EKONOMİ - 15 Ocak 2026 Perşembe 12:33

İllerin teknolojik gelişmişlik endeksinde ilk sırada Ankara, ikinci sırada İstanbul yer aldı

A
A
A
İllerin teknolojik gelişmişlik endeksinde ilk sırada Ankara, ikinci sırada İstanbul yer aldı

Ankara Sanayi Odası’nın (ASO) hazırladığı İllerin Teknolojik Gelişmişlik Endeksi ASO-İLTEK 2025’e göre teknolojik gelişmişlikte Ankara birinci, İstanbul ise ikinci sıradaki yerini korudu. Söz konusu iki şehir, diğer illerle aralarında farkı açarak kendi ligini de oluşturdu.


ASO, Türkiye’de ilk kez geçen yıl açıklanan İllerin Teknolojik Gelişmişlik Endeksi ASO-İLTEK’in 2025 yılı sonuçlarını açıkladı. Teknolojik gelişmişlikte Ankara birinci, İstanbul ise ikinci sıradaki yerini korurken, bu iki şehir diğer illerle aralarında farkı açarak kendi ligini oluşturdu. 81 ilin 5 farklı alt endeks ve 37 değişkene göre değerlendirildiği ASO-İLTEK 2025 sonuçlarına göre Ankara ve İstanbul’u sırasıyla Eskişehir, Kocaeli, İzmir, Kayseri, Bursa ve Sakarya takip etti.


ASO Başkanı Seyit Ardıç, ASO-İLTEK 2025 sonuçlarının açıklandığı basın toplantısında Türkiye’nin teknoloji yolculuğunu ve endeks sonuçlarını değerlendirdi. Teknoloji alanında çok sayıda söylem ve stratejiye rağmen karşılaştırılabilir ve bütüncül bir haritanın eksikliğine dikkat çeken Ardıç, ASO-İLTEK’in bu ihtiyaçtan doğduğunu ifade etti. Amacın şehirleri yarıştırmak değil, kapasiteleri ölçmek, başarıyı görünür kılmak, riskleri erkenden teşhis etmek ve Türkiye’nin yüksek katma değerli üretime geçişini hızlandırmak olduğunu vurgulayan Ardıç, bu yıl ilk kez üç yıllık veri setinin analiz edildiğini belirtti. Ardıç, "Hangi illerin yükseldiğini, hangilerinin yerinde saydığını veya sessizce irtifa kaybettiğini artık somut verilere bakarak net biçimde görebiliyoruz. Çünkü teknoloji tek seferlik bir sıçrama değildir. Uzun soluklu bir maratondur. Bir endeksin gerçek değeri de tam burada ortaya çıkar. Tek bir yıl size bulunduğunuz noktayı gösterir zaman içindeki veri de hangi yöne gittiğinizi belirtir. Ankara Sanayi Odası olarak amacımız; Türkiye’nin teknoloji yolculuğunu yerel düzeye uzanan ve süreklilik taşıyan kurumsal bir hafızayla izlemek ve yön göstermektir. Bu nedenle ASO-İLTEK’i bir yayın değil, Türkiye’nin teknoloji navigasyonu olarak görüyoruz" açıklamasında bulundu.


Teknolojinin ülkelerin gelişimini, şehirlerin yönünü ve kurumların ömrünü belirleyen ana eksen olduğunu söyleyen Ardıç, birçok ülkenin teknoloji üzerine inşa edilen yeni ekonomi, ticaret, sanayi politikalarını formüle ettiğini dile getirdi.



"Ankara ve İstanbul diğer illerden net biçimde ayrışmaya başladı"


ASO-İLTEK 2025 sonuçlarına göre Türkiye’nin tek parça bir teknoloji ülkesi olmadığını, üç farklı teknoloji katmanından oluştuğunu belirten Ardıç, "Birinci katmanda Ankara ve İstanbul vardır ve bu büyük iki ilimiz 2025’te diğer tüm illerden daha net biçimde ayrışmaya başlamış, kendi ligini oluşturmuştur. Ankara teknoloji üretiminde, İstanbul ise ticarileşmede liderliklerini pekiştirmiştir" değerlendirmesinde bulundu.


İkinci katmanda Kocaeli, Eskişehir, Bursa, İzmir ve Kayseri gibi güçlü sanayi altyapısına sahip ancak teknoloji eşiklerinde zorlanan illerin yer aldığını söyleyen Ardıç, geçen yıl üst ligde yer alan Eskişehir ve Kocaeli’nin bir alt kategoriye düşmüş olmasının dikkat çekici olduğunu belirterek, "Bu tablo, güçlü üretim yapısının tek başına yeterli olmadığını, dijitalleşme ve Ar-Ge’ye hız vermeyen sanayi merkezlerinin güç kaybettiğini gösteriyor" dedi.



"Üretimi güçlü ama dijital altyapısı zayıf iller geri düşüyor"


Üçüncü katmanda ise potansiyeli olan fakat bunu harekete geçirmekte zorlanan geniş bir çeper bulunduğunu belirten Ardıç, en alt teknoloji kategorisindeki il sayısının 16’dan 18’e çıkmasının teknoloji dönüşümünün tabana yayılmasında sorun olduğuna işaret ettiğini söyledi. Ardıç, "Bu tablo bize Türkiye’nin teknoloji haritasında Ankara ve İstanbul’un ayrışmaya başladığına, diğer büyük sanayi kentlerinin ise zorlandığına işaret etmektedir. İller arasındaki farkın ana nedenini; fiber altyapı, geniş bant ve dijital erişim kalitesi oluşturuyor. Üretimi güçlü ama dijital altyapısı zayıf iller teknolojik gelişmişlikte geri düşüyor" diye konuştu.


ASO-İLTEK 2025 sonuçlarının Türkiye’nin teknoloji üretim üssünün Ankara olduğunu gösterdiğini belirten Ardıç, araştırma ve yenilikçilik kapasitesinde ilk sırada olan Ankara’nın teknoloji üretiminde liderliğini güçlendirdiğine dikkat çekti.



"Savunma sanayii teknoloji atılımı için kuvvetli bir kaldıraç"


Ardıç, ASO-İLTEK 2025’in temasını ‘Savunma Teknolojileri’ olarak belirlediklerini ifade ederek, savunma sanayiinin yalnızca güvenlik alanı olmadığına, ekonominin yenilik ve teknoloji atılımı için kuvvetli bir kaldıraç görevi üstlendiğine dikkat çekti. Ankara’nın savunma sanayiindeki birikiminin, elektronik, yazılım, havacılık ve uzay gibi birçok alana yayılan çarpan etkisi ürettiğini söyleyen Ardıç, şöyle devam etti:


"Türkiye’nin kilogram başına ihracat değeri 1,57 dolar iken, savunma ve havacılık sektöründe bu rakam tam 44 kat yükselerek 65 dolara çıkmaktadır. Bu nedenle Ankara’da geliştirilen teknoloji yalnızca belirli bir sektörü değil; Türkiye’nin yüksek katma değerli üretim kapasitesini bütünüyle ileri taşımaktadır. Bu başarıyı sürdürülebilir kılmak için yeni bir perspektife daha ihtiyacımız var. Teknolojiyi üretmek kadar, insan kaynağını çekmek ve elde tutmak da kritik hale gelmiştir. Endeks sonuçları, Ankara’nın yetenek havuzunu genişletmesi ve yaşam kalitesi unsurlarını güçlendirmesi gerektiğini de açık biçimde işaret etmektedir. Ankara’nın teknoloji liderliği doğru adımlarla desteklendiğinde Türkiye’nin geleceğini belirleyecek en kritik kaldıraçlardan biri olacaktır."



"Ankara derin teknolojinin, İstanbul ise dijital altyapının merkezidir"


Türkiye’nin teknoloji omurgasını oluşturan Ankara ve İstanbul’un güçlerini farklı başlıklardan aldığını ve birbirlerinin tamamlayıcısı olduğunu söyleyen Ardıç, "Ankara araştırmanın, savunma sanayiinin ve derin teknolojinin, İstanbul ise dijital altyapının, finansın ve küresel bağlantıların merkezidir" dedi.


Ardıç, bu iki merkezde üretilen teknoloji gücünün Anadolu’ya yayılmayı gerektiğini vurgulayarak, "ASO-İLTEK’in en kritik uyarılarından biri burada ortaya çıkıyor. Kocaeli, Eskişehir, Bursa ve İzmir gibi güçlü sanayi merkezlerimiz, dijitalleşme, Ar-Ge ve teknoloji çıktıları aynı anda ilerlemezse, irtifa kaybının kaçınılmaz olduğunu gösteriyor. Dün bizi taşıyan sanayi modeli, yarının teknoloji yarışında tek başına yeterli olmayacak. Bu bir mevcut sanayi yapısı veya politikası eleştirisi değildir. Sanayimizi daha güçlü bir geleceğe hazırlama çağrısıdır" değerlendirmesini yaptı.



"Kayseri’nin patent, tasarım ve teknoloji tescillerindeki performansı, Anadolu’dan güçlü bir teknoloji mesajı vermekte"


ASO-İLTEK sonuçlarının umut veren örnekler de sunduğunu ve Kayseri’nin bunlardan biri olduğunu belirten Ardıç, "Kayseri’nin patent, tasarım ve teknoloji tescillerindeki performansı, Anadolu’dan güçlü bir teknoloji mesajı vermektedir. Doğru ekosistem kurduğunda Anadolu’nun yüksek teknoloji ligine çıkabileceğini göstermektedir" şeklinde konuştu.



"Türkiye’nin sorunu teknoloji eksikliği değil, teknolojide eşik atlayamamak"


ASO-İLTEK sonuçlarının herkese bulunduğu yerden daha ileriye gitme mesajı verdiğini söyleyen Ardıç, politika yapıcılara, iş dünyasına, üniversitelere şu mesajı verdi:


"Tek tip teşvik anlayışı artık yeterli değildir. İl bazında veri temelli ve hedefli sanayi politikalarına ihtiyacımız vardır. Geleneksel üretim hâlâ değerli ama dijitalleşme ve yenilikle desteklemezsek rekabetçi olamayız. Üniversitelerin bilgi üretmesi çok kıymetlidir. Ama o bilgi şehirle ve sanayiyle buluşmadıkça beklenen dönüşüm gerçekleşmez. Türkiye’nin sorunu teknoloji eksikliği değildir, teknolojide eşik atlayamamaktır. Teknolojik dönüşüm bir merdivendir. Doğru basamağa basmazsanız düşersiniz. Raporumuz, bu merdivenin hangi basamaklarının sağlam, hangilerinin onarım istediğini gösteriyor. Ankara Sanayi Odası olarak biz ülkemizin teknoloji yolculuğunun sadece yeni girişimlerle değil, mevcut sanayinin dönüşümüyle hedefine varacağına inanıyoruz.’



İllerin teknolojik gelişmişlik endeksinde ilk sırada Ankara, ikinci sırada İstanbul yer aldı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Gaziantep GAGİAD Yönetim Kurulu Başkanı Kara’dan Ramazan Bayramı mesajı Gaziantep Genç İş İnsanları Derneği (GAGİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Yunus Kara, Ramazan Bayramı dolayısıyla bir mesaj yayımladı. Başkan Kara mesajında, bayramların, paylaşmanın, dayanışmanın ve manevi değerlerin en yoğun şekilde hissedildiği günler olduğuna değinerek, toplumda birlik, beraberlik ve dayanışma duygularını güçlendiren en özel zamanlar olduğunu ifade etti. Kara mesajında, "birlik ve beraberliğimizi daha da güçlendirmesini "Ramazan Bayramı’nın; başta aziz milletimiz olmak üzere tüm İslam âlemine sağlık, huzur ve bereket getirmesini diliyorum. Paylaşmanın, dayanışmanın ve manevi değerlerin en yoğun şekilde hissedildiği bu müstesna günlerin, birlik ve beraberliğimizi daha da güçlendirmesini temenni ediyorum. Ramazan ayı boyunca sabır, hoşgörü ve yardımlaşma duygularıyla pekişen toplumsal bağlarımız, bayramın coşkusuyla birlikte daha anlamlı bir hale gelmektedir. Bayramlar; kırgınlıkların geride bırakıldığı, sevgi ve kardeşlik duygularının ön plana çıktığı, toplumsal dayanışmanın en güzel örneklerinin sergilendiği özel zamanlardır. GAGİAD olarak, genç iş insanlarıyla birlikte ülkemizin ekonomik ve sosyal gelişimine katkı sağlama sorumluluğunun bilinciyle çalışmalarımızı sürdürüyoruz. İş dünyasında güven, iş birliği ve sürdürülebilir kalkınma anlayışını güçlendirerek, daha güçlü bir gelecek inşa etmek için kararlılıkla ilerlemeye devam edeceğiz. Bu anlamlı bayram vesilesiyle; başta şehitlerimiz ve gazilerimiz olmak üzere ebediyete intikal etmiş tüm büyüklerimizi rahmetle anıyor, Gaziantep halkının ve milletimizin Ramazan Bayramı’nı en içten dileklerimle kutluyorum. Bayramın, sevdiklerinizle birlikte sağlık, mutluluk ve huzur içinde geçmesini diliyorum" ifadelerine yer verdi.
Kütahya Kütahya’da yarım asırlık bayram geleneği yaşatılıyor Kütahya’nın Tavşanlı ilçesine bağlı Moymul Mahallesi, Ramazan ve Kurban bayramlarında örnek bir dayanışma ve gelenek kültürüne sahne oluyor. Yaklaşık 50 yıl önce merhum Ziya Yücel tarafından başlatılan toplu bayramlaşma geleneği, oğlu İhsan Yücel (72) ve mahalle sakinleri tarafından bu yıl da coşkuyla sürdürüldü. Tavşanlı’nın en eski yerleşim yerlerinden biri olan Moymul Mahallesi’nde, bayram namazının ardından vatandaşlar evlerine dağılmak yerine sokaklarda bir araya geliyor. Mahalle kültürünü canlı tutmak ve komşuluk bağlarını güçlendirmek amacıyla sürdürülen gelenek kapsamında, mahalle sakinleri sokak sokak dolaşarak tüm komşularıyla bayramlaşıyor. Merhum Ziya Yücel tarafından başlatılan bu anlamlı adet, bugün oğlu İhsan Yücel’in öncülüğünde devam ettiriliyor. Yaklaşık yarım asır önce küçük bir grupla başlayan etkinlik, günümüzde yüzlerce kişinin katıldığı geniş kapsamlı bir organizasyona dönüştü. Mahalle sakinleri, oluşturdukları kortejle sokakları tek tek dolaşarak kapı önlerinde bekleyen büyüklerin ellerini öpüyor, çocuklara çeşitli hediyeler dağıtıyor. Uzun kuyrukların oluştuğu bayramlaşma sırasında küslerin barıştığı ve birlik-beraberlik mesajlarının verildiği anlar duygusal görüntülere sahne oluyor. Gelenek hakkında açıklamalarda bulunan İhsan Yücel, babasından devraldığı bu mirası yaşatmanın gururunu yaşadığını ifade etti.
Tunceli Tunceli’de bayramlaşma töreni Tunceli’de Ramazan Bayramı dolayısıyla bayramlaşma töreni düzenlendi. Ramazan Bayramı dolayısıyla 112 Acil Çağrı Merkezi (GAMER) binasında düzenlenen törende Tunceli Valisi Şefik Aygöl, il protokolü ve misafirleri kapıda karşılayarak bayramlarını kutladı. Bayramlaşmanın ardından değerlendirmelerde bulunan Vali Aygöl, Tunceli’de her kesimde kardeşliğin ve huzurun etkin olduğunu vurguladı. Vali Aygöl, "Ramazanlar, bayramlar, özel günler bizler için çok önemli fırsatlardır. İlimizdeki, memleketimizdeki beraber yaşadığımız komşularımız, arkadaşlarımız, iş arkadaşlarımız, her kesimden insanla bir araya gelmek, varsa küskünlükleri gidermek, soğuklukları sıcağa çevirmek, arada mesafeler varsa ortadan kaldırmak için çok önemli bir fırsat. Biz Ramazan ayını her kesimde, her alan ve bölgeyle çok iyi bir ay geçirdiğimizi düşünüyoruz. Gecelerimizi, gündüzlerimizi değerlendirmeye çalıştık. Hepsinin ortak paydası, birliğimiz ve beraberliğimizdi. Bu şehrin en büyük ihtiyacı bu ve bunu birlikte başardığımızı memnuniyetle görüyoruz. Siyasetiyle, bürokrasisiyle, vatandaşıyla, STK’larııyla her alanda bir araya gelmeyi başarıyoruz. Bunu başardıktan sonra bu memleketin ileri gitmesi için herhangi bir engel kalmamış oluyor. Rabbim hepinizden razı olsun. Bayramlarımız bayram olsun inşallah. Rabbim hem milletimize hem vatandaşlarımıza daha nice bayramlar yaşamayı nasip eylesin" şeklinde konuştu.
Aydın Efeler’de Ramazan dayanışması zirve yaptı Efeler Belediyesi tarafından Ramazan boyunca sürdürülen sosyal destek çalışmaları kapsamında binlerce aileye gıda, bakım ve giyim yardımı ulaştırılırken, 55 çocuğa bayramlık kıyafetleri evlerinde teslim edilerek bayram sevinci yaşatıldı. Efeler Belediyesi tarafından Ramazan ayı boyunca sürdürülen sosyal destek çalışmaları, bayram öncesinde yoğunlaştırıldı. İlçede ihtiyaç sahibi ailelere gıda, bakım ve giyim alanlarında destek sağlanırken, çocuklara yönelik bayramlık dağıtımıyla çalışmalar tamamlandı. Efeler Belediyesi ekipleri, hazırlanan bayramlık kıyafetleri 55 çocuğun evine giderek teslim etti. Kapı kapı gerçekleştirilen dağıtımlarda çocukların bayram sevincini erken yaşadığı görüldü. Ramazan süresince ilçede yaklaşık 3 bin gıda kolisi ihtiyaç sahibi ailelere ulaştırıldı. Bayram öncesi 57 hanede temizlik hizmeti verilirken, 72 kuaför ve 107 berber hizmetiyle vatandaşların kişisel bakımları evlerinde yapıldı. Ayrıca 50 çocuğun bayram tıraşı da belediye ekiplerince gerçekleştirildi. Öte yandan Sosyal Destek Giyim Noktası’ndan da yaklaşık 100 aile yararlandı. Vatandaşların ücretsiz şekilde kendi ihtiyaçlarına uygun kıyafet seçebildiği uygulama, Ramazan boyunca aktif olarak kullanıldı. "Efeler’de büyük bir aileyiz" Çalışmaları yakından takip eden ve vatandaşların bayramını kutlayan Efeler Belediye Başkanı Anıl Yetişkin; "Bayram, paylaştıkça ve bir çocuğun gözündeki ışığı gördükçe gerçek anlamını bulur. Biz de bu yıl ekiplerimizle birlikte sadece yardım götürmedik; Efeler’in sıcaklığını, birliğini ve beraberliğini her kapıya taşıdık. Göreve geldiğimiz ilk günden beri tek bir derdimiz var, Efeler’de kimse kendisini kimsesiz hissetmesin. Ramazan boyunca binlerce soframıza bereket, evlerimize huzur olduk. Vatandaşlarımızın her daim yanlarında olmaya devam edeceğiz. Tüm hemşehrilerimin bayramını şimdiden en kalbi duygularımla kutluyorum" dedi.