POLİTİKA - 09 Mart 2026 Pazartesi 18:41

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Sermaye Piyasası Kurulu ve Borsa İstanbul, piyasaların güvenli işleyişini güvence altına alacak düzenlemeleri süratle hayata geçirdi."

A
A
A
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Sermaye Piyasası Kurulu ve Borsa İstanbul, piyasaların güvenli işleyişini güvence altına alacak düzenlemeleri süratle hayata geçirdi."

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Sermaye Piyasası Kurulu ve Borsa İstanbul, piyasaların güvenli işleyişini güvence altına alacak düzenlemeleri süratle hayata geçirdi."

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kocaeli Başkurdistan Cumhuriyeti ile yatırım ve ticaret masaya yatırıldı Gebze Ticaret Odası, üyelerinin dış ticaret kapasitesini artırmak ve yeni iş birliklerine zemin hazırlamak amacıyla Başkurdistan Cumhuriyeti heyetini ağırladı. Görüşmelerde yatırım fırsatları, ticaret potansiyeli ve B2B iş birlikleri ele alındı. Gebze Ticaret Odası (GTO), üyelerine yeni dış pazarlar kazandırmak, ikili iş görüşmelerini artırmak, uluslararası iş birliklerini geliştirmek, ihracatı artırmak ve ihracata henüz başlamamış üyelerini dış ticarete kazandırmak amacıyla önemli ziyarete ev sahipliği yaptı. Yönetim Kurulu Başkanı Abdurrahman Aslantaş; yönetim kurulu üyeleri, 24. Meslek Komite üyeleri ve genel sekreter ile birlikte Rusya Federasyonu Başkurdistan Özerk Cumhuriyeti Türkiye Ticari Temsilcisi Marat Tansykkuzhin ve beraberindeki heyeti GTO’da ağırladı. Yatırım ve ticaret fırsatları ele alındı Program kapsamında gerçekleştirilen sunumda; Başkurdistan Cumhuriyeti’nde yatırımcılara sunulan devlet teşvikleri, bölgenin yatırım ve ticaret potansiyeli ile Rusya’da ticaret ve iş fırsatlarına ilişkin bilgiler paylaşıldı. Marat Tansykkuzhin, Gebze’nin sanayi gücü ve stratejik konumuyla önemli ticaret ortağı olduğunu belirterek, ziyaretin somut iş birliklerinin geliştirilmesine zemin oluşturmayı hedeflediğini ifade etti. Gebze’nin stratejik gücü vurgulandı GTO Yönetim Kurulu Başkanı Abdurrahman Aslantaş, yaptığı değerlendirmede; Gebze’nin güçlü üretim altyapısı, ihracat kapasitesi ve lojistik avantajlarıyla uluslararası yatırımcılar açısından önemli fırsatlar sunduğunu, birçok sektörde yüksek kalite standartlarında üretim gerçekleştirildiğini vurguladı. Aslantaş, karşılıklı temasların artırılmasının ve doğrudan ticari ilişkilerin geliştirilmesinin bölge ekonomisine katkı sağlayacağını belirtti. Karşılıklı iş birliği ve B2B hedefi Ziyaret kapsamında ayrıca; Gebze’nin lojistik ve stratejik konumu ile geniş üretim yelpazesi ele alınırken, yatırım yapılabilecek sektörlere ilişkin karşılıklı görüş alışverişinde bulunuldu. Görüşmelerde, iki bölge arasında sürdürülebilir ticari ilişkilerin geliştirilmesi ve GTO üyeleri ile Başkurdistan-Rusya heyeti arasında B2B iş görüşmelerinin hayata geçirilmesi hedefi öne çıktı.
Sivas Uzmanı uyardı: "Astımda erken tanı önemli" Astımın hem genetik hem de çevresel faktörlerin etkisiyle gelişebileceğine dikkat çeken Medicana Sivas Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Özlem Naciye Şahin, çocukluk dönemindeki gıda alerjilerinin ilerleyen yıllarda solunum yolu hassasiyetlerine dönüşebileceğini belirterek, astımda erken tanının önemine vurgu yaptı. 5 Mayıs ‘Dünya Astım Günü’ olarak biliniyor. Dünya genelinde hastalığa dikkat çekmek amacıyla çeşitli farkındalık çalışmaları yapılıyor. Astım ise hava yolu hiperreaktivitesi ve inflamasyonu ile karakterize bir hastalık olarak bilinirken, yalnızca genetik değil çevresel faktörlerin de etkili olduğu bir klinik tablo olarak öne çıkıyor. Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Medicana Sivas Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Özlem Naciye Şahin, özellikle çocukluk çağında tanı koymanın her zaman kolay olmadığı belirterek, ergenlik döneminde hormonların etkisiyle vakaların önemli bir kısmının normale dönebildiği ifade etti. Şahin, astımın erken yaşlarda tanısının her zaman kolay olmadığını söyleyerek, "Bahar ayları başta olmak üzere mevsim geçişlerinde polenler, ev tozu akarları ve hayvan tüyleri astımı tetikleyebiliyor. Bu dönemlerde burun tıkanıklığı, öksürük, hapşırık ve gözlerde yaşarma gibi belirtiler ortaya çıkabiliyor. Alerjik astımı olan çocuklarda ise hava yollarında daralma sonucu ataklar görülebiliyor" ifadelerini kullandı. "Nedensel olarak değişebiliyor" Özlem Naciye Şahin, astımın dönemsel olarak seyrinin değişebileceğini ve deri testi tekrarının birkaç yıl içinde tekrarlanabileceğini söyleyerek, "Astım, özellikle hava yolu hiperreaktivitesi ve inflamasyonu ile karakterize bir hastalık. Tamamen genetik değil. Çevresel özelliklerin de hakim olduğu, sebeplerine dayandığı bir klinik durum. Bu tablonun özellikle biz belli bir yaştan önce tanı koyamayacağımızı çok iyi biliyoruz. Dolayısıyla astım tanısını özellikle çok da kolay koymak istemiyoruz. Üstelik ergenlikle birlikte, ergenlik hormonlarının etkisiyle bu olguların da yüzde 80’i eski normallerine dönüyor. Yani tamamen geçiyor. Astım kendi klinik seyrini dönem dönem değiştirebiliyor. Astım belirtileri klinik prezentasyonu ve astıma sebep olan alerjenler de nedensel olarak değişebiliyor. Çocuklarımızda gıda alerjilerinde, alerjik enterokolitlerde yani bebeğin doğumdan itibaren anne sütü içerisindeki birtakım proteinlere alerji nedeniyle ortaya çıkan bu klinik tabloda, yeni doğanla başlayan bu semptomlar için özellikle 6. aydan itibaren deri prick testleri öneriyoruz" dedi. "Alerji testlerini yapmak son derece önemli" Şahin, astımı mevsim geçişlerinin de etkilediğini belirterek, "Keza bebeklikteki gıda alerjileri ileriki dönemde hava yolu alerjilerine dönüşüyor. Özellikle 3 yaş, yani oyun çocuğu döneminden itibaren, kreşe gittiği dönemlerde bunun önceki gıda alerjisi tablosunun hava yolu alerjisi ve hava yolu reaktivitesine dönmesini bekliyoruz. Dolayısıyla erken dönem gıda alerjilerini anlamak, ileride hava yolu ve alerjen maruziyetleri açısından çocuk tanısının konulabilmesi için son derece önemli. Annelerimizin alerji hikâyelerini de çok önemsiyoruz. Özellikle bahar dönemleri, yani polen mevsimi sonbahar ve ilkbahar gibi mevsimsel alerjenlerin yoğun olduğu dönemler ya da yıl boyu süren alerjiler, örneğin ev tozu akarları veya kedi-köpek tüyü alerjisi, bu tabloyu tetikleyebiliyor. Mevsim geçişleri, okulların açılması gibi dönemlerde bu durumlar daha belirgin hâle geliyor. Bu dönemlerde burun tıkanıklığı, geniz akıntısı, hapşırık, öksürük ve gözlerde yaşarma, alerjik astım varsa hava yolu reaktivitesi, yani hava yollarının düz kaslarının kasılması, ödemlenmesi ve sekresyonların lümende birikmesiyle astmatik ataklar ortaya çıkabiliyor. Alerjenler bilinmiyorsa alerji testleri yapmak son derece önemlidir" diye konuştu.
Elazığ Dünya ve Türkiye dart şampiyonu Bedirhan Nas, 30 madalyaya ulaştı Dünya ve Türkiye şampiyonlukları bulunan 15 yaşındaki milli dartçı Bedirhan Nas, Antalya’daki son şampiyonadan 5 madalyayla dönerek hedefinin önümüzdeki ay Slovakya’daki Avrupa Şampiyonası’nda derece elde etmek olduğunu söyledi. Dart sporunda iki yıllık kariyerine bir dünya şampiyonluğu ve 15 Türkiye şampiyonluğu sığdıran 15 yaşındaki Bedirhan Nas, Antalya’da düzenlenen son Türkiye şampiyonasından 5 madalya ile döndü. Nas, mayıs ayı sonunda Slovakya’da yapılacak Avrupa Şampiyonası’nda Türkiye’yi temsil ederek madalya kazanmayı hedefliyor. "Sponsorumuz olmadığı için yurt dışı turnuvalarına katılamıyoruz" İki yıllık kısa sürede elde ettiği başarılarının motivasyon kaynağı olduğunu ifade eden Nas, "15 yaşındayım ve 2 yıldır dart sporuyla uğraşmaktayım. Ortaokul beden eğitimi öğretmenim Ali Bıyıklı ve antrenörüm İsmail Hoca ile yaptığımız antrenmanlar neticesinde bu başarıları elde ettim. Kariyerimde 15’i Türkiye şampiyonluğu ve biri dünya şampiyonluğu olmak üzere toplam 30 madalyam bulunuyor. Son olarak Antalya’da düzenlenen Türkiye Dart Şampiyonası’nda 5 günlük turnuva süresince 3 şampiyonluk, 1 ikincilik ve 1 üçüncülük elde ettim. Mayıs ayı sonunda Slovakya’da düzenlenmesi planlanan Avrupa Şampiyonası’na katılarak derece almak ve ülkemi en iyi şekilde temsil ederek madalya ile dönmek istiyorum. Sponsorumuz olmadığı için maalesef yurt dışı turnuvalarına katılamıyoruz" diye konuştu.
Yozgat Yozgat’ta yağışların bilançosunu Başkan Arslan açıkladı Türkiye genelinde etkisini sürdüren yoğun yağışlar, Yozgat’ta da hayatı olumlu yönde etkiledi. Özellikle son dönemde yaşanan kuraklık ve su sıkıntısının ardından gelen yağışlar, kentteki su kaynaklarının durumunu da gündeme taşıdı. Yozgat halkı, şehir merkezine içme suyu sağlayan Musabeyli Cemil Çiçek Barajı ile Alaca mevkiindeki kuyuların doluluk oranını merak ederken, konuya ilişkin açıklama Kazım Arslan’dan geldi. Başkan Arslan, yılbaşında kentte su sıkıntısının ciddi şekilde hissedildiğini hatırlatarak, "Devamında çok şükür yeterli miktarda yağış aldık. Bununla birlikte aldığımız ilave tedbirler ve yeni su kaynaklarının devreye alınmasıyla su sıkıntısı büyük ölçüde giderildi" dedi. Kentteki su kaynaklarının son durumuna ilişkin bilgi veren Arslan, Kirazlı Göleti’nin tamamen dolduğunu belirterek, "Kirazlı Göleti yüzde 100 doluluk oranına ulaştı ve şu anda fazla su savaklardan akıtılıyor. Musabeyli Barajı ise bugün itibarıyla yüzde 36 seviyesinde. İnşallah mevsim sonuna kadar bunun yüzde 50’ye ulaşmasını bekliyoruz" ifadelerini kullandı. Yağışların yeraltı su kaynaklarını da olumlu etkilediğini vurgulayan Arslan, Alaca bölgesindeki kuyularda su seviyesinin yükseldiğini söyledi. Kısa ve orta vadede Yozgat için su sıkıntısı öngörülmediğini dile getiren Arslan, vatandaşlara da çağrıda bulunarak suyun tasarruflu kullanılmaya devam edilmesi gerektiğini ifade etti. Arslan, açıklamasını "Çok şükür, bugün itibarıyla su sıkıntımız yok. Ancak yine de hemşehrilerimizden su kullanımında dikkatli olmalarını bekliyoruz" sözleriyle tamamladı.