POLİTİKA - 24 Kasım 2025 Pazartesi 21:01

Cumhurbaşkanı Erdoğan: 'Nükleer güç santrali kurulması konusunda görüşmeler sürüyor'

A
A
A

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Bağımsız bir Filistin devletinin kurulması adil ve sürdürülebilir barışın temel koşuludur. Bu çerçevede Türkiye olarak henüz bu yönde adım atmamış tüm dost, kardeş ve müttefik ülkelerden Filistin devletini tanımalarını bekliyoruz" dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ankara’ya resmi ziyarette bulunan Güney Kore Devlet Başkanı Lee Jae Myung’ı Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde resmi törenle karşıladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Myung’un ikili ve heyetler arası görüşmenin ardından Türkiye ile Güney Kore arasında enerji, savunma sanayii, teknoloji, ticaret ve nükleer enerji dahil çeşitli alanlarda 6 anlaşma imzalandı. "Nükleer Güç Santrali Projesi"nin de yer aldığı anlaşmaların imzalanmasının ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Güney Kore Devlet Başkanı Lee Jae Myung ortak basın toplantısı düzenledi. Erdoğan, iki ülke ilişkilerinin tarihsel temellerine ve Kore Savaşı’ndan bu yana süren kardeşlik hukukuna işaret ederek, ilişkilerin bu ziyaretle daha da pekiştiğini söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, ziyaretin Türkiye ile Güney Kore arasındaki güçlü bağların daha da pekiştirilmesine hizmet ettiğini belirterek, Kore halkının Türkiye’yi "kardeş ülke" olarak görmesinden duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Kore Savaşı’nda omuz omuza verilen mücadeleyi hatırlatan Erdoğan, binlerce kilometre uzaktaki cepheye gönderilen Türk askerlerini anarak, "kan kardeşliği" vurgusu yaptı. Erdoğan, Güney Kore Devlet Başkanı Lee’nin yarın Ankara’daki Kore’de Savaşan Türkler Anıtı’na çelenk bırakacağını belirterek, bu duyarlılıkları için teşekkür etti. Türkiye ile Güney Kore arasında 1957’de kurulan diplomatik ilişkilerin 2012’de stratejik ortaklık seviyesine taşındığını belirten Erdoğan, 2027’de ikili ilişkilerin 70. yılının çeşitli etkinliklerle kutlanacağını ifade etti.

Görüşmelerde ekonomi, teknoloji, enerji ve yatırımların gündemlerindeki önemli başlıklar arasında yer aldığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Ticaretten turizme, enerjiden savunma sanayiine, altyapıdan ulaştırmaya, bilim ve teknolojiden karşılıklı yatırımlara pek çok alanda işbirliği imkanlarını ele aldık. Yapay zeka, yarı iletkenler ve batarya teknolojileri, inovasyon ve yenilenebilir enerji alanlarında ciddi bir potansiyel bulunuyor. Bugün özel sektörlerimiz arasında rüzgar enerjisi alanında işbirliğini öngören önemli bir belge daha imzalandı. Keza, Koreli dostlarımızla ‘kan plazması’ alanında ortak bir projeyi hayata geçirmek üzere mutabakat sağlandı" şeklinde konuştu.

"Güney Kore’yle evvelce belirlediğimiz 15 milyar dolarlık ticaret hacmine oldukça yaklaştık"

Türkiye-Güney Kore’nin ticaret hacmine ilişkin değerlendirmede bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Asya Pasifik’teki ikinci büyük ticaret ortağımız Güney Kore’yle evvelce belirlediğimiz 15 milyar dolarlık ticaret hacmine oldukça yaklaştık. 10 milyar dolar sınırını ortak gayretlerle çoktan aşmış durumdayız. Daha dengeli ticari ilişkiler için serbest ticaret anlaşmamızın gözden geçirilmesi ihtiyacına da dikkat çektim" dedi.

"Ülkemizde yatırım yapacak Koreli şirketlere her türlü desteği vereceğimizi ifade ediyorum"

Erdoğan, Güney Koreli şirketlerin Türkiye’deki yatırımlarına değinirken, Hyundai’nin elektrikli araç üretimi kararından memnuniyet duyduğunu da belirterek şöyle konuştu:

"Hyundai şirketinin İzmit’teki fabrikasında yaptığı yeni yatırımla elektrikli araç üretecek olması bizleri ziyadesiyle memnun etmiştir. Bu yatırımla yerli ve milli markamız Togg’dan sonra ülkemizde tamamen yerli elektrikli olacak yeni bir üretim süreci başlayacaktır. Ülkemizde yatırım yapacak, üretim ve istihdam sağlayacak Koreli şirketlere her türlü desteği vereceğimizi buradan tekrar ifade ediyorum."

"Güney Kore’yle bugüne kadar savunma sanayiinde de önemli projelere imza attık"

Savunma sanayiinde müşterek projeleri çeşitlendirmeyi hedeflediklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Stratejik ortağımız Güney Kore’yle bugüne kadar savunma sanayiinde de önemli projelere imza attık. Altay tankı projemiz bunun en başarılı örneklerinden biri. Milli tanklarımızın ordumuza teslimi biliyorsunuz geçtiğimiz ay başladı. Bu alandaki müşterek projeleri daha da çeşitlendirmeyi hedefliyoruz. Yaptığımız ikili görüşmede savunma sanayiine yönelik bundan sonraki süreçte birçok adımları Güney Kore’yle atabileceğimizi konuştuk" ifadelerini kullandı.

"Nükleer güç santrali kurulması konusunda da ilgili kurumlarımız arasında görüşmeler sürüyor"

Nükleer enerji başlığının da gündemlerinde olduğunu aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Nükleer güç santrali kurulması konusunda da ilgili kurumlarımız arasında görüşmeler sürüyor. Az önce Kore Elektrik Şirketi ile Türkiye Nükleer Enerji Anonim Şirketi arasında imzalanan mutabakat zaptını önemli bir adım olarak görüyorum" diye konuştu.

Bölgesel meselelerin de görüşmelerde geniş yer tuttuğunu söyleyen Erdoğan, şöyle devam etti:

"Sayın Cumhurbaşkanı ile ikili ilişkilerimizin yanı sıra Filistin, Ukrayna, Suriye, Kore Yarımadası dahil bölgesel ve uluslararası meseleleri de ele aldık. Başta Birleşmiş Milletler G20 ve MİKTA olmak üzere uluslararası ve bölgesel platformlardaki iş birliğimizi sürdürme konusunda mutabık kaldık. Bu vesileyle Güney Kore’nin başarıyla sürdürdüğü MİKTA dönem başkanlığını takdir ettiğimizi belirtmek istiyorum."

"Bağımsız bir Filistin devletinin kurulması adil ve sürdürülebilir barışın temel koşuludur"

Gazze konusundaki ortak tutuma ilişkin olarak Cumhurbaşkanı Erdoğan, "G20 zirvesinde dönem başkanlığı devir teslimine ilişkin de görüşme yaptık" ifadelerini kullanarak, "Gazze’deki durum özelinde Türkiye ve Güney Kore olarak ateşkesin sürdürülmesini, masum insanların öldürülmemesini ve iki devletli çözümü savunuyoruz. 1967 yılı sınırlarında başkenti Doğu Kudüs olan egemen ve bağımsız bir Filistin devletinin kurulması adil ve sürdürülebilir barışın temel koşuludur. Bu çerçevede Türkiye olarak henüz bu yönde adım atmamış tüm dost, kardeş ve müttefik ülkelerden Filistin devletini tanımalarını bekliyoruz" dedi.

"Türkiye olarak kalıcı barışı teminen yürütülecek tüm diplomatik girişimlere destek vermeye devam edeceğiz"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ukrayna savaşına ilişkin değerlendirmesinde ise şu ifadeleri kullandı:

"Ukrayna bağlamında çatışmaların durması ve tarafların müzakere masasında diplomatik çözüme yönelik adımlar atması yönündeki tutumumuz hiç değişmedi. Sizlerin de takip ettiği üzere hem Sayın Zelenskiy hem de Sayın Putin’le şu bir hafta içerisinde görüşmelerim oldu. Türkiye olarak ‘İstanbul süreci’ başta olmak üzere kalıcı barışı teminen yürütülecek tüm diplomatik girişimlere destek vermeye devam edeceğiz."

Myung’tan savunma sanayiinde ortak üretim vurgusu

Güney Kore Devlet Başkanı Myung ise, iki ülkenin savunma alanındaki kapasitesini güçlendirmek için karşılıklı güven temelinde önemli adımlar attığını kaydetti. Myung, "Ortak üretim, teknoloji iş birliği ve eğitim temasları gibi savunma alanındaki iş birliğimizi sürdürmek konusunda kararlıyız" ifadelerini kullandı.

Altay ana muharebe tankı projesinin iki ülke arasında gerçekleşen başarılı bir örnek olduğunu dile getiren Güney Kore Lideri Myung, "Bu tür iş birliklerinin çoğalmasını ve iki ülkenin savunma sanayii kapasitesini güncellemesinin yanı sıra bölgesel ve küresel barışa katkı sağlamasını bekliyoruz" dedi.

Sinop Nükleer Santrali süreci

Myung, Türkiye ile Güney Kore arasında yürütülen Sinop Nükleer Güç Santrali projesine ilişkin müzakere ve teknik inceleme sürecinin sorunsuz ilerlemesi için iki hükümetin gerekli desteği vereceğini belirterek, "Bu konuda karşılıklı mutabakata vardık" diye konuştu.

Güney Kore’nin ileri nükleer teknoloji birikimine işaret eden Myung, "Güvenli işletme konusundaki yüksek kapasitemizin Türkiye’nin nükleer enerji geliştirme sürecine somut katkılar sunmasını temenni ediyorum" ifadelerini kullandı.

"Kanla kurulan kardeşlik bağları bu projeye ayrı bir anlam katıyor"

İki ülke arasındaki tarihi bağlara da vurgu yapan Myung, "Kore ile Türkiye arasında kanla kurulan kardeşlik bağları düşünüldüğünde bu projenin anlamı bizim için daha da büyüktür" değerlendirmesinde bulundu.

Türkiye-Güney Kore Karma Ekonomik Komisyonu toplantıları yeniden başlıyor

Ekonomik ilişkilerin bütüncül şekilde ele alınması gerektiğini dile getiren Myung, iki ülke arasındaki Karma Ekonomik Komisyon (KEK) toplantılarının 10 yıl aradan sonra yeniden başlatılması konusunda anlaşmaya vardıklarını söyledi.

Oğuzhan Halil Özbek

 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Düzce Seyh’ül Kurra Hafız Yılmaz, Vali Makas’ı ağırladı Düzce Valisi Mehmet Makas, Seyh’ül kurra, Kur’an-ı Kerim’i yedi kıraat ve on rivayet üzere ezberleyip, bu alanda icazet almış hafızların, kıraat ilmi konusunda en üst düzey yetkinliğe sahip olan, en bilgili ve en kıdemli öğretici hayırsever Fahri Yılmaz’ı evinde ziyaret etti. Son Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile Düzce’ye atanan Mehmet Makas, Seyh’ül Kurra Hafız Fahri Yılmaz’ı evinde ziyaret etti. Mehmet Makas, "Kıymetlilerimizden Kurra Hafızımız Fahri Yılmaz Hocamıza iadeyi ziyarette bulunarak duasına talip olduk. Rabbim ilim ve kurana hizmet yolunda uzun sağlıklı ömürler versin" dileğinde bulundu. Yılmaz’da ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirerek teşekkür etti. Ziyarette Fahri Yılmaz’ın oğlu İl Sağlık Müdürü Dr. Yasin Yılmaz, Damadı Cihan Karadayı’da hazır bulundu. Vali Mehmet Makas, Yılmaz’ın kütüphanesini inceledi bilgiler aldı. Seyh’ül Kurra Hafız Fahri Yılmaz Kimdir? 1946 yılında Düzce Merkez Beçiyörükler Köyü’nde doğan Fahri Yılmaz, küçük yaşlarda Kur’an-ı Kerim eğitimine başladı. Konuralp Merkez Camii’nde aldığı derslerin ardından Düzce Merkez Kur’an Kursu’nda hafızlığını tamamladı ve 1962 yılında diplomasını aldı. İmam hatip eğitimini bitirdikten sonra çeşitli camilerde görev yaptı. 1980 yılında İzmir Yüksek İslam Enstitüsü’nden mezun oldu. Düzce Cedidiye Camii’nde uzun yıllar imam hatiplik yapan Yılmaz, İstanbul Haseki’de ilmi kıraat eğitimi alarak 1986’da icazetname aldı. Yaklaşık 25 yıl ders veren Yılmaz, çok sayıda öğrenci yetiştirdi. Köy camisinin yeniden inşasına öncülük ederek 2014 yılında ibadete açılmasını sağladı. Halen ilmi ve hayır çalışmalarını sürdürüyor.
Ankara TFMD ‘Yılın Basın Fotoğrafları’ yarışmasında İHA’ya 4 ödül Türkiye Foto Muhabirleri Derneği (TFMD) tarafından 41 yıldır düzenlenen "Yılın Basın Fotoğrafları" yarışmasının sonuçları açıklandı. Yılın basın fotoğrafı ödülü İHA’ya verilirken, İHA foto muhabirleri Ahmet Faruk Sarıkoç ve İsmail Coşkun toplamda 4 ödüle layık görüldü. Türkiye Foto Muhabirleri Derneği’nin (TFMD) düzenlediği "Yılın Basın Fotoğrafları" yarışmasının 2026 sonuçları açıklandı. Yarışmanın 41. yılında, ödüller çevre sorunları ve iklim değişikliğine dikkat çeken karelere verildi. Yarışmada, İHA foto muhabiri Ahmet Faruk Sarıkoç’un Arnavutköy’de çektiği fotoğraf "Yılın Basın Fotoğrafı" seçilirken, aynı kare çevre kategorisinde de birincilik ödülüne layık görüldü. İHA foto muhabiri İsmail Coşkun da iki ödüle layık görüldü. Coşkun, İstanbul’da çektiği fotoğraflarla TFMD Özel Ödülü ile Deprem Şehitleri Özel Ödülü’nün sahibi oldu. 5 binin üzerinde fotoğrafın arasından seçildi 2025 yılında meydana gelen olaylardan 5 binin üzerinde fotoğrafın değerlendirildiği Yılın Basın Fotoğrafları’nda 6 farklı kategoride 23 fotoğraf ve 3 fotoğraf serisi ödüle layık görüldü. TFMD’nin her yıl bir isme verdiği Yaşam Boyu Onur Ödülü’ne bu sene 75 yaşındaki tecrübeli foto muhabiri Kadir Can layık görüldü. Organizasyona 343 foto muhabiri ve fotoğrafçının yanı sıra 47 öğrenci olmak üzere toplam 390 kişi katıldı. Spor Toto Teşkilat Başkanlığı, ASKA Lara Resort, AJet, SGDD-ASAM ve Vakıflar Genel Müdürlüğü desteği ile düzenlenen yarışmada verilen toplam para ödülü ise 335 bin lira olarak açıklandı. Yılın basın fotoğrafının hikayesi İhlas Haber Ajansı foto muhabiri Ahmet Faruk Sarıkoç, ödül alan fotoğrafının hikayesini şu sözlerle aktardı: "İstanbul’un kuzeyinde, Arnavutköy ilçesine bağlı Hacımaşlı Mahallesi üzerinde drone ile yaptığım bir çekim sırasında bu kareyi yakaladım. Gökyüzünden baktığınızda İstanbul’un nasıl büyüdüğünü, hatta nasıl yön değiştirdiğini çıplak gözle görmek mümkün oluyor. Bir tarafta henüz yeşilliğini koruyan tarım arazileri, diğer tarafta hızla yükselen yüzlerce konut Ortada ise İstanbul’un su kaynaklarından biri olan Sazlıdere Barajı. Bu üç unsur aynı kadrajda buluştuğunda, aslında tek bir fotoğraf değil; İstanbul’un dönüşüm hikâyesi ortaya çıkıyor. Dronu yüzlerce metre yükselttiğimde karşıma çıkan manzara çarpıcıydı: Bir zamanlar tarlaların ve boş arazilerin bulunduğu bölgede dev bir şantiye yükseliyordu. İnşaatların oluşturduğu beton dokusu, hemen yanındaki canlı yeşil tarlalarla keskin bir tezat oluşturuyordu. Bu fotoğrafı çekerken amacım sadece bir manzara kaydetmek değildi. İstanbul’un büyümesini, şehirleşmenin doğayla olan sınırını ve geleceğe bırakacağımız manzarayı tek karede anlatabilmekti. Çünkü yukarıdan bakınca şehir, sadece binalardan ibaret değil; kararlarımızın ve tercihlerimizin de bir haritası gibi görünüyor. ‘Büyüyen İstanbul’ adlı bu kare, bir metropolün genişleme hızını ve doğayla kurduğu hassas dengeyi anlatan sessiz bir belge niteliğinde." Yılın Basın Fotoğrafları Genel Jüri Başkanlığını Foto Muhabiri Coşkun Aral, Türkiye Güzellikleri Jüri Başkanlığını ise Fotoğraf Sanatçısı İzzet Keribar üstlenirken, yarışmanın jüri üyeleri arasında Depo Photos Yayın Yönetmeni Tolga Adanalı, Medya İş Genel Başkan Yardımcısı Zihni Oğuz Akın, AFP Foto Muhabiri Adem Altan, İhlas Haber Ajansı Genel Yayın Koordinatörü İrfan Altıkardeş, Akdeniz Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı Seçil Deren Van Het Hof, TFMD Başkanı Rıza Özel, Foto Muhabiri Sebati Karakurt, Fotoğraf Sanatçısı Sefa Yamak bulunuyordu. Özel jüri olarak ise Vakıflar Genel Müdürlüğü Temsilcisi Gül Aşık, Gençlik ve Spor Bakanlığı Temsilcisi İlhan Demir, ASKA Otels Temsilcisi Cengiz Kesici, SGDD-ASAM Başkanı Cumhur Özen, AJET Temsilcisi Saffet Yiğit yer aldı.