POLİTİKA - 29 Ekim 2025 Çarşamba 21:42

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Türkiye’nin kutlu yolculuğunun önünü kesebilecek hiçbir dahili, harici odak yoktur"

A
A
A

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Bu irademiz sapasağlam ayakta olduğu sürece, bu millet, binlerce yıldır olduğu gibi, muhabbetle kucaklaştığı müddetçe Türkiye’nin kutlu yolculuğunun önünü kesebilecek hiçbir dahili, harici odak yoktur" dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi Sergi Salonu’nda düzenlenen 29 Ekim Özel Programı’nda yaptığı konuşmada, "Millet ve devlet hafızasında müstesna bir yer tutan bu önemli günde sizlerle bir arada olmaktan, sizleri burada ağırlamaktan büyük memnuniyet duyuyorum. Cumhurbaşkanlığı Külliyemize, milletin evine, bu gazi mekâna hepiniz hoş geldiniz, şeref verdiniz. Sizlerin şahsında 86 milyon vatandaşımıza, Kıbrıs Türk halkına, dünyanın dört bir yanındaki Türk diasporası mensuplarına ve gönül coğrafyamızdaki kardeşlerimize selamlarımı, sevgilerimi gönderiyorum" dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan:

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuklarla birlikte tüm vatandaşların 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nı tebrik ettiğini belirterek, "Cumhuriyet’imizin 102’nci yıldönümü kutlu olsun. Gazi Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere, Millî Mücadele’yi yöneterek Kuvayı Milliye ruhunu Cumhuriyet’le taçlandıran Büyük Millet Meclisimizin tüm mensuplarını şükranla yad ediyorum. Onca yokluk içinde cepheden cepheye koşan İstiklal Harbimizin tüm şehit ve gazilerini kemal-i edeple anıyorum. Anadolu’daki ilk akınlarımızdan İstanbul’un Fethine, Kıbrıs Barış Harekatı’ndan 15 Temmuz Destanı’na, bir gül bahçesine girercesine toprağa düşen şehit ve gazilerimize de Allah’tan rahmet niyaz ediyorum" diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan:

"Biz, binlerce yıllık tarihimizin hiçbir döneminde esarete boyun eğmemiş, zulme rıza göstermemiş, istiklaline aşık bir milletin mensuplarıyız" diyen Erdoğan, Milletimizin hürriyetine olan tutkusunu en son Millî Mücadele’de gördük. ’Maraş bize mezar olmadan, düşmana gülizar olmaz’ diyen Sütçü İmam’ın"Türk bu topraklara, bu topraklar da Türk’e ısındı. Sade siz değil, bütün dünya bir araya gelse, bizi bu topraklardan ayıramaz." diyen Antepli Şahin Bey’inİşgalcilerin İzmir’e çıktığı gün, Denizli’deki Ulu Camii önünde halka hitap ederek "İstiklal aşkı, vatan sevgisi ve kalbimizdeki imanla mücadelemizin sonunda zaferi kazanacağız." diyen Müftü Ahmet Hulusi Efendi’ninVe kanlarıyla, canlarıyla destan yazan daha nice kahramanın omuzlarında yükselen Milli Mücadele; muazzez ve muazzam bir direnişin nişanesidir" ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan:

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstiklal Marşı şairi Mehmet Akif Ersoy’un Kastamonu’da verdiği hutbede milli şuuru şu sözlerle uyandırdığını belirterek, "Boynunu uzat, kafanı devir, diyorlar. Mademki teklif bu kadar ağırdır, artık bunu hiç kimse kabul edemez.İster istemez dişiyle, tırnağıyla uğraşır, çabalar. Nefsini imkânın son derecesine kadar müdafaaya bakar. Ey cemaat-i Müslimin İşte bugün bizden istedikleri ne filan vilayet, ne filan sancaktır. Doğrudan doğruya başımızdır, boynumuzdur, hayatımızdır, varlığımızdır, devletimizdir, dinimizdir, imanımızdır.Yeisi, meskeneti, ihtiras ve tefrikayı büsbütün atalım. Azme, mücahedeye, vahdete sarılalım. Cenab-ı Kibriya, hak yolunda meydana atılan azim ve iman sahipleriyle beraberdir.Ya İlahi, bize tevfîkini gönderDoğru yol hangisidir, millete göster. İşte bu dirayetle, bu azim ve cesaretle; cephede yiğit askerlerimiz, cephe gerisinde fedakâr analarımız, Hilal-i Ahmer’imiz, gencinden yaşlısına aziz milletimizin her bir ferdi istiklal sancağını gururla taşımışlardır. Vatanın namusunu korumak, yurdun harim-i ismetine zillet çizmelerini bastırmamak için tek vücut olmuş, hep birlikte zafere yürümüşlerdir. İstiklal ve istikbal uğrunda çekilen çileler, tarihimizin yeni bir sayfası olan Türkiye Cumhuriyeti’nin doğumunu müjdelemiştir" dedi

"Türkiye’yi ve Türk demokrasisini güçlendirme davamızda, son 23 yıldır en önemli dayanağımız milletimizin sarsılmaz iradesidir"

Türkiye Cumhuriyeti’nin, devamlılık ilkesine dayalı kadim devlet geleneğinin en son halkası olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bundan 102 sene evvel ilan edilen Cumhuriyetimiz, ’Hakimiyet kayıtsız şartsız milletindir’ ilkesiyle de aynı zamanda milli iradenin şahlanışıdır. Cumhuriyetin, mütemmim cüzü demokrasidir. Cumhuriyeti; cumhurla ve demokrasiyle taçlandırma yolculuğu, tek parti yıllarında ve darbe dönemlerinde kesintiye uğramış olsa da, bir şekilde bu engelleri aşarak, bugünlere gelmeyi başarmıştır. Bu mücadelede, aynı azim ve kararlılıkla halen devam etmektedir. Türkiye’yi ve Türk demokrasisini güçlendirme davamızda, son 23 yıldır en önemli dayanağımız milletimizin sarsılmaz iradesidir. İnşallah bu irademiz sapasağlam ayakta olduğu sürece, bu millet binlerce yıldır olduğu gibi birbiriyle muhabbetle kucaklaştığı müddetçe, Türkiye’nin kutlu yolculuğunun önünü kesebilecek hiçbir dahili ve harici odak yoktur" diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan:

Cumhurbaşkanı Erdoğan, milletçe, insanlığa örnek olan çok özel bir vasfa sahip olunduğunu belirterek, "Biz, geçmişiyle yaşayan, maziden aldığı mirası daha da zenginleştirip atiye taşıyan, ecdadın emanetine gözü gibi bakan vefakâr bir milletiz.Biz vatanımızı, yalnızca aziz şehit ve gazilerimizin değil, aynı zamanda , Rabbimizin de emaneti olarak görüyoruz. İşte tam da bu yüzden, devletimizi ilelebet payidar kılmak, milletimizi asırlık hayalleriyle buluşturmak için yoğun bir mücadele yürütüyoruz.Allah’a şükür, bugün, 102 yıl öncesine göre çok farklı bir noktadayız" değerlendirmesini yaptı.

Savunma sanayiinden ekonomiye, ulaştırmadan eğitime, ticaretten sağlığa, dış politikaya, teknolojiye, turizme kadar her alanda geçmişle kıyas dahi yapılamayacak ölçüde büyük bir kalkınma seferberliği içinde olunduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Cumhuriyeti, salonlara ve gardıroplara indirgemeye çalışan Slogan Cumhuriyetçilerine " aldırmadan; Cumhuriyete asıl hizmetin eser ve hizmetle olacağını 81 vilayetimize kazandırdığımız devasa yatırımlarla ortaya koyuyoruz. Sadece ülkemize değil, medeniyet coğrafyamızın tamamına huzur ve istikrar getirecek; dostlarımıza rahat bir nefes aldıracak Türkiye Yüzyılı’nın kilometre taşlarını döşemeye devam ediyoruz" dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan:

"250 adet Altay Tankını, ordumuzun emrine vermeyi hedefliyoruz"

Dün Kahramankazan’da Türk Savunma Sanayii adına kıvanç duyulacak modern bir tesisin açılışını yaptıklarını ana muharebe tankı ALTAY’ın Silahlı Kuvvetlerine teslimini gerçekleştirdiklerini hatırlatan Erdoğan, gelecek 6 yıl içerisinde, toplam 250 adet Altay Tankını, Türk ordusunun emrine vermeyi hedeflediklerini belirtti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Kurtuluş Savaşı’nda kağnıyla mermi taşıyan kahramanlardan aldığımız güçle, artık kendi tankımızı, kendi savaş gemilerimizi, kendi insansız hava araçlarımızı, kendi helikopterimizi, kendi savaş uçağımızı yapıyoruz. Daha 20 yıl öncesine kadar savunma sanayisi yüzde 80 oranında dışa bağımlı bir ülke; gayretlerimiz neticesinde, hamdolsun, bugün dünyayla rekabet edebilir konuma yükseldi" ifadelerini kullandı.

"Siyasi istikrar ve güven ortamı sağlandığında, direksiyon da emin ve ehil ellerde olduğunda, Türkiye’nin neleri başarabildiğini dost-düşman herkese gösterdik" diyen Erdoğan, "Türkiye’nin kısa sürede ulaştığı bu göz kamaştıran seviye, hiç şüphesiz, Cumhuriyetimizi kuranların tahayyül ve tasavvur ettikleri seviyedir" açıklamasını yaptı.

"Asırlar boyunca İ’la-yi Kelimetullah davasının sancaktarlığını yapmış, barışın, huzurun, iyilik ve adaletin hamiliğini üstlenmiş bir millet olarak bugün de aynı hassasiyetle hareket ediyoruz" ifadelerini kullanan Erdoğan, "Dostlarımızı en zor zamanlarında yalnız bırakmıyor; dünyanın neresinde olursa olsun, mazlumların imdadına koşuyoruz. Savaş ve çatışmaların sona erdirilmesinden insani kriz ve afet bölgelerindeki yardım çalışmalarına; kurumlarımızla, kadrolarımızla hem sahada hem de masada güçlü bir varlık gösteriyoruz.102 yıllık Cumhuriyet tecrübemizin ışığında, tüm bu başarıları inşallah çok daha yüksek seviyelere çıkartacağız. Şunun özellikle bilinmesinde fayda görüyorumŞehit ve gazilerimizin mukaddes emanetini muhafaza etmekle kalmayıp o emaneti çok daha yükseklere taşımak, hükümetimizin temel önceliğidir. Terör tehdidinin tamamen sıfırlandığı, her metrekaresinde güvenliğin ve huzurun en üst seviyede egemen olduğu bir Türkiye’yi, inşallah sabırla, azimle, sağduyu ve soğukkanlılıkla inşa etmekte kararlıyız" şeklinde konuştu.

"Cumhuriyetimizi, 86 milyon el ele, gönül gönüle vererek daha da yüceltmek için çalışmaya inşallah devam edeceğiz"

Devletin uhdesindeki her türlü imkanı kullanarak, her türlü tahrike karşı basiretli davranarak, devletin ciddiyetine ve engin tecrübesine yakışır şekilde bu hassas süreci suhuletle yöneteceklerini kaydeden Erdoğan, "Birbirimize her zamankinden daha sıkı kenetlenerek, kardeşliğimizi perçinleyerek, özellikle farklılıklar yerine müşterek noktalara odaklanarak bu hedefimize hep beraber vasıl olacağız. Millet olarak birlikte kurduğumuz ve tam 102 yıl boyunca yine birlikte yaşattığımız Cumhuriyetimizi, 86 milyon el ele, gönül gönüle vererek daha da yüceltmek için çalışmaya inşallah devam edeceğiz. Bu düşüncelerle Gazi Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere, istiklal mücadelemizin tüm şahsiyetlerini bir kere daha saygıyla anıyorum. vatanımız, ezanımız ve bayrağımız için, devletimizin ve milletimizin bekası için canlarını ortaya koyan şehit ve gazilerimizin tamamına Yüce Allah’tan rahmet niyaz ediyorum" diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2025 Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülüne layık görülen sanatçılarının, ilim ve kültür insanlarının isimlerini paylaşarak, Bilim ve kültür alanında Süleyman Seyfi Öğün’ün Resim alanında Yalçın Gökçebağ’ın, Müzik alanında Yalçın Tura’nın, Arkeoloji alanında Fahri Işık’ın Fotoğraf alanında Ali Jadallah’a ödüllerini tevcih edeceklerini bildirdi.

Ödül sahiplerini tebrik eden Erdoğan, "Türkiye’nin kültür, sanat ve ilim birikimine yaptıkları değerli katkılar için kendilerine teşekkür ediyorum. Atatürk Uluslararası Barış Ödülümüzü ise Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Sayın Antonio Guterres’e takdim edeceğiz. Sayın Guterres’e de tüm dünyada barışın ve istikrarın hakim olması için yürüttüğü çalışmalar dolayısıyla teşekkürlerimi iletiyorum. Sizleri ve aziz milletimizi bir kez daha muhabbetle selamlıyor, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramımız kutlu olsun diyorum" ifadelerini kullandı.

Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan program, Diyanet İşleri Başkanı Safi Arpaguş’un duası ve Kur’an-ı Kerim tilavetiyle devam etti. Daha sonra Cumhuriyet’in 102’nci kuruluş yılına özel hazırlanan video gösterimi gerçekleştirildi.Cumhurbaşkanı Erdoğan, yanına gelen çocuklarla da sohbet etti.

Programda Kültür ve Turizm Bakanlığı Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğü Türk Müziği Topluluğu da bir konser verdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan davetlilerin bulunduğu salona eşi Emine Erdoğan ile birlikte geldi.

Törene, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Cumhurbaşkanlığı Kabinesi üyeleri, Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan, DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, HÜDA-PAR Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu, DSP Genel Başkanı Önder Aksakal ve Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan’ın yanı sıra yüksek yargı organlarının başkanları, dini azınlık cemaatlerinin temsilcileri, askerler ve çok sayıda davetli katıldı.

Hülya Keklik

 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir Minik Ebrar’ın ölümüne ilişkin davada, sanıklara 5 ve 6 yıl hapis cezası İzmir’in Menderes ilçesinde nakliye asansöründen düşen koltuğun altında kalarak hayatını kaybeden 9 yaşındaki Ebrar Aktaş’ın ölümüne ilişkin davada sanıklara 5 yıl ile 6 yıl 3 ay arasında değişen hapis cezaları verildi. Mahkeme heyeti, tutuklu iki sanık ile firma sahibini suçlu bulurken bir sanığın beraatine hükmetti. Menderes ilçesi Cüneytbey Mahallesi’nde 20 Eylül 2025 tarihinde bir evin taşınması sırasında asansördeki koltuk bahçede bulunan Ebrar Aktaş’ın (9) üzerine düştü. Ağır yaralanan ve kaldırıldığı hastanede yaşamını yitiren çocuğun ölümüne ilişkin hazırlanan iddianamede, sanıkların şiddetli rüzgar nedeniyle koltuğun düşebileceğini öngörmelerine rağmen gerekli önlemi almadıkları ve ’Bilinçli taksirle ölüme neden olma’ suçunu işledikleri belirtildi. Olaya ilişkin Menderes 4’üncü Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada söz verilen sanıklardan M.G., böyle bir kazanın yaşanmasını istemediğini, taşıma işlerinde araçlara bile zarar gelmemesi için önlem aldığını, kendisinin de ailesi olduğunu ve bir çocuğun zarar görmesini isteyemeyeceğini belirterek beraatini talep etti. Diğer sanıklar E.G. ile Y.G. de beraatlerini istedi. Kararını açıklayan mahkeme heyeti, E.G.’yi ’Bilinçli taksirle ölüme neden olma’ suçundan 6 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırdı. Diğer sanıklar M.G. ve Y.G.’ye ise aynı suçtan 5’er yıl hapis cezası verildi. Tutuksuz yargılanan Suriye uyruklu A.H.M. hakkında ise beraat kararı çıktı.
Aydın ADÜ’de Girişimsel Radyoloji Ünitesi hizmete açıldı Yüksek teknolojiyle yenilenen Girişimsel Radyoloji Ünitesi’nin hizmete alınmasıyla ADÜ Hastanesi’nde tanı ve tedavi süreçlerinde hız ve etkinliğin artırılması hedefleniyor. Aydın Adnan Menderes Üniversitesi (ADÜ) Hastanesi’nde yenilenen Girişimsel Radyoloji Ünitesi düzenlenen törenle hizmete açıldı. ADÜ Rektörü Bülent Kent’in katılımıyla gerçekleştirilen törende, yenilenen ünitenin tanı ve tedavi sürecini hızlandıracağına dikkat çekildi. Beraberindeki heyetle başhekimliği ziyaret eden Rektör Kent, hastanenin mevcut durumu ve yürütülen çalışmalar hakkında bilgi alırken, Radyoloji Anabilim Dalı bünyesinde yenilenen Girişimsel Radyoloji Ünitesi ile birlikte yeni alınan anjiyografi cihazının açılışını gerçekleştirdi. Gelişmiş teknolojiyle donatılan ünitenin, tanı ve tedavi süreçlerinde etkinliği artırarak hastalara daha hızlı ve konforlu hizmet sunulmasının hedeflendiğini ifade eden eden Rektör Bülent Kent, üniversite hastanelerinin sağlık hizmetinin yanı sıra eğitim ve araştırma alanında da önemli bir rol üstlendiğini belirtip, yapılan yatırımların da bu çok yönlü yapıyı güçlendirdiğini ifade etti. Başhekim Mücahit Avcil ise girişimsel radyolojinin modern tıptaki stratejik önemine dikkat çekerek, minimal invaziv yöntemlerin hastalara daha düşük risk, daha kısa hastanede kalış süresi ve daha hızlı iyileşme imkanı sunduğunu vurguladı. Yenilenen ünitenin özellikle damar hastalıkları, onkolojik girişimler ve ileri düzey radyolojik işlemler açısından önemli bir altyapı sağlayacağını belirten Avcil, yatırımın hem hasta hizmetine hem de eğitim ve bilimsel çalışmalara katkı sunacağını kaydetti.
Balıkesir Başkan Akın: "Kent konseyleri, demokrasinin yereldeki en güçlü temsilidir" Eskişehir’de düzenlenen "Türkiye’de Belediyelerde Katılımcı Yönetişim" panelinde konuşan Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, Balıkesir’de ‘biz’ anlayışıyla hareket ettiklerini belirtirken "Kent Konseyimizin aldığı kararlara güveniyoruz. Kent konseylerimizle istişareli bir şekilde hareket edildiği zaman çok güzel sonuçlar ortaya çıkıyor. Bizler de bu kurumların sadece destekçisi değil, aynı zamanda gönüllüsü olacağız" dedi. Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, Eskişehir Grande Art Otelde düzenlenen Türkiye Kent Konseyleri Birliği Dönem Başkanlığı Devir Teslim Töreni ve Türkiye Kent Konseyleri Ulusal Toplantısı’na katıldı. "Türkiye’de Belediyelerde Katılımcı Yönetişim" konulu panele konuşmacı olarak katılan Akın, Balıkesir’deki Kent Konseylerimizle tam bir uyum içerisinde çalışma yürüttüklerini belirtirken "Her yaş ve ilgi grubunun Balıkesir’imizin kalkınması noktasında fikir sunması için Emekli Meclisi, Çevre Meclisi ve Çocuk Meclisi gibi organları da ekleyerek Kent Konseyimizdeki meclis sayısını yediye çıkardık. Balıkesir, Kuvayımilliye’nin başşehridir. İlk kurşunun ve son kurşunun atıldığı şehirdir. Kent Konseyimizin aldığı kararlara güveniyoruz. Kent Konseylerimizle istişareli bir şekilde hareket edildiği zaman çok güzel sonuçlar ortaya çıkıyor" diye konuştu. "Ben değil biz diyoruz" Yönetim anlayışında ben değil biz anlayışının hâkim olduğunu belirten Akın, "Balıkesir’imizde 20 büyük ilçemiz var. Sadece iki ilçemizde kent konseyi kurulmadı. Onlar da kurulduktan sonra kent konseyleri başkanlarıyla her ay toplantı yapacağım. İlçe belediye başkanlarımızı da davet edeceğiz. Başkanlarımız ve kent konseylerimiz, bizler için her zaman birer yol arkadaşıdır. Emanete sahip çıkmayı kendisine şiar edinmiş Atatürk’ün evlatları olarak Cumhuriyet’e ve Balıkesir’e sahip çıkıyoruz. Bizler, Balıkesir’de iş birlikli yönetim modeliyle Kent Konseyimizden gelen taleplerin tamamını çözüme kavuşturduk. Çünkü biz şunu biliyoruz: Kent konseyleri, demokrasinin yereldeki en güçlü temsilidir. Kent konseyleri, belediye başkanlarının en büyük yardımcısıdır. Bu yapılar, şehirde ortak aklı güçlendiren ve yönetimi daha kapsayıcı hale getiren temel mekanizmalardır. Bizler de bu kurumların sadece destekçisi değil, aynı zamanda gönüllüsü olacağız. Kent Konseyimize gelen tüm taleplerin başımızın üzerinde yeri vardır. Halkın sesi, bizim yol haritamızdır. Bu sesi duymakla kalmıyor, karar süreçlerine doğrudan yansıtan bir anlayışla hareket ediyoruz. Kent konseylerimizin bu gönüllü ve özverili çalışmalarından dolayı her birine ayrı ayrı minnettarım" şeklinde konuştu.