ASAYİŞ - 16 Temmuz 2025 Çarşamba 08:39

FETÖ’nün Dışişleri Bakanlığı yapılanmasına operasyon

A
A
A
FETÖ’nün Dışişleri Bakanlığı yapılanmasına operasyon

FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün Dışişleri Bakanlığı teşkilatı mahrem hizmetler yapılanmasına yönelik yürütülen soruşturma kapsamında Ankara merkezli 4 ilde 8 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Terör Suçları Soruşturma Bürosunca FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün Dışişleri Bakanlığı teşkilatı mahrem hizmetler yapılanmasına yönelik yürütülen soruşturma kapsamında Dışişleri Bakanlığı bünyesinde oluşturulan birim ile kolluk birimlerinin koordineli çalışmaları sonucunda örgütün gizli haberleşme aracı ByLock yazışma programını kullandıkları tespit edilen, haklarında beyan ve ankesörlü/sabit hatlardan ardışık şekilde aranma kayıtları bulunan 3’ü aktif, 5’i ihraç olmak üzere toplam 8 şüphelinin Ankara merkezli 4 ilde eş zamanlı olarak gözaltına alınması kararı verildi.

Şüphelilerin yakalanmasına ve Cumhuriyet Başsavcılığına sevklerine yönelik işlemlere Ankara İl Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince devam edildiği bildirildi.

Hakan Sarıbıyık

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Adana Engelini aştı yamaç paraşütüne başladı Adana’da yaşayan 35 yaşındaki serebral palsi hastası Ergin Yavuzer, rüyasında kendini uçarken gördü, uyandığında ise bu hayalini gerçeğe dönüştürmeye karar verdi. Yamaç paraşütü yaparak gökyüzüyle buluşan Yavuzer, "Gökyüzü herkesin, gökyüzünde engel yok. İnsan isterse sınırlarını aşabiliyor" dedi. Şu anda 35 yaşında olan Ergin Yavuzer, doğum sırasında kordonlar boynuna dolandığı için beyne oksijen gitmeyince beynin kas hareketini kontrol eden bölgelerinde hasara neden oluşarak "serebral palsi" hastası oldu. Bu nedenle yüzde 52 fiziksel engelli olarak dünyaya gelen 3 yaşına kadar yürüyemeyen Yavuzer, yaşadığı fiziksel engellere rağmen hayallerinden hiç vazgeçmedi. Annesi tıp fakültesinde memur, babası ise emekli olan iki kardeşten büyüğü olan Yavuzer, ailesinin yardımıyla okudu. Karabük Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği bölümünü bitirip Yüreğir Devlet Hastanesinde memur olan ve evlenen Yavuzer, aynı zamanda eğitimine devam ederek iş güvenliği uzmanı oldu. 2023 yılında yamaç paraşütüne başlayarak eğitimlerini alan Yavuzer, o heyecanını İhlas Haber Ajansı muhabirlerine anlattı. "Rüyamda uçtuğumu gördüm, yamaç paraşütüne başladım" Binicilik sporuna da meraklı olduğunu söyleyen Yavuzer, "Birçok spor yaptım ama gönlümü yamaç paraşütüne kaptırdım. Yukarıda özgürlük olduğunu düşünüyorum. Ayrıca yukarıda engelli olduğumu hissetmiyorum. Bir koltuğa oturuyorum ve manzaranın tadını çıkarıyorum" dedi. Rüyasında uçtuğunu görmesinin ardından yamaç paraşütü yapma kararı aldığını anlatan Yavuzer, "Gökyüzü herkesin, gökyüzünde engel yok. İnsan isterse sınırlarını aşabiliyor. Ben rüyamda gördüm, gerçeğini yaşadım. Rüyamda yeşil zemin üstünde koşarak havalanıyordum. ’Acaba bu işaret mi’ diyerek Güner hocamızla tanıştık. İlk başlarda ’yapamazsın’ dedi. Daha sonra bendeki hevesi görünce destek verdi ve bu spora başladım" diye konuştu. "Hayat hikayemin benim gibi hastalara ilham olmasına istiyorum" Konuşmasını sürdüren Yavuzer, "Bu sporu yapmaktaki amacım zaten buydu. Ben yapabiliyorsam siz de yapabilirsiniz diyerek bu spora başladım. Spora başlarken Güner hocamın çok emeği oldu. Sol kolum aşağıdaydı. Bu spor için istenmeyen bir durum. Spor salonuna giderek sol kolumu yukarıya kaldırarak dengeyi sağladım. Her insanın doğarken bir amacının olduğunu düşünüyorum. Ben de benim gibi hastalara bir ilham olmasını istediğim için yapıyorum" şeklinde konuştu. "Engelli olduğu için sakıncalı buldum ama başardı" Yamaç paraşütü eğitmeni Güner Akkaya ise, "Ergin ile 2023 yılında tanıştık. Yamaç paraşütü sporunu yapmak istediğinde, açıkçası yüzde 52 engeli olduğu için sakıncalı olacağını düşündüm. Bizim için kesinlikle olmaz değildi. Bu sporda en önemli sağlık şartı kalp ve damar sağlığıdır. Bu tür rahatsızlıklar olmadığı sürece yapılabiliyor. Dünyada bunun birçok örneği var. Yurt dışında bacağı, kolu hatta gözü olmayan ve uçan arkadaşlarımız bulunuyor. Ergin arkadaşımızın istekli olduğunu gördüm ancak ilk başta olmaz dedim. Çok ısrar etti ve beni ikna etti. İyi ki Ergin’e bir şans vermişiz. Türkiye’de birçok noktada uçtu. Yurt dışında da uçuşlar yaptı" dedi.
Düzce Uzmanından gereksiz antibiyotik kullanımı uyarısı Kış aylarında çocuklarda sıkça rastlanan mevsimsel enfeksiyonlar aileleri tedirgin ederken, Uzm. Dr. Özge Yurtseven her ateşli hastalıkta veya kan tahlilindeki CRP yüksekliğinde antibiyotiğe sarılmanın yanlış olduğunu belirterek, "Ailelerin bu konuda bilinçli olması ve çocuklarımıza gereksiz antibiyotik kullanımından kaçınmamız gerekiyor" dedi. Düzce’de havaların iyice soğuması ve kış aylarının etkisini göstermesiyle birlikte çocuklarda görülen grip, nezle ve soğuk algınlığı vakalarında artış yaşandı. Düzce Atatürk Devlet Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Özge Yurtseven, havaların soğumasıyla grip ve nezle vakalarında artış gözlemlendiğini belirtti. Hastalık sürecinde çocuğun genel durumunun ateşin yüksekliğinden daha önemli olduğuna dikkati çeken Yurtseven, "Burada ilk dikkat edilmesi gereken çocukların klinik durumudur. Çocuğun keyfi yerinde mi, beslenmesi iyi mi, bunlara bakılması lazım. Bazen sadece burun akıntısı ve öksürükle seyreden, 2-3 günde kendini sınırlayan nezle durumları olabilir. Bu gibi durumlarda çocukların tedavisi evde yapılabilir ancak ani ve dirençli ateş yükselmesinde mutlaka hekime başvurulmalıdır" ifadelerini kullandı. "Gereksiz antibiyotik kullanımından kaçının" Her hastalıkta antibiyotik kullanımının doğru olmadığını vurgulayan Yurtseven, kan tahlillerindeki CRP (C-reaktif protein) yüksekliğiyle ilgili şu bilgileri paylaştı: "CRP yüksekliği her zaman enfeksiyon anlamına gelmez. Enflamasyon gibi başka durumlarda da bu değerlerde artış görebiliyoruz. Her CRP yüksekliğinde antibiyotik vermiyoruz. Ailelerin bu konuda bilinçli olması ve çocuklarımıza gereksiz antibiyotik kullanımından kaçınmamız gerekiyor." "Çocukların ateşi bir anda geçmeyebilir" Özge Yurtseven, 3-6 aydan küçük bebeklerin mevsimsel enfeksiyonlardan ciddi şekilde etkilenebileceğine işaret ederek, hırıltılı solunum, hızlı nefes alıp verme ve öksürük gibi durumlarda vakit kaybetmeden acil servise başvurulması gerektiğini kaydetti. Ateşin seyri hakkında da aileleri bilgilendiren Yurtseven, "Çocukların ateşi bir anda geçmeyebilir, bu süreç 2-3 gün sürebilir. Eğer ateş 3 günden uzun sürüyorsa, ateşe vücutta döküntü eşlik ediyorsa, çocukta hızlı veya zor nefes alma durumu varsa ve beslenmesi bozulmuşsa bu durumlar acildir. Ancak çocuğun genel durumu iyiyse, beslenmesi normalse ve ateş düşürücüye yanıt veriyorsa evde takip edilebilir" dedi.
Tekirdağ Hayata köprü sanat projesi kapsamında "Altın Çağ" tiyatro gösterisi sahnelendi Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile Türkiye Diyanet Vakfı (TDV) işbirliğinde hayata geçirilen "Hayata Köprü Sanat" projesi çerçevesinde tiyatro gösterisi düzenlendi. Yahya Kemal Beyatlı Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen etkinlikte, devlet himayesinde bulunan çocuklar tarafından "Altın Çağ" adlı tiyatro oyunu sahnelendi. Gösteri, izleyicilerden beğeni topladı. Tiyatronun ardından Tekirdağ Valisi Recep Soytürk ve eşi Nurdan Soytürk, oyunda görev alan öğrencileri tebrik ederek hediye takdim etti. Vali Soytürk ve eşi, öğrencilerle birlikte günün anısına hatıra fotoğrafı çektirdi. Program kapsamında Vali Soytürk, TDV Anı Defteri’ni de imzaladı. 2021 yılında başlatılan proje, 2025 yılı itibarıyla yaklaşık 250 çocukla devam ediyor. Proje kapsamında İstanbul’da 10 farklı kuruluşta halk oyunları, diksiyon, el sanatları, bendir, ebru, tezhip, çini, kâğıt rölyef, resim, tiyatro, filografi, mozaik ve icat atölyeleri yürütülüyor. Hayata Köprü Sanat Projesi çerçevesinde bugüne kadar "Yunus Emre: Buğday Tanesi", "Mimar Sinan: Aşk ve Gayret", "Hezarfen Ahmet Çelebi", "Sessiz Dünya" ve "Altın Çağ" adlı tiyatro oyunları sahnelendi. Düzenlenen tiyatro etkinliğine, Tekirdağ Valisi Recep Soytürk ve eşi Nurdan Soytürk’ün yanı sıra Süleymanpaşa Kaymakamı Mahmut Nedim Tunçer, İl Emniyet Müdürü Ahmet Metin Turanlı, İl Jandarma Komutanı Jandarma Albay Ali Güngör, Kültür ve Turizm Müdürü Ömer Faruk Karaküçük, Aile ve Sosyal Hizmetler Müdürü Hüseyin Özdemir, İl Müftüsü Mustafa Soykök, öğrenciler ve vatandaşlar katıldı.
Tokat Hem eğitim görüp hem üretiyorlar Fen-Edebiyat Fakültesi bünyesinde 8 yıldır faaliyet gösteren mantar üretim tesisinde, öğrenciler uygulamalı eğitim alırken üretilen mantarlar satış ofisi aracılığıyla tüketiciyle buluşturuluyor. Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi (TOGÜ) Fen-Edebiyat Fakültesi bünyesinde faaliyet gösteren mantar üretim tesisi, 8 yıldır hem eğitim öğretime hem de bölge halkına hizmet veriyor. Lisans, yüksek lisans ve doktora öğrencilerinin uygulamalı eğitim aldığı tesiste, üretilen mantarlar üniversitenin satış ofisinde tüketiciyle buluşturuluyor. "8 yıldır eğitim ve öğretim bir arada" TOGÜ Fen-Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü Genel Biyoloji Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. İbrahim Türkokul, tesisin yaklaşık 8 yıldır aktif olarak faaliyet gösterdiğini belirterek, "Aşağı yukarı 8 yıldır üretimimize aktif şekilde devam ediyoruz. Hem lisans, yüksek lisans ve doktora öğrencilerimize uygulamalı eğitim veriyoruz hem de bölge halkına danışmanlık yaparak topluma katkı sağlamaya çalışıyoruz" dedi. "Akademik yönetimden üretime destek" Üretim tesisinin kurulmasında üniversite yönetiminin önemli katkıları olduğunu vurgulayan Türkokul, "Üniversitemizin Rektörü Prof. Dr. Fatih Yılmaz hocamızın ve önceki dönem rektörlerimizin ciddi destekleriyle orta ölçekli bir üretim tesisini hayata geçirdik. Bundan sonraki süreçte de özellikle lisans öğrencilerimiz ve bölge halkı için çalışmalarımızı sürdüreceğiz" ifadelerini kullandı. "60 metrekarelik alanda üretim" Tesiste üretilen mantarların TOGÜ satış ofisi aracılığıyla satıldığını aktaran Türkokul, "Yaklaşık 9 ay üretim yapıyoruz. Yaz aylarında hem mevsimsel şartlar hem de sebze-meyvenin bol olduğu dönemler nedeniyle talep bir miktar düşüyor. İstiridye mantarını 9 ay boyunca üretiyoruz, beyaz kültür mantarını ise yılın büyük bölümünde üretmek mümkün. 60 metrekarelik bir alanda üretim gerçekleştiriyoruz" diye konuştu. Son yıllarda istiridye mantarı üretimine yönelik altyapı çalışmalarını geliştirmeyi hedeflediklerini belirten Türkokul, bölgede kompost üretimine yönelik bir sistem kurmayı planladıklarını da sözlerine ekledi. Öte yandan tesiste eğitim alan lisans, yüksek lisans ve doktora öğrencileri aldıkları teorik dersleri uygulamalı olarak pekiştirme imkânı bulurken üretim süreçlerini birebir deneyimleyerek mesleki tecrübe kazanıyor.