SAĞLIK - 20 Ekim 2025 Pazartesi 15:08

Medikal Onkolog Doç. Dr. Sarıcı: "Türkiye’de 40 milyon kadın olduğunu kabul ettiğimizde 5 milyon meme kanseri vakası bizi bekliyor"

A
A
A
Medikal Onkolog Doç. Dr. Sarıcı: "Türkiye’de 40 milyon kadın olduğunu kabul ettiğimizde 5 milyon meme kanseri vakası bizi bekliyor"

Medikal Onkolog Doç. Dr. Furkan Sarıcı Türkiye’deki meme kanseri hastalarına ilişkin, "Türkiye’de 40 milyon kadın olduğunu kabul ettiğimizde 5 milyon meme kanseri vakası bizi bekliyor. Bu çok büyük bir rakam" dedi.


Medicana Hastanesi, 1-31 Ekim Meme Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında toplumda meme kanserine yönelik farkındalığı artırmak ve erken teşhisin önemine dikkat çekmek için Ankara’da bir program düzenledi. Medicana Hastanesi ‘Meme Kanserine Karşı Bir Sonraki Durak: Yeni Bir Yaşam’ başlıklı programda hem hastalar hem de doktorlar bir araya gelerek meme kanseriyle mücadelede farkındalığı güçlendirdi. Program kapsamında uzman doktorlar tarafından bilgilendirme sunumları yapıldı, erken tanı yöntemleri ve tedavi süreçleri hakkında detaylı bilgiler paylaşıldı. Etkinlikte ayrıca kanserle mücadelede moral, motivasyon ve sağlıklı yaşam alışkanlıklarının önemi vurgulandı.



"Bir uyanık, tüm uyuyanları uyandırmaya yeter"


Meme kanserinin bilinçlendirilmesi konusunda toplumsal bir algı oluşturulması gerektiğini belirten Medicana Hastanesi Onkoloji Uzmanı Medikal Onkolog Doç. Dr. Furkan Sarıcı, "Türkiye’de 40 milyon kadın olduğunu kabul ettiğimizde 5 milyon meme kanseri vakası bizi bekliyor. Bu çok büyük bir rakam. Bizim için çok yüksek bir rakam. Ama bireysel olarak baktığımız zaman yaşadığımız dünya şartlarında birçok riskle birlikte yaşadığımız bir ortamda yüzde 12,5 gibi her kadın başına bir riske tekabül ediyor. Yani yüzde 87,5 ihtimalle bir kadın ömrü boyunca meme kanseri olmayacak. Bireysel olarak bu rakam çok sağlıklı gelmiyor. Kişisel bazda bakıldığı zaman meme kanseri bilinçlendirme konusunda çok caydırıcı görünmüyor" diye konuştu.



"Meme kanseri riskini yükselten birkaç konu var"


Meme kanserinden korunmak için birkaç özel konuya değinen Dr. Sarıcı, yeterli ve dengeli beslenmenin sadece meme kanseri için değil, her hastalığa karşı şifa olduğunu vurgulayarak, "Meme kanseri riskini yükselten ya da meme kanserinden korunmayı sağlayan en önemli birkaç konu var. Bu kalp sağlığı için de geçerli, omurga sağlığı için de geçerli. Örneğin alkolden sigaradan uzak durulması, kilo alınmaması, obez olunmaması, sağlıklı beslenme, sağlıklı düzenli uyku gibi bir takım faktörler. Düzenli uyku, iyi beslenme, spor, egzersiz. Onun dışında birçok risk faktörü üzerinden de bahsediliyor. Çok çocuk doğurma meme kanseri riskini azaltıyor. Teorik olarak bu doğru. Ama artık bugün kimsenin meme kanseri olmamak için çok çocuk doğuracağını düşünmüyoruz. Böyle bir şey üzerinde konuşmaya gerek yok. Ya da işte uzun süre emzirme meme kanserinden koruyucu demek. Evet emzirme iyi bir şey ve meme kanserinden de koruyucu. Ama bugünkü şartlarda, bugünkü çalışma şartlarında, bugünkü dünyanın şartlarında kimse meme kanseri olmamak için çocuğunu uzun süre emzirmez" dedi.



"Meme kanseri, erken tanı olduğunda tedavi başarısı çok yüksek olan bir hastalık"


Meme kanserinde en önemli evrenin 1’inci evre olduğunu açıklayan Dr. Sarıcı, "Meme kanseri bugün için hala erken tanı olduğunda tedavi başarısı çok yüksek olan bir hastalık. Bizim onkolojide en iyi başa çıktığımız hastalıklardan bir tanesidir. Tüm hastalarda erken tanı olmuyor. Bu hastaların büyük bir kısmı düzenli mamografi ya da meme ultrasonu kontrolünden geçmeyen hastalar oluyor. Bu durumda evreye göre hareket ediyoruz. Örneğin koltuk altı lenf bezelerine hastalık gitmişse 2’nci ya da 3’üncü evre hastalık oluyor. Yine bu evrede de tedavi başarımız oldukça yüksek. Ama burada nüks ihtimali, ilerleyen yıllardaki nüks ihtimali 1’inci evre kanserlere göre bir miktar daha artıyor. O yüzden de mümkünse biz 1’inci evrede hastaları görmeyi tercih ediyoruz" şeklinde konuştu.



"Meme kanserinde şu anda birçok tedavi alternatifi var"


Meme kanserinde hormonal tedavilerle ya da izlemle hastayı takip edebildiklerini açıklayan Dr. Sarıcı sözlerine şu şekilde devam etti:


"Meme kanserinde şu anda birçok tedavi alternatifi var. Halk arasında akıllı ilaçlar olarak bilinen birçok tedavi yöntemi var. 4’üncü evrede, yıllar öncesine göre çok daha başarılıyız. 4’üncü evrede tüm hastalarımızda kesin tedavi başarısı, yani kür dediğimiz yüzde 100 tedavi başarısı, henüz bugünkü şartlarda sağlıyoruz diyemeyiz. Maalesef 4’üncü evreye gelen hastalarımızın önemli bir kısmını bugün hala hastalıktan dolayı kaybediyoruz. O yüzden de meme kanserinin erken evrelerde teşhis konulması çok kritik. Özellikle ilk evrede teşhis alan hastalarımızın büyük bir kısmı, tümör tipine göre değişmekle birlikte kemoterapi ihtiyacı bile duymuyorlar. 4’üncü evre içinde umutsuz değiliz. Birçok yeni tedavimiz var, immünoterapilerimiz var, hormonal tedavileri destekleyen çeşitli akıllı ilaçlarımız var"


Düzenlenen programa Medikal Onkolog Doç. Dr. Furkan Sarıcı, yazar Berrak Yurdakul, diyetisyen Elvan Odabaşı ve yoga eğitmeni Özge Ceylan katılım sağladı.



Medikal Onkolog Doç. Dr. Sarıcı: "Türkiye’de 40 milyon kadın olduğunu kabul ettiğimizde 5 milyon meme kanseri vakası bizi bekliyor"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa Osmangazi’de Fetih coşkusu 700. yılda zirveye ulaştı Osmangazi Belediyesi tarafından bu yıl 21’incisi düzenlenen Osman Gazi’yi Anma ve Bursa’nın Fetih Günü Etkinlikleri, fethin 700. yılına yakışır bir coşku ve katılımla gerçekleştirildi. Gün boyu süren programlar, hem tarihi mirasa duyulan saygıyı hem de ortak hafızayı diri tutma kararlılığını bir kez daha gözler önüne serdi. Osmangazi Belediyesi, Bursa’nın köklü geçmişine duyduğu vefayı bu yıl da güçlü bir organizasyonla ortaya koydu. Osman Gazi’yi Anma ve Bursa’nın Fetih Günü Etkinlikleri kapsamında Tophane Meydanı’nda gerçekleştirilen açılış töreni mehteran ve kılıç kalkan gösterileriyle renkli görüntülere sahne olurken, programa katılan vatandaşlar tarihi atmosferi yoğun bir şekilde hissetti. Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın’ın ev sahipliğinde düzenlenen programa CHP Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş’ın yanı sıra CHP Osmangazi İlçe Başkanı Raşit Gürbüz, Stari Grad Belediye Başkanı Irfan engi, Kosova Mamuşa Belediye Başkanı Abdülhadi Krasnic, Mehmetçik Belediye Başkanı Fatma Çimen Tuğlu, Moğolistan Arkhangai İli Vatandaş Temsilcileri Meclisi Üyesi, Tsetserleg Belediye Başkanı ve Erdenebulgan İlçe Valisi Tumurbaatar Ganzorig, Osmangazi Belediyesi başkan yardımcıları, meclis üyeleri ile muhtarlar katılım gösterdi. "Ecdatlarımız ve atalarımız bize bu şanlı mirası bıraktılar" Açılış töreni öncesinde protokol üyeleriyle birlikte Osman Gazi ve Orhan Gazi türbelerini ziyaret ederek dua eden Başkan Erkan Aydın, ardından tören alanına geçerek Osmangazili vatandaşlarla bir araya geldi. Programın açılış konuşmasını yapan Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, Bursa’nın fethinin taşıdığı tarihi anlam ve medeniyet mirasına dikkat çekerek, bu büyük değerin gelecek nesillere aktarılmasının önemine değindi. Başkan Aydın, sözlerinde şu ifadelere yer verdi: "Aralık ayında 700. yılımızı anmak için bütün bir yıl boyunca sürecek olan etkinliklerimizin lansmanını yaptık. Bugüne kadar çeşitli etkinlikler gerçekleştirdik. Bugün de hem buradaki açılışımızla hem de yürüyüşümüzle programımıza devam edeceğiz. 700 yıl önce Osman Gazi, uzun bir kuşatmadan sonra kendisi göremese de oğlu Orhan Gazi bu toprakları fethediyor. Bursa Kalesi fethedildikten sonra hiçbir kan akıtmadan; adaletle, barışla, isteyenin burada yaşamaya devam edebileceği, istemeyenin göç edebileceği imkanlar sunularak Osmanlı Cihan Devleti’nin temeli burada atılıyor. Bu temel; adaletin, barışın, hoşgörünün, fethedilen topraklardaki insanların kültürünü, dilini ve dinini yaşayabildiği bir anlayış üzerine kuruluyor ve yedi cihana hükmeden bir imparatorluk doğuyor. 700 yıl önce burada bu temeller atılırken belki onlar da bu kadar büyük bir imparatorluk oluşacağını düşünmemişlerdi. Ama ecdatlarımız, atalarımız bize bu şanlı mirası bıraktılar. Bir kez daha mekanları cennet, ruhları şad olsun; kendilerini saygı ve minnetle anıyoruz." "Bursa medeniyetler açısından kadim bir kenttir" 700. yıl etkinlikleri ile bu topraklarda aslında binlerce yıldır var olduklarını bir kez daha vurguladıklarını söyleyen Başkan Erkan Aydın, "Bugün ecdadın mirasına dayanarak barışın, birlik ve beraberliğin, huzurun öneminin altını özellikle çizmek istiyoruz. Osmanlı da bu değerlerle büyüdü, genişledi. Türkiye Cumhuriyeti Devleti de yine aynı şekilde bu ruhla yoluna devam etti. Bundan 100 yıl önce Bursa işgal altına girdiğinde, Yunan komutanın gelip Osman Gazi’nin türbesini tekmeleyerek ‘Kalk Osman, kalk da imparatorluğunu kurtar’ dediğinde, Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk o gün Meclis kürsüsüne siyah örtü örttürmüş ve bu siyah örtü iki yıl, iki ay, iki gün boyunca kürsüden kaldırılmamıştır. Ta ki 11 Eylül 1922’de Bursa kurtulduğunda o siyah örtü kaldırılmıştır. Yani hem Osmanlı, hem Cumhuriyet, hem de daha önceki dönemler itibarıyla Bursa; medeniyetler açısından ve tabii ki Türkler açısından son derece önemli, kadim bir kenttir. Biz de Bursa’nın bu kadimliğine yakışır bir şekilde hem 700. yılı kutlamak hem de ecdadı saygıyla anmak için bu törenleri gerçekleştiriyoruz. Bu yıl 21’incisi düzenlenen ve artık gelenek haline gelen bu programın, umarım daha nice 21 yıllar, daha nice 700 yıllar sürmesini diliyorum. Buraları yurt edindik, bir yere de gitmeye niyetimiz yok. Bursa’nın fethinin 700. yılı hayırlı, uğurlu olsun" açıklamalarında bulundu. Tophane Meydanı’ndaki açılış programının ardından, Osman Gazi’yi Anma ve Bursa’nın Fetih Günü Etkinlikleri’nin en anlamlı bölümlerinden biri olan Fetih Yürüyüşü, binlerce kişinin katılımıyla gerçekleştirildi. Mehter takımı ve kılıç kalkan ekiplerinin öncülük ettiği korteje; yöresel derneklerin halk oyunları ekipleri, amatör spor kulüplerinin sporcuları, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve çok sayıda vatandaş da eşlik etti. Saltanat Kapı’dan başlayan yürüyüş, kentin ana arterleri boyunca büyük bir coşku eşliğinde ilerleyerek Panorama 1326 Bursa Fetih Müzesi önünde sona erdi. Program, halk oyunları ekiplerinin sergilediği gösterilerle tamamlanırken, ortaya çıkan tablo birlik, beraberlik ve tarih bilincinin en güçlü yansımalarından biri olarak hafızalara kazındı.
Tekirdağ Tekirdağ’da Şanlıurfa rüzgarı: 1 ton çiğ köfte ikram edildi Tekirdağ’da düzenlenen Şanlıurfalılar gecesinde davullar eşliğinde yoğrulan 1 ton çiğ köfte misafirlere ikram edildi. Tekirdağ’ın Süleymanpaşa ilçesinde Şanlıurfalılar Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği tarafından düzenlenen sıra gecesi programı, adeta kültür şölenine dönüştü. Davul seslerinin yükseldiği gecede tam 1 ton çiğ köfte yoğrularak katılımcılara ikram edildi. Davulcuların şovu geceye damga vururken, halaylar salonu doldurdu. Başkanlar vekiller halaya katıldı Gecede sahne alan sanatçılar Urfa türküleriyle davetlilere keyifli anlar yaşattı. Davul ve zurna eşliğinde çekilen halaylar, salonu adeta düğün havasına çevirdi. Coşkunun zirveye çıktığı anlarda Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanı, farklı partilerden milletvekilleri ve çeşitli siyasi parti temsilcileri aynı halay halkasına katılarak renkli görüntüler oluşturdu. 1 ton çiğ köfte yoğruldu Gecenin en dikkat çeken anı dev kazanlarda yoğrulan çiğ köfte oldu. Hazırlanan 1 ton çiğ köfte misafirlere ikram edilirken, gece boyunca birlik ve beraberlik mesajları ön plana çıktı. Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanı Candan Yüceer, konuşmasında dayanışma ve kültürel birlikteliğe vurgu yaparak, Şanlıurfalıların Tekirdağ’a katkı sunduğunu ve bu birlikteliğin kente güç verdiğini ifade etti. Şanlıurfalılar Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Başkanı Mehmet Bedlek ise derneğin siyaset üstü bir dayanışma ve gönül hareketi olduğunu belirterek, kültürün yaşatılması ve birlik ruhunun önemine dikkat çekti. Program, plaket takdimi ve sahne gösterilerinin ardından sona ererken, gece boyunca renkli görüntüler oluştu. Programa Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanı Candan Yüceer, Süleymanpaşa Kaymakamı Mahmut Nedim Tunçer, milletvekilleri ve çok sayıda siyasi parti temsilcisi ile davetliler katıldı.
Aksaray Yaralı oğlunun başındaki annenin feryadı yürekleri dağladı Aksaray’da iki grup arasında "yan baktın" kavgasında taş ve sopayla aldığı darbeler sonucu ağır yaralanan gencin annesi gözyaşlarıyla feryat etti, olayda 3 kişi yaralandı. Gencin bir yakını görüntü almak isteyen gazeteciye saldırırken, olayla ilgili 4 kişi gözaltına alındı. Olay, Coğlaki Mahallesi Atatürk Bulvarı üzerinde bir market önünde yaşandı. Edinilen bilgiye göre, marketten alışveriş yapan 2 grup çıkışta ‘yan baktın’ tartışması yaşadı. Tartışma kısa sürede kavgaya dönüşürken 5 kişi birbirine saldırdı. Ellerine geçirdikleri taşlarla birbirlerine saldıran şahıslardan biri kafasına ve boynuna aldığı taş darbesiyle kaldırıma yığıldı. Yaralılarda 2’si olay yerinden kaçarken oğlu kanlar içinde kaldırımda yatan anne gözyaşlarıyla yardım istedi. "Oğlum ölüyor" diye ağlayan anne bir an bile oğlunun başından ayrılmadı. Bu sırada yaralı gencin bir yakını görüntü almak isteyen gazetecilere saldırdı. Gazetecinin arkasından koşup darp etmek isteyen şahıs polis memurunun müdahalesiyle durduruldu. Kavgayı gören mahalle sakinleri durumu hemen 112 Acil Çağrı Merkezine bildirdi. İhbar üzerine olay yerine polis ve sağlık ekibi sevk edildi. Bilinci kapalı halde yerde yatan gence ilk müdahale olay yerindeki polis memurları tarafından yapıldı. Ardından olay yerine gelen sağlık ekipleri yaralı şahsa ilk müdahaleyi yaptıktan sonra sedyeyle ambulansa taşıdı. Durumunun ağır olduğu öğrenilen genç Aksaray Eğitim ve Araştırma Hastanesi Acil Servisine kaldırılırken, diğer yaralılar da bir süre sonra olay yerine gelerek polise teslim oldu. 3 yaralının da tedavileri sürerken 4 kişi gözaltına alındı. Polisin inceleme başlattığı olayla ilgili Aksaray Cumhuriyet Başsavcılığınca tahkikat başlatıldı.