EKONOMİ - 05 Ocak 2026 Pazartesi 18:10

Devlet Memurları Konfederasyonu Başkanı Kaya: "En az yüzde 30 refah payı eklenmeden yapılacak hiçbir artışı kabul etmiyoruz"

A
A
A
Devlet Memurları Konfederasyonu Başkanı Kaya: "En az yüzde 30 refah payı eklenmeden yapılacak hiçbir artışı kabul etmiyoruz"

Devlet Memurları Konfederasyonu Genel Başkanı Osman Kaya, "En az yüzde 30 refah payı eklenmeden yapılacak hiçbir artışı kabul etmiyoruz. 2023’te verilen refah payı taban aylıklara derhal yansıtılmalı ve emekli maaşlarına dahil edilmelidir" dedi.


Memurlar ve emekliler; artan hayat pahalılığı, alım gücündeki düşüş ve maaş artışlarının yetersiz kaldığı gerekçesiyle Ankara’da eylem yaptı. Devlet Memurları Konfederasyonu öncülüğünde gerçekleştirilen eylemde, kamu çalışanları ile memur emeklilerinin yaşadığı ekonomik sıkıntılara dikkat çekilmesi amacıyla bir basın açıklaması gerçekleştirildi. Devlet Memurları Konfederasyonu Genel Başkanı Osman Kaya, memur ve memur emeklilerin temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlandığı belirterek, ’Adil Ücret, Onurlu Yaşam’ sloganıyla birlikte ücret politikalarının yeniden düzenlenmesi çağrısında bulundu. Hazine ve Maliye Bakanlığı önünde gerçekleşen eyleme memurlar ve memur emeklileri de katılım sağladı.



"Enflasyonla mücadele adı altında uygulanan politikalar, memuru ve emekliyi geçim sıkıntısı ile baş başa bırakmıştır"


Memur ve memur emeklisinin geçim sıkıntısıyla baş başa bırakıldığını ve bu durumun düzeltilmesi için yetkililere çağrıda bulunan Devlet Memurları Konfederasyonu Genel Başkanı Osman Kaya, "Az önce TÜİK tarafından ilan edilen enflasyon oranı yüzde 0,89 olarak açıklanmıştır. Bu rakamın neticesinde memura reva görülen zam oranı ise yüzde 18,61 seviyesinde kalmıştır. Bizler bu rakamları tanıyoruz. Bu rakamlar bizim soframızdan azalan ekmeğin, çocuğumuzun harçlığından kesilen bedelin, evimizden eksilen huzurun matematiksel kılıfıdır. Bunun sorumlusu, toplu sözleşme masasında bu oranların altına imza atan yetkili konfederasyondan bir başkası değildir. Bugün tüm memur ve memur emeklisinin aldığı zam oranı, kamu çalışanlarını temsil etme iradesini yitiren, masadaki bir figüran olmaktan bir adım öte gidemeyen yetkili konfederasyonun eseridir. Ülke ekonomisindeki var olan enflasyonun faturasını memura ve memur emeklisine kesmek, sadece iktisadi bir hata değil, aynı zamanda büyük bir sosyal çöküştür. Enflasyonla mücadele adı altında uygulanan politikalar, memuru ve emekliyi geçim sıkıntısı ile baş başa bırakmıştır" diye konuştu.



"En az yüzde 30 refah payı eklenmeden yapılacak hiçbir artışı kabul etmiyoruz"


Memur ve memur emeklilerinin taleplerini sıralayan Kaya, memur ve memur emeklilerinin geçim sıkıntısının devam edeceğini vurgulayarak, "Açlık sınırının 30 bin 143 lira olduğu bir ülkede, memura reva görülen sözde maaş artışı kamu hizmetinin bekası olan memuru, yıllarını devlete hizmet etmekle geçirmiş memur emeklisini kara kara düşündürmektedir. Yoksulluk sınırının 98 bin 188 lira olduğu bir ortamda, memur maaşıyla yoksullun sınırı arasındaki mesafe, orta sınıfın ne denli zorlu bir süreç içinden geçtiğinin belgesidir. Bu maaşlar insan bir yaşam bedelinin oldukça uzağındadır. Eğer memura hakkaniyetli bir zam verilmiyorsa, o halde memurun üzerinden zorunlu giderlerin yükü hafifletilmelidir. Madem bizi bu maaşlara mecbur bırakıyorsunuz; o vakit memur ve emeklinin; elektrik, su, doğalgaz, telefon ve internet faturalarının bir kısmına devlet desteği verilsin. Tüm kamu çalışanlarına toplu ulaşım ücretsiz olmalı, lojman tahsis edilmeli, lojman imkanı bulunmayan bölgelerde kısmi kira desteği verilmelidir. Memur ancak bu şekilde borç batağından başını kaldırıp nefes alabilir. Devlet Memurları Konfederasyonu olarak bir kez daha yineliyoruz. En az yüzde 30 refah payı eklenmeden yapılacak hiçbir artışı kabul etmiyoruz. 2023’te verilen refah payı taban aylıklara derhal yansıtılmalı ve emekli maaşlarına dahil edilmelidir. 3600 Ek Gösterge, söz verildiği gibi birinci dereceye gelen tüm memurlara ayrımsız ve amasız biçimde uygulanmalıdır. Yılda ikisi dini bayramlarda olmak üzere, dört defa birer maaş ikramiye verilmelidir" ifadelerini kullandı.



Devlet Memurları Konfederasyonu Başkanı Kaya: "En az yüzde 30 refah payı eklenmeden yapılacak hiçbir artışı kabul etmiyoruz"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Amasya Uyku bozukluğu ile boyun ve sırt ağrıları dijital dengesizliğin belirtisi Odaklanma güçlüğü, uyku bozukluğu, boyun ve sırt ağrıları ile sosyal ilişkilerde zayıflama dijital dengesizliğin belirtileri arasında gösteriliyor. Amasya Üniversitesi’nden Dr. Öğr. Üyesi Semih Kaynak, dijital dengesizliğe karşı belirli aralıklarla teknolojiden uzaklaşıp fiziksel aktiviteler, kitap okuma ve yüz yüze iletişime yönelmenin zihinsel dinlenmeye katkı sağladığını açıkladı. Amasya Üniversitesi Bilim İletişimi Ofisi tarafından düzenlenen "Çocuk ve dijital bağımlılık" konulu bilim kafe söyleşisi, Cumhuriyet Ortaokulu’nda öğrencilere yönelik gerçekleştirildi. Söyleşiye Dr. Öğr. Üyesi Semih Kaynak konuşmacı olarak katıldı. Programda dijital çağın çocuklar üzerindeki etkilerine dikkat çeken Kaynak, "dijital denge" kavramının önemine vurgu yaptı. Dijital dengeyi, teknolojinin sunduğu imkanlardan yararlanırken fiziksel, zihinsel ve sosyal sağlığı koruyacak şekilde kullanım olarak tanımlayan Kaynak, teknolojiyi hayatın merkezine koymak yerine bilinçli bir şekilde yönetmenin gerekliliğini ifade etti. Dijital dengesizliğin belirtileri arasında odaklanma güçlüğü, uyku bozuklukları, boyun ve sırt ağrıları ile sosyal ilişkilerde zayıflama gibi sorunların öne çıktığını belirtti. Bu duruma karşı çözüm önerilerini de paylaşıp gereksiz bildirimlerin kapatılması, teknolojisiz alanlar oluşturulması, ekran süresinin takip edilmesi ve göz sağlığını korumak amacıyla her 20 dakikada bir 20 saniye boyunca yaklaşık 6 metre uzağa bakmayı içeren 20-20-20 kuralının uygulanması gibi pratik adımlar öneren Dr. Öğretim Üyesi Kayna, ayrıca dijital detoksun önemine değinerek belirli aralıklarla teknolojiden uzaklaşıp fiziksel aktiviteler, kitap okuma ve yüz yüze iletişime yönelmenin zihinsel dinlenmeye katkı sağladığını söyledi.
Ordu Ordu’da yangın: Kedilerini kurtarmak isteyen karı koca dumandan etkilendi Ordu’nun Ünye ilçesinde bir binada çıkan yangın paniğe neden olurken, evdeki kedilerini alevlerin arasından kurtarmaya çalışan çift, dumandan etkilenerek hastaneye kaldırıldı. Yangın, Kaledere Mahallesi Zincirli Sokak üzerinde bulunan 4 katlı bir binanın son katında meydana geldi. Hakan ve Gülperi Y.’ye ait olduğu öğrenilen dairenin yatak odasında yangın başladı. Kısa sürede büyüyerek tüm odayı kaplayan alevleri fark eden ev sakinleri, durumu 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirdi. Olay yerine intikal eden Ordu Büyükşehir Belediyesi Ünye İtfaiye Grup Amirliği ekipleri, yangına müdahale etmeye başladı. Kedilerini kurtarmak isterken dumandan etkilendiler Yangın sırasında evde bulunan kedilerini kurtarmak için yoğun çaba sarf eden çift, yoğun dumana maruz kaldı. İtfaiye ve sağlık ekiplerinin yardımıyla dışarı çıkarılan çift, olay yerindeki ilk müdahalenin ardından Ünye Devlet Hastanesi’ne kaldırılarak tedavi altına alındı. Yangının paniğiyle apartman boşluğuna düştüğü anlaşılan kediler için itfaiye ekipleri seferber oldu. Alt kattaki dairenin banyo penceresinden ekiplerin titiz çalışmasıyla kurtarılan kediler güvenli bir yere alındı. Yangın sonrası evde büyük çapta maddi hasar meydana gelirken, hastaneye kaldırılan Hakan ve Gülperi Y. çiftinin sağlık durumlarının iyi olduğu öğrenildi. Olayla ilgili inceleme başlatıldı.
İstanbul Ayşe Tokyaz cinayeti davasında sanık Cemil Koç: "Delillerin eksik olduğunu düşünüyorum" Küçükçekmece’de eski polis memuru Cemil Koç tarafından öldürülen ve cesedi bavulla yol kenarına bırakılan üniversite öğrencisi Ayşe Tokyaz cinayeti davasının 2’nci duruşmasında savunma yapan sanık Koç, "Olaya ilişkin savunmamı bana tüm dosya sunulduğu zaman yapacağım. Delillerin eksik olduğunu düşünüyorum" dedi. Küçükçekmece’de 11 Temmuz 2025 tarihinde eski polis memuru Cemil Koç tarafından öldürülen ve cesedi bavula konularak Eyüpsultan’da yol kenarına bırakılan 22 yaşındaki üniversite öğrencisi Ayşe Tokyaz cinayetine ilişkin Cemil Koç’un (38) da aralarında bulunduğu 4’ü tutuklu 9 sanığın yargılanmasına devam edildi. Küçükçekmece 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya, tutuklu sanık Cemil Koç, Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katıldı. Müşteki ikiz kardeş Esra ve anne Halime Tokyaz ile 4’ü tutuklu 6 sanık ile tarafların avukatları da salonda hazır bulundu. Müşteki kardeşler Kadir ve Kübra Tokyaz da duruşmaya SEGBİS aracılığıyla bağlandı. Duruşmada, Esra Tokyaz’ın olaydan 1 gün sonra emniyette verdiği ifadeyi Cemil Koç ile paylaştıkları iddia edilen polis memurları N.Ç. (44) ile Z.B.’nin (31) Küçükçekmece 7. Asliye Ceza Mahkemesi’ndeki dosyaları, ağır ceza mahkemesindeki cinayet davasıyla birleştirildi. Böylece davadaki sanık sayısı 11’e yükseldi. "Delillerin eksik olduğunu düşünüyorum" Duruşmada söz alan tutuklu sanık Cemil Koç, "Öncelikle Esra’nın sosyal medyadan paylaştığı, ’ben senin ifadeni satırı satırına biliyorum’ konulu ses kayıtları kesilmiş olarak dosyaya sunuldu. Aleyhime olan delilleri kabul etmiyorum. Olay öyle bir sonuçla sonlandı ki ben suçlu oldum ama dosya kapsamında somut bir delil yok" dedi. Bunun üzerine mahkeme başkanı, "Sen başka kanıtlar sunulmasını istedin, biz araştırdık, tebliğ edildi ama sen kabul etmiyorsun dosyayı" dedi. Koç ise, "Esra mahkemeye girerken, Cemil sana bir sürprizim var deyip benim Ayşe ile çektiğim fotoğrafı masaya koyuyor. Olayın sonu kötü bitti, Ayşe öldü. Herkes sadece beni suçlu biliyor, kimse öncesinde yaşananlardan bahsetmiyor. Olaya ilişkin savunmamı bana tüm dosya sunulduğu zaman yapacağım. Delillerin eksik olduğunu düşünüyorum" ifadelerini kullandı. Cemil Koç’un işlerine yardım ettiği öne sürülen tutuklu sanık C.A. ise savunmasında, "Benim bu olayda en ufak bir eylemim olduysa suçum varsa çekmeye razıyım. Ben böyle bir şey yapmadım bu benim vicdanıma da ters benim hiçbir şeyle ilgim yok. Barış Can, ben arkadaşlarımla kahve içmek için buluştum alt tarafı bu yüzden 2 aydır tutukluyum" şeklinde konuştu. Sanık avukatları ise, Cemil Koç’un susma hakkı kullandığını düşünerek yargılamanın bu yönde yapılması gerektiğini belirtti. Üye hakimden Koç’a: "Otopside beyin kanaması diyor sen niye kalp masajı yaptın?" Duruşmada üye hakim, Cemil Koç’a, "Ayşe’nin öldüğünü gördüğünü söyledin, Ayşe’nin öldüğünü ne zaman anladın" şeklinde soru yöneltti. Soruya sanık Koç, "Birilerini aramak için telefonu arıyordum, o anki psikolojim karışıktı. O sırada vücudu morarmaya başladı. Hatta kalp masajı yapma çalıştım. Yardım çağırmadım çünkü vefat ettiğini anladım. Daha önce buna benzer bir durum yaşadığım için kimse de bana inanmayacağı için çağırmadım. Ayşe’nin burnu kırıktı ama ben kırmadım. Olaydan önce kırılmıştır. Adli Tıp Kurumundan bir talebim var. E-nabız verileri çıkarılsın, bu kırığın ölüm öncesinden olduğu ortaya çıksın" diye konuştu. Bunun üzerine üye hakim sanığa, "Otopside beyin kanaması diyor sen niye kalp masajı yaptın" dedi. Sanık ise, "Ağzından köpük geldiğinde, nefes almayınca, kalp masajı yapmaya çalıştım. Birlikte hiç uyuşturucu kullanmadık, bir yakınlaşma yaşadık ben boğazında hissedince o zaman söyledi bana" diye konuştu. Sanık Koç, kimsenin kendisine inanmayacağını düşündüğünü belirterek, "Bagajı kontrol etmedim, kan var mı yok mu diye. Olay sonrası vicdan azabı çekiyordum, annesi beni arayıp kızım diye ağlıyordu. Merdivenlerden kucağıma aldım ve koltuğa yatırdım. Valiz açıktı. Ayşe’yi aldım ve valizin içerisine koydum. Ekstra bir müdahalede bulunmadım. Ben olay günü Ayşe’nin biraz üzerine gittim ama hangi konu yüzünden üzerine gittiğimi daha sonra açıklayacağım" diye konuştu. Savcılıktan tutukluluk halinin devamı talebi Bir diğer tutuklu sanık Cemal Arslan da, olayda en ufak bir suçu varsa cezasını çekmeye razı olduğunu, bu olayın vicdanına ters olduğunu belirtti. Duruşmada görüşü sorulan cumhuriyet savcısı, Cemil Koç’un da aralarında bulunduğu sanıkların tutukluluk halinin devamını talep etti. Tutukluluk halinin devamına hükmedildi Ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, tutuklu sanık Cemil Koç’un da aralarında bulunduğu 4 sanığın tutukluluk halinin devamına karar verdi. Heyet, dosyadaki delillerin incelenmesi ve savunma yapabilmesi için Cemil Koç’a gönderilmesine hükmederek, eksik hususların giderilmesi için duruşmayı erteledi.