POLİTİKA - 31 Mart 2026 Salı 17:00

DEM Parti Grup toplantısı

A
A
A
DEM Parti Grup toplantısı

DEM Parti Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları Oruç, "Niyet beyanlarının yerini bağlayıcı, kurucu ve dönüştürücü adımların aldığı aşamadır. Sorunun kabul edilmesinin ötesine geçilerek, çözümün kurumsallaştırıldığı, hukuksallaştırıldığı ve toplumsallaştırıldığı evredir" dedi.


Oruç, partisinin grup toplantısında konuştu. Oruç, barış ve demokratik toplum sürecine ilişkin olarak somut adımların atılması gerektiğini söyleyerek, "İkinci aşama dediğimiz şey tam da burada başlar. İkinci aşama, niyet beyanlarının yerini bağlayıcı, kurucu ve dönüştürücü adımların aldığı aşamadır. Sorunun kabul edilmesinin ötesine geçilerek, çözümün kurumsallaştırıldığı, hukuksallaştırıldığı ve toplumsallaştırıldığı evredir. Abdullah Öcalan’ın yaptığı ’Barış ve Demokratik Toplum’ çağrısıyla demokratik çözüm ufkunu açmış, demokratik siyasetin güçlendiği, eşit yurttaşlığın tesis edildiği ve toplumsal barışın kurumsallaştığı bir düzenin kapılarını açmıştır. Çağrı, stratejik ve tarihi bir yönelimdir. Bu çağrının sunduğu perspektifle, sürecin ikinci aşamasında milyonların barış umudunun gerçeğe ulaşmasının muhatabı iktidar, parlamento ve devlettir. Bu aşamada gözler ve kulaklar başka yerlerde değil; yasama, yürütme ve yargı erkinde olacak. Açık söyleyelim. Bu sürece toplumsal destek yüzde 90’ları gördü. Ama iktidarın ve devletin somut adımlar atmaması, desteği azaltıyor. Bugün destek ile güven arasındaki makas farkını kapatarak 86 milyon insan için demokratik ve müreffeh bir geleceğe kapı aralamanın sorumluluğu iktidardadır. Barış Süreci’nin ikinci aşaması, öngörülebilir, net ve şeffaf şekilde belli bir takvime bağlanarak kamuoyuna açıklanmalıdır. Bu, hem sürece olan güveni artıracak hem de sürecin enfekte olmasını engelleyecektir. Ayrıca yasal adım gerektirmeyen konularda iktidar, direnç göstermekten vazgeçmelidir. Bugün itibarıyla kayyım uygulaması, süreci zedelemekten başka bir şeye yaramıyor" dedi.


Oruç, İran’a yönelik saldırılara değinerek, "Körfez ülkeleri, Irak, Lübnan Kısacası bölgesel bir savaşa dönüşüyor. Federe Kürdistan Bölgesi’nde Mesud Barzani’nin ofisi beş kez vurulmuş. Kürdistan Bölgesel Yönetimi Başkanı Neçirvan Barzani’nin konutu bombalanmış. Sivil yerleşim yerleri hedef alınıyor, insanlar ölüyor, yaralanıyor. Bunlar yönünü şaşıran füzelerin tahribatı değil. Bu; Kürtleri, Kürdistan Bölgesel Yönetimi’ni savaşın içine çekme politikasıdır" şeklinde konuştu.


Oruç, grup toplantısından sonra İmralı’ya konut yapılıp yapılmadığına ilişkin sorusunu cevapladı. Oruç, "İmralı’da bir konut yapılıyor. Öcalan henüz taşınmış değil. Esas mesele, baş müzakereci statüsünün tanımlanması, bu müzakerelerin yürütüldüğü bir hukuki forma kavuşmasıdır. Öcalan Türkiye’deki bütün aydın, yazar, gazeteci, akademisyen, siyasetçi, bilim insanı birçok kesimle görüşmek istiyor. Bu diyalog yolunun açılabilmesi ve bunun hem siyasi hem teknik olarak kolaylığının sağlanması önemli bir aşama. Bizim de tam da statü tanımlanmalı derken kastettiğimiz şey bu iki ana şeydir" diye konuştu.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Sarıyer’de toprak kayması sonucu 6 binaya tahliye kararı verildi: Bina sakinleri belediyeye isyan etti Sarıyer’de bulunan bir binanın bahçe kısmında yoğun yağışlar sonrası toprak kayması gerçekleşti. Yaklaşık 20 metre aşağıda bulunan evlerin üzerine topraklar düştü. Sarıyer Belediyesi personelleri sokakta 6 binayı riskli görerek anlık tahliye kararı verdi. Bina sakinleri belediye personellerine isyan ederek, gidecek yerlerinin olmadığını bu sorun uzun süredir var olduğunu belirtti. Olay, saat 19:00 sıralarında Sarıyer ilçesi Ayazağa Mahallesi 108. Sokak’ta meydana geldi. İddiaya göre, yoğun yağışlar sonrası sokakta bulunan bir binanın bahçesinde toprak kayması meydana geldi. Kayan topraklar yaklaşık 20 metre aşağıda bulunan evlerin üstüne düştü. Ev sakinleri durumu Sarıyer Belediyesi’ne şikayet etti. Ev sakinleri durumun ciddiye alınmadığını görerek, bu seferde Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi’ne (CİMER) şikayet etti. Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi şikayeti dikkate alarak, bölgeye Sarıyer Belediyesi personelleri, çok sayıda polis ve AFAD ekipleri yönlendirdi. AFAD, toprak kayması yaşanan binanın bahçesinde inceleme yaptı. Durumu riskli değerlendiren ekipler, toplamda 6 binaya tahliye kararı verip mühürledi. Bina sakinleri belediye personellerinin anlık tahliye kararına tepki göstererek, gidecek yerlerinin olmadığını bu durumun birçok kez belediyeye bildirdiklerini ciddiye alınmadığını söyleyerek tepkiler gösterdi. Bina Sakini Elmas Yalkın, tepki yaşanan duruma tepki göstererek, "Bu sokağın çoğu uçurumun üzerine kurulmuş bir sokak. Sokakta 20 yıldır Şişli Belediyesi ve şimdiki Sarıyer Belediyesi’ne bağlı olan bu sokak 20 yıldır istinat duvarı yapılması için baskı yapılıyordu belediyelere. Bu yoğun yağmur sonucunda da burada toprak kayması oldu. Belediyeyi bilgilendirdik buraya istinat duvarı yapılmalı diye. Belediye geldi her şey bir gün içerisinde oldu. Belediye geldi evde ocakta yemeğim varken, kapımı çaldı evimi boşaltmam gerektiğini söyledi. Riskli bölge olduğunu evi boşaltmam gerektiğini söyledi. Bende şöyle dedim biz burada yaşıyoruz hemen nasıl gidebiliriz. Şuanda sokaktayız. Belirli yerlere bant çektiler. Yapılması gereken istinat duvarı ile ilgili dönüş alamıyoruz, yaşanan olaydan sonra da alamıyoruz" dedi. "Herhangi bir rapor yok" Yalkın, durumla alakalı bir raporun olmadığını belirterek, "Herhangi bir rapor yok bir zemin etüdü yok bize gönderilen. Bizim kapımız çalındı evinizi boşaltın dendi" ifadelerini kullandı.
Antalya Dev ekrandaki bitiş düdüğüyle Antalya’da bayram havası esti A Milli Futbol Takımı’nın Kosova ile oynadığı karşılaşmayı dev ekrandan takip eden Antalyalılar, maçın son düdüğü sonrası bayram havası estirdi. 24 yıl aranın ardından gelen dünya kupası biletiyle ilk kez bu duyguyu yaşayan 20’li yaşlardaki bir genç ise, "Hayatımda ilk defa dünya kupasında ülkemi destekleyeceğim, onun gururunu yaşıyorum" sözleriyle duygularını dile getirdi. A Milli Futbol Takımı, 2026 FIFA Dünya Kupası playoff finalinde deplasmanda Kosova’yı 1-0 mağlup etmeyi başardı. Antalya Büyükşehir Belediyesince Konyaaltı ilçesindeki Olbia Kent Meydanı’nda kurulan dev ekrandan karşılaşmayı izlemeye gelen vatandaşlar, millilere alkış ve tezahüratlarla destekte bulundu. Maç boyunca heyecanlı anlar yaşayan Antalyalılar, ay yıldızlıların attığı golle birlikte büyük bir coşku yaşadı. Karşılaşmanın 1-0 sona ermesinin ardından milliler FIFA 2026 Dünya Kupası biletini alırken, vatandaşlar da galibiyeti doyasıya kutladı. "Hayatımda ilk defa dünya kupasında ülkemi destekleyeceğim" 24 yıl aranın ardından gelen dünya kupası biletiyle ilk kez bu duyguyu yaşayan 20’li yaşlardaki bir genç, "Hayatımda ilk defa dünya kupasında ülkemi destekleyeceğim, onun gururunu yaşıyorum" sözleriyle duygularını dile getirdi. Karşılaşmanın ardından şehrin farklı noktalarında araçlarla konvoy oluşturan vatandaşlar, korna çalarak şehir turu attı.
Nevşehir Yardım için durdular, kendilerine küfür edilince alkollü sürücüyü ve arkadaşını darp ettiler Nevşehir’de maddi hasarlı trafik kazası sonrasında yardım için duran vatandaşlar, kaza yapan alkollü sürücüyü darp etti. Olay, gece saatlerinde Esentepe Mahallesi Ürgüp Caddesi Balonlu kavşakta meydana geldi. Edinilen bilgiye göre 34 BLM 448 plakalı otomobil sürücüsü Mervenur A. kavşakta kırmızı ışıkta durdu. Aynı istikamette seyreden 38 ALK 573 plakalı otomobil sürücüsü Feridun Y. duramayarak önündeki araca çarptı. Kaza sonrası araçtan inen tarafalar trafikte tartışmaya başladı. Kazayı ve tartışmayı gören vatandaşlarda yardım için araçlarından indi. Alkollü sürücü Feridun Y. hem çarptığı araç sürücüsüne, hem de yardıma gelen vatandaşlara küfür etmeye başlayınca tartışma bir anda kavgaya döndü. Yardım için duran vatandaşlar, kendilerine küfür edildiği için alkollü sürücüyü ve yanındaki arkadaşı darp ederek kaza yerinden uzaklaştı. Çevredeki vatandaşların ihbarı üzerine kaza yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Otomobil sürücüsü Mervenur A. yaptığı açıklamada "Ben ışıklarda durunca bana bir anda çaptı. Bende ne olduğunu anlamak için aracımdan indim. Bana çarpan sürücü aracından inerek üstüme yürüdü. Ayakta durmakta zorlanıyor ve alkol kokuyordu. İlk başta sürücü olduğunu kabul etmedi. Daha sonra kabul etti. Ben polis ekiplerini aramak isteyince ısrarla aramak istemedi ve polislik bir şey yok. Kendimiz çözelim dedi. Ben polisi arama konusunda ısrar edince, benim, annemin ve kardeşimin üzerine yürüdü. Daha sonra bunlar şoför değişikliği yapmaya kalktılar. Bizi tehdit edip küfretmeye başladılar" şeklinde konuştu. Alkollü sürücü ilk başta alkol metreyi üflemeyi reddetti. Daha sonra ambulansta alkol metreyi üflemeye çalışan sürücü burada da üfleyemedi. Darp edilen alkollü sürücü ve arkadaşı kaza yerinde yapılan ilk müdahalenin ardından Nevşehir Devlet Hastanesi’ne kaldırılarak tedavi altına alındı. Alkollü olduğu anlaşılan sürücüye 25 bin lira idari para cezası kesilirken ehliyetine de 6 ay süreyle el konuldu. Ayrıca otomobili de trafikten men edildi. Olayla ilgili soruşturma başlatıldı.