EKONOMİ - 09 Ocak 2026 Cuma 11:36

En düşük emekli maaşı 20 bin TL oldu.

A
A
A
En düşük emekli maaşı 20 bin TL oldu.

En düşük emekli maaşı 20 bin TL oldu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Aydın Başkan Özel: "Basın emekçileri, kentin sesi ve hafızasıdır" Gazeteciliğin, demokrasinin temel taşlarından olduğunu vurgulayan Bozdoğan Belediye Başkanı Galip Özel; "Zor şartlar altında büyük bir özveriyle görev yapan basın emekçileri, kentin sesi ve hafızasıdır" dedi. Bozdoğan Belediye Başkanı Mustafa Galip Özel, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü dolayısıyla yayımladığı mesajında, basının demokrasinin temel taşlarından biri olduğunu vurguladı. Başkan Özel mesajında "Toplumun doğru ve tarafsız bilgiye ulaşması, ancak özgür ve sorumlu bir basınla mümkündür. Gazetecilik, gerçeğin peşinden gitmek, kamu vicdanının sesi olmak ve toplumsal hafızayı canlı tutmaktır. Zor şartlar altında büyük bir özveriyle görev yapan basın emekçileri, kentin sesi ve hafızasıdır. Gazetecilik, mesai kavramı olmayan, büyük fedakarlık gerektiren onurlu bir meslektir. Yerel basının ilçemizin ve ilimizin gelişimine sunduğu katkı son derece kıymetlidir. İlçemizin değerlerini öne çıkararak tanıtımına destek veren, yerelden ulusala tüm basın mensuplarımıza teşekkür ediyorum. Bu vesileyle, başta yerel basın mensuplarımız olmak üzere, ülkemizin dört bir yanında görev yapan tüm gazetecilerimizin 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’nü kutluyor, görevleri başında hayatını kaybeden basın emekçilerini rahmetle anıyor, mesleğini onurla sürdüren tüm gazetecilere sağlık ve başarılar diliyorum" ifadelerini kullandı.
Antalya Bakan Işıkhan: "Ülkemizde ev hizmetlerinde çalışanlar, 4857 sayılı İş Kanunu’nun kapsamı dışında tutulmuştur" Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, kadınların işgücü piyasasındaki haklarına önem verdiklerini belirterek, "Ek 9 sigortalılığı ve Kolay İşverenlik uygulamalarıyla ev hizmetlerinde çalışanların korunmasına yönelik önemli adımlar atılmıştır. Kadınları; işgücü piyasası, sendikal örgütlenme hakkı, çalışma saatleri, iş-aile uyumu gibi başlıca çalışma şartları da dahil olmak üzere her alanda güçlendirmeye büyük önem veriyoruz" dedi. Antalya’da HAK-İŞ Konfederasyonu tarafından "Kayıtdışı İstihdamla Mücadele Ev İşçileri" konulu çalıştay, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan’ın katılımıyla gerçekleştirildi. Bir otelde düzenlenen program, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Açılış bölümünde HAK-İŞ Konfederasyonu’nun 50. Yıl Filmi gösterildi. Ardından Hizmet-İş Sendikası Komitesi Başkanı Hatice Ayhan ile HAK-İŞ Kadın Komitesi Başkanı Fatma Zengin ve HAK-İŞ Genel Başkanı Mahmut Arslan konuşmalarını yaptı. Programda konuşan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakan Vedat Işıkhan, özellikle, "Ev İşçileri Çalıştayı"nı düzenleyerek çalışma hayatımızda önemli bir inisiyatif alan, başta HAK-İŞ Konfederasyonu Genel Başkanı Mahmut Aslan olmak üzere, bu konuda çalışan, fikir ve çözüm üreten herkesi tebrik etti. Bakan Işıkhan, "Çalışma hayatında, sosyal diyalog ilkemizi, birlik ve beraberlik şuurumuzu içselleştirerek, her konuya çözüm odaklı ve sağ duyulu yaklaşan, emeğin hakkını müdafaa hususunda, her zaman elini taşın altına koymaktan çekinmeyen başta Genel Başkanımız Mahmut Arslan başta olmak üzere HAK-İŞ camiamızın her bir ferdine, bugüne kadar ortaya koymuş oldukları değerli çalışmalar için de ayrıca şükranlarımı sunuyorum. Bu vesileyle, HAK-İŞ’in 50. Kuruluş yıl dönümünü bir kez daha kutluyorum. Metodu veya modeli ne olursa olsun; çalışmak, üretmek ve ekmeğini helalinden kazanmak için verilen emek ve dökülen alın teri; çeyrek asırdır, ülkemize ve aziz milletimize hizmet etmek için durmaksızın icraat üreten hükümetimiz için her daim paha biçilemez bir değer olmuştur" şeklinde konuştu. "Geçen 24 yıl boyunca da bu hedefimize ulaşmak için gece gündüz çalıştık, çabaladık" Bakan Işıkhan, tüm vatandaşlarının refahını, hakkını ve hukukunu korumak için çalıştıklarını belirterek, "2000’li yılların başında, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde, ülkemizin yönetimini devralırken, ülkemizin her bir ferdinin refahının, hakkının, hukukunun korunması için, başta emek mücadelesi olmak üzere geçmiş yönetimlerin atıl bıraktığı her alanda adaleti sağlamak üzere yola çıkmıştık. Hamdolsun; geçen 24 yıl boyunca da bu hedefimize ulaşmak için gece gündüz çalıştık, çabaladık. Türkiye’yi adeta, sıfırdan alıp en yüksek standartlara çıkardık, çıkarmaya da devam ediyoruz. Öncelikle, ekonomi ve çalışma hayatı politikalarından başlayarak, sosyal hayatı huzura kavuşturacak, milletimizin yüzünü güldürecek her adımı tereddüt etmeden attık. Özellikle çalışma hayatının çözülemez olarak görülen sorunlarının büyük bir kısmı, hükümetlerimiz döneminde çözüldü. Sosyal diyalog, istişare kültürü, ortak hareket anlayışı ve çok sesli karar mekanizmaları yine bizim hükümetlerimiz eliyle, yeniden canlandırıldı. Tabi bu süreçte yalnız değildik. Sosyal paydaşlarımız, sendikalarımız, konfederasyonlarımız, akademi camiamız, sivil toplum kuruluşlarımız bu gelişim sürecinde her daim yanımızda oldular ve destekçimiz oldular" diye konuştu. "Mevcut sorunların çözümü için de ciddi bir mesai harcadığımızın bilinmesini isterim" Hızla gelişen teknolojiye ve sürekli dalgalanan finansal sisteme ayak uydurmak için yoğun mesai harcadıklarını ifade eden Bakan Işıkhan, "Bir taraftan istihdamı artırırken bir taraftan da bu artışa paralel olarak, nitelikli işgücünün yetiştirilmesi, kayıtlı istihdamın teşvik edilmesi, başta kadınlar ve gençler olmak üzere nispeten daha kırılgan olan grupları, çalışma hayatında daha da güçlendirecek politikaları hayata geçirdik. Bunların yerli ve milli kalkınma mücadelemize, katma değer üretecek hale getirilmesi için bütüncül bir emek politikası gütmenin derdinde olduk. Bu kapsamda, kadın istihdamını artıracak yeni programlarla birlikte mevcut sorunların çözümü için de ciddi bir mesai harcadığımızın bilinmesini isterim. Kadın istihdamının artışıyla birlikte ortaya çıkan veya geçmişe oranla yaygınlık kazanan esnek çalışma modellerine yönelik tedbirleri, çağın şartlarına uygun çalışma hayatı dönüşümlerini de gerçekleştirmemiz gerektiğinin farkındayız" ifadelerini kullandı. "Ülkemizde ev hizmetlerinde çalışanlar, 4857 sayılı İş Kanunu’nun kapsamı dışında tutulmuştur" Çalıştayın ana temasını oluşturan; ev hizmetleri tam olarak böyle bir değişim ve dönüşüme ihtiyaç duyan bir çalışma modeli olarak karşılarına çıktığını söyleyen Bakan Işıkhan, "Bildiğiniz gibi, ev hizmetleri, işin, özel hane içerisinde görülmesi nedeniyle klasik işyeri anlayışından ayrılan, kendine özgü bir istihdam alanıdır. Bu sebeple ülkemizde ev hizmetlerinde çalışanlar, 4857 sayılı İş Kanunu’nun kapsamı dışında tutulmuştur. Bu alan; temizlikten bakıma, çocuk ve yaşlı hizmetlerinden bahçe işlerine kadar geniş bir yelpazeyi kapsamakta ve özellikle kadın emeğinin yoğun olduğu önemli bir çalışma biçimini oluşturmaktadır. Dolayısıyla iş ilişkisi, İş Kanunu’na dayalı bir iş sözleşmesiyle değil, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nda düzenlenen hizmet sözleşmesiyle kurulmaktadır. Bunun doğal bir sonucu olarak da; kıdem ve ihbar tazminatı, yıllık izin, iş güvencesi gibi İş Kanunu kaynaklı haklardan yararlanılamamaktadır. Benzer şekilde ev hizmetleri, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun kapsamının da dışındadır. Ancak bu durum, çalışanın tamamen korumasız olduğu anlamına gelmemektedir" dedi. "Hayata geçirilen Kolay İşverenlik uygulaması, ev hizmetleri alanında önemli bir kolaylık sağlamaktadır" Bakan Işıkhan son olarak, "Türk Borçlar Kanunu’nun, 417’nci maddesi uyarınca; işveren, iş sağlığı ve güvenliği için gerekli her türlü önlemi almakla yükümlüdür. Bu alandaki önemli bir avantaj ise; vergi boyutunda karşımıza çıkmaktadır. Gelir Vergisi Kanunu’nun 23’üncü maddesi gereği, ev hizmetlerinde özel kişiler tarafından çalıştırılanların ücretleri gelir vergisinden istisna edilmiştir. Hayata geçirilen Kolay İşverenlik uygulaması, ev hizmetleri alanında önemli bir kolaylık sağlamaktadır. Ev hizmetlerinde; ayda 10 gün ve daha fazla sigortalı çalıştıran ve daha önce işveren tescili bulunmayan gerçek kişiler, e-Devlet üzerinden başvuru yaparak kolaylıkla Kolay İşverenlik sistemine dahil olabilmektedir. Kolay İşverenlik uygulaması; bürokratik işlemleri azaltan, dijitalleşmeyi esas alan, vatandaş odaklı ve erişilebilir bir yaklaşımdır. Ek 9 sigortalılığı ve Kolay İşverenlik uygulamalarıyla ev hizmetlerinde çalışanların korunmasına yönelik önemli adımlar atılmıştır. Kadınları; işgücü piyasası, sendikal örgütlenme hakkı, çalışma saatleri, iş-aile uyumu gibi başlıca çalışma şartları da dahil olmak üzere her alanda güçlendirmeye büyük önem veriyoruz. Ben de bir Sosyal Hizmet Hocası olarak özellikle çocuk, yaşlı, hasta bakım işçileri ile ev işçilerinin ihtiyaçlarını ve sorunlarını yakından takip ediyorum. Akademisyenlik hayatım boyunca sağlık ve sosyal hizmet işkolundaki sendikalarla, bakım hizmetleri konusunda çeşitli faaliyetlerde katkı sağlamaya gayret ettim. Evde bakım modeli, sosyal hizmetlerin çok önemli bir alanıdır. Dolayısıyla evde bakım işlerinin bu perspektifle geliştirilmesi, hem sendikacılığa, hem de örgütlenmeye önemli katkılar sağlayacaktır. ILO’nun 4 temel sosyal koruma ayağından biri olan; Bakım Sigortası’nın da Uzun Süreli Yaşlı Bakım Sigortası ülkemizde hayata geçmesi için çalışmalar yapıyoruz. Bu nedenle bakım alanında daha birçok yetişmiş profesyonele ihtiyaç olacak. Tabi sağlık riski barındırmayan, eğitim gerektirmeyen evde bakım işi dışındaki diğer ev işlerinde, genel işlerde de ülkemizde giderek artan ihtiyaç var. Örgütlenme çok yönlü bir bakış açısı ile yapıldığında hem hak arayışının gücü, hem de çalışmanın cazibesi artar. Evde çocuk bakımı, yaşlı bakımı, hasta bakımı gibi diğer ev işlerinde de örgütlenme mücadelesini çok değerli buluyorum" şeklinde konuştu.
Nevşehir Kapadokya Gastronomi, Gıda ve Turizm Çalışmaları Dergisi’nin ilk sayısı yayımlandı Kapadokya Üniversitesi (KÜN) bünyesinde Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümü tarafından yayımlanan Kapadokya Gastronomi, Gıda ve Turizm Çalışmaları Dergisi; 2025 yılı itibarıyla yayın hayatına başladı. Dijital, açık erişimli, bilimsel ve uluslararası hakemli olarak hazırlanan derginin ilk sayısı kamuoyunun erişimine açıldı. Sürdürülebilirlik yaklaşımı temelinde şekillenen dergi; gastronomi, gıda, turizm ve pazarlama alanlarında üretilen özgün araştırmaları bilimsel etik ilkeler doğrultusunda yayımlamayı amaçlıyor. Yılda iki sayı halinde, Haziran ve Aralık aylarında yayımlanacak olan dergi, disiplinlerarası bakış açısıyla akademik bilgi üretimine katkı sunmayı hedefliyor. Gastronomiyi yalnızca mutfak pratiğiyle sınırlamayan dergi; kültür, tarih, coğrafya, ekonomi ve sürdürülebilirlik eksenlerinde çok katmanlı bir perspektif ortaya koyuyor. Geleneksel mutfak mirasından çağdaş gastronomi yaklaşımlarına, gıda üretim süreçlerinden tüketim alışkanlıklarına uzanan çalışmalar, hem akademik derinliği hem de toplumsal farkındalığı önceleyen bir çerçevede ele alınıyor. Derginin ilk sayısında yer alan makalelerde; yerel ve küresel ölçekte gastronomi kültürünün dönüşümü, gıda güvenliği ve sürdürülebilir tarım politikaları, turizmde gastronominin artan rolü ile pazarlama stratejileriyle kurduğu ilişki bilimsel yöntemler ışığında inceleniyor. Bu yönüyle dergi, yalnızca akademisyenler için değil, aynı zamanda sektör profesyonelleri ve araştırmacılar için de önemli bir başvuru kaynağı olma özelliği taşıyor. Açık erişimli yayın politikasıyla bilgiye erişimi kolaylaştıran Kapadokya Gastronomi, Gıda ve Turizm Çalışmaları Dergisi; ulusal ve uluslararası düzeyde akademik etkileşimi güçlendirmeyi ve gastronomi, gıda ile turizm alanlarındaki bilimsel üretimi daha görünür kılmayı amaçlıyor.