GÜNDEM - 26 Şubat 2026 Perşembe 09:36

Hocalı katliamı 34. yıl dönümünde Kızılcahamam’da dualarla anıldı

A
A
A
Hocalı katliamı 34. yıl dönümünde Kızılcahamam’da dualarla anıldı

Kızılcahamam Belediyesi ve Azerbaycan Büyükelçiliği iş birliğiyle, Hocalı Özel Anıt Müzesi’nde Hocalı Katliamı’nın 34. yılı anma programı düzenlendi.


Program, saygı duruşu ve Türkiye ile Azerbaycan milli marşlarının okunmasıyla başladı. Ardından okunan Kur’an-ı Kerim tilaveti ve yapılan dualarla Hocalı şehitleri bir kez daha rahmetle yâd edildi.


Törende konuşan Belediye Başkanımız Süleyman Acar, "Bugün burada, insanlık tarihine kara bir leke olarak geçen Hocalı Katliamı’nın 34. yıl dönümünde, yüreğimizde hâlâ taze olan bir acıyı paylaşmak için bir aradayız. 26 Şubat 1992 gecesi Hocalı’da yalnızca insanlar değil, masumiyet, merhamet ve insanlık da katledildi. 63’ü çocuk, 106’sı kadın, 70’i yaşlı toplam 613 masum soydaşımız, gözlerini dünyaya kapatırken, geride insanlığın vicdanında silinmeyecek bir yara bıraktı. Hocalı’da yaşananlar bir savaş değil, bir vahşettir. Bir çatışma değil, bir insanlık suçudur. Ve biz biliyoruz ki Hakikat susturulamaz. Tarih çarpıtılamaz. Şehitler unutulamaz. Kızılcahamam olarak bizler, bu acıyı sadece uzaktan izleyen değil, kalbinde hisseden bir şehir olduk. Azerbaycan Ankara Büyükelçiliği iş birliğiyle ilçemize kazandırdığımız Hocalı Anıt Müzesi, yalnızca bir yapı değil, bir hafıza mekânıdır. Bir vicdan çağrısıdır. Bir insanlık dersidir. 2020 yılında Hocalı ile imzaladığımız kardeş şehir protokolü ise, iki devlet tek millet anlayışının somut bir nişanesidir. Ve tarih bir başka sayfayı 2020’de yazdı. 44 gün süren Vatan Muharebesi’nde Azerbaycan ordusu, Karabağ’ı özgürlüğüne kavuşturdu. Bu zafer, yalnızca bir toprak kazanımı değil; adaletin yeniden ayağa kalkmasıdır. Hocalı’da susan çocukların sesi, Karabağ’da yükselen ezanla yeniden yankı bulmuştur. Bugün buradan bir kez daha ilan ediyoruz: Hocalı’yı unutmadık, unutmayacağız, unutturmayacağız" dedi.


Kızılcahamam Kaymakamı Dr. Nuri Mehmetbeyoğlu, Hocalı’da yaşanan vahşetin asla unutulmayacağını ve bu acının hala yüreklerde hissedildiğini vurguladı. Büyükelçilik Müsteşarı Eldar Aliyev ise, Hocalı şehitlerinin hatırasını yaşatmak için her yıl düzenlenen bu anma programlarının önemine dikkat çekti.


Konuşmaların ardından katılımcılar, Hocalı Özel Anıtı’na karanfiller bırakarak anı defterine duygularını yazdı. Şehitlerimizin aziz hatırası dualarla ve rahmet dilekleriyle anıldı.


Törene, Azerbaycan’ın Ankara Büyükelçiliği Müsteşarı Eldar Aliyev, Kızılcahamam Kaymakamı Dr. Nuri Mehmetbeyoğlu, Belediye Başkanı Süleyman Acar, siyasi parti temsilcileri, askeri yetkililer ve çok sayıda vatandaş katıldı.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara ATO Başkanı Baran’dan vergi reformu çağrısı: "Sistemin bütüncül bir bakış açısıyla yeniden değerlendirilmesi gerekiyor" Ankara Ticaret Odası (ATO) Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran, "Vergi sisteminde sürekli değişikliğe ihtiyaç duyulmaması için, üretimi, yatırımı, ihracatı, kayıtlı ekonomiyi ve adaleti esas alan bütüncül bir bakış açısıyla yeniden değerlendirilmesi gerekiyor" dedi. ATO Başkanı Gürsel Baran, yazılı bir açıklama yaparak, vergiye yönelik düzenlemeleri de içeren Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’ni değerlendirdi. Baran, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda kabul edilen teklif içerisinde üretim, ihracat, teknoloji yatırımları ve yabancı sermayeyi teşvik eden olumlu başlıklar bulunduğunu kaydederek "Üretimi ve yatırımı teşvik eden her adımı değerli buluyoruz. Özellikle sanayi sicil belgesine sahip üretici firmalara sağlanan kurumlar vergisi indirimini olumlu bir adım olarak değerlendiriyoruz" dedi. Döviz ve altın girişini teşvik eden, varlık barışı dahil olmak üzere teklif içinde yer alan düzenlemelerin, etkisinin sınırlı ve kısa vadeli kalmaması için öncelikli olarak atılması gereken adımın vergi sisteminin bütüncül bakış açısıyla ele alınması olacağının altını çizen Baran, vergi sisteminin sürekli ve parça parça değişikliklerle yönetilmesinin hem mükellef hem de kamu açısından sürdürülebilir olmadığını söyledi. Vergide ivedi olarak bütünsel bir reforma ihtiyaç duyulduğunu belirten Baran, "Vergi sisteminde yapılan her yeni düzenleme, sistemin başka bir alanında yeni bir başka ihtiyacın ortaya çıkmasına neden oluyor. Vergi sisteminde sürekli değişikliğe ihtiyaç duyulmaması için, üretimi, yatırımı, ihracatı, kayıtlı ekonomiyi ve adaleti esas alan bütüncül bir bakış açısıyla yeniden değerlendirilmesi gerekiyor" diye konuştu. Baran, iş dünyasının yatırım planlarını günlük ya da yıllık değil uzun vadeli yaptığını hatırlatarak, sürekli değişen vergi düzenlemelerinin öngörülebilirliği zayıflattığını kaydetti. Vergide tek oran Türkiye’de halen yürürlükte olan Gelir Vergisi Kanunu’nun 60 yılı aşkın süre önce hazırlandığını ve yıllar içinde çok sayıda değişikliğe uğradığını belirten Baran, bu durumun hem yatırım kararlarını zorlaştırdığını hem de mükellefler üzerinde ciddi bir uyum maliyeti oluşturduğunu söyledi. Baran, sık değişen mevzuatın vergi sisteminde öngörülebilirliği azalttığını kaydetti. Baran, yaklaşık 20 yıl önce önemli bir reform niteliği taşıyan 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu ile kurumlar vergisi oranının yüzde 30’dan yüzde 20’ye düşürüldüğünü ve Türkiye’nin bu sayede vergide rekabetçi ülkeler arasında yer aldığını hatırlattı. Aradan geçen süreçte yapılan çok sayıdaki düzenleme nedeniyle sistemin yamalı bohçaya dönüştüğünü ifade eden Baran, bugün yüzde 18 ile yüzde 30 arasında değişen farklı oranların uygulandığı karmaşık bir yapının ortaya çıktığını söyledi. Dijitalleşmedeki kolaylıklar mükellefe de yansıtılmalı Vergi Usul Kanunu’nun da günün ekonomik gerçeklerine cevap vermekte zorlandığını ifade eden Baran, mevzuatta hala kağıt ortamındaki vergi sisteminin izlerinin bulunduğunu belirtti. Dijitalleşen ekonomi ve değişen ticaret yapısına dikkat çeken Baran, "Çağdaş vergi sistemlerinin temel unsurlarından biri olan mükellef haklarının daha güçlü bir şekilde mevzuata ve idari uygulamalara yansıtılması gerekiyor" dedi. E-haciz uygulamaları Kamu alacaklarının tahsiline ilişkin 6183 sayılı Kanun’un uygulamada mükellefler açısından önemli sorunlara yol açtığını belirten Baran, kamu alacakları nedeniyle borç tutarının üzerinde tüm banka hesaplarına uygulanan e-haciz işlemlerinin işletmelerin ticari faaliyetlerini durma noktasına getirebildiğini söyledi. KDV sistemi sadeleşmeli KDV sistemine ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Baran, uzun süredir devreden KDV sorununun iş dünyasının finansman yükünü artırdığını belirterek, "Birden çok oranda kullanılan, alışta ve satışta farklı oranlarda uygulanan KDV sistemi sadeleşmeli, iade süreçleri hızlanmalı ve işletmelerin üzerinde finansman baskısı oluşturan uygulamalar gözden geçirilmeli" dedi. Sade, güven veren, anlaşılır ve uygulanabilir bir yapı Vergi sisteminde sadeleşmenin önemine dikkat çeken Baran, mükellef haklarını esas alan, kayıt dışılıkla mücadelede güven veren, anlaşılır, uygulanabilir ve uyum maliyeti düşük bir yapının kritik önemde olduğunu belirtti. Baran, "Vergi sistemini, temel amacı yalnızca gelir toplamak olan bir yapı olarak düşünmekten ve böyle inşa etmekten vazgeçmeliyiz. Vergi sistemi üretimi destekleyen, yatırımı artıran, istihdamı koruyan ve rekabet gücünü yükselten bir yapı olarak yeniden inşa edilmelidir. Vergi tabanını genişleten, kayıt dışılığı azaltan, dolaylı vergilerin yükünü hafifleten, vergiye uyumlu mükellefi gözeten, aflara son veren kapsamlı bir reforma ihtiyaç var. Parçalı değişiklikler vergi ödeyenlere de devlete de uzun vadede fayda sağlamıyor. Ekonominin tüm çarklarını uyum içinde döndürmenin ve refah toplumuna gitmenin yolu vergide adaletten ve kapsayıcılıktan geçmektedir. Bilhassa kurumlar vergisinde yapılması öngörülen indirimin daha kapsayıcı olarak tüm mükellefleri ve faaliyet alanlarını kapsayacak şekilde tek oranlı bir sisteme dönüştürülmesi, vergi tekniği açısından zorunlu olanlar dışında tüm indirim, istisna ve muafiyetlerin kaldırılması en uygun adım olacaktır" diye konuştu. Reform sürecinde iş dünyası ile istişare Baran, reform sürecinde iş dünyasının görüş ve beklentilerinin dikkate alınmasının önemine işaret ederek, kamu ile özel sektör arasında güçlü istişare mekanizmalarının, örneğin bir vergi reform komisyonunun oluşturulmasının Türkiye ekonomisinin sürdürülebilir büyümesine katkı sağlayacağını kaydetti.
Afyon Kendisine emanet edilen minikleri ’Anne’ şefkatiyle taşıyor Afyonkarahisar’da 3 çocuk annesi genç kadın servis şoförlüğü yaptığı aracında taşıdığı her çocuğa adeta bir anne şefkati ile yaklaşarak görenlerin içini ısıtıyor. Bolvadin ilçesinde yaklaşık 15 yıldır öğrenci servisi taşımacılığı yapan Huri Şahin, hem mesleğine olan bağlılığı hem de çocuklara yaklaşımıyla ilçede parmakla gösterilen bir isim haline geldi. İki özel okulun servis sorumluluğunu üstlenen üç çocuk annesi Şahin, direksiyon başındaki güçlü duruşuyla kadınların her alanda başarılı olabileceğinin en somut örneğini sergiliyor. Mesleğinde 15 yıla merdiven dayayan Huri Şahin, yaptığı işi sadece bir taşıma hizmeti olarak görmediğini vurguluyor. Çocukların güvenliğini ve mutluluğunu her şeyin önünde tutan Şahin, "Servis aracımı sadece bir ulaşım vasıtası olarak değil, çocukların okullarındaki gibi huzur bulduğu sıcak bir yuva olarak görüyorum. Onların sorumluluğu çok ağır ve ben her birine kendi evladım gibi titizlikle, sevgiyle yaklaşıyorum" dedi. "Sayımızın çoğalmasını canıgönülden istiyorum" Bolvadin’de bu mesleği yapan nadir kadınlardan biri olan Şahin, çevresinden ve özellikle kadınlardan büyük takdir topluyor. Kadınların gücünü temsil ettiğine inanan usta şoför, "Bu yolu ben açtım, arkamdan başka kadınların da geleceğine inanıyorum. Bolvadin’de şu an örneğim ama sayımızın çoğalmasını canıgönülden istiyorum" diyerek hemcinslerine cesaret veriyor. Serviste duygulandıran Anneler Günü sürprizi Anneler Günü’nde Huri Şahin’in servisinde eğitim gören miniklerden biri, "Huri Anne" olarak gördüğü şoförüne anlamlı bir sürpriz hazırladı. Yolculuk sırasında Şahin’e çiçek takdim eden minik öğrenci, tüm arkadaşları adına onun Anneler Günü’nü kutladı. Bu duygusal anlar karşısında mutluluğunu gizleyemeyen Şahin, çocuklarla kurduğu bu gönül bağının mesleğinin en büyük ödülü olduğunu ifade etti. Hem bir anne hem de bir profesyonel şoför olarak yoluna devam eden Huri Şahin, Bolvadin sokaklarında güven ve şefkat dağıtmaya devam ediyor.
Van Van’da "Her Gebeye Bir Ebe" projesinden Anneler Günü etkinliği Sağlık Bakanlığı tarafından anne ve bebek ölümlerini azaltmak amacıyla hayata geçirilen "Her Gebeye Bir Ebe" projesi kapsamında Van’da görev yapan ebeler ile anne adayları, ‘Anneler Günü’ dolayısıyla bir araya geldi. Haziran 2025’te başlatılan ve kamu, özel, üniversite hastanesi ayrımı gözetmeksizin tüm gebelere rehberlik hizmeti sunan proje, Van’da meyvelerini vermeye devam ediyor. Özellikle ilk gebeliğini yaşayan kadınlara hamileliğin son 3 ayında yoğun destek sağlanan program çerçevesinde, Van Kalesi eteklerindeki Atatürk Kültür Parkı’nda anlamlı bir etkinlik düzenlendi. Van İl Sağlık Müdürlüğü koordinesinde düzenlenen programda, ebeler ve gebeler diyetisyen gözetiminde sağlıklı kahvaltı yaparken, fizyoterapist eşliğinde egzersiz yaparak moral depoladı. Diyetisyenler tarafından gebelik süresince hem anne hem de bebek sağlığı için kritik öneme sahip olan doğru beslenme yöntemleri hakkında bilgilerin verildiği etkinlikte, anne adaylarına Sağlık Bakanlığının "Annelik Yolculuğu" isimli mobil uygulaması da tanıtıldı. Bilgilendirme sonrası sağlıklı kahvaltılarını yapan anne adayları, daha sonra uzman fizyoterapistler eşliğinde doğru nefes alma ve rahat doğum egzersizlerini uygulamalı olarak öğrendi. İHA muhabirine konuşan Koordinatör Ebe Halime Seyitoğulları, doğum kaygısı olan annelerin yanında olduklarını belirtti. Ebe Seyitoğulları, "Koordinatör ebe sisteminde son üç ayı, son üç ayı kalan gebelerimiz sisteme düşüyor. O gebelerimizi arayıp onlara gerekli bilgileri veriyoruz. Onları hastanelere yönlendiriyoruz. Yapmaları gereken taramalardan bahsediyoruz. Gebe okuluna davet ediyoruz onları. İlk gebeliği olanlara ev ziyaretinde bulunuyoruz. Ev ziyaretinde bulunduğumuz gebenin doğumla ilgili kaygıları varsa onları gidermeye çalışıyoruz. Normal doğuma yönelik egzersizler planlıyoruz, fizyoterapistimizle birlikte. Normal doğumu rahat, kolay, daha kolaylaştırmak amacıyla. Onların korkularını gidermeye çalışıyoruz. Onların aklına takılan soruları gidermeye çalışıyoruz. Daha samimi, daha ihtiyaçları olduğu zaman bize daha rahat ulaşabilmeleri için her zaman yanlarında olduğumuzu göstermek amacıyla Anneler Günü’ne özel kahvaltı düzenledik" dedi. Etkinliğe katılan Ebe Hatun Atay ise anne adaylarıyla bir arada olmaktan mutluluk duyduklarını dile getirerek, "Gebelerimizle beraber güzel bir ortamda buluştuk. Hem fizyoterapist eşliğinde sporlarımızı yaptık hem de diyetisyenimiz eşliğinde kahvaltımızı yaptık" diye konuştu. Aldığı hizmetten duyduğu memnuniyeti dile getiren 32 haftalık gebe Şeyma Öztürkçü, tüm annelerin gününü kutlayarak şöyle konuştu: "Şu anda böyle güzel bir ortamda ebelerimizle ve diğer gebe arkadaşlarımızla güzel bir kahvaltı etkinliği yaptık. Sonrasında sporumuzu yapacağız. Şundan bahsetmek istiyorum; annelik yolculuğumda, gebeliğimde ebelerimizi, yani kendi koordinatör ebemi her zaman yanımda hissettim. Onlardan her zaman bilgi alabildim. Bu benim için çok kıymetli. Kaygılarımı çok azalttı. Gebeliğimin başından itibaren her zaman ulaşabiliyorum. Ev ziyaretime geldiler sağ olsunlar. Onlarla bu süreci yönetmek benim için daha kolay ve rahatlatıcı oldu. Bu yüzden teşekkür ediyorum."