POLİTİKA - 04 Aralık 2025 Perşembe 13:31

İletişim Başkanı Duran: "Sudan’daki istikrarsızlık, küresel deniz ticareti açısından seyrüsefer güvenliğini ciddi şekilde tehdit ediyor"

A
A
A
İletişim Başkanı Duran: "Sudan’daki istikrarsızlık, küresel deniz ticareti açısından seyrüsefer güvenliğini ciddi şekilde tehdit ediyor"

İletişim Başkanı Burhanettin Duran, "Afrika’nın Kalbinde Süregelen Çatışma: Sudan’da Barış Arayışı" panelinin açılışında yaptığı konuşmada, "Kızıldeniz’e kıyısı olan Sudan’daki istikrarsızlık, küresel deniz ticareti açısından hayati öneme sahip bu koridorda seyrüsefer güvenliğini ciddi şekilde tehdit ediyor" dedi.


İletişim Başkanlığı’nda düzenlenen "Afrika’nın Kalbinde Süregelen Çatışma: Sudan’da Barış Arayışı" paneline, Sudan’ın Ankara Büyükelçisi Nadir Yousif Eltayeb ile çok sayıda davetli katıldı. Panelde yaptığı konuşmada Türkiye’nin Afrika politikası ve kıtayla gelişen ilişkilerini değerlendiren İletişim Başkanı Duran, Türkiye’nin Afrika’ya yönelik yaklaşımının "salt bağış veya hibe odaklı" bir zemine dayanmadığını vurgulayarak, "Afrika sorunlarına Afrikalı çözümler" ilkesi temelinde kıtanın "daha müreffeh, barış içinde bir gelecek vizyonunu" paylaştıklarını belirtti. Duran, Türkiye burslarından bugüne kadar 15 binden fazla Afrikalı öğrencinin yararlandığını, hâlihazırda 65 bini aşkın Afrikalı öğrencinin Türkiye’de yükseköğretime devam ettiğini bildirdi. Türkiye Maarif Vakfı’nın 27 Afrika ülkesinde yaklaşık 25 bin öğrenciye eğitim verdiğini aktaran Duran, ticaret hacminin son yıllarda katlanarak arttığını ve ticaret hacminin 2024 yılı sonunda 36,6 milyar dolara çıktığını söyledi. Türkiye’nin bu hacmi önümüzdeki dönemde 50 milyar dolara çıkarmayı hedeflediğini vurgulayan Duran, Türkiye’nin kıtanın ekonomik kalkınmasına, kapasite geliştirme çabalarına ve güvenlik alanındaki ihtiyaçlarına destek sağlandığını ifade ederek, savunma sanayii alanındaki ikili işbirliklerinin de giderek güçlendiğini belirtti.


Türkiye’nin gerektiğinde kolaylaştırıcı ve arabulucu bir rol üstlendiğine dikkat çeken Duran, "Afrika’nın sorunlarına Afrikalı çözümler" ilkesine bağlı kaldıklarını ve kıtadaki bölgesel örgütlerle işbirliğine önem verdiklerini söyledi. Afrika ülkelerinin Türkiye’yi "güvenilir ortak" olarak görmesinin işbirliklerini daha da geliştirdiğini belirten Duran, "Afrika kendi sorunlarını çözebilecek kapasitededir ancak Afrikalı kardeşlerimizin onları dinleyen ve anlayan uluslararası ortaklara ihtiyacı vardır" dedi.


Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın birçok konuşmasında atıfta bulunduğu Sudan’ın toprak bütünlüğü konusunu hatırlatan Duran, "2023’te başlayan iç çatışmalar acil bir çözümü gerektiren konuma geldi. Dünya belki Sudan’da ne yaşandığına pek dikkat etmiyor ama Sudan’da büyük bir dram yaşanıyor. Çok sayıda insanın yardıma ihtiyaç duyduğu bir süreç yaşanıyor. 2023 Nisan ayında Sudan Silahlı Kuvvetleri ile Hızlı Destek Kuvvetleri arasında başlayan bu çatışma sonucu bugün 31 milyona yakın kişinin insani yardım ihtiyacı içerisinde olduğu, 9 milyona yakın insanın ülke içinde yerinden edildiği ve 3 milyon Sudan’ın komşu ülkelerde mülteci durumunda olduğunu görüyoruz" şeklinde konuştu.



"Sudan’daki istikrarsızlık, küresel deniz ticareti açısından seyrüsefer güvenliğini ciddi şekilde tehdit ediyor"


Sudan’daki durumun ülke sınırlarını aşarak bölgesel ve küresel ölçekte sorun oluşturduğuna dikkati çeken Duran, "Komşu ülkelerde çeşitli listeler altındalar. Etiyopya, Güney Sudan, Çat ve Orta Afrika Cumhuriyeti gibi ülkeler de bir şekilde bu konuyla alakalanmak durumunda kalıyor. Bütün bunlar hem Sudan’ın kendi çatı iç çatışmasındaki yıkıcılığı hem de büyük bir maliyet üreten ekonomik anlamda da, insanlık kayıpları anlamında da bir çatışmanın artık sona ermesi gerektiğini gösteriyor. Kızıldeniz’e kıyısı olan Sudan’daki istikrarsızlık, küresel deniz ticareti açısından hayati öneme sahip bu koridorda seyrüsefer güvenliğini ciddi şekilde tehdit ediyor. Böyle baktığımızda Sudan’da istikrarı sağlamakla Kızıldeniz ve Afrika Boynuzu güvenliğinin sağlanamayacağı açıktır. Böyle baktığımızda hem Arap dünyası açısından hem Batı ülkeleri, hem de dünyanın diğer aktörleri açısından burada bir mücadelenin gerçekleştiğini ve bu mücadelenin aslında Sudan halkına zarar veren bir noktaya geldiğini görüyoruz. Bu olaya müdahil olan ülkelerin oturarak bu meselenin çözümünde istikrar sağlayıcı, barış getireceği bir konumda olmaları gerekiyor" ifadelerini kullandı.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Hürmüz’deki kriz elektrikli araçlara olan ilgiyi arttırdı ABD ve İsrail’in İran’a saldırması petrol fiyatlarını küresel çapta hızla yükseltirken, tüketicilerin elektrikli araçlara olan ilgisini arttırdı. Orta Doğu’da İran merkezli gerilimin savaşa dönüşmesiyle küresel petrol piyasasında yaşanan arz daralması, Avrupa’da akaryakıt fiyatlarını kısa sürede sert şekilde yukarı çekti. Kıta genelinde benzin fiyatları ortalama yüzde 10’un üzerinde artış gösterirken, bazı ülkelerde litre fiyatı 2 euro (103 Türk Lirası) seviyesini aştı. Bu gelişme, yalnızca enerji piyasalarını değil, otomotiv sektörünü de doğrudan etkiledi. Yakıt maliyetlerindeki hızlı artış, tüketicilerin araç tercihlerinde ani bir değişime yol açtı. Özellikle günlük kullanım maliyetini düşürmek isteyen kullanıcılar, içten yanmalı motorlu araçlardan uzaklaşarak elektrikli modellere yönelmeye başladı. Uygun fiyatlar ilgi çekiyor Elektrikli araçlara olan talep artışı aslında son dönemde kendini daha da hissettiren bir durum ancak bu kez dikkat çeken fark, büyümenin sıfır araçlardan ziyade ikinci el pazarında yoğunlaşması. Yabancı basın kaynakları Fransa’da ikinci el elektrikli araç satışları son üç haftada iki katına çıktığı belirtilirken, Almanya’da kullanıcıların elektrikli araç aramalarının üç katına ulaştığı ifade ediliyor. Benzer şekilde Hollanda, Belçika ve İskandinav ülkelerinde de ikinci el elektrikli araç ilanlarına olan ilgi ciddi oranda artmış durumda. Öte yandan Türkiye’deki satış danışmanları, benzin ve mazot fiyatlarının artmasının ardından tüketicilerin elektrikli otomobillere olan ilgisinin arttığını belirtiyor.
İzmir Algoloji uzmanları İzmir’de buluştu; ağrı pili uygulamasını akıllı gözlükle anlık olarak izledi Çiğli Eğitim ve Araştırma Hastanesi Algoloji Kliniği öncülüğünde düzenlenen bilimsel etkinlikte, spinal kord stimülatörünün (ağrı pili) horizontal teknikle dorsal root ganglion (DRG) bölgesine yerleştirilmesine yönelik canlı vaka uygulaması başarıyla gerçekleştirildi. Türk Algoloji Ağrı Derneği ve Ege Ağrı Platformu iş birliğiyle düzenlenen bilimsel etkinlikte Türkiye’de bir ilke imza atıldı. Etkinlik kapsamında, spinal kord stimülatörünün (ağrı pili) horizontal teknikle dorsal root ganglion (DRG) bölgesine yerleştirilmesine yönelik canlı vaka uygulaması başarıyla gerçekleştirildi. İleri teknoloji kullanılarak yapılan canlı vaka sunumu, akıllı gözlük teknolojisi aracılığıyla katılımcılara anlık olarak aktarıldı. Bu sayede programa katılan hekimler, uygulamayı detaylı şekilde izleme ve interaktif öğrenme imkânı buldu. Programın dikkat çeken başlıklarından birini ise Boston Scientific tarafından geliştirilen ve Türkiye’de ilk kez tanıtımı yapılan spinal kord stimülatör simülatörü oluşturdu. Daha önce Amerika ve Avrupa’daki eğitimlerde kullanılan simülatör ile katılımcılar, uygulama maketi üzerinde pratik eğitim alma fırsatı yakaladı. Yaklaşık 50 algoloji uzmanının katıldığı etkinlik, ağrı tedavisi alanında önemli bir eğitim platformu sunarak Türkiye’deki uygulamaların gelişimine katkı sağladı. Programa; İzmir Bakırçay Üniversitesi Rektörlüğü ve Tıp Fakültesi Dekanlığı, İzmir İl Sağlık Müdürlüğü, hastane yöneticileri ile dernek yönetim kurulu üyeleri katıldı. Sempozyum başkanlığını yürüten Doç. Dr. Edip Gönüllü, uluslararası literatüre dayanan geniş vaka serilerine ilişkin bilimsel çalışmalarını ekibiyle birlikte katılımcılarla paylaştı.
Antalya Lara Sahili’nde öğrencilerden bilimsel temizlik Antalya Muratpaşa Belediyesi 30 Mart Uluslararası Sıfır Atık Günü kapsamında Lara Sahili’nde gerçekleştirilen plaj temizliği etkinliğine öncülük etti. Gerçekleştirilen çalışmada toplanan atıklar bilimsel yöntemlerle analiz edilerek kıyı kirliliğinin kaynağına inildi. Muratpaşa Belediyesi’nin öncülüğünde, Türkiye Çevre Eğitim Vakfı (TÜRÇEV), Lara Turizm Yatırımcıları Birliği (LATUYAB) ve Çevre Mühendisleri Odası Antalya Şubesi iş birliğiyle düzenlenen etkinlikte, klasik kıyı temizliğinin ötesine geçilerek bilimsel temelli Marine Litter Watch (MLW) çalışması yapıldı. Çalışmaya, İstek Okulları Lara, Özel Antalya Akant Okulları ve Antalya Yediiklim Okulları’ndan katılan öğrenciler, sahada ‘araştırmacı’ kimliğiyle görev aldı. Topladıkları atıkları plastik, metal, cam ve benzeri kategorilere ayıran öğrenciler, hem veri topladı hem de çevre bilinci konusunda uygulamalı eğitim aldı. Öğrenciler yalnızca atık toplamakla kalmadı. Kıyılardaki kirliliğin kaynağına inmek ve kalıcı çözümler üretmek amacıyla "veriyle koruma" yaklaşımıyla hareket etti. Bulunan atıkları türlerine göre sınıflandıran kayıt altına alan öğrenciler, gözlemlerini raporladı. Yıl içerisinde aynı bölgede dört kez tekrarlanacak olan çalışma ile ayrıca mevsimsel değişimler de takip edilecek. Toplanan veriler doğrultusunda, kıyı kirliliğinin kaynağı tespit edilerek önleyici adımlar atılması planlanıyor. Öğrencilerin gözlemlerinden oluşan raporların ise geleceğe yönelik çözüm önerileri geliştirmeye katkı sunması hedefleniyor. Atıklar bilimsel verilerle izleniyor Türkiye Çevre Eğitim Vakfı (TÜRÇEV) Antalya İl Koordinatör Yardımcısı Gözde Gönültaş, etkinlik kapsamında uygulanan Marine Litter Watch (MLW) programının Avrupa Çevre Ajansı tarafından yürütülen bir ‘deniz çöpü izleme programı’ olduğunu belirtti. Gönültaş, "Burada atıkları belli bir alanda topladıktan sonra karakterizasyona sokarız. Daha sonra sınıflandırılan atıkları, her birinin kendine ait kodlarıyla Avrupa Çevre Ajansı’nın sistemine giriyoruz" dedi. Programın en önemli yönünün düzenli veri takibi olduğuna dikkat çeken Gönültaş, "MLW yapılırken belirlenen aynı alanda yılda dört kez çalışma gerçekleştiriliyor. Böylece atık çeşitliliğinin değişimi izlenerek bilimsel bir sonuca ulaşılıyor" diye konuştu. Çalışmanın farkındalık ve veri üretimi açısından önemli olduğunu vurgulayan Gönültaş, Türkiye genelinde birçok yerel yönetimle birlikte çalıştıklarını dile getirdi. Gönültaş, en yoğun karşılaşılan atık türüne ilişkin ise, "Yaptığımız karakterizasyon çalışmalarında en fazla izmarit atığıyla karşılaşıyoruz. İzmarit bir plastik atık ve sahillerimizde ciddi bir yoğunluk oluşturuyor" değerlendirmesinde bulundu. Etkinliğe katılan öğrenciler de sahilde karşılaştıkları kirliliğe dikkat çekerek çevre bilincinin önemini vurguladı. İstek Okulları öğrencisi Bade Akbuğa, "Lara Plajı’na çöp toplamaya geldik. Sahilde ve mangal alanlarında plastik, izmarit gibi çeşitli atıklar var. Bu atıkları toplayarak ayrıştıracağız" dedi. Özel Antalya Akant Koleji öğrencisi Deniz Işılak ise çalışmaların sistemli şekilde yürütüldüğünü belirterek, "Çöpler kategorize edilerek toplanıyor. Belirli renk alanlarındaki poşetlere depo ediliyor. Toplanan atıklar, ayrıştırma kategorisinde görevli arkadaşlarımız tarafından ayrılarak gerekli kurum ve kuruluşlara gönderiliyor" ifadelerini kullandı. Sahilde en çok karşılaştıkları atık türlerine de değinen Işılak, "Genel olarak sigara izmariti gibi insanların hızlı tükettiği ve doğada yok olmayan atıklarla karşılaştık. Bu üzücü bir durum olsa da biz burada üzerimize düşen görevi yerine getirerek çevreyi arındırmaya çalışıyoruz" diye konuştu.
Muğla Muğla Büyükşehir Belediyesi Bisiklet Takımı Alanya’da birincilik kürsüsüne çıktı Muğla Büyükşehir Belediyesi Bisiklet Takımı, Alanya’da düzenlenen Uluslararası Bisiklet Birliği (UCI) Syedra Yarışı’nda önemli bir başarıya imza attı. 150 kilometrelik zorlu etapta mücadele eden Muğla temsilcisi, güçlü rakiplerini geride bırakarak birincilik kürsüsüne çıktı. 26 Nisan’da başlayacak Cumhurbaşkanlığı Bisiklet Turu (Tour of Türkiye) öncesinde sporcuların form durumlarını test ettiği önemli organizasyonlardan biri olarak görülen Uluslararası Bisiklet Birliği (UCI) Syedra Yarışı’na, 29 ülkeden çok sayıda kıta takımı katıldı. Yüksek tempolu ve büyük çekişmeye sahne olan yarış, uluslararası spor kanalı Eurosport’tan da canlı olarak yayınlandı. Muğla Büyükşehir Belediyesi Kıta Bisiklet Takımı adına yarışan Kazakistanlı sporcu Rudolff Remkhi, sergilediği üstün performansla varış çizgisini ilk sırada geçerek altın madalyanın sahibi oldu. Yarışta Japon VC Fukuoka takımından Benjamin Prades Reverter ikinci sırayı alırken, Çin merkezli Li Ning Star takımının sporcusu Calum Johnston ise üçüncü olarak podyuma çıkan diğer isimler oldu. Cömert: "Bu başarı tesadüf değil" Muğla Büyükşehir Belediyesi Kıta Bisiklet Takımı Koordinatörü İlker Cömert, elde edilen derecenin uzun süredir verilen emeğin bir sonucu olduğunu söyledi. Cömert: "Bu bizim için adeta bir hayalin gerçeğe dönüşmesi oldu. Sporcularımızın özverili çalışmaları ve takım ruhu bu başarıyı getirdi. Bizlere her zaman destek olan Muğla Büyükşehir Belediye Başkanımız Ahmet Aras’a teşekkür ediyoruz. Türkiye’de sadece 4 kıta takımı bulunuyor ve bu takımlardan biri de Muğla Büyükşehir Belediyesi Kıta Bisiklet Takımıdır" dedi. Alanya’daki zaferle moral bulan Muğla Büyükşehir Belediyesi bisiklet ekibi, gözünü şimdi Cumhurbaşkanlığı Bisiklet Turu’na çevirdi.