KÜLTÜR SANAT - 17 Eylül 2025 Çarşamba 18:12

DMM: "RTÜK’ün kararlı ve hukuk temelli denetim süreci kamu düzeni için vazgeçilmezdir"

A
A
A
DMM: "RTÜK’ün kararlı ve hukuk temelli denetim süreci kamu düzeni için vazgeçilmezdir"

Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (DMM) tarafından yapılan açıklamada, "RTÜK’ün kararlı ve hukuk temelli denetim süreci, özgürlük ve sorumluluk dengesi açısından kamu düzeni için vazgeçilmezdir" denildi.


DMM tarafından yapılan açıklamada, Radyo ve Televizyon Üst Kurulu’nun (RTÜK) denetim sürecinde dikkat ettiği temel ilkeler arasında toplumun genel ahlakı, çocukların korunması, terörün teşviki, ayrımcılık, nefret söylemi, aile yapısına zarar, Türkçe’nin doğru kullanımı gibi başlıklarda toplandığı belirtildi. RTÜK’ün 6112 sayılı Kanun’un 8. maddesi kapsamında denetlenen içeriklerin dini, milli, kültürel ve ahlaki değerleri göz önünde bulundurarak toplumda nefret, korku, ayrımcılık, yozlaşma veya istismar oluşturabilecek unsurların medyada yayılmasını önlemeyi amaçladığı belirtilen açıklamada, şu ifadelere yer verildi:


"2025 yılının Cumhurbaşkanlığı tarafından ‘Aile Yılı’ ilan edilmesiyle birlikte, RTÜK de yayınları bu çerçevede daha hassas değerlendirmeye tabi tutmaktadır. RTÜK Başkanı Ebubekir Şahin, kamuoyunda tartışmalara neden olan Show TV’de yayınlanan Kızılcık Şerbeti dizisine ilişkin gelen şikayetler üzerine yaptığı açıklamada, ‘Aile yapımıza ve toplumsal değerlerimize zarar verebilecek hiçbir içerik karşısında kayıtsız kalmayacağız. Gereken işlemler ivedilikle yapılacaktır’ ifadelerine yer vermiştir. Bu yaklaşım, RTÜK’ün hukuki görev tanımının ötesine geçmeden, halktan gelen tepkileri ve toplumsal hassasiyetleri dikkate alma sorumluluğunun bir parçası olarak değerlendirilmelidir."



"RTÜK’ün kararlı ve hukuk temelli denetim süreci kamu düzeni için vazgeçilmezdir"


RTÜK’e yönelik ‘sansür kurumu’ suçlamalarının çoğu zaman Kurul’un kanuni görev ve yetkilerinin bilinçli şekilde görmezden gelinmesi sonucu ortaya çıktığı ifade edilen açıklamada, "Oysa RTÜK, önceden 2 engelleme yetkisine sahip olmayan, denetimlerini hukuki temellere dayandıran, kararları yargı denetimine açık olan bir kamu otoritesidir. Toplumun aile yapısı, çocukların gelişimi ve milli-manevi değerlerin korunması RTÜK’ün asli görevi kapsamında yer almakta olup, Kurul bu görevini kanunlara sadık, halkın duyarlılıklarını gözeten, ancak ifade özgürlüğü çerçevesini aşmayan bir yaklaşımla yerine getirmektedir. Bu bağlamda, RTÜK’ün kararlı ve hukuk temelli denetim süreci, özgürlük ve sorumluluk dengesi açısından kamu düzeni için vazgeçilmezdir" ifadelerine yer verildi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul U17 Avrupa Güreş Şampiyonası başlıyor U17 Avrupa Güreş Şampiyonası, yarın Bulgaristan’da başlıyor. Bulgaristan’ın Samakov kentinde, 11-17 Mayıs 2026 tarihleri arasında düzenlenecek U17 Avrupa Güreş Şampiyonası’nda mücadele edecek milli takım kafileleri, Avrupa Şampiyonası için hazır. Ay-yıldızlı sporcular, minderde Türkiye’yi en iyi şekilde temsil etmek için mücadele edecek. Milli takımlar şöyle: Grekoromen Stil Milli Takımı 45 kg - Ömer Arslan 48 kg - Şamil Şahan 51 kg - Zafer İldeş 55 kg - Barış Soylu 60 kg - Furkan Öden 65 kg - Muhammet Reşit Yürük 71 kg - Orhan Eymen Taşçı 80 kg - Abdullah Bal 92 kg - Yusuf Yaser Aksu 110 kg - İbrahim Mert Eren Teknik Sorumlu: Serkan Özden Antrenörler: Adem Taşçı, Ahmet Göze, İlker Aydın, Yasin Güneş, Şerif Kılıç Kadın Güreş Milli Takımı 40 kg - Şirin Aşkara 43 kg - Aysemin Kaçan 46 kg - Tuğçe Naz Ucuz 49 kg - Emine Beyza Barışkan 53 kg - Ecrin Salik 57 kg - Delal Kadir 61 kg - Özdenur Özmez 65 kg - Bade Su Doğan 69 kg - Kıymet Rümeysa Tezcan 73 kg - Esma Nur Kara Teknik Sorumlu: Fatih Kobal Antrenörler: Sedat Altıntaş, Mehmet Volkan Asan, Yasin Akkan, Mehlika Öztürk Serbest Stil Milli Takımı 45 kg - Buğra Eldemir 48 kg - Yiğit Hamza Egemen 51 kg - Muhammed Gölha 55 kg - Muhammed Mustafa Yiğit 60 kg - Muhammed Sami Odabaşı 65 kg - Aydıncan Gümüşdağ 71 kg - Cemal Yiğit Purçu 80 kg - Emirhan Çayır 92 kg - Yasin Ertürk 110 kg - Muhammed Abdurrahman Baysal Teknik Sorumlu: Erhan Bakır Antrenörler: Mustafa Kartal, Yasin Akgül, Ahmet Peker
Samsun Samsun’da Gülden Coni davası için ‘caydırıcı ceza’ çağrısı Edirne’de geçen yıl 15 yaşındaki Gülden Coni’nin 30 bıçak darbesiyle öldürüldüğü cinayete ilişkin Samsun’da düzenlenen basın açıklamasında. sanık ve aile üyeleri için ‘caydırıcı ceza’ çağrısı yapıldı. Edirne’de 15 yaşındaki Gülden Coni. 5 Nisan 2025 tarihinde yaşıtı olan E.A tarafından 30 bıçak darbesiyle öldürülmüştü. Samsun’da düzenlenen basın açıklamasında katile verilen 19 yıl hapis cezası ve katilin ailesinin tutuksuz yargılanması protesto edildi. ’Adalet isteyen gençler’ olarak kendilerini tanıtan grup adına basın açıklamasını okuyan Ecrin Taştekin, "Şu an burada bu açıklamayı yaptığımız Samsun’da, bu katil cezaevinde yatmaktadır. Ancak verilen 19 yıllık cezanın yatarı sadece 5 yıldırç 30 bıçak darbesinin karşılığı. bir çocuğun hayatının bedeli Samsun’un bu havasını sadece 5 yıl solumak mı olmalı? Daha da acısı kanlı kıyafetleri yıkayan anne ve teyze ile bıçağı saklayan baba, bir yıldır elini kolunu sallayarak dışarıda gezmektedir. Katil Samsun’da cezaevinde misafir edilirken, suç ortakları dışarıda nefes almaya devam etmektedir. Bu, toplumun adalet duygusuna indirilmiş en büyük darbedir. İddianamesi bir yıl sonra hazırlanan bu aile üyelerinin serbestçe gezmesine artık tahammülümüz kalmadı. 17 Haziran’daki mahkeme, adaletin ya yerini bulacağı ya da tamamen susacağı gündür. Buradan Samsun’dan ve tüm Türkiye’den haykırıyoruz: Tüm aile cezalandırılmalıdır. Katilin kanlı elbiselerini yıkayan anne ve teyze, bıçağı yok eden baba ‘suçluyu kayırma’dan değil, cinayete iştirakten yargılanmalı ve tutuklanmalıdır. 15 yaşındaki bir çocuğun yaşam hakkını gasp etmenin karşılığı 5 yıl olamaz. Katilin Samsun’daki cezaevinden elini kolunu sallayarak çıkmasını ve aramızda dolaşmasını istemiyoruz. Katillerin ve onlara siper olanların dışarıda gezdiği bir düzende hiçbir çocuk güvende değildir" dedi. Gülden Coni’nin ablası Nurhan Alüzrek’in gönderdiği ses kaydı da açıklama sonrası orada bulunanlara dinletildi. Abla Alüzrek, "O gün sadece kardeşimi öldürmediler. Bizim evimizi susturdular. Annemin gülüşünü öldürdüler. Babamın içini yaktılar. Benim içimde bir ömür kapanmayacak bir yara bıraktılar bana. Ve en acısını biliyor musunuz? Biz bu kadar büyük bir acının içinde boğulurken, bazıları hala hiçbir şey olmamış gibi yaşamaya devam ediyor. Başta planlı olduğu söylenen bir cinayet, sonra bir anda sıradanlaştırıldı. Bir çocuğun hayatı birkaç hukuki cümle ile eksiltildi. Ve şimdi biz Yargıtay’dan haber bekliyoruz. Biz adalet bekliyoruz. Biz vicdan bekliyoruz. Çünkü bize verilen bu acının karşılığı birkaç yıl olmamalı. Bugün katil Samsun cezaevinde yatıyor. Annesi babası gidip onu görebiliyor. Sesini duyabiliyor, ona sarılabiliyorlar. Peki ya biz? Biz bir mezar taşı görüyoruz sadece" ifadelerini kullandı. Yapılan açıklamanın ardından gökyüzüne balonlar bırakıldı. Basın açıklamasına CHP İl Kadın Kolları Başkanı Nilsu İrem Koçyiğit Bahadır ve CHP İlkadım İlçe Başkanı Umut Alkaç da katılarak destek verdi.