POLİTİKA - 11 Mart 2026 Çarşamba 21:12

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Türkiye her zaman savaşın değil barışın yanındadır"

A
A
A
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Türkiye her zaman savaşın değil barışın yanındadır"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Bizim, İran krizindeki tavrımız gayet berraktır ve nettir. Türkiye her zaman savaşın değil, barışın yanındadır. Çatışmanın değil, diplomasinin tarafındadır. Kaos ve kargaşanın değil, huzur ve istikrarın safındadır" dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Kongre Merkezi’nde AK Parti Önceki Dönem Milletvekilleri, MYK Üyeleri ve Grup ile İftar Programı’na katıldı. Erdoğan, Türk milletinin ve İslam aleminin Ramazan-ı Şerif’ini canı gönülden tebrik ettiğini söyleyerek, son 10 günü idrak edilen bu günlerin mağfirete, rahmete ve berekete vesile olmasını diledi. Ayrıca Cumhurbaşkanı Erdoğan, ebediyete uğurlanan Karaman Milletvekili Zeki Ünal’ı, Samsun Milletvekili Mustafa Demir’i, Manisa Milletvekili İsmail Bilen’i, Muğla Milletvekili Ali Boğa’yı, Kocaeli Milletvekili Cemalettin Kaflı’yı, Giresun Milletvekili Cemal Öztürk’ü, Uşak Milletvekili Mehmet Altay’ı ve rahmete kavuşan yol arkadaşlarını şükranla yad etti.

"Bugün Türkiye, her zamankinden daha zengin, daha özgür, daha çoğulcu, demokrasisi, daha güçlü bir ülkedir"

Yegane amaçlarının binlerce yıllık bir medeniyete, köklü bir devlet geleneğine ve muazzam bir hayat bilgisine sahip olan Türk milletine hayırlı hizmetlerde bulunmak olduğunu aktaran Erdoğan, "Bismillah deyip yola çıktığımız ilk günden beri hep bu anlayışla çalıştık. ‘Halka hizmet hakka hizmettir’ düsturuyla hiçbir ayrım yapmadan aziz milletimizin hizmetkarı olduk. Karşılaştığımız bütün zorlukları milletimizin desteği ve duası sayesinde beraber aştık. ‘Yeter, söz de karar da milletin’ diyerek sözü de kararı da asıl ve asil sahibine yani milletimize tebliğ ettik. Demokrasiye, milli iradeye, hak ve özgürlükler üzerine düşen gölgeleri sizlerle beraber kaldırdık. Gezi kalkışmasından 17-25 emniyet yargı kumpasına, 15 Temmuz darbe ve ihanet teşebbüsüne milletin iradesini ve istikbalini hedef alan saldırıları aynı şekilde beraber savuşturduk. Eğitimden ulaşıma, sağlıktan emniyete, savunma sanayiinden adalete her biri sessiz devrim niteliğindeki dev adımları sizlerle beraber atlattık. Milletimizin her bir ferdinin bu devletin eşit ve onurlu bireyleri olarak kendilerini özgürce ifade edebildiği bir Türkiye’yi sizlerle beraber inşa ettik. Türkiye’yi şaha kaldırdık. Bu ülkeyi sizlerle birlikte kanatlandırdık. Varsın birileri halen görmemekte ısrar etsin. Ortak çabalarımızla bugün Türkiye her zamankinden daha zengin, daha özgür, daha çoğulcu, demokrasisi, daha güçlü bir ülkedir" diye konuştu.

"Terörsüz Türkiye hedefimizi de çağa damgamızı vuracağımız Türkiye Yüzyılı vizyonumuzu da milletimizle hayata geçireceğiz"

Günümüzde Türkiye’nin bölgesinde istikrar adası olarak günden güne yıldızı parlayan bir ülke olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "‘Bu yol Türkiye’nin yolu, bu yol milletimizin yolu’ diyerek çıktığımız, merkezinde eser ve hizmet siyaseti olan kutlu yolu yaklaşık yirmi beş yıldır birlikte yürüyoruz. Hem ülkemizin hem bölgemizin önünde kardeşlikle huzurla ve istikrarla dolu bembeyaz bir sayfa açacağımız ‘terörsüz Türkiye’ hedefimizi de çağa damgamızı vuracağımız Türkiye Yüzyılı vizyonumuzu da inşallah yine sizlerle ve milletimizle birlikte hayata geçireceğiz" ifadelerini kullandı.

Yorulmadan, yılmadan, rehavete kapılmadan yola devam edeceklerine dikkat çeken Erdoğan, ‘aşkla koşan yorulmaz’ düsturuyla Türk milleti için geceyi gündüz etmeyi sürdüreceklerini sözlerine ekledi.

"Bu çatı altında küslüğün, dargınlığın, kırgınlığın yeri yoktur ve olamaz"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti’nin her şeyden önce bir dava hareketi olduğunu ve dava adamının emeklisinin olmayacağını kaydederek, "Dava adamı her zaman sahadadır. Aklıyla, gönlüyle, çalışmalarıyla yol ve mücadele arkadaşlarının yanındadır. Bu çatı altında küslüğün, dargınlığın, kırgınlığın yeri yoktur ve olamaz. Biz yalnızca günü kurtaran günü birlik politika üreten bir kadro değiliz. Biz ortaya eser koyan, hizmet koyan, vizyon koyan, geleceğe dönük projeksiyonu olan bir erdemliler hareketiyiz. Sizler her biriniz benim yol ve dava arkadaşım olduğunuz kadar aynı zamanda bu partinin kendisi, omurgası ve ortak aklısınız. Sizler aynı zamanda çok köklü bir tecrübenin sahiplerisiniz. Bu tecrübeyi partimizin farklı kademelerinde görev alan genç kardeşlerimize aktarmanız, bilginizle, deneyiminizle onlara adeta siyasi koçluk yapmanız onlara yol göstermeniz çok çok önemlidir. İç cephemizin tahkim edilmesinde ahdimizin, kavlimizin, kardeşliğimizin güçlendirilmesinde sizlere önemli görevler düşüyor. Aynı şekilde yeni kuşaklarla köprü kurmak, üye sayısı on bir buçuk milyonu aşan AK Parti ailesini daha da genişletmek noktasında sizlerden katkı beklediğimin altını özellikle çizmek istiyorum. Yeni Türkiye’yi sizlerle birlikte kurduk. Türkiye yüzyılını da yine inşallah sizlerle ve gençlerimizle birlikte hem de tüm cephelerde en üstü şekliyle hayata geçireceğiz" açıklamasında bulundu.

"Coğrafyamız kibir sendromuna kapılmış bir katliam şebekesinin elinde yavaş yavaş felakete doğru sürüklenmektedir"

Bölgeyi kana ve gözyaşına boğan sarsıntıların şiddetinin 28 Şubat’ta başlayan İran’a yönelik saldırılarla daha da arttığını vurgulayan Erdoğan, "Bölgeyi terörize ederek güvenliğini sağlayacağını düşünen İsrail, bir yandan Gazze’de zaten uymadığı ateşkesi hiçe sayarak saldırılarını yoğunlaştırırken, diğer yandan da Lübnan’ı işgal girişimine başlamıştır. Coğrafyamız kibir sendromuna kapılmış bir katliam şebekesinin elinde yavaş yavaş felakete doğru sürüklenmektedir. Her geceyi sığınaklarda geçiren İsrail halkı bile Holokost’tan sonra başlarına gelen en büyük felaketin Netanyahu olduğunu artık açıkça dile getirmektedir. Dalga boyu giderek artan bu sarsıntıların etkilerine sadece coğrafyamızda değil ekonomiden, ticarete, turizmden, enerjiye, birçok alanda tüm dünyada şahit oluyoruz" dedi.

"Türkiye her zaman savaşın değil, barışın yanındadır"

Küresel ekonominin Rusya-Ukrayna Savaşı’nın ardından en belirsiz günlerini yaşadığını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:

"Savaşın uzaması durumunda dünyanın nereye savrulacağını tam olarak kimse kestiremiyor. Başkasının zararını kendi karımız olarak asla göremeyiz. Başkalarının açısından rant devşirmek gibi bir hesabın içinde olmayız. Bizim, İran krizindeki tavrımız gayet berraktır ve nettir. Türkiye her zaman savaşın değil, barışın yanındadır. Çatışmanın değil, diplomasinin tarafındadır. Kaos ve kargaşanın değil, huzur ve istikrarın safındadır. Düşmanlaştırmanın değil, yakınlaştırmanın peşindedir. Artık bölgemizde gözyaşları dinsin, çatışmalar dursun, sulhu sükun hakim olsun istiyoruz. Türkiye olarak ellerin tetikten çekilmesi, ateşkesin sağlanması, müzakere masasına tekrar dönülmesi için yoğun gayret sarf ediyoruz. Alev daha fazla büyümeden, ateş çemberi daha fazla genişlemeden, daha fazla can yanmadan, kan dökülmeden yangını söndürmenin derdindeyiz. Ana muhalefetin başındaki zat ve avanesi gözlerini hakikatlere kapatsa da, başta milletimiz olmak üzere tüm insanlık Türkiye’nin samimi gayretlerini görmekte, çabalarımızın devamı noktasında bizleri yüreklendirmektedir. Müslümanlar olarak şuna da tüm kalbimizle inanıyoruz; Cenab-ı Hak, şerleri hayır eyler. Herkesin bir hesabı varsa, Allah’ın da mutlaka bir hesabı vardır. İnşallah yaşadığımız bu sıkıntılar geçecek, en çok masum çocukları ve sivilleri vuran bu fırtına dinecek, bölgemizin önünde çok farklı bir ufuk belirecek, çok daha aydınlık bir şafak sökecektir. Şimdiye kadar karşılaştığımız krizlerde hem millet, hem de teşkilat olarak birliğimiz, beraberliğimiz, kardeşliğimiz bizim tüm süreçlerden salimen çıkmamızı sağlayan en büyük değerlerimiz olmuştu. Allah’ın izniyle bu türbülanstan da yine birlik ve beraberliğimize sarılarak çıkacağız."

Muhammed Musab Gümüşer - Fırat Demir



 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Elazığ Davul ve klarnet eşliğinde geleneksel sahur halayı onlarca kişiyi buluşturdu Elazığ’ın Sürsürü Mahallesi’nde, muhtarlığın öncülüğünde düzenlenen geleneksel sahur halayında onlarca kişi davul ve klarnet eşliğinde halay çekti. Komşu mahallelerden de katılımın sağlandığı organizasyonda vatandaşlar anları kayıt altına almak için telefonlarına sarıldı. Elazığ’da Ramazan geleneği olan sahur halayı, bu yıl Sürsürü Mahallesi Muhtarlığının öncülüğünde düzenlendi. Davul ve klarnet eşliğinde kurulan halaya katılım yoğun oldu. Her yıl farklı bir mahallenin muhtarlığı tarafından düzenlenen geleneksel sahur halayı, bu yıl Sürsürü Mahallesi’nde gerçekleşti. Gecenin ilerleyen saatlerinde başlayan davul ve klarnet sesleriyle uyanan mahalle sakinleri sokaklara çıktı. Uzun kuyruklar oluşturan katılımcılar halay çekti, çiftetelli oynadı. Komşu mahallelerden de ilgi gören organizasyona katılanların bir kısmı ise anları kayıt altına almak için telefonlarını çıkardı. Organizasyona öncülük eden Sürsürü Mahalle Muhtarı Hacı Mehmet Özdemir, geleneğin sürdürülmesinden duydukları memnuniyeti dile getirerek, "Ramazan ayının tüm mahallemiz ve hemşehrilerimiz için hayırlara vesile olmasını diliyorum. Bugün burada geleneklerimizin vazgeçilmezi olan sahur halayını hep birlikte yaşamanın heyecanını yaşıyoruz. Bu yıl muhtarlığımızın öncülüğünde mahalle sakinlerimiz ve Elazığ halkı, bu güzel geleneğin coşkusuna ortak oldu. Böylesi güzel bir organizasyona ev sahipliği yaptık, çok memnun olduk. Gönül birliği içerisinde katılım sağlayan herkese teşekkür ediyorum. İnşallah bu geleneksel şenliğimiz bundan sonra da her yıl devam edecektir" dedi. Vatandaşlar ise, geleneği sürdürdükleri için mutlu olduklarını ifade etti.
Aksaray Aksaray’da 3 çocuk 1 genci darp edip bıçakla ağır yaraladı: 1 tutuklama Aksaray’da 3 çocuk tartışıp kavga ettikleri 1 genci darp edip sonra da bıçaklayarak ağır yaraladı. Yaralı şahıs hastaneye kaldırılırken, jandarma ekiplerince yakalanan 3 çocuktan 1’i tutuklanarak cezaevine gönderildi. Olay, Aksaray’ın merkeze bağlı Hırkatolu köyünde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, köyün içinde Muhammet Ali A. (18) ile bilinmeyen bir nedenden tartışan Emirhan K. (15), Nihat K. (17) ve Onur K. (17) tartışmanın kavgaya dönüşmesi sonucu Muhammet Ali A.’yı darp etti. Ardından Emirhan K. yanında taşıdığı bıçağı çekerek Muhammet Ali A.’yı 2 bacağından da bıçaklayarak yaraladı. Ağır yaralanan genç kanlar içinde yere yığılırken, kavga seslerini duyan köy sakinleri durumu 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirdi. İhbar üzerine olay yerine jandarma ve sağlık ekipleri sevk edildi. Kısa sürede olay yerine gelen sağlık ekipleri ağır yaralanan genci ambulansla Aksaray Eğitim ve Araştırma Hastanesi Acil Servisi’ne kaldırdı. Burada tedavi altına alınan gencin sağlık durumunun ağır olduğu öğrenilirken, jandarma ekipleri kaçak 3 çocuğun peşine düştü. Aksaray’ın merkeze bağlı Kızıcıktolu köyünde bir adrese yapılan operasyonla 3 çocukta yakalanarak gözaltına alındı. Jandarmadaki ifadelerinin ardından Aksaray Adliyesi’ne sevk edilen 3 çocuktan Emirhan K., tutuklanarak cezaevine gönderildi, diğer 2 çocuk serbest bırakıldı.
İstanbul Barış Göktürk: "2027 yılında koşulsuz şartsız başkanlığa adayım" Eski Fenerbahçe Futbol AŞ Yönetim Kurulu Üyesi Barış Göktürk, 2027 yılında gerçekleştirilecek olağan seçimli genel kurulda başkan adayı olacağını açıkladı. Basın mensuplarıyla bir otelde iftar organizasyonunda bir araya gelen Fenerbahçe Kalkınma Platformu Kurucusu ve Göktürk Holding Yönetim Kurulu Başkanı Barış Göktürk, kulübün sportif, kurumsal ve ekonomik geleceğine ilişkin kapsamlı değerlendirmelerde bulundu. Göktürk, kalıcı sportif başarı için şahıslara bağlı yönetim anlayışı yerine profesyonel futbol aklı ve güçlü ekonomik modelle desteklenen kurumsal bir sistem kurulması gerektiğini söyledi. Etkinlikte ilk olarak sunum gerçekleştirilirken, platformun kısa süre içinde 600 kongre üyesine ulaştığı aktarıldı. Kürsüye çıkarak katılımcılara hitap eden Göktürk, son yıllardaki şampiyonluk verilerine dikkat çekti. Futbolda uzun süredir beklenen şampiyonlukların elde edilemediğini hatırlatan Göktürk, son 40 yılda Fenerbahçe’nin futbolda 8 şampiyonluk yaşadığını, aynı dönemde rakip kulüplerden birinin 19, diğerinin ise 10 şampiyonluk kazandığını belirtti. 2007-2008 sezonundan bu yana geçen süreçte ise Fenerbahçe’nin iki şampiyonluk elde ettiğini ifade eden Göktürk, aynı dönemde rakip kulüplerin daha fazla şampiyonluk yaşadığını söyledi. "Yıldız transferler tek başına yeterli değil" Fenerbahçe’nin geçmişte Roberto Carlos, Jay-Jay Okocha ve Robin van Persie gibi dünya futbolunun önemli yıldızlarını kadrosuna kattığını hatırlatan Göktürk, bu kadar büyük isimlerin forma giymesine rağmen birçok sezonda şampiyonluk yaşanamadığını sözlerine ekledi. Kalıcı sportif başarının yalnızca yıldız transferlerle değil doğru kadro mühendisliği ve profesyonel futbol aklıyla mümkün olduğunu ifade eden Göktürk, "Kulüpte bu anlayış kurumsallaşmak zorunda. Manchester City, uzun yıllar süren şampiyonluk arayışının ardından profesyonel futbol yapılanması ve güçlü ekonomik modelle yeni bir başarı dönemine girdi. Benzer şekilde Paris Saint-Germain de uzun yıllar şampiyonluk yaşayamadıktan sonra profesyonel futbol aklı ve güçlü ekonomik modelle yeni bir başarı hikayesi oluşturdu. "Şahıslardan bağımsız bir sistem kurmalıyız" Göktürk, Fenerbahçe’nin kalıcı başarı için şahıslara bağlı bir model yerine profesyonellerin yön gösterdiği, seçilmiş yöneticilerin uygulayıcı olduğu bir yönetim modeline ihtiyaç duyduğunu söyledi. Bu sistemin ortak akıl ve kolektif çalışma ile desteklenmesi gerektiğini vurgulayan Göktürk, Fenerbahçe Kalkınma Programı’nın bu amaçla hazırlandığını ifade etti. "2026’da seçimi doğru bulmuyoruz" Barış Göktürk, 2026 yılında kulübün olağanüstü bir seçime gitmemesi gerektiğini dile getirdi. Kulübün reformlara yönelmesi gerektiğini anlatan Göktürk, mevcut yönetimin görev süresini tamamlamasının kulübün istikrarı açısından önemli olduğunu kaydetti. Göktürk, 2027 yılında gerçekleştirilecek olağan genel kurulda aday olacağını aktararak, "2027 yılında koşulsuz şartsız başkanlığa adayım. 2026 yılında seçime karşı olmamıza rağmen, mecbur kalırsak, elimizi taşın altına koyarız. Olağanüstü bir durum olmadığı sürece 2026 yılında aday olmayacağız. Seçilmemiz halinde ilk olarak profesyonellerden oluşan bir futbol komitesi kuracağız. Orta ve uzun vadede kulübün ekonomik yapısını güçlendirecek projeleri hayata geçirmeyi planlıyoruz. Bu kapsamda Fenerbahçe Yatırım Holding AŞ ve Fenerbahçe GYO gibi yapılarla kulübün gelirlerini artırmayı ve gayrimenkul gelirlerini sürdürülebilir hale getirmeyi hedefliyoruz" diye konuştu. Barış Göktürk, kulübün rekabet gücünü artırmak için ekonomik yapının güçlendirilmesi gerektiğini belirterek, Fenerbahçe’nin gelirlerini en az iki katına çıkarması gerektiğini söyledi.
Ankara Yalçın Koşukavak: "Bugüne kadar oynadığımız performansların çok altında bir oyun oynadık" Ankara Keçiörengücü Teknik Direktörü Yalçın Koşukavak, Sakaryaspor müsabakasının ardından, "İlk 30 dakika oyuna giremedik. Rakip bizden biraz daha fazla istekliydi. İlk 30 dakika bizim bugüne kadar oynadığımız performansların çok altında bir oyun oynadık" dedi. Trendyol 1. Lig’in 30. haftasında Ankara Keçiörengücü, sahasında ağırladığı Sakaryaspor ile 1-1 berabere kaldı. Maç sonu düzenlenen basın toplantısında değerlendirmelerde bulunan Ankara Keçiörengücü Teknik Direktörü Yalçın Koşukavak, "Ligin boyu kısaldıkça zor maçlar oynuyoruz. Sakarya’nın da alt taraftan kurtulma ümidi var. O yüzden zorluk derecesi yüksek bir maçtı. İlk 30 dakika oyuna giremedik. Rakip bizden biraz daha fazla istekliydi. İlk 30 dakika bizim bugüne kadar oynadığımız performansların çok altında bir oyun oynadık. Orada da 1-0 geriye düştük. 30. dakikadan sonra, geriye düştükten sonra biraz toparlanıp oyuna girmeye başladık. 36. dakikada da golü bulduk. İlk 30 dakikadan sonra oyunu tamamen biz oynamaya başladık. Son çeyrekte tamamen rakibi baskı altına aldık. Dakika 85’te Diouf’un vurduğu direkten dönen top Ali Akman’ın önüne düştü. Çok net bir gol pozisyonuydu. Son 15 dakikayı çok dominant oynayıp gol bulamadık. Üzülüyorum yani 30 dakikayı biraz daha iyi oynasaydık. Rakibin hızını keserdik. Rakip de 30 dakikadan sonra 60 dakika hiçbir şey oynamadı. Biz 60 dakika biraz daha iyi oynadık ama son çeyreği çok güçlü oynadık. Golü bulamadık. 1 puan, iç sahada bizim için kayıp. Sarıyer’e puanı telafi etmek için gideceğiz. Play-off adına mücadele etmeye devam edeceğiz" ifadelerini kullandı. "Çizgilerle değil, oyunun tamamıyla ilgilenmesi Sakaryaspor’u daha canlı tutar" Sakaryaspor’un iptal edilen golüne Sakaryaspor Teknik Direktörü Mustafa Dalcı’nın sert tepkisine ilişkin açıklama yapan Koşukavak, şöyle konuştu: "Ben golü izlemedim. Ben de zaman zaman VAR’dan ya da hakem performanslarından şikayet ediyorum. Bu sene de Keçiörengücü hakem kararlarıyla çok maç kaybetti. Burada bir Erok maçında penaltı verdi, hakem arkadaşa 7 hafta maç vermediler. Arkadan aynı hakem maalesef Erzurum maçına geldi yine tartışmalı bir penaltı verdi. Golü izlemediğim için bir yorum yapamayacağım ama Sakaryaspor’a benden tavsiye; ‘çizgilerle değil, oyunun tamamıyla ilgilenmesi Sakaryaspor’u daha canlı tutar.’ Hepimizin başına geliyor böyle şeyler. Sakaryaspor ilk 30 dakikadaki oyununu daha çok 90 dakikaya yaymalı. Çünkü 8 maç kaldı. En az 4-5 maç kazanması gerekiyor. Bunlarla ilgilense daha iyi olur bence."