KÜLTÜR SANAT - 16 Aralık 2025 Salı 15:04

En iyi haber fotoğrafları ödüllendirildi

A
A
A

Türkiye Foto Muhabirleri Derneğinin (TFMD) düzenlediği "Yılın Basın Fotoğrafları Yarışması’nda 25 ödül düzenlenen törenle sahiplerini buldu. İHA Foto Muhabiri İsmail Coşkun 3 ödüle, İHA Muhabiri Ahmet Faruk Sarıkoç ve İHA Muhabiri Hakan Okay ise 1 dalda ödüle layık görüldü.

Türkiye Foto Muhabirleri Derneği tarafından düzenlenen Yılın Basın Fotoğrafları Ödül Töreni, Cumhurbaşkanlığı Millet Kütüphanesinde gerçekleştirildi. 547 kişinin katıldığı ve 6 bine yakın fotoğrafın titizlikle değerlendirildiği yarışmada, 6 farklı kategoride 22 fotoğraf ve 3 fotoğraf serisi ödül almaya hak kazandı. İhlas Haber Ajansı foto muhabirlerinin ise çektiği fotoğraflara 5 ödül verildi. Suriye’de yaşanan devrimin fotoğraflarıyla ’Yılın Günlük Yaşam Fotoğrafı’, ‘Günlük Yaşam Fotoğrafı İkincisi’ ve ‘Jüri Özel Ödülü’ İHA’dan İsmail Coşkun’a verildi. ‘Yılın Çevre ve Doğa Fotoğrafı Ödülü’ ise Bitlis’teki Nemrut Kalderası’nda kampçıların çadırlarında yiyecek arayan bozayılar fotoğrafıyla İhlas Haber Ajansı’ndan Hakan Okay’a verildi. Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından Hatay’da depremde hasar gören araçları fotoğraflayan İHA Foto Muhabiri Ahmet Faruk Sarıkoç da Çevre, Doğa ve İklim Değişikliği Fotoğrafı Mansiyon Ödülü aldı. Törende konuşan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, kamu hafızasının olay anında tutulan kayıtlar üzerinde şekillendiğini ve bu kayıtların zamanla ortak referansa dönüştüğünü ifade ederek, foto muhabirliğinin tam bu noktada güncel tartışmaların temposundan bağımsız ama kamu adına son derece ağır bir sorumluluk yüklenen bir alan olarak ortaya çıktığını kaydetti.

En iyi haber fotoğrafları ödüllendirildi

"İnsanlık tarihi boyunca foto muhabirleri, iyi zamanlarda da zor zamanlarda da yaşananlara sahada şahitlik eden isimler olmuştur"

Sahada çekilen her karenin anlık bir görüntü olmanın ötesinde yaşananın hangi şartlarda gerçekleştiğini, kimleri etkilediğini ve hangi izleri bıraktığını tarihe not düştüğünü ifade eden Yılmaz, "Bugün geçmişe dair güçlü bir kamusal hafızadan söz edebiliyorsak, bunun arkasında bu anları doğru yerde ve doğru zamanda, hakkını vererek kayda geçiren bir emek vardır. Bu emek, yaşananı göstermekle yetinmeyen; hakikatin görünür olmasını, toplumsal tartışmaların sağlam bir zeminde yürütülmesini ve toplumun kendi geçmişiyle yüzleşebilmesini mümkün kılan bir sorumluluk alanını da ifade etmektedir. Hafızası olmayan bireylerin ve toplumların, geleceğe dair sağlıklı bir yön tayin etmesi mümkün değildir. Aynı durum tüm insanlık için de geçerlidir. İnsanlık tarihi boyunca foto muhabirleri, iyi zamanlarda da zor zamanlarda da yaşananlara sahada şahitlik eden isimler olmuştur. Bugün Gazze’de yaşanan soykırımda da foto muhabirleri en yakın şahitler arasında yer almakta; ağır güvenlik riskleri, sınırlı imkanlar ve zorlayıcı şartlar altında gerçeği kayda geçirmek için görev yapmaktadır. Bu vesileyle, Gazze’de hakikatin şahitliğini yaparken katledilen tüm gazetecileri, basın mensuplarını rahmetle anıyorum. Bu çaba, yaşananların doğru biçimde tüm dünyaya duyurulmasını mümkün kılan hayati bir şahitlik olduğu gibi, uluslararası hukuk açısından da önemli belgeler ve deliller oluşturmuştur" şeklinde konuştu.

En iyi haber fotoğrafları ödüllendirildi

"Emevi Meydanı’nda devrilen Hafız Esad heykeli etrafında yaşanan sahne, fotoğrafın tek bir kareyle hafızaya yerleştirme gücünü ortaya koyuyor"

Yılmaz, "Yılın Basın Fotoğrafı, dönemsel gelişmelerin içinden tarihe kalacak anı seçen güçlü bir geleneğin ifadesidir. Bu yıl bu geleneği temsil eden kare, Hürriyet Gazetesi foto muhabiri Mert Gökhan Koç’un imzasını taşımaktadır. Koç’un kadrajı, 13 yıl süren iç savaşın ardından Suriye’de Baas rejiminin yıkıldığı, 61 yıllık iktidarın sona erdiği anı kayda alarak, bölgesel dengeleri etkileyen tarihi bir kırılma anını belgelemektedir. Bu fotoğraf aynı zamanda, içinde yaşanan şartlar ne olursa olsun, insanlığın değişim yapabilme, zulme son verebilme ve umudu yeniden yeşertebilme kapasitesini ortaya koymaktadır. Emevi Meydanı’nda devrilen Hafız Esad heykeli etrafında yaşanan sahne, fotoğrafın, siyasi ve toplumsal bir dönüşümü tek bir kareyle hafızaya yerleştirme gücünü açık biçimde ortaya koymaktadır. Bu güçlü şahitlik dolayısıyla Mert Gökhan Koç’u tebrik ediyorum. Genç yetenekleri teşvik ederken, mesleğe ömrünü adamış isimlere gösterilen vefayı da unutmamak gerekir. Türkiye Foto Muhabirleri Derneği Yaşam Boyu Onur Ödülü’nün Mustafa İstemi’ye verilmesi, basın fotoğrafçılığının mesleki hafızasına verilen değerin anlamlı bir ifadesidir. Bugün aramızda bulunamasa da 65 yıla yayılan tecrübesi ve genç kuşaklara rehberlik eden birikimi dolayısıyla kendisini tebrik ediyorum" diye konuştu.

"Ulusal prestijli bir yarışmada ödül almanın gururunu yaşıyorum"

Bitlis’in önemli turizm destinasyonlarından biri olan Nemrut Kraterinde yaşayan sevimli bozayıların yer aldığı fotoğrafla ödül alan İHA Muhabiri Hakan Okay, "Onların yaşam alanlarıyla ilgili ‘Yılın Çevre ve Doğa Fotoğrafı’ alanında ödül aldım. Heyecanlıyım, gururluyuz. Bu vesileyle hem ulusal ölçekte bir yarışmada ilimizi tanıtma imkanı bulum hem de bu kadar prestijli bir yarışmada ödül almanın gururunu yaşıyorum" ifadelerini kullandı.

En iyi haber fotoğrafları ödüllendirildi

"Suriyelilerin yaşadığı mutluluğu ve özgürlük anlarını fotoğrafladım"

İHA Foto Muhabiri İsmail Coşkun ise Esad rejiminin devrilmesiyle beraber Suriye’de görevlendirildiğini ifade ederek, "Suriyelilerin yaşadığı mutluluğu ve o özgürlük anlarını fotoğrafladım. O tarihi anları belgeleyen iki fotoğrafım bugün ödüle layık görüldü. Bir diğer kare ise İstanbul’da günlük yaşamı anlatan çalışmam oldu. Tarihi belgeleyen fotoğraflar işimizin en önemli duygularından biri. Bundan dolayı gerçekten mutluyum" dedi.

En iyi haber fotoğrafları ödüllendirildi

"Koyun sürüsünün hasar gören araçların yanına gelmesiyle daha etkili bir fotoğraf oldu"

İHA Muhabiri Ahmet Faruk Sarıkoç da Kahramanmaraş merkezli depremlerden 2 yıl sonra depremden etkilenen Hatay’a görev yapmak üzere gittiğini dile getirerek, sözlerine şöyle devam etti:

En iyi haber fotoğrafları ödüllendirildi

"Haberlerimizi yaptıktan sonra şehirden tam çıkarken bir araç hurdalığı görmüştüm. Çok fazla ilgimizi çekmemişti çünkü yoldan geçerken net bir şekilde göremiyorduk. Yanına gidip biraz incelemek istedik. Oradaki görevlilere sorunca çok fazla aracın depremde hasar gördüğünü söyledi. Bir süre orada fotoğraf makinesi ve kamera ile çekimlerimizi yaptıktan sonra dron kaldırdım. Tam o sırada bir koyun sürüsü depremde hasar gören araçların yanına geldi. Ben de onları birlikte fotoğrafladım. Bu sayede daha etkili bir fotoğraf oldu."

Muhammed Musab Gümüşer - Fırat Demir

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Antalya’da trafikte kalan vatandaşlara "İftara 5 Kala" sürprizi AK Parti Gençlik Kolları tarafından geleneksel hale getirilen "İftara 5 Kala" programı kapsamında, Antalya’da iftar saatinde trafikte olan vatandaşlara iftariyelik ikram edildi. Akdeniz Üniversitesi Meltem girişinde yoğunlaşan trafikte gerçekleştirilen etkinlikte, AK Parti teşkilat üyeleri, iftar saatine dakikalar kala evine yetişemeyen sürücülerin ve toplu taşıma yolcularının yanındaydı. Hazırlanan iftariyelik paketleri, ezan okunmadan hemen önce araç camlarından vatandaşlara ulaştırıldı. Çalışmalara katılan AK Parti Antalya Milletvekili Mustafa Köse, her zaman sahada olduklarını belirterek, "Vatandaşlarımızın her anında yanındayız. Antalya’nın trafik yoğunluğunda iftara yetişme telaşı yaşayan hemşehrilerimize küçük destek olmaya çalışıyoruz" şeklinde konuştu. Programda açıklamalarda bulunan AK Parti Antalya İl Başkanı Ali Çetin ise çalışmanın Ramazan ayı boyunca kesintisiz sürdüğünü vurgulayarak şunları kaydetti: "İftara 5 Kala programlarımız 19 ilçemizde de büyük bir özveriyle devam etti. Antalya trafiğinde orucunu açmak zorunda kalan vatandaşlarımızın sofrasına bir nebze de olsa katkıda bulunmak istedik. Teşkilatımızın tüm kademeleriyle sahada, vatandaşımızın yanındayız." AK Parti MKYK Üyesi Hilal Kalyoncu Koç ise teşkilatın saha performansına dikkat çekerek, "Ramazan ayı boyunca 20 binden fazla vatandaşımıza ulaştık. Bu gönül köprüsünü kuran tüm teşkilat mensuplarımıza teşekkür ediyorum" dedi. Etkinliklerin sadece iftarla sınırlı kalmadığını belirten AK Parti Antalya Gençlik Kolları Başkanı Niyazi Alkan, "19 ilçemizde farklı noktalarda hem iftar hem de sahur programları düzenliyoruz. Gençlik kolları olarak günün her anında sahadayız" ifadelerini kullandı. Yapılan konuşmaların ardından protokol üyeleri ve gençlik kolları üyeleri, yoldaki sürücülere hazırlanan paketleri takdim ederek hayırlı iftarlar diledi. Etinliğe AK Parti MKYK Üyesi Hilal Kalyoncu Koç, AK Parti Antalya İl Başkanı Ali Çetin, AK Parti Antalya Milletvekili Mustafa Köse, AK Parti Antalya İl Gençlik Kolları Başkanı Niyazi Alkan, AK Parti Antalya İl Kadın Kolları Başkanı Gülçin Özboz katıldı.
Ankara Bakan Güler: "Her türlü senaryoya karşı sahadaki birliklerimizi en iyi şekilde desteklemek en önemli görevlerimizden biridir" Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, "Her türlü senaryoya karşı sahadaki birliklerimizi en iyi şekilde desteklemek bugünün güvenlik ortamında en önemli görevlerimizden biridir" dedi. Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, 18 Mart Şehitleri Anma Günü ve Çanakkale Deniz Zaferi kapsamında Milli Savunma Bakanlığı Atatürk Kültür Sitesi’nde gerçekleştirilen anma törenlerine katıldı. Konuşmasında, Çanakkale Zaferi’nin bağımsızlık iradesinin bütün dünyaya ilan edildiği bir direniş destanı olduğunu aktaran Bakan Güler, "Bugün 111’inci yıl dönümünü kutladığımız Çanakkale Zaferi, kahraman ordumuzun vatan savunmasındaki azim ve kararlılığının, asil milletimizin inanç ve bağımsızlık iradesinin bütün dünyaya ilan edildiği bir direniş destanıdır. Dünyanın en güçlü donanmaları ve ordularıyla, ülkemizi işgal etmek isteyen müstevliler karşılarında, vatanı uğruna canını vermekten çekinmeyen kahraman Türk milletini ve onun şanlı ordusunu bulmuşlardır. Anadolu’nun ve gönül coğrafyamızın dört bir yanından gelen Mehmetçiklerimiz, Çanakkale’de sergiledikleri kahramanlıklarla, asil milletimizin yüksek karakterini ve tarih boyunca taşıdığı bağımsızlık ruhunu bütün dünyaya göstermişlerdir" açıklamasında bulundu. "Karada, denizde, havada, sınır hattında ve siber alanlarda tedbirlerimizi artırdık"" Kaos ve istikrarsızlığa yol açan her gelişmeyi Türkiye’nin menfaatleri doğrultusunda dikkatle analiz edildiğini aktaran Bakan Güler, "İsrail’in önce Gazze’ye ardından Lübnan’a ve İran’a yönelik saldırılarıyla başlayan kaos ortamı şimdi de ABD ve İsrail’in birlikte İran’a saldırmalarıyla ve İran’ın bölge ülkelerini hedef almasıyla daha da tehlikeli bir hal almıştır. Türkiye olarak bölgemizde büyük bir kaos ve istikrarsızlığa sebep olan her gelişmeyi milli bekamız ile ülkemizin menfaatleri doğrultusunda dikkatle analiz ediyoruz. Bu kapsamda çatışmaların son bulması için yoğun diplomatik çabalarımıza devam ederken askeri olarak da hiçbir ihtimali göz ardı etmeden gerekli tüm tedbirleri de alıyoruz. Son gelişmelere göre de karada, denizde, havada, sınır hattında ve siber alanlarda tedbirlerimizi artırdık" açıklamasında bulundu. "Her türlü senaryoya karşı sahadaki birliklerimizi en iyi şekilde desteklemek en önemli görevlerimizden biridir" Güçlü orduların yalnızca cephede değil, karargahlarda üretilen stratejik akıl ve yüksek sorumluluk bilinciyle var olduklarını vurgulayan Güler, "Yakın coğrafyamızda yaşanan istikrarsızlıklar ordumuzun imkan ve kabiliyetlerini sürekli geliştirmenin ve caydırıcı bir askeri gücü muhafaza etmenin ne denli hayati olduğunu bir kez daha kanıtlamıştır. Bu çerçevede Türk Silahlı Kuvvetlerimiz, vatanımızın ve milletimizin güvenliğini sağlamak, ülkemizin hak ve menfaatlerini kararlılıkla korumak için tüm alanlarda üstlendiği görevleri başarıyla yerine getirmektedir. Bu noktada Milli Savunma Bakanlığımız, Genelkurmay Başkanlığımız ve Kuvvet Komutanlıkları karargahlarımız büyük bir sorumluluk üstlenmektedirler. Unutulmamalıdır ki güçlü ordular yalnızca cephede değil karargahlarda üretilen stratejik akıl, sağlam planlama ve yüksek sorumluluk bilinciyle vardır. Bu yüzden çok boyutlu değerlendirme yeteneğiyle her türlü senaryoya karşı sahadaki birliklerimizi en iyi şekilde desteklemek bugünün güvenlik ortamında en önemli görevlerimizden biridir" diye konuştu. "Güven ve huzur içinde yaşayabiliyorsak bu, en başta şehit ve gazilerimizin emsalsiz fedakarlıkları sayesindedir" Yerli ve milli imkanlarla geliştirilen savunma sanayisinin, yüksek teknolojiye sahip sistemlerle ordunun gücüne güç kattığını belirten Güler, şu ifadelere yer verdi: "İçinde bulunduğumuz kritik süreçte güçlü bir savunma kapasitesine sahip olmanın yanı sıra iç cephemizi güçlü tutmak ve yerli milli savunma sanayimizi daha ileri seviyelere taşımak da bir o kadar hayati önemdedir. Bu çerçevede yerli ve milli imkanlarla geliştirdiğimiz savunma sanayimiz yüksek teknoloji ürünü sistemlerle, ordumuzun gücüne güç katmakta, ülkemizin stratejik bağımsızlığını pekiştirmektedir. Nitekim devletimizin, Cumhurbaşkanımızın vizyoner liderliğinde ortaya koyduğu Terörsüz Türkiye hedefi de bu çalışmalarımızın önemli bir ayağını teşkil etmektedir. Bu tarihi süreç, güvenlik ve huzurun kalıcı hale gelmesi kadar; kardeşliğimizin ebedi kılınması, çocuklarımızın, terörün gölgesinden uzak bir ülkede büyümesi, ülkemizin daha fazla gelişmesi ve kalkınması ve tüm vatandaşlarımızın refah payının artması anlamına da gelmektedir. Bu konuda devletimizin duruşu açıktır ve herhangi bir tereddüt söz konusu değildir. Şüphesiz bugün, güven ve huzur içinde yaşayabiliyorsak ve bu tarihi süreci yürütebiliyorsak bu, en başta şehit ve gazilerimizin emsalsiz fedakarlıkları sayesindedir. Özellikle belirtmek isterim ki bu süreçte atılacak hiçbir adım şehitlerimizin aziz hatırasına asla leke düşürmeyecek gazilerimizin onuruna, asaletine ve verdikleri emeklere zarar vermeyecektir." "Şehitlerimiz ve gazilerimiz bu milletin onurudur" Güler, başta Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı olmak üzere tüm kurumların, şehit yakınları ve gazilerin hayatlarını kolaylaştırmak adına büyük bir gayret gösterdiğini ifade ederek, "Şehitlerimiz ve gazilerimiz bu milletin onurudur; siz kıymetli ailelerimiz de bu onurun yaşayan emanetlerisiniz. Öyle ki sizler, tarifsiz acılarınızı yüreğinizde taşımanıza rağmen vakur duruşunuzdan asla taviz vermediniz. Sabrın, metanetin ve asaletin, ne demek olduğunu bir kez daha gösterdiniz. Dolayısıyla sizler, başımızın tacısınız ve ne yaparsak yapalım fedakarlıklarınızın karşılığının olmadığının bilincindeyiz. Haklarınızı asla ödeyemesek de başta Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığımız olmak üzere tüm kurumlarımızla sizlerin hayatını kolaylaştırmak ve her türlü ihtiyacınızda yanınızda olmak için büyük bir gayret göstermekteyiz. Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da tüm imkanlarımızla her zaman yanınızda durmaya devam edeceğiz" şeklinde konuştu. 18 Mart Şehitleri Anma Günü ve Çanakkale Deniz Zaferi kapsamında düzenlenen tören, toplu fotoğraf çekiminin ardından şehit aileleri onuruna verilen iftar programıyla sona erdi.