KÜLTÜR SANAT - 09 Ekim 2025 Perşembe 00:13

İletişim Başkanı Duran: "Ortak Türk Alfabesi, iletişim ve medya çalışmalarımıza yeni yollar açacaktır"

A
A
A
İletişim Başkanı Duran: "Ortak Türk Alfabesi, iletişim ve medya çalışmalarımıza yeni yollar açacaktır"

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, "Cumhurbaşkanımızın, ’Ortak Türk Alfabesi’yle ilk eserleri Türkiye olarak basacağımızı duyurması, bu anlamda kıymetli bir başlangıç olmuştur. Ortak Türk Alfabesi, iletişim ve medya alanındaki çalışmalarımıza da yeni yollar açacaktır" dedi.


Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, TRT Avaz’ın Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Itri Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen yeni yayın dönemi tanıtım programına katıldı. Programa ayrıca, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Kürşad Zorlu, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, TRT Genel Müdürü Mehmet Zahid Sobacı ve Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, siyasi partilerin temsilcileri, üniversite rektörleri ve milletvekilleri katıldı.


Programda bir konuşma gerçekleştiren İletişim Başkanı Burhanettin Duran, TRT Avaz’ın 4,5 milyon kilometrekareyi aşan geniş bir coğrafyada Türk dünyasını oluşturan 300 milyondan fazla insana hitap ettiğine değindi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da katıldığı, Azerbaycan’ın Gebele şehrinde düzenlenen Türk Devletleri Teşkilatı’nın 12. Zirvesi’nden bahseden Duran, zirvede Türk Devletleri Teşkilatı Üye ve Gözlemci Devletleri’nin tamamının yer aldığını aktardı. Zirvenin aile meclisinin tüm üyelerinin katılımıyla gerçekleşmesinin, Türk Dünyası’nın birlik ve beraberliği açısından dışarıdaki tüm taraflara yönelik önemli bir mesaj olduğunu vurgulayan Duran, "Teması, ’Bölgesel Barış ve Güvenlik’ olan zirve, teşkilatın hızla genişleyen ve çeşitlenen faaliyet alanları, görünürlüğü ve itibarı açısından yeni bir aşamayı kaydettik. Bu çerçevede Türk Devletleri Teşkilatı’nın kurumsal yapısı daha da tahkim oldu ve üye ülkeler arasındaki iş birliklerini daha fazla güçlendirme yönünde görüşmeler yapıldı" diye konuştu.



"Ortak Türk Alfabesi, iletişim ve medya çalışmalarımıza yeni yollar açacaktır"


Türk Devletleri Teşkilatı’nın 12. Zirvesi’nde alınan kararların Türk halkları, gönül coğrafyası ve insanlık için hayır getirmesini dileyen Duran, şöyle konuştu:


"Bildiğiniz üzere temeli 1992’de atılan ve 2021 yılında İstanbul Zirvesi ile nihai yapısına kavuşan Türk Devletleri Teşkilatı, kısa sürede Avrasya kıtasında yükselen stratejik bir güç odağı haline geldi. Bu birlikteliğin amacı Türk Devletleri arasında kapsamlı iş birliğini derinleştirmek, bölgesel ve küresel barış ile istikrara katkıda bulunmaktır. Türk Devletleri Teşkilatı, işte bu amaçlar yolunda çok önemli adımlar atmaktadır. Malum olduğu üzere küresel sistem her geçen gün yeni sınamalar ve tehditlerle bizim önümüzde. Böyle bir dönemde ortak dil, tarih ve kültürün taşıyıcısı olduğumuz Türk halklarıyla dayanışmaya daha fazla önem veriyoruz. Dayanışmanın temeli ortak dildir ve elbette ortak dilin inşa ettiği özgün düşünce mimarisidir. Dün Sayın Cumhurbaşkanı’mızın, ’Ortak Türk Alfabesi ile ilk eserleri Türkiye olarak basacağımızı duyurması, bu anlamda kıymetli bir başlangıç olmuştur. Ortak Türk Alfabesi, iletişim ve medya alanındaki çalışmalarımıza da yeni yollar açacaktır."



"TRT Avaz, ortak bir hafızayı kardeşlik ve birlik çağrısı haline getirmiştir"


Duran, İletişim Başkanlığı’nın Türk Devletleri Teşkilatı üyeleri ve gözlemci üye ülkelerle medya, iletişim ve enformasyon alanlarında 6 anlaşmaya imza attıklarını söyledi. Duran, "İşbirliklerimizi çok daha ileriye taşımak ve derinleştirmek için de kararlılıkla devam ediyoruz. Bu kararlılığın arkasında ne yatıyor? Türk dünyası sadece bir haritadan ibaret değildir. Türk dünyası, derin ve ulvi bir ideali temsil eden ortak dil, tarih, kültür ve gönül bağıyla birleşmiş bir medeniyet tasavvurudur. Bu ideal, geçmişin mirasını geleceğe taşıyarak Türk halklarının birlik, kardeşlik ve dayanışma içinde yükselmesini hedeflemektedir. Bu Türk dünyasının ortak hedefidir. Hepimizin geleceği için vardır. TRT Avaz, bu yüce idealin sesi, kültürel köprüsü ve ortak bir hafızayı Türk dünyasının kalbinden yükselen bir kardeşlik ve birlik çağrısı haline getirmiştir" ifadelerini kullandı.


TRT Genel Müdürü Sobacı ise konuşmasında, Türk devletleri arasındaki ilişkilerin bölgesel barış, ekonomik kalkınma ve kültürel iş birliği anlamında giderek daha da hayati bir önem kazandığını belirterek, "İşte bu bağlamda, 2009 yılında TRT Avaz kanalımızın kurulmasıyla TRT, çok büyük bir boşluğu doldurdu. Büyük mütefekkir İsmail Gaspıralı’nın ’dilde, fikirde, işte birlik’ ilkesini düstur edinen kanalımız, Türk soylu halkların yaşadığı bu geniş coğrafyanın ortak sesi olma misyonunu üstlendi. TRT ailesi olarak o günden bugüne, Türkiye ile Türk dünyası arasında ’gönül köprüleri’ kurmayı, ortak değerlerimizi, tarihi mirasımızı ve kültürel zenginliklerimizi ekranlara taşımayı sürdürüyoruz" dedi.


Açılış konuşmalarının ardından tanıtım videoları, konser ve stand-up gösterisi yapıldı.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir Yaşar Üniversitesi’ne EBSO’dan anlamlı ödül Yaşar Üniversitesi’nin üniversite-sanayi iş birliğine katkı sağlayan çalışmaları sanayiciler tarafından ödüllendirildi. Üniversite-sanayi iş birliğinin güçlendirilmesi, bölgesel AR-GE kapasitesinin geliştirilmesi ve iyi uygulama örneklerinin görünür kılınarak ekosistemin teşvik edilmesi amacıyla, Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO) tarafından bu yıl ilk kez düzenlenen "Üniversite-Sanayi İş Birliği Projeleri Ödülleri" sahiplerini buldu. Yaşar Üniversitesi, yenilikçi fikirlerle üniversite-sanayi iş birliğinin katma değere dönüşümüne olan desteklerinden dolayı "Üstün Hizmet Onur Ödülü"ne layık görüldü. Yaşar Üniversitesi ve May Agro Tohumculuk tarafından ortak olarak yürütülen "Tarla Bitkisi Verim Tespit Yöntemi Projesi" Üniversite- Sanayi İş Birliği kategorisinde ödül aldı. Ayrıca üniversite-sanayi iş birliğinin gelişerek güçlenmesine katkı sağladığı ve değer yarattığı için Yaşar Holding’e "Üstün Hizmet Ödülü" verildi. Teknoloji üssü EBSO Yönetim Kurulu Başkanı Ender Yorgancılar İzmir’in sanayisi ve üniversiteleri ile bir teknoloji üssü olabileceğini belirterek, "Üniversite-sanayi iş birliğinin tohumlarını 1986 yılında Ege Üniversitesi ile attık. Rotamız belli. Hedefimiz destekleyecek eğitim ve sonuç odaklı çalışma ile bu iş birliğini Türk sanayisini geliştirecek bir noktaya taşıdık. Birçok üniversite ile çalışmalar yürütüyoruz. Üniversitelerde bilgi var, sanayicide girişim var. Sanayiciler olarak üniversitelerdeki bu bilgiyi almaya hazırız. İzmir’de üniversiteler ve teknoloji merkezleri ile bu kentin bir teknoloji üssü haline gelmesi için hiçbir engel yok" dedi. "İş birliği genlerimizde var" Yaşar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Levent Kandiller, üniversitenin genlerinde sanayi ile iş birliği olduğunu vurgulayarak şunları söyledi: "Kurucu vakfımızın arkasında birçok değerli sanayi kuruluşunu barındıran Yaşar Holding var. Üniversitemiz kurulurken bu iş birliği genlerinde vardı. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın İzmir’de üniversite-sanayi iş birliği için görevlendirdiği akademisyenlerden biriyim. Bu amaçla hem organize sanayi bölgelerinde hem de kendi topluluğumuz içinde Ege Bölgesi’nin sanayi kuruluşları ile ortak çalışmalar yürütüyoruz. Çok güzel projelere imza atıldı. Ege Bölgesi Sanayi Odası’na çalışmalarımıza değer vererek ödüllendirdiği için teşekkür ederiz." "Tarla Bitkisi Verim Tespit Yöntemi Projesi" ile ‘Üniversite-Sanayi İş Birliği’ kategorisinde ödül alan May Agro Tohumculuk’un Ar-ge Müdürü Dr. İlker Özmen de, "Yaşar Üniversitesi ile drone ile verim tahminine dayalı bir proje geliştirdik. Pamuğun daha hasat edilmeden verimini tespit etmeyi amaçladık. Başarılı da olduk. Bu daha başlangıç pamuk hastalıkları gibi stres faktörleri ile ilgili çalışmalarımız devam edecek. Projemizin ödüle layık görülmesi bize motivasyon oldu" dedi. Yaşar Üniversitesi Yönetim Bilişim Sistemleri Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Komesli ve May-Agro Tohumculuk San. ve Tic. A.Ş. Ar-Ge Mühendisi Dr. Aslı Keçeli ile yapay zeka destekli yazılımı geliştiren Yaşar Üniversitesi Yazılım Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Süleyman Ünlütürk, yazılım sayesinde pamukta verimlilik artarken, üretim maliyeti ve risklerin azaldığını söyledi. Prof. Dr. Ünlütürk, "Çalışma, İHA ve yapay zeka teknolojilerinin tarımsal üretimde nasıl kullanılabileceğini ve bu teknolojilerin pamuk verimi tahmininde geleneksel yöntemlere göre sağladığı avantajları ortaya koyuyor. Bu yenilikçi yaklaşım, ile daha hasat etmeden verim tahmini yapılabiliyor" dedi. Yaşar Holding’e büyük onur Üstün Hizmet Ödülü’nü, Yaşar Holding adına alan Pınar Et ve Çamlı Yem Başkan Yardımcısı Tunç Tuncer, Yaşar Topluluğu olarak çalışmalarında her zaman bilimi öncelik olarak gördüklerini belirterek, "Yaşar Holding sanayinin öncü kuruluşlarının bir araya gelmesinden oluşuyor. Kuruluş felsefesinde bilim var. Mottosu "Bilim, Birlik, Başarı". Bilim ile sanayi birleşince başarı doğal bir sonuç. Şirketlerimiz ve Yaşar Üniversitesi de bu temel felsefe ile Kurucumuz ve Onursal Başkanımız Selçuk Yaşar’ın vizyonuyla hayata geçti. Bugün aldığımız ödüller bu yaklaşımın değerli bir göstergesi." diye konuştu.
Sakarya 46 yıl sonra ortaya çıktı: Gölet çöktü, su yer altından başka noktadan çıktı Sakarya’nın Kaynarca ilçesinde yaklaşık 46 yıl önce kapatıldığı öğrenilen bir mağara, meydana gelen çökme sonrası yeniden ortaya çıktı. Gölet suyunun aniden boşalması ve farklı bir noktadan yeniden yüzeye çıkması mahallede tedirginliğe sebep oldu. Güven Mahallesi Dınbazlar Sokak’ta bulunan doğal oluşum gölette meydana gelen olayda, mağaradan gelen suyun içme suyunu karıştığı gerekçesiyle yaklaşık 46 yıl önce Köylere Hizmet Götürme Birliği tarafından kapatılan mağaranın ağzında çökme meydana geldi. Çökmenin ardından göletteki su kısa sürede boşalırken, suyun yer altından ilerleyerek yaklaşık 1 kilometre uzaklıktaki Güven Mahallesi’nde bulunan bir su dere yatağından çıktığı gözlendi. Mahalle sakinleri, mağaranın köyün altından uzanan geniş bir yer altı hattına sahip olduğunu ve yıllar önce suyun içme kaynaklarına karışması sebebiyle Köylere Hizmet Götürme Birliği tarafından kapatıldığını ifade etti. Yaşanan çökme ile birlikte yer altındaki su hareketliliğinin yeniden ortaya çıkması, bölgede benzer çökmelerin yaşanabileceği endişesini de beraberinde getirdi. Olay sonrası Sakarya Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi (SASKİ) ekipleri bölgede geniş çaplı inceleme başlattı. Ekipler, hem gölet çevresinde hem de mahallede farklı noktalarda kontroller gerçekleştirerek suyun akış yönü, zemin yapısı ve muhtemel risklere ilişkin teknik değerlendirmelerde çalışmalarını sürdürüyor. Ayrıca göletin büyük bir bölümünden suyun çekilmesiyle birlikte acı bir tablo da ortaya çıktı. Suyun çekilmesiyle birlikte gölette yaşayan çok sayıda balık akıntıyla yer altına sürüklenirken, bazı balıklar ise çekilen suyun ardından çamurda mahsur kaldı. Çökmeyle yok olan gölet ve çökme alanı dron ile görüntülendi.