ASAYİŞ - 09 Ocak 2026 Cuma 12:35

Güvenlik kaynakları: "Sivil halkın güvenliği ve muhtemel göç dalgalarının önlenmesi temel önceliğimizdir"

A
A
A
Güvenlik kaynakları: "Sivil halkın güvenliği ve muhtemel göç dalgalarının önlenmesi temel önceliğimizdir"

Güvenlik kaynakları, Halep’te Suriye ordusu ile SDG unsurları arasında yaşanan çatışmaların Türkiye’nin milli güvenlik öncelikleri çerçevesinde yakından izlendiğini belirterek, "Sivil halkın güvenliği ve muhtemel göç dalgalarının önlenmesi temel önceliğimizdir" değerlendirmesinde bulundu.

Güvenlik kaynakları, Türkiye’nin sınır komşusu Suriye’deki gelişmelerin milli güvenlik öncelikleri doğrultusunda yakından takip edildiğini belirterek, "Türkiye’nin öncelikli hedefi, Suriye’nin siyasi birliği, toprak bütünlüğü ve merkezi yapısının korunmasıdır" ifadelerini kullandı. Kaynaklar, Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanlığının sahadaki gelişmeleri bu hedefler doğrultusunda izlediğini vurgulayarak, "Sınır hattına yakın bölgelerde yaşanan çatışmaların Türkiye’ye olumsuz etkilerini en aza indirmek, muhtemel göç hareketlerini dikkatle takip etmek ve sivil halkın güvenliğini sağlamak amacıyla tüm gelişmeler yakından izlenmektedir" değerlendirmesinde bulundu.

Halep kentinde, özellikle Kürt nüfusun yoğun olduğu Şeyh Maksud, Eşrefiye (Aşrafiye) ve Beni Zeyd mahallelerinde Suriye ordusu ile SDG unsurları arasında yaşanan çatışmalara değinen güvenlik kaynakları, "Bu çatışmalar, Türkiye’nin milli güvenlik perspektifi içinde ele alınmaktadır" ifadelerini kullandı. Kaynaklar, SDG’nin Suriye hükümetiyle 10 Mart’ta imzalanan mutabakata uymadığını belirterek, "SDG’nin uzlaşıdan uzak ve maksimalist tutumu, sivil kayıplara ve on binlerce kişinin yerinden edilmesine yol açmıştır" dedi. Çatışmaların bölgedeki istikrarsızlığı derinleştirme riski taşıdığına da dikkat çekildi.

Suriye hükümetinin uzun süre diyalog ve uzlaşı kanallarını açık tuttuğunu belirten güvenlik kaynakları, "Şam yönetimi, sorunun çatışmasız çözümü için SDG’ye çok sayıda öneri sunmuştur. Ancak bu öneriler kabul edilmemiş, zaman kazanmaya yönelik bir tutum sergilenmiştir" değerlendirmesini yaptı.

Çatışmalar sonrası sahadaki duruma ilişkin bilgi veren kaynaklar, "Suriye ordusunun yürüttüğü operasyonlar sonucunda Eşrefiye ve Beni Zeyd mahallelerinin büyük bölümü merkezi yönetimin kontrolüne geçmiştir. Şeyh Maksud mahallesinde ise süreç devam etmektedir" açıklamasında bulundu.

Son gelişmelerin ardından Suriye hükümetinin SDG unsurlarının bölgeden çıkması için adımlar attığını aktaran kaynaklar, "SDG üyelerinin Fırat’ın doğusuna çekilmesi amacıyla güvenli koridor oluşturulmuş, yerleşim alanlarında yeni bir askeri tırmanışın önüne geçmek için saat 03.00 itibarıyla tek taraflı ateşkes ilan edilmiştir" bilgisini paylaştı.

Bu adımların Suriye’nin toprak bütünlüğü açısından olumlu değerlendirildiğini belirten güvenlik kaynakları, "Bununla birlikte sivil halkın güvenliği ve muhtemel göç dalgalarının önlenmesi büyük önem taşımaktadır" dedi. SDG unsurlarının sivil mahalleleri ve halkı canlı kalkan olarak kullanmaya çalışmasının kabul edilemez olduğu vurgulandı.

Türkiye’nin sürecin başından bu yana barışçıl çözümü esas aldığını ifade eden kaynaklar, "Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın talimatları doğrultusunda Milli İstihbarat Teşkilatı, Suriye hükümeti ve ABD ile sürekli temas halindedir. Uygun kanallar üzerinden SDG’ye de gerekli mesajlar iletilmektedir" açıklamasında bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın gelişmelerden anbean haberdar edildiğini belirten güvenlik kaynakları, "Dışişleri Bakanlığı ve Milli Savunma Bakanlığı ile tam koordinasyon içinde, gelişmeler çok boyutlu olarak izlenmektedir. Sahadaki MİT personeli 24 saat esasıyla görev başındadır" ifadelerini kullandı.

Türkiye’nin Suriye’nin istikrarını kendi güvenliğiyle eşdeğer gördüğünü vurgulayan kaynaklar, "Suriye’deki Kürtler, Suriye Cumhuriyeti’nin vatandaşlarıdır. Kürtlerin haklarının korunması da Türkiye’nin öncelikleri arasındadır. Türkiye’nin temel amacı, Suriye’de kalıcı barış ve istikrar ile toprak bütünlüğünün sağlanmasıdır. SDG’nin de Suriye’nin siyasi birliğine, toplumsal huzuruna ve entegrasyonuna katkı sunacak bir tutum sergilemesi beklenmektedir" dedi.

Oğuzhan Halil Özbek

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Samsun Thorsten Fink: "İkinci gole yakındık ama başaramadık" 1’in rövanşında Rayo Vallecano’ya karşıya 2 farklı kazanmaya çok yaklaştıklarını ancak başaramadıklarını söyledi. UEFA Konferans Ligi son 16 turunda deplasmanda 3-1’in rövanşında İspanyol temsilcisi Rayo Vallecano’nun rakibi olan Samsunspor’da 1-0’lık galibiyetin ardından açıklamalarda bulunan Thorsten Fink, "Gösterdiğimiz performanstan gurur duymamız lazım. Tüm şampiyonada iyi oynadık. Mücadelemizden gurur duydum. Rakip taraftar da bizi alkışladı. Bu da bizim ne kadar iyi oynadığımı gösteriyor. İkinci gole yakındık ama bunu gerçekleştiremedik. Elimizden gelen her şeyi yaptık. Kolay bir deplasman değil. Real Madrid, Barcelona ve Atletico Madrid burada kazanamadı ama biz kazandık. Buraya kadar gelmemizde emeği olan ve bizleri destekleyen herkese şükranlarımı sunuyorum. Değişiklik konusunda iyi hamleler yaptık. 1-0 kazandık. Değişiklikler de doğru anda oldu. Erken gol bulamasak daha erken değişiklikler yapılabilirdi. Hamlelerin zamanını doğru buluyorum" dedi. Lig ve kupa hedefi hakkında da konuşan Fink, "Güzel bir şekilde dinlenmemiz lazım. Milli aradan sonra sakatlarımız takıma katılacaklar. Tanguy Coulibaly ve Emre Kılınç ile birlikte Afonso Sousa da takıma katılacak. Bundan sonraki süreçte oynanacak her karşılaşmayı kazanmak istiyoruz. Evimizde Trabzonspor’a karşı mücadele edeceğiz. Tüm hazırlıkları en iyi şekilde gerçekleştiriyoruz. O karşılaşmaya da hazırız ve evimizde oynamanın avantajını kullanmak istiyoruz. Hedefimiz Türkiye Kupası’nı kazanmak olacak. Ligde şu anda 7. sıradayız, orada da daha yukarıya çıkmak için mücadele edeceğiz ama birinci hedefimiz Türkiye Kupasını kazanmak" diye konuştu.