POLİTİKA - 10 Mart 2026 Salı 20:08

DEM Parti Grup toplantısı

A
A
A
DEM Parti Grup toplantısı

DEM Parti Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, "Şimdiye kadar çok zaman kaybedildi. Ama dünya dengelerinin alt üst olduğu bu dönemde artık kaybedecek bir şey kalmadı. Türkiye bölgesel türbülansa karşı stratejik bir istikrar merkezi olabilir. Tehlike büyük ama iktidar hala küçük hesaplar peşinde" dedi.


Bakırhan, partisinin grup toplantısında konuştu. Bakırhan, dünyanın gündeminin İran olduğunu söyleyerek, "İran’a saldırıların 11. günündeyiz. Ortadoğu’nun semaları neredeyse savaş uçakları ve dronlarla kaplı. Ortadoğu resmen toz duman içinde. Burada iki şey bize kendisini hatırlatıyor hatırlamak istemesek de. Dünyanın neresinde olursa olsun bir rejimi güçlü yapan şey ne füzeler ne de savaş uçaklarıdır. Bunu İran’da bir kez daha gördük. Bir devleti güçlü yapan aslında halkından almış olduğu rızadır. Halk devlete, rejime, yönetime ne kadar rıza gösteriyorsa o devletin gücü de o kadardır. İran’da rejim bir türlü bu gerçeği anlamadı. Kadınların her türlü özgürlüğünü yasakladı. Dünyanın en zengin ülkelerinden biri olmasına rağmen ekonomisini yönetemedi. Kimliklere ve inançlara özgürlük tanımadı. İkinci bir gerçek daha var. Buna aslında defalarca tanıklık ettik ama bu sefer herkesin bilinci biraz daha berraklaştı. Dış müdahalelerle bir ülkede rejimi değiştirmek o ülkeye huzur, demokrasi ve mutluluk getirmiyor. Bu savaştan çıkaracağımız çok önemli iki başlık budur. Bir ülkeye demokrasi ve refahın gelmesinin bir yolu var. Ülkenin kendi dinamikleriyle, kendi itiraz edenleriyle birlikte rejimin demokratikleşmesi ancak sağlanabilir" ifadelerini kullandı.


Terörsüz Türkiye sürecine değinen Bakırhan, "Dört bir yanımız ateş çemberi ve bu ateş her geçen gün sınırlarımıza daha çok yaklaşıyor. Bir yılı aşkın süredir özellikle buralardan kendi düşüncelerimizi ifade ettik, uyarılarımızı yaptık. Aman gecikmeyelim, aman elimizi çabuk tutalım; bir kasırga almış başını, tüm bölgeyi kasıp kavuruyor dedik. Bugün adeta Sırat Köprüsündeyiz. Bu tarihi kavşağı ve fırsatı oyalayarak, erteleyerek heba etme lüksümüz yok. Şimdiye kadar çok zaman kaybedildi. Ama dünya dengelerinin altüst olduğu bu dönemde artık kaybedecek zamanımız kalmadı. Türkiye bölgesel türbülansa karşı stratejik bir istikrar merkezi olabilir. Tehlike büyük ama iktidar hala küçük hesaplar peşinde. Dünya neyi konuşuyor, onlar kayyımların süresini uzatmakla meşgul. Kayyım süresi hangi akılla, hangi hukukla uzatılıyor? Bunu anlamakta insan güçlük çekiyor. Artık buna bir son verin. Belediyelerdeki kayyımları çekin, seçilmişler görevlerinin başına dönsün" dedi.


Bakırhan, "İkincisi, birkaç gün önce Danıştay’ın barış akademisyenleri kararı çok ilginç. Danıştay, "Barış için imza atanlar suçlu" demeye devam ediyor. Biz de diyoruz ki sizin bu yanlışta ısrarınız asıl suçtur. Barış Akademisyenleri suçlu değil. AYM’nin ihlal kararlarını fiilen yok sayan ve Barış Akademisyenlerini yeniden hedef haline getiren Danıştay’ın bu kararını kınıyoruz. Bu kararından vazgeçmelidir. Barış talebi suç değildir. Önümüzdeki günlerde hazırlanacak yasal düzenlemeler, Barış Akademisyenlerinin uğradığı haksızlığı gidermeyi de kapsamalıdır. Bu da sizin için bir fırsattır. AİHM’in aldığı bir karar var. Meclis’i bekleyecek bir şey yok. Bunu uygulayacak olan Adalet Bakanıdır. Buyurun, uygulayın" dedi.


İBB’ye yönelik yolsuzluk davasıyla ilgili Bakırhan, "Ona ilişkin düşüncelerimizi söylemiştik. 15 milyonluk bir kentin belediye başkanının tutuklu yargılanması doğru değil. İmamoğlu’nu tutuklu yargılayarak, kayyımların görevini uzatarak, Barış Akademisyenlerine zulmederek, AİHM kararlarını uygulamayarak nasıl birliğimizi sağlayacağız, nasıl demokrasiyi getireceğiz? Gün sandık ve oy hesabı yapma günü değil. İktidara da muhalefete de söylüyorum: Artık bu tehlikeyi görün. Bu topraklar bizim. Bu toprakların bereketi barıştadır ve birliktedir" dedi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bolu Ülkü Ocakları Genel Başkanı Yıldırım: "Sınırlarımız dışındaki zulme rağmen vatanımızda güvendeyiz" Ülkü Ocakları Genel Başkanı Ahmet Yiğit Yıldırım, "Sınırlarımız dışında yaşanan hadiseler kanın, gözyaşının, zulmün dünyada ne kadar hakim olduğunu bizlere gösteriyor. Biz şehadetle yoğrulan bir milletin evlatlarıyız. Hamdolsun, bugün vatanımızda güven içerisinde yaşayabiliyoruz" dedi. Ülkü Ocakları Genel Merkezi tarafından başlatılan ‘Ocak Sofrasında Gönül Birliği’ programı Bolu’da düzenlendi. Bolu Ülkü Ocakları İl Başkanlığı tarafından organize edilen iftar programına Ülkü Ocakları Genel Başkanı Ahmet Yiğit Yıldırım da katıldı. İftar ve yapılan duanın ardından kürsüye çıkan Yıldırım, gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. "Bugün vatanımızda güven içerisinde yaşayabiliyoruz" Türkiye’de vatandaşların huzur içerisinde yaşadığını vurgulayan Genel Başkan Ahmet Yiğit Yıldırım, "Bugün ezanımızla huzur ve güven içerisinde iftarlarımızı açıyoruz. İbadetlerimizi yapabiliyoruz. Sınırlarımız dışarısında yaşanan hadiseler kanın, gözyaşının, zulmün dünyada ne kadar hâkim olduğunu bizlere gösteriyor. Çok şükür, biz rahat bir şekilde ibadetlerimizi yapıp ailelerimizle, sevdiklerimizle bu aziz vatanda yaşamımızı devam ettirebiliyoruz. Biz şehadetle yoğrulan bir milletin evlatlarıyız. Ay yıldızlı bayrağa rengini verenlerin torunlarıyız. Bir dua gibi yaşayan, bir yemin gibi yürüyen milletiz. Şehitlerimiz bu aziz vatanı bize emanet etmişlerdir. Hamdolsun, bugün vatanımızda güven içerisinde yaşayabiliyoruz. Bugün etrafımızda yaşanan hadiseler çok üzücü bir duruma gelmiş durumda. Çocuklar, aileler, kadınlar zulüm içerisinde birçok hadiseyle karşı karşıya gelmiştir" dedi. "Gençlerimizi bekleyen birçok tehlikeyle karşı karşıyayız" Bir milletin geleceğinin gençlere bağlı olduğunu belirten Yıldırım, gençliğin iyi yetiştirilmesi gerektiğine dikkat çekerek, "Gençlerimizi bekleyen birçok tehlikeyle karşı karşıyayız. Bir milletin geleceğe dair en büyük hazinesi gençliğidir. Arkamızda iyi yetişmiş bir gençlik bırakmak mecburiyetindeyiz. Platon, ‘Devlet’ adlı eserinde çok açık bir şey söyler: ‘Bilgiden yoksun bir cesaret devleti felakete sürükler.’ Cesaret olacak ama bu bilgiyle birleşecek. Bizim muasırlaşma anlayışımız ise Ziya Gökalp’in dediği gibi: ‘Batı’yı körü körüne taklit etmek değil, ilimi almak, ahlakı korumaktır.’ Bugün bilgi gelişiyor. Teknoloji gelişiyor. Ama maalesef ahlaki değerlerimizi kaybetmeye başladık. Biz Ülkü Ocakları’nda hem cesaretli hem bilgili hem de ahlaklı bir gençlik yetiştirebilmek için mücadele ediyoruz" şeklinde konuştu.
İstanbul BBP Genel Başkanı Destici: "Sadece Türkiye için değil, tüm yeryüzü mazlumları için güçlü olmak zorundayız" Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, bölgesel savaşlara ve Gazze’deki soykırıma dikkat çekerek, "Eğer bu dünyada güçlü değilseniz haklı olmanızın hiçbir kıymeti yoktur. Tüm yeryüzü mazlumları için güçlü olmak zorundayız" dedi. BBP teşkilatı, İstanbul Ümraniye’de kurulan bereket sofrasında vatandaşlarla iftar programında buluştu. Yoğun katılımın sağlandığı programda birlik ve beraberlik mesajları verilirken, küresel ve bölgesel gelişmeler değerlendirildi. "Bu dava fedakarlığın, adanmışlığın ve bedel ödemenin davasıdır" Programın açılışında konuşan ve birliğin önemine dikkat çeken BBP Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul İl Başkanı Sultan Selim Şimşek, şunları kaydetti: "Aynı sofrada, aynı duada ve aynı gönül ikliminde sizlerle buluşmak bizim için son derece kıymetlidir. Bu sofralar gönüllerin birleştiği; birlik ve beraberliğin güçlendiği bereket sofralarıdır. BBP olarak vatanımıza ve bayrağımıza sahip çıkma mücadelemizi kararlılıkla sürdürmeye devam ediyoruz. Kurucu liderimiz Muhsin Yazıcıoğlu’nun milletine olan sevgisi ve bağlılığını bugün bizler de bir miras anlayışıyla sürdürüyoruz. Bu programı gerçekleştirmemizde bizlere destek olan Alperen Ocakları’na ve Ümraniye Belediye Başkanı İsmet Yıldırım’a teşekkür ediyorum. Biz bu görevi bir makam olarak değil büyük bir emanet olarak görüyoruz. İnşallah teşkilatımız, dava arkadaşlarımız ve vatandaşlarımızla birlikte teşkilatımızı daha iyi yerlere ulaştıracağız. Bu dava fedakarlığın, adanmışlığın ve bedel ödemenin davasıdır." "Bu Ramazan bir başka; biz bunu Ümraniye’de hissedebiliyoruz" Ümraniye’de Ramazan ayının maneviyatının gençlerle paylaşıldığını dile getiren Ümraniye Belediye Başkanı İsmet Yıldırım, "Böyle güzel bir mekanda bizleri bir araya getiren Cenab-ı Hakka şükürler olsun. Bu Ramazan bir başka; biz bunu Ümraniye’de hissedebiliyoruz. Bu sene Ümraniyemizde gençlerle daha çok bir aradayız. Ümraniye’de 20 bine yakın liseli gencimiz var ve iftarlarda sadece liseli gençlerimizle buluşuyoruz. O yüzden gençliğe yaptığınız yatırım sizlere yol, su, elektrik olarak geri gelir, hiç merak etmeyin. Bu güzel iftarımıza katılan herkese teşekkürlerimi sunuyorum; inşallah Kadir Gecesi’ni ihya edip buruk da olsa Ramazan Bayramı’nı beraber idrak etmiş oluruz" şeklinde konuştu. "Ülkemizin içinde bulunduğu coğrafyada huzur ve barış bozulmuş durumdadır" Konuşmasında ilk olarak İslam coğrafyasındaki gelişmelere ve Gazze’de yaşanan insanlık dramına dikkat çeken BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, "Ramazan’ın rahmet ve bereket bölümü geride kaldı, şimdi mağfiret dönemindeyiz. Dün de Üsküp’teydik ve oradaki Müslüman kardeşlerimizle Ramazan’ın sevincine ortak olduk. Ülkemizin içinde bulunduğu coğrafyada özellikle son yıllarda huzur ve barış bozulmuş durumdadır. Önce Rusya’nın Ukrayna’ya karşı açtığı savaş, ardından terörist İsrail’in Gazze’ye yaptığı soykırımla devam etmiştir. Maalesef kadın, erkek, çocuk binlerce Müslüman kardeşimiz haince katledilmiştir. Şu an orada o savaştan etkilenen binlerce Müslüman ellerini, kollarını, annelerini ve babalarını kaybetmişler ama Elhamdülillah imanlarını kaybetmemişlerdir. Gazze’deki o insanlar, bütün zorluklara rağmen vatan sevgisiyle hayatlarına devam ediyorlar. Gün gelecek Gazze tekrar mağrur olacak ve Gazze’deki kardeşlerimizin yüzü tekrar gülecek. Arkadaşlarımızla birlikte Gazze’yi ziyaret ettiğimizde çocuklar, kadınlar ve yaşlıların o zaman da zorlukları vardı. Ama yine de mutlulukları gözlerinden okunuyor; imanları dudaklarından dökülüyordu" dedi. "Dünyada bu iki hayduda hesap soracak kimse yok" İran-İsrail gerilimi ve uluslararası toplumun bu süreçteki sessizliğini eleştiren Destici, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Şimdi de Amerika ve İsrail İran’a saldırdılar. Sebebi de İran’ın nükleer zenginleştirme yaptığı. Şu anda bunun gerçek olmadığını en başta onlar biliyor. Putin’in dediği gibi ’Biz müdahale etmesek 1 hafta içinde nükleer silaha sahip olacaktı’ cümlesi tamamen bunun bahanesidir. Maalesef ki bu saldırılarda 7-12 yaşındaki 170 kız çocuğu, füzeyle paramparça edilerek öldürülmüştür. Ama bunlar olurken ne BM’den ne de Avrupa Birliği’nden bir kınama gelmiştir. Gerçekten dünyada bir düzen ve uluslararası hukuk olsa bunları yapabilirler miydi, ya da bunu yapanın akıbeti ne olurdu? Maalesef bugün dünyada Amerika ve İsrail’e; bu iki hayduda hesap soracak kimse yok. Bakıyorlar ki ortam müsait, ortalık boş. Biz inanıyoruz ki bir gün gelecek ve bu haydutlar yaptıklarının bedelini ödeyecekler. İran’dan atılan füzelerin ardından hem Azerbaycan hem Türkiye komşuluk haklarını gözeterek sağduyulu davranmış ve propaganda tuzaklarına düşmeyerek konuyu sulh yoluyla çözmeye gitmiştir." "Güçlü değilseniz haklı olmanızın bir kıymeti yoktur" Türkiye’nin savunma sanayi hamlelerinin hayati önem taşıdığını belirten Destici, istikrarın korunması gerektiğinin altını çizerek, "Maalesef pek çok alanda olduğu gibi savunma sanayinde de çok geç kaldık. Biz zamanında kendi uçağını yapan 5 ülkeden biriydik. Kendi silahlarını kendi bombalarını yapan ülkelerden biriydik. O zamanlar bu ülkeyi yönetenler de dışarıdan gelen baskılara dayanamadılar ve maalesef fabrikaları kapatmak zorunda kaldılar. Bütün bu yaşananlar bizlere şunu gösteriyor: eğer bu dünyada güçlü değilseniz haklı olmanızın hiçbir kıymeti yoktur. O yüzden güçlü olmak zorundayız. Sadece Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde yaşayanlar için değil; pek çok ülkede yaşayan Müslüman kardeşlerimiz için, tüm yeryüzü mazlumları için güçlü olmak zorundayız. Yeter ki bu milletin önüne set çekilmesin, yeter ki çeşitli ayak oyunlarıyla ya da dış oyunlarla Türkiye’nin istikrarı bozulmasın. İstikrarını kaybeden bir ülkenin başarıya ulaşması mümkün değildir" ifadelerini kullandı. Büyük Birlik Partisi Ümraniye İlçe Teşkilatı tarafından düzenlenen iftar programına Ümraniye Belediye Başkanı İsmet Yıldırım, AK Parti Ümraniye İlçe Başkanı Selim Çetinkaya, Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) ve Saadet Partisi (SP) Ümraniye ilçe teşkilatları, Ümraniye mahalle muhtarları, dernek üyeleri, siyasi partililer ve çok sayıda vatandaş katıldı.
İstanbul Bahçelievler Belediyesi’nden "tek darbeyle yıkılan 8 katlı bina" videosuna açıklama Bahçelievler Belediyesi, sosyal medyada paylaşılan "tek darbeyle yıkılan 8 katlı bina" başlıklı videonun Bahçelievler ilçesine ait olmadığını, görüntünün Malatya’da gerçekleştirilen bir yıkım çalışmasına ait olduğunu bildirdi. Bahçelievler Belediyesi, sosyal medyada dolaşıma giren bina yıkımıyla ilgili açıklama yaptı. Açıklamada, "Son günlerde bazı internet siteleri ve sosyal medya hesaplarında, ’Bahçelievler’de kentsel dönüşüm kapsamında 8 katlı bir bina tek darbeyle yıkıldı’ başlığıyla paylaşılan bir video dolaşıma sokulmuştur. Yapılan incelemelerde söz konusu görüntülerin Bahçelievler ilçemize ait olmadığı, daha önce yaz aylarında Malatya’da gerçekleştirilen bir yıkım çalışmasına ait görüntülerden alındığı anlaşılmıştır" belirtildi. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı verilerine göre Bahçelievler’in, 2024 ve 2025 yılları itibarıyla kentsel dönüşümde Türkiye’de en fazla dönüşüm gerçekleştiren ilçe olduğu belirtilen açıklamada, şu ifadelere yer verildi: "Ayrıca aynı görüntülerin geçmiş dönemlerde de farklı il ve ilçelerin adı kullanılarak servis edildiği, zaman zaman farklı şehirlerle ilişkilendirilerek paylaşıldığı tespit edilmiştir. Buna rağmen bazı mecralarda görüntüler Bahçelievler’de gerçekleşmiş gibi gösterilerek kamuoyunda yanlış bir algı oluşturulmaya çalışılmaktadır. Bahçelievler Belediyesi olarak ilçemizde yürütülen kentsel dönüşüm çalışmaları; ilgili mevzuat, mühendislik kuralları ve gerekli güvenlik önlemleri çerçevesinde titizlikle yürütülmektedir. Nitekim Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı verilerine göre Bahçelievler, 2024 ve 2025 yılları itibarıyla kentsel dönüşümde Türkiye’de en fazla dönüşüm gerçekleştiren ilçe olarak 1. sırada yer almıştır. İlçemizde yürütülen çalışmaların temel amacı; vatandaşlarımızın daha güvenli, sağlam ve modern yapılarda yaşamalarını sağlamaktır. Kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi adına ilçemizle ilgisi bulunmayan bu görüntülere itibar edilmemesini önemle rica ederiz."