımızla, valimizin önderliğinde İstanbul’da sıfır atık hususunda gerçek bir farkındalığı, gerçek bir dönüşümü oluşturma noktasında kararlıyız" şeklinde konuştu. "Kasım ayında Türkiye önemli bir programa ev sahipliği yapacak" Kasım ayında Birleşmiş Milletler İklim Zirvesi COP31’in düzenleneceğini söyleyen Ağırbaş, "Bu yıl Kasım ayında Türkiye önemli bir programa ev sahipliği yapacak. Birleşmiş Milletler İklim Zirvesi COP31, bu yıl Türkiye’de, Antalya’mızda yapılacak. COP31’e 197 ülkeden 100 binden fazla katılım bekliyoruz. Birleşmiş Milletlerin 193 üyesi var; Birleşmiş Milletler üyesi olmayan ülkelerin de katıldığı global bir toplantı. Türkiye Cumhuriyeti’nin Cumhuriyet tarihinde ev sahipliği yapmış olduğu en büyük toplantıdan bahsediyoruz. İklim zirvesinde dünyanın geleceği konuşulacak, dünyayla alakalı önemli kararlar alınacak. Bu bağlamda Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanımız, kıymetli büyüğümüz Murat Kurum COP Başkanı olarak görev yapıyor. Ben de COP’un Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu olarak bu yıl görev yapıyor olacağım" ifadelerini kullandı. Sıfır Atık Vakfı’nın 86 milyona ait olduğunu söyleyen Başkan Ağırbaş, "’Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu ne yapar?’ sorusuna gelince; COP iki alandan oluşur: Mavi Bölge (Blue Zone). Devletlerin müzakereleri yaptığı, tartıştığı kısımdır. Yeşil Bölge (Green Zone), benim sorumluluğumda olan bu kısımda ise özel sektör, sivil toplum ve devlet dışı aktörlerin katılacağı toplantılar planlanıyor. Türkiye 86 milyon, İstanbul 16 milyon. Sıfır Atık Vakfı, İstanbul’da 16 milyon İstanbullunun vakfı; yani sizlerin vakfı. Türkiye’de 86 milyonun vakfı. Azınlıklarımızla, kadınlarımızla, gençlerimizle; hangi siyasi görüşte olursa olsun toplumun bütün paydaşlarıyla, dezavantajlı gruplarıyla, kırılgan gruplarıyla 16 milyonun vakfıyız, 86 milyonun vakfıyız" ifadelerini kullandı.
Gaziantep Şahin, Yetenek Kaşifi Projesi tanıtım programına katıldı Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, Büyükşehir Belediyesi tarafından hayata geçirilen Yetenek Kaşifi Projesi’nin tanıtım programına katıldı. Çağın- Onur Kardeşler Anaokulunda gerçekleşen program kapsamında Gaziantep Kent Konseyi ve Şehir Tiyatrosu iş birliğinde anaokulunda düzenlenen deprem konulu "Yer Bir Şey Söylüyor" isimli çocuk tiyatrosu sahnelendi. Şahin, program öncesi çocuklar tarafından yapılan Ramazan ayının manevi ruhuna uygun müzik dinledi. Ayrıca hamur açma etkinliğine eşlik ederek hamur açmanın detaylarını titizlikle anlattı. Okulun konferans salonunda yapılan programa Başkan Fatma Şahin’in yanı sıra Gaziantep Kent Konseyi Başkanı Erdem Güzelbey, Kent Konseyi Başkan Yardımcısı Mehmet Berk, Gaziantep İl Milli Eğitim Müdür Yardımcıları Tacim Durmuş, Mehmet Yağcı, Çağın- Onur Kardeşler Anaokulunu yapımını destekleyen hayırsever Düşün ailesi adına Derya Düşün, öğrenciler ve veliler katıldı. Programda çocukların sportif becerilerini analiz ederek yetenekleri doğrultusunda eğitim almalarını sağlamayı amaçlayan Yetenek Kaşifi Projesi hakkında katılımcılara bilgi verildi. Toplumu ve aileleri bilinçlendirmek, etkili, verimli ve bilimsel temelli bir toplumsal planlama oluşturmak amacıyla hayata geçirilen projenin tüm detayları aktarıldı. "Bu kentin çocukları için bu kentin geleceği için gerçekten önemli düşünceleri var" Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin okulun yapımına emek veren Düşün ailesi başta olmak üzere tüm hayırseverlere ve tüm proje katılımcılarına teşekkür etti. Çocukların yeteneğinin keşfedilmesinin geleceğinin çok önemli bir parçası olduğuna vurgu yapan ve Yetenek Kaşifi projesinin nasıl işlediğinin detaylarını anlatan Şahin, "Bu kentin çocukları için bu kentin geleceği için gerçekten önemli düşünceleri var. Çocuklarımızın yeteneğini keşfetmeye çalışıyoruz. Yeteneğimiz önemli. Hocalarımız bu işin ilmini yapmış durumda. Ben de hem bir anne hem bir nene başkanı olarak şunu gördüm. Her birinin yüzü çok güzel. Ama aynı zamanda her birinizin çok özel yeteneği var. Yetenek dediğimiz şey ney? Birbirimizden farkımız var. Eğer bu farkı daha küçükken fark edersek bilimsel olarak anlarsak buna göre sizi yetiştirirsek ne oluyor? Siz mutlu oluyorsunuz. Sevdiğiniz işi yapıyorsunuz. Her birimizin bir yeteneği var. Yedi çok geç sevgili çocuklar. Bunu baştan daha altı yaş altın yaş diyor. Anlamamız öğretmenlerimizle birlikte bilimsel olarak bunu keşfetmemiz sizi buna göre yetiştirmemiz lazım" şeklinde konuştu. "Esas gayemiz çocuklarımızı daha bilinçli bir şekilde yetiştirmek" Gaziantep Kent Konseyi Başkanı Erdem Güzelbey program öncesi yaptığı konuşmada, "Yönetim kurulumuz ve çalışma durumumuzun bir projesini hayata geçirdik. Bunu birçok okulda sergileyeceğiz. Buradaki esas gayemiz Gaziantep’in hep beraber daha iyilere, çocuklarımızı daha bilinçli bir şekilde yetiştirmek istemek. STK’larımızla birlikte Gaziantep Büyükşehir Belediyemiz en büyük destekçimiz. Emek veren herkese çok teşekkür ederiz" diye konuştu. Gaziantep İl Milli Eğitim Müdür Yardımcısı Tacim Durmuş, projede emeği geçenlere teşekkür ederek, "Destekleriyle, projeleriyle rehberlik eden bütün imkanlarını çocuklarımıza ve gençlerimize aktaran Büyükşehir Belediyesi’ne çok teşekkür ederim" açıklamasında bulundu. Çağın- Onur Kardeşler Anaokulunu yapımını destekleyen hayırsever Düşün ailesi adına konuşan Derya Düşün, "Babamızın ve annemizden örnek alarak çocukların eğitimi bizim için çok önemli. Çocuklarımızı çok güzel bir şekilde yetiştirerek vatana hayırlı evlat olması için elimizden geleni hep birlikte yapacağız" ifadelerini kullandı.