SAĞLIK - 28 Ocak 2025 Salı 11:14

Hemşirenin önerisiyle HPV testi verdi, serviks kanserini 1 yılda yendi

A
A
A

Ankara’da çeşitli nedenlerle Aile Sağlık Merkezine başvuran Nesime Bulut, 4 Şubat Dünya Kanser Farkındalık gününde bir hemşire tavsiye üzerine yaptırdığı HPV testinin sonucunda rahim ağzı kanseri (serviks) olduğunu öğrendi. Hastalığı erken evrede fark edilen Bulut, 1 yılda sağlığına kavuştu.

Ankara’nın Sincan ilçesinde yaşayan 48 yaşındaki Nesime Bulut, rutin kontrol için Aile Sağlık Merkezine başvurdu. Burada muayene olan Bulut’a, 4 Şubat Dünya Kanser Farkındalık günü dolayısıyla bir hemşire tarafından test yaptırması tavsiye edildi. Tavsiyenin üzerine Kanser Erken Teşhis Tarama ve Eğitim Merkezi’ne (KETEM) müracaat eden Bulut, yapılan testler sonucunda serviks kanserine yakalandığını öğrendi. Sevk edildiği hastanede tedavisine başlanan Bulut, 1 yıllık sürecin sonucunda kanserden kurtuldu. Hemşire tavsiyesi üzerine test yaptırdığını ve bu sayede hastalığına erken teşhis konulduğunu söyleyen Bulut, hemcinslerine belirti göstermeksizin HPV testine başvurmalarını önerdi. Aile Sağlık Merkezine kontrole gittiği dönemin Dünya Kanser Günü’ne denk geldiğini dile getiren Nesime Bulut, bir hemşirenin yönlendirmesiyle HPV testi yaptırdığını söyleyerek, “Bir hafta sürecinde bana telefon geldi. Test sonuçlarımın pozitif çıktığını KETEM’e gitmem gerektiğini söylediler. KETEM’e geldim ve doktorların çabasıyla hastaneye yönlendirildim. Hastanede tekrardan örnekler alındı, bir tedavi sürecine girdik ama o tedavi sürecinde çok stres, korku ve endişe yaşadım. Kesinleşirse nasıl bir tedavi olacağım? Diye korkularım çok fazlaydı. Kendi kendime oturup ağladığımda oldu ama sonrasında doktorların yardımıyla, çevremin, ailemin ve arkadaşlarımın desteğiyle bu hastalığın üstüne gitmem gerektiğini, tedavimin başlamasını, sonucun ne olursa olsun bunun bitmesi gerektiğini düşündüm” ifadelerini kullandı.

Hemşirenin önerisiyle HPV testi verdi, serviks kanserini 1 yılda yendi

“Ailemin desteğiyle bu kadar cesaret kazanabildim”

Erken tanı, iyi bir tedavi süreci ve yakınlarının desteği sayesinde hastalıktan kurtulduğunu kaydeden Bulut, “Şuan gayet iyiyim, negatife döndü ama kontrolleri bırakmamak gerekiyor, korkmamak gerekiyor. Tedavi süreci 1 yıl sürdü. Ailemin desteğiyle bu kadar cesaret kazanabildim. Onların sayesinde bu kadar yönelebildim. Kendim gitmeyecektim ama kızımın kendisi götürüp hastane kapısında beklemesi çocuklarımın sayesinde oldu. Onların desteğiyle yola çıktım” diye konuştu.

“Herkes kanser potansiyeline sahip, bunu unutmamak gerekiyor”

Erken tanının hastalığı yenme konusunda önemli bir adım olduğuna dikkati çeken Bulut, “Belirti olmasına gerek yok. Hastanelerde SMEAR testleri yapılıyor. Bu süreç içerisinde yaptırdıkları zaman erken tanı bu demektir. Hastalık geldikten sonra tedavi başlar, erken tanıyla hastalık başlamadan bitiriliyor. Tedaviden sonra hayatım çok güzel oldu. Kendimden eminim, korkum yok, hasta değilim diyebiliyorum ama peşini bırakmamak gerekiyor sonuçta herkes bu potansiyele sahip. Bunu unutmamak gerekiyor” dedi.

“Rahim ağzı kanseri kadınlarda en sık görülen kanserlerdendir”

Kanser taramalarından bahseden Uzman Dr. Gamze Işık Avcı, “Ülkemizde Ulusal Kanser Tarama Programları çerçevesinde rahim ağzı, meme ve kalın bağırsak kanser taramaları yapılıyor. Rahim ağzı kanseri kadınlarda en sık görülen kanserlerdendir. Kanser taramalarını yaptırmak üzere vatandaşlarımız Kanser Erken Teşhis Tarama ve Eğitim Merkezlerine (KETEM), Aile Sağlık Merkezlerine ve Sağlıklı Hayat Merkezlerine başvurarak buralarda ücretsiz bir şekilde faydalanabilirler” diye konuştu.

Tüm kanser taramaların programlarının farklı olduğunu söyleyen Avcı, “Serviks kanser taramasını 30- 65 yaş aralığındaki kadınlara 5 yılda bir HPV DNA yöntemiyle yapmaktayız. HPV DNA sonuçları pozitif çıkanları teşhis merkezleri olarak belirlediğimiz hastanelere yönlendirerek buralarda ileti tetkit ve tedavilerini yapılmasını sağlamaktayız” ifadelerini kullandı.

Rahim Ağzı Kanserinin erken dönemde genellikle belirti göstermediğine vurgu yapan Avcı, erken dönemde tespit edildiği taktirde tedavi şansının yüzde 100’e yakın olduğunu kaydetti.

Hemşirenin önerisiyle HPV testi verdi, serviks kanserini 1 yılda yendi

“HPV taraması, pozitif çıkmış oranımızda 3.3 gibi belirte bilirim”

Sevk ettikleri illerde teşhis merkezleri olduğunu belirten Avcı, “Öncelikle SMEAR testi alınıyor. SMEAR testi de rahim ağzındaki hücrelerin farklılaşmasını, anatomik yapısal bir bozukluk olup olmamasını değerlendiriyor. Kanser yönünde bir değişiklik olmuş mu hücrelerde bunu değerlendiren bir test. Genelde öncelikle bu yapılıyor bunun sonucunda genellikle Kolposkopi dediğimiz bir rahim ağzını inceleyen, boyama yöntemiyle yapılan bir işlem vardır. Burada lezyon görülürse bundan biyopsi alınıyor. Sincan’da 2 tane Sağlıklı Hayat Merkezi aktif olarak çalışmakta. 2024 yılında yaklaşık 11 bin HPV taraması yapmış bulunmaktayız. Pozitif çıkmış oranımızda 3.3 gibi belirtebilirim” açıklamasını yaptı.

“Erken dönemde çıkıp tedavi ettirilmesi her türlü çok büyük avantajdır”

Kadınlara önerilerde bulunan Dr. Avcı, “Erken dönemde belirti göstermez, benim şikayetim yok diye ertelememek gerekiyor. Çoğu kadın bir şikayeti yok diye veya korktuğu için yıllardır taramalarını yaptırmayabiliyor ama henüz belirti yokken düzenli bir şekilde taramalarımızı yaptırmak büyük önem taşıyor. Erken dönemde çıkıp tedavi ettirilmesi her türlü çok büyük avantajdır” dedi.

Muhammed Musab Gümüşer - İbrahim Berat Yılmaz

 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Hatay Depremin izlerinin silindiği kentte, 1540 takım, robot yarışmasında derece yapmak için mücadele verecek Hatay’da resmi kurumların iş birliğinde 2-3-4 Nisan tarihlerinde gerçekleşecek olan ödüllü ‘Hataybot’ robot yarışmasına 4 bin 67 öğrenci ve öğretmenden oluşan 1540 takım başvuru yaptı. Depremzede öğrencilerin yeteneklerini ve teknolojiye olan ilgilerini ortaya çıkaracak yarışmaya olan ilginin yoğun olduğunu ifade eden Vali Mustafa Masatlı, öğrencilere çalışmalarında başarılar diledi. Depremin ardından eğitim yuvalarının yeniden inşa edildiği Hatay’da öğrencilerin gelişimleri için yeni projeler hayata geçirilmeye devam ediyor. Hatay Valiliği, Büyükşehir Belediyesi ve İl Milli Eğitim Müdürlüğü iş birliğinde 2-3-4 Nisan tarihlerinde 2’nci ‘Hataybot’ robot yarışması düzenlenecek. Teknoloji ve inovasyonun ön planda olduğu yarışmaya katılmak isteyen 4 bin 67 öğrenci ve öğretmenden oluşan 1540 takım, başvuru yaptı. Hatay Valisi Mustafa Masatlı, Antakya ilçesinde bulunan M2 Steam Merkezi’ni ziyaret ederek yarışmaya hazırlanan öğrencilerle bir araya geldi. Yarışma hakkında bilgi aktaran Vali Masatlı, öğrencilere çalışmalarında başarılar diledi. Hatay Robot Yarışması’na 4 bin 67 öğrenci ve öğretmenden oluşan 1540 takımın başvurduğunu belirten Vali Masatlı, "M2 bilim merkezinde teknolojiye ilgi duyan yetenekli çocuklarımızın burada hem hedeflerinin gerçekleşmesi hem de kendini yeteneklerinin geliştirilmesi bakımından önemli bir kurumumuz. Geçen yıl ilk defa asrın felaketinin ardından ihya ve inşa çalışmalarının dışında özellikle teknolojiyle ilgilenen gençlerimizin ve çocuklarımızın bu meraklarını ve becerilerini sahaya dökmelerini, geliştirmelerini ve yeni çözümlemeler ortaya koymaları bakımından Hatay Robot yarışmasını düzenlemiştik. Düzenlediğimiz robot yarışması il ölçeğinde bir ilktir, bu bakımdan ne kadar gurur duysak azdır. Geçen yıl büyük emeklerle başarılı bir şekilde robot yarışmamız tamamlanmıştı. Bu yıl yine Valiliğimiz koordinasyonunda ve Hatay Büyükşehir Belediyemizin katkısıyla Hatay İl Milli Eğitim Müdürlüğümüzün yürütümünde 2’nci Hatay Robot yarışmasını düzenleyeceğiz. Geçtiğimiz yıl 1566 öğrenci ve öğretmenden oluşan 552 takım ile başladığımız bu yolculuk, bu yıl 4 bin 67 öğrenci ve öğretmenden oluşan 1540 takımın başvurusu ile çok daha büyük, çok daha güçlü bir seviyeye ulaşmıştır. Bu yıl başvuru sayılarımızda görülen tablo sıradan rakamsal bir artışı göstermemektedir. Bu artış; asırların felaketi 6 Şubat ve devamındaki depremler sonrasında Hatay’ımızın yalnızca yaralarını sarmadığını; aynı zamanda geleceğini de kararlılıkla kurduğunu göstermektedir. Ayrıca, Hatay’ımızın üreten, gelişen, kendine inanan ve geleceğe umutla yürüyen ruhunu da göstermektedir" dedi. Yarışmaya katılacakları için heyecanlı olduklarını dile getiren öğrenciler, derece yapmak için mücadele edeceklerini söylediler.
Erzurum Erzurum coğrafi işaretli ürün sıralamasında üçüncülüğü Hatay’a kaptırdı Erzurum, sahip olduğu 61 "Coğrafi İşaretli Ürün" ile Türkiye sıralamasında uzun süredir koruduğu üçüncülüğü 64 adet ürüne sahip olan Hatay’a kaptırdı. Coğrafi İşaretli Ürün; farkı ve ünü yöresinden kaynaklanan, kalitesi tescil ve denetimle korunan değerleri anlamına geliyor. Ülkemizde şehirlerin coğrafi işaret almak için yaptığı ve son yıllarda adet yarışa dönen başvurular, titiz bir inceleme sonucu Türk Patent Kurumu tarafından karara bağlanıyor. Gaziantep 107, Konya 89, Hatay 64, Erzurum 61, Diyarbakır 59, Afyonkarahisar 56, Malatya 52 ve Şanlıurfa 50 adet coğrafi işaretli ürünle, şu anda listenin üst sıralarında rekabet halinde bulunuyor. Böylece Erzurum, uzun yıllardır sürdürdüğü üçüncülüğü de Hatay’a vermiş oldu. Erzurum lezzet ve gelenekte yarışıyor Erzurum, sahip olduğu binlerce yıllık kültürel mirasını, coğrafi işaretli ürünlerle taçlandırmaya devam ediyor. Son tescillerle birlikte coğrafi işaretli ürün sayısını 61’e çıkaran Erzurum, bu alanda Türkiye genelinde ilk sıralardaki yerini muhafaza ederken, "lezzet ve gelenek" merkezi olduğunu bir kez daha kanıtladı. Erzurum’daki STK ve kamu kurumlarını yoğun çalışmaları meyvelerini veriyor. Dünyaca ünlü Oltu Cağ Kebabı, Erzurum Civil Peyniri ve İspir Fasulyesi gibi lokomotif ürünlerin yanına; Erzurum Pastası (Babaanne Pastası), Erzurum Patates Boranisi ve Kuru Kayısı Kaysefesi gibi yeni tescilli ürünler de eklendi. Yöresel değerler ekonomiye kazandırılıyor Konuyla ilgili yapılan değerlendirmelerde, coğrafi işaret tescilinin sadece bir belge olmadığı, aynı zamanda ürünlerin taklitlerinden korunması ve yerel ekonomiye katma değer sağlanması açısından hayati önem taşıdığı vurgulandı. Erzurum’un tescilli ürünleri, artık sadece yerel pazarlarda değil, e-ticaret platformları ve ihracat kanallarıyla dünya vitrinine çıkmaya başladı. Oltu taşı ve ehram: el sanatlarının gururu Gastronominin yanı sıra el sanatlarında da marka şehir olan Erzurum’da; Oltu Taşı, Ehram Dokuma ve Erzurum Gümüş Burması gibi ürünler, şehrin kültürel kimliğini koruyan en önemli tescilli değerler arasında yer alıyor. Özellikle Oltu Taşı’nın korunması adına yapılan denetimler, ürünün kalitesinin sürdürülebilirliğini sağlıyor. Türkiye Sıralamasında 4. Basamakta 61 tescilli ürünle Türkiye’de en çok coğrafi işarete sahip 4. ili konumunda olan Erzurum, gastronomi turizminde de çıtayı yukarı taşıdı. Yetkililer, hali hazırda askıda ve inceleme aşamasında olan yeni ürünlerle birlikte bu sayının kısa sürede daha da artacağını belirterek, "Erzurum’un her ilçesi ayrı bir değer taşıyor. Amacımız bu zenginliği dünya markası haline getirmek" mesajını verdi. İşte tescil için bekleyen 25 ürünün listesi Türk Patent Kurumu’nda Erzurum’un zengin mutfak kültürüne ve yöresel ürünlerine ait tescil bekleyen liste ise şöyle; Erzurum Enişte Tatlısı/Yemeği, Hınıs Fasulye Şekeri, Erzurum Bakırı, Erzurum Fasulye Kavurması, Erzurum Yumurtalı Patates Salatası, Erzurum Patatesli Mercimek Yemeği, Çat Balı, Uzundere Haris Erik Dolması, Erzurum Kahvaltısı, Erzurum Sarma Kadayıfı, Erzurum Ramazan Pides,i Erzurum Etli Pazı Dolması, Erzurum Göğermiş Peynirli Pide, Erzurum Paça Çorbas,ı Erzurum Sinisi, Erzurum Tava Ketesi, Erzurum Olur Kekikli Mahallesi Kandirif Peyniri / Erzurum Kandirif Peyniri, Hınıs Domas Peyniri, Hınıs Kekik Balı, Hasankale Dövme Kebap, Hasankale Etli Ekmek, Hasankale Güveci, Pasinler Köfte, Narman Yeşil Mercimeği ve Erzurum İspir Gobdini.
Çorum Çorum Belediyesi’nden yaz öncesi vektörle yoğun mücadele Çorum Belediyesi ekipleri, yaz dönemi öncesinde sivrisinek ve karasinek popülasyonuna karşı ilaçlama çalışması yürütüyor. Çorum Belediyesi Temizlik İşleri Müdürlüğü, yaz aylarında artış gösteren sivrisinek ve karasinek popülasyonuna karşı ilaçlama çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. İnsan sağlığını korumaya yönelik yürütülen çalışmalar kapsamında Vektörle Mücadele Ekipleri, özellikle üreme alanlarında etkin bir mücadele gerçekleştiriyor. Ekipler, önceden tespit edilen gübre döküm sahaları ile su birikintilerinin bulunduğu bölgelerde çalışmalarını yoğunlaştırarak, vektör canlıların çoğalmasını kaynağında önlemeyi hedefliyor. Havaların ısınmasıyla birlikte artabilecek risklere karşı erken harekete geçen ekipler, fiziksel müdahalelerin yanı sıra larva mücadelesine de ağırlık veriyor. Çalışmalara ilişkin değerlendirmelerde bulunan Çorum Belediye Başkan Yardımcısı Turhan Candan, yaz dönemi öncesinde gerekli tüm önlemlerin alındığını belirterek, "Vektörle mücadelede en etkili yöntem, sorunu kaynağında çözmektir. Bu doğrultuda ekiplerimiz, geçtiğimiz haftadan itibaren gübre döküm alanları ve su birikintilerinin bulunduğu riskli bölgelerde çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. Havalar ısınmadan önce larva mücadelesine hız vererek yaz aylarına hazırlık yaptık. Yaz dönemi öncesinde tüm önlemlerimizi aldık ve etkin bir şekilde mücadelemize devam ediyoruz" dedi. Sivrisinek ve karasinek üreme alanlarının belediyeye ait coğrafi bilgi sistemine işlendiğini belirten Candan, bu alanların yıl boyunca düzenli olarak takip edildiğini ifade etti. Özellikle larva oluşumunun yoğun olduğu hayvan gübresi döküm sahalarında çalışmaların artırıldığını vurgulayan Candan, "Amacımız, halk sağlığını tehdit edebilecek unsurları en aza indirerek vatandaşlarımızın sağlıklı ve huzurlu bir yaz geçirmesini sağlamaktır" diye konuştu.