ASAYİŞ - 18 Kasım 2025 Salı 00:38

İçişleri Bakanı Yerlikaya: "Suça sürüklenen çocuk konusunda cezaların caydırıcılığını yeniden ele alma zamanı gelmiştir"

A
A
A
İçişleri Bakanı Yerlikaya: "Suça sürüklenen çocuk konusunda cezaların caydırıcılığını yeniden ele alma zamanı gelmiştir"

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Plan ve Bütçe Komisyonu’nda konuşan İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, "Suça sürüklenen çocuk konusunda cezaların caydırıcılığını yeniden ele alma zamanı gelmiştir. 15 yaş ve üzeri için nasıl bir düzenleme yapılacağını konuşmamız gerekiyor" dedi.


İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, TBMM’de katıldığı Plan ve Bütçe Komisyonu’nda milletvekillerinin değerlendirmeleri ile eleştirilerini dinledi ve kendisine yönlendirilen soruları cevapladı. Belediyelere verilen soruşturma izinleriyle ilgili soruya Bakan Yerlikaya, "31 Mart 2024’teki mahalli idari seçiminden bugüne kadar toplam bin 48 belediyeye soruşturma izni vermişiz. 472 AK Parti, 267 C HP, 78 MHP, 4 İYİ Parti, 16 DEM Parti, diğer partilerden ise 211 belediyeye soruşturma izni verilmiş. İzin verilmeyen bin 424 dosya var" cevabını verdi.



"Geri gönderme merkezlerindeki kötü muamele iddiasıyla ilgili 22 personele adli, 52 personele de idari soruşturma açıldı"


Geri gönderme merkezlerindeki yabancı uyruklu kişilere kötü muamele yapıldığına dair iddialarla ilgili yöneltilen soruyu Bakan Yerlikaya, "Geri gönderme merkezleri 2023 yılında 884, 2024 yılında 898, 2025 yılında ise bin 343 denetimli ziyaret gerçekleştirmiştir. Hedefimiz sıfır tolerans. Mahrem yerler hariç kameralarla sürekli izliyoruz. İçeride çalışan tüm arkadaşlarımıza da yaka kamerasını zorunlu kıldık. Geri kalan 32 geri gönderme merkezlerimizde de 2026 yılında yaka kameralarını kullandıracağız. 2025 yılında 17 adet kötü muamele iddiasında bulunulmuş. 22 personele adli, 52 personele de idari soruşturma açılmış" diyerek yanıtladı.



"Göreve geldiğim günden bu yana 2 bin 147 Suriyeliye istisnai vatandaşlık verilmiş"


Suriyelilere verilen Türk vatandaşlığı konusuyla ilgili açıklamalarda da bulunan Bakan Yerlikaya, "Göreve geldiğim günden bu yana 2 bin 147 Suriyeliye istisnai vatandaşlık verilmiş. Bin 44’ü reşit olan kişiler" dedi.



"Bu yıl bin 235 gösteriye izin verilmiş"


Toplantı, gösteri ve yürüyüşlerle ilgili soruya yanıt veren Bakan Yerlikaya, "2025 yılında bin 296 toplantı, gösteri ve yürüyüş için ilgili makamlarda izin talebinde bulunulmuş. Bin 235’ine izin verilmiş. Diyarbakır’da 18 Ekim’de bir etkinlik oldu. Yasal başladı ama gecenin ilerleyen vakitlerinde yasal olmaktan çıktı. Müzakere devreye girdi. İş başarılı olmayınca üç polisimize saldırıda bulunuldu. Tespit ettiğimiz 8 şahıstan 7’si tutuklandı. 1 şüpheliyi yakalama çalışmaları devam ediyor" ifadelerini kullandı.



"Polis intiharların her biri savcılık tahkikatında"


İntihar eden polislerle ilgili çalışmalarını sürdüklerinin aktaran Bakan Yerlikaya, "Polis intiharların her biri savcılık tahkikatında. Polisin ailesi de dahil tüm çevresi dinleniyor. Biz de bakanlık olarak idari soruşturma açıyoruz. Herkesi dinliyoruz. Bu durumla ilgili bir tane dahi ‘mobing’ olsa, yapan kişiyi teşkilatta durdurmam" şeklinde konuştu.



"451 yabancının da vatandaşlığını geri aldık"


Yasa dışı yollarla Türk vatandaşlığı kazanan kişilere yönelik düzenlenen operasyonla ilgili konuşan Bakan Yerlikaya, "19 ilde 24 Eylül’de eş zamanlı operasyon düzenledik. 451 yabancıya aileleri ile birlikte Türk vatandaşlığı kazanması için muvazzalı gayrimenkul satışı yapan 117 şüpheliden 49’u tutuklandı. 451 yabancının da vatandaşlığını geri aldık. Sahtekarlıkla kazandıklarını tespit ettiğimiz anda iptal ettik" dedi.



"326 bin 195 kişiyi sınır dışı ettik"


Yasa dışı göçe karşı alınan önlemlerle ilgili de açıklamalarda bulunan Bakan Yerlikaya, "Düzensiz göçte Türkiye, hedef ülke ve transit rota olmaktan çıktı. Sınırlarda bin 406 kilometre güvenlik duvarı ve fiziki engeller yapıldı. Bin 584 kilometre aydınlatma döşenmiş. Bin 878 kilometre devriye yolu, 373 kilometre kamera algılayıcı, 139 çeşitli gözetleme aracı, 362 elektronik kule, 223 gözetleme kulesi, 284 termal kamera, 9 adet kış için kar üfleme aracı, 150 dron ile birlikte 10 bin metreden gelen kişiyi görüyor. 4 bin metrede de yüz ve diğer bilgilerini tespit edebilecek hale geliyor. Göreve başladığımız dönemde, 303 bin 150 kişi sınırlarımızdan girmeye çalışırken engellenenlerin sayısıydı. 326 bin 195 kişiyi sınır dışı ettik" ifadelerine yer verdi.



"375 Mobil Göç Noktası aracıyla bugüne kadar 6 milyon 28 bin yabancının kimlik kontrolü gerçekleştirildi"


6 milyondan fazla yabancı uyruklu kişinin mobil göç araçlarıyla denetlendiğini belirten Bakan Yerlikaya, "375 Mobil Göç Noktası aracıyla bugüne kadar 6 milyon 28 bin yabancının kimlik kontrolü gerçekleştirildi. 236 bin 212 düzensiz göçmen tespit edildi. İlk üç ay içinde şehirlerimizde 50 bin sorgu yapıldı. Bunların yüzde 74,5’i, yani her 4 kişiden 3’ü düzensiz göçmendi. Son 7 aydır aylık ortalama 410-415 bin sorgulama yapıyoruz; düzensiz göçmen çıkma oranı yüzde 1,4" diye konuştu.



"15 yaş ve üzeri için nasıl bir düzenleme yapılacağını konuşmamız gerekiyor"


Suça sürüklenen çocuk konusuyla ilgili de konuşan Bakan Yerlikaya, "Bu konuda cezaların caydırıcılığını yeniden ele alma zamanı gelmiştir. 2020’de kasten öldürme suçlarının yüzde 12,6’sı, suça sürüklenen çocuklar tarafından işlendi. 2024’te bu oran yüzde 11,4 oldu. Bizde 12 yaş ve altına ceza verilemiyor. Ancak 15 yaş ve üzeri için nasıl bir düzenleme yapılacağını konuşmamız gerekiyor" ifadelerine yer verdi.


TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda, görüşmelerin ardından İçişleri Bakanlığı ile Emniyet Genel Müdürlüğü, Jandarma Genel Komutanlığı, Sahil Güvenlik Komutanlığı, Göç İdaresi Başkanlığı ile Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının bütçeleri kabul edildi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir İzmir Körfezi’in temizliği için takviye güç İzmir Büyükşehir Belediyesi, İzmir Körfezi’ndeki temizlik çalışmalarını güçlendirmek için beş amfibi aracı hizmete alıyor. Sığ ve erişilmesi zor kıyı alanlarında da çalışabilen araçlarla deniz marulu yoğunlaşmalarına hızlı müdahale edilerek ekolojik dengenin korunması hedefleniyor. İzmir Körfezi’nde temizlik çalışmalarını yoğunlaştıran İzmir Büyükşehir Belediyesi, bu doğrultuda filosunu güçlendirmeyi sürdürüyor. Belediyenin iştiraki İZDENİZ, körfezde yürütülen temizlik çalışmalarını desteklemek ve deniz marulu yoğunlaşmalarına daha hızlı müdahale edebilmek amacıyla beş adet amfibi temizlik aracını bünyesine kattı. Gediz Nehri’nin taşıdığı kirleticiler ve havza kaynaklı besin yükü nedeniyle son yıllarda körfezde deniz marulu (makroalg) yoğunlaşmaları daha sık görülürken, yeni araçlarla bu yoğunlaşmanın önüne geçilmesi hedefleniyor. Alg patlamalarına neden oluyor Gediz Nehri’nin su kalitesi, Tarım ve Orman Bakanlığı Su Yönetimi Genel Müdürlüğü verilerine göre 3. sınıf, yani kirli su seviyesinde bulunuyor. Özellikle azot ve fosfor gibi besin maddelerindeki artış, deniz marulu gelişimini hızlandırarak kıyı alanlarında geniş yayılımlara yol açıyor. Yapılan saha çalışmalarında, sığlaşmanın belirgin olduğu Mavişehir ile Foça arasında yaklaşık 4 milyon metrekareyi aşan alanın köksüz deniz marullarıyla kaplandığı tespit edildi. Deniz marulları parçalanıp ayrıştığında suya önemli miktarda besin yükü bırakıyor; bu durum da mikroalg patlamaları (alg bloom) olarak adlandırılan çevresel olayları tetikleyebiliyor. Alg patlamaları ise su kalitesinin bozulmasına, kötü koku oluşumuna ve balık ölümlerine neden oluyor. Yeni alınan amfibi temizlik araçlarıyla deniz marulu yoğunlaşmalarına erken müdahale edilmesi ve kıyı bölgelerinde oluşabilecek çevresel etkilerin azaltılması hedefleniyor. Denizde ve karada hareket edebiliyor Denizde ve karada hareket edebilme özelliğine sahip olan bu araçlar, paletli yapıları sayesinde özellikle sığ kıyı alanlarında ve erişilmesi zor bölgelerde yüksek manevra kabiliyetiyle çalışabiliyor. Araçların ön kısmında bulunan süzgeç tipi kepçe sistemi, su yüzeyinde biriken deniz marulu ve benzeri organik materyallerin etkin biçimde toplanmasını sağlıyor. Toplanan materyaller daha sonra uygun yöntemlerle bertaraf edilerek çevreye yeniden karışmasının önüne geçiliyor. Bu araçların en önemli avantajlarından biri de, kıyıya yakın sığ alanlarda ve lagün benzeri bölgelerde karadan denize kesintisiz şekilde çalışabilmeleri ve temizlik faaliyetlerinin sürekliliğini sağlamaları. Ekolojik dengenin korunmasına katkı sağlayacak Büyükşehir Belediyesi bünyesinde hizmet veren 2 amfibi araca ilave olacak 5 amfibi temizleme aracı kısa bir süre sonra Körfez’de hizmet vermeye başlayacak. Deniz suyu seviyesinin hızlı değiştiği dönemlerde yüzeye çıkan deniz marullarının hızlı bir şekilde toplanması, tekrar deniz su seviyesi yükselmeden müdahale edilmesi önem taşıyor. Su seviyesi yükseldiğinde deniz marulları parçalanıp mikro alg patlamasını tetikliyor. Bu nedenle deniz suyu seviyesinin düştüğü dönemde hızlı bir şekilde daha çok araç ile müdahale edilmesi önem arz ediyor. Deniz maruluna hızlı müdahale İZDENİZ Genel Müdürü Gökhan Marım, "Körfezde ciddi miktarda deniz marulu oluşuyor. Bunun başlıca nedeni Gediz Nehri ve eski yatağı olan Ağıl Deresi. Ağıl Deresi’nden Gediz Nehri’nin ana yatağına kadar uzanan hatta yıllardır sediment birikiyor. Bu birikim; sığlaşma ve su kalitesi sorunlarıyla birlikte deniz marullarının oluşması için elverişli bir ortam yaratıyor. Deniz marulları çürüdüğünde balık ölümlerine ve kötü kokuya yol açan mikroalg patlamalarını tetikliyor. Bu nedenle yüzeye çıkan marulların hızla toplanması gerekiyor. Sürenin kısıtlı olması nedeniyle araç kapasitemizi artırdık ve bu kapsamda amfibi araçları filomuza dahil ettik. Bu araçlarla birlikte toplam amfibi sayımız 7’ye ulaştı. Önümüzdeki yaz, balık ölümleri ve koku sorunlarının önüne geçmek için deniz marullarını düzenli olarak toplayacağız. Deniz marulları genellikle bahar aylarında oluşup kasım ayında dağılıyor; yaz boyunca ise sık sık yüzeye çıkıyor ve suyun rengini olumsuz etkiliyor. Deniz marulu oluştuğu anda müdahaleye hazırız" dedi.
Kütahya Kütahya’da "Türk Dünyasının Ortak Değerleri" sahnelendi Kütahya Gençlik Merkezi ev sahipliğinde düzenlenen "Türk Dünyasının Ortak Değerleri" programı, yoğun katılımla gerçekleştirildi. "Geleneksel Dilde, Fikirde, İşte Birlik" temasıyla hazırlanan etkinlikte, Adriyatik’ten Çin Seddi’ne uzanan geniş Türk coğrafyasının kültürel mirası sahneye taşındı. Açılış konuşmalarında Türk kültürünün köklü geçmişine ve milletleri birbirine bağlayan güçlü bağlara vurgu yapıldı. Etkinlik, İsmail Gaspıralı’nın "Dilde, fikirde, işte birlik" şiarından ilham alınarak hazırlandı. Anadolu’dan Kazakistan’a, Özbekistan’dan Kırım’a uzanan geniş bir coğrafyanın gelenekleri tek sahnede buluşturuldu. Konuşmalarda, kültürel değerlerin korunmasının bir sorumluluk olduğuna dikkat çekilerek "Türk’ün töresi yaşarsa, cihan nefes alır" mesajı verildi. Program kapsamında, Türk tarihinin ritüellerinden biri olan demir dövme geleneği canlandırıldı. Protokol üyeleri örs üzerinde demir döverek birlik ve beraberlik mesajı verdi. Bu anlar katılımcılar tarafından ilgiyle takip edildi. Etkinlikte ayrıca "Anadolu Bereket Sofrası" kuruldu. Türkiye, Kazakistan, Özbekistan, Türkmenistan, Kırım Tatarları, Uygur ve Kırgız kültürlerine ait bahar ritüelleri; semeni, boyalı yumurta, kırmızı elma ve bereket suyu gibi sembollerle tanıtıldı. Geleneksel niyet manileriyle kadim kültür yaşatıldı. Program boyunca sahnelenen gösteriler izleyicilere unutulmaz anlar yaşattı. Mistik Şaman dansları, Kazak ezgisi "Akkuşum" ve Azerbaycan’a özgü müzikler büyük beğeni topladı. Ayrıca Azerbaycan’ın "Naz Eyleme" dansı ile Anadolu’nun simgesi zeybek oyunu sahnelendi. Şiir konserinde ise Abdurrahim Karakoç’un "Anadolu’da Bahar" şiiri ile Ziya Gökalp’in "Ergenekon" eseri izleyicilerle buluştu. Programın finalinde sahne alan Azerbaycan Halk Tiyatrosu; Bahar Kızı, Köse ve Keçel gibi karakterlerle izleyicilere hem eğlenceli hem düşündürücü anlar yaşattı. Etkinlik, Türk dünyasının birlik ve beraberliğini belgeleyen eserlerin seslendirildiği konserle sona erdi.
Diyarbakır Zerzevan Kalesi yağışlı havaya rağmen bayramda 13 bin kişi ağırladı Diyarbakır’ın Çınar ilçesinde, Roma İmparatorluğu döneminde "askeri yerleşim" olarak kullanılan, arkeolojik kazılarla geçmişe ışık tutan 3 bin yıllık Zerzevan Kalesi, 3 günlük bayram tatilinde yağışlı havaya rağmen 13 bin kişi ağırlarken, 35 kadın ise toprak altındaki tarihi yapıyı gün yüzüne çıkartıyor. Zerzevan Kalesi, Çınar ilçesi Diyarbakır-Mardin kara yolu üzerinde yer alıyor. Kazı - restorasyon çalışmaları Prof. Dr. Aytaç Coşkun’un başkanlığında 2014 yılında başladı. Roma’nın sınır garnizonu olan Zerzevan Kalesi’nin tarihi 3 bin yıl öncesine Asur Dönemine (MÖ 882-611) kadar gidiyor. Pers Döneminde de (MÖ 550-331) Kral Yolu üzerinde bulunan yerleşim alanı yol güvenliğinin sağlanması amacıyla kullanılmış. Buluntular, alanın Parth (MÖ 140-85), Geç Hellenistik ve Erken Roma Dönemlerinde MÖ 2. yüzyıldan MS 3. yüzyıla kadar kullanıldığına işaret ediyor. Roma Döneminde MS 3. yüzyılda Severuslar Döneminde (MS 198-235) asıl büyük askeri yerleşim inşa edildi. Yerleşimin surları ve yapıları Anastasios I (MS 491-518) ve Justinianos I (MS 527-565) dönemlerinde onarılarak, bazı yapılar ise yeniden inşa edilerek mevcut son haline getirildi. 639 yılında İslam ordularının fethine kadar yerleşim kesintisiz kullanılmış. Yeni başlayan çalışmalar ulusal ve uluslararası alanda büyük yankı uyandırmış, şu anda yerli ve yabancı turistlerin yoğun ziyaret ettiği bir ören yeri haline geldi. Dünyanın en iyi korunmuş askeri yerleşimde dünyanın en iyi korunmuş Mithras Kutsal Alanı ortaya çıkarıldı. Bu yapılar kompleksi Roma’nın doğu sınırındaki ilk kutsal alanı olarak biliniyor. Bin 200 metre uzunluğunda, 15-18 metre yüksekliğinde surlarla çevrelenmiş askeri yerleşimde, kamu yapılarının bulunduğu güney alanda, 24 metre yüksekliğinde gözetleme ve savunma kulesi (güney kule), kilise, yönetim binası, Arsenal, kaya sunağı gibi mimari kalıntılar yer alıyor. Kuzeyinde ise cadde-sokaklar ve konutlar takip ediyor. Konutların bulunduğu alanda aynı zamanda su sarnıçları, yeraltı kilisesi, yeraltı kutsal yapısı, dünyada bulunmuş son, Roma’nın doğu sınırındaki ilk Mithras kutsal alanı tespit edildi. Surların dışında ise yerleşime su sağlayan kanallar, sunu çanakları ve taş ocakları, nekropol alanında ise kaya mezarları ve tonozlu mezarlar dikkati çekiyor. Zerzevan Kalesinde hem yer üstü hem de büyük bir yer altı şehri bulunuyor. Zerzevan Kalesi ve Mithras Kutsal Alanı 2020 yılında UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesine girdi. Asıl liste için de çalışmalar Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Karacadağ Kalkınma Ajansı tarafından yürütülüyor. Yapının bu yıl Dünya Mirası olması planlanıyor. Tarihi yapı, yılda 400 bin yerli ve yabancı turist ağırlarken kale, 3 günlük bayram tatilinde ise yağışlı havaya rağmen 13 bin kişi ağırladı. Yapıya her geçen gün ziyaretçiler gelirken, kazı alanında ise 35 kadın, proje kapsamında tarihi yapıdaki eserleri gün yüzüne çıkartıyor. Kazı Başkanı Prof. Dr. Aytaç Coşkun, bu yıl ilk defa İŞKUR’un "İş Gücü Uyum Projesi" kapsamında 35 kadının Zerzevan Kalesinde çalıştığını söyledi. Bu kadınların yanı baştaki köylerden geldiğini belirten Kazı Başkanı Prof. Dr. Aytaç Coşkun, hem ilk olması hem de kadın istihdamı açısından projenin oldukça önemli olduğunu ifade etti. Coşkun, İŞKUR ve Çınar Kaymakamlığının ortaklaşa projesi olduğunu belirterek, "35 kadın, tarihe ışık tutuyor. Kadın istihdamı ülkemizde ve bölgemizde oldukça önemli. Hem iş gücü uyum programı, hem aldıkları eğitimler, bunula birlikte tabii ki tarihe ışık tutmaları, bununla birlikte yine ekonomik açıdan evlerine katkı sunmaları oldukça önemliydi. Zerzevan Kalesinin en hassas noktasında çalışıyorlar. Burası askerlerin ve sivillerin kaldığı konutlar. Aslında en çok arkeolojik bulgunun ortaya çıkarıldığı yerler. Oldukça hassas çalışılması gereken yerler. Şu an buraya kadın eli değdi" dedi. "Önümüzdeki yıldan itibaren 700 bin ziyaretçi bekliyoruz" Zerzevan Kalesinin yılda ortalama 400 bin kişinin ziyaret ettiği bir yer olduğunu hatırlatan Prof. Dr. Coşkun, "Bu yıl ziyaretçi sayısının artmasını bekliyoruz. Bayramda bölgemiz yağışlıydı. Ama buna rağmen çok sayıda tur Zerzevan Kalesindeydi. Çünkü Zerzevan Kalesi birçok tur programında. Türkiye’nin her yerinden ve yurt dışından turlar Zerzevan Kalesini ziyaret etti. Önümüzdeki yıldan itibaren 700 bin ziyaretçi bekliyoruz. Bu sayı giderek artacak en az 1 milyona ulaşacağını düşünüyoruz. 3 günlük bayram sürecinde yaklaşık 13 bin kişi Zerzevan Kalesini ziyaret etti. Bu yoğun yağışa rağmen" diye konuştu. "Kadınlar her şeye meraklı, daha detaycıyız" Kazı ekibindeki kadınlardan Eylem Atan, Demirölçek köyünde oturduğunu, mahallede böyle bir işin sunulmasının kendileri için çok iyi olduğunu söyledi. Ailelerine katkıda bulunduklarını kaydeden Atan, "Ayaklarımızın üzerinde duruyoruz. Bu, bize mutluluk veriyor. Buranın tarihi yer açısından önemli bir yere sahip olduğunu biliyorduk. Ama bu kadarını bilmiyorduk. Kazı işleri başladıktan sonra daha çok ünlendi. Eserler bulundu, bu eserlerin bize de mutluluk heyecan veriyor. Ayrıca o döneme ait eserler bulabileceğimiz için biz de mutluyuz, heyecanlıyız. Kadınlar her şeye meraklı, daha detaycıyız. Çalışabilir miyiz dedik. Şimdi görüyoruz, hepimiz çalışıyoruz, yapabiliyoruz. Bazılarımız kazma ile kazıyor, kürek, mala ile kovalarımıza dolduruyoruz. O işlemeleri yaparken çok yavaş, çok detaylı bir şekilde yapıyoruz" şeklinde konuştu.