POLİTİKA - 15 Mayıs 2025 Perşembe 16:44

Eski İçişleri Bakanı Soylu: "Terörsüz Türkiye, ülkemizin huzuru açısından ve kardeşliğimiz açısından çok önemli bir adımdır"

A
A
A

Eski İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, "Terörsüz Türkiye, ülkemizin huzuru açısından ve aynı zamanda kardeşliğimiz açısından çok önemli bir adımdır" dedi. Soylu, bakanlık yaptığı dönemde verdiği terörist verilerinin eleştirilmesine de cevap vererek, "Biz bunu gece yatıp, sabah kalkıp bugün 77 diyelim, 60 diyelim demiyoruz. Devletin bütün birimleri bunları Milli Güvenlik Kurulu'na sunan, bunları kabinemize sunan, aynı zamanda bunları kamuoyuyla da şeffaf bir şekilde paylaşan bir süreç yönetiyor" dedi.

Eski İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, terör örgütü PKK'nın silah bırakma sürecine ve terörsüz Türkiye dönemine dair değerlendirmelerde bulundu. İhlas Haber Ajansı'na özel açıklamalarda bulunan Soylu, kendisine yönelik eleştirilere de cevap vererek, sürecin lekelendirilmemesini talep etti. Bakanlık döneminde verdiği terörist sayılarının bugün eleştiri konusu olmasına da cevap veren Soylu, bu sayıların devletin birçok kademesinden teyitlenerek paylaşıldığını söyledi.

"Fesih kararı 10 yıl önce alınmış olsaydı da aynı şeyler söylenmeliydi"

Terör örgütü PKK'nın silah bırakmasını değerlendiren Soylu, "Bu dünya tarihi için de önemli bir şeydir, Türkiye tarihi için de önemli bir şeydir. İçinde bulunduğumuz bölgemiz için ve coğrafyamız için de önemli bir şeydir. Silah bırakmak onun mütemmim bir cüzüdür, tamamlayıcısıdır. Ama fesih kararı yani kendilerinin fesih kararında verdiği değerlendirmelerin içerisinde bulunduğu gibi hem 20. yüzyıl okuması hem 21. yüzyıl okuması etki alanını ve yapabileceklerini yitirdiklerini ifade ettikleri, yani hem iradi olarak, hem idari olarak hem de ideolojik olarak bir fesih kararı alınmıştır. Bu Türkiye açısından, Türkiye'nin bundan sonra yürüyeceği yol açısından, torunlarımız açısından, gelecek nesillerimiz açısından, ülkemizin kalkınması açısından, ülkemizin huzuru açısından, terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge açısından ve aynı zamanda kardeşliğimiz açısından çok önemli bir adımdır. Burada bir cümle söylemek isterim. Bundan 10 yıl önce olsaydı da yani fesih kararı 10 yıl önce alınmış olsaydı da aynı şeyler söylenmeliydi. Bugün de aynı şeyler söylenmelidir. Türkiye 40 yılı aşkın bir süredir terörün travması ile beraber yaşamaktadır. Sadece okula giden çocuklarımız değil, aynı zamanda orada iş yapan esnafımız, tüccarımız, geleceğe umutla bakmaya çalışan gençlerimiz, anneler. Türkiye Cumhuriyeti Devleti büyük bir mücadele verdi bu konuda ve sonunda geldiğimiz nokta, terör örgütünün kendini fesih noktasıdır. Bu kıymetli bir şeydir ve bunu iki dev siyaset adamı kendi tecrübeleriyle ve bilgelikleriyle Türkiye'ye kazandırmıştır. Hem kıymetli Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, hem de Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli. Çok teşekkür ediyoruz ve minnettarız. Sürece katkıda bulunan herkese teşekkür ederiz" ifadelerini kullandı.

"Terörsüz Türkiye ve PKK'nın fesih kararı için bir küçümseme ve hafifseme oluşturabilir miyiz çabalarının olduğunu görüyoruz"

Terörsüz Türkiye sürecine yönelik eleştirilere dair konuşan Soylu, "Elbette ki bu bir süreç ve bu devam ediyor. Bu esnada tabii siyaset yapılır, birtakım değerlendirmeler de ortaya konulur. Sizin sorduğunuz üzerinde eleştiriler de yapılabilir. Ama devlet yönetmek de ciddi bir iştir, siyaset de ciddi bir iştir. İçişleri Bakanlığı yaptığımız döneme ait birtakım verdiğimiz rakamların Meclisimizde de çoğu zaman gündeme getirildiği ve onun üzerinden acaba bir istiskal oluşturabilir miyiz diye, bir küçümseme, bir hafifseme oluşturabilir miyiz diye çabaların olduğunu görüyoruz. Ama siyasetin marjı içerisindedir bunlar. Siz de çıkarsınız, bu böyle değildir dersiniz. Bugünkü mesele biraz daha farklı. Türkiye çok kritik bir evreden geçiyor. Bu kritik bir evreden geçerken devletimizin birtakım iftiralarla karşı karşıya kalması, o yapılan mücadelelerin küçümsenmesi elbette ki bizi de, o mücadeleleri yapanları da, şehitlerimizi de, onların ruhlarını muazzep (eziyet) eden bir anlayışı ortaya koyduğu çok bariz ortadadır" ifadelerine yer verdi.

"Biz bunu gece yatıp sabah, kalkıp bugün 77 diyelim, 60 diyelim demiyoruz, güvenlik birimlerinin yılda iki kez değerlendirmesi sonucu ortaya çıkar"

İçişleri Bakanlığı yaptığı dönemde terörist sayılarına ilişkin değerlendirme sürecini anlatan Süleyman Soylu, şunları söyledi:
"Bu rakamlar İçişleri Bakanlığımızda Genelkurmay, MİT, Emniyet ve Jandarmanın istihbarat ve terörle mücadele birimlerinin çalışmasıyla 6 ayda bir, yılda iki kez birlikte değerlendirilerek dağdaki, içerideki ve sınır ötesindeki terörist sayısı ortaya konur. Örgüte dağa kaç kişi gitti, dağdan kaç kişi teslim oldu, örgütün mevcutu. Bütün bunlarla ilgili değerlendirmeler yapılır. Hem içerisi hem dışarısı. İç güvenlik tarafı İçişleri Bakanlığı, dışarıdaki koordinasyon ise Genelkurmay Başkanlığı tarafından yürütülür. Örneğin 2022 sonu itibarıyla verilen sayı 120 idi. Ardından benim de açıkladığım üzere, bir sonraki dönemde bu rakam 77 oldu. Biz bu sayıları gece yatıp, sabah kalkınca ‘bugün 77 diyelim, 60 diyelim’ diye belirlemiyoruz. Bu, devletin tüm ilgili kurumlarının ortak değerlendirmesiyle, Milli Güvenlik Kurulu ve Bakanlar Kurulu’na sunularak yürütülen şeffaf bir süreçtir. Haziran 2023 başı itibarıyla toplam sayı 77 olarak tespit edildi. Kimdir bu 77 kişi? Üzerinde çokça konuşulduğu için bu açıklamayı yapma gereği duyduk. Dediğim gibi devletin tüm ilgili birimleri Türkiye sınırları içerisindeki örgüt mensuplarına ilişkin bu değerlendirmeyi ortaklaşa gerçekleştirdi. Peki dışarıdaki durum ne? İran hattında yaklaşık 450-500 kişi var idi. Irak hattında -Kandil, Hakurk, Metina, Zaap, Avaşin, Basyan, Gara gibi bölgeler dahil olmak üzere- ortalama 3 bin kişi bulunuyordu. Suriye hattında da yine yaklaşık 3 bin kişilik bir terörist mevcudu söz konusuydu. Ayrıca yaklaşık 15 bin kişi de o bölgelerde yaşayıp terör örgütüne katılanlardan oluşuyor. Bu konu, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin düzenli ve titizlikle takip ettiği bir meseledir."

Ömer Faruk Karataş

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kayseri Sokak ortasında eşini öldüren sanık için ağırlaştırılmış müebbet talebi Kayseri’de boşanma aşamasındaki eşini sokak ortasında bıçaklayarak öldüren sanık hakim karşısına çıktı. 8’i ölümcül 20’nin üzerinde bıçak darbesiyle eşini öldüren sanık, "Vicdan azabı çekiyorum. Ben ahiretimi yaktım, sizin vereceğiniz ceza ondan büyük değildir" dedi. Kayseri’de 14 Kasım 2025 tarihinde Melikgazi ilçesi Selimiye Mahallesi Ortahisar Sokak’ta meydana gelen olayda R.A., boşanma aşamasında olduğu eşi Rabia A.’yı sokak ortasında yaşanan tartışmanın ardından bıçaklayarak öldürdü. Olayın ardından polis ekiplerine teslim olan R.A.’nın yargılanmasına Kayseri 7. Ağır Ceza Mahkemesi’nde başlandı. Duruşmaya tutuklu sanık R.A. ve avukatları ile olayda hayatını kaybeden Rabia A.’nın annesi, babası ve avukatları katıldı. Duruşmada savunma yapan R.A., Denizli’de yaşadıklarını ancak eşinin olaydan yaklaşık 2 ay önce Kayseri’ye gelerek kadın sığınma evine yerleştiğini söyledi. Bunun üzerine kendisinin de Kayseri’ye geldiğini belirten R.A., eşinin kendisi hakkında uzaklaştırma kararı aldığından haberdar olmadığını, evliliklerini kurtarmak için çabaladığını söyledi. Olay günü eşinin ailesinin evine gittiğini, kayınvalidesi ile birlikte yemek yaptığını belirten sanık, Rabia A.’nın eve geldiğinde kendisini görünce dışarı çıktığını, kendisinin de arkasından gittiğini, eve dönmesini isteyince kendisine ’Defol git, o yatakta senden daha iyi’ dediğini, bu söz üzerine nevrinin döndüğünü ve işi nedeniyle yanında taşıdığı bıçağı birkaç kez salladığını öne sürdü. Olay nedeniyle şoka girdiğini öne süren R.A., olaydan 2-3 gün sonra kendine geldiğini belirterek, "Vicdan azabı çekiyorum. Allah’a ne hesap vereceğimi bilmiyorum" dedi. Rabia A. adına duruşmaya katılan avukatlar, sanığın daha önceki ifadelerinde tahrik içerikli sözler nedeniyle kendini kaybettiğini söylemediğini, duruşmada ise suçtan kurtulmak için böyle bir yöntem seçtiğini belirterek, sanığın eşini öldürdükten sonra kayınpederini arayarak ’Kızını kestim’ dediğinin ve oturup sigara içtiğinin kayıtlara geçmesini talep etti. Rabia A.’nın anne ve babası ise, kızlarının 8 yıldır eşinden şiddet gördüğünü ancak bunu kendilerine söylemediğini belirterek, bu durumdan kızlarının Kayseri’ye gelerek kadın sığınma evine yerleşmesinden sonra haberdar olduklarını ifade etti. Anne H.M., R.A.’nın kendilerinin yanında kızlarına ’Sen benim olmazsan toprağın olacaksın’ dediğini söyledi. Olayın görgü tanığı ise, olay günü iki kişinin kavga ettiğini, kadının ’Defol git’ dediğini, erkeğin ise kolundan tutarak götürmek istediğini söyledi. Görgü tanığı, mahkeme heyetinin sorusu üzerine sanığın Rabia A.’nın söylediğini iddia ettiği, ’O yatakta senden daha iyi’ sözünü duymadığını söyledi. Savcı, sanığın eşe karşı kasten öldürme suçundan müebbet hapis cezası ve 6136 sayılı Kanun’a muhalefet suçlarından cezalandırılmasını talep etti. Mahkeme heyeti, ilk celsenin ardından eksiklerin giderilmesi için duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.
Antalya Polisin ’dur’ ihtarına uymadı, 15 kilometrelik kovalamaca sonucu yakalandı Antalya’da polis ekiplerinin dur ihtarına uymayarak kaçan otomobil sürücüsü yaklaşık 15 kilometrelik kovalamaca sonucu yakalanarak ters kelepçe ile gözaltına alındı. Araçta ve şahsın yola attığı poşet içerisinde çok sayıda cep telefonu ve saat çıktı. Olay, saat 15.00 sıralarında Kepez ilçesi Ünsal Mahallesi 5 Temmuz Kurtuluş Caddesi üzerinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Döşemealtı ilçesi Altınkale Mahallesi Akdeniz Bulvarı üzerinde polis ekiplerinin ’dur’ ihtarına uymayan 35 CRM 621 plakalı Fiat marka otomobil kaçmaya başladı. Polis ekiplerini peşine takarak şehir merkezi istikametine kaçmayı sürdüren araç sürücüsü bu arada otomobilden poşet içerisinde bazı malzemeler attı. Araç, yaklaşık 15 kilometrelik kovalamacanın ardından Ünsal Mahallesi 5 Temmuz Kurtuluş Caddesi üzerinde motorize yunus timleri ve devriye ekipleri tarafından önünü keserek durdurdu. Polis ekipleri tarafından araçtan indirilen ve isminin Bülent T. olduğu öğrenilen şahıs ters kelepçe ile gözaltına alındı. Şahsın kullandığı araç içerisinde ve yola attığı poşetten çok sayıda saat ve cep telefonu çıktı. Bülent T. işlemleri için polis merkezine götürülürken, araç ise inceleme yapılmak üzere çekici ile bulunduğu yerden kaldırıldı. Şahsın gözaltına aracının durdurularak gözaltına alındığı anlar ise güvenlik kamerasına yansıdı.