EĞİTİM - 18 Nisan 2026 Cumartesi 09:59

MEB, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta yaşanan silahlı saldırıların ardından psikososyal destek çalışmalarını sürdürüyor

A
A
A
MEB, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta yaşanan silahlı saldırıların ardından psikososyal destek çalışmalarını sürdürüyor

Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta okullara düzenlenen silahlı saldırıların ardından, onlarca rehber öğretmen ile psikolojik danışmanın görev aldığı psikososyal destek çalışmalarını sürdürüyor.


MEB tarafından Şanlıurfa’daki Siverek Ahmet Koyuncu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi ile Kahramanmaraş’ın Onikişubat ilçesinde bulunan Ayser Çalık Ortaokulunda yaşanan olayların ardından merkez, il ve ilçe düzeyinde koordinasyon sağlanarak psikososyal destek süreçlerinin eş zamanlı olarak yürütülmeye başlandığı belirtildi. Bu kapsamda Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in talimatlarıyla, Özel Eğitim ve Rehberlik Hizmetleri Genel Müdürü Mustafa Otrar ile daire başkanları ve uzmanlardan oluşan heyet, süreçleri yerinde koordine etmek amacıyla her iki ilde il ve ilçe Krize Müdahale Ekipleri ile kapsamlı planlama toplantıları gerçekleştirerek faaliyetlere başlandığı açıklandı.



Şanlıurfa’da 49 rehber öğretmen görevlendirildi


Şanlıurfa’da yaşanan olayın ardından hızla harekete geçilerek 49 rehber öğretmen ve psikolojik danışmanın sahada görevlendirildiği duyuruldu. İl genelinde oluşturulan Krize Müdahale Ekibi ile birlikte psikososyal destek hizmetlerinin etkin ve sürdürülebilir şekilde yürütülmesi için önce gerekli planlamaların tamamlanmasının ardından destek süreçlerinin başladığı ifade edildi.



Kahramanmaraş’ta ise 70 rehber öğretmen sahada


Kahramanmaraş’ta ise yaşanan olayın hemen ardından, sahadaki çalışmaların kesintisiz devam etmesi amacıyla okulların tatil olduğu iki günlük süreçte il genelinde 70 rehber öğretmen ve psikolojik danışmanın görevlendirildiği dile getirildi. Kayıp yaşayan ailelere yönelik psikolojik ilk yardım çalışmaları yürütülerek taziye ziyaretlerinin gerçekleştirildiği, yaralı öğrencilere ve aileler de ziyaret edilerek destek sağlandığı vurgulandı. Gelecek hafta başından itibaren Bakanlık tarafından görevlendirilen 20 alan uzmanı rehber öğretmen ve psikolojik danışmanın, Ayser Çalık Ortaokulu öğrenci ve personelinin eğitim öğretime devam edeceği Şehit Tebernuş Özler Ortaokulu binasında öğretmen, idareci ve velilere yönelik psikososyal destek çalışmalarını sürdüreceği ifade edilirken, il genelinde travma alanında uzman 89 rehber öğretmen ve psikolojik danışmanın yanı sıra toplam 700 rehber öğretmen ile destek hizmetlerinin kesintisiz şekilde devam edeceği edinilen bilgiler arasında yer aldı.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Fenerbahçe Yüksek Divan Kurulu Toplantısı başladı Fenerbahçe Olağan Yüksek Divan Kurulu Toplantısı başladı. Fenerbahçe Yüksek Divan Kurulu Başkanı Şekip Mosturoğlu, futbolda bir zihniyet değişikliği şart olduğunu belirterek, "Bu da anlık hissi kararlarla değil, başarısı kanıtlanmış sportif yaklaşım ve anlayışın futbola da hakim kılınacağı yeni bir çalışma ve sistemin kurulması ile mümkün olacaktır" dedi. Fenerbahçe nisan ayı Olağan Yüksek Divan Kurulu Toplantısı, Fenerbahçe Spor Kulübü Faruk Ilgaz Tesisleri’nde yapılıyor. Toplantıya, Fenerbahçe Spor Kulübü Başkanı Sadettin Saran, Yüksek Divan Kurulu Başkanı Şekip Mosturoğlu ve Divan Kurulu üyeleri katıldı. Sarı-lacivertli kulübün eski başkanı Aziz Yıldırım da toplantıya katılım sağladı. Toplantı saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Şekip Mosturoğlu: "Futbolda bir zihniyet değişikliği şarttır" Fenerbahçe Yüksek Divan Kurulu Başkanı Şekip Mosturoğlu, yaptığı konuşmada futbol takımının dün yaşadığı puan kaybına değinerek, son yıllarda ulaşılamayan başarıya dikkat çekti. Mosturoğlu, "Şanlıurfa ve Kahramanmaraş illerimizde yaşanan elim hadise ile ilgili olarak Fenerbahçe camiası adına üzüntülerimi belirtmek istiyorum. Hayatlarını kaybeden öğretmenlerimiz, öğrencilerimize Allah’tan rahmet diliyor, kederli ailelerine başsağlığı diliyorum. Olayda yaralananlara geçmiş olsun dileklerimi sunuyorum. Bugün burada dün akşam yaşadığımız ve hepimizi derinden üzen maç sonucunun ardından bir araya gelmiş bulunuyoruz. Futbol takımımızın almış olduğu beraberliğin Süper Lig şampiyonluk yarışında ne anlama geldiğini hepimiz biliyoruz. Hepimiz çok üzgünüz, hayal kırıklığı yaşıyoruz. Oysa ki maçtan önce camia olarak şampiyonluk hedefine odaklanmış adeta tek yürek olmuştuk. Dün Şükrü Saracoğlu Stadyumu’nda taraftarlarımızın oluşturduğu atmosferle takımımız skor olarak geriye düşmesine rağmen öne geçmiş ancak son saniyelerde taraftarımızı büyük bir hayal kırıklığına uğratmıştır. Bu sezon bu durum birden fazla yaşanmış, liderlik koltuğuna oturabilecekken geriye düşülmüştür. Halen şampiyonluk şansımız matematiksel olarak devam etmiş olsa da ipler maalesef bizim elimizde değil inisiyatif rakibimizin eline geçmiş durumda. Bugün bu tabloyu görmezden gelmek, küçümsemek yada olduğundan farklı göstermeye çalışmak ne bu kürsüye ne de bu camiaya yakışır. Taraftarımızın öfkeli olması da son derece doğaldır. Çünkü Fenerbahçe taraftarı her zaman kupa ister, şampiyonluk ister. Bu kulüp yenilmeyi kabul etmeyenlerin kulübüdür. Bu nedenle taraftarımızın yaşadığı hayal kırıklığını en derinden bizler de hissediyoruz. Elbette bu olumsuz sonuçların sorumluluğu vardır. Bu sorumluluk sadece bir kişiye, bir gruba indirilemez. Yönetiminden, teknik heyetine, futbolcusundan tüm paydaşlarına kadar herkes bu sorumluluk hissiyatı içindedir. Bu durumun bütün sorumluluğu da sadece bu yönetime ait değildir. Yarıştığımız diğer bütün branşlarda ezici bir üstünlüğe sahipken neden futbolda bu seviyeye gelemiyoruz? Neden. Kulüpten kulübe değişen çifte standart kararları kabul etmiyor, bugün yaşadığımızla bunların normalleşmesini istemiyorum. Mücadele ettiğimiz diğer branşlarda ezici üstünlüğümüz ve başarımız sistemli şekilde inşa edilen istikrar ile sürdürülen bir anlayışın eseridir. Bu anlayışla sürekliliği sağlanan kadro ve teknik heyet istikrarıyla, mevcut takımın üzerine inşa edilen kadrolarla sürekli ve ezici başarılara ulaşılmıştır. Yarıştığımız diğer branşlarda bizi başarıya götüren bu dinamikler futbolda tam tersi şekilde çalışmaktadır. Teknik heyet ve kadroların her sezon yap-boz gibi değiştirilmesi futbolda sık tekrarlanan başarısızlıkların temel sebebidir. Bizim için futbolda bir zihniyet değişikliği şarttır. Bu da anlık hissi kararlarla değil, başarısı kanıtlanmış sportif yaklaşım ve anlayışın futbola da hakim kılınacağı yeni bir çalışma ve sistemin kurulması ile mümkün olacaktır" ifadelerini kullandı. Şekip Mosturoğlu konuşmasına şu şekilde devam etti: "Fenerbahçe tarihi boyunca zorlu dönemler yaşamış, ancak her defasında ayağa kalkmayı başarmış bir kulüptür. Bugün yaşadığımız hayal kırıklığı büyüktür, evet. Ama bu camianın gücü, tam da böyle zamanlarda ortaya çıkar. İçinde bulunduğumuz zorluklardan ancak ortak akılla çıkabilmemiz mümkündür. Bugün burada yapmamız gereken en önemli şey, birbirimizi yıpratmak değil; ortak aklı korumak olmalıdır. Eleştiri elbette olacaktır, olmalıdır da. Ama bu eleştirinin yapıcı olması, Fenerbahçe’ye zarar vermeyecek bir zeminde kalması hepimizin sorumluluğudur. Unutmayalım ki bu kulüp, en büyük gücünü birlikten alır. Ayrıştığımızda değil, omuz omuza durduğumuzda güçlüyüz. Bugün belki moralimiz bozuk, belki öfkeliyiz. Ancak unutmamamız gerekir ki camiamız, bizlerden tam da böylesine zor bir günde çözüm üretmemizi beklemektedir. Bu camia, mücadeleyi asla bırakmaz. Bugün üzülür, yarın yeniden ayağa kalkar. Çünkü Fenerbahçe’nin karakteri budur. Bugün yapılması lazım gelen ise hızla ayağa kalkmamızı sağlayacak fikir ve çözümleri üretmektir."