POLİTİKA - 10 Eylül 2024 Salı 11:44

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, Bağımlılıkla Mücadele Yüksek Kurulu toplantısında konuştu

A
A
A
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, Bağımlılıkla Mücadele Yüksek Kurulu toplantısında konuştu

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Bağımlılıkla Mücadele Yüksek Kurulu toplantısında yaptığı konuşmada, “Politikalarımızı daha bilimsel, veriye dayalı, araştırmaya dayalı, dünyadaki tüm uygulamaları da dikkatle takip eden bir zeminde uygulamak ve şekillendirmek istiyoruz” ifadelerini kullandı.


Bağımlılıkla Mücadele Yüksek Kurulu (BMYK), Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz başkanlığında toplandı. Bağımlılıkla Mücadele Yüksek Kurulu toplantısında konuşan Yılmaz, devlet kurumlarının, sivil toplum kuruluşlarının, ailelerin, eğitim kurumları ve sağlık sektörü gibi birçok paydaşın iş birliğinin ortak bir güç oluşturduğunu kaydetti.


Bu yaklaşımın, yalnızca bireyleri iyileştirme çabasını değil, toplumsal dokuyu da güçlendiren, dayanışma temelli bir mücadele modeli ortaya koyacağını belirten Yılmaz, “Her paydaşın bu sürece farklı bir perspektiften katkı sunması, hem önleyici hem de tedavi edici adımların daha etkili olmasını sağlar. Bağımlılıkla Mücadele Yüksek Kurulumuz işte bu anlayışla işlev göstermektedir. Uyuşturucu, tütün, alkol gibi madde bağımlılıkları ile sanal bağımlılık ve kumar gibi davranışsal bağımlılıklarla mücadele, son derece önem verdiğimiz ve üst seviyede takip ettiğimiz konuların başında geliyor” dedi.


Her bir kurumun sorumluluk alanına giren hedefleri ve iyileştirmeleri Eylem Planları çerçevesinde takip edip gerçekleştirdiklerini ifade eden Yılmaz, “Bu toplantıda bugüne kadar atılan adımların yanı sıra 2024-2028 Bağımlılıkla Mücadele Eylem Planı’nı gündemimize alacağız. Zararlı alışkanlıklarla karşı izlediğimiz temel stratejileri, eylem planlarının uygulama sonuçlarını ve mücadelede geldiğimiz noktayı değerlendireceğiz” diye konuştu.


Bir önceki Bağımlılıkla Mücadele Yüksek Kurulu toplantısında alınan kararlar doğrultusunda kurumlarca pek çok alanda ilerleme sağlanıp somut adımlar atıldığını söyleyen Yılmaz, “Bir önceki toplantımızdan bugüne atılan bazı somut adımları özetlemek isterim. Öncelikle uyuşturucu kullanımını azaltmanın en etkili yollarından biri, uyuşturucu arzının önlemesidir. Bu kapsamda, arzla mücadele eden kurumların organizasyon ve personel yapısı güçlendirilerek, bilgi ve kapasiteleri artırılmıştır. Emniyet Genel Müdürlüğü ve Gümrükler Muhafaza Genel Müdürlüğü bünyelerinde, Narkotik Suçlarla Mücadele Daire Başkanlıkları kurulmuştur” ifadelerini kullandı.


Ticaret Bakanlığının, bünyesinde gümrük kapıları ile diğer gümrüklü alanların modernizasyonunun amaçlandığını, gerek bu alanda görevli insan kaynağı gerekse araç, teknik cihaz ve yönetim kapasitesinin önemli ölçüde güçlendirildiğini bildiren Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, “Sayıca artan denetim personelinin yanı sıra dedektör köpeklerin artışı, gelişmiş x-ray tarama sistemleri ve yapay zekâ destekli cihazların kullanımı da uyuşturucu arzının önüne geçilmesinde etkili olmaktadır. Ayrıca, yerli ve milli MİLTAR tarama sistemleriyle gümrük kontrollerinde yasak maddelere geçit vermemeye kararlıyız. İçişleri Bakanlığımızın uyuşturucu kaçakçılığı başta olmak üzere yasa dışı ekim ve narko-terörle kararlı mücadelesi devam etmektedir. Geride bıraktığımız son bir yılda da kolluk kuvvetlerimiz, çok sayıda uyuşturucu çetesini çökertmiştir. Bunun yanı sıra sokak bazlı mücadeleyi daha da güçlendirmek için ’Uyuma’ gibi mobil uygulamalar ve ihbar hatlarıyla uyuşturucuyla ilgili ihbarlar kolaylaştırılmıştır. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığımız tarafından Yeşilay Rehabilitasyon ve Yeşilay Danışmanlık Merkezleri için 130 bin metrekare yüzölçümlü yer tahsisi yapılmıştır” diye konuştu.


Uyuşturucu kullanımı ve satışı riskine karşı 130 binden fazla metruk binanın yüzde 88’inin yıkım ve restorasyon gibi tedbirlerle kontrol altına alındığını söyleyen Yılmaz, “Adalet Bakanlığımız tarafından 2023 yılında uyuşturucu ve uyarıcı madde suçlarına ilişkin konularda önemli düzenlemeler yapılıp yürürlüğe konmuştur. Uyuşturucu madde kullananlar hakkında uygulanacak tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri sürecinin daha etkin işletilebilmesi sağlanmıştır. Bu sayede hem suçlunun ıslahı hem de toplumun güvenliğinin sağlanması yönünde önemli adımlar atılmıştır. Sağlık Bakanlığı’nın ALO 171 Sigara Bırakma Danışma Hattı ve ülke genelindeki 565 sigara bırakma poliklinikleri sigarayı bırakmak isteyen vatandaşlarımıza ücretsiz bir şekilde destek sunmaktadır. Bunların yanı sıra pasif maruziyetin önlenmesi adına sıkı denetimler de yine Bakanlığımız tarafından yürütülmektedir. Ayrıca, bağımlılıkla mücadele eden vatandaşlarımıza hizmet veren tedavi merkezlerinin donanım ve kalitesi artırılmaktadır” açıklamasını yaptı.


Milli Eğitim Bakanlığının, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nde “Bağımlılıktan kaçınmak ve bağımlılıkla mücadele etmek” konusuna özellikle eğildiğini dile getiren Yılmaz, “Modelde yalnızca öğrencilerin değil, veli ve öğretmenlerin de bağımlılıklara karşı farkındalıklarını arttırmak için çeşitli programlar bulunmaktadır. Gençlik ve Spor Bakanlığımız, gençlerin madde kullanımına yönelik tutumlarının değerlendirilmesine ilişkin kapsamlı bir saha araştırmasını tamamlamış bulunmaktadır. Bu araştırma önümüzdeki dönemler için bulguya dayalı politika ve strateji geliştirilebilmesi adına oldukça önemlidir. Bakanlığımızın halihazırda konu hakkında farkındalık ve bilgilendirme faaliyetleri devam etmekte, çeşitli kurslar ve sportif faaliyetler düzenlemektedir. Tarım ve Orman Bakanlığımız, hem tütün mamullerinin test ve analizini yapmakta hem bu ürünlerin satışına ilişkin yasal mevzuata uyulup uyulmadığını sıkı bir şekilde denetlemektedir Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığımız, koruyucu ve önleyici faaliyetlerin hayati önemini göz önünde bulundurarak, yurt çapında bilgilendirme yapmaya farkındalık oluşturmaya devam etmektedir” diye konuştu.


RTÜK’ün televizyon ve radyolarda bağımlılıkla mücadeleye ve bağımlılıkla mücadeleye ilişkin bilgilendirici ve eğitici kamu spotlarının yayınlanmasını sağlamanın yanı sıra alkol, tütün, uyuşturucu ve kumarı özendirici yayın yapan medya kuruluşlarına da cezai müeyyideler uyguladığını belirten Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, “Her kurumun kendi uzmanlık alanında yürüttüğü çalışmalar, birbirini destekleyerek daha güçlü bir etki meydana getirmektedir. Bugün yapacağımız toplantıda önümüzdeki dönemde yapılacak çalışmaları, toplantımızın devamında, 2024-2028 yılları için hazırlanmış Tütün, Uyuşturucu ve Davranışsal Bağımlılıklar ile Mücadele Eylem Planlarını detaylı bir şekilde ele alıp karara bağlayacağız” dedi.


Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, Bağımlılıkla mücadelede kamu-özel iş birliğinin önemine değinerek, “Gençlik ve Spor Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı ve Yükseköğretim Kurulu’nun alt faaliyet sayıları önceki eylem planına göre artış göstermiş olacaktır. Kurumlarımızın eş güdümüyle danışmanlık merkezi ve özel poliklinik sayısının artmasını destekleyeceğiz. Kumar, internet, akıllı telefon ve oyun bağımlılığına karşı Okulda Bağımlılığa Müdahale Programı (OBM) ilk kez uygulanmaya başlayacağız. Tüm bağımlılık türlerine karşı nesillerimizi koruyucu politikalarla destekleyecek tedaviye erişim imkanlarını da artıracağız. Bağımlılıkla mücadelede, koruyucu ve önleyici yaklaşım, bağımlılığı başlamadan durdururken, tedavi edici yaklaşım; bağımlılıkta kaybolanlara yeni bir şans sunar. İki stratejinin bir arada yürütülmesi, bağımlılıkla mücadelede en güçlü aracımızdır. Koruyucu ve önleyici yaklaşımı çok değerli görüyoruz. Bağımlılık risklerini, risk altında olan kişi ve ortamları sistemli bir şekilde belirlemek, bağımlılığı başlamadan engellemek temel amacımızdır. Zararlı maddelerin ve alışkanlıkların yayılmasını engellemekte önceliğimiz, sosyal medya kampanyaları, toplumsal projeler ve yasal düzenlemeler ile bağımlılıkları başlamadan durdurmaktır. Bağımlılığın başladığı durumlarda ise bağımlılık döngüsünü kıracak şekilde tıbbi müdahaleler, psikolojik destek ve rehabilitasyon süreçlerini desteklemeye devam edeceğiz. Bu kapsamda bugün Sağlık Bakanlığımız tarafından yürütülecek tütün ile mücadeleye yönelik iletişim kampanyasını değerlendireceğiz. Bağımlılıkla mücadele kapsamında tüm mevzuatın gözden geçirilmesi ve üniversitelerle iş birliği halinde bağımlılıkla mücadelede akademik katkıların artırılması yine gündemimizde yer alacak. Biz politikalarımızı daha bilimsel, veriye dayalı, araştırmaya dayalı, dünyadaki tüm uygulamaları da dikkatle takip eden bir zeminde uygulamak ve şekillendirmek istiyoruz” değerlendirmesini yaptı.


Toplantıya; Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu ve Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun, Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanı İbrahim Şenel, Cumhurbaşkanlığı Sağlık ve Gıda Politikaları Kurulu Başkanvekili Serkan Topaloğlu, Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş, Yeşilay Genel Başkanı Mehmet Dinç, Yükseköğretim Kurulu Başkanı Erol Özvar, Radyo ve Televizyon Üst Kurulu Başkanı Ebubekir Şahin, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Başkanı Ömer Abdullah Karagözoğlu, Türkiye İstatistik Kurumu Başkanı Erhan Çetinkaya, Kişisel Verileri Koruma Kurumu Başkanı Faruk Bilir, Mali Suçları Araştırma Kurulu Başkanı Hasan Kaymak ile Adalet Bakanlığı, Gençlik ve Spor Bakanlığı, Hazine ve Maliye Bakanlığı, Tarım ve Orman Bakanlığı, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığından üst düzey yetkililer katıldı.



Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, Bağımlılıkla Mücadele Yüksek Kurulu toplantısında konuştu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Palandöken: "Esnaf ve sanatkârlar yeni yıldan ümitli" Esnaf ve sanatkârların mali zor bir yılı geride bıraktığını söyleyen TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, 2026 yılına girerken esnaf, hem ekonomik gelişmeler hem de yapılması beklenen düzenlemeler nedeniyle daha umutlu bir beklenti içerisindedir. Enflasyonun düşmesi yönündeki beklentiler ve bugüne kadar kadük kalan bazı kanunların hayata geçirilmesiyle esnafı rahatlatacak adımların atılması, 2026 yılının daha olumlu geçeceğine dair umudu artırmaktadır" dedi. "7 bin 200 prim günü sözü artık hayata geçirilmeli" 2026 yılına girdiğimiz bu günlerde esnafın en büyük beklentilerinden birinin sosyal güvenlik alanında verilen sözlerin yerine getirilmesi olduğunu vurgulayan Türkiye Esnaf ve Sanatkârları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, "Özellikle norm birliği sağlanması beklenen sektörlerde ve sosyal güvenlik alanında önemli sorunlar devam etmektedir. Esnafın uzun süredir yaşadığı 7200 prim günü mağduriyeti hâlen giderilememiştir. Aynı şekilde perakende sektöründe haksız rekabetin önlenmesi ve tüketicinin korunmasına yönelik düzenlemeler de bu yıl içinde sonuçlandırılamamıştır. Esnafın temel beklentileri açıktır. Sosyal güvenlikte 7200 prim gününün 9 bin günle eşitlenmesi ve perakende sektörünü düzenleyen yasa tasarısındaki eksikliklerin giderilmesi öncelikli talepler arasındadır" şeklinde konuştu. Yıllardır dile getirdikleri Perakende Yasası’nın güncellenmesi talebinin de artık ertelenmemesi gerektiğini vurgulayan Palandöken, "En azından haftada bir gün zincir marketlerin kapatılması, esnafla doğrudan rekabet eden sigara ve ekmek gibi belirli ürün gruplarının satışına ilişkin sınırlamaların, yasal düzenleme çıkıncaya kadar tebliğlerle hayata geçirilmesi gerekmektedir. Bu adımlar, esnafın ayakta kalabilmesi açısından büyük önem taşımaktadır. Bir diğer önemli sorun ise kira stopajı uygulamasının devam etmesidir. Bu uygulama hem devlet açısından vergi kaybına yol açmakta hem de esnafın çifte vergi ödemesine neden olmaktadır. Gayrimenkul sahibi kira geliri üzerinden vergi öderken, esnaf da yüzde 20 oranında stopaj yüküyle karşı karşıya kalmaktadır. Ortalama 20 bin liralık bir kira bedeli düşünüldüğünde, esnafın aylık 4 bin lira ek vergi ödemesi gerekmekte, bu durum, zaten yüksek olan giderleri daha da artırmaktadır" ifadelerini kullandı. "Esnaf aylık binlerce lirayı çifte vergiye ödüyor" Enerji maliyetlerinin esnafın en büyük yüklerinden biri olduğuna dikkat çeken Palandöken, "Doğal gaz ve elektrik kullanımında bugüne kadar uygulanan devlet destekleri ve kilovat başına sağlanan indirimlerin kaldırılması, belirli tüketim miktarlarını aşan esnaf için ciddi maliyet artışlarına neden olmuştur. Bugün birçok esnaf, dükkân kirasını aşan elektrik ve doğal gaz faturalarıyla karşı karşıya kalmaktadır. Kira stopajı, enerji giderleri ve diğer girdi maliyetleri bir arada değerlendirildiğinde, esnafın mali yükü sürdürülemez bir noktaya gelmektedir" diye konuştu. "Esnafı güçlendirmek türkiye ekonomisini güçlendirmektir" Esnafın korunmasına yönelik Anayasa’nın 173’üncü maddesi kapsamında esnafa sağlanan kredilerin, piyasa faizlerine kıyasla düşük görünse de esnaf için hâlen yüksek kaldığını belirten Palandöken, "Bunun temel nedeni, esnafın müşterileriyle yıllardır sürdürdüğü faizsiz deftere yazma usulüyle çalışması ve bu kültürün devam etmesidir. Bu nedenle ortaya çıkan kredi modeli, piyasaya göre ucuz ancak esnaf açısından pahalı bir yapı oluşturmaktadır. Ayrıca KDV oranlarında da adil ve sürdürülebilir bir birlikteliğin sağlanması gerekmektedir. Esnafı en çok mağdur eden uygulamalardan biri, yüzde 1 oranıyla alımı yapılan bir ürünün satışta yüzde 10 KDV oranına tabi tutulmasıdır. Yüzde 1’le giriş yapan bir ürünün yüzde 1’le çıkmasının sağlanması, esnafın mağduriyetinin giderilmesi açısından vazgeçilmez bir düzenleme olacaktır. Ekonomik istikrarın sağlanması, esnafın rahatlaması ve güçlenmesi adına gerekli düzenlemelerin gecikmeden hayata geçirilmesi zorunludur. Çünkü esnaf güçlendiğinde ülke ekonomisi de güçlenecek, esnafın ayakta kalmasıyla birlikte rekabet gücü korunacaktır" şeklinde konuştu.
Hatay Dünyanın en iyi tatlısı seçilen ‘Antakya Künefesi’ down sendromlu Mehmet’in ellerinde tat buluyor HATAY (İHA) – Hatay’da yaşayan down sendromlu Mehmet Doğru, 6 ay önce çırak olarak başladığı künefecide kendini geliştirerek künefe yapmayı öğrendi. Ustası Müslüm Günal’ın öğrettikleriyle dünyanın en iyi tatlısı olan Antakya künefesini yapmayı başaran Doğru’nun kendine özel müşterileri bulunuyor. Türkiye’nin medeniyet şehri olan Hatay, yöresel yemekleri ve tatlılarıyla gastronomi şehir olarak öne çıkıyor. Bölgeye özgü lezzetlerden olan Antakya künefesi, 2008 yılında tescillenerek kayıtlara girdi. Gıda sektörü hakkında araştırma yapıp bilgi sunan ‘TasteAtlas’ dergisi tarafından yapılan çalışmalarda Antakya künefesi dünyanın en iyi tatlısı seçildi. Dünya’da bulunan 2 bin 274 tatlının yarıştığı ‘Dünyanın En İyi 100 Tatlısı’ listesinde, 97 bin 422 değerlendirme sonucunda 4,51’lik puan ortalamasıyla en iyi tatlı seçildi. Tuzsuz peynir, kadayıf ve tereyağının bir araya gelmesiyle oluşan künefe, şehrin simgesi haline geldi. Antakya ilçesi Kisecik Mahallesi’nde yaşayan Müslüm Günal, 20 yıldır dünyanın en iyi tatlısı olan künefe yaparak vatandaşların damaklarında tat bırakıyor. Künefe yemek için Müslüm Usta’yı tercih eden 21 yaşındaki down sendromlu Mehmet Doğru, her gün künefe yediği işyerine 6 ay önce çırak olarak başladı. Müslüm Usta’nın künefe yapmanın inceliklerini anlattığı Doğru, kısa sürede künefe yapmayı öğrendi ve kendine özel müşteri kitlesi oluşturdu. "Bütün insanları Hatay’a künefe yemeye davet ederek, down sendromlu Mehmet ustanın ellerinden dünyanın en iyi tatlısını tatmalarını istiyoruz" Down sendromlu Mehmet’in yaklaşık 6 aydır yanında çıraklık yaptığını söyleyen künefe ustası Müslüm Günal, "Ben yaklaşık 20 yıldır künefe ustasıyım ve 15 yıldır ise işletme sahibiyim. Künefe yapmayı aileden öğrendim. Künefenin içinde; kadayıf, yöreye ait tuzsuz peynir ve tereyağı kullanılır. Künefe, dünyanın en iyi tatlısı seçildi. Bu da bizim için gurur vericiydi, dünyanın en iyi tatlısı künefedir. Mehmet 21 yaşında down sendromludur ve aynı zamanda benim köylümdür. Her gün künefe yemeye yanıma gelirdi. Mehmet’i işe alarak künefe ustası yapmaya karar verdik. Mehmet, yaklaşık 6 aydır künefe yapmayı öğreniyor ve kendisinin özel müşterileri var. Hatay, gastronomi şehridir. Künefemiz zaten coğrafi tescil aldı. Künefe, 2025 yılının en iyi tatlısı seçildi. Bütün insanları Hatay’a gelip künefe yemeye davet ediyoruz. Mehmet ustanın ellerinden dünyanın en iyi tatlısını tatmalarını istiyoruz" ifadelerini kullandı.