POLİTİKA - 02 Mart 2026 Pazartesi 13:14

İletişim Başkanı Duran: "İran’ın egemenliğini ihlal eden saldırıları esefle karşılıyoruz"

A
A
A
İletişim Başkanı Duran: "İran’ın egemenliğini ihlal eden saldırıları esefle karşılıyoruz"

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, "İran’ın egemenliğini ihlal eden saldırıları esefle karşıladığımız gibi körfezdeki kardeş ülkelere yönelik saldırıları da kabul edilemez buluyoruz" dedi.


Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, İletişim Başkanlığı tarafından düzenlenen ‘Hafıza ve Hakikat: 28 Şubat ve Dezenformasyonlar Paneli’ programında konuştu.



"İran’ın egemenliğini ihlal eden saldırıları esefle karşılıyoruz"


Duran, Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarına ilişkin, "İran’ın egemenliğini ihlal eden saldırıları esefle karşıladığımız gibi körfezdeki kardeş ülkelere yönelik saldırıları da kabul edilemez buluyoruz. Türkiye sivillerin hayatını tehdit eden ve uluslararası hukuka aykırı her türlü eyleme karşıdır. Sağduyunun ve aklıselimin hakim olması, ateşkesin derhal sağlanması ve diplomasiye alan açılması elzemdir" ifadelerini kullandı.



"Bölgenin geleceği ve bölgenin küresel düzene vereceği katkı ancak diplomasi yoluyla olacaktır"


Türkiye olarak tüm aktörlerle temaslarını sürdürdüklerini belirten Duran, "Eğer ilgili ülkeler ve aktörler, liderler süreci bu yönde evirmez de çatışmanın devamına müsaade edilirse, hem bölgemiz açısından hem de küresel düzen açısından ciddi risklerin oluştuğu ortadadır. Bölgemizin bir ateş çemberine sürüklenmemesi gerekiyor. Bunun için de diplomasinin, müzakerenin öne çıkarılması gerekir. Türkiye olarak İslam dünyası başta olmak üzere tüm aktörlerle temaslarımızı sürdürüyoruz ve bir an önce müzakereye, masaya dönülmesi yönünde teşvik ediyoruz. Bu meyanda ara buluculuk dahil her türlü yapıcı katkıyı sunmaya hazır olduğumuzu da her fırsatta dile getiriyoruz. İnanıyoruz ki bölgenin geleceği ve bölgenin küresel düzene vereceği katkı ancak diplomasi yoluyla olacaktır. Türkiye bu anlayışla hareket etmeye devam edecektir" şeklinde konuştu.


28 Şubat’ın siyasi gündemin ötesinde toplumların hafızasında derin izler bıraktığını anlatan Duran, o günün postmodern darbe olarak adlandırıldığını fakat klasik darbe formlarının dışında tartışılması gerektiğini ifade etti.



"Türkiye öz değerleriyle barışık bir siyasi ve toplumsal iklime kavuşturulmuştur"


Duran, sözlerine şöyle devam etti:


"Tarih boyunca kendi halkına savaş açıp başarılı olmuş hiçbir hareket vaki değildir. 28 Şubat da onlardan birisidir. Bin yıl sürecek denen o süreç yalnızca birkaç yıl sürebilmiştir. Aziz milletimiz feraseti ve dirayetiyle çok kısa bir süre zarfında vesayet düzenini yerle yeksan etmiştir. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde başlayan siyasi ve toplumsal hareket 2002 yılında milletin yoğun teveccühüne mazhar olmuş ve Türkiye demokrasi tarihindeki en büyük sessiz devrimler gerçekleşmiştir. İlerleyen yıllarda başörtüsü yasağı kat sayı gibi birçok yasakçı düzenleme ortadan kaldırılmış, art arda açıklanan demokratikleşme paketleriyle bireysel özgürlükler genişletilmiş, Türkiye öz değerleriyle barışık bir siyasi ve toplumsal iklime kavuşturulmuştur."



"Yeni anayasa Türkiye için lüks değil, çok geç kalmış bir ihtiyaçtır"


Türk milletinin artık vesayetçi, yasakçı, elitist ve kendisini halkın üzerinde gören anlayışı tümüyle geride bıraktığını dile getiren Duran, "Cumhurbaşkanımızın liderliğinde Türkiye Yüzyılı’na adım attık. Türkiye Yüzyılı sivil, kapsayıcı, temel hak ve hürriyetlerin teminat altına alındığı milli iradeye dayalı yeni bir toplumsal sözleşmenin yüzyılıdır. Bu kazanımların sivil, özgürlükçü ve kuşatıcı yeni bir anayasayla taçlandırılması Türkiye Yüzyılının en önemli meselelerinden birisidir. Cumhurbaşkanımızın bizzat ifade ettikleri gibi yeni anayasa Türkiye için lüks değil, çok geç kalmış bir ihtiyaçtır. Türkiye Yüzyılı vizyonu kimsenin inancından, kökeninden veya yaşam tarzından dolayı ötekileştirilmediği milletimizin her bir ferdinin birinci sınıf vatandaş olduğu farklılıkları zenginlik olarak gören güçlü bir milli birlik ve beraberlik perspektifidir" açıklamasında bulundu.



"Yalanlara ve dezenformasyonlara karşı koymak için var gücümüzle çalışıyoruz"


Duran, dezenformasyonla mücadelelerini kararlılıkla sürdüreceklerini vurgulayarak şu ifadeleri kullandı:


"Bugün ülke olarak sahip olduğumuz özgürlük iklimini bölgesel ve küresel düzlemde güçlü bir aktör oluşumuzu ne büyük bedellerle ne çetin mücadelelerle kazandığımızı asla unutmamamız gerekiyor. İletişim Başkanlığı olarak bizler de medyanın ve dijital platformların geçmişin manşetle hükümet deviren yalan haber ve dezenformasyonlarla toplum mühendisliğine kalkışan karanlık dehlizlerine bir daha asla dönmemesi için mücadelemizi kararlıkla sürdüreceğiz. Cumhurbaşkanımızın öncülüğünde İletişim Başkanlığı olarak bütün birimlerimizle gece gündüz hakikat cephesini güçlendirmek için yalanlara ve dezenformasyonlara karşı koymak için var gücümüzle çalışıyoruz."


Duran’ın açılış konuşmasının ardından program, "28 Şubat: Algılar ve Gerçekler’ isimli panel oturumuyla devam etti.



İletişim Başkanı Duran: "İran’ın egemenliğini ihlal eden saldırıları esefle karşılıyoruz"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kars İdeal sahur öğünleri nasıl olmalı? Uzmanından Ramazan için sağlıklı öneriler Beslenme ve Diyet Uzmanı Hilal Şahin Güneşsu, Ramazan ayında oruç tutanların gün boyu enerjik kalabilmesi ve vücut dengesini koruyabilmesi için sahur öğününün mutlaka yapılması gerektiğini vurguladı. Dyt. Güneşsu, sahurun kahvaltı niteliğinde planlanmasının en doğru yaklaşım olduğunu belirterek, bu öğünde uzun süre tok tutan ve susuzluk hissini artırmayan besinlerin tercih edilmesi gerektiğini ifade etti. Protein açısından zengin besinlerin tokluk süresini uzattığını söyleyen Güneşsu, özellikle şu gıdaların sahur için ideal olduğunu dile getirdi. Güneşsu, Süt, Yumurta, Az tuzlu peynir çeşitleri, Çiğ kuruyemişler ve Yulaf. Bu besinlerin hem dengeli enerji sağladığı hem de gün içinde kan şekeri dalgalanmalarını önlemeye yardımcı olduğunu kaydetti. Sahurda haşlanmış yumurta veya az yağlı omlet tüketiminin kaliteli protein kaynağı olması nedeniyle önemli olduğuna dikkat çeken Güneşsu, fındık, ceviz ve bademin de sağlıklı yağ ve protein içerikleri sayesinde besleyici bir alternatif sunduğunu söyledi. Domates, salatalık ve yeşilliklerin hem posa içerikleri hem de vitamin-mineral katkılarıyla sahurda mutlaka yer alması gerektiğini belirten Güneşsu, bu besinlerin sindirimi desteklediğini ve gün boyu daha dengeli bir tokluk hissi sağladığına dikkat çekti. Tok tuttuğu düşünülse de hamur işleri, tatlılar, beyaz ekmek, pilav, makarna ve ağır et yemeklerinin sahur için uygun olmadığına hatırlatan Dyt. Hilal Şahin Güneşsu, bunun yerine; tam buğday ekmeği ile hazırlanmış sandviç veya tost, süt ya da yoğurt içine eklenen yulaf, çiğ kuruyemiş ve tarçın ilavesi gibi seçeneklerin daha dengeli bir öğün oluşturduğu belirtti. Dyt. Güneşsu, "Sahur sonunda tüketilen kuru meyvelerin tatlı isteğini sağlıklı şekilde karşılıyor, aynı zamanda lif içeriği sayesinde sindirim sisteminin düzenli çalışmasına katkı sağlıyor. Sahurda da iftarda olduğu gibi porsiyon kontrolünün ihmal edilmemesi gerekiyor. Dengeli bir sahur planının hem kilo kontrolü hem de daha rahat bir oruç sürecine destek oluyor" dedi.
Antalya Antalya’daki halı dükkanında dekor olarak kullanılan tarihi mihrap Konya’ya dönüyor Antalya’nın Antalya ili Muratpaşa ilçesi Kaleiçi bölgesinde bir halı dükkanında merdiven başı olarak dekor amaçlı kullanılan ahşap mihrabın sırrı çözüldü. Vakıflar Genel Müdürlüğü’nden emekli uzman Ali Kılıç’ın hazırladığı raporda, eserin 18-19’uncu yüzyıla ait olduğu, Konya yöresine özgü ahşap mihrap geleneğini yansıttığı ve asıl yerinin Konya olduğu değerlendirildi. Geçtiğimiz yıl Restorasyon Uzmanı Cemil Karabayram tarafından tespit edilerek gündeme taşınan eserle ilgili hazırlanan kapsamlı raporda, mihrabın sanatsal ve tarihi açıdan önemli bir kültür varlığı olduğu belirtildi. Yaklaşık 10 yıl önce Vakıflar Genel Müdürlüğü’nden emekli olan sanat tarihçisi Ali Kılıç, ahşap parçanın mimari özellikleri, süsleme unsurları ve formu itibarıyla kesin olarak bir mihrap olduğunu ifade etti. Raporda, eserin Konya Karatay ilçesi Keçeciler Mahallesi’nde bulunan İğdeli Sultan Camii mihrabı ile büyük benzerlik taşıdığı kaydedildi. Konya’daki köy camilerinde görülen örneklerle yapılan karşılaştırmalarda, ajur tekniği, oyma süslemeler, kum saati formunda sütunceler ve bitkisel motiflerin ortak özellikler taşıdığı vurgulandı. Antalya’daki mihrabın da aynı ustanın elinden çıkmış olabileceği değerlendirildi. Raporda ayrıca Anadolu’daki kâgir camilerde mihrapların alçı, çini, mermer veya taş malzemeden yapılabildiği, ancak özellikle Konya ve çevresinde ahşap mihrap geleneğinin yaygın olduğu belirtildi. 14’üncü yüzyıla tarihlenen ve bugün Ankara Etnografya Müzesi’nde bulunan Taşkın Paşa Camii mihrabı örnek gösterilerek bu geleneğin köklü geçmişine dikkat çekildi. Uzman görüşüne göre Antalya’da halı dükkânında kullanılan ahşap parçanın farklı bir mimari eleman olma ihtimali bulunmuyor. Yapılan karşılaştırmalar sonucunda bunun kesin olarak bir mihrap olduğu belirtildi. Raporda, mihrapların İslam dünyasında kıbleyi ve Kâbe’yi temsil eden kutsal unsurlar olduğu hatırlatılarak, eserin bakım ve konservasyon işlemlerinin ardından uygun şartlarda sergilenmesi ya da mihrabı olmayan bir camide aslına uygun şekilde değerlendirilmesinin uygun olacağı kaydedildi. Hazırlanan rapor doğrultusunda Antalya’ya getirildiği anlaşılan mihrabın asıl yeri olan Konya’ya iadesinin gündemde olduğu ve sürecin ilgili kurumlar tarafından takip edildiği öğrenildi. Mihrabı tespit eden Restorasyon Uzmanı Cemil Karabayram sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Yıllar evvel Konya’nın kalbinden kopup Antalya Kaleiçi’ne getirilen ve çok iyi şekilde korunan; her bir nakşında ayrı bir mana, her bir motifinde derin bir tarih saklayan o mübarek mihrap, şimdi asıl yerine Konya’ya dönüyor" ifadelerine yer verdi.
Aydın Başkan Ercan, gençlerin talebini yerine getirdi Aydın’ın Yenipazar ilçesinde üniversite yolunda öğrencilerin yaşadığı kaldırım sorunu, Belediye Başkanı Malik Ercan’ın talimatıyla 24 saat içinde çözüme kavuşturuldu. Yenipazar Kent Konseyi Gençlik Meclisi Başkanı Hüseyin Kuyucaklıoğlu ve Yürütme Kurulu üyeleri, Belediye Başkanı Malik Ercan’ı makamında ziyaret ederek öğrencilerin yaşadığı sorunları iletti. Ziyarette, üniversite yolundaki turunç ağaçlarının dallarının kaldırıma sarkması nedeniyle öğrencilerin yürümekte zorlandığı belirtildi. Belediye Başkanı Malik Ercan’ın talimatı üzerine ekipler harekete geçti. Üniversite yolunda budama çalışması yapılarak kaldırımlar temizlendi ve öğrencilerin geçişi rahatlatıldı. Gençlik Meclisi üyeleri, sorunun kısa sürede çözüme kavuşturulmasından dolayı Başkan Ercan’a teşekkür etti. Gençlerden Nazlıcan Kılıç; "Belediye Başkanımız bu zamana kadar bize her zaman destek oldu, bugün de yaptığı bu çalışma gençlere verdiği değeri gösteriyor. Kendisine çok teşekkür ederim" dedi. Efe Can Üçüncü ise ziyaret sırasında iletilen sorunun 24 saat geçmeden çözüldüğünü belirterek, "Duyarlılığı ve hızlı çözümü için teşekkür ederiz" ifadelerini kullandı. Derya Keskin de sorunun kısa sürede çözüme kavuşturulmasının memnuniyet verici olduğunu dile getirerek Başkan Ercan’a teşekkür etti.