GÜNDEM - 19 Nisan 2025 Cumartesi 12:37

Doğum yardımları mayıs ayında ödenmeye başlanacak

A
A
A
Doğum yardımları mayıs ayında ödenmeye başlanacak

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Aile Yılı kapsamında yapılacak olan doğum yardımı ödemelerine mayıs ayında başlanacağını açıkladı.


Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Aile Yılı kapsamında hayata geçirilen ve başvuruları 8 Nisan’dan itibaren e-Devlet üzerinden alınmaya başlanan doğum yardımına yaklaşık 170 bin başvuru aldıklarını ve ödemelerin mayısta annelerin hesaplarına yatırılmaya başlanacağını duyurdu. Türkiye’de doğurganlığın azaldığını vurgulayan Göktaş, "Nüfusun kendini yenileme oranı 2,1’dir. Bu kritik eşiktir. Yani nüfus kendini yenileyemiyor. Avrupa da benzer süreçlerden geçiyor. Dünyanın pek çok ülkesinde bu yaşanıyor. Bu da şunu gösteriyor; yaşlanıyoruz" dedi.


Yaşlı nüfus oranının 10,6’ya ulaştığına işaret eden Göktaş, çocuk sayısı azalırken yaşlı nüfus oranının arttığını ifade etti. Göktaş, "20 sene sonra askere gönderecek çocuk bulamayabiliriz. O kadar önemli bir mesele" değerlendirmesini yaptı.


Bakanlığın aile odaklı çalışmalarını anlatan Göktaş, 2024-2028 Aile Eylem Planı ile sağlıklı aileleri güçlendirmeye yönelik çok önemli adımlar atıldığına değindi. Göktaş, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın başkanlığında oluşturulan Nüfus Politikaları Kurulu ile Aile Enstitüsü’nün kurulmasının önemini vurguladı.



Aile ve Gençlik Fonu’na 91 bin 179 çift başvurdu


Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın uygun görmesiyle 2025’in ‘Aile Yılı’ ilan edildiğini hatırlatan Göktaş, bu kapsamda hayata geçirilen ve 81 ile yaygınlaştırılan Aile ve Gençlik Fonu’na ilişkin bilgi verdi. Fonun geçen yıl ilk olarak deprem bölgesinde başladığını aktaran Göktaş, 18-29 yaş arasında evlenen genç oranı yüzde 62 iken, fonun uygulanmasıyla yüzde 64’e yükseldiğini söyledi. Ortalama evlilik yaşının kadınlarda 25,8 erkeklerde 27,9’a yükseldiğini, hiç evlenmeyenlerin sayısının da arttığını dile getiren Göktaş, "Aile ve Gençlik Fonu’na 91 bin 179 çiftimiz başvurdu. Gençlerimizin ilgisi oldukça yoğun. Evlilik öncesi eğitim programlarımızla da onları evlilik yolunda desteklemeye devam edeceğiz" dedi.


Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Aile Yılı’nda açıkladığı bir diğer müjdenin de ‘doğum destek sistemi’ olduğunu dile getiren Göktaş, 1 Ocak itibarıyla doğan ilk çocuğa 5 bin liralık tek seferlik, ikinci çocuğa aylık bin 500 lira, üçüncü çocuğa ise aylık 5 bin lira destek verileceğini hatırlattı.



En çok başvuru ilk çocuk için


Ödemelerin annenin hesabına çocuk beş yaşını tamamlayana kadar kesinti olmadan yatırılacağının altını çizen Göktaş, şöyle devam etti:


"Başvuruları almaya başladık. Bu sabah 9 itibarıyla 169 bin 921 başvuru aldık. İlk ödemeyi mayıs ayında annelerin hesabına yatıracağız. Burada birinci çocuk için başvuru oranı yüzde 43 iken, 73 bin 317 aile birinci çocuğu için başvurmuş. İkinci çocuk oranı yüzde 30 civarındayken, başvuru sayımız ise 51 bin 128. Üçüncü çocuk başvuru oranı yüzde 18 iken, başvuru sayımız 29 bin 879 oldu. 3’ten fazla çocuk için başvuru oranı da yüzde 9 civarında. 15 bin 597 ailemiz bu yıl itibarıyla dünyaya gelen her bir çocuğu için bu destekten faydalanacak. En çok başvuru İstanbul’dan, ikincisi Ankara, üçüncüsü Şanlıurfa’dan."



Özel sektöre evlenecek gençler için ‘indirim’ çağrısı


Aile Yılı’nda gençlere evlilik yolunda destek olmak, hayatlarını kolaylaştırmak istediklerini dile getiren Göktaş, bu kapsamda THY’nin aynı soyadlı 3-9 kişilik aile üyelerine yüzde 15, TCDD’nin yeni evlenenlere yüzde 50, ailelere yüzde 15 indirimlerini hatırlattı. Gençlere daha fazla nasıl destek olabilecekleri konusunda çalıştıklarını belirten Göktaş, "Özellikle beyaz eşya ve ev eşyası maliyetli. Firmalarımıza teşekkür ediyorum. Bazı firmalarımızla önümüzdeki günlerde protokol imzalayacağız, yüzde 40’a varan indirimler sağlayacaklar. Ben de özel sektöre seslenmek istiyorum, Aile Yılı’na destek olmak isteyen firmalarımızla iş birliği yapmak, gençlere evlilik yolunda destek olmak, bu protokol kapsamına onları dahil etmekten mutluluk duyarız" diye konuştu.


Bakan Göktaş, evlenecek gençlerin Aile ve Gençlik Fonu’na başvuru şartlarını taşımasalar dahi bu indirimlerden faydalanabileceğini de kaydetti.



"Bu iyilik hareketini tüm Türkiye’ye yaygınlaştırmak istiyoruz"


Bazı firmalarla il bazlı çalışıldığını aktaran Göktaş, yerel yönetimlerde de bazı belediyelerin ailelere destek olacak çalışmalar yürüttüklerini anlattı. Göktaş, "Biz, bu iyilik hareketini tüm Türkiye’ye yaygınlaştırmak istiyoruz" ifadelerini kullandı.


Göktaş, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ın himayelerinde başlatılan Gönül Elçileri Projesi kapsamında koruyucu aile sistemine ilişkin de bilgi verdi. Bir çocuğa verilebilecek en değerli hediyenin ‘aile’ olduğunu vurgulayan Göktaş, 2002’de koruyucu aile yanında büyüyen çocuk sayısı 515 iken, bugün bu sayının 10 bin 558’e ulaştığını söyledi. Göktaş, projenin dünyaya örnek olduğunun da altını çizdi.


Doğum sonrası izinlerin artırılmasına ilişkin soru üzerine Bakan Göktaş, özellikle çalışan annelerden bu tür talepler olduğunu ve bir düzenleme üzerinde çalışmaları olduğunu dile getirdi. Göktaş, ’Komşu anne’ olarak nitelenebilecek, ev temelli çocuk bakım sistemi gibi farklı bakım modellerini de hayata geçireceklerini söyledi. Bakan Göktaş, Aile Yılı ve kadına şiddet olaylarının karşılaştırılmasına ilişkin bir soru üzerine, "Kadın ve aileyi birbirinin rakibi, hasmı gibi gösteren anlayışı reddediyorum. Kadın ve aile birbirinin rakibi değil. Kadınları güçlendirmezsek o ailede çocuklar mutlu olamaz. Biz sağlıklı aileleri güçlendiriyoruz. Sağlıklı bir nesil yetişmesi için aile bireylerine yönelik çalışma yapıyoruz. ’Ya kadın ya aile’ bu yaklaşım doğru bir yaklaşım değil" şeklinde konuştu.



Doğum yardımları mayıs ayında ödenmeye başlanacak

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir Yaşar Üniversitesi’ne EBSO’dan anlamlı ödül Yaşar Üniversitesi’nin üniversite-sanayi iş birliğine katkı sağlayan çalışmaları sanayiciler tarafından ödüllendirildi. Üniversite-sanayi iş birliğinin güçlendirilmesi, bölgesel AR-GE kapasitesinin geliştirilmesi ve iyi uygulama örneklerinin görünür kılınarak ekosistemin teşvik edilmesi amacıyla, Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO) tarafından bu yıl ilk kez düzenlenen "Üniversite-Sanayi İş Birliği Projeleri Ödülleri" sahiplerini buldu. Yaşar Üniversitesi, yenilikçi fikirlerle üniversite-sanayi iş birliğinin katma değere dönüşümüne olan desteklerinden dolayı "Üstün Hizmet Onur Ödülü"ne layık görüldü. Yaşar Üniversitesi ve May Agro Tohumculuk tarafından ortak olarak yürütülen "Tarla Bitkisi Verim Tespit Yöntemi Projesi" Üniversite- Sanayi İş Birliği kategorisinde ödül aldı. Ayrıca üniversite-sanayi iş birliğinin gelişerek güçlenmesine katkı sağladığı ve değer yarattığı için Yaşar Holding’e "Üstün Hizmet Ödülü" verildi. Teknoloji üssü EBSO Yönetim Kurulu Başkanı Ender Yorgancılar İzmir’in sanayisi ve üniversiteleri ile bir teknoloji üssü olabileceğini belirterek, "Üniversite-sanayi iş birliğinin tohumlarını 1986 yılında Ege Üniversitesi ile attık. Rotamız belli. Hedefimiz destekleyecek eğitim ve sonuç odaklı çalışma ile bu iş birliğini Türk sanayisini geliştirecek bir noktaya taşıdık. Birçok üniversite ile çalışmalar yürütüyoruz. Üniversitelerde bilgi var, sanayicide girişim var. Sanayiciler olarak üniversitelerdeki bu bilgiyi almaya hazırız. İzmir’de üniversiteler ve teknoloji merkezleri ile bu kentin bir teknoloji üssü haline gelmesi için hiçbir engel yok" dedi. "İş birliği genlerimizde var" Yaşar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Levent Kandiller, üniversitenin genlerinde sanayi ile iş birliği olduğunu vurgulayarak şunları söyledi: "Kurucu vakfımızın arkasında birçok değerli sanayi kuruluşunu barındıran Yaşar Holding var. Üniversitemiz kurulurken bu iş birliği genlerinde vardı. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın İzmir’de üniversite-sanayi iş birliği için görevlendirdiği akademisyenlerden biriyim. Bu amaçla hem organize sanayi bölgelerinde hem de kendi topluluğumuz içinde Ege Bölgesi’nin sanayi kuruluşları ile ortak çalışmalar yürütüyoruz. Çok güzel projelere imza atıldı. Ege Bölgesi Sanayi Odası’na çalışmalarımıza değer vererek ödüllendirdiği için teşekkür ederiz." "Tarla Bitkisi Verim Tespit Yöntemi Projesi" ile ‘Üniversite-Sanayi İş Birliği’ kategorisinde ödül alan May Agro Tohumculuk’un Ar-ge Müdürü Dr. İlker Özmen de, "Yaşar Üniversitesi ile drone ile verim tahminine dayalı bir proje geliştirdik. Pamuğun daha hasat edilmeden verimini tespit etmeyi amaçladık. Başarılı da olduk. Bu daha başlangıç pamuk hastalıkları gibi stres faktörleri ile ilgili çalışmalarımız devam edecek. Projemizin ödüle layık görülmesi bize motivasyon oldu" dedi. Yaşar Üniversitesi Yönetim Bilişim Sistemleri Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Komesli ve May-Agro Tohumculuk San. ve Tic. A.Ş. Ar-Ge Mühendisi Dr. Aslı Keçeli ile yapay zeka destekli yazılımı geliştiren Yaşar Üniversitesi Yazılım Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Süleyman Ünlütürk, yazılım sayesinde pamukta verimlilik artarken, üretim maliyeti ve risklerin azaldığını söyledi. Prof. Dr. Ünlütürk, "Çalışma, İHA ve yapay zeka teknolojilerinin tarımsal üretimde nasıl kullanılabileceğini ve bu teknolojilerin pamuk verimi tahmininde geleneksel yöntemlere göre sağladığı avantajları ortaya koyuyor. Bu yenilikçi yaklaşım, ile daha hasat etmeden verim tahmini yapılabiliyor" dedi. Yaşar Holding’e büyük onur Üstün Hizmet Ödülü’nü, Yaşar Holding adına alan Pınar Et ve Çamlı Yem Başkan Yardımcısı Tunç Tuncer, Yaşar Topluluğu olarak çalışmalarında her zaman bilimi öncelik olarak gördüklerini belirterek, "Yaşar Holding sanayinin öncü kuruluşlarının bir araya gelmesinden oluşuyor. Kuruluş felsefesinde bilim var. Mottosu "Bilim, Birlik, Başarı". Bilim ile sanayi birleşince başarı doğal bir sonuç. Şirketlerimiz ve Yaşar Üniversitesi de bu temel felsefe ile Kurucumuz ve Onursal Başkanımız Selçuk Yaşar’ın vizyonuyla hayata geçti. Bugün aldığımız ödüller bu yaklaşımın değerli bir göstergesi." diye konuştu.
Sakarya 46 yıl sonra ortaya çıktı: Gölet çöktü, su yer altından başka noktadan çıktı Sakarya’nın Kaynarca ilçesinde yaklaşık 46 yıl önce kapatıldığı öğrenilen bir mağara, meydana gelen çökme sonrası yeniden ortaya çıktı. Gölet suyunun aniden boşalması ve farklı bir noktadan yeniden yüzeye çıkması mahallede tedirginliğe sebep oldu. Güven Mahallesi Dınbazlar Sokak’ta bulunan doğal oluşum gölette meydana gelen olayda, mağaradan gelen suyun içme suyunu karıştığı gerekçesiyle yaklaşık 46 yıl önce Köylere Hizmet Götürme Birliği tarafından kapatılan mağaranın ağzında çökme meydana geldi. Çökmenin ardından göletteki su kısa sürede boşalırken, suyun yer altından ilerleyerek yaklaşık 1 kilometre uzaklıktaki Güven Mahallesi’nde bulunan bir su dere yatağından çıktığı gözlendi. Mahalle sakinleri, mağaranın köyün altından uzanan geniş bir yer altı hattına sahip olduğunu ve yıllar önce suyun içme kaynaklarına karışması sebebiyle Köylere Hizmet Götürme Birliği tarafından kapatıldığını ifade etti. Yaşanan çökme ile birlikte yer altındaki su hareketliliğinin yeniden ortaya çıkması, bölgede benzer çökmelerin yaşanabileceği endişesini de beraberinde getirdi. Olay sonrası Sakarya Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi (SASKİ) ekipleri bölgede geniş çaplı inceleme başlattı. Ekipler, hem gölet çevresinde hem de mahallede farklı noktalarda kontroller gerçekleştirerek suyun akış yönü, zemin yapısı ve muhtemel risklere ilişkin teknik değerlendirmelerde çalışmalarını sürdürüyor. Ayrıca göletin büyük bir bölümünden suyun çekilmesiyle birlikte acı bir tablo da ortaya çıktı. Suyun çekilmesiyle birlikte gölette yaşayan çok sayıda balık akıntıyla yer altına sürüklenirken, bazı balıklar ise çekilen suyun ardından çamurda mahsur kaldı. Çökmeyle yok olan gölet ve çökme alanı dron ile görüntülendi.