POLİTİKA - 14 Mayıs 2025 Çarşamba 17:33

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Organize tarım bölgelerini yaygınlaştıracak ve lojistik merkezler ile entegrasyonunu sağlayacağız"

A
A
A

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 4. Türkiye Tarım ve Orman Şurası’nda yaptığı konuşmada, "Tarımsal sanayide ürün bazında kümelenme modeline geçmeyi planlıyoruz. Organize tarım bölgelerini yaygınlaştıracak, bunların lojistik merkezler ile entegrasyonunu sağlayacağız" dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen 4. Tarım ve Orman Şurası kapanış töreninde konuştu. 28 Nisan’da başlayan şurada üç gün boyunca oldukça verimli, kapsamlı, çözüm odaklı istişareler yapıldığını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, şura çerçevesinde sürdürülebilir tarımdan sulamaya, bitkisel üretimden hayvan sağlığına, üretim desteklerinden gıda güvenliğine, balıkçılık ve su ürünlerinden tarımda teknolojik dönüşüme çok geniş bir yelpazeyi kapsayan 16 ayrı çalışma grubunda kısa, orta ve uzun vadeli stratejiler belirlendiğini kaydetti. Bakanlık mensupları, akademisyenler, sektör temsilcileri, çiftçiler, sivil toplum kuruluşları ve diğer tüm katılımcıların yoğun bir mesai harcayarak Şura’yı başarıyla neticelendirildiğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şura kararlarının hayırlar getirmesini diledi. Tarım faaliyetlerini geliştirecek, çiftçileri güçlendirecek bu kararların uygulama süreçlerini yakinen takip edeceğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, küresel ölçekte baş gösteren sınamalara her gün bir yenisinin eklendiğini bildirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, dünyayı kasıp kavuran salgın hastalıklardan iklim krizine, korumacı politikaların yükselişe geçmesinden savaş ve çatışmalara kadar yeni dönemde her seferinde bambaşka sorunlarla karşılaştıklarını dile getirdi. Coğrafi konumu ve gelişmişlik düzeyinden bağımsız olarak tüm ülkelerin bu sorunlarla bir şekilde yüzleşmek zorunda kaldığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçtiğimiz asırda yeraltı kaynakları için yürütülen mücadelenin bugün tarım alanları ve su kaynaklarının kontrolü için verilmekte olduğuna dikkat çekti. Akdeniz kuşağında yer alan bir ülke olarak iklim krizinin etkilerinin daha fazla hissedilmeye başlandığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, yeni normal olarak adlandırılan bu dönemde bilhassa toprağın, suyun, tarım ve hayvancılığın öneminin günden güne arttığını söyledi. "Gelinen noktada milletimizin gıda güvenliğini temin etmek ülkemiz için milli güvenlik meselesine dönüşmüştür" diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Su, tarım ve hayvancılık politikalarımızı işte bu gerçeğin ışığında büyük bir ciddiyetle tayin ve tatbik ediyoruz. Bu doğrultuda devrim niteliğindeki üretim planlamasını başarıyla faaliyete geçirdik. Stratejik ürünler başta olmak üzere artık hangi ürünün nerede ve hangi miktarda ekileceğine biz karar veriyoruz" açıklamasını yaptı.

Üretim planlamasıyla uyumlu bir şekilde yeni bir destekleme modelini de devreye aldıklarını sözlerine ekleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Çiftçilerimiz hangi ürüne ne kadar destek alacağını önceden biliyor ve ekim planını buna göre şekillendiriyor. Hayvancılıkta da planlama bölgeleri oluşturduk ve üretim yapacak vatandaşlarımıza yönelik ilave teşvik ve desteklerimizi ilan ettik" değerlendirmesini yaptı.

Üretim planlamasının olumlu neticelerinin önümüzdeki üç yıl içinde daha net görüleceğini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Son olarak ülkemiz tarımı için çok önemli olan tarım sayımı konusunda bütün kurullarımızın meseleyi sahipleneceği şekilde bir genelge yayınlayarak, bu husustaki irademizi de güçlü bir biçimde ortaya koyduk. İktidara geldiğimiz ilk günden beri tarım alanlarımızın geliştirilmesine, su kaynaklarımızın korunmasına, orman varlığımızın güçlendirilmesine hususi önem atfediyoruz. Çünkü tarımsal üretimin ekonomik boyutunun çok ötesinde stratejik bir sektör olarak görüyoruz. Bundan sonra da aynı hassasiyetle çalışmaya devam edeceğiz" dedi.

Tarım sektörüne ilişkin bazı rakamları paylaşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Üretimin artması için göreve geldiğimiz günden beri reel olarak 2,1 trilyon lira tarım desteği verdik. Çiftçilerimize 2025 yılında toplam 62,3 milyar lira ödeme yaptık. Yıl sonunda bu meblağ 135 milyar lirayı bulacak. Ülkemizde tam 206 çeşit tarım mahsulü üretiliyor. Bunların birçoğunda hamdolsun kendimize yeter durumdayız. Birçok ürünün üretiminde dünyada ilk sıralardayız. Tarım ve orman sektörümüz geçen yıl Türkiye ortalamasının üzerinde büyüme kaydetti" diye konuştu.

2002’de 24,5 milyar dolar olan tarımsal hasılayı 22 senede üç katına çıkartılarak 2024 yılında 74 milyar dolara yükselttiklerini açıklayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, yine aynı dönemde tarım ihracatının 3,8 milyar dolardan geçtiğimiz sene 32,6 milyar dolara ulaştığı bilgisini paylaştı. 2002’de ülke olarak neredeyse bir yılda yapılan toplam ihracatın bugün sadece tarım alanında gerçekleştirildiğine dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, tarımda son 22 yılda 110 milyar dolarlık dış ticaret fazlası verildiğini 186 ülkeye 2 bin 218 çeşit tarım ürünü ihraç edildiğini aktardı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, tarımda önemli başarılara imza atıldığını belirterek, "Peki bütün bunları kim yapıyor? Tarımı bitti denilen Türkiye yapıyor. Saman ithal etti denilen Türkiye yapıyor. Tarımsal yönetimi çöktü denilen Türkiye yapıyor. Daha akla, vicdana, ahlaka sığmayan bir sürü iftiranın muhatabı olan tarım sektörümüz yapıyor" açıklamasında bulundu.

Tarım politikasının merkezinde üretimin en temel faktörü olan suyun olduğunu, suya günümüz makamlarıyla toplam 3 trilyon 350 milyar liralık yatırım yaptıklarını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Dikkatinizi çekiyorum. Tam 10 bin 663 tesisi hizmete açtık. Cumhuriyet tarihinde yapılan barajların üç katı kadar baraj inşa ettik. Sulamaya açtığımız yaklaşık 24 milyon dekar alanla birlikte sulanan tarım alanını 72 milyon dekara ulaştırdık. Bu yıl içinde 132 milyar lira yatırım büyüklüğüne sahip 321 tesisi milletimizin hizmetine sunacağız" dedi.

Ormancılıkta da 23 yılda tarihi nitelikte başarılara imza atıldığını söyleyen Erdoğan, bugüne kadar 7,5 milyar fidan dikildiğini, en çok ağaçlandırma yapan ülke sıralamasında Avrupa’da birinci, dünyada dördüncü sırada olunduğunu bildirdi. Orman yangınlarıyla mücadelede yangınlara karşı hem insan hem makine hem de teknoloji gücünü çok önemli ölçüde artırdıklarını sözlerine ekleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Yaptığımız ağaçlandırma çalışmalarıyla ormanlarımızı hem nitelik hem de nicelik olarak geliştirdik. Geliştirmeye devam ediyoruz. Evet tarım, orman, su ve hayvancılık alanındaki karnemizin Allah’a hamdolsun başarılarla dolu olduğunu görüyoruz. Bu başarılarda çok büyük payı olan çiftçi ve üreticilerimizin tamamına milletim adına teşekkür ediyor, Rabbim emeklerini zayi etmesin diyorum" değerlendirmesinde bulundu.

4. Tarım Orman Şurası’nda geniş bir katılımla gelecek için son derece önemli 86 karar alındığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, tüm kararların, hedefler ve stratejilerin Bakanlık tarafından ayrıca yayımlanacağını ifade etti. Şurada alınan kararlarının bir bölümünü paylaşan Erdoğan şunları kaydetti:

"Tarımsal üretim planlamasında bitkisel ve hayvansal üretimle su ürünleri üretimi için stratejik ürün listemizi genişleterek uygulayacağız. Salgın ve afet deneyimlerinden yola çıkarak yerli üretimle kritik ürün tedarikini güvence altına alacak acil durum planları hazırlayacağız. Küçükbaş hayvancılığın toplam kırmızı et üretimindeki payını yüzde 35 seviyelerine çıkarmak için yeni destek ve programları hayata geçireceğiz. Ülke sularımız dışındaki balıkçılık faaliyetlerini destekleyecek ve güçlendireceğiz. İklim değişikliği etkilerine dayanıklı yeni bitki çeşitleri ve hayvan ırklarının geliştirilmesini ve kullanımını sağlayacağız. Sağlık yaklaşımı çerçevesinde gıdalardaki antibiyotik ve pestisit kalıntısının önlenmesi için etkin bir mücadele yürüteceğiz. Gıda kaybı ve israfının önlenmesi amacıyla tarımsal örgütler ve kurumlar arası iş birliğini artıracağız. Türkiye’nin liderliğinde ülkemiz merkezli, bölgesel ve uluslararası tarımsal diplomasi platformları kuracağız."

Yeni tarım odaklı teknoloji geliştirme bölgeleriyle AR-GE merkezleri inşa edeceklerini, dijital tarım, yapay zeka ve ileri tarım teknolojileriyle ilgili araştırmaların yürütüleceği bir araştırma enstitüsünü hayata geçireceklerini duyuran Erdoğan, tarımsal sanayide ürün bazında kümelenme modeline geçmeyi planladıklarını kaydetti. Organize tarım bölgelerini yaygınlaştıracaklarını, bunların lojistik merkezler ile entegrasyonunu sağlayacaklarını da duyuran Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Genetik kaynaklarımızı koruyacak, bu kaynakların sürdürülebilir kullanımını sağlayacak ve envanterini geliştireceğiz. Ormanlarımızı iklim değişikliğine karşı daha dirençli hale getirmek için yangın riski belirleme ve erken uyarı sistemlerini devreye alacağız. Orman ürünleri sektöründe sürdürülebilir ham madde tedariki ve stratejik ürün geliştirme odaklı yol haritası oluşturacağız" ifadelerini kullandı.

2030’a kadar içme suyu şebekelerindeki kayıpları yüzde 32’den yüzde 25’e indirmeyi hedeflediklerini açıklayan Erdoğan, "Peyzaj alanlarında daha az su tüketen kuraklığa dayanıklı bitki türlerinin kullanımını yaygınlaştıracak, kurakçıl peyzaj alanlarını arttıracağız. Açık kanal sulama sistemlerini kapalı basınçlı sistemlere dönüştürecek, sulama randımanını 2030’a kadar yüzde 52’den yüzde 60’a çıkartacağız. Kuraklık ve aşırı hava olaylarına karşı erken uyarı sistemleri kuracak, Dijital Kuraklık İzleme Sistemi’ni geliştireceğiz. Tarım sigortası sisteminde uydu teknolojileri ve yapay zekanın yaygın bir şekilde kullanılmasını sağlayacağız" dedi,

"Tarımsal gözlem uydu alanını hayata geçirecek tarımsal üretime yönelik yapay zeka destekli tahmin ve izleme sistemlerini kullanıma sunacağız" diyen Erdoğan, "Tarım ürünlerimizin marka değerini güçlendirecek, sertifikalı ürünleri artıracak, ihracatçılarımızın yurt dışı örgütlenmelerini destekleyeceğiz. Hep beraber el ele vererek bu hedeflerimize ulaşacağımıza inanıyorum. Mevla yar ve yardımcımız olsun diyorum. 4. Tarım Orman Şuramızın bir kez daha ülkemiz ve milletimiz için 86 milyon vatandaşımızın tamamı için hayırlara vesile olmasını diliyorum" diye konuştu.

Hülya Keklik



 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Yozgat Binlerce yıllık Roma Hamamı, ziyaretçilerini ağırlamaya devam ediyor Yozgat’ın Sarıkaya ilçesinde bulunan ve halk arasında ‘Kral Kızı Hamamı’ olarak da bilinen 2 bin yıllık Roma Hamamı yerli ve yabancı turistleri ağırlıyor. Roma İmparatorluğu döneminde, yaklaşık 2 bin yıl önce inşa edildiği değerlendirilen hamam, Anadolu’da antik çağlardan günümüze kadar işlevini koruyarak ulaşan nadir yapılar arasında yer alıyor. Termal su kaynağı üzerine kurulan yapı, hem mimarisi hem de sürekli akan sıcak suyuyla dikkat çekiyor. Sarıkaya Belediyesi’nde Roma Hamamı’nın Sorumlu Şefi olarak görev yapan Rasim Şahin günlük ortalama 50 ile 200 arası ziyaretçi geldiğini belirtti. Şahin, okul gezisi için öğrencileri sıklıkla ağırlayan Roma Hamamı’na en son gelen ziyaretçilerin Fransız turistler olduğunu söyledi. Şahin, "Bisiklet ile dünya turuna çıkan iki tane Fransız arkadaş geldi. Burayla alakalı fikirlerini beyan ettiler. Buraya gelen ziyaretçilerin yorumları güzel. Karşılama, ağırlama, çay kahve ikramımız, fotoğraf çekimi olsun gerekli ilgi alakayı gösteriyoruz. Roma Hamamı’nı ziyarete gelen vatandaşlarımız için ören yerini ziyaretleri bittikten sonra rahatça oturup kahve içebilecekleri bir alanı bize sunan Sarıkaya Belediye Başkanı Osman Gözan’ın katkılarıyla tahsis edilmiştir. Ayrıca hediyelik eşya bölümümüz de mevcut" dedi. Yıl boyunca yerli turistlerin yanı sıra yurt dışından da gelen ziyaretçileri ağırlayan Sarıkaya Roma Hamamı, Yozgat’ın kültürel mirasının en önemli simgelerinden biri olarak öne çıkıyor.
İstanbul Adalet Bakanı Yılmaz Tunç: "Türkiye olarak daima Filistinlilerin yanında olmaya, insan haklarını savunmaya, adaleti savunmaya devam edeceğiz" Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, "Son iki yıldan bu yanda da soykırım suçu işleyen bir örgüt var karşımızda. Maalesef barış anlaşmasının da gerekleri yerine getirilmedi. Biz Türkiye olarak daima Filistinlilerin yanında olmaya, insan haklarını savunmaya, adaleti savunmaya devam edeceğiz" dedi. İstanbul’da "Sinmiyoruz, susmuyoruz Filistin’i unutmuyoruz" sloganıyla yeni yılın ilk sabahında Galata Köprüsü’nde düzenlenen mitinge binlerce vatandaş akın etti. Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’da mitinge katılanlar arasında yerini aldı. Miting alanında konuşan Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, "Bugün İstanbul’dan tarihi bir çağrı yapıyoruz. Yılın ilk gününde Filistin’de, Gazze’de zulmün sona ermesi adına çok önemli bir buluşmayı İstanbullular gerçekleştiriyor. Galata Köprüsü’nün üstünde muhteşem bir kalabalık var. İnsan hakları çağrısı yapıyorlar adalet çağrısı yapıyorlar. Maalesef 7 Ekim 2023’den bu yana 70 bini aşkın Filistin’li şehit edildi. Bunun yüzde 50’den fazlası kadın ve çocuklardan oluşuyor. Dünyanın gözü önünde soykırım suçu işlendi. Soykırım suçunu işleyenlerle ilgili olarak uluslararası hukuk maalesef işletilemedi. Uluslararası adalet divanın aldığı tedbir kararları icra edilemedi. Uluslararası ceza mahkemesinde açılan soruşturma ilerletilemedi. Batılı ülkeler İsrail’e destek çıktılar. İnsan haklarının ve adaletin savunucusu olmadılar. Türkiye olarak Cumhurbaşkanımızın liderliğinde hep Filistin davasını savunduk. Bu son iki yılın problemi değil bu bir asrı aşan bir sorun. Dünyanın kanayan yarası. uluslararası hukukun, Birleşmiş Milletlerin bütün kararları bugüne kadar hep yok saydı. Uluslararası hukuka, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin kararlarına uymayan onları takmayan bir devlet var. Son iki yıldan bu yanda da soykırım suçu işleyen bir örgüt var karşımızda. Maalesef barış anlaşmasının da gerekleri yerine getirilmedi. Hala orada çocuk ve kadın katliamı devam ediyor. Biz Türkiye olarak daima Filistinlilerin yanında olmaya, insan haklarını savunmaya, adaleti savunmaya devam edeceğiz. Buz gibi bir hava var ama İstanbullular akın akın Galata’ya geldiler. Burada bir millet ittifakının olduğunu hep beraber görüyoruz. Milletimiz duyarlılığını gösterdi. Milli İrade platformu da öncelik etti. Herkes burada top yekun Filistin’le ilgili olarak insanlığın vicdanının sesi oldu" dedi.
Yozgat Saraykent Yılan Boynu Tepesi, keşfedilmeyi bekliyor Yozgat’ın Saraykent ilçesinde yer alan ve Tunç Çağı’ndan Roma dönemine kadar pek çok medeniyete ev sahipliği yapan Yılan Boynu Tepesi, hem arkeolojik zenginliği hem de doğal manzarasıyla dikkat çekiyor. Yozgat’ın doğusunda yer alan ve tarihi ipek yolu güzergahındaki stratejik konumuyla bilinen Saraykent ilçesi, önemli bir kültür mirasını taşıyor. İlçenin Mareşal Fevzi Çakmak Mahallesi sınırları içerisinde bulunan Yılan Boynu Tepesi, bölgenin binlerce yıllık tarihini yüzeyindeki kalıntılarla gösteriyor. İlçe merkezinin yaklaşık 50 metre kuzeyinde, doğal kayalık bir alan üzerinde yükselen Yılan Boynu Tepesi, yaklaşık 250 metre çapındaki yerleşim alanıyla ilgi çekiyor. Yüzey araştırmalarında elde edilen seramik buluntular; tepenin Erken ve Orta Tunç Çağı, Demir Çağı ve Roma dönemlerinde aktif bir yerleşim yeri olarak kullanıldığına işaret ediyor. Dik yamaçları ve stratejik konumuyla antik çağlarda bir savunma veya gözetleme noktası olarak kullanıldığı tahmin edilen bölge, doğa yürüyüşü ve kültür turizmi meraklıları için ideal bir durak noktası oluşturuyor. İlçe sakinlerinden Tahsin Doğan ilk yerleşim alanının Yılan Boynu Tepesi eteklerinin olduğunu söyledi. Doğan, "Eskiler tepe başlarında yaşıyordu, biliyorsunuz. Orada bir uygarlık yaşamış. Sonraki kuşaklar tepenin eteklerine geçmiş. İlk önce bizim ailelerimiz ve ağaların aileleri yerleşmiş. Mezarlardan, arazi tutmalardan belli. Kitap yazmıştım, orada bahsettim. O tepede Göcenler isimli bir aile kalmış. 1530’lu yıllarda Yılanlı Hüyük diye geçiyor. Osmanlı’da Kanuni dönemi sonrası ekinlik arazilere yerleşmişler" diyerek tarihi sürece değindi.