POLİTİKA - 22 Nisan 2026 Çarşamba 14:04

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "‘Uzun Süreli Bakım Sigortası’ sisteminin hayata geçirilmesine yönelik çalışmaları sürdürüyoruz"

A
A
A
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "‘Uzun Süreli Bakım Sigortası’ sisteminin hayata geçirilmesine yönelik çalışmaları sürdürüyoruz"

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "Ülkemizin değişen demografik yapısına uyum sağlamak ve yaşlı nüfusumuz için bakım hizmetlerini güçlendirmek öncelikli hedeflerimiz arasındadır. ‘Uzun Süreli Bakım Sigortası’ sisteminin hayata geçirilmesine yönelik çalışmaları, sürdürüyoruz" dedi.


Cumhurbaşkanlığı himayelerinde Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından 2’nci Yaşlılık Şurası kapanış programı düzenlendi. Programa Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz ile Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş da katıldı.



"Türkiye hızla yaşlanan bir nüfus yapısına sahip"


Şuranın kapanışında konuşan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, şurada ortaya çıkan sonuçları Nüfus Politikaları Kurulu başta olmak üzere birçok platformda değerlendireceklerini belirtti. Yılmaz, çocuk ve genç nüfus hızla azalırken yaşlı nüfusun artış gösterdiğini belirterek, "Türkiye, 2025 yılında yaşlı nüfus oranına göre 194 ülke arasında 75’inci sırada yer almaktadır. Ülkemizde yaşlı nüfus oranı 2000 yılında toplam nüfusumuzun yüzde 5,7’si iken, 2023 yılında ilk kez yüzde 10’un üzerine çıkarak ülkemizi çok yaşlı ülkeler kategorisine taşımıştır. Bu yüzde 10 kritik bir eşik. 65 yaş üstü nüfusun toplam nüfusa oranı yüzde 10’u aştığında o ülke artık çok yaşlı ülke kategorisine girmiş oluyor. TÜİK tahminlerine göre demografik göstergelerdeki mevcut yapı devam ederse 2025 yılında bu oran yüzde 11,1’e çıkacak. 2030’da 13,5’e, 2100 yılında ise neredeyse nüfuzumuzun üçte birine ulaşmış olacak. Bu veriler Türkiye’nin hızla yaşlanan bir nüfus yapısına sahip olduğunu ve demografik bir dönüşümün eşiğinde olduğumuzu göstermektedir" diye konuştu.



"En az bir yaşlı fert bulunan 7 milyondan fazla hanemiz var"


62 ilde yaşlı nüfus oranının yüzde 10’un üzerinde olduğunu aktaran Yılmaz, "Özellikle yaşlı nüfusun yüksek olduğu illerde yapacağımız çalışmalar, geleceğin Türkiye’sine de bizi daha gerçekçi bir şekilde hazırlayacaktır. En az bir yaşlı fert bulunan 7 milyondan fazla hanemiz var. Yaklaşık 2 milyonu tek başına yaşayan yaşlı fertlerden oluşuyor. Bu da çok dikkat etmemiz gereken, hakikaten üzerinde hassasiyetle durmamız gereken bir veri. Bu tablo bize sadece demografik bir değişimi değil, aynı zamanda yaşlılıkta yalnızlığın giderek büyüyen bir sosyal sorun haline geldiğini gösteriyor" ifadelerini kullandı.



"Yaşlılarımız bizim için bir yük değil, tam aksine bir değer"


Kuşaklar arası etkileşimin ve diyaloğun önemine vurgu yapan Yılmaz, "Dijitalleşme, bağımlılıklar maalesef toplumda hepimizi derinden üzen hadiseler. Bütün bunlara baktığımızda büyüklerimizle, yaşlılarımızla yeni nesiller arasındaki diyaloğun güçlendirilmesinin her bakımdan çok kıymetli olduğunun ben altını çizmek istiyorum. Yaşlılarımız bizim için bir yük değil, tam aksine bir değer. Toplumun bir hafızası, yeni nesillere sadece kuru bilgiyi değil eski değerleri, eski bakış açısını, kadim birtakım insani erdemleri aktarmada yaşlılarımızın çok çok kıymetli bir rolü var. Maalesef bu zayıflamış durumda. Bunu mutlaka arttırmanın yollarını, yöntemlerini birlikte geliştirmemiz gerekiyor" değerlendirmesinde bulundu.



"‘Uzun Süreli Bakım Sigortası’ sisteminin hayata geçirilmesine yönelik çalışmaları sürdürüyoruz"


Çalışmalarını yaşlı vatandaşlarla birlikte yaptıklarını söyleyen Yılmaz, "Sizlerle istişare içinde bu politikaların yapılması çok önemli. Dolayısıyla yaşlılarımızı sadece korunması gereken bir kesim olarak değil, toplumsal gelişimimize yön verecek, güç verecek bir kesim olarak görüyoruz. Orta Vadeli Programımız (OVP) çerçevesinde ülkemizin değişen demografik yapısına uyum sağlamak ve yaşlı nüfusumuz için bakım hizmetlerini güçlendirmek öncelikli hedeflerimiz arasındadır. ‘Uzun Süreli Bakım Sigortası’ sisteminin hayata geçirilmesine yönelik çalışmaları sürdürüyoruz. Bunlar olgunlaştığında uygun bir zamanlamayla mutlaka gündeme gelecektir. Bu tür sigorta sistemleri hem yaşlılıkta insanımıza çok daha büyük bir güç verecektir hem de Türkiye’nin genel tasarruf oranını arttırarak finansal sistemini destekleyici olacaktır. Bu sistem sayesinde vatandaşlarımızın yaşlılık döneminde ister evlerinde, ister bakım merkezlerinde ihtiyaç duyacakları hemşirelik, bakım hizmeti ve tıbbi ekipman gibi desteklere daha kolay, güvenli ve sürdürülebilir şekilde eriştirmelerini sağlamayı hedefliyoruz" şeklinde konuştu.



"Yaşlılarımızın sosyal hayata katılımını arttırmayı ve kurumsal bakım ihtiyacını azaltmayı hedefliyoruz"


Yılmaz, yaşlılara yönelik çalışmalarını sürdürdüklerini vurgulayarak, şu ifadeleri kullandı:


"Yaşlı vatandaşlarımıza sunulan evde bakım yardımı ile gündüzlü bakım ve aktif yaşam merkezlerimiz sayesinde aile yapısını güçlendirmeyi, yaşlılarımızın sosyal hayata katılımını arttırmayı ve kurumsal bakım ihtiyacını azaltmayı hedefliyoruz. Yerel yönetimlerimizi de sürece dahil eden yaşlı destek programımızla evde bakım, psikososyal destek ve kültürel faaliyetleri yine bütünleşik bir yapıda ele alarak güçlü bir hizmet ağı oluşturmuş durumdayız. Yaşlı bireylerimizin toplumsal hayata aktif katılımını desteklemek amacıyla önemli projeler yürütüyoruz. ‘Torunum Olur musun’ projesiyle kuşaklar arası dayanışmayı güçlendiriyor, huzurevlerimizde düzenlediğimiz spor ve sosyal aktivitelerle yaşlılarımızın aktif yaşam sürmelerini ve toplumsal bağlarını güçlendirmelerini destekliyoruz. Dijitalleşmenin hayatın her alanına nüfuz ettiği bir dönemde yaşlı bireylerimizin bu sürecin dışında kalmaması için çalışmalarımızı sürdürüyoruz."



Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "‘Uzun Süreli Bakım Sigortası’ sisteminin hayata geçirilmesine yönelik çalışmaları sürdürüyoruz"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kastamonu Kavga ettiği husumetlisini öldüren sanığa haksız tahrik indirimi Kastamonu’da kavga ettiği husumetlisini bıçaklayarak öldüren sanık yargılandığı davada haksız tahrik indirimiyle 10 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Olay, 8 Temmuz 2025’te Merkez ilçesi Esenli köyü Merkez Mahallesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Seyfi Ç. (43) ile husumetlisi İmdat Yılmaz (51) arasında çıkan tartışma kavgaya dönüştü. Kavgada İmdat Yılmaz, Seyfi Ç.’ye demir sopayla saldırırken, Seyfi Ç. ise yanındaki bıçakla İmdat Yılmaz’a saldırdı. Bıçak darbesiyle ağır yaralanan Yılmaz Kastamonu Eğitim ve Araştırma Hastanesinde yapılan müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Tedavisi tamamlanan Seyfi Ç. ise yakalanarak tutuklandı. Seyfi Ç. hakkında Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesinde "kasten öldürme" suçundan açılan davanın karar duruşması görüldü. Duruşmaya, Duruşmada Seyfi Ç. ile İmdat Yılmaz’ın yakınları, tanıklar ve taraf avukatları hazır bulundu. Duruşmada mütalaasını veren cumhuriyet savcısı, sanık Seyfi Ç.’nin haksız tahrik altında suçu işlediği gerekçesiyle cezalandırılmasını talep ederek, tutukluluğunun da devamını istedi. "Kendi evime gelirken tarlada önümü kesti, can havliyle kendimi savundum" Duruşmada savunma yapan Seyfi Ç., "Ben masumum, suçsuzum. Ben kendi evime gelirken tarlada önümü kesti, ben can havliyle kendimi savundum. Olaydan 3-4 ay önce paylaştım paylaşımımı. Geçen yıl kasım-aralık aylarında cami minaresi yapımıyla ilgili emeği geçenlere teşekkür, karşı gelenlere ise sitem mesajı paylaştım. Kimlerin karşı geldiğini bilmiyorum, özel olarak kimseyi kastetmedim, genel bir mesajdı. Aramızdaki anlaşmazlık bunlardan kaynaklıdır. Ben bu olayda suçsuzum. Benim önüme çıktı, ben ne kadar yaklaşsam da elindeki kancayla bana saldırdı. Tahliyemi ve beraatımı talep ederim. Biz kendi halimizde, ekmeğimizin peşinde olan bir aileyiz" dedi. Sanık Seyfi Ç.’nin kızı G.Ç. de, "Babam, annem, babaannem merada hayvanları otlatıyordu, yanlarına gittim. Babam amcamla çalışmaya gidecekti. Ben gelince babam elindeki sopayı bana vererek köye doğru gitti. Sonrasını görmedim, yengemin çığlık sesini duyduk. Annemle eve gittik. Ben babamların yanına tarladan geçerek gittim" diye konuştu. Maktul İmdat Yılmaz’ın eşi N. Yılmaz ve oğlu G.N. Yılmaz ise sanığın en ağır şekilde cezalandırılmasını talep etti. "Cami yapılırken şikayet üzerine ceza yazıldı, ceza ödedim" Tanık olarak dinlenen merkez Esenli köyü muhtarı Kamil Akkocaoğlu da, "Seyfi, seçimde beni destekledi ancak İmdat, yenilenen seçimde diğer adayı destekledi. Bununla alakalı Seyfi ile İmdat’ın arasında bir anlaşmazlık veya husumet çıkmadı. İkisi yakın komşudur, yakın zamana kadar görüşüyorlardı. Ancak olayın olduğu zaman küslerdi, hangi sebeple küstüklerini bilmiyorum. Köy yerinde bir şekilde herkes birbirine küsüyor, o da öyle olabilir. Seyfi, cami minaresi yapımıyla ilgili sosyal medya paylaşımında bulundu. Burada kimi kastettiğini bilmiyorum, bununla alakalı bir şey yaşandı mı onu da bilemiyorum. Olaydan 1-2 yıl önce aralarında ağız dalaşı şeklinde bir sürtüşme olmuştu ancak bana ya da karakola yansıyan bir olay olmadı. Bizim tarladan Seyfi’nin geçişi görünür, o gün arkadaşım geldiği için kahveye gitmiştim. Kahvede otururken haber geldi, olay yerine gittim. Olay yerine vardığımda maktulün eşi ‘gitme demedim mi’ diye bağırıyordu" diye konuştu. Diğer tanık ve avukatları dinleyen mahkeme heyeti sanık Seyfi Ç.’yi haksız tahrik hükümlerini uygulayarak 10 yıl hapis cezasına çarptırdı.
Bursa Kestel Belediyesi’nden sosyal destek hamlesi Kestel Belediyesi, sosyal belediyecilik anlayışı doğrultusunda ihtiyaç sahibi ailelere yönelik alışveriş kartı desteğini ilçe genelinde sürdürüyor. Bu kapsamda, Kestel’de tespit edilen ihtiyaç sahibi ailelere alışveriş kartı desteği sağlanarak, günlük yaşamlarını kolaylaştıracak önemli bir katkı sunuluyor. Sosyal belediyecilik anlayışını hizmetlerinin merkezine alan Kestel Belediyesi, ihtiyaç sahibi ailelere yönelik alışveriş kartı desteğiyle dar gelirli vatandaşların yanında olmaya devam ediyor. Vatandaşlara ulaştırılan alışveriş kartı, özellikle temel ihtiyaçların karşılanmasını kolaylaştırıyor. Kestel Belediyesi’nin gerçekleştirdiği uygulama kapsamında vatandaşlar alışveriş kartı sayesinde ihtiyaçlarını kendi önceliklerine göre belirleyerek temin edebiliyor. Yerel yönetimlerin vatandaşla en yakın temas kuran kurumlar olduğuna dikkat çeken Kestel Belediye Başkanı Ferhat Erol, bu sorumluluk bilinciyle hareket ettiklerini belirterek, sosyal destek çalışmalarını yalnızca belirli dönemlerle sınırlı tutmadıklarını, sürdürülebilir bir sistem içerisinde geliştirmeye devam ettiklerini söyledi. Alışveriş kartı uygulamasının da bu anlayışın bir parçası olduğunu dile getiren Başkan Erol, ihtiyaç sahibi vatandaşların yaşamını kolaylaştıran, onları doğrudan destekleyen ve tercih hakkı sunan modellerin yaygınlaştırılmasının öncelikleri arasında yer aldığını belirtti. Başkan Erol, "Öte yandan vatandaşların hayatına dokunan, günlük yaşamı kolaylaştıran ve toplumsal dayanışmayı güçlendiren her çalışmayı aynı kararlılıkla sürdüreceğiz" dedi.