POLİTİKA - 25 Şubat 2026 Çarşamba 12:41

İletişim Başkanı Duran: "İsrail’in Somaliland’i tanımaya yönelik girişimine açık ve net bir şekilde karşıyız"

A
A
A
İletişim Başkanı Duran: "İsrail’in Somaliland’i tanımaya yönelik girişimine açık ve net bir şekilde karşıyız"

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, "İsrail’in Somaliland’i tanımaya yönelik girişimine açık ve net bir şekilde karşıyız. İsrail’in Filistin’de sürdürdüğü soykırım ve bölgesel siyasete yönelik saldırganlığını Afrika Boynuzu’na taşımasını istemiyoruz. Buna göz yummayacağız. Somali’nin egemenliğini, birliğini ve toprak bütünlüğünü desteklemeye devam etmekte kararlıyız" dedi.


Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, İletişim Başkanlığı’nca düzenlenen ‘Küresel Dönüşüm Sürecinde Türkiye-Somali İlişkileri Paneli’nde konuştu. Duran, Afrika politikalarının Türkiye’nin dış politikasının yapı taşlarından birisi haline geldiğini belirterek, "Afrika ülkelerinin ekonomik kalkınma ve kapasite geliştirme ihtiyaçlarını destekliyoruz. Afrika ülkelerinin güvenlik ve istikrarını destekliyor; savunma sanayii alanında ikili iş birliğini teşvik ediyoruz. Bölgede ortaya çıkan uyuşmazlıklarla ilgili Türkiye’ye duyulan güvenle kolaylaştırıcı veya arabulucu rol üstleniyoruz. Kıta genelindeki bölgesel örgütlerle iş birliği yapıyoruz. Uluslararası sistemin yaşamakta olduğu dönüşümü şekillendirecek ağırlık merkezlerinden biri olarak gördüğümüz Afrika kıtası ülkeleriyle küresel meseleler konusunda koordinasyon çabası içerisindeyiz" ifadelerini kullandı.



"Bugün Türkiye’nin Afrika’daki varlığı, farklı emelleri olan birçok devleti rahatsız etmektedir"


Afrika’yı tek boyutlu okumalarla değerlendirmenin kıtanın asıl hikayesini ıskalamak olduğunu vurgulayan Duran, sözlerini şöyle sürdürdü:


"Bugün Türkiye’nin Afrika’daki varlığı, farklı emelleri olan birçok devleti rahatsız etmektedir. Zira bu devletler, Afrika kıtasını büyük güçlerin oyun sahası olarak görme hatasını devam ettirmektedirler. Fiziki haritalarda kocaman bir kıtayı olduğundan çok daha ufak gösterdikleri yetmezmiş gibi iletişim alanında da kıtanın bütün güzelliklerini, zenginliklerini ve potansiyelini görmezden gelerek, kriz ve kaosu merkezine alan bir anlatıyı dolaşıma sokmaktadırlar. Bizim bu konudaki yaklaşımımız çok farklı. Afrika’yı tek boyutlu okumalarla değerlendirmek, kıtanın asıl hikayesini ıskalamaktır. Afrika kadim medeniyetlerin, eşsiz doğal güzelliklerin ve zengin kültürel çeşitliliğin kıtasıdır. Bugün Afrika genç ve dinamik nüfusu, kaynak zenginliği ve bölgesel entegrasyon adımlarıyla küresel ekonominin yeni çekim merkezlerinden biri haline gelmektedir. İşte bu nedenle biz Afrika ile ilişkilerimizi eşitlik, karşılıklı sevgi ve ortak kazanım anlayışıyla ele alıyoruz."


Pek çok alanda iş birliklerini artırmayı hedeflediklerini dile getiren Duran, "İnanıyoruz ki Afrika’nın yükselişi, yalnızca Afrika için değil, küresel ölçekte daha adil ve daha dengeli bir uluslararası düzen için de güçlü bir imkan barındırmaktadır. Özellikle uluslararası sistemin yönünün giderek sorgulandığı bu dönemde dünya devletlerinin Afrika’yı ihmal ederek bir gelecek kurma imkanı bulunmamaktadır" şeklinde konuştu.



"Afrika’da da herkesin iyiliğini gözetmeye devam edeceğiz"


Duran, Afrikalı vatandaşların yanında olmaya devam edeceklerini aktararak, "Herkes için barışı, istikrarı ve refahı talep eden; her coğrafyada güvenilir bir arabulucu olma rolünü üstlenen bir ülke olarak Afrika’da da herkesin iyiliğini gözetmeye devam edeceğiz" dedi.


Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 31 Afrika ülkesini ziyaret ettiğini hatırlatan Duran, "Cumhurbaşkanımızın 2005 yılında Afrika Yılı’nı ilan ettiğinde Afrika’da 12 olan büyükelçiliğimizin bugün 44 sayısına yükselmiş olması, ilişkilerimizin kurumsal temelini göstermektedir. Son 20 yıl içerisinde karşılıklı ticaret hacmimiz 5 milyar dolardan tam sekiz kat artarak 40 milyar dolara ulaştı. Bu kayda değer yükseliş, elbette karşılıklı olarak takip edilen politikaların sonucudur" diye konuştu.



"İsrail’in Somaliland’i tanımaya yönelik girişimine açık ve net bir şekilde karşıyız"


Yardım, eğitim ve sağlık alanındaki çalışmalarla bölge halklarının ihtiyaçlarına cevap vermeye gayret ettiklerine dikkati çeken Duran, şu ifadeleri kullandı:


"Güçlü insani, tarihi ve kültürel bağlarla perçinlenen Türkiye-Somali ilişkilerini çok yönlü bir iş birliği temelinde ele alıyoruz. Bu, geçici bir ilişki değil köklü ve kalıcı bir ilişkidir. Somali’nin egemenliğini, birliğini ve toprak bütünlüğünü hedef alan; bunu meşrulaştırmaya yeltenen hiçbir girişim asla kabul edilemez. Türkiye, dün olduğu gibi bugün de Somali’nin yanındadır. Biz, Somali’nin bölünmesine yönelik dayatmalara hiçbir zaman göz yummayacağız. Bir ilke olarak bu tavrımızdan geri dönmeyeceğiz. İşte bu nedenle İsrail’in Somaliland’i tanımaya yönelik girişimine açık ve net bir şekilde karşıyız. İsrail’in Filistin’de sürdürdüğü soykırım ve bölgesel siyasete yönelik saldırganlığını Afrika Boynuzu’na taşımasını istemiyoruz, buna göz yummayacağız. Somali’nin egemenliğini, birliğini ve toprak bütünlüğünü desteklemeye devam etmekte kararlıyız."



"Amacımız, sahada kapasite üreten ve Somali’nin kurumsal gücünü artıran projelerle iki ülkenin ortak refahına katkı sunmaktır"


Somali’nin balıkçılık alanındaki teknik kapasitesinin geliştirilmesi için iş birliklerinin olduğunu belirten Duran, "Somali’deki belki de en heyecan verici iş birliğimiz olarak uzay üssü projemizden bahsetmek istiyorum. Bu heyecan verici projenin, Türkiye ve Somali’nin uluslararası prestijini artırmasının yanı sıra güvenlik, savunma sanayii, teknoloji paylaşımı gibi birçok alanda yeni imkanlara vesile olacağını öngörüyoruz. Önümüzdeki dönemde Türkiye-Somali ortaklığını yalnızca mevcut başlıklarda değil; denizcilikten gıda güvenliğine, yenilenebilir enerjiden dijital dönüşüme, eğitimden sağlığa, lojistik ve yatırımlara kadar geniş bir yelpazede derinleştirme kararlılığındayız. Amacımız, sahada kapasite üreten ve Somali’nin kurumsal gücünü artıran projelerle iki ülkenin ortak refahına katkı sunmaktır" açıklamasında bulundu.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Sürecin yeni aşamasını uhulet ve suhuletle yöneterek Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge hedefimize vasıl olacağız" (2) Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Terörsüz Türkiye" sürecine ilişkin, "Sürecin yeni aşamasını uhulet ve suhuletle yöneterek Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge hedefimize vasıl olacağız" dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin TBMM’de gerçekleştirilen grup toplantısında konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin sanılandan çok daha büyük olduğunu dile getirerek, "Biz bu büyüklüğü her alanda olduğu gibi milli eğitim alanında da göstermeye, sağlıklı, bilgili, donanımlı, milli ve manevi değerlerini bilen, tanıyan, uygulayan ve yaşatan nesillerle asrın idrakine söyletmeye inşallah devam edeceğiz" dedi. "‘Terörsüz Türkiye sürecinde 16 aylık zaman diliminde kayda değer mesafeler alındı" Türkiye demokrasisine kurulan tuzaklara karşı hedeflerinden sapmayacaklarını vurgulayan Erdoğan, "Cumhur İttifakı olarak geçen yıl başlattığımız ve bir devlet projesi olarak yürüttüğümüz ‘Terörsüz Türkiye’ sürecinde 16 aylık zaman diliminde kayda değer mesafeler alındı. Hamdolsun ümit verici gelişmeler yaşandı. En son Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu, 5 Ağustos’tan bu yana sürdürdüğü müzakere ve mütalaalarını geçen hafta tamamladı. Komisyonda temsil edilen tüm siyasi parti gruplarının mutabakatıyla 47 kabul, 1 çekimser ve 2 ret oyuyla nihayet rapor onaylandı. AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak ilk günden itibaren sergilediğimiz yapıcı ve uzlaşmaya açık tutumu rapor aşamasında da aynen devam ettirdik. Komisyonun misyonunu layıkıyla yerine getirebilmesi için kritik kavşaklarda riske girmek dahil üzerimize ne düşüyorsa ziyadesiyle yaptık. Gerek Meclis Başkanımız, gerekse partimizi komisyon bünyesinde temsil eden arkadaşlarımız fevkaladenin fevkinde bir gayret gösterdiler" diye konuştu. "Rapor bir tavsiye belgesi olduğu kadar tarihi bir belge özelliğindedir" Cumhurbaşkanı Erdoğan, özellikle Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun odağının sapmasına, kuruluş gayesiyle ilgisi ve alakası olmayan gündemlerle ele alınmasına izin vermediklerini belirterek, şunları söyledi: "Hamdolsun diğer siyasi parti gruplarının da katkısıyla sürecin bir aşamasını daha suhuletle aşmayı başardık. 137 kurum ve kişinin dinlendiği, 4 bin 200 sayfa tutanağın tutulduğu kapsamlı bir istişare sürecinin ardından hazırlanan rapor, bundan sonra yapılması gerekenlere dair çok değerli bir yol haritası ortaya koydu. Şunu açık yüreklilikle ifade etmek isterim ki tam bir demokratik olgunluk, eksiksiz bir istişare ve siyasi tarihimizde örneği az görülen siyasi bir uzlaşma neticesinde kaleme alınan rapor, bir tavsiye belgesi olduğu kadar tarihi bir belge özelliğindedir. Rapor, Türkiye’nin ortak geleceğine, 86 milyonun kardeşliğinin bir kat daha sağlamlaştırılmasına atılan çok değerli bir imzadır." "Raporun içerisinden kelimeleri cımbızla çekerek spekülasyon yapma hevesinde olanların sürecin selametine hizmet etmediği aşikardır" Erdoğan, rapora ilişkin yapılan spekülasyonlar olduğunu sözlerine ekleyerek, "Raporun içerisinden kelimeleri cımbızla çekerek spekülasyon yapma hevesinde olanların sürecin selametine hizmet etmediği aşikardır. Meselenin memnuniyet verici yanı raporu ve süreci gölgelemek isteyenlerin azınlıkta olması, milletimizin ekseri çoğunluğuyla ‘Terörsüz Türkiye’ bölge hedefini tam manasıyla sahiplenmesidir. Rapora damga vuran uzlaşı ruhunu çok kıymetli buluyoruz. Siyaset kurumu özellikle bundan sonra atılacak adımlar açısından hem çok ciddi bir enerji hem de büyük bir güven toplamıştır" ifadelerine yer verdi. "Sürecin yeni aşamasını uhulet ve suhuletle yöneterek önce Terörsüz Türkiye, ardından terörsüz bölge hedefimize vasıl olacağız" Terörsüz Türkiye sürecinin yeni bir aşamasının başlayacağını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Partimizin ve ittifakımızın sorumluluğu biraz daha artacak. Meclisimiz yeni aşamada da elbette lokomotif rol üstlenecek. AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak aramızdaki dayanışmayı, eş güdümü ve iş birliğini doruğa çıkarmamız gereken bir döneme giriyoruz. Allah’ın izniyle sürecin yeni aşamasını da uhulet ve suhuletle yöneterek önce ‘Terörsüz Türkiye’, ardından ‘terörsüz bölge’ hedefimize vasıl olacağız. Bugüne kadar attığımız her adımda, verdiğimiz her kararda uygulamaya koyduğumuz her politikada devletimizin ciddiyetine yakışır biçimde şehit yakınlarımızı ve gazilerimizi incitmeden hareket ettik. Aynı şekilde devam edeceğiz. Değerli arkadaşlarım bunda kararlıyız. Hep söylüyorum. Büyük devlet olmak büyük düşünmekle mümkündür. Biz tarihiyle olduğu kadar vicdanı ve aklıyla da büyük bir devletiz. İnsanlığa asırlar boyunca nizam vermiş büyük bir milletiz. Onun için büyük düşüneceğiz, Türkiye Cumhuriyeti’nin gücüne güveneceğiz" açıklamasında bulundu. "Türkiye bölgesel ve küresel bir güç olma yolunda tarihi bir fırsat yakalamıştır, bunun önünü kimse kesemez" Türk milletinin ezeli ve ebedi kardeşliğine sonuna kadar inanacaklarının altını çizen Erdoğan, "Şurası bir gerçek ki Türkiye, 23 yıllık çetin mücadeleler neticesinde bölgesel ve küresel bir güç olma yolunda tarihi bir fırsat yakalamıştır. Bunun önünü kimse kesemez. Buna biz izin vermeyeceğiz. İnanıyorum ki milletim de izin vermeyecek. Ortak geleceğimizi özellikle hafızamızda iz bırakan acılar üzerine inşa edemeyiz. Umutları büyütmek, müşterek zeminimizi genişletmek mecburiyetindeyiz. Diğer partilerden de beklentimiz komisyondaki demokratik uzlaşmacı, müspet ve makul duruşlarını Meclis çalışmalarında da aynıyla devam ettirmeleridir. Bin yıllık kardeşliğin önünde bugüne kadar hiçbir fesat odağı duramadı. Bugün de sınırlarımızın ötesine taşan bu kucaklaşma ve muhabbet selinin önünde durmaya çalışanlar olursa o sel herkesi önüne katıp sürükleyecek ve bu topraklardan süpürecektir. Biz 23 yıldır yaptığımız gibi nefreti ve öfkeyi çoğaltan değil adaleti, hakkı, hukuku, demokrasiyi savunan tarafta yer alacak, herkesin bir olduğu, beraber olduğu, barış içinde kardeşçe yaşadığı bir Türkiye için mücadele edecek, bu uğurda gerektiğinde fedakarlıkta bulunmaktan asla çekinmeyeceğiz" şeklinde konuştu.