POLİTİKA - 03 Ocak 2026 Cumartesi 18:54

Dışişleri Bakanlığı: "Yemen’de kalıcı bir siyasi çözümün sağlanmasına yönelik desteğimizi yineliyoruz"

A
A
A
Dışişleri Bakanlığı: "Yemen’de kalıcı bir siyasi çözümün sağlanmasına yönelik desteğimizi yineliyoruz"

Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, "Yemen’de anayasal meşruiyet temelinde, kalıcı bir siyasi çözümün sağlanmasına yönelik çabalara desteğimizi yineliyoruz" denildi.


Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamada, "Yemen Cumhuriyeti’nin güney vilayetlerinde son günlerde yaşanan ve ülkenin egemenliği ve toprak bütünlüğü ile komşu ülkelerin güvenliğini tehlikeye atan gelişmeleri endişeyle takip ediyoruz. Cumhurbaşkanlığı Liderlik Konseyi’nin ülkede istikrarı tesis etmeye yönelik çabalarını önemli buluyor, Riyad’da kapsayıcı bir konferans düzenlenmesi yönündeki çağrıyı ve Suudi Arabistan’ın bu çağrıya desteğini memnuniyetle karşılıyoruz. Yemen’de anayasal meşruiyet temelinde, kalıcı bir siyasi çözümün sağlanmasına yönelik çabalara desteğimizi yineliyoruz" ifadelerine yer verildi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Yayman: "Aile, çocuk ve kadın bizim kırmızı çizgimizdir" AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Kültür ve Sanat Politikaları Başkanı Hüseyin Yayman, yerli ve yabancı dijital yayın platformlarında gösterimde olan birçok dizide ve filmde aile kavramının aşındırıldığı eleştirilerine ilişkin, "Sosyal medya ve dijital ağlar olmak üzere yasaklamaların bir çare olmadığını hepimiz görmekteyiz. Fakat burada da ‘bırakınız yapsınlar, bırakınız geçsinler’ anlayışını da doğru bulmuyoruz. Aile, çocuk ve kadın bizim kırmızı çizgimizdir" dedi. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Kültür ve Sanat Politikaları Başkanı Hüseyin Yayman, AK Parti Genel Merkez binasında basın mensuplarıyla bir araya gelerek, Başkanlığın çalışmalarına dair açıklamalarda bulundu. Genel Başkan Yardımcısı Yayman, kültür ve sanatı toplumu birleştiren bir manevi harç olarak gördüklerini ifade ederek, "Milletimizin duygudaşlığını, kaderdaşlığını, tarihdaşlığını ve birlikte yaşama kültürünü geliştiren çok önemli bir faaliyet olarak görüyoruz. Dolayısıyla, 24 yıllık AK Parti iktidarımız döneminde de kütüphanelerden tiyatro binalarına, opera sahnelerinden Atatürk Kültür Merkezi’ne, Millet Kütüphanesi’nden Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası Salonu’na kadar milletimizin arzu ettiği çok büyük eserler gerçekleştirilmiştir" dedi. Kültür anlayışlarının ilimden, irfandan, hikmetten, bilimden esinlenen ve ondan güç alan kucaklayıcı ve kuşatıcı bir anlayışı temsil ettiğini dile getiren Yayman, gelecek dönemde de taklit eden değil, taklit edilen bir kültür sanat anlayışıyla talepleri ve istekleri takip etmeye ve gerçekleştirmeye devam edeceklerini söyledi. "Bu toprakları dünyanın bir kütüphanesi olarak görüyoruz" Kültür ve sanatı ayrıştıran, kimlikleri yok sayan ve insanları tek bir modelle kurgulamak isteyen bir kültür mühendisliği anlayışına kesinlikle karşı olduklarını aktaran Yayman, "Bu toprakları dünyanın bir kütüphanesi olarak görüyoruz. Bu toprakları dünyanın ve medeniyetin bir ilham kaynağı olarak görüyoruz. Şefkat medeniyetinin, kardeşlik medeniyetinin bir arada yaşama kültürünün bir parçası olarak görüyoruz. Bizim türkülerimize, şarkılarımıza, atasözlerimize ve milletimizin ördüğü kilimlere, kilimlerdeki motiflere, dokuduğu halılara baktığımızda aslında bu kültürün ne kadar büyük ve köklü bir medeniyetin sonucu olduğunu hep beraber görmekteyiz" açıklamasında bulundu. Genel Başkan Yardımcısı ve Kültür ve Sanat Politikalarından sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Yayman, açıklamalarının ardından basın mensuplarının sorularını cevapladı. "Ailenin korunması ve gençler, Türkiye için bir milli güvenlik meselesi haline gelmiştir" Bir gazeteci tarafından yerli ve yabancı dijital yayın platformlarında gösterimde olan birçok dizide ve filmde aile kavramının aşındırdığına yönelik eleştirileri sorması üzerine Yayman, "Ailenin korunması ve gençler, Türkiye için bir milli güvenlik meselesi haline gelmiştir. Ben, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde dijital mecralar komisyon başkanlığı da yaptım. Dijitalleşme karşısında durulabilecek bir kavram değil. Dijitalleşme çok önemli bir kavram ve bizim muhakkak bunun pozitif yönlerini öne çıkartmamız ve burayı bir bilgilendirme bir serbest kürsü olarak görmemiz gerekiyor. Fakat dünyada ve Türkiye’deki örneklere baktığımızda, ulus aşırı küresel şirketler kendilerini yasamanın, yürütmenin, yargının üzerinde görüyorlar ve bir anlamda aileye karşı bir savaş açmış durumdalar. Bunu hem dijital platformlarda hem sosyal medyada hem de televizyon dizilerinde görmek mümkün" cevabını verdi. "Aile, çocuk ve kadın bizim kırmızı çizgimizdir" Son dönemde artan dijitalleşme meselesinin göz ardı edilemez bir gerçeklik olduğunu ve yeni bir dijital tebaa oluşturulmak istendiğine dikkati çeken Yayman, "Ulus aşırı dijital şirketler bir anlamda bir hegemonik bir kültürü de aynı zamanda dayatıyorlar. Türkiye’de vatandaşlarımız günün 7 saatini internette geçiriyorlar. Yaklaşık 3,5-4 saatini sosyal medyada geçiriyorlar ve sosyal medya artık farklı paylaşımların ve etkileşim almak için yanlış davranışların merkezi haline gelmiş durumda. Dolayısıyla sosyal medyadan televizyon dizilerine, dijital platformlardan küresel şirketlere kadar başta aile kurumu olmak üzere cinsiyetsizleştirme meselesini maalesef yok varsaymak ve bu değerleri tahrip etmek için elinden gelen her şeyi yapıyorlar. Biz AK Parti olarak şunu bir kez daha ifade etmek isteriz; başta sosyal medya ve dijital ağlar olmak üzere yasaklamaların bir çare olmadığını hepimiz görmekteyiz. Fakat burada da ‘bırakınız yapsınlar, bırakınız geçsinler’ anlayışını da doğru bulmuyoruz. Aile, çocuk ve kadın bizim kırmızı çizgimizdir" değerlendirmesinde bulundu. Yayman, entrikanın ve cinselliğin öne çıktığı, aile değerlerinin yok sayıldığı bir senaryo ve hikaye anlayışını doğru bulmadıklarını ve sorumluluk anlayışı taşımadan yapılan yayıncılığı da tasvip etmediklerini sözlerine ekledi. "Yapay zeka ile seslerin ve görüntülerin taklit edilmesi ne kadar önemli bir meseleyle karşı karşıya olduğumuzu gösteriyor" Yapay zeka ile seslerin taklit ederek müzik üretilmesinin sorulması üzerine Yayman, "Yapay zeka dijitalleşmede yeni bir paradigma değişimini ifade ediyor. Bu çok önemli, dünyada ve Türkiye’de de hızlı bir biçimde ilerliyor. Uzmanlar, önümüzdeki 1-2 yıl içerisinde yapay zekanın bizim öngörümüzün çok daha ötesine geçeceğini söylüyor. Burada seslerin ve görüntülerin taklit edilmesi ne kadar önemli bir meseleyle karşı karşıya olduğumuzu gösteriyor. Birtakım koruyucu, statükocu anlayışlarla yapay zekaya karşı durmak doğru değil. Bunu anlamak, dijitalleşmeyi doğru tanımlamak, imkanları doğru bir biçimde tespit etmek ve buna uygun bir siyasi tutum geliştirmenin önemli olduğunu düşünüyoruz" dedi.
Bursa AK Parti Bursa İl Başkanı Davut Gürkan: "AK Parti, Türkiye’nin en geniş tabanlı siyasi hareketidir" AK Parti Bursa İl Başkanı Davut Gürkan, Yargıtay Başkanlığı’nca 2 Ocak’ta açıklanan ve Türkiye’de faaliyet gösteren siyasi partilerin güncel üye sayılarını içeren resmî verilere ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Başkan Gürkan, açıklanan rakamlara göre, AK Parti’nin üye sayısının 664 bin 568 artarak 11 milyon 543 bin 301’e ulaştığını belirtti. Bu artışın, Türkiye siyasi tarihinde güçlü bir toplumsal karşılığın ve sahaya dayalı siyaset anlayışının somut bir göstergesi olduğunu ifade etti. AK Parti’nin kurulduğu günden bu yana siyaseti milletin gündeminden koparmadan yürütmeyi esas aldığını vurgulayan Başkan Gürkan, talep ve beklentilerin doğrudan sahadan okunarak karar süreçlerinin bu iradeyle şekillendirildiğini söyledi. Atılan her adımda milletle kurulan bu güçlü bağın, AK Parti’yi Türkiye’nin en geniş tabanlı siyasi hareketi hâline getirdiğini dile getirdi. Genel Başkan ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde geçen iktidar yılları boyunca AK Parti’nin siyaseti kapalı salonlardan değil; milletin içinde, milletle birlikte ve millet için yürüttüğünü belirten İl Başkanı Davut Gürkan, Yargıtay tarafından açıklanan üye artışının yalnızca sayısal bir büyümeyi değil, bu liderliğe, bu anlayışa ve ortaya konulan istikrarlı vizyona duyulan güveni de açıkça ortaya koyduğunu ifade etti. AK Parti’nin farklı sosyal kesimleri ve hayat tarzlarını ortak hedefler etrafında buluşturan, "Biz Büyük Bir Aileyiz" anlayışıyla yoluna devam eden güçlü bir siyasi hareket olduğunu vurgulayan Gürkan, Türkiye Yüzyılı hedefleri doğrultusunda kararlılıkla ilerlediklerini ve bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da milletin taleplerini merkeze alan bir siyaset anlayışıyla çalışmayı sürdüreceklerini söyledi. Bursa özelinde yürütülen yeni üye çalışmalarına da değinen AK Parti Bursa İl Başkanı Davut Gürkan, Mayıs ayında başlatılan üye seferberliği kapsamında Bursa’da 49 bin 394 yeni üyeye ulaşıldığını açıkladı. Yeni üyelerle birlikte Bursa’daki toplam üye sayısının 407 bin 543’e çıktığını belirten Başkan Gürkan, "Bursa’mızda toplam üye sayımız, 24 yılın en fazla üye sayısı olarak 407 bin 543 olarak gerçekleşti" ifadelerini kullandı. Gürkan, bu sonucun mahallelerde, sokaklarda ve evlerde yürütülen çalışmanın bir sonucu olduğunu ve Bursa teşkilatının her kademesinde görev yapan AK kadroların büyük gayreti bulunduğunu vurgulayarak, "Samimiyetle anlatılan bir dava, güvenle uzatılan bir el, umutla kurulan bir gönül bağıyla bu tablo gerçekleşti. Bu anlamda tüm dava ve yol arkadaşlarıma şükranlarımı sunuyorum" ifadelerini kullandı.
Ardahan AK Parti Ardahan İl Başkanı Aydın, basınla buluştu AK Parti Ardahan İl Başkanı Hakan Aydın, basın mensupları ile kahvaltı buluştu. AK Parti Ardahan İl Başkanlığı tarafından düzenlenen basın toplantısında, 2025 yılı üye çalışmaları değerlendirildi. Başkan Aydın toplantıda yaptığı konuşmada, ikinci kez il başkanlığı görevine 2025 Ocak ayı itibarıyla başladıklarını söyleyerek, göreve geldikleri günden bu yana teşkilatın tüm kademeleriyle sahada olduklarını ve sağlık sorunları nedeniyle bir süre basınla bir araya gelmenin geciktiğini söyledi. Başkan Aydın, konuşmasında AK Parti teşkilatlarının Ardahan’da vatandaşın her anında yanında olduğunu ifade ederek, ’’İyi gününde de kötü gününde de vatandaşımızın yanındayız. Ardahan’da sahada olan, dert dinleyen, sorunlara çözüm üreten tek teşkilat AK Parti teşkilatlarıdır’’ dedi. Üye çalışmalarıyla ilgili bilgi veren Aydın, Ardahan için belirlenen 2 bin 400 kişilik hedefin aşıldığını belirterek, ’’Çok şükür 2 bin 407 yeni üye yaparak yüzde 100 başarı elde ettik. Ardahan’da üye sayımız 14 bin 450’ye ulaştı. Yeni üye sayısında en yüksek başarı oranı Damal ilçesinde yaşandı. Hanak ilçesinde ise hedefin gerisinde kalındı’’ dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın "batıda ne varsa doğuda da o var" sözünü hatırlatan Aydın, "Bu sözden de yola çıkarak Cumhurbaşkanımız gibi, milletin derdiyle dertlenen bir partiyiz. O yüzden de bizler üye sayısında rekor kırıyoruz. O yüzden de üyede istenilen hedefe ulaşıyoruz. Hanak ilçemizdeki doğalgazı dertlenen bir partiyiz. O nedenle Hanak’ı doğalgaza kavuşturduk. Çünük bizim bir derdimiz var, derdimiz vatandaşımıza hizmet etmek. Cumhurbaşkanımız gibi, gece gündüz demeden uyku uyumadan yola devam diyoruz" dedi.
İzmir Fethi Sekin şehit düştüğü yerde karanfillerle anıldı İzmir Adliyesi’ne terör örgütü PKK mensupları tarafından gerçekleştirilmek istenen saldırıyı engellediği sırada şehit düşen polis memuru Fethi Sekin ile adliyede mübaşir olarak görev alan şehit Musa Çam için düzenlenen törende duygu dolu anlar yaşandı. İzmir Adliyesi’ne saldırı planlayan PKK’lı 2 terörist, 5 Ocak 2017’de gerçekleştirmek istedikleri saldırı şehit polis memuru Fethi Sekin tarafından engellenmiş, bir çok hayat kurtarılmıştı. Kahraman Türk Polisi Fethi Sekin ile adliyede mübaşir olarak çalışan Musa Çam gerçekleştirilen saldırı sonucu şehit düşmüştü. Şehit Fethi Sekin ve şehit Musa Çam için İzmir Adliyesinde anma töreni düzenlendi. Anma töreni öncesi Fethi Sekin ve Musa Çam’ın anlatıldığı video gösterisi izleyenleri duygulandırdı. Video gösterisi sırasında Fethi Sekin ile Musa Çam’ın yapay zeka ile hazırlanmış görsellerini izleyen adliye çalışanları gözyaşlarını tutamadı. Video gösterisi sonrası konuşma yapan İzmir İl Emniyet Müdürü Celal Sel, "İzmir adliyesini hedef alan hain saldırısı karşısında görev bilinci ve cesaretiyle müdahale eden kahraman polisimiz Fethi Sekin ve silah arkadaşları büyük bir felaketi önlemiş. Milletimizin gönlünde unutulmaz bir yer edinmiştir" dedi. Fethi Sekin’in sadece görevini yerine getirmediğini adaleti savunan bir kale olduğunu belirten İzmir Cumhuriyet Başsavcısı Ali Yeldan ise "5 Ocak 2017 tarihinde İzmir Adliyesi’nde meydana gelen hain saldırı sıradan bir terör eylemi değil. Doğrudan devletimize, adaletimize ve milletimizin huzuruna yönelmiş alçakça bir girişimdir. O gün Fethi Sekin hiç tereddüt etmeden, hiç geri adım atmadan, canını bile bile ortaya koyarak bu saldırının önüne geçmiştir. O yalnızca görevini yapan bir polis memuru değil. O an adaletin kapısında duran bir kale, masum insanların önünde duran siper ve devletini savunan bir kahraman olmuştur. Fethi Sekin, ölümü göze aldıran attığı her adımda ‘bu topraklarda adalet sahipsiz’ değildir gerçeğini tüm dünyaya haykırmıştır. Onun cesareti sayesinde büyük bir facia önlenmiş, sayısız hayat kurtulmuş, bir milletin yüreğinden silinmeyecek bir onur nişanı kazanmıştır. Musa Can ise her gün sessizce büyük bir sorumlulukla sürdürdüğü görevini o gün de terk etmemiş, adalet hizmetinin görünmeyen ama vazgeçilmez neferi olarak şehadete yürümüştür. Onun duruşu adaletin yalnızca kararlarla, değil sadakatle emekle ve sorumluluk bilinciyle ayakta durduğunu göstermiştir" diye konuştu. "Bu memleket böyle insanları yetiştirdikçe zaten ayakta kalacaktır" Fethi Sekin’in anlık gerçekleşen vazifeyi tereddüt etmeden yerine getirdiğini vurgulayan Adalet Bakan Yardımcısı Niyazi Acar, "Bir terörle mücadele ekibinden polis değildi ama böyle bir hal ile karşı karşıya kaldığı zaman ‘şuraya haber vereyim’ gibi bir yola gitmedi. Çünkü vazife anlık icra edilmesi gereken bir vazifeydi. Sonunda bir şehadet ihtimali vardı. Fakat Türkiye Cumhuriyeti Devleti, Türk milleti, Türk polisi burada bütün ihtimalleri bir çırpıda silip attı ve o hain teröristleri bulunduğu yerde etkisiz hale getirdi ve kendisine şehadete erdi. Aynı gün Musa Can abimiz de şehit verdik. Şehadet, dünya anlamında bir kayıp ama Kur’an-ı Kerim’de Cenabı Hakk’ın onlar için asla ölüler demeyeceğiz diyor. Hassasiyet göstermemizi istiyor. Onların kendi katında rızıklandırıldığını ifade ediyor. Bu memleket, millet, bu kanla yoğrulmuş topraklara bir can daha verdi ancak ahirette de onlara çok güzel bir cennet teslim ediliyor. Burada aileleri, evlatları var. Ateş ilk onlara düşüyor fakat bu ateş, basit bir ateş değil, bu devletin de bağrına düşen bir volkan. Bu volkan bir yandan devletimizi güçlendiriyor, bir yandan yüreğimizi yakıyor. Biz Türkiye Cumhuriyeti Devleti olarak, bu ikisi ile birlikte yaşıyoruz. Çünkü bu topraklar yaşamak kolay değil. Bu bölgede ayakta kalabilmek kolay değil. Bu bölgede ayakta kalabilmek içim evvela bu milletimiz için can vermeyi göze alan insanların olması lazım. Bunda hiç şüphemiz yok. Askerimizin, polisimizin, güvenlik güçlerimizin, adliye tarafında savcılarımızın, hakimlerimizin, bu millet için gözlerini bir dakikalığına dahi kırpmak gibi düşünceleri olamaz. Bu memleketin böyle insanları yetiştirdikçe zaten ayakta kalacaktır. Bu topraklar sürekli şehit kanı ile sulandığı için insanımız, evladımız, gencimiz bu duygu ve düşünce ile hisle yoğrulmaktadır. Dolayısıyla hep beraber bugünümüze sahip çıktığımız gibi yarın da sahip çıktık inşallah" ifadelerini kullandı. Törende konuşan Hâkimler ve Savcılar Kurulu Başkanvekili Fuzuli Aydoğdu, "Ülkemizin huzurunu, milletimizin birlik ve beraberliğini hedef alan hain saldırı karşısında, görev bilinciyle vatan sevgisiyle hareket eden kahraman şehidimiz Fetih Sekin, canı pahasına teröristlere geçit vermemiş, birçok masum insanın hayatını kurtararak adını milletimizin gönlüne altın harflerle yazmıştır. Aynı sırada şehit olan mübaşir Musa Can ise adalet hizmetine adanmış bir ömrü görev başında şehadetle taçlandırmıştır. Aziz şehitlerimizin bu fedakarlığı, devletimizin bekası, milletimizin huzuru ve adaletin tesisi yolunda ödenen en büyük fedakarlık iradesidir. Onların gösterdiği cesaret ve sorumluluk duygusu bizlere yalnızca böyle hatıra değil aynı zamanda ağır bir emanet ve sorumluluk bırakmıştır. Bu topraklarda görev yapan hiçbir kamu görevlisi, hiçbir güvenlik mensubu, hiçbir adalet çalışanı yalnız değildir. Aziz şehitlerimizin hatırası, devletimizin kararlılığı ve milletin vicdanında bir elbet yaşayacaktır" dedi. Konuşmaların ardından şehitler için Kur’an-ı Kerim tilaveti yapıldı. Tören Fethi Sekin’in şehit düştüğü noktaya karanfil bırakılmasıyla sona erdi. Törene Adalet Bakan Yardımcısı Niyazi Acar, İzmir Cumhuriyet Başsavcısı Ali Yeldan, Hâkimler ve Savcılar Kurulu Başkanvekili Fuzuli Aydoğdu, İzmir İl Emniyet Müdürü Celal Sel, İzmir Valisi Süleyman Elban, İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkanı Cemil Tugay, AK Parti İzmir Milletvekili Ceyda Bölünmez Çankırı, AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı, Konak Belediye Başkanı Nilüfer Çınarlı Mutlu, Sekin’in ailesi ve Can’ın ailesinin yanı sıra mesai arkadaşları ve adliye personeli katıldı. Fethi Sekin’in şehit düşmesi İzmir Adliyesi’ne saldırı planlayan PKK’lı 2 terörist, patlayıcı yüklü otomobille 5 Ocak 2017’de saat 16.00 sıralarında adliye önüne geldi. Sürücü koltuğundaki terörist, aracın direksiyonunu kırıp otomobiliyle İzmir Adliyesi C Kapısı önünde bulunan polis memuru Oğuzhan Batuhan Atik’e çarptı. Planları dahilinde olmadığı anlaşılan bu olayla panikleyen teröristler, eylemi gerçekleştirmek için araçtan inip yaya olarak uzaklaştı. Caddenin karşısına geçen teröristler, bomba yüklü otomobili patlattı. Patlama sesi üzerine bölgede görevli polis memuru Fethi Sekin, teröristlerle çatışmaya girdi. Teröristlerden birini etkisiz hale getiren Sekin, diğer teröristin bir aracın arkasından açtığı ateş sonucu şehit oldu. Fethi Sekin’i şehit eden terörist de polisler tarafından etkisiz hale getirildi.