POLİTİKA - 09 Ocak 2026 Cuma 11:34

En düşük emekli maaşı 20 bin TL oldu

A
A
A

AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler, "Sosyal devlet ülkesinin bir gereği olarak 2026 yılı Ocak döneminden itibaren en düşük emekli maaşı ödemesi 20 bin lira olarak uygulanacaktır" dedi.

TBMM AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler, TBMM'de yaptığı basın açıklamasında, en düşük emekli aylıklarına yapılacak zam oranlarını paylaştı. Güler, yaptığı açıklamada, TBMM Başkanlığı'na 2 kanun teklifi sunduklarını belirterek, 31 madde içeren 'Tapu Kanunuyla Bazı Kanunlarda ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi' ve en düşük emekli aylıklarına ilişkin hüküm içeren Bazı Kanunlarda ve 375 Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifini TBMM Başkanlığı'na sunulduğunu aktardı.

"2026 yılı Ocak döneminden itibaren en düşük emekli ödemesi 20 bin lira olarak uygulanacaktır"

Güler, Bazı Kanunlarda ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi hakkında bilgi vererek, "Anayasa Mahkemesi'nin son dönemlerde vermiş olduğu bazı iptal kararları vardı. Bu iptal kararlarında esas amaçlara hukuki belirlilik, hukuki güvenlik ve ölçülülük ve elverişlilik prensipleri kapsamında bu maddeleri biz yeniden değerlendirdik. Teklifimizde SSK ve Bağkur emekli aylıkları Ocak ve Temmuz aylarında 6 aylık TÜFE oranlara esas alınarak memur emekli aylıkları emekli sandığı ise enflasyon farkını ilave olarak toplu sözleşmede öngörülen oranlar dikkat alınarak arttırılmaktadır. Buna göre 2026 yılı itibariyle SSK ve Bağkur emekli aylıkları Ocak 2026 tarihinden itibaren yüzde 12,19 oranında memur emekli aylıkları ise emekli sandığı yüzde 6.85 oranındaki enflasyon farkı dahil olmak üzere toplam yüzde 18.60 oranında arttırılmaktadır. Bununla birlikte halen 16 bin 881 lira olan ödenen en düşük emekli aylığı 6 aylık enflasyon oranı olan yüzde 12,19'un üzerinde yaklaşık bu olan emekli sandığı da emekli olan emeklerimize uygulanan zam oranına yaklaşık o da yüzde 18,48 oranında arttırılmak suretiyle 20 bin liraya yükseltilmek lüzumu doğdu. Sosyal devlet ülkesinin bir gereği olarak 2026 yılı Ocak döneminden itibaren en düşük emekli ödemesi 20 bin lira olarak uygulanacaktır" ifadelerini kullandı.

Güler şöyle konuştu:

"Özellikle bu toplamda 16 bin 881 lira olarak uygulanmış olan en düşük emekli aylığının karşılığı 4 milyon 11 bin 700 küsur kişi idi. Şimdi bu 20 bin liradan yararlanacak olan emekli sayımız 4 milyon 917 bin kişiye çıkmaktadır. Toplamda mevcut bütçe kapsamı içerisinde ki uzun zamandır da çalışıyoruz. Çünkü bizim ekonomi politikalarımız kapsamında Türkiye'nin dezenflasyon süreci ve orta vadeli doğram kapsamında da bütçe disiplinini bozmadan bütçenin kendi kuralları içerisinde herhangi bir olumsuzluğa sevkiyat vermememiz açısından da bazı kalemlerde de uygulamalar yapılmak suretiyle bu aradaki fark Hazine'den ödenecektir. Bu rakamda yaklaşık 69. 5 milyar liradır. Bu 6 aylık dönem içerisinde Hazinenizden Sosyal Güvenlik Kurumu'na 69,5 milyar lira gibi bir rakamda artarmış olacağız."

Güler, Tapu Kanunu ile ilgili değişiklikler hakkında ise "Yapı güvenliğinin arttırılmasını, denetimsiz ve plansız yapılaşmanın önlenmesini, yangın güvenliği başta olmak üzere yapılan tüm yaşam döngüsü boyunca etkin şekilde izlenmesini bu çerçevede ihtiyaç duyulan yasal düzenlemeleri burada olabildiğince yer vermeye çalıştık. Yine kooperatifler ve yapı denetim kuruluşlarına, beton üreticilerine, zemin etkili firmalarına kadar inşaat sürecinin tüm aktörlerine ilişkin sorumlulukta açık ve net şekilde bu kanun teklifinde tanımlanmaktadır. Böylece böylelikle özellikle yapı inşa süreçleri kapsamında beton, demir ve diğer özel durumları da Bakanlığımızın elektronik ortamda yakın takip edilmesi de sağlanmış olacaktır. Bir de Tapu Kanunumuzda yapılan üzerinde bir de yetkili değerleme kuruluşlarındaki bu kamu kuruluşları finans işlerimizin hazırlamış olduğu değerleme raporlarında taşınmaza ilişkin bu verilerin Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü'nün elektronik bir ortamda gönderilmesi zorunlu hale getiriliyor. Kat mülkiyeti kavramında yapılan düzenlemelerle site ve apartman yönetimlerinde yaşanan keyfiliğe veya haksız taleplere son vermeye başlıyoruz. Aidat artırma yetkisinin katmalikler kurumuna bırakılması suretiyle özellikle malik sayısının fazla olduğu toplu yapılardan yönetim planlarını değiştirilmesinde yaşanan güçlüklerde de dikkate alınmak suretiyle karar nisabını 5'te 4 yerine 3'te 2 olarak uyguluyoruz. Ve aidat yükseltme hususlarında mutlaka katmalikleri yönetimde bırakılmasını öneriyoruz. Kooperatifler Kanununda yapılan düzenlemeyle de yapı kooperatiflerinin son konu tamamlanmadan ve kesin maliyet insafı ortaya çıkartılmadan ortaklara bireysel tapu devri hususunda da bir önlem yetiştiriyoruz. Dolayısıyla ileride meydana gelecek mülkiyet sorunları ve kooperatiften kaynaklı hukuki sorunları da bu surette engellemiş olacağız. Yine Damga Vergisi kanununda yapılan bazı düzenlemeler var" şeklinde konuştu.

Ahmet Umur Öztürk - İbrahim Berat Yılmaz

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Yapay zekada küresel yarış: Çin hızla yaklaşıyor Amazon’un Türk yöneticisi Dr. Ruhi Sarıkaya, Yıldız Teknik Üniveristesi’nde verdiği konferansta yapay zekanın geleceğine ilişkin açıklamalar yaptı. Çin’in bu alanda hızla ilerlediğini belirten Sarıkaya ABD’nin çip ambargosuna rağmen 10 yıl sonra dengelerin değişebileceğini vurguladı. Amazon Alexa Yapay Zeka Başkan Yardımcısı Dr. Ruhi Sarıkaya, yapay zekada küresel rekabetin hızla derinleştiğini söyledi. Sarıkaya, ABD’nin çip ambargosu uyguladığı Çin’in yapay zekada çok hızlı ilerlediğini belirterek, "10 sene içinde ABD’yi yakalayacak çipler inşa edebilirler" dedi. YTÜ Davutpaşa Kampüsü Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen "Yapay Zekada Yeni Dönüşüm" başlıklı konferansı öğrencilerin ve akademisyenlerin yoğun katılımıyla gerçekleştirildi. Dr. Ruhi Sarıkaya’nın yapay zekanın geleceği, küresel teknoloji rekabeti ve girişimcilik ekosistemine dair değerlendirmeleri ilgi gördü. YTÜ Rektörü Prof. Dr. Eyüp Debik’in de katıldığı programda Sarıkaya, öğrencilerin sorularını da cevapladı. "AI ABD için varoluşsal bir mesele" Alexa’da 700 kişilik yapay zeka ekibine liderlik yapan Dr. Ruhi Sarıkaya, yapay zekanın artık yalnızca bir teknoloji alanı değil, ülkeler arasında stratejik rekabetin merkezinde yer alan bir güç olduğunu söyledi. ABD’nin yapay zekayı "varoluşsal bir mesele" olarak gördüğünü belirten Sarıkaya, hükümetin bu alanda hızlı ilerlemeyi destekleyen bir yaklaşım benimsediğini ifade etti. "Yapay Zeka kimin elindeyse dünyayı o yönetecek" Sarıkaya, şöyle konuştu: "Amerika’nın yaklaşımı, ‘mümkün olduğunca engelleri kaldırın ve olabildiğince hızlı ilerleyin.’ Çünkü yapay zekayı kim kazanırsa dünyayı o yönlendirecek düşüncesi var. Avrupa ise uzun süre bunun tam tersini yaptı. Hatta bu durumu anlatan bir ifade var: ‘Amerika yenilik üretir, Avrupa düzenleme yapar.’ Avrupa teknoloji henüz filizlenmeden düzenlemelere odaklandı. Bunun sonucu olarak Avrupa’da çok güçlü üniversiteler ve çok yetenekli insanlar olmasına rağmen, birçok girişimci şirketlerini Amerika’da kurmayı tercih etti. Çünkü yoğun düzenlemeler start-up’ların enerjisinin büyük bölümünü mevzuata uyum sağlamaya harcamasına yol açabiliyor." "Çin 10 sene içinde kendi çipini inşa edebilir" Çin’in de yapay zeka alanında hızla yükseldiğini vurgulayan Sarıkaya, akademik çalışmaların önemli bir bölümünün Çin’den geldiğini ifade ederek, "Çin’in geliştirdiği modeller, Amerika’nın yaklaşık 9 ay gerisinde. Çin bu alanda çok güçlü bir şekilde ilerliyor. Ancak Çin’in karşılaştığı en büyük darboğaz ileri çip teknolojisi. Nvidia’nın en yeni çiplerini kullanamıyorlar ve daha eski versiyonlarıyla çalışıyorlar. Huawei kendi çiplerini geliştirmeye çalışıyor ama çip teknolojisi derin mühendislik bilgisi gerektiren ve yıllar içinde oluşan bir birikim. Bu nedenle kısa vadede Nvidia seviyesine ulaşmaları zor görünüyor. Fakat 10 sene içinde bir önceki versiyonunu yakalayarak çipler inşa edebilirler" diye konuştu. Geleceğin sorusu: ABD’ye mi Çin’e mi bağımlısın Bugün ileri seviyedeki bir yapay zeka modelini eğitmenin maliyetinin 1 milyar doların üzerine çıktığını söyleyen Sarıkaya, "Türkiye gibi ülkelerde ise yapay zeka farkındalığı yeni yeni oluşuyor. Bu nedenle gelecekte şu soru önemli olacak: Kullandığımız yapay zekâ sistemleri ne kadar Amerika ve Çin’e bağımlı" diye konuştu. Yapay zekanın performansı birçok alanda insanı geçti Konuşmasında yapay zeka sistemlerinin bilişsel görevlerdeki performansına da değinen Sarıkaya, araştırmacıların insan zihninin yaptığı görevleri ölçmek için kullanılan benchmark veri setleri üzerinden karşılaştırmalar yaptığını belirtti. Sarıkaya, özellikle 2016 sonrası dönemde yapay zekanın bu testlerde insan seviyesini hızla aştığını söyledi: "Konuşma tanıma, dil anlama, kodlama, matematik ve soru yanıtlama gibi birçok alanda yapay zeka sistemlerinin performansı insan seviyesini geçti. Yeni bir benchmark tanımlandığında, yapay zeka çok kısa sürede bu seviyeyi aşabiliyor. Bu yüzden sürekli yeni testler geliştirmek gerekiyor." "Yapay zekanın insan zekasını geçtiği yeri göremiyoruz" Yapay zeka ile insan zekası arasındaki ilişkiyi değerlendiren Sarıkaya, yaygın ancak eksik bir yaklaşımın yapay zekayı insan zekasının içinde daha küçük bir alan olarak konumlandırdığını söyledi. Sarıkaya, daha doğru modelin iki zekanın kesişen ancak aynı zamanda birbirinden bağımsız alanlara sahip olduğunu belirterek şunları söyledi: "Yapay zekayı insan zekasının içinde küçük bir elips gibi düşünmek yaygın ama doğru bir model değil. Daha doğru model, insan zekasıyla yapay zekanın bazı alanlarda kesiştiğini ancak yapay zekanın insanın kavrayamadığı alanlara da sahip olduğunu gösteriyor. Biz bu alanı gözlemleyemiyor olabiliriz ama bu onun var olmadığı anlamına gelmez." Genel Yapay Zeka tahminleri hızla öne çekildi Konuşmasında Genel Yapay Zeka (Artificial General Intelligence - AGI) kavramına da değinen Sarıkaya, AGI’nin tüm bilişsel görevleri insan seviyesinde gerçekleştirebilen sistemler anlamına geldiğini söyledi. Geçmişte bu hedefe ulaşmanın onlarca yıl uzakta görüldüğünü hatırlatan Sarıkaya, son gelişmelerin tahminleri dramatik biçimde değiştirdiğini belirterek, "Deep learning gelişmeden önce yapılan tahminlerde genel yapay zekaya ulaşmak için ortalama 80 yıl gibi süreler konuşuluyordu. GPT-3 ve benzeri büyük modellerin ortaya çıkmasıyla bu tahminler hızla aşağı indi. Bugün bazı analizler AGI’ye 2-5 yıl içinde ulaşılabileceğini söylüyor. Benim kişisel tahminim ise 2030 civarı" ifadelerini kullandı. Sarıkaya’ya göre artık tartışma "genel yapay zekaya ulaşılıp ulaşılamayacağı" değil, "ne zaman ulaşılacağı" üzerine yoğunlaşıyor.
Niğde Niğde’de "Sanatın Diliyle Değerlerimiz" sergisi açıldı Niğde’de Peygamber Efendimizin doğumunun 1500. yılı dolayısıyla "Sanatın Diliyle Değerlerimiz" adlı sergi açıldı. Niğde Halk Eğitimi Merkezi tarafından hazırlanan "Sanatın Diliyle Değerlerimiz" adlı sergi sanatseverlerin beğenisine sunuldu. Sergide ebru, tezhip ve hüsn-i hat sanatlarıyla hazırlanan toplam 65 eser ziyaretçilerin beğenisine sunuldu. Ebru atölyesinde "sabır", tezhip atölyesinde "adalet", hüsn-i hat çalışmalarında ise "tevazu" temaları işlenerek, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nin "erdem-değer-eylem" anlayışı sanat yoluyla ifade edildi. Niğde Halk Eğitimi Merkezi Müdürü Orhan Çetin yaptığı konuşmada, Peygamber Efendimizin doğumunun 1500. yılı nedeniyle düzenlenen serginin önemli bir anlam taşıdığını belirterek, "Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nin erdem, değer ve eylem anlayışı çerçevesinde sabır, tevazu ve adalet gibi değerleri hayatımızın her alanına yansıtmak ve Peygamber Efendimizin güzel ahlakını toplum hayatında canlı tutmak hepimizin ortak sorumluluğudur" dedi. Çetin, merkez olarak hayat boyu öğrenme anlayışıyla her yaştan vatandaşa yönelik kültürel, sanatsal ve mesleki kurslar düzenlediklerini ifade ederek, geleneksel sanatların yaşatılması ve değerlerin yeni nesillere aktarılması için çalışmaların sürdüğünü vurguladı. İl Milli Eğitim Müdürü Elif Özbek ise serginin hazırlanmasında emeği geçen öğretmenlere, kursiyerlere ve katkı sağlayan herkese teşekkür ederek, serginin hayırlı olmasını temenni etti. Açılışa Niğde Valisi Nedim Akmeşe’nin eşi Hacer Akmeşe, Niğde Vali Yardımcısı Baha Büyükkaymakçı, Niğde Jandarma Alay Komutanı Gürol Okyar, Niğde Belediye Başkan Yardımcısı Muharrem Çiftçibaşı, İl Milli Eğitim Müdürü Elif Özbek, şube müdürleri ve çok sayıda sanatsever katıldı.
Diyarbakır Başkan Gündüz: ’’Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın net ve kararlı duruşunu destekliyoruz’’ Terör gazisi, 15 Temmuz Demokrasi Şehitleri Gazileri ve Terör Mağdurları Derneği Genel Başkanı Abbas Gündüz, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Türkiye Cumhuriyetinin gücünü ve devletin itibarını hedef alan sorumsuz söylemlere karşı ortaya koyduğu net ve kararlı duruşu güçlü şekilde desteklediklerini söyledi. Son dönemde CHP Genel Başkanı Özgür Özel tarafından yapılan açıklamaların siyasi eleştiri sınırlarını aşarak doğrudan Türkiye Cumhuriyeti devletini ve milletin iradesini hedef alan bir söylem haline geldiğini belirten Gündüz, ’’Özgür Özel’in Türkiye’yi farklı bir durumda göstermeye çalışması, gerçeklerle bağdaşmadığı gibi aynı zamanda ülkemizin uluslararası itibarı açısından da son derece talihsiz bir yaklaşımdır. Bir siyasetçinin kendi ülkesini bu şekilde karalaması kabul edilebilir değildir. Özgür Özel, yaptığı açıklamalarla Türkiye’yi zayıf, aciz ve çaresiz bir ülke gibi göstermeye çalışmakta, bu söylemlerle hem devlet kurumlarını hem de milletimizin ortaya koyduğu büyük mücadeleyi görmezden gelmektedir. Oysa Türkiye Cumhuriyeti güçlü devlet geleneği, sağlam kurumları ve aziz milletimizin desteğiyle her türlü zorluğun üstesinden gelebilecek kudrete sahiptir. Bugün savunma sanayiinden güvenliğe, diplomasiden altyapıya kadar pek çok alanda Türkiye’nin elde ettiği başarılar ortadayken, Özgür Özel’in ısrarla karamsar bir tablo çizmeye çalışması yapıcı bir muhalefet anlayışından uzak bir yaklaşımın göstergesidir. Muhalefet görevi ülkesini dünyaya karşı zayıf göstermek değildir. Ancak Özgür Özel, yaptığı açıklamalarla adeta Türkiye’yi kötülemek üzerinden siyaset üretmeye çalışmaktadır. Ne yazık ki Özgür Özel’in söylemleri, Türkiye’nin sorunlarına çözüm üretmekten çok siyasi polemik üretmeye dayanmaktadır. Bu yaklaşım, milletimizin beklentilerine cevap vermekten uzak olduğu gibi Türkiye’nin büyüme ve güçlenme sürecini de görmezden gelmektedir. Türkiye’yi sürekli kriz ve çöküş söylemleriyle anlatmaya çalışan Özgür Özel, aslında kendi siyasi anlayışının ne kadar vizyonsuz olduğunu da ortaya koymaktadır. Gerçek şudur ki Türkiye Cumhuriyeti güçlüdür ve her alanda ilerlemeye devam etmektedir. İçler acısı bir tablo varsa, bu tablo Türkiye’deki sorumsuz muhalefet anlayışıdır. Türkiye’yi zayıf göstermek için her fırsatı değerlendiren bu anlayışın başında ise bugün Özgür Özel bulunmaktadır. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın devletimizin gücünü ve milletimizin onurunu savunan açıklamalarını destekliyor; Türkiye’yi hedef alan sorumsuz söylemlerin karşısında olduğumuzu açıkça ifade ediyoruz. Hiç kimse siyasi hesapları uğruna Türkiye Cumhuriyeti’ni küçük gösteremez, milletimizin iradesini itibarsızlaştıramaz. Özgür Özel ve benzeri sorumsuz söylemler karşısında Türkiye’nin gücünü ve devletimizin itibarını savunmaya devam edeceğiz’’ dedi.
Antalya ALKÜ, ÜNİDES’te bölgenin zirve üniversitesi oldu Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi’nin (ALKÜ) 12 projesi, Üniversite Öğrenci Toplulukları İş Birliği ve Destek Programı (ÜNİDES) 6. dönemde destek almaya hak kazandı. ALKÜ, bölgedeki üniversiteler arasında en fazla projesi kabul edilen üniversite oldu. ALKÜ, Gençlik ve Spor Bakanlığı’nca yürütülen ÜNİDES 6. dönem sonuçlarında büyük bir başarıya imza attı. ALKÜ’lü öğrenci topluluklarınca hazırlanan 12 proje destek almaya hak kazanırken, üniversite bu sonuçla bölgedeki üniversiteler arasında en fazla projesi kabul edilen üniversite oldu. Elde edilen bu başarı, ALKÜ’de gelişen proje kültürünü, öğrenci topluluklarının üretkenliğini ve üniversitenin genç odaklı vizyonunu bir kez daha ortaya koydu. ALKÜ’nün destek almaya hak kazanan projeleri, dijital okuryazarlık, gıda güvenliği, sürdürülebilir tarım, sağlık, gastronomi, bilim, münazara, zekâ oyunları, siber güvenlik ve eğitim gibi farklı alanlara yayıldı. Rektör Türkdoğan: "ALKÜ öğrencileri güçlü bir potansiyele sahip" ÜNİDES’te 12 projenin kabul edilmesiyle büyük bir gurur yaşadıklarını söyleyen ALKÜ Rektörü Prof. Dr. Kenan Ahmet Türkdoğan, "Bu tablo, ALKÜ öğrencilerinin yalnızca akademik alanda deği,; sosyal fayda üretme, çözüm geliştirme ve yenilikçi bakış açısı ortaya koyma noktasında da güçlü bir potansiyele sahip olduğunu gösterdi. ALKÜ, öğrenci topluluklarının geliştirdiği projelerle hem üniversite içinde hem de şehir ve bölge ölçeğinde etkisini artırmayı sürdürürken, ÜNİDES 6. dönem sonuçları üniversitenin üretimi teşvik eden, gençlerin fikirlerini destekleyen ve toplumsal katkıyı önceleyen yaklaşımının güçlü bir yansıması oldu. Elde edilen bu başarıyla ALKÜ, proje odaklı öğrenci topluluklarıyla bölgesinde örnek gösterilen üniversiteler arasında yerini bir kez daha sağlamlaştırdı. Öğrencilerimizin her zaman yanında olmaya devam edeceğiz. Bu başarıların arkasında emeği geçen tüm akademisyenlerimize ve ALKÜ ailesine teşekkür eder, öğrencilerimizi yürekten tebrik ederim" dedi.