POLİTİKA - 06 Ocak 2026 Salı 17:03

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Önümüzdeki 3 yılda 3 milyondan fazla gencimizi istihdama kazandıracak, 445 milyar liralık devasa bir kaynağı bu programa tahsis edeceğiz"

A
A
A
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Önümüzdeki 3 yılda 3 milyondan fazla gencimizi istihdama kazandıracak, 445 milyar liralık devasa bir kaynağı bu programa tahsis edeceğiz"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Önümüzdeki 3 yılda 3 milyondan fazla gencimizi istihdama kazandıracak, 445 milyar liralık devasa bir kaynağı bu programa tahsis edeceğiz. ‘GÜÇ Programı’ ile öğrencilerimiz erken yaşta nitelikli iş deneyimi kazanacak. Meslek liselerimizde okuyan gençlerimiz, daha mezun olmadan sağlıklı ve güvenilir kanallardan iş hayatına yönlendirilecek" dedi.


Cumhurbaşkanı Erdoğan, Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi’nde "Genç İstihdam Hamlesi-Güç" tanıtım programına katıldı. Burada konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, 3 yılda 3 milyondan fazla genci istihdama kazandıracak 445 milyar liralık bir kaynağı bu programa tahsis edeceklerini açıkladı. Konuşmasının başında emeğin öneminden bahseden Erdoğan, "Bazı değerler vardır ki takvim yaprakları hangi tarihi gösterirse göstersin, zamanın ruhu ne olursa olsun bunlar önemini, kıymetini asla yitirmez. Bu değerler olmadan dünü bugüne, bugünü ise yarına taşıyamazsınız. Bilim ve teknolojiden kültür ve sanata kadar bunlar olmadan hiçbir alanda mesafe alamazsınız. Emek, işte bu değerlerden biridir. Kuşkusuz birçok kültürde emek, başarının anahtarı olarak görülür ama diğerlerinden farklı olarak bizim inanç ve medeniyet dünyamızda emek yalnızca başarı getirmez, rahmet ve berekete de vesile olur. Alın teri dökerseniz azminizi sebatla, çabanızı ihlasla besleyip büyütürseniz başarıya da erişirsiniz. Rahmet, zahmetin neticesidir, meyvesidir, Allah’ın lütfu, keremidir. Unutmayın ‘zahmetsiz rahmet olmaz.’ Bu atasözümüz de işte bu gerçeğin çağlardan süzülüp gelen bir başka ifadesidir" ifadelerini kullandı.



"Türkiye’nin 23 yıldır devam eden kalkınma maratonu bütün hızıyla sürüyor"


İktidara geldikleri günden beri emeğe hak ettiği değerin verilmesi noktasında büyük bir hassasiyetle hareket ettiklerini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Diğer pek çok alanda olduğu gibi işçi ve işveren arasındaki ilişkiyi de hakkaniyet penceresinden bakarak tesis ettik. Esnafından çiftçisine, memurundan işçisine, girişimcisinden ihracatçısına kimsenin mağdur olmadığı, herkesin geleceğe güvenle baktığı bir sistemi hamdolsun hayata geçirdik. Üretim, istihdam, yatırım ve ihracat olmak üzere dört taşıyıcı sütun üzerinde yükselttiğimiz Türkiye ekonomisini hem büyüttük hem de şoklara karşı dirençli hale getirdik. Toplumun tüm kesimlerinin refah ve istikrardan azami ölçüde istifade ettiği, kimsenin geride bırakılmadığı bir düzeni milletimizin desteğiyle inşa ettik. Ekonomik kalkınmayı sosyal kalkınmayla birlikte sürdürdük. Sistemi bir bütün olarak ele aldık. Kalıcı istihdam odaklı çalışmalarımızı, ekonominin her bir paydaşının faydasına olacak şekilde tasarladık. Bunu yaparken özellikle gençlerimizi sisteme doğrudan dahil eden uygulama metotlarıyla teşvik ve destek paketlerini de devreye aldık. Türkiye’nin 23 yıldır devam eden kalkınma maratonu bütün hızıyla sürüyor" dedi.



"Muhalefetin başını çektiği marjinal çevreler, bu ülkenin gençlerine sokağı adres gösterirken, biz ekonomideki hedeflerimize gençlerimizle birlikte yürüyoruz"


Gençlerin muhalefet tarafından kullanıldığını söyleyen Erdoğan, "Şunu bugün bir kez daha görüyorum ki, muhalefetin başını çektiği marjinal çevreler, bu ülkenin gençlerine sokağı adres gösterirken, biz ekonomideki hedeflerimize gençlerimizle birlikte yürüyoruz. Boğazlarına kadar battıkları rüşvet ve yolsuzluk çamurundan duygularını manipüle ettikleri gençlerin omuzlarına basarak kurtulmaya çalışanlara rağmen biz gençlerimizi el üstünde tutuyor, onlara destek oluyoruz. Hükümet olarak gençlerimize daha iyi bir gelecek sağlamak için elimizden geleni yapmanın çabası içindeyiz. Çünkü bizim derdimiz var, bu ülkeyle ilgili hayallerimiz var. Büyük ve güçlü Türkiye vizyonumuz var. Bunun için siyasette, eğitimde, bürokraside, iş hayatında, sivil toplumda ve daha pek çok alanda kaynaklarımızı seferber ediyoruz. Vizyonlarına her zaman inandığımız gençlerimizin bilgisinden, dinamizminden ve kabiliyetlerinden istifade etmeye önem veriyoruz. Bununla birlikte eğitim ve istihdam arasındaki kopukluğu giderecek, sistemin aksayan yanlarını tamir edecek adımlar atmayı da sürdürüyoruz" diye konuştu.



"Staj desteklerimize önümüzdeki üç yıl için toplam 27 milyar liralık bütçe ayırdık"


Gençliğin Üretim Çağı Programı’nın içeriğinden bahseden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi:


"Beş temel destek alanını kapsayan ’Gençliğin Üretim Çağı Programı’ ile her bir gencimizin yeteneklerini geliştirebildiği, kabiliyetlerini iş gücü piyasasına aktarabildiği, meslek hayatına başlarken devletini yanında hissettiği bir sistem kurmayı hedefliyoruz. GÜÇ Programı ile staj imkanlarından beceri kazandırmaya, mesleki yönlendirmeden ücret desteklerine, eğitim ve istihdamda yer almayan gençlerimize yönelik yenilikçi modellere kadar çok geniş bir yelpazede gençlerimize ve işverenlerimize yeni destekler sunacağız. Hayata geçirdiğimiz bu projeyle devletin genç istihdamındaki rolünü de yeniden tanımlıyor, yeniden şekillendiriyoruz. GÜÇ Programımız kapsamında ilk adımı staj destekleri ile atıyoruz. Staj destekleriyle gençlerimizin eğitimleri sürerken iş gücü piyasasıyla tanışmasını ve mezuniyet sonrası istihdamı kolaylaştırmayı amaçlıyoruz. Biliyorsunuz, İŞKUR bünyesindeki staj portalı ile evlatlarımız uygun staj imkanlarına erişebiliyor, işletmelerimiz de iş ilanlarını yayınlayabiliyorlar. Şimdi bu sistemi bir üst seviyeye taşıyoruz. Ulusal Staj Programı’nı İŞKUR’un uhdesine devrettik ve mevcut staj portalı ile birleştirdik. Aynı şekilde 10’dan fazla çalışanı olan kamu ve özel sektör işletmelerindeki stajyer çalıştırma yükümlülüğünü titizlikle uygulayacağız. Aktif iş gücü programlarından yararlanan işletmelere de en az yüzde 10 oranında stajyer alma zorunluluğu getiriyoruz. Staj döneminde gençlerimizin ücret ve prim maliyetlerini desteklemeye devam edeceğiz. İş yeri ve stajyer eşleşmesini kolaylaştırmak için iş ve meslek danışmanlığı hizmeti vererek gençlerimizin yanında olacağız. Staj desteklerimize önümüzdeki üç yıl için toplam 27 milyar liralık bütçe ayırdık. Mevcut staj kapasitesine ilave olarak 3 yılda 800 bin gencimizin daha staj süreçlerine devlet olarak destek sunacağız. Staj başvurularını bugün itibarıyla İŞKUR üzerinden almaya başlıyoruz. Şimdiden tüm gençlerimiz için hayırlı uğurlu olsun" dedi.



"3 yılın sonunda toplam 750 bin gencimizi iş hayatına hazır hale getireceğiz"


Türkiye’nin üretim kapasitesinin en verimli kaynaklarından birinin eğitim altyapısı olduğuna dikkati çeken Erdoğan, "Ancak bu eğitim sistemimiz maalesef 28 Şubat döneminin adaletsiz politikaları sebebiyle çok ağır yara almıştır. Katsayı denilen ucube uygulamayla meslek liseli gençlerimizin yıllarca önü kesildi, istedikleri üniversitelerde eğitim görmeleri engellendi. Bu haksızlığa son verdik; meslek liselerini çocuklarımız için tekrar cazibe merkezi haline getirdik. Mesleki eğitim kurumlarımızdan mezun olan gençlerimiz, bugün iş gücü piyasasında büyük bir avantaja sahiptir. Bu gençlerimiz eskilerin deyimiyle kollarında altın bilezikle iş hayatında çok ayrıcalıklı bir yer tutmaktadır. Kendileri için geçmişte sıkça kullanılan ’ara eleman’ ifadesinin yerini bugün iş dünyasının ’aranan eleman’ tabiri almıştır. Bu dönüşüm, mesleki eğitimin üretim süreçlerindeki yerini göstermesi açısından çok mühimdir. Meslek liseleri ve meslek yüksekokullarında öğrenim gören gençlerimizi doğru yönlendirmemiz, onları henüz diplomalarını almadan farklı sektörlere dâhil edebilmemiz önem arz etmektedir. Bu sayede genç istihdam oranını artırabilir, sanayimizin ve hizmet sektörümüzün ihtiyaç duyduğu nitelikli insan gücünü çok daha hızlı karşılayabiliriz. İşte bu amaçla, GÜÇ Programı kapsamında ’Geleceğin Meslekte Uygulaması’nı hayata geçiriyoruz. Uygulama çerçevesinde Yükseköğretim Kurulumuz, Milli Eğitim Bakanlığımız ve Çalışma Bakanlığımız arasında güçlü bir iş birliği tesis ettik. Mesleki ve teknik liselerin son sınıfındaki öğrencilerimizin bilgilerini İŞKUR sistemine aktardık. Meslek yüksekokullarımızın son sınıflarında eğitimlerini sürdüren öğrencilerimizin bilgilerini de yakında İŞKUR veri tabanına dahil edeceğiz. Her öğrencimize kendileriyle yakından ilgilenecek iş ve meslek danışmanı atayacağız. Başta savunma sanayii olmak üzere öğrencilerimizi aileleri ve danışmanlarıyla uyum içinde yönlendirip, farklı sektörlerdeki işverenlerimizle bir araya getireceğiz. Bu suretle her sene yaklaşık 250 bin meslek lisesi ve meslek yüksekokulu son sınıf öğrencimizi iş ve meslek danışmanlarıyla buluşturacak; 3 yılın sonunda toplam 750 bin gencimizi iş hayatına hazır hale getireceğiz" ifadelerini kullandı.



"Gençlerimiz niteliklerine uygun işlerde istihdam edilmeli"


Son yıllarda ne eğitimde ne de istihdamda olan gençlerin oranında kayda değer bir düşüş yaşanmadığına dikkati çeken Erdoğan, "Bu şüphesiz kıymetli bir kazanımdır ancak bu kazanımı kalıcı hale getirmek zorundayız. Zaman zaman ’gençler iş beğenmiyor’ diyorlar. Bu tarz gençlerimize haksızlık eden genellemelerin yapıldığını görüyoruz. Bunun da ötesinde ’ev genci’ gibi incitici ifadelerle gençlerimizin hedef alındığına şahit oluyoruz. Bu ülkenin aydınlık yüzlerini edilgen bir konuma iten, onların potansiyelini yok sayan hiçbir yaklaşımı bugüne kadar kabul etmedik ve etmeyeceğiz. İşverenlerimizin haklarını nasıl gözetiyorsak, gençlerimizin taleplerine de büyük bir hassasiyetle kulak vermemiz gerekiyor. İşverenlerimize bu noktada kritik bir sorumluluk düşüyor. İş hayatına ilk adımını atmaya hazırlanan gençlerimizi niteliklerine uygun işlerde istihdam etmeli; adil ücret, gelişim imkanı ve öngörülebilir çalışma koşullarını kendilerine sağlamak mecburiyetindeyiz. Bu şartlar temin edildiğinde gençlerin istihdama katılımının hangi düzeyde arttığını sahada çok daha net görebiliyoruz" dedi.



"NYOP programını başlatıyoruz"


Türkiye’nin geleceğinde gençlerin önemli bir rolü olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Üçüncü destek modülümüz olan NYOP programını işte bu amaçla başlatıyoruz. Bu programla gençlerimiz yeni beceriler kazanacak ve farklı alanlarda görev alarak uygulamalı deneyim elde edecekler. Programa katılan her gencimize günlük bin 375 lira cep harçlığı vereceğiz. İş kazası, meslek hastalığı ve genel sağlık sigortası primlerini de İŞKUR üzerinden devlet olarak biz üstleneceğiz. Bu suretle önümüzdeki 3 yıl boyunca her sene 150 bin, 3 yılın sonunda ise toplam 450 bin gencimize eğitim vereceğiz. 108 milyar lira kaynak ayırdığımız bu programla eğitim ve istihdamın dışında kalmış gençlerimizi üretim sürecine yeniden dahil etmiş olacağız" dedi.



"18-25 yaş arası gençlerimizin işe girdikten sonraki ilk altı aylık maaşlarını biz karşılayacağız"


Devreye alınan İlk Adım Programı hakkında da bilgi veren ve bu kapsamda yapılacak destekleri açıklayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Sosyal Güvenlik Kurumumuzun verilerine baktığımızda Temmuz 2024, Haziran 2025 döneminde yaklaşık 1,5 milyon kişinin ilk kez sigortalı olarak veya kendi işini kurarak iş gücü piyasasına girdiğini görüyoruz. İlk kez sigortalı olanlar 18-29 yaş aralığında bulunurken, kendi işini kuranların neredeyse yarısı gençlerden oluşuyor. Burada dikkat çeken husus, yüzde 42’lik önemli bir kesimin ilk işe giriş yaşının 30 ve üzeri olmasıdır. Bu tablo, hem iş hayatına katılımın hem de aile kurma süreçlerinin belirgin şekilde uzadığını ve geciktiğini göstermesi bakımından önemlidir. Bu süreleri kısaltmak için devreye aldığımız dördüncü program İlk Adım Programı’dır. Özel sektörle iş birliğinde tasarladığımız bu programla 18-25 yaş arası gençlerimizin işe girdikten sonraki ilk altı aylık maaşlarını biz karşılayacağız. Aynı şekilde ilk sigortalarını başlatarak altı aya kadar tüm sigorta primlerini de biz ödeyeceğiz. Üstelik bunun karşılığında işverenlerimize herhangi bir istihdam garantisi şartı getirmeyeceğiz. Verdiğimiz bu desteklerle işverenlerimizin ilave istihdam sağladığı durumlarda ilk işe giriş bir maliyet kalemi olmaktan çıkacak, gençlerimiz için de altı ay boyunca güvenli bir başlangıç olacak. Aynı şekilde ‘gençler tecrübesiz’ şeklindeki önyargıyı da fiilen ortadan kaldırmış olacağız. Projeden en az bir çalışanı olan küçük ölçekli esnaflarımızı da yararlandıracağız. 216 milyar lira kaynak ayırmayı öngördüğümüz bu programdan her sene 250 bin kişi olmak üzere üç yılda 750 bin gencimizi faydalandırmayı amaçlıyoruz" dedi.



"İŞKUR Gençlik Programı dâhilinde haftada 3 gün görev alan her bir gencimizin aylık gelirini 15 bin liradan 19 bin liraya çıkarıyoruz"


İŞKUR Gençlik Programı’nda artırılan destekleri duyuran Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Güç hamlemizin beşinci ve son ayağını İŞKUR Gençlik Programı teşkil ediyor. Geçtiğimiz yıl uygulamaya aldığımız İŞKUR Gençlik Programı, gençlerimiz tarafından büyük bir ilgi ve teveccühle karşılandı. Haftada 1 ila 3 gün çalışarak gelir elde eden öğrencilerimizin sayısı 1 yılda tam 150 bine ulaştı. Şimdi bu projeyi daha da büyütüyor ve güçlendiriyoruz. Günlük bin 83 lira olan cep harçlığını bin 375 liraya yükseltiyoruz. Böylece İŞKUR Gençlik Programı dâhilinde haftada 3 gün görev alan her bir gencimizin aylık gelirini 15 bin liradan 19 bin liraya çıkarıyoruz. Gençlerimize hayırlı olsun" açıklamasında bulundu.



"Önümüzdeki 3 yılda 3 milyondan fazla gencimizi istihdama kazandıracak, 445 milyar liralık devasa bir kaynağı bu programa tahsis edeceğiz"


Gençler için çalışmaya devam edeceklerini söyleyen Erdoğan, "Önümüzdeki 3 yılda 3 milyondan fazla gencimizi istihdama kazandıracak, 445 milyar liralık devasa bir kaynağı bu programa tahsis edeceğiz. GÜÇ Programı ile öğrencilerimiz erken yaşta nitelikli iş deneyimi kazanacak. Meslek liselerimizde okuyan gençlerimiz, daha mezun olmadan sağlıklı ve güvenilir kanallardan iş hayatına yönlendirilecek. Eğitim ve istihdam dışı gençlerimiz yeniden sisteme dâhil edilecek. Üniversite mezunlarımız için ilk iş tecrübesi risk olmaktan çıkacak. Yükseköğrenimlerini sürdüren gençlerimiz ise hem okurken hem üretirken geleceğe çok daha donanımlı hazırlanmış olacak. Gençlerimiz, öğrencilerimiz ve elbette işverenlerimiz için hayırlı uğurlu olsun diyorum. Türkiye Yüzyılı’nın en önemli aktörü olan gençlerimiz için çalışmaya, evlatlarımıza hem iş hem de eğitim hayatlarında en iyi, en yüksek, en nitelikli imkânları sunmaya inşallah devam edeceğiz" diye konuştu.



Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Önümüzdeki 3 yılda 3 milyondan fazla gencimizi istihdama kazandıracak, 445 milyar liralık devasa bir kaynağı bu programa tahsis edeceğiz"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Murat Ongun’un eşi Gözdem Ongun’un ev hapsi kaldırıldı İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik yürütülen yolsuzluk soruşturması kapsamında iddianamede yer alan bir kısım sanıklar yönünden yapılan tutukluluk incelemesinde Murat Ongun’un eşi Gözdem Ongun’un da arasında bulunduğu toplam 6 kişinin ev hapsi şeklindeki adli kontrol şartı kaldırıldı. Gözdem Ongun hakkında adli kontrol tedbirinin uygulanmasına hükmedildi. İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik yürütülen yolsuzluk soruşturması kapsamında hazırlanan ve mahkeme tarafından kabul edilen iddianamede yer alan bir kısım sanıklar yönünden tutukluluk incelemesi yapıldı. İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından yapılan incelemede, Cem Çelik, Güngör Gürman, Mehmet Şahin, Yılmaz Doğan, Zeynep Ayten Gözdem Ongun ve Hüsnü Yüksel Tunar yönünden ev hapsi adli kontrol şartının kaldırılmasına hükmedildi. Mahkeme, Hüsnü Yüksel Tunar hariç diğer 5 sanık hakkında her pazartesi günü imza atmak şeklinde adli kontrol tedbirinin uygulanmasına hükmetti. Öte yandan aralarında Abdussamet Baydar, Ahmet Çiçek, Ahmet Hamdi Çiçek, Ahmet Önal, Akif Gündüz, Alaeddin Vardar, Ali İhsan Mengir, Bayram Taşkın, Burak Alp, Bülent Yılmaz, Büşra Türkan, Dinçer Kantar, Dursun Keleş, Duygu Fikrili, Ebru Yılmazlar, Edip Cenk Ünalzeren, Furkan Hamzaoğlu, Hasan Özsoy, Hüseyin Ekrem Fidan, Kaan Ketenci, Murat Bıyık, Murat Erenler, Nezahat Kurt, Osman Şahin, Semih Bilgin, Songül Çar, Tamer Gümüş, Yaren Duru ve Yücel Mengir’in de bulunduğu sanıklar hakkında uygulanan imza atma şeklindeki adli kontrol tedbirlerinin kaldırılmasına da hükmedildi. Mahkeme tarafından sanıklar Cem Çelik, Güngör Gürman, Mehmet Şahin, Yılmaz Doğan, Zeynep Ayten Gözdem Ongun ve Hüsnü Yüksel Tunar’ın aralarında olduğu bazı sanıklar hakkında uygulanan yurt dışı çıkış yasağı şeklindeki adli kontrol tedbirlerinin devamına karar verdi.
Ankara Hayvanseverlerden metroda belediye görevlilerince öldürüldüğü iddia edilen köpek için ABB’ye tepki Ankara’da metro istasyonunda belediye görevlileri tarafından öldürüldüğü iddia edilen ‘Matmazel’ isimli köpek için olayın olduğu yerde bir araya gelen hayvanseverler, Ankara Büyükşehir Belediyesi’ne tepki gösterdi. Yenimahalle’de yer alan Demetevler Metro İstayonu’nda belediye görevlileri tarafından darbedildiği ve yürüyen merdivenlere sıkıştırıldığı iddia edilen 15 yaşındaki ‘Matmazel’ isimli dişi köpek, yapılan müdahalelere rağmen telef oldu. Ankara Büyükşehir Belediyesi’ne (ABB) yapılan ihbarlar üzerine belediye tarafından soruşturma başlatıldı. Soruşturma kapsamında köpeği darbettiği ileri sürülen görevliler geçici olarak görevinden uzaklaştırıldı. Olayın yaşandığı istasyonun önünde bir araya gelen hayvanseverler ise, yaptıkları basın açıklamasında ABB’nin olayla ilgili şeffaf şekilde hareket etmediğini ve ihmali olduğunu ileri sürdüler. "Bütün sorumluların hak ettiği cezayı almasını istiyoruz" Haydar Özkan, grup adına yaptığı açıklamada, "Matmazel’i darbederek, metrodan çıkartılırken ölümüne neden olduğu iddia edilen kişilerin ve onlara bu cesareti veren, talimatı veren başkandan başlamak üzere bütün sorumluların hak ettiği cezayı almasını istiyoruz. Ankara Büyükşehir Belediyesi’ne de soruyoruz. 10 ayda toplanan 41 bin 142 köpeğin 17 bin 790’ının öldüğü bildirilmektedir. Bu veri, toplanan köpeklerin yüzde 42’lik bölümüne tekabül etmektedir. 10 ayda 41 bin köpek topluyorsunuz, 17 bin 790’ı ölüyor. Bu da topladığınızın yüzde 42’sine tekabül ediyor yaklaşık olarak. Peki bu katliam değil de nedir. Bir tane can için bu kadar insan burada. Çocuklar burada, yaşlılar, gençler, herkes burada. Peki ya bu İl Özel İdare barınaklarında, belediye barınaklarında katledilen hayvanların hesabını kim verecek? Katledilen hayvanların vebalini nasıl vereceksiniz?" dedi.
İzmir Ders saatinde öğrencileri evine götürüp temizlik yaptıran öğretmene soruşturma İzmir’in Bornova ilçesindeki bir mesleki eğitim merkezinde görevli öğretmenin, kız öğrencileri ders saatinde okuldan çıkararak kendi evine götürdüğü ve temizlik işlerinde çalıştırdığı iddiası üzerine idari soruşturma başlatıldı. Edinilen bilgiye göre olay, 4 Kasım 2025 tarihinde Bornova’da bulunan bir mesleki eğitim merkezinde meydana geldi. İddiaya göre, okulda görevli Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmeni D.T., yaşları 16 olan Ş.A., E.K, D.D., A.Y., E.N.K. ve N.K. isimli 6 kız öğrenciyi okul yönetimi ve velilerin bilgisi haricinde ders saatleri içerisinde okul dışına çıkardı. Öğrencilerin, güvenlik kameralarının görüş açısı dışında kalan bir noktadan özel araca bindirilerek öğretmenin yeni taşındığı eve götürüldüğü öne sürüldü. Velilerin şikayet dilekçelerine yansıyan iddialara göre; okula eğitim görmek amacıyla giden öğrenciler, gün boyu öğretmenin evinde koli taşıma, eşya toplama ve temizlik gibi işlerde çalıştırıldı. Öğrencilerin eğitim haklarından mahrum bırakıldığı ve velilerin rızası olmadan bu eylemin gerçekleştirildiği savunuldu. Gün sonunda öğrencilere yiyecek veya ulaşım imkanı sağlanmadığı da iddialar arasında yer aldı. Öğrencilerin iş bitiminde Bayraklı TOKİ bölgesinden Şehir Hastanesi istikametine kadar yürüdükleri, daha sonra kendi imkanlarıyla toplu taşıma kullanarak evlerine dönebildikleri belirtildi. Soruşturma dosyasında fotoğraflar yer aldı Velilerin İzmir İl Milli Eğitim Müdürlüğüne yaptığı başvuruda, öğretmenin evinde çekildiği iddia edilen bazı fotoğraflar da delil olarak sunuldu. Dosyaya giren görüntülerde; öğrencilerin bulunduğu ortamda sigara ve alkol şişelerinin yer aldığı, bu durumun çocukların güvenliği açısından risk oluşturduğu ifade edildi. İl Milli Eğitim Müdürlüğü harekete geçti Konuyla ilgili olarak velilerin, olayın Milli Eğitim Temel Kanunu ve Çocuk Koruma Kanunu’na aykırılık teşkil ettiği gerekçesiyle şikayetçi olmasının ardından İzmir İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından öğretmen hakkında idari soruşturma başlatıldığı öğrenildi.