POLİTİKA - 01 Aralık 2025 Pazartesi 19:37

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Türkiye, hedeflerine er ya da geç, öyle veya böyle ama mutlaka ulaşır"

A
A
A
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Türkiye, hedeflerine er ya da geç, öyle veya böyle ama mutlaka ulaşır"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Bizi birbirimize düşürerek hepimize kaybettirmek isteyen kaos ve katliam şebekelerine karşı, kardeşlikle hep beraber kazanmayı savunuyoruz. Bu coğrafyada geleceğine güvenle bakmak isteyen herkes için de başka bir yol, başka bir çare, başka bir yöntem yoktur ve olamaz. Terörsüz Türkiye süreciyle bölgemizde tesis edeceğimiz ‘kardeşlik kuşağı’ bütün kirli hesapları altüst edecek, asırlık oyunları bozacak, yeni bir dönemin kapılarını açacaktır. Türkiye, hedeflerine er ya da geç, öyle veya böyle ama mutlaka ulaşır" dedi.


Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde düzenlenen Kabine Toplantısı’nın ardından "Millete Sesleniş" konuşmasını gerçekleştirdi. Erdoğan, toplantıda dış politikadan sanayiye, ekonomiden güvenliğe birçok konuyu mütalaa ettiklerini belirterek, kabinede alınan kararların ülke, millet ve tüm insanlık için hayırlara vesile olması temennisinde bulundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Buradan hangi siyasi görüşten, hangi etnik kökenden olursa olsun Türkiye için çalışan, Türkiye için dertlenen, kalbi Türkiye için atan herkese, tüm vatandaşlarıma içtenlikle teşekkür ediyorum. Toplantımızın detaylarına geçmeden evvel bir hususun altını çizmek istiyorum: Küresel sistemdeki çatırdamaların olumsuz etkilerini en fazla hissettiğimiz kırılgan bir dönemden geçiyoruz. Yakın çevremize baktığımızda savaşların, çatışmaların, gerilimlerin, siyasi ve ekonomik dalgalanmaların hiç eksik olmadığı görülüyor. Türkiye’nin içinde yer aldığı bölge, şairin ‘akrebin kıskacında yoğrulmuş’ ifadesinde anlamını bulan sürecin tam ortasındadır" dedi.


Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha önceki konuşmalarında yaklaşan küresel bir kasırgadan bahsettiğini, bunun farklı kıtalarda taşları yerinden oynatacağına dikkat çektiğini belirterek, "Türkiye’nin bu kasırgayı suhuletle yönetecek imkan ve kabiliyetlere haiz olduğunu da dile getirmiştim. 2025’in geride bıraktığımız 11 ayını şöyle bir gözden geçirdiğimizde liyakatli, tecrübeli, donanımlı ve çalışkan kadroların yönetiminde ülkemizin başarılı bir şekilde zorlukların üstesinden geldiğini müşahede ediyoruz" diye konuştu.


"Finansman imkanlarının bol olduğu dönemlerde yap-işlet-devret modeliyle hayata geçirdiğimiz pek çok projemizin stratejik önemi bugün ortaya çıkıyor"


Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin etrafındaki bütün olumsuzluklara karşın bir istikrar adası, bir huzur ve güvenlik adası olma vasfını muhafaza ettiğini kaydetti. Erdoğan, "Muhalefetin karşı çıkmasına rağmen son 23 yılda ülkemize her alanda kazandırdığımız güçlü altyapının değerini, bugün çok daha iyi anlıyoruz. Bilhassa finansman imkanlarının bol olduğu dönemlerde yap-işlet-devret modeliyle hayata geçirdiğimiz Avrasya Tüneli, İstanbul Havalimanı, Kuzey Marmara Otoyolu, Osmangazi Köprüsü, İzmir Otoyolu ve Çanakkale Köprüsü gibi pek çok projemizin stratejik önemi bugün ortaya çıkıyor. Diğerleriyle birlikte zamanında 50-51 milyar dolarlık bir bütçeyle hizmete aldığımız projeleri bugün inşa etmeye kalksak ihtiyaç duyulan rakam, dikkatinizi çekiyorum, 90 milyar dolara yaklaşıyor. Bakın bu tutar, sadece yapım maliyetidir. Biz, bu eserleri yıllardır kullanıyoruz. Milletimiz bunlardan yıllardır istifade ediyor. Bu yatırımlar, Türk ekonomisine milyarlarca liralık katma değer sağlıyor" dedi.


Sadece ulaştırmada değil, savunma sanayiinden sağlığa birçok alanda benzer bir tablonun söz konusu olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, koronavirüs salgını döneminde şehir hastanelerinin öneminin herkes tarafından fark edildiğini aktardı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, insansız savaş uçağı KIZILELMA’nın dünya havacılık tarihinde bir ilke imza attığını da dile getirdi.


"Bu ’vizyonsuzlar korosuna’ hiçbir zaman kulak asmadık"


Cumhurbaşkanı Erdoğan, her alanda bu dinamizmin, atılımın yaşandığını belirterek, "Şayet biz, siyaseti yapılan her işe kulp takmak olarak gören ’müzmin muhaliflere’ itibar etseydik, bu muhteşem eserlerin hiçbirini ülkemize kazandıramazdık. Ne Avrasya Tüneli’ni, ne Zigana Geçidi’ni ne de bugün dünyanın en iyi havalimanları arasında gösterilen İstanbul Havalimanı’nı yapabilirdik. Ama biz bu ’vizyonsuzlar korosuna’ hiçbir zaman kulak asmadık; onların ülkemiz için kurduğumuz hayallerimizle aramıza girmelerine müsaade etmedik. Eser ve hizmet siyasetimizle Türkiye’yi tarihinin en büyük yatırımlarıyla buluşturduk" değerlendirmesini yaptı.


"Türkiye ekonomisi, kesintisiz büyüme trendini 21. çeyreğe taşımıştır"


Cumhurbaşkanı Erdoğan, 238 milyar dolar olan milli geliri yıllık bazda 1,5 trilyon dolara çıkardıklarını, 2028 için hedefin 1,9 trilyon dolarlık ekonomik büyüklüğe ulaşmak olduğunu dile getirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bugün TÜİK tarafından yüzde 3,7 olarak açıklanan üçüncü çeyrek büyüme rakamları, doğru yolda olduğumuzu göstermiştir. Türkiye ekonomisi, kesintisiz büyüme trendini 21. çeyreğe taşımıştır. Büyüme rakamlarının ülkemiz ekonomisi için hayırlı olmasını diliyorum" dedi.


Sadece ekonomi ve yatırımlarda değil, temel hak ve özgürlüklerde de çok büyük ilerlemeler kaydedildiğini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Reform hamlelerimizle on yıllardır milli iradenin tepesinde Demokles’in kılıcı misali sallanan vesayete son verdik. Milletimize zaten anasının ak sütü gibi helan olan haklarını teslim etmenin yanı sıra, demokrasimizin standartlarını yükselttik. Gezi olayları ve 15 Temmuz ihaneti gibi bağımsızlığımıza yönelik kökü dışarda girişimleri, milletimizle birlikte bozguna uğrattık" diye konuştu.


"Biz ayağına çelme takılınca, yoluna engel konulunca, yolu kesilince, girdiği yoldan dönecek bir millet de değiliz"


Cumhurbaşkanı Erdoğan, Terörsüz Türkiye sürecine ilişkin yaptığı değerlendirmede, "Terörün her çeşidiyle mücadelede tarihi nitelikte başarılar elde ettik. Şimdi bu mücadeleyi taçlandırmak amacıyla hassas bir süreç yönetiyoruz. Terörsüz Türkiye süreciyle ekonomik şahlanışımızın, huzurumuzun ve kardeşliğimizin önündeki en büyük engellerden birini ortadan kaldırmanın samimi çabası içerisindeyiz. Şunu herkesin, özellikle kan ve kaos tüccarlarının bilmesini isterim: Biz, ihtirasları boylarını aşanların aksine, kökleri çok eskiye uzanan kadim bir devlet geleneğine sahibiz. Merkezinde bulunduğumuz bu coğrafyada tam bin yıldır istiklaline halel getirmeden, özgürce yaşayan nadir milletlerden biriyiz. Aynı şekilde biz ayağına çelme takılınca, yoluna engel konulunca, yolu kesilince, girdiği yoldan dönecek bir millet de değiliz. Hele hele tehditler karşısında ürkecek, korkacak, çekinecek, tehdit diline boyun eğecek bir millet, böyle bir devlet, böyle bir ülke hiç değiliz" açıklamasını yaptı.


"Türkiye, hedeflerine er ya da geç, öyle veya böyle ama mutlaka ulaşır"


Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin hedeflerine er ya da geç, öyle veya böyle ama mutlaka ulaşacağını belirterek, "Tarihimiz, bunun sayısız örnekleriyle doludur. Tekrar altını çizerek söylüyorum Kürt kardeşlerimizle, Arap kardeşlerimizle ve bölgemizdeki diğer dost ve kardeş topluluklarla kalplerimiz tam bin yıldır beraber atıyor. İnşallah gelecekte de birlikte atmaya devam edecek. İster Sünni, ister Şii olsun; ister Kürt, ister Arap, ister Türkmen olsun; Allah korusun, yarın birimizin başı dara düştüğünde, başkalarının değil, yine birbirimizin kapısını çalacağız; yine birbirimize sığınacağız. Ev sahibi olduğumuz bu coğrafyada daha nice asırlar boyunca kardeşçe, kader birliği halinde yan yana yaşayacağız. Bu hakikati ne dönemsel hesaplar değiştirebilir ne de bölgemize dışarıdan monte edilenlerin pervasızlıkları gölgeleyebilir. Coğrafyamız artık kana, çatışmaya, teröre, komşunun komşuyu kırdığı kör şiddete doymuştur. Biz, meselelere işte bu pencereden bakıyoruz. Türkiye olarak 86 milyon vatandaşımız için ne istiyorsak, sınırlarımızın ötesindeki tüm kardeşlerimiz için de aynı iyilikleri murad ediyoruz. Bizi birbirimize düşürerek hepimize kaybettirmek isteyen kaos ve katliam şebekelerine karşı kardeşlikle hep beraber kazanmayı savunuyoruz. Bu coğrafyada geleceğine güvenle bakmak isteyen herkes için de başka bir yol, başka bir çare, başka bir yöntem yoktur ve olamaz. Umuyor ve inanıyorum ki Terörsüz Türkiye süreciyle bölgemizde tesis edeceğimiz ’kardeşlik kuşağı’ bütün kirli hesapları altüst edecek, asırlık oyunları bozacak, yeni bir dönemin kapılarını açacaktır" diye konuştu.


"Tahriklere kapılmadan, provokasyonlara aldanmadan, öfkenin diline teslim olmadan bu kuşağın kuvveden fiile çıkması için samimiyetle çalışacağız" diyen Erdoğan, "Hiç kimsenin kuşkusu, endişesi olmasın 86 milyon omuz omuza, gönül gönüle verecek, birlikte çalışacak ve 21’inci yüzyılı Türkiye Yüzyılı haline inşallah hep birlikte getireceğiz" açıklamasını yaptı.


Cumhurbaşkanı Erdoğan, son kabine toplantısından bu yana gerçekleştirdiği programların da detaylarını paylaştı. Erdoğan, "İşte bu ufukla, işte bu sorumluluk bilinciyle son kabine toplantımızdan beri hem içeride hem de dışarıda yoğun bir mesai içinde olduk. 18 Kasım’da HAK-İŞ Konfederasyonumuzun 50’nci kuruluş yıldönümü programında emekçi kardeşlerimizle bir araya geldik. HAK-İŞ ailesinin 50’nci yaşını bir kez daha kutluyor, sendikal hayatımıza yaptıkları katkılar için kendilerine teşekkürlerimi iletiyorum. 20 Kasım’da Cumhurbaşkanlığı Millet Kütüphanemizde Aile ve Kültür-Sanat Sempozyumu’nun kapanış oturumuna katıldık. Bu önemli sempozyumda kentleşme, dijital kültür, aile içi iletişim ve nüfus politikaları gibi kritik pek çok konu ele alındı. Milli değerlerimizin odak noktası olan ailenin güçlendirilmesi, demografik yapımızın iyileştirilmesi ve gelecek kuşakların zengin bir aile mirasını devralması için kararlı bir şekilde çalışıyoruz" dedi.


"Güney Kore’yle savunma sanayii alanında ortak projeler geliştirmeye devam ediyoruz"


24 Kasım Öğretmenler Günü’nde dünyanın en kutsal vazifelerinden birini icra eden öğretmenlerle ve yarınların teminatı öğrencilerle Külliye’de bir araya geldiklerini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Aynı programda kuraları çekilen 15 bin yeni öğretmen adayımızın atama heyecanını paylaştık. Yeni atanan öğretmenlerimizi tekrar tebrik ediyor, ülkemizde ve dünyanın dört bir yanında maarif davamıza omuz veren öğretmenlerimize teşekkür ediyorum. Aynı gün Güney Kore Cumhurbaşkanı Külliyemizde misafirimizdi. Sayın cumhurbaşkanıyla Türkiye-Güney Kore arasındaki geniş işbirliği imkanlarını değerlendirdik. Togg’dan sonra Hyundai şirketi de İzmit’teki fabrikasında yüzde yüz elektrikli araç üretmeye başlayacak. Şimdiden hayırlı uğurlu olsun diyorum. Güney Kore’yle savunma sanayii alanında ortak projeler geliştirmeye devam ediyoruz" ifadelerini kullandı.


Nükleer güç santraline yönelik görüşmelerinin de sürdüğünü belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kore elektrik şirketi ve Türkiye Nükleer Enerji Anonim Şirketi arasında imzalanan mutabakat zaptıyla süreci bir adım daha ileriye taşıdıklarını aktardı. Erdoğan, "25 Kasım’da ise Kadına Yönelik Şiddetle Uluslararası Mücadele Günü vesilesiyle düzenlenen programa iştirak ettik. 2026-2030 dönemini kapsayan Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele 5’inci Ulusal Eylem Planımızı da program vesilesiyle kamuoyumuzla paylaştık. 5 hedef, 15 strateji ve 130 faaliyetten oluşan yeni Eylem Planımızın kadınlar için hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum. 26 Kasım’da Külliyemizde tertiplenen 2025 TÜSEB Aziz Sancar Bilim, Hizmet ve Teşvik Ödülleri Töreni’ne katıldık. Ödül sahiplerimizi bir kez daha canı gönülden tebrik ediyorum" açıklamasını yaptı.


Papa 14’üncü Leo’nun Türkiye ziyareti


27 Kasım’da Katolik dünyasının ruhani lideri Vatikan Devlet Başkanı Papa 14’üncü Leo’yu ve heyetini Ankara’da ağırladıklarını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Görüşmelerimizde aile kurumuna yönelik tehditler başta olmak üzere ortak gündemimizdeki meseleleri ele aldık. Birleşmiş Milletler çatısı altında toplam 160 üyeye ulaşan Medeniyetler İttifakı girişiminin ehemmiyetine bir kez daha değindik. Batı’da son dönemde tırmanışa geçen İslam düşmanlığı da gündemimizin üst sıralarındaydı. Gazze’de İsrail’in camileri, okulları, hastane ve kiliseleri de hedef alan insanlık dışı saldırılarına dikkat çektik. Gerek müteveffa Papa Fransuva’nın, gerekse Papa 14’üncü Leo’nun Filistin meselesindeki ilkeli duruşunu takdirle karşıladığımızı dile getirdik. Bizim de katkımızla tesis edilen ateşkesin muhafazası, insani yardımların bölgeye ulaştırılması ve Kudüs-ü Şerif’teki tarihi statükonun korunması hususunda taşıdığımız hassasiyeti kendilerine aktardık. Şurası bir gerçek ki, millet olarak, ülke olarak farklı kimlik ve inançları barış içinde yaşatma noktasında eşsiz bir tecrübeye sahibiz. Bizi diğer ülkelerden farklı kılan en önemli özelliklerimizden biri de budur. Bilhassa içinde bulunduğumuz dönemde bu vasfımızın, bu tecrübemizin çok değerli olduğuna inanıyorum" dedi.


Farklı inançtan vatandaşların ülkenin beşeri zenginliğini oluşturduğuna dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bu topraklarda yaşayan tek bir insanımızın dahi ötekileştirilmesine, dışlanmasına, ayrımcılığa maruz kalmasına müsaade etmeyiz, edemeyiz. İnşallah bundan sonra da özgüvenli bir şekilde inanç ve kültür değerlerimiz ışığında üzerimize ne düşüyorsa yapmaya devam edeceğiz. 86 milyon olarak biz birlikte Türkiye’yiz, hep birlikte Türkiye’yiz demeyi her daim sürdüreceğiz" diye konuştu.


"Ana muhalefet ve yandaşları uzun bir süredir FETÖ’cülerin yurt dışında fonladığı paravan kuruluşların sözde raporları üzerinden suç ve suçluyla mücadelemize gölge düşürmeye çalışıyor"


Cumhurbaşkanı Erdoğan, "28 Kasım’da İstanbul Atatürk Havalimanı’nda Jandarma, Emniyet ve Sahil Güvenlik Teşkilatı’na kazandırılan 9 bin 200 yeni aracın hizmete alım töreninde olduklarını bildirdi. Erdoğan, "Yeni araçlarımızın hayırlı uğurlu olmasını diliyor; milletimizin huzur ve esenliği için canları pahasına görev yapan güvenlik birimlerimizin tüm mensuplarına Rabbimden muvaffakiyetler niyaz ediyorum. Burada şunu da ifade etmek durumundayım; ana muhalefet ve yandaşları uzun bir süredir FETÖ’cülerin yurt dışında fonladığı paravan kuruluşların sözde raporları üzerinden suç ve suçluyla mücadelemize gölge düşürmeye çalışıyor. Yapıcı eleştirilerle bu mücadeleye destek olmak yerine maalesef asılsız iddialarla emniyet mensuplarımızın fedakarlıklarını, emeklerini, hepsinden öte elde ettikleri başarıları görmezden geliyorlar. Bunun gece gündüz demeden kimi zaman canlarını ortaya koyarak görevlerini yapan kolluk kuvvetlerimize haksızlık olduğunu, bir defa burada açıkça söylemek mecburiyetindeyim" şeklinde konuştu.


"Uluslararası kuruluşların raporlarına göre dolandırıcılık, hırsızlık, cinsel saldırı, kasten yaralama, uyuşturucu ticareti gibi suçlarla mücadelede muhalefetin bize devamlı örnek gösterdiği Avrupa ülkelerinden çok çok iyi seviyedeyiz" diyen Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:


"Elbette gönlümüz tek bir müessif olayın dahi yaşanmamasından yanadır. Tek bir insanımızın dahi mağdur olmasını istemeyiz. Ama hükümetimizin suç ve suçlularla mücadelesini eleştirirken insaf sınırlarının aşılmamasını, kolluk kuvvetlerimizin olağanüstü çabalarına saygı gösterilmesini, haklı olarak herkesten bekliyoruz. Bu vesileyle bir kez daha vatanımız uğruna can veren aziz şehitlerimizi rahmetle yad ediyor, kahraman gazilerimize şükranlarımızı sunuyorum. 29 Kasım’da bu sene 4’üncüsü tertiplenen İlim Yayma Ödülleri Töreni’nde İlim Yayma ailemizin heyecanına ortak olduk. 3 ayrı dalda ödüllerini tevcih ettiğimiz bilim insanlarımızı tekrar yürekten tebrik ediyorum. Kendi alanında ülkemizin en prestijli ödülleri arasında yer alan İlim Yayma Ödülleri’ne uluslararası boyut kazandırılmasını önemli görüyorum. Neredeyse 75 yıldır büyük bir özveriyle milletimize hizmet eden İlim Yayma ailesinin tüm mensuplarına teşekkür ediyor, çalışmalarında Rabbimden üstün başarılar diliyorum. Bu sene Güney Afrika Cumhuriyeti’nin ev sahipliğinde düzenlenen G20 Zirvesi’yle ilgili değerlendirmemi partimizin grup toplantısında yapacağım. Bu vesileyle ayrıca Türkiye’nin son 23 yılda Afrika Kıtası’yla ilişkilerinde nereden nereye geldiğinin kısa bir icmalini de çıkaracağız."


"Kendi münhasır bölgemizde seyir, can ve çevre emniyetini tehdit eden bu saldırıları hiçbir şekilde mazur göremeyiz"


Bugünkü kabine toplantısında dış politikadaki güncel gelişmeleri de masaya yatırdıklarını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Rusya-Ukrayna arasındaki savaşın Karadeniz’deki seyrüsefer güvenliğini açıkça tehdit eder boyuta geldiği görülüyor. Cuma günü münhasır ekonomik bölgemizde ticaret gemilerinin hedef alınması, endişe verici bir tırmanmayı işaret ediyor. Bilhassa kendi münhasır bölgemizde seyir, can ve çevre emniyetini tehdit eden bu saldırıları hiçbir şekilde mazur göremeyiz. Bu tarz durumlarla ilgili tüm taraflara gerekli uyarılarda bulunuyoruz. Savaşı bitirmeye dönük son haftalarda yaşanan hareketliliği de yakından takip ediyor, gerekli katkıyı yapmaya hazır olduğumuzu her fırsatta ifade ediyoruz" ifadelerini kullandı.


"Sanayi Alanları Master Planı ile planlı sanayi alanlarımızın büyüklüğünü 350 bin hektara ulaştıracağız"


Kabinenin bir diğer gündeminin sanayide dönüşüm olduğunu bildiren Erdoğan, "İktidarlarımız döneminde sanayimizi güçlendirmek, üretimi büyütmek, katma değeri artırmak daima önceliğimiz oldu. Organize sanayi bölgelerinin sayısını 191’den 371’e yükselttik, 52 endüstri bölgesi kurduk. Planlı sanayi alanlarımızın büyüklüğünü 48 bin hektardan 155 bin hektara çıkardık. Teknolojik dönüşümü hızlandırmak için proje bazlı devlet destekleri, HİT-30 ve stratejik yatırım teşvikleriyle çok sayıda yatırımın önünü açtık. Bu programlarda bugüne dek desteklediğimiz 3,6 trilyon lira tutarında 308 yatırım ile 120 bin kişilik istihdam sağladık. Şimdi ülkemizin önündeki yeni fırsatları değerlendirerek sanayileşmeye hız kazandıracağız. Sanayi Alanları Master Planı ile planlı sanayi alanlarımızın büyüklüğünü 350 bin hektara ulaştıracağız" dedi.


"24 ilimizde kurulacak tesislerde SGK primlerini 14 yıla kadar hükümet olarak biz karşılıyoruz"


Anadolu’da 4 yeni sanayi koridoru oluşturacaklarını aktaran Erdoğan, "Hem mevcut organize sanayi bölgelerimiz hem de yeni mega endüstriyel bölgelerin demiryolu bağlantıları ile limanlara erişimini sağlayacağız. Geçtiğimiz yıl emek yoğun üretim yapan tekstil, hazır giyim, deri ve mobilya sektörlerinde KOBİ’lerimize yönelik istihdamı koruma programı başlatmıştık. İstihdamını koruyan KOBİ’lerimize çalışan başına aylık 2 bin 500 lira destek verdiğimiz bu programla 15 bin KOBİ’de 416 bin istihdamı koruduk, 22 bin ilave istihdam oluşturduk. Bu programı 2026’da aylık destek tutarını 3 bin 500 liraya yükselterek ve büyük ölçekli firmaları da dahil ederek sürdüreceğiz. 1 milyon 100 bin istihdamı koruyacak, emekçimizin ve sanayicimizin yanında olacağız. Ayrıca sanayi sektörlerimizin tümünde finansman maliyetlerini kolaylaştırıcı adımlar atacağız. Markalaşma ve tasarım kabiliyetlerini daha da geliştirerek, katma değeri yükseltecek programlarla rekabet gücümüzü bir üst seviyeye taşıyacağız. Emek yoğun sektörlerimizdeki işletmelerin, batıdaki büyükşehirlerden Anadolu illerimize taşınmasını teşvik ediyoruz. 24 ilimizde kurulacak tesislerde SGK primlerini 14 yıla kadar hükümet olarak biz karşılıyoruz. Hiçbir sektörümüzü ihmal etmeden, hiçbir şehrimizi ve bölgemizi geride bırakmadan topyekûn yeni bir kalkınma seferberliğine çıkıyoruz" değerlendirmesini yaptı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Adalet Bakanı Gürlek: "Adalet teşkilatı hiçbir zaman korkuya teslim olmamış, hiçbir zaman geri adım atmamıştır" Cumhuriyet Savcısı Mehmet Selim Kiraz’ın şehit oluşunun 11’inci yıl dönümü nedeniyle İstanbul Adalet Sarayında anma töreni düzenlendi. Törende konuşan Adalet Bakanı Akın Gürlek, ‘’Çağlayan Adliyesi başta olmak üzere, yargı kurumlarını hedef alan hiçbir saldırı amacına ulaşamayacaktır. Devletimizin adalet eli, bu tehditler karşısında asla geri çekilmeyecektir. Milletimizin vicdanı, demokratik hukuk devletimizin en temel sütunlarından biri olan yargımız hedef alınmıştır ancak bilinmelidir ki; adalet teşkilatı hiçbir zaman korkuya teslim olmamış, hiçbir zaman geri adım atmamıştır’’ dedi. Cumhuriyet Savcısı Mehmet Selim Kiraz’ın 11 yıl önce Çağlayan’daki İstanbul Adalet Sarayı’nda şehit oluşunun yıl dönümü dolayısıyla anma töreni düzenlendi. Adliyenin Atrium alanında gerçekleşen törene Adalet Bakanı Akın Gürlek, İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Fatih Dönmez, İstanbul Valisi Davut Gül, İstanbul Adalet Komisyonu Başkanı Ahmet Önder Kocademir, şehit Kiraz’ın babası Hakkı Kiraz, Adalet Bakan Yardımcısı Can Tuncay, İstanbul Cumhuriyet Başsavcı Vekilleri, hakimler, savcılar, adliye personeli ve vatandaşlar katıldı. Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından konuşmalar yapıldı. Konuşmaların ardından Şehit Savcı Kiraz’ın makam odası ziyaret edilerek karanfil bırakıldı, akabinde odasında Kur’an-ı Kerim okundu. ‘’Adalet teşkilatı hiçbir zaman korkuya teslim olmamış, hiçbir zaman geri adım atmamıştır’’ Törende konuşan Adalet Bakanı Gürlek, ‘’Merhum Cumhuriyet Savcımız Mehmet Selim Kiraz; bundan 11 yıl önce, görevinin başında, adaletin tecellisi için mücadele ederken hain bir terör saldırısı sonucu şehit olmuştur. O gün sıkılan kurşunlar yalnızca Şehidimiz Selim Kiraz’a yönelmemiştir, o kurşunlar adalete sıkılmıştır, hukuka sıkılmıştır, Türk yargısına sıkılmıştır. Milletimizin vicdanı, demokratik hukuk devletimizin en temel sütunlarından biri olan yargımız hedef alınmıştır ancak bilinmelidir ki; adalet teşkilatı hiçbir zaman korkuya teslim olmamış, hiçbir zaman geri adım atmamıştır. Çünkü bizler, adaletin yalnızca bir görev değil; aynı zamanda kutsal bir emanet olduğunun farkındayız’’ dedi. ‘’Çağlayan Adliyesi başta olmak üzere, yargı kurumlarını hedef alan hiçbir saldırı amacına ulaşamayacaktır" Konuşmasına devam eden Gürlek, ‘’Adları, hedefleri ve eylemleri ne olursa olsun bütün terör örgütleri lanetlidir. Merhum şehidimize kastedenleri, bu alçak eylemin emrini verenleri ve terörü bir yöntem olarak benimseyen tüm yapıları şiddetle lanetliyoruz. Çünkü terör örgütleri insanlığa düşmandır. İnsanlığa karşı suç işleyen, kan ve korku üzerinden varlık göstermeye çalışan vahşi yapılardır. Çağlayan Adliyesi başta olmak üzere, yargı kurumlarını hedef alan hiçbir saldırı amacına ulaşamayacaktır. Devletimizin adalet eli, bu tehditler karşısında asla geri çekilmeyecektir. Bu vesileyle, başta Şehit Cumhuriyet Savcımız Mehmet Selim Kiraz olmak üzere; adalet yolunda görev yaparken şehadete yürüyen tüm yargı mensuplarımızı ve vatan uğruna can veren aziz şehitlerimizi rahmet, minnet ve dua ile anıyorum’’ şeklinde konuştu. ‘’Şehidimiz ardında onurlu bir miras, sarsılmaz bir duruş ve unutulmayacak bir hatıra bırakmıştır’’ İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Fatih Dönmez, bugün sadece yas tutmak için değil; bir duruşu tazelemek, bir yemini tekrarlamak ve bu değerlere olan bağlılığımızı bir kez daha ortaya koymak için burada olduklarını belirterek, ‘’ Bundan tam 11 yıl önce, 31 Mart 2015 günü İstanbul Cumhuriyet Savcısı Mehmet Selim Kiraz, bu binada görevinin başında iken menfur bir terör saldırısında şehit edilmiştir. Bu hain saldırı yalnızca bir Cumhuriyet Savcımızı değil, doğrudan bağımsız Türk Yargısı ve hukukun üstünlüğünü hedef almıştır ancak, hainlerin alçakça saldırısı, ne şehidimizin onurlu mücadelesini ne de bizim adalete olan inancımızı sarsabilmiştir. Aksine mücadelemizi daha da güçlendirmiştir. 11 yıl önce yaşanan bu menfur olay bizlere adalet yolunun ne kadar kutsal, ancak bir o kadar da fedakârlık gerektiren bir yol olduğunu göstermiştir. Şehidimiz, görev başında, millet adına adalet dağıtırken canını feda etmiş; ardında onurlu bir miras, sarsılmaz bir duruş ve unutulmayacak bir hatıra bırakmıştır.’’ diye konuştu. Adalet teşkilatı olarak, her türlü tehdit ve saldırı karşısında dimdik durmaya, hukuku savunmaya ve milletçe emanet edilen görevi layıkıyla yerine getirmeye devam edeceklerini belirterek, ‘’ Bu vesileyle, Şehit Cumhuriyet Savcımız Mehmet Selim Kiraz başta olmak üzere, vatanı, milleti ve adalet uğruna hayatlarını feda eden tüm şehitlerimizi rahmetle anıyor; ailelerine sabır ve başsağlığı diliyorum’’ şeklinde konuştu. ‘’Allah bu millete, bu devlete zeval vermesin. Rabbim bu millete zarar vermek isteyenlere de fırsat vermesin’’ Şehit Mehmet Selim Kiraz’ın babası Hakkı Kiraz ise, ‘’11 yıl önce bugünü yine böyle hep beraber ama başka şekilde yaşamıştık. İnanın o günden bu güne kadar hiçbir zaman için ruhen ben Selim Kiraz’ı, oğlumu kendimden bir an bile ayrı görmemişimdir. Evimizde, bizim yanımızda hala yaşıyor manen ama bugün çok farklı bir manzarayla karşılaştım. Allah hepinizden razı olsun. Bakıyorum, beraber oldukları arkadaşları burada, sayın Başkanım. Beraber götürdüğümüz, çiçeği burnunda iken teslim ettiğimiz Kurul Başkanımız da burada, beraberlerdi. Bugün sizleri burada görünce inanın ben artık yalnız olmadığımı daha da fazla hissediyorum. Selim’i her an için yanımda görüyorum. Allah bu millete, bu devlete zeval vermesin. Rabbim bu millete zarar vermek isteyenlere de fırsat vermesin’’ ifadelerini kullandı. Cumhuriyet Savcısı Mehmet Selim Kiraz, 31 Mart 2015 günü öğle saatlerinde İstanbul Adalet Sarayında görevi başındayken DHKP/C’li iki terörist tarafından odasında rehin alınmıştı. Teröristler, Savcı Kiraz’ın serbest bırakılması için Berkin Elvan’ın ölümüne neden olan polisin bulunmasını şartı koşmuş ancak Savcı Kiraz saatler süren müzakerelere rağmen makamında şehit edilmişti.
Manisa Kolon kanserinde kişiye özel dönem En sık görülen kanser türlerinden biri olan kolon kanserinde, son yıllarda yaşanan bilimsel gelişmeler tedavi yaklaşımını kökten değiştirdi. Uzmanlar, kolon kanserinin artık tek tip bir hastalık olarak değil, her hastanın genetik özelliklerine göre farklı tedavi planı gerektiren bir hastalık olarak değerlendirildiğini belirtiyor. Bilim dünyasında yaşanan gelişmelerle birlikte kolon kanserinde "tek tip tedavi" dönemi kapanıyor. Uzmanlar, immünoterapi, sıvı biyopsi ve tümörün genetik analizine dayalı kişiye özel tedaviler sayesinde hastalarda daha başarılı sonuçlar elde edildiğini vurguluyor. Manisa Celal Bayar Üniversitesi Hafsa Sultan Hastanesi Tıbbi Onkoloji Bilim Dalı öğretim üyelerinden Doç. Dr. Ferhat Ekinci, kolon kanserinin uzun yıllardır dünya genelinde en sık görülen kanser türlerinden biri olmaya devam ettiğini söyledi. Son yıllarda bilimsel gelişmelerin bu hastalığa bakış açısını önemli ölçüde değiştirdiğini ifade eden Ekinci, "Kolon kanseri artık tek tip bir hastalık olarak değil, kişiye özel özellikler taşıyan bir tablo olarak değerlendiriliyor. Son dönemde en çok dikkat çeken gelişmelerin başında ‘immünoterapi’ geliyor. Bu tedavi yöntemi, doğrudan kanseri hedef almak yerine kişinin kendi bağışıklık sistemini güçlendirerek tümörle savaşmasını sağlıyor" dedi. Bazı hastalarda tümör tamamen kaybolabiliyor Özellikle belirli genetik özelliklere sahip hastalarda immünoterapinin etkisinin oldukça çarpıcı olduğunu vurgulayan Ekinci, bazı yeni çalışmalarda ameliyat öncesi uygulanan bu tedavi sayesinde tümörün tamamen ortadan kaybolduğu vakaların bildirildiğini kaydetti. Kolon kanserinde kişiye özel tedavi Kolon kanseri tedavisinde bir diğer önemli gelişmenin kişiye özel tedavi anlayışı olduğunu belirten Ekinci, "Artık tümörün genetik yapısı analiz edildiği için her hastaya aynı tedavi uygulanmıyor. Bunun yerine hastanın tümörüne en uygun ilaçlar seçiliyor. Bu sayede hem tedavi başarısı artıyor hem de gereksiz yan etkilerin önüne geçiliyor" diye konuştu. Sıvı biyopsi ile erken takip mümkün Günümüzde dikkat çeken bir başka yeniliğin ise "sıvı biyopsi" yöntemi olduğunu ifade eden Ekinci, bu yöntem sayesinde hastalığın takibi için her zaman doku örneği alınmasına gerek kalmadığını belirterek şunları söyledi: "Basit bir kan testiyle vücutta kanser hücrelerine ait izler tespit edilebiliyor. Bu da özellikle ameliyat sonrası hastalığın geri gelip gelmediğini çok daha erken anlamayı mümkün kılıyor." Tarama yaşı 45’e düştü Öte yandan kolon kanserinin artık daha genç yaşlarda da görülmeye başladığını belirten Ekinci, bu nedenle birçok ülkede tarama yaşının 50’den 45’e düşürüldüğünü söyledi. Uzmanların en önemli uyarısının ise net olduğunu belirten Ekinci, "Belirti beklemeden düzenli tarama yaptırmak hayat kurtarıyor" dedi. Kolon kanseri tedavisinde umut verici bir döneme girildiğini ifade eden Ekinci, "Her ne kadar her hasta için aynı sonuçlar geçerli olmasa da bilim dünyası daha etkili ve daha az yan etkili tedaviler için hızla ilerliyor. Sonuç olarak kolon kanseri artık eskisi kadar ‘tek seçenekli’ bir hastalık değil. Erken teşhis, doğru tarama ve kişiye özel tedavi yaklaşımlarıyla bu hastalıkla mücadelede her geçen gün daha güçlü hale geliyoruz" diye konuştu.
Kocaeli Kocaeli’de 3 kişinin öldüğü silahlı saldırıya ilişkin 9 şüpheli adliyede Kocaeli’nin İzmit ilçesinde 3 kişinin hayatını kaybettiği, 2 kişinin yaralandığı silahlı saldırıya ilişkin 9 şüpheli adliyeye sevk edildi. Ömerağa Mahallesi’nde 27 Mart saat 00.30 sıralarında bir eğlence mekanına otomobille gelen kişi veya kişilerce ateş açılmıştı. Saldırıda işletme sahibi Volkan Berberoğlu (42), Cem Özer (49), emekli polis memuru Talip Çakır ve C.S. ile kimliği henüz belirlenemeyen bir kişi yaralanmıştı. Hastaneye sevk edilen yaralılardan Özer, Berberoğlu ve Çakır, yapılan müdahalelere rağmen kurtarılamamıştı. Hayatını kaybeden Berberoğlu’nun cenazesi Düzce’nin Akçakoca ilçesinde, Özer’in cenazesi İzmit’te, Çakır’ın cenazesi ise Sakarya’nın Karasu ilçesinde toprağa verilmişti. İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekipleri, uzun namlulu silahlarla gerçekleştirilen saldırıya ilişkin kapsamlı çalışma başlattı. Olay yeri, çevre güzergahlar ve otoyollardaki güvenlik kameralarını incelemeye alan ekipler, şüphelilerin İstanbul’dan geldiklerini ve olaydan yaklaşık 5 gün önce İzmit’te keşif yaptıklarını tespit etti. Organize şekilde hareket ettikleri değerlendirilen şüphelilere yönelik düzenlenen eş zamanlı operasyonlarda, biri Azerbaycan uyruklu olmak üzere toplam 9 şüpheli gözaltına alındı. Emniyette tamamlanan işlemlerinin ardından 9 şüpheli, geniş güvenlik önlemleri eşliğinde adliyeye sevk edildi.
Sakarya Başkan Alemdar, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a projesini sundu Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Alemdar, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a, Adapazarı Garı ile Mithatpaşa İstasyonu arasındaki tren raylarının yer altına alınmasını içeren ulaşım projesini sundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, son 6 ay içerisinde üçüncü kez Başkan Alemdar’ı kabul etti. İstanbul Dolmabahçe Sarayı’nda gerçekleşen görüşmede, Sakarya’nın ulaşım altyapısı, raylı sistem projeleri ve kentsel dönüşüm çalışmaları ele alındı. Görüşmede Alemdar, şehir merkezindeki trafik akışını rahatlatması hedeflenen, tren hattının Adapazarı Gar Meydanı’ndan başlayarak Mithatpaşa İstasyonu’na kadar olan kısmının yer altına indirilmesini öngören projenin detaylarını Cumhurbaşkanı Erdoğan ile paylaştı. Görüşme sırasında Cumhurbaşkanı Erdoğan, sunulan projeyle ilgili olarak Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu ile telekonferans yöntemiyle görüşme gerçekleştirdi. Projenin teknik detaylarının incelenmesi ve sürecin başlatılması yönünde gerekli talimatların verildiği bildirildi. Hazırlanan proje, tren hattının Adapazarı Gar Meydanı’ndan başlayarak Mithatpaşa İstasyonu’na kadar olan kısmının yeraltına indirilmesini öngörüyor. Toplantıda ulaşım projelerinin yanı sıra Sakarya’nın geleceği için kritik önem taşıyan; Raylı Sistem Hattı, kentsel dönüşüm sahaları, Sapanca Gölü’nün korunması, Çamdağı ve Ballıkaya Barajı inşaatları, AFA’nın yeniden inşası, Bilim Merkezi ve Şehir Kütüphanesi gibi yatırımların son durumu hakkında bilgiler sunuldu. "Süreç başlatıldı" Görüşme sonrası açıklamalarda bulunan Başkan Yusuf Alemdar, "Sayın Cumhurbaşkanımızla şehrimizin ulaşım projelerini detaylıca görüştük. Adapazarı Gar Meydanı’ndan Mithatpaşa İstasyonu’na kadar tren raylarının yer altına alınmasını ilgilendiren projemizi kendilerine sunduk. Sayın Cumhurbaşkanımız, Ulaştırma ve Altyapı Bakanımız Abdulkadir Uraloğlu ile görüşerek sürecin başlamasına yönelik talimatlarını iletti. Raylı sistem hattımızın ihale ilanı çıkıldı, kentsel dönüşümde saha çalışmaları başladı ve Ballıkaya Barajı’nın isale hatlarıyla ilgili ihale süreci tamamlanıyor. Yatırımlar şehrimize hayırlı olsun" dedi.