POLİTİKA - 27 Eylül 2025 Cumartesi 12:48

Küresel çevre hareketi "Sıfır Atık" 8 yaşında

A
A
A
Küresel çevre hareketi "Sıfır Atık" 8 yaşında

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ın himayelerinde "Dünya ortak evimiz" sloganıyla başlatılan ve küreselleşen Sıfır Atık Hareketi "8. Yılında 8 Milyar İnsan İçin" sloganıyla devam ediyor.


Sıfır Atık Hareketi, 27 Eylül 2017’de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ın himayesinde başladı.


Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı koordinesinde yürütülen ve küresel bir çevre hareketine dönüşen proje "8. Yılında 8 Milyar İnsan İçin" sloganı ile devam ediyor.


Bu kapsamda sosyal medyada "#SıfırAtıkla8Yıl" etiketiyle bilinçlendirme kampanyaları yürütülecek.


Türkiye, Sıfır Atık Hareketi ile 8 yılda çevreden enerjiye, sera gazı salımından depolama alanına kadar pek çok alanda tasarruf sağlayıp hem ekonomiye hem de geleceğe yatırım yaptı.


74,5 milyon ton atık geri kazandırıldı


Proje kapsamında, bugüne kadar 205 bin binada Sıfır Atık Yönetim Sistemi’ne geçildi. 2017’de yüzde 13 olan geri kazanım oranı 2024’te yüzde 36,08’e çıkarıldı. Türkiye 2035 yılında geri kazanım oranını yüzde 60’a çıkarmayı hedefliyor.


25 milyon kişiye eğitim verilen projeyle 32,5 milyon ton kağıt-karton, 9,1 milyon ton plastik, 3,1 milyon ton cam, 6,4 milyon ton metal, 23,4 milyon ton organik ve diğer geri dönüştürülebilir atık olmak üzere toplamda 74,5 milyon ton atık geri kazandırıldı.


Geri dönüşümle ekonomiye 256 milyar TL’lik katkı sağlandı. Bu rakam, 10 milyon hanenin yıllık elektrik faturası kadar tasarrufa, 10 şehir hastanesi veya 500’den fazla okul inşa edilebilecek büyüklükte kaynağa, yüz binlerce kişiye istihdam sağlayacak iş gücüne karşılık geliyor.


Sudan 1,71 trilyon litre tasarrufla İstanbul’un 7 yıllık su tüketimine eş değer, 10 milyar insanın 1 yıl boyunca her gün duş almasına yetecek kadar kazanım elde edildi.


Petrolden 54,6 milyar litre tasarrufla Türkiye’deki tüm araçların yıllık yakıt tüketimi kadar kazanım sağlandı.


Geri dönüşüm sayesinde 227,3 milyar kilowatt saat enerji tasarrufuyla 40 milyon hanenin 1 yıllık elektrik ihtiyacına eş değer kazanım elde edildi.


Projeyle 552,7 milyon ağacın kesilmesi önlenerek, Amazon Ormanları’nda yaklaşık 10 bin kilometre karelik bir alana eş değer, Türkiye’deki tüm ormanların yüzde 6’sına denk gelecek kazanım sağlandı.


Yine 150 milyon ton karbondioksit salımı önlenerek yaklaşık 30 milyon aracın yıllık karbon salımına eş değer kazanım elde edildi. 284 milyon metreküp atık depolama alanı tasarrufuyla ise yaklaşık 40 bin futbol sahası büyüklüğünde bir alan kazanıldı.


Sıfır Atık Mavi


Sıfır Atık Projesi kapsamında yine Emine Erdoğan’ın himayelerinde Sıfır Atık Mavi Hareketi, 10 Haziran 2019’da başlatıldı. Bu kapsamda yayımlanan Deniz Çöpleri İl Eylem Planlarının Hazırlanması ve Uygulanması Genelgesi ile 28 kıyı ilinde deniz çöpleri toplanırken, ulusal düzeyde eğitim ve bilinçlendirme faaliyetleri yaygınlaştırıldı.


2020-2024 yılları arasında "1,5 Yıllık Eylem Planları" uygulandı. 2025-2029 yıllarını kapsayan "2,5 Yıllık Deniz Çöpleri İl Eylem Planları" ise 1 Ocak 2025 itibarıyla uygulamaya alındı.


Sıfır Atık Mavi kapsamında bugüne kadar yaklaşık 585 bin ton deniz çöpü, deniz çevresinden uzaklaştırılarak bertarafa gönderildi.


Depozito iade makineleri ile günde 50 bin içecek ambalajı toplanıyor


Sıfır Atık Projesi, Depozito Yönetim Sistemi ile güçlenerek yoluna devam ediyor. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığına bağlı Türkiye Çevre Ajansının (TÜÇA) uygulayıcısı olduğu Depozito Yönetim Sistemi, 2019’da pilot ilçe olarak Ankara Kızılcahamam’da, il olarak ise Şubat 2025 itibarıyla Sakarya’da uygulamaya alındı.


Ardından proje Sakarya, Samsun, Erzurum, Konya, Gaziantep, Mersin ve İzmir’de de hayata geçirilerek 7 bölgeye yayıldı. Ankara’da Bakanlık ana hizmet binası, Türkiye Çevre Ajansı Binası ve Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde DOA iade makineleri kullanılıyor.


Bugüne kadar 5,8 milyon tek kullanımlık içecek ambalajı toplanarak geri kazanımı sağlandı. Günde ortalama 50 bin ambalajın toplandığı sisteme vatandaşlar yoğun ilgi gösterirken, gelecek yıl içinde projenin 81 ilin tamamına yayılması hedefleniyor.


Projenin Türkiye genelinde uygulanması ile yıllık 120 milyon avro geri kazanım geliri, ikincil ham madde kullanımından 250 milyon avro kazanç sağlanması bekleniyor.


Yılda 25 milyar atık şişenin toplanmasıyla atık ithalatında 50 milyon avro azalma, yerel yönetimlerin atık bertarafı ve elektrik kullanımından 100 milyon avro tasarruf sağlaması öngörülüyor. Buna göre, yılda 520 milyon avro kazanç sağlanacak.


BM’de 30 Mart "Uluslararası Sıfır Atık Günü" olarak ilan edildi


Türkiye’nin kararlılıkla uyguladığı proje, Emine Erdoğan’ın çalışmalarıyla Birleşmiş Milletler (BM) nezdinde kabul gören küresel bir çevre hareketine dönüştü.


BM Genel Kurulu’nda, 14 Aralık 2022’de Türkiye’nin ana sunuculuğunda, 105 ülkenin de ortak sunucu olduğu oylamada 30 Mart, "Uluslararası Sıfır Atık Günü" olarak ilan edildi. Uluslararası Sıfır Atık Günü, her yıl BM tarafından tüm dünyada coşkuyla kutlanmaya devam ediliyor.


Bu yıl ise 30 Mart Birleşmiş Milletler Genel Merkezi’nde "Uluslararası Sıfır Atık Günü"nde "Yeterince Var" sloganıyla farkındalık oluşturuldu. 81 ilde ve yurt dışı temsilciliklerde "Moda ve Tekstilde Sıfır Atığa Doğru" teması kapsamında geri dönüşüm ve sürdürülebilir moda uygulamalarıyla ilgili etkinlikler düzenlendi.


Emine Erdoğan BM Genel Kurulu’nda "Sıfır Atık" konulu özel oturumda konuşan ilk Türk lider eşi oldu


Emine Erdoğan, BM 77. Genel Kurulu marjında düzenlenen "Sıfır Atık" konulu özel oturumda konuşma yaparak kurula hitap eden ilk Türk lider eşi oldu.


Aynı toplantıda BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, "BM Sıfır Atık Yüksek Düzeyli Şahsiyetler Danışma Kurulu" kurulacağını duyurdu. 12 Nisan 2023’te ise "BM Sıfır Atık Yüksek Düzeyli Şahsiyetler Danışma Kurulu" resmen kuruldu.


Başkanlığını Emine Erdoğan’ın yaptığı Danışma Kurulu’nda, BM Genel Sekreter Yardımcısı Guy Bernard Ryder’in yanı sıra ABD, Sierra Leone, Şili, Bangladeş, Brezilya, Kolombiya, Hollanda, Fas, Belçika ve Hindistan’dan 13 üye yer aldı.


Küresel Sıfır Atık İyi Niyet Beyanı’na 114 ülkeden 15 binin üzerinde imza


BM 78. Genel Kurul toplantıları kapsamında Türkevi’nde düzenlenen "Küresel Sıfır Atık Hareketine Doğru" etkinliğinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Emine Erdoğan’ın önderlik ettiği "Küresel Sıfır Atık İyi Niyet Beyanı"na ilk imzayı attı.


Online imzaya sunulan site hali hazırda bugün, 114 ülkeden 15 binin üzerinde Sıfır Atık gönüllüsünün de iyi niyet beyanını imzaladığı bir mecra haline geldi.


Ayrıca, 50’den fazla lider eşi, uluslararası kuruluşların üst düzey temsilcileri ve yabancı bakanlar da Küresel Sıfır Atık İyi Niyet Beyanı’nı imzaladı.


G20’de Sıfır Atık


Hindistan’ın dönem başkanlığını yaptığı G20 toplantıları kapsamında Sıfır Atık girişimlerinin teşvik edilmesi konulu karar, G20 Çevre ve İklim Bakanları Toplantısı’nda tüm ülkelerin oy birliğiyle kabul edildi.


Eylül 2023’te Hindistan’ın başkenti Yeni Delhi’de düzenlenen G20 Liderler Zirvesi sonrası açıklama yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Dünya Ortak Evimiz" sloganıyla yürütülen projenin önemine dikkati çekti.


Sıfır Atık Projesi’nden ilham


Emine Erdoğan’ın, BM 80. Genel Kurulu dolayısıyla gittiği New York’taki Türkevi’nde görüşme yaptığı Gabon Cumhurbaşkanı Brice Clotaire Oligui Nguema’nın eşi Zita Oligui Nguema, "Sıfır Atık" projesinden ilham almak ve bu konuda Türkiye ile işbirliği yapmak istediklerini söyledi.


Nguema’nın talebi üzerine Emine Erdoğan, Sıfır Atık Vakfı aracılığıyla teknik konularda eğitim verebileceklerini ifade etti.


Emine Erdoğan, ayrıca yine Genel Kurul marjında "Sıfır Atık Mavi-Damla Damla" sergisinin açılışını yaptı.


Sıfır Atık Projesi’nin aldığı ödüller


Emine Erdoğan öncülüğündeki Sıfır Atık Projesi’ne, 2018’de BM Gıda ve Tarım Örgütü’nün (FAO) "Sıfır Atık, Sıfır Açlık" ödülü, 2021’de BM Kalkınma Programı tarafından "UNDP Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları Ödülü" ve BM İnsan Yerleşimleri Programı (UN-Habitat) tarafından "Waste Wise Cities Global Champion Ödülü verildi.


Proje 2022’de "Akdeniz Parlamenter Asamblesi Ödülü (PAW Awards)" ve Dünya Bankası "İklim ve Kalkınma Liderliği Ödülü"ne de layık görüldü.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Manisa Manisa Laleleri Mayıs karına yakalandı Manisa’da baharın simgesi olan ve yılda sadece birkaç gün açan Manisa laleleri, uzun yıllar sonra yağan mayıs karının altında kaldı. Beyaz örtüyle buluşan kırmızı laleler, doğada nadir görülen bir manzara oluşturdu. Spil Dağı Milli Parkı’nda yetişen ve baharın müjdecisi olarak bilinen Manisa laleleri, bu yıl beklenmedik bir doğa olayıyla karşılaştı. Nisan ayı sonunda çiçek açmaya başlayan ve yılda sadece bir kez, yaklaşık 10 gün canlı kalabilen endemik tür Tulipa Orphanidea, mayıs ayında yağan karın altında kaldı. Manisa’daki 1517 metre rakıma sahip Spil Dağı’nda uzun yıllar sonra görülen mayıs karı, doğayı beyaza bürürken, yeni açan lalelerin büyük bölümü kar örtüsü altında kaldı. Boyu daha uzun olan laleler ise karın üzerinde kırmızı renkleriyle eşsiz görüntüler oluşturdu. Erik, kiraz, lale ve kar aynı karede Spil Dağı’na çıkan yol üzerindeki Turgutalp Mahallesi’nden itibaren etkili olan kar yağışı, baharın tüm renklerini aynı karede buluşturdu. Erik ve kiraz ağaçlarının ardından açan lalelerin karla kaplanması, bölgeye gelen ziyaretçilere eşsiz bir görsel şölen sundu. Hafta sonu boyunca Manisa ve İzmir’den çok sayıda doğasever bölgeye akın etti. "Lalelerin kar altında kalmasına alışkın değiliz" Spil Dağı Milli Parkı Şefi Şeref Aydınyüz, mayıs ayında gerçekleşen kar yağışının nadir görüldüğünü belirterek, "En son bu şekilde bir kar yağışı yaklaşık 16 yıl önce yaşanmıştı. Kardelenlerin karda kalmasına alışkınız ancak Manisa lalelerinin kar altında kalması bizi de şaşırttı" dedi. Aydınyüz, kar örtüsü arasından çıkan lalelerin her zaman görüntülenemeyeceğini vurgulayarak, bu anların fotoğraflandığını ifade etti. Koparmanın cezası 699 bin TL Yetkililer, endemik tür olan Manisa lalelerinin koparılmaması konusunda vatandaşları uyardı. Doğadan koparılan lalelerin biyolojik çeşitliliğe zarar verdiğini belirten ekipler, 2025 yılında 557 bin 212 TL olan cezanın 2026 yılı itibarıyla 699 bin 245 TL’ye yükseldiğini açıkladı. Baharın simgesi lalelerin karla buluştuğu bu nadir doğa olayı, fotoğraf tutkunlarına unutulmaz kareler sundu.
Manisa Bursa Ulu Cami’nin halıları Demirci’de dokunuyor Manisa’nın dünyaca ünlü el halısı ve yün cami halıcılığı merkezi Demirci ilçesi, dev bir projeye daha ev sahipliği yapıyor. Osmanlı Padişahı Yıldırım Bayezid tarafından inşa ettirilen tarihi Bursa Ulu Camii’nin 3 bin 200 metrekarelik yeni halıları, Demirci’de özel olarak dokunmaya başlarken, yeni halıların Kurban Bayramına yetiştirilmesi hedefleniyor. Manisa’nın Demirci ilçesinde faaliyet gösteren Özkul Halı, tarihi mekanların ruhuna uygun özel tasarımlarıyla Türkiye’nin sembol camilerini süslemeye devam ediyor. Son olarak Bursa’nın simgesi Ulu Camii için düğmeye basan firma, Emevi ve Abbasi dönemlerinden esinlenen tarihi motifleri modern dokuma teknolojisiyle buluşturuyor. Tarihi desenler yeniden canlanıyor Dokunan halı hakkında teknik bilgiler veren firma yöneticisi Ali Rıza Özkul, kullanılan desenin tarihi bir öneme sahip olduğunu vurguladı. Özkul, "Bursa Ulu Camii, Osmanlı eserleri arasında çok müstesna bir yere sahip. Halımızda Emevi döneminin son yılları ile Abbasi döneminin ilk yıllarına denk gelen tarihi eserlerden alınmış özel bir desen uygulandı. Gerekli revizeler yapıldıktan sonra caminin ruhuna uygun hale getirildi" dedi. Yeni Zelanda yünüyle 20 yıllık dayanıklılık Halının kalitesi ve kullanım ömrüyle ilgili detayları paylaşan Özkul, şu bilgileri verdi: "Halımız yüzde yüz saf Yeni Zelanda yününden üretiliyor. Boyasında en sağlıklı yöntem olan reaktif boya kullanıyoruz. 3 bin 200 metrekarelik bu devasa halının her bir metrekaresi tam 5 kilogram ağırlığında. Halılarımızı, camilerimize en az 20 yıl hizmet verebilecek kalitede hazırlıyoruz. Yün olması sebebiyle yanmaz ve alev almaz özelliğe sahip olan bu halılar, kullandıkça güzelleşen bir yapıdadır." ’Alın lekesi’ ve ’Keçeleşmeye’ özel önlem Namaz kılan vatandaşların konforunun ön planda tutulduğunu belirten Ali Rıza Özkul, "Diz yerlerinin bozulmaması ve alın bölgesinde oluşabilecek lekelenmelerin önüne geçmek için özel işlemler uyguluyoruz. Ayrıca yünün keçeleşmemesi için de çeşitli apre işlemlerinden geçiriyoruz" ifadelerini kullandı. Demirci ilçesinin yün cami halısında bir dünya markası olduğunu hatırlatan Özkul, Bursa Ulu Camii’ndeki dokuma ve hazırlık süreçlerinin tüm hızıyla sürdüğünü belirterek, "Hedefimiz, bu muazzam eseri Kurban Bayramı’ndan önce camimize döşeyerek halkımızın hizmetine sunmaktır" dedi.