KÜLTÜR SANAT - 07 Ağustos 2025 Perşembe 11:08

Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdür Yardımcısı Gönültaş: "Geleceğe Miras Projesi kapsamında 251 kazı alanında kazı yapılıyor"

A
A
A
Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdür Yardımcısı Gönültaş: "Geleceğe Miras Projesi kapsamında 251 kazı alanında kazı yapılıyor"

Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdür Yardımcısı Bülent Gönültaş, "Geleceğe Miras Projesi, 2023 yılında ilk lansmanını Efes’te yaptığımız bir projeydi. Şu an Geleceğe Miras Projesi kapsamında 251 kazı alanında kazı yapılıyor" dedi.


Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın açılışını yaptığı ‘Uluslararası Arkeoloji Sempozyumu ve Arkeolojinin Altın Çağı Sergisi’, Türkiye’nin kültürel mirasını dünyaya tanıtma yolunda tarihi bir adım olarak kayıtlara geçti. Arkeolojinin Altın Çağı Sergisi, Cumhurbaşkanlığı Millet Kütüphanesi Sergi Salonu’nda yaklaşık 6 ay süreyle ziyaretçilerini ağırlayacak. Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdür Yardımcısı Bülent Gönültaş, sergi hakkında ve Türkiye’de yürütülen kazılarda çıkartılan eserler hakkında açıklamalarda bulundu.



"Geleceğe Miras Projesi kapsamında 251 kazı alanında kazı yapılıyor"


Geleceğe Miras Projesi’nin Türkiye’de yürütülen kazı çalışmalarının, restorasyon çalışmalarının, çevre düzenleme ve gece müzeciliği faaliyetlerinin tek çatı altında toplanması olduğunu kaydeden Gönültaş, "Geleceğe Miras Projesi, 2023 yılı itibarıyla uygulamaya geçirdiğimiz bir proje. 2023 yılında ilk lansmanını Efes’te yaptığımız bir projeydi. Şu an Geleceğe Miras Projesi kapsamında 251 kazı alanında kazı yapılıyor. Türkiye’de bütün kazılarımızın toplamı 765. Biz bunu 1-2 yıl içerisinde 800’lere kadar ulaştıracağız. Burada Türkiye’den 90 kazının sonuçlarının gözüktüğü eserler var. Toplam 570 eserimiz sergide. Yüzde 85’lik dilime sahip olan 485 eser ise ilk kez bu sergide ziyaretçilerimizin beğenisine sunuldu" diye konuştu.



"Birçok eserimizi ülkemize kazandırmanın mutluluğunu yaşıyoruz"


Sergide farklı dönemlerden farklı nitelikte eserler olduğunu belirten Gönültaş, "Bronz eserlerden tutun da seramik eserlerimize, mermer heykellerimize ve su altı buluntularımıza kadar farklı türden eserlerimiz var. Ziyaretçilerimizin büyük bir beğeniyle gezeceğine inanıyorum. 1960’lı yıllarda Burdur’da bulunan Boubon Antik Kenti’nden Marcus Aurelius heykelinin yanı sıra birçok bronz eserimiz yasa dışı yollarla, kaçak kazılarla yurt dışına kaçırıldı. Prof. Dr. Jale İnan hocamız bireysel çabalarıyla, akademik yayınlarıyla bu eserlerin peşine düştü. Bu mücadeleyi nihayete erdirmek bize ve ekip arkadaşlarımıza nasip oldu. Teknik detaylar, hukuki süreçler ve akademik veriler ortaya konuldu. Birçok eserimizi ülkemize kazandırmanın mutluluğunu yaşıyoruz" ifadelerini kullandı.


Gönültaş, yurt içinde de kaçakçılıkla mücadele çalışmalarının devam ettiğini ifade ederek yurt dışına kaçırılmadan yakalanan çok sayıda eser olduğunu aktardı.



Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdür Yardımcısı Gönültaş: "Geleceğe Miras Projesi kapsamında 251 kazı alanında kazı yapılıyor"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir Yaşar Üniversitesi’ne EBSO’dan anlamlı ödül Yaşar Üniversitesi’nin üniversite-sanayi iş birliğine katkı sağlayan çalışmaları sanayiciler tarafından ödüllendirildi. Üniversite-sanayi iş birliğinin güçlendirilmesi, bölgesel AR-GE kapasitesinin geliştirilmesi ve iyi uygulama örneklerinin görünür kılınarak ekosistemin teşvik edilmesi amacıyla, Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO) tarafından bu yıl ilk kez düzenlenen "Üniversite-Sanayi İş Birliği Projeleri Ödülleri" sahiplerini buldu. Yaşar Üniversitesi, yenilikçi fikirlerle üniversite-sanayi iş birliğinin katma değere dönüşümüne olan desteklerinden dolayı "Üstün Hizmet Onur Ödülü"ne layık görüldü. Yaşar Üniversitesi ve May Agro Tohumculuk tarafından ortak olarak yürütülen "Tarla Bitkisi Verim Tespit Yöntemi Projesi" Üniversite- Sanayi İş Birliği kategorisinde ödül aldı. Ayrıca üniversite-sanayi iş birliğinin gelişerek güçlenmesine katkı sağladığı ve değer yarattığı için Yaşar Holding’e "Üstün Hizmet Ödülü" verildi. Teknoloji üssü EBSO Yönetim Kurulu Başkanı Ender Yorgancılar İzmir’in sanayisi ve üniversiteleri ile bir teknoloji üssü olabileceğini belirterek, "Üniversite-sanayi iş birliğinin tohumlarını 1986 yılında Ege Üniversitesi ile attık. Rotamız belli. Hedefimiz destekleyecek eğitim ve sonuç odaklı çalışma ile bu iş birliğini Türk sanayisini geliştirecek bir noktaya taşıdık. Birçok üniversite ile çalışmalar yürütüyoruz. Üniversitelerde bilgi var, sanayicide girişim var. Sanayiciler olarak üniversitelerdeki bu bilgiyi almaya hazırız. İzmir’de üniversiteler ve teknoloji merkezleri ile bu kentin bir teknoloji üssü haline gelmesi için hiçbir engel yok" dedi. "İş birliği genlerimizde var" Yaşar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Levent Kandiller, üniversitenin genlerinde sanayi ile iş birliği olduğunu vurgulayarak şunları söyledi: "Kurucu vakfımızın arkasında birçok değerli sanayi kuruluşunu barındıran Yaşar Holding var. Üniversitemiz kurulurken bu iş birliği genlerinde vardı. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın İzmir’de üniversite-sanayi iş birliği için görevlendirdiği akademisyenlerden biriyim. Bu amaçla hem organize sanayi bölgelerinde hem de kendi topluluğumuz içinde Ege Bölgesi’nin sanayi kuruluşları ile ortak çalışmalar yürütüyoruz. Çok güzel projelere imza atıldı. Ege Bölgesi Sanayi Odası’na çalışmalarımıza değer vererek ödüllendirdiği için teşekkür ederiz." "Tarla Bitkisi Verim Tespit Yöntemi Projesi" ile ‘Üniversite-Sanayi İş Birliği’ kategorisinde ödül alan May Agro Tohumculuk’un Ar-ge Müdürü Dr. İlker Özmen de, "Yaşar Üniversitesi ile drone ile verim tahminine dayalı bir proje geliştirdik. Pamuğun daha hasat edilmeden verimini tespit etmeyi amaçladık. Başarılı da olduk. Bu daha başlangıç pamuk hastalıkları gibi stres faktörleri ile ilgili çalışmalarımız devam edecek. Projemizin ödüle layık görülmesi bize motivasyon oldu" dedi. Yaşar Üniversitesi Yönetim Bilişim Sistemleri Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Komesli ve May-Agro Tohumculuk San. ve Tic. A.Ş. Ar-Ge Mühendisi Dr. Aslı Keçeli ile yapay zeka destekli yazılımı geliştiren Yaşar Üniversitesi Yazılım Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Süleyman Ünlütürk, yazılım sayesinde pamukta verimlilik artarken, üretim maliyeti ve risklerin azaldığını söyledi. Prof. Dr. Ünlütürk, "Çalışma, İHA ve yapay zeka teknolojilerinin tarımsal üretimde nasıl kullanılabileceğini ve bu teknolojilerin pamuk verimi tahmininde geleneksel yöntemlere göre sağladığı avantajları ortaya koyuyor. Bu yenilikçi yaklaşım, ile daha hasat etmeden verim tahmini yapılabiliyor" dedi. Yaşar Holding’e büyük onur Üstün Hizmet Ödülü’nü, Yaşar Holding adına alan Pınar Et ve Çamlı Yem Başkan Yardımcısı Tunç Tuncer, Yaşar Topluluğu olarak çalışmalarında her zaman bilimi öncelik olarak gördüklerini belirterek, "Yaşar Holding sanayinin öncü kuruluşlarının bir araya gelmesinden oluşuyor. Kuruluş felsefesinde bilim var. Mottosu "Bilim, Birlik, Başarı". Bilim ile sanayi birleşince başarı doğal bir sonuç. Şirketlerimiz ve Yaşar Üniversitesi de bu temel felsefe ile Kurucumuz ve Onursal Başkanımız Selçuk Yaşar’ın vizyonuyla hayata geçti. Bugün aldığımız ödüller bu yaklaşımın değerli bir göstergesi." diye konuştu.
Sakarya 46 yıl sonra ortaya çıktı: Gölet çöktü, su yer altından başka noktadan çıktı Sakarya’nın Kaynarca ilçesinde yaklaşık 46 yıl önce kapatıldığı öğrenilen bir mağara, meydana gelen çökme sonrası yeniden ortaya çıktı. Gölet suyunun aniden boşalması ve farklı bir noktadan yeniden yüzeye çıkması mahallede tedirginliğe sebep oldu. Güven Mahallesi Dınbazlar Sokak’ta bulunan doğal oluşum gölette meydana gelen olayda, mağaradan gelen suyun içme suyunu karıştığı gerekçesiyle yaklaşık 46 yıl önce Köylere Hizmet Götürme Birliği tarafından kapatılan mağaranın ağzında çökme meydana geldi. Çökmenin ardından göletteki su kısa sürede boşalırken, suyun yer altından ilerleyerek yaklaşık 1 kilometre uzaklıktaki Güven Mahallesi’nde bulunan bir su dere yatağından çıktığı gözlendi. Mahalle sakinleri, mağaranın köyün altından uzanan geniş bir yer altı hattına sahip olduğunu ve yıllar önce suyun içme kaynaklarına karışması sebebiyle Köylere Hizmet Götürme Birliği tarafından kapatıldığını ifade etti. Yaşanan çökme ile birlikte yer altındaki su hareketliliğinin yeniden ortaya çıkması, bölgede benzer çökmelerin yaşanabileceği endişesini de beraberinde getirdi. Olay sonrası Sakarya Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi (SASKİ) ekipleri bölgede geniş çaplı inceleme başlattı. Ekipler, hem gölet çevresinde hem de mahallede farklı noktalarda kontroller gerçekleştirerek suyun akış yönü, zemin yapısı ve muhtemel risklere ilişkin teknik değerlendirmelerde çalışmalarını sürdürüyor. Ayrıca göletin büyük bir bölümünden suyun çekilmesiyle birlikte acı bir tablo da ortaya çıktı. Suyun çekilmesiyle birlikte gölette yaşayan çok sayıda balık akıntıyla yer altına sürüklenirken, bazı balıklar ise çekilen suyun ardından çamurda mahsur kaldı. Çökmeyle yok olan gölet ve çökme alanı dron ile görüntülendi.