POLİTİKA - 17 Şubat 2026 Salı 15:17

DEM Parti Grup toplantısı

A
A
A
DEM Parti Grup toplantısı

DEM Parti Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, "Biz artık palyatif değil, kalıcı çözümlere odaklanmalıyız. Kürt meselesini siyasi ve hukuki zemine çekecek somut ve kalıcı adımları hayata geçirmeliyiz" dedi.


Bakırhan partisinin grup toplantısında konuştu. Bakırhan, Orta Doğu 27 yıl önce bir kez daha kaosun merkezi haline getirilmek istendiğini söyleyerek, "Afganistan’dan Irak’a, oradan Libya’ya ve tüm Orta Doğu’ya uzanan kaos planının ilk adımlarından biri, Öcalan’a yapılan 15 Şubat uluslararası komplosuydu. 15 Şubat, bugün bile devlet aklı ve Türkiye siyaseti tarafından çözümlenmeyi bekleyen büyük bir komplodur. Bugüne kadar kaybedilen tam 27 yıl var. Sadece Kürtler değil, Türkler de kaybetti. Sonuç olarak Türkiye kaybetti. Oysa 27 yıldır İmralı Adası’nda bir çözüm iradesi var. Bu irade, 15 Şubat komplosunu 27 Şubat çağrısıyla boşa çıkarmıştır. Bu komplocu akıl, Rojava’ya saldırılarla devam ettirilmek istendi. Öcalan, bu sürece müdahale ederek Arap-Kürt savaşının önüne geçti ve 2. uluslararası komployu da boşa çıkardı. Şimdi biz de soruyoruz: 22 Ekim’de kendisine barış çağrısı yapıldı mı? Yapıldı. 27 Şubat çağrısıyla 52 yıllık çatışmalı ortamı tek seferde bitirdi mi? Bitirdi. Milyonlarca insan "siyasi irademdir" diyor mu? Diyor. Fikirleri sadece Kürtler tarafından değil; fikirleri tüm dünya tarafından yakından takip ediliyor mu? Ediliyor. Bu bir yılda Öcalan, süreci şiddet ve ayrışma zemininden demokratik siyaset ve toplumsal zemine geçirmiştir. Bu müzakere yeteneği ve gücü inkâr edilemez. Daha açık soralım: Öcalan daima çözüm merciiyken neden bilinçli bir biçimde sanki sorunun kaynağıymış gibi gösterilmeye çalışılıyor? Tarihin tanıklığı, onun çözüm adresi olduğunu gösteriyor. O zaman herkes tutarlı davranmalı, gereken ciddiyeti göstermeli ve rolünü oynaması önündeki tüm engeller kaldırılmalıdır. Bu netlik hem sürecin başarısı hem de toplumsal huzur için vazgeçilmezdir. Kalıcı ve sürdürülebilir bir barış için Öcalan’ın statüsü ve çalışma şartları fiilî değil, resmî ve yasal bir düzenlemeyle belirlenmeli, güvence altına alınmalıdır. Çünkü fiilî düzenlemeler geçicidir, değişkendir ve her an geri alınabilir. Adı konulmamış, resmî zemini olmayan hiçbir düzenleme kalıcı barış için yeterli temel oluşturamaz" ifadelerini kullandı.


Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Liderler Zirvesi yapması teklifinde bulunan Bakırhan, "Dün heyetimiz İmralı’da Öcalan ile görüşme gerçekleştirdi. Öcalan, "Süreçte demokratik entegrasyon aşamasına geçiyoruz" diyerek çok tarihi bir tespitte bulunmuş. Diyor ki Öcalan: "Günü değil tarihi kurtarmaktan söz ediyoruz, bu da Kürtsüz olmaz". Biz de tam olarak bundan bahsediyoruz. Mesele bugün değil; tarihi kurtarmak, geleceği doğru temeller üzerine kurmaktır. Şimdi çok önemli bir çağrı yapmak istiyorum. 100 yıllık bir meseleyi tartışırken, bütün siyasi parti liderlerini bir zirvede beraber olmaya çağırıyoruz. Artık ayrımızı, gayrımızı bir tarafa bırakalım. Türkiye’nin iyiliği ve barışı için siyasi liderler olarak bir araya gelelim, çözümü konuşalım. Bu sebeple buradan açık bir çağrı yapıyoruz: Kürt meselesi başta olmak üzere Türkiye’nin temel ve köklü sorunlarını çözmek için Cumhurbaşkanı’nın ev sahipliğinde "Liderler Zirvesi" toplanmalıdır. Artık Kürt meselesinin çözümü ve Türkiye’nin demokratikleşmesi ertelenemez; önüne başka gündemler konamaz, gündelik siyasetin malzemesi yapılamaz"şeklinde konuştu.


Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu ortak rapor yazım sürecine değinen Bakırhan, "TBMM’de kurulan Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu gerek yaptığı dinlemeler gerekse de İmralı Adası’nda Öcalan’la görüşme gerçekleştirmesiyle önemli çalışmalar yapmıştır. Komisyonun önünde şimdi çok önemli bir görev var. Somut bir yol haritası ve belirgin bir siyasi takvimi olan raporunu hazırlayıp Meclis’e sunmasının zamanı geldi. Süreç, Türkiye Büyük Millet Meclisi bünyesinde oluşturulacak komisyonun çalışmaları ve Türkiye’nin temel toplumsal gerçekleri çerçevesinde ele alınmalıdır. Bu rapor, yeni tariflerle uğraşmamalı; sürecin gerekliliklerine odaklanmalıdır. Rapor tarihi korkulara, tabulara sıkıştırılmamalı; yeni bir perspektif içermelidir. Tarihi işler, yeni bir siyasi dille yapılır. Eski dille yeni Türkiye raporu çıkarılamaz. Eski zihniyetle Demokratik Türkiye inşa edilemez. Çok açık söyleyelim: Kırk yıldır bize vura vura söyletemediklerini, bugün bize gül atarak söyletemezler. Bu rapor Kürt meselesini terör parantezine almamalıdır. Meclis raporu ve buna dayalı olası düzenlemeler, meseleyi asimilasyon mantığıyla ele alır ve terör parantezine sıkıştırırsa demokratik çözüm yara alır. Sürecin istikameti, komisyon raporu ve çerçeve yasa temelinde kalıcı veya geçici çözüm yaklaşımlarıyla belirlenecektir. Biz artık palyatif değil, kalıcı çözümlere odaklanmalıyız. Kürt meselesini siyasi ve hukuki zemine çekecek somut ve kalıcı adımları hayata geçirmeliyiz" dedi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Gaziantep Diyet Uzmanı Başkülekçi: "Doğru Sahur, kontrollü iftar" Anka Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Özge Başkülekçi, Ramazan ayının yalnızca ruhsal değil, bedensel denge açısından da önemli bir dönem olduğunu belirtti. Gün boyu süren açlık sonrası yapılan yanlış beslenme tercihlerinin halsizlik, baş ağrısı, mide yanması ve hızlı kilo artışı gibi sorunlara yol açabileceğini ifade eden Diyetisyen Başkülekçi, doğru planlanan sahur ve iftar ile Ramazan’ın hem enerjik hem de sağlıklı geçirilebileceğini söyledi. Sahurun oruç tutmanın adeta sigortası olduğunu vurgulayan Diyetisyen Başkülekçi, sahura kalkmadan tutulan orucun kan şekerinin hızlı düşmesine ve gün içinde yoğun acıkmaya neden olabileceğini belirtti. En doğru sahurun kahvaltı tarzında ve dengeli içeriklerden oluşması gerektiğini ifade eden Diyetisyen Başkülekçi, protein açısından zengin yumurta, peynir ve yoğurt gibi besinlerin, tam buğday ekmeği ya da yulaf gibi kompleks karbonhidratların, zeytin ve ceviz gibi sağlıklı yağların ve mutlaka sebzelerin yer aldığı bir öğünün gün boyu tokluk süresini uzatacağını söyledi. Buna karşılık börek, poğaça, salam, sucuk gibi işlenmiş ve aşırı tuzlu gıdaların susuzluğu artırabileceğini, fazla çay ve kahve tüketiminin de gün içinde daha fazla susamaya yol açabileceğini dile getirdi. İftarda ise en sık yapılan hatanın gün boyu boş kalan mideye bir anda yüklenmek olduğunu belirten Diyetisyen Başkülekçi, orucun 1-2 hurma ve su ile açılmasının ardından kısa bir mola verilmesini önerdi. Bu molanın sindirim sistemini hazırladığını ve aşırı yemek tüketimini engellediğini ifade eden Diyetisyen Başkülekçi, iftarın önce çorba ile başlaması, ardından kısa bir ara verilerek ana yemek ve salata ya da yoğurt ile devam edilmesinin daha sağlıklı bir yöntem olduğunu söyledi. Ana yemeklerde kızartma yerine ızgara, fırın ya da zeytinyağlı seçeneklerin tercih edilmesi gerektiğini de sözlerine ekledi. Tatlı tüketiminin iftardan hemen sonra değil, 1-2 saat sonra yapılmasının daha doğru olacağını belirten Diyetisyen Başkülekçi, sütlü tatlılar veya meyvenin daha dengeli bir tercih olduğunu, şerbetli tatlıların ise seyrek tüketilmesi gerektiğini ifade etti. İftar ile sahur arasında ortalama 2-2,5 litre su içmenin baş ağrısı, kabızlık ve halsizlik gibi şikayetleri büyük ölçüde önlediğini vurguladı. Ramazan ayında önemli olanın çok yemek değil, doğru ve dengeli beslenmek olduğunu belirten Diyetisyen Başkülekçi, dengeli bir sahur, kontrollü bir iftar ve yeterli su tüketimi ile bu mübarek ayın hem sağlıklı hem de rahat geçirilebileceğini ifade ederek sağlıklı ve bereketli bir Ramazan temennisinde bulundu.
Edirne Edirne’de kar yağışı yeniden başladı Balkanlar üzerinden gelen soğuk hava dalgasıyla birlikte Edirne’de kar yağışı etkisini göstermeye başladı. Kentin birçok noktasında beyaz örtü oluşurken, yağış vatandaşlar tarafından memnuniyetle karşılandı. Özellikle çiftçi ve üreticiler, kar yağışının tarım açısından büyük önem taşıdığını ifade etti. Vatandaşlar, karın toprağın su ihtiyacını karşıladığını, yer altı su kaynaklarını beslediğini ve ürün verimine olumlu katkı sağladığını dile getirdi. Kış aylarında yağan karın ekili alanlar için koruyucu bir tabaka oluşturduğunu belirten vatandaşlar, yağışların devam etmesini temenni etti. Uzmanlar da kar örtüsünün, ani don olayları yaşanmadığı sürece tarım arazileri için faydalı olduğunu vurguluyor. Yetkililer ise kar yağışıyla birlikte oluşabilecek buzlanmaya karşı sürücüleri dikkatli olmaları konusunda uyardı. Vatandaşlar, "Çok güzel oldu karın yağması. Her yere iyi geliyor. Ekinlerimize bereket oldu. Gıdasız kalmayız. Bereket yağıyor yani. Kar yağması güzel. Hem çiftçimiz için hem tarımsal arazi için iyi olacağını düşünüyorum. Hayırlısı olsun herkes için" sözleriyle memnuniyetlerini dile getirdi. Kent sakinlerinden Bekir Topçu ise bu yılki yağışlara dikkat çekerek, "Bu sene dördüncü kar. Benim fotoğrafım ilk karda çekilmişti, internete vermişler. Çok güzel. Eski karlar yok. Bizim çocukluğumuzda Edirne’de Mayıs ayına kadar kar kalkmazdı. Şimdi maalesef 10-15 seneden beri kar yüzü görmüyoruz" ifadelerini kullandı.
İstanbul Bahçelievler’de pedallar sağlık ve çevre için döndü: 38’inci bisiklet çekilişi yapıldı Bahçelievler’de sağlıklı yaşam kültürünü yaygınlaştırmak ve çevre duyarlılığını artırmak amacıyla düzenlenen aylık Bisiklet Çekilişi ve Dağıtım Töreni’nin 38’incisini gerçekleştirdi. 100 çocuk daha bisiklet sahibi oldu. Bahçelievler Belediyesi, sağlıklı yaşam kültürünü yaygınlaştırmak ve çevre duyarlılığını artırmak amacıyla düzenlediği aylık Bisiklet Çekilişi ve Dağıtım Töreni’nin 38’incisini gerçekleştirdi. Yoğun katılımla düzenlenen programda 100 çocuk daha bisiklet sahibi oldu. Etkinlik Hürriyet Mahallesi’nde gerçekleştirildi. Çocuklar ve ailelerinin yoğun ilgi gösterdiği törende, sosyal medya üzerinden yapılan başvurular arasından kura ile belirlenen 100 çocuk bisikletlerine kavuştu. Belediyeden yapılan açıklamaya göre proje kapsamında bugüne kadar toplam 3 bin 701 bisiklet çocuklara ulaştırıldı. Her ay düzenli olarak sürdürülen çekiliş uygulamasıyla 100 çocuğa bisiklet verilmeye devam edileceği bildirildi. Törende konuşan Bahçelievler Belediye Başkanı Hakan Bahadır, bisikletin yalnızca bir ulaşım aracı değil, aynı zamanda sağlıklı yaşamın ve çevre bilincinin önemli bir parçası olduğunu vurguladı. Bahadır, "3 yıldır bisiklet dağıtıyoruz. Bugün 38’incisini düzenliyoruz. Her ay 100 komşumuza bisiklet hediye ediyoruz. İlçemizde bisiklet yolları inşa ettik. Karbon salınımını azaltmak ve sağlıklı yaşamı teşvik etmek bizim görevimiz. Hedefimiz, Bahçelievler’de sporun hayatın doğal bir parçası haline gelmesidir" dedi. Velilere de seslenen Bahadır, "Çocuklarımızı mükemmel değil merhametli yetiştirmemiz gerekiyor. Yetiştirme tarzı farklı olabilir ancak çocuklarımızı merhametli yetiştirirsek hayatta zaten başarılı olurlar" ifadelerini kullandı. Dağıtım sürecinin şeffaflık esasına göre yürütüldüğünü belirten Bahadır, başvuruların belediyenin sosyal medya hesapları üzerinden alındığını ve kazananların kura yöntemiyle belirlendiğini söyledi. Amaçlarının tüm çocuklara ulaşmak olduğunu ifade eden Bahadır, projeyle birlikte ilçede bisiklet kullanım kültürünü kalıcı hale getirmeyi hedeflediklerini kaydetti.
Denizli Sarayköy sokaklarında Ramazan coşkusu yaşanacak Denizli’de Sarayköy Anadolu İmam Hatip Lisesi ve Sarayköy Anadolu İmam Hatip Ortaokulu öğretmen ve öğrencileri, Ramazan ayı etkinlikleri kapsamında ilçe merkezinde yürüyüş düzenleyerek geleneksel Ramazan kültürünü yaşattı. Denizli’nin Sarayköy ilçesinde Ramazan ayının manevi atmosferi, öğrencilerin düzenlediği anlamlı bir sosyal sorumluluk projesiyle sokaklara taşındı. "Geleneklerimizle Ramazan Ayı Ruhunu Yaşatıyoruz" sloganıyla gerçekleştirilen etkinlikte Sarayköy Anadolu İmam Hatip Lisesi ve Ortaokulu öğretmen ve öğrencileri ilçe merkezinde yürüyüş yaptı. Ellerinde Ramazan ayının önemini anlatan pankartlar taşıyan öğrenciler, ilçe sokak ve caddelerinde vatandaşlarla buluştu. Geleneksel kıyafetler giyen öğrenciler, davul eşliğinde söyledikleri manilerle eski Ramazanları aratmayan görüntüler oluşturdu. Yürüyüş boyunca Sarayköy halkına bayram şekeri, imsakiye ve iftar hurması ikram edilerek Ramazan’ın paylaşma ve dayanışma ruhu yansıtıldı. Vatandaşların yoğun ilgi gösterdiği etkinlikte, özellikle çocukların ve gençlerin geleneksel Ramazan kültürünü yaşatarak sahada aktif rol alması takdir topladı. İlçe sakinleri, geçmiş yılların Ramazan heyecanını hatırlatan bu anlamlı organizasyondan duydukları memnuniyeti dile getirdi. Eski Ramazanların havasını yaşattılar Bu yıl ikincisi düzenlenen ve gelenekselleştirilmesi hedeflenen "Hoş Geldin Ramazan" etkinliğinin önemine değinen İlçe Milli Eğitim Müdürü Bülent Akhan, yapılan çalışmanın sosyal farkındalık açısından büyük değer taşıdığını ifade etti. Akhan, "Öğrencilerimiz davulları, manileri, imsakiyeleri, bayram şekerleri ve hurmalarıyla adeta ‘Ah nerede o eski Ramazanlar’ havasını ilçemizde yaşattılar. Günümüzün hızlı yaşam temposu içinde geleneklerimizi unutmamak ve gelecek nesillere aktarmak büyük önem taşıyor" dedi. Ramazan ayının örf ve adetlerimizde özel bir yere sahip olduğunu vurgulayan Akhan, bu tür etkinliklerin çocuklara kültürel miras bilinci kazandırdığını belirtti. Ramazan sevincinin ve şenlik kültürünün yeni kuşaklara aktarılmasının önemine dikkat çeken Akhan, projede emeği geçen okul yöneticilerine, öğretmenlere ve öğrencilere teşekkür etti.
Yozgat Yozgatlı gençler ileri teknoloji ile geleceğe hazırlanıyor Yozgat Çözüm Koleji’nde verilen kodlama, yazılım eğitimleri sayesinde gençler günümüz teknolojisini yakalama imkanı buluyor. Yozgat Çözüm Koleji, öğrencilerine sunduğu kapsamlı kodlama ve yazılım eğitimiyle sadece tüketen değil, üreten bir nesil yetiştirmeye devam ediyor. Kolej bünyesinde eğitim alan genç yazılımcılar, geliştirdikleri projeler ve güncel teknolojiyi yakalayan inovatif tasarımlarıyla geleceğin dünyasına şimdiden yön veriyor. Yapılan tasarımlar arasında engel tanıyan robot, güneş enerjisi sistemi kullanılan ev, led ışıklarla tasarlanmış bayrak, asansör gibi çalışmalar bulunuyor. Kodlama, yazılım, elektrik gibi farklı teknolojileri bir arada kullanan öğrenciler projeler üretirken, bu projelerin görsel ve fonksiyonel tasarımlarında da modern standartları yakalıyor. Kolejin sunduğu bu ekosistemde çocuklar, karmaşık algoritmaları estetik tasarımlarla birleştirerek, küresel ölçekte rekabet edebilecek bir vizyon kazanıyor. Kolej Müdür Yardımcısı ve Rehber Öğretmen Makbule Sargın, çağın gerektirdiği robotik kodlama, yapay zeka eğitimlerinin Çözüm Koleji’nde verildiğini söyledi. Sargın, "Yapılan çalışmalar robotik, 3D, yapay zeka, arduino, eğitim, sağlık ve tarım alanında etkili olmakta. Bunların tohumları aslında bizim kurumumuzda, sınıflarımızda atılmakta. Öğrencilerimize etkinlik gösterilmekte. Yaptığımız bu çalışmaları uluslararası yarışmalarda, il geneli yarışmalarda öğrencilerimizin katılımlarıyla pekiştiriyoruz. TEKNOFEST gibi bu tarz yarışmalarda etkin katılım sağlıyoruz. Öğrencilerimiz bu sistem içerisindeki yerlerini alacaklar. Bankacılıktan sağlık alanına, eğitim alanına, tarım alanına hayatın içerisindeki birçok alanda artık kendilerinin de var olduğunu ve etkin bir şekilde bir ürün ortaya koymaya çalıştıklarını gösterebilecekler" diyerek eğitimlerin önemini vurguladı.