EKONOMİ - 09 Aralık 2024 Pazartesi 10:43

Engelli emekliliğinde yeni düzenleme: Engelli emeklilik işlemleri çalışma gücüne dayalı olacak

A
A
A

Sosyal Güvenlik Başuzmanı İsa Karakaş, engelli emekliliğinde vergi indirimiyle emeklilik yerine çalışma gücü esas alınarak rapor düzenlenmesi söz konusu olacağını dile getirdi.

Sosyal Güvenlik Başuzmanı ve Türkiye Gazetesi Yazarı İsa Karakaş, geçtiğimiz günlerde engellilerin emeklilik düzenlemesinin değişmesini öngörülmesiyle TBMM’ye sunulan ’Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’ ve hangi yıl emekli olunması gerektiğine ilişkin ne gibi kriterlere dikkat edilmesine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Karakaş, kanun teklifiyle 2008 yılı öncesinde sigortalı olan engelli vatandaşların emeklilik işlemlerinin değişeceğini ve bu işlemlerin vergi indirim belgeleri yerine çalışma gücü kaybı oranlarına göre belirleneceğini işaret etti.

“Ne zaman emekli olunmasıyla ilgili kişi özelindeki değerlendirme her şeyden önemli”

Karakaş, emeklilik maaşlarının TÜİK tarafından açıklanan enflasyon verileri ve gelişme hızının yüzde 30’nun baz alınarak yapıldığını dile getirerek, enflasyon oranlarının yüksek olduğu senelerde emekli aylıklarının değişiklik gösterdiğini aktardı. Ne zaman emekli olunmasıyla ilgili kamuoyunda bilgi kirliliğinin olduğunu belirten Karakaş, 2024’te mi veya 2025’te mi emekli olunmasıyla ilgili birden fazla değerlendirilmesi gereken hususun olduğunu ifade etti. Karakaş, “’2024 yılında mı emekli olunması gerek yoksa 2025 yılında mı emekli olunması hususunda, kaç yıl çalışma olanağının olduğu, kişinin 40’lı yaşlarda mı, 60’lı yaşlarda mı olduğu, çalışma hayatının ne kadar devam edebileceği gibi birçok ayrı bir değerlendirme konusu var. Yine çalışırken, mevcut iş yerinden aldığı maaşla, emekli olduğu takdirde alacağı maaş arasındaki makas çok geniş mi, dar mı bunların göz önünde bulundurulması gerek. Yine kişinin çalışma hayatına devam etmesi halinde, alacağı maaşa ilaveten fazla mesai, ikramiye, prim gibi bütün yan haklarla birlikte SGK matrahının yüksek olup olmaması son derece önemli. Buna benzer tüm kriterlerin göz önünde bulundurularak 2024 yılında mı, 2025 yılında mı emekli olmaya karar verilmesinin son derece doğru olduğunu söyleyebiliriz. Dolayısıyla kişi özelindeki değerlendirme her şeyden önemli” açıklamasında bulundu. Emekli olacak kişinin kendi işyerini kurması veya şirket ortağı olmasıyla BAĞ-KUR kapsamına gireceğini belirten Karakaş, 2024 yılında emekli olmasının daha avantajlı olacağını dile getirdi. Karakaş, kişinin kendi iş yerini kurduğun için SGK’nın destek kesinti yapmayacağını bilgisini de paylaştı.

“Engellilerin emeklilik süreçleri SGK’nın sağlık kurulları vasıtasıyla yapılması öngörülmekte”

Karakaş, TBMM’de yer alan ve engellilerin emekliliğiyle ilgili yeni yasa tasarısıyla, engellilerin emeklilik şartlarının değişeceğini dile getirdi. Mevcut SGK uygulamasında bedensel veya ruhsal herhangi bir kısıtı olanlarla ilgili 3 çeşit düzenlemenin olduğunu kaydederek, “Bunların birincisi malulen emeklilik, ikincisi SGK döneminden günümüze kadar devam eden ve vergi indirimiyle engelli emekliliği, üçüncüsü ise sosyal güvenlik reformuyla getirilen engelli emekliliği. Kazanılmış bir hak olan vergi indirimiyle emeklilikle ilgili yapılan düzenlemede, vergi indirimiyle yapılan emeklikte kişiler mevcut uygulamada gelir idaresi merkez sağlık kurulu tarafından düzenlenen raporlar esas alınarak SGK’ya vergi indirim belgesiyle emekli olurken, şimdi bu uygulama tamamen kaldırılıp engelli emekliliği tamamen SGK’nın sağlık kurulları vasıtasıyla yapılması öngörülmekte” diye konuştu.

“Vergi indirimiyle emeklilik yerine çalışma gücü esas alınarak rapor düzenlenmesi söz konusu olacak”

Vergi indirimine bakıldığı zaman sosyal yardım dayalı bir rapor düzenlenmesi söz konusu olduğunu vurgulayan Karakaş, “Kişilerin tansiyon, şeker gibi bütün hastalıklarını göz önünde bulundurup, çalışma gücüne bakılmadan rapor düzenlenmekteyken, bu torba kanunla birlikte bu uygulamadan tamamen vazgeçilmekte. SGK uygulamasında norm ve standart birliği sağlanması için vergi indirimiyle emeklilik yerine SGK’nın kendi sağlık kurullarıyla çalışma gücü esas alınarak rapor düzenlenmesi söz konusu olacak. Eğer ki SGK’nın uygulamasına geçildiği takdirde engellilerin gelir idaresi merkez sağlık kurulu tarafından engellilik derecesine göre düzenlenen raporlarda engellilik düzeylerinin daha düşük olacağını söyleyebiliriz. Artık çalışma gücü baz alınacak. Kişi hangi işi yapıyorsa, yaptığı işteki çalışma gücüne değerlendirilmesi söz konusu olduğundan vergi indirimiyle emekliliğin çok zor olacağını söyleyebiliriz” değerlendirmesinde bulundu.

Kemal Diri - Tolga Başer

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Çankırı Eğlence mekanında işlenen cinayetin sanıklarına ceza yağdı Çankırı’da bir eğlence mekanında 1 kişinin öldüğü, 3 kişinin yaralandığı silahlı kavgayla ilgili yargılanan 7 sanık, 5 ay ila 57 yıl 6 ay 22 gün arasında değişen hapis cezalarına çarptırıldı. Olay, 5 Aralık 2023 tarihinde Küçük Sanayi Sitesi Usta Sokak’ta meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, eğlence mekanında müşteriler ile çalışanlar arasında kavga çıktı. Kavgada İlyas Demirci (36), M.Ç. (44), A.D. (51) ve S.Ş. yaralandı. Tedavi altına alınan yaralılardan İlyas Demirci kurtarılamayarak hayatını kaybetti. Konuyla ilgili 9 kişi hakkında açılan davanın karar duruşması Çankırı Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Tutuklu sanıklardan Berkay Ş. Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile duruşmaya katılırken, Soner Ö., Adem D., Duran Ş. ve Hasan Hüseyin S. ile tutuksuz sanıklar Cemil A. ve A.D. ve Osman Selim Ç. duruşma salonunda hazır bulundu. Tutuksuz yargılanan İ. D. ise duruşmaya katılmadı. Sanıkların savunmalarının ardından kararını açıklayan mahkeme heyeti, sanık Soner Ö.’yü "4 kişiye karşı kasten öldürmeye teşebbüs", "yaralama neticesinde ölüme sebebiyet vermek", "ruhsatsız silah kullanmak" ve "silahla kasten yaralama" suçlarından toplam 57 yıl 6 ay 22 gün hapis cezasına çarptırdı. Duran Ş. ve Berkay Ş.’ye "kasten öldürmeye teşebbüs" ve "yaralama neticesinde ölüme sebebiyet vermek" suçlarından 27’şer yıl, Hasan Hüseyin S.’ye "yaralama neticesinde ölüme sebebiyet vermek" suçundan 16 yıl, Adem D.’ye "5 kişiye karşı kasten öldürmeye teşebbüs" suçundan 27 yıl 42 ay 30 gün, Osman Selim Ç.’ye ise "kasten öldürmeye teşebbüse yardım" suçundan 5 yıl 6 ay hapis cezası verildi. Mahkeme heyeti, Cemil A.’ya "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" 5 ay hapis cezası vererek hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verdi. Sanıklardan A.D. ve İ.D.’nin ise beraatine karar verildi.
Muğla Hapis cezası aranan şahıs Marmaris’te yakalandı Muğla’nın Marmaris ilçesinde hakkında toplam 28 yıl 3 ay kesinleşmiş hapis cezası bulunan A.A., emniyet ekiplerinin çalışması sonucu yakalandı. Edinilen bilgiye göre Kemeraltı Mahallesi Ulusal Egemenlik Caddesi üzerinde bulunan Gözcü Projesi EGM-1 kamerasından gelen aranan şahıs alarmı üzerine harekete geçen Marmaris İlçe Emniyet Müdürlüğü Asayiş Büro Amirliği ekipleri, şüphelinin gidebileceği güzergahlarda detaylı bir çalışma gerçekleştirdi. Yapılan takip ve saha çalışmaları sonucunda A.A.’nın yeri tespit edilerek yakalandı. A.A.’nın, İzmir Ağır Ceza Mahkemesi İlamat Masası tarafından ’Banka veya Kredi Kurumlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık’, Afyonkarahisar Ağır Ceza Mahkemesi İlamat Masası tarafından ’Kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta, kredi kurumu çalışanı olarak tanıtmak suretiyle bilişim sistemleri kullanılarak dolandırıcılık’, Muğla 1. Sulh Ceza Hakimliği tarafından ’Hükümlü veya Tutuklunun Kaçması’, İstanbul Anadolu 14. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından ’Bilişim Sistemleri Banka veya Kredi Kurumlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık’, Sakarya Ağır Ceza Mahkemesi tarafından iki ayrı dosyadan aynı suç ve Bursa Ağır Ceza Mahkemesi tarafından ’Kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta, kredi kurumu çalışanı olarak tanıtmak suretiyle bilişim sistemleri kullanılarak dolandırıcılık’ suçlarından arandığı öğrenildi. Toplamda 28 yıl 3 ay kesinleşmiş hapis cezası bulunan A.A., emniyetteki işlemlerinin ardından adli makamlara sevk edilecek.
İstanbul Alaattin Köseler’in tutukluluk halinin devamına karar verildi Beykoz Belediyesi’ne yönelik ‘yolsuzluk’ davasında görevinden uzaklaştırılan Belediye Başkanı Alaattin Köseler’in de aralarında bulunduğu 3’ü tutuklu 26 sanık ikinci kez hakim karşısına çıktı. Ara kararı açıklayan mahkeme, tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar verdi. Beykoz Belediyesi’ne yönelik yolsuzluk davasında Beykoz Belediye Başkanı Alaattin Köseler’in de aralarında bulunduğu 3’ü tutuklu 26 sanık ikinci kez hakim karşısına çıktı. Anadolu 17. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya, tutuklu sanıklar eski Beykoz Belediye Başkanı Alaattin Köseler, Veli Gümüş, Havva Dindar ve bazı tutuksuz sanıklar ile avukatları da salonda hazır bulundu. CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik ise izleyici olarak duruşmayı takip etti. Önceki celse tahliye edilen ve sonrasında Anadolu 18. Ağır Ceza Mahkemesince hakkında tekrar tutuklamaya yönelik yakalama kararı çıkarılan sanık Uğur İnci mahkemeye geldi. İnci’nin duruşma bitene kadar salonda kalmasına karar veren mahkeme, duruşma sonrasında hakkındaki yakalama kararı ile ilgili gerekli işlemlerinin yapılması için emniyet ekiplerine talimat verdi. Cumhuriyet savcısı, tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar verilmesini talep etti. Tutuksuz sanık Uğur İnci, "Geçen tahliye kararından sonra tekrar yakalama geldi. Eşimin bir rahatsızlığı çıktı kanser olduğunu öğrendik bununla ilgili tedavi görüyor. 11 yaşındaki çocuğumuzla ilgilendim. Buraya kendi irademle geldim kaçma gibi bir durum yoktur. Zaten bu süreçte evdeydim. Raporları da getirdim. Ben uzun yıllardır Beykoz Belediyesiyle çalışıyorum. Teknik işlerini yaklaşık 10 senedir yapıyorum. Belediyenin birçok biriminde çözüm ortağı olarak çalıştım. Yönetim de yeni geldiği için ilk başta bizimle çalışmak istemediler. Alacağım ücret eski yönetimden kalmaydı" dedi. "Manevi olarak ağır bir külfet yüklemektedir" Tutuklu sanık Alaattin Köseler, "188 gün sonra mahkeme görülmeye başlandı. 3 günlük mahkeme sürecinde tahliye edildim, bir gün sonra tutuklandım. 166 gün sonra buradayım. Tutukluluğumun toplam süresi bugün itibariyle 356 gün. Ben dosyası tamamlanmamış hiçbir ödeme yapmadım. Suçsuzluğumu Beykoz halkına açıklamam bana manevi olarak ağır bir külfet yüklemektedir. Dosyada mali menfaat paylaşımına dair bir delil yoktur. Ben Beykoz’un evladı olarak 11 ay hizmet ettim. Devletin kuruşuna göz atmadım" dedi. Ara kararı açıklayan mahkeme, tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar verdi. Dosyayı tekrar bilirkişiye gönderen mahkeme heyeti, eksiklerin giderilmesi için duruşmayı 28 Nisan’a erteledi.