EKONOMİ - 12 Aralık 2025 Cuma 12:54

Merkez Bankası Başkanı Karahan: "Fiyat istikrarının sağlanmasıyla birlikte kalıcı ve genele yayılan refah artışına ulaşacağız"

A
A
A
Merkez Bankası Başkanı Karahan: "Fiyat istikrarının sağlanmasıyla birlikte kalıcı ve genele yayılan refah artışına ulaşacağız"

Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan, Fiyat istikrarının sağlanması amacı doğrultusunda alınan mesafeyi önemsediklerini belirtti. Karahan, "Fiyat istikrarının sağlanmasıyla birlikte kalıcı ve genele yayılan refah artışına ulaşacağız" dedi.


Türk Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (TÜSİAD), 2’nci Yüksek İstişare Konseyi toplantısını gerçekleştirdi. Ankara’da gerçekleştirilen toplantının açılış konuşmalarını TÜSİAD Yüksek İstişare Konseyi Başkanı Ömer Aras ve TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Turan gerçekleştirdi. Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan ise programa onur konuğu olarak katıldı.


Toplantıda konuşan Karahan, Merkez Bankası olarak real sektörle çift yönlü iletişime önem verdiklerini ifade ederek, şubelerinde görev yapan uzman ekiplerin, 2013 yılından bu yana firmalarla, real sektör temsilcileriyle görüşmeler gerçekleştirdiğini belirtti. Karahan, "Makro ve mikrobiyatrilerden yaptığımız analizleri, saha görüşmelerinden elde ettiğimiz bilgilerle destekliyoruz. Elde ettiğimiz bilgileri hem karar alma süreçlerinde kullanıyoruz, hem de çeşitli sektörlerdeki durum ve yapısal sorunlar hakkında tespit yapma fırsatı buluyoruz. Bunları ilgili kamu kurum ve kuruluşlarıyla paylaşıyoruz. Bu kapsamda 2025 yılında iki bin 500’den fazla firmayla, son 5 yılda da toplamda yaklaşık 15 bin firma ile görüştük. Bu sene bu iletişimi bir adım öteye taşımaya karar verdik. Bu doğrultuda para politikası ve makroekonomik görünüm adlı toplantılar yapmaya başladık. Birçok şehirde sanayi ve ticaret odalarıyla, esnaf odalarıyla, sivil toplum kuruluşlarıyla görüşmeler gerçekleştirdik. Yeni yılda da bu toplantılara devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.


"Fiyat istikrarının sağlanmasıyla birlikte kalıcı ve genele yayılan refah artışına ulaşacağız"


Yapılan çalışmalarda 3 temel öncelikleri olduğuna değinen Karahan, "Rezerv yeterliliğini sağlamak, KKM bakiyesini azaltmak ve fiyat istikrarını tesis etmek. Merkez Bankası net rezervlerinde 120 milyar dolardan fazla artış kaydettik. Geldiğimiz noktada Merkez Bankası rezervlerinin artık günlük bazda takip edilmediğini görüyoruz. Bu da bize piyasanın, rezervlerimizin belli bir yeterlilik seviyesine ulaştığını düşündüğünü söylüyor. Bildiğiniz gibi şartlı bir yükümlülük olan KKM hesaplarının bakiyesi 143 milyar dolara ulaşmıştı. Şu anda bu bakiyenin 1 milyar doların altına indiğini görüyoruz. Dolayısıyla bu konuyu da başarıyla gündemden çıkarmış oluyoruz. Üçüncü ama en önemli önceliğimiz fiyat istikrarı. En önemli diyorum çünkü rezerv ve KKM konularının kök sebebi olan yüksek enflasyon, aynı zamanda vatandaşın alım gücünü ve yaşam standartını düşürüyor. Bu nedenle ilk olarak enflasyonu kontrol altına almayı hedefledik. Aldığımız tedbirlerle enflasyonun yüzde 75’i aşmamasını sağladık. Daha sonra dezenflasyonu tesis ettik ve geldiğimiz noktada enflasyonun yüzde 31 seviyesine indiğini görüyoruz. Fiyat istikrarının sağlanması amacı doğrultusunda aldığımız mesafeyi önemsiyoruz. Hem kısa dönem göstergeler hem de orta vadeli görünüm bize dezenflasyonun sürdüğünü ve süreceğini gösteriyor. Bu düşüşün kalıcılığını sağlamak için sıkı para politikası duruşumuzu sürdüreceğiz. Elbette bu dönemde uygulanan politikaların real sektör üzerine bir takım etkileri söz konusu. Ancak geldiğimiz noktada ekonomideki büyümenin kompozisyonun değişerek devam ettiğini görüyoruz. Bununla birlikte ciddi bir sektörel dönüşümün de gerçekleştiği açık. Fiyat istikrarının sağlanmasıyla birlikte kalıcı ve genele yayılan refah artışına ulaşacağız" dedi.


"Fiyat istikrarı demek faizlerin kalıcı olarak düşük olması demek"


Fiyat istikrarının önemine değinen Karahan, açıklamalarına şu sözlerle devam etti:


"Bildiğiniz gibi fiyat istikrarına giden yolda bazı maliyetler olabiliyor. Bu maliyetlere neden katlanılması gerektiğini anlatmak istiyorum. Sonrasında bugüne kadar enflasyonda yaşadığımız düşüşü nasıl sağladığımızı, bunun hangi kaynaklar aracılığıyla gerçekleştiğini anlatacağım. Bu aynı zamanda bize bundan sonraki düşüşün nasıl olacağı hakkında da bir fikir verecek. Son olarak kamuoyunda sık sık konuşulan faiz kararlarımız hakkında bir değerlendirme yapmak istiyorum. Burada hem vatandaş için hem real sektör için önemli olan, belirleyici olan piyasadaki faizler. Piyasadaki faizler ne zaman düşer? Piyasa faizleri Merkez Bankası’nın politika faizinden nasıl ve ne ölçüde etkilenir? Bu etki hangi unsurlara bağlıdır? Bu konuda bir değerlendirme yapacağım. Böylelikle kararlarımızı alırken göz önünde bulundurduğumuz bazı unsurları da vurgulayacağım. Merkez Bankamızın internet sitesini açtığınızda sol üst köşede şöyle bir ifade görürsünüz. Merkez Bankası’nın temel amacı fiyat istikrarını sağlamaktır. Bu fiyat istikrarı konusu neden bu kadar önemli ki, temel amacı bu olan bir kurum kurulması gerekli görülmüş. Bir ülkenin refahı için fiyat istikrarı neden bu kadar kritik? Fiyat istikrarının önemini anlamanın yolu, fiyat istikrarı olmadığında yani yüksek enflasyon ortamında neyi kaybettiğimizi analiz etmekten geçiyor. Hepimiz dönem dönem yaşamışızdır. Bazı şeylerin kıymetini en iyi onu kaybettiğimizde anlarız. Bu nedenle önce yüksek enflasyonun maliyetini anlatarak başlamak istiyorum. Her şeyden önce yüksek enflasyon demek, alım gücünde düşüş demek. Ücretlerde yaşanan artışların refahı aynı ölçüde artıramaması demek, yaşam standartlarına yansımaması demek. Bunun yanında her ne kadar yüksek enflasyon dönem dönem yüksek büyüme ile birlikte görülse de aslında aynı zamanda istikrarsızlık demek. Yüksek enflasyon dönemlerinde büyümenin çok oynak olduğunu görüyoruz. Bazı dönemlerde çok yüksek olabilen büyüme takip eden dönemlerde yavaşlayabiliyor. Maliyet artışları da benzer şekilde hareket ediyor. Bu nedenle yüksek enflasyon dönemleri genelde öngörülebilirliğin son derece düşük olduğu dönemler. Bunun neticesinde de böyle dönemlerde uzun vadeli planların ve uzun vadede verimlilik artışı sağlayacak yatırımların yapılması zorlaşıyor. Dolayısıyla bu dönemler uzun sürdüğü takdirde ekonominin verimliliği düşüyor ve uzun vadeli potansiyeli de zarar görüyor. Fiyat istikrarını sağladığınızda ise aynı zamanda öngörülebilirliği tesis etmiş oluyorsunuz. Bunun yanında fiyat istikrarı demek faizlerin kalıcı olarak düşük olması demek ve finans sektörü tarafından uzun vadeli finansmanın uygun şartlarda sağlanabilmesi demek. Uzun vadeli finansman imkanı ve öngörülebilirlikle birlikte düşük enflasyon yatırım ortamında ciddi bir iyileşme sağlar. Bu iyileşme ile beraber uzun vadeli yatırımlar yapılabilir hale gelir. Ülkenin büyüme potansiyeli artar, büyüme sürdürülebilir hale gelir. Büyümenin getirdiği refah artışı toplumun birçok kesimi tarafından daha dengeli şekilde paylaşılabilir."


"Özel tüketim büyümesinin dengelenmesi, ekonomideki büyüme için oldukça önemli"


2020 yılından sonra Türkiye’nin yeniden yüksek enflasyonla tanıştığına değinen Karahan, 5 yıllık süreçte enflasyonun ortalama olarak yaklaşık yüzde 45 olarak gerçekleştiğini ifade etti. Karahan, "Bu dönem aynı zamanda para politikasının gevşek olduğu, kredi maliyetlerinin düşük tutulduğu ve kredi miktarının da oldukça bol olduğu bir dönemdi. Yani yatırım yapmak isteyenin, finansmana ulaşmak isteyenin ne erişim ne maliyet açısından zorlanmayacağı bir ortamdı. Böyle bir dönemde yatırımların hızlanmasını beklersiniz. Ancak veriye baktığımızda fiyat istikrarı döneminde neredeyse yüzde 8’i bulan yatırım büyümesinin bu söz konusu dönemde hızlanmak bir yana yavaşladığını gördük. Bu son dönemin bir başka özelliği ise büyüme oranlarının fiyat istikrarı dönemine benzer olması. 2004-2019 yılları arasında ortalama yüzde 5.5 kadar büyüyen Türkiye ekonomisi, ondan sonraki 5 yılda da benzer oranda büyüdü. Peki yatırım büyümesi bu dönemde zayıfladı ise ekonomi nasıl aynı hızda büyümeye devam etti? Sorunun cevabı aslında özel tüketimde yatıyor. Fiyat istikrarı döneminde yıllık bazda yüzde 4.5 büyüyen özel tüketim, yüksek enflasyon döneminde yüzde 10 oranında ve neredeyse tarihi olarak en büyük seviyelerde büyüdü. Bu büyüme kompozisyonu çok sağlıklı değil. Verilere baktığımızda yüksek enflasyon döneminde yani 2020’den sonraki dönemde yatırımlar Yüzde 5.7 büyürken özel tüketim yüzde 10 oranında yani yatırımlardan çok daha yüksek oranda büyüyor. Üretim kapasitesinin bu hızla artmadığı bir ekonomide bu kadar hızlı özel tüketim büyümesi ancak ithalatla mümkün. Nitekim ekonomimizde de bunu gördük. 2023 başında cari açığın milli geliri oranı ithalattaki artış kaynaklı yüzde 5’i aştı. Fiyat istikrarını sağladığımızda bu büyüme kompozisyonunun geçmişte olduğu gibi düzeleceğini yani yatırım tüketim dengesinin çok daha sağlıklı seyredeceğini düşünüyoruz. Özel tüketim büyümesinin dengelenmesi ve büyüme kompozisyonunun iyileşmesi dezenflasyon için önemli olduğu kadar ekonomideki büyümenin dengeli olabilmesi için de oldukça önemli. Bildiğiniz gibi parasal sıkılaşmaya başlayalı iki yıldan fazla bir süre oldu. Geldiğimiz noktada büyüme kompozisyondaki dengelenmenin ne boyutta olduğunu sizlerle paylaşmak istiyorum. Şu anda baktığımızda yatırım büyümesinin yüzde 7,7 olduğunu özel tüketimdeki hızla artışında önemli ölçüde törpülendiğini görebiliriz. Ve tıpkı anlattığım gibi yatırım büyümesinin özel tüketimden daha hızlı olduğu ve dolayısıyla büyümenin daha sürdürülebilir olduğu bir görünüm elde etmiş olduk" ifadelerini kullandı.



Merkez Bankası Başkanı Karahan: "Fiyat istikrarının sağlanmasıyla birlikte kalıcı ve genele yayılan refah artışına ulaşacağız"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Dezenformasyonla Mücadele Merkezi: "‘Türkiye’nin İsrail’e yönelik işgal tehdidinde bulunduğu’ yönündeki iddialar tamamen asılsızdır" Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (DMM) tarafından, "Bazı medya organları ve sosyal medya paylaşımlarında Cumhurbaşkanımıza atfen yer alan, ‘Türkiye’nin İsrail’e yönelik işgal tehdidinde bulunduğu’ yönündeki iddialar tamamen asılsızdır" denildi. Dezenformasyonla Mücadele Merkezi’nin (DMM) sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, Türkiye’nin dün olduğu gibi bugün de bölgesinde adaletin, barışın ve sağduyunun sesi olmaya devam edeceği bildirilerek şu ifadelere yer verildi: "Bazı medya organları ve sosyal medya paylaşımlarında Cumhurbaşkanımıza atfen yer alan, ‘Türkiye’nin İsrail’e yönelik işgal tehdidinde bulunduğu’ yönündeki iddialar tamamen asılsızdır. Söz konusu paylaşımlardaki iddialar gerçeklerle örtüşmeyen ve bölgesel istikrara zarar vermeyi amaçlayan söylemlerdir. Türkiye Cumhuriyeti, asırlara sari devlet geleneği ve vizyonu gereği her zaman bölgemiz başta olmak üzere tüm coğrafyalarda kanın durması, sivillerin korunması ve kalıcı barışın tesisi için öncü bir rol üstlenmektedir. Bölgesel krizlerin ve anlaşmazlıkların çözümünde de her zaman uluslararası hukuku ve diplomasi kanallarını önceleyen ülkemiz, gerilimi tırmandıran değil, düşüren bir tutum sergilemektedir. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde Türkiye, herhangi bir ayrım gözetmeksizin bölge halklarının huzur, güven ve refah içinde yaşamasını öncelemektedir. Türkiye’nin mücadelesini ve insani duruşunu çarpıtarak sunmaya çalışan manipülatif içeriklere itibar edilmemelidir."
İstanbul Selçuk İnan: "Galatasaray taraftarlarının beni karşılamaması konusunda canları sağ olsun" Kocaelispor Teknik Direktörü Selçuk İnan, Galatasaray’ın kendisi için önemli ve kıymetli olduğunu belirterek, "Galatasaray taraftarı bana nasıl davranırsa davransın başımın üstünde. Onları yargılayamam. Ben onları hep sevdim, saygı duydum. Hayatımın bundan sonraki her anında onları sevmeye ve saygı duymaya devam edeceğim. Galatasaray taraftarlarının beni karşılamaması konusunda canları sağ olsun. Onlar içinden ne geliyorsa onu yapsınlar" dedi. Trendyol Süper Lig’in 29. haftasında Kocaelispor deplasmanda oynadığı Galatasaray ile 1-1 berabere kaldı. Maçın ardından düzenlenen basın toplantısında Kocaelispor Teknik Direktörü Selçuk İnan, açıklamalarda bulundu. İki takımı da tebrik ederek sözlerine başlayan İnan, "Sahada güzel bir mücadele vardı. İki takım futbol oynamaya çalıştı. Maç berabere bitti. Aldığımız 1 puandan ötürü oyuncularımı tebrik ederim. Çok iyi mücadele ettiler. Böyle bir zamanda Galatasaray’a karşı oynamak kolay değil. Çok mücadele ettiler. Emeklerinin karşılığını da aldılar" diye konuştu. Galatasaray’ın stadına her geldiğinde farklı duygular beslediğini belirten Selçuk İnan, "Burası benim için önemli, kıymetli. Hayatımın çok önemli anlarını burada yaşadım. Düzgün oldum, mütevazı oldum, yine de gerçekler var. Bu sahada en çok maça çıkan oyuncuyum belki de, en çok kupa kazanan oyuncuyum, en çok kaptan olan, en çok gol atan orta saha belki de, en çok asist yapan. 15 kupa kazandım. Bunlar çok kolay başarılar değil. Bunları başarırken hep bu Selçuk İnan’dım yine. Birçoğunuzun beğenmediği, sessiz kaldığımda eleştirdiniz. O zaman da şu anki karşınızdaki Selçuk İnan’dım. Yine öyle olacağım. Düzüm, ne olursa olsun haksızlığa gelmem. Kimsenin hakkını yemem, yemedim. Hiç kimseye saygısız yapmadım. Ne kadar bulmaya çalışsanız da yine de belki biraz üzüyorsunuz beni ama yine doğru bildiğim yoldan gidiyorum. Çok bunlara girmek istemiyordum. Ahlaklı olmak başka bir şey, düz olmak başka bir şey. Galatasaray taraftarı bana nasıl davranırsa davransın başımın üstünde. Onları yargılayamam. Ben onları hep sevdim, saygı duydum. Hayatımın bundan sonraki her anında onları sevmeye ve saygı duymaya devam edeceğim. Çünkü ben buyum. Hiçbir kötüye çekmeye uğraşmayın. Galatasaray’da uzun yıllar kaldım. Bütün hayatımla buraya verdim. Şimdi Kocaelispor’dayım. Onlar için çalışıyorum, emek veriyorum. Hiçbir kötü şeyin arkasından gitmedin, gitmeyeceğim. Yanlışlar gördüm, tepkimi koydum ama siz bunu görmedeniz, görmeyeceksiniz de. Galatasaray taraftarlarının beni karşılamaması konusunda canları sağ olsun. Onlar içinden ne geliyorsa onu yapsınlar. Ben hayatım boyunca içimden ne geliyorsa öyle davrandım. Bundan sonra da bu Selçuk İnan, bu şekilde davranmaya devam edecek" şeklinde konuştu. Hedefler olmadan yaşanmadığını ifade eden yeşil-siyahlıların teknik direktörü, "Çok zor şartlar altında bu takım kuruldu. 16 yıl sonra geldi. Buraya sahaya çılan 11’i neredeyse maaş bütçesi büyük takımlarda oynayan oyuncuların 1 oyuncusuna denk geliyor. İşimiz kolay değil. Artık çok daha zor. Bizim işimiz bu zoru başarmak. En azından o mücadeleyi göstermek. Kocaelispor bunu başarabilecek güçte. Ne olursa olsun taraftarımız takımlarını yalnız bırakmasınlar. Oyunculara destek olsunlar. Onlar bizim için bir güç. Onlardan isteyeceğim; bugüne kadar yaptıkları gibi yine destek olsunlar. Bizim için yeter" değerlendirmesinde bulundu. Maça sonradan girerek golü atan Bruno Petkovic için ise İnan, "Petkovic bizim önemli bir oyuncu. Bu maçları oynamayı bilen bir oyunculardan biri. Hazır değil. Bizimle 3 antrenmana çıktı. Girdi, kalitesini gösterdi" dedi.
Ankara Somali’de CURAD-1 Sondajı için geri sayım Türkiye’nin yurt dışındaki ilk derin deniz arama sondajını Somali’de gerçekleştirecek olan Çağrı Bey Ultra Derin Deniz Sondaj Gemisi’nin 13 Nisan öğle saatlerinde kuyunun bulunduğu lokasyona ulaşması planlanıyor. Türkiye’nin yurt dışındaki ilk derin deniz arama sondajını Somali’de gerçekleştirecek olan Çağrı Bey Ultra Derin Deniz Sondaj Gemisi, Mogadişu Limanı’ndan ayrılarak sondaj yapacağı CURAD-1 kuyusuna doğru hareket etti. 13 Nisan öğle saatlerinde kuyunun bulunduğu lokasyona ulaşması planlanan Çağrı Bey, konumlanma işleminin ardından kuyuya ilişkin test faaliyetlerine başlayacak. Testlerin ardından da sondaj çalışmasına geçilecek. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, "Somali’de büyük bir coşkuyla karşıladığımız Çağrı Bey sondaj gemimiz Mogadişu Limanı’ndan demir alarak görev yeri Curad-1 kuyusuna doğru yola çıktı. İnşallah tarihimizin ilk yurt dışı derin deniz sondajına Bismillah diyerek başlayacağız. Çağrı Bey’i umutla bekleyen yüreklerin duasından aldığımız güçle sömürünün değil, kardeşliğin destanını yazmak; iki kardeş ülkenin ortak refahını inşa etmek ve enerjideki gücümüze güç katmak için çalışmaya devam edeceğiz" dedi. Enerji filosunun yeni derin deniz sondaj gemilerinden Çağrı Bey, Türkiye’nin yurt dışındaki ilk derin deniz arama sondajını gerçekleştirmek amacıyla çalışmalarına başlıyor. 53 günün ardından Somali’ye vardı Çağrı Bey, Somali’deki sondaj çalışmaları için 15 Şubat 2026’da Mersin Taşucu Limanı’ndan Somali’ye doğru seyrine başladı. 53 günlük seyir süresi sonunda Somali’ye ulaşan gemi, geçtiğimiz 10 Nisan’da Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar’ın da iştirak ettiği törenle Mogadişu Limanı’nda karşılandı. Limandan ayrıldı Limanda malzeme ve yakıt ikmali gibi son hazırlıkları gerçekleştirilen Çağrı Bey, Mogadişu Limanı’ndan ayrılarak sondaj yapacağı CURAD-1 kuyusuna doğru hareket etti. Çağrı Bey’in bu yolculuğunda, enerji filosundan Altan, Korkut, Sancar destek gemileri de yanında bulunuyor. Güvenli bir şekilde çalışabilmesi için TCG Sancaktar, TCG Gökova ve TCG Bafra’dan oluşan donanma unsurları da Çağrı Bey’e eşlik ediyor. Konumlanma ve test aşaması Çağrı Bey’in, yarın (13 Nisan) öğle saatlerinde 372 kilometre açıkta bulunan kuyu lokasyonuna varması planlanıyor. Geminin, CURAD-1 kuyusuna varmasının ardından öncelikle konumlanma işlemi gerçekleştirilecek. Daha sonra da kuyuya ilişkin çeşitli test faaliyetlerine başlanacak. 7 bin 500 metre derinlikte sondaj Test faaliyetlerinin tamamlanmasının ardından ise sondaj aşamasına geçilecek. Çağrı Bey Sondaj Gemisi, 3 bin 495 metre su derinliğine sahip noktada, deniz tabanından itibaren de 4 bin 5 metre kazılmasının ardından toplam 7 bin 500 metreye inerek sondaj yapacak. CURAD-1 kuyusunun, söz konusu 7 bin 500 derinlik ile dünyanın en derin ikinci deniz kuyusu olması hedefleniyor. Ayrıca, Çağrı Bey’in yürüteceği sondaj operasyonunda 4 bin metreye dalabilen bir su altı robotu da kullanılacak. İklim ve hava şartlarının uygun seyretmesi durumunda sondaj operasyonunun 6 ila 9 ay arasında tamamlanması planlanıyor. İki kardeş ülkenin ortak refahı Konuya ilişkin sosyal medya hesaplarından bir video paylaşan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, "Somali’de büyük bir coşkuyla karşıladığımız Çağrı Bey sondaj gemimiz Mogadişu Limanı’ndan demir alarak görev yeri Curad-1 kuyusuna doğru yola çıktı. İnşallah tarihimizin ilk yurt dışı derin deniz sondajına Bismillah diyerek başlayacağız. Çağrı Bey’i umutla bekleyen yüreklerin duasından aldığımız güçle sömürünün değil, kardeşliğin destanını yazmak; iki kardeş ülkenin ortak refahını inşa etmek ve enerjideki gücümüze güç katmak için çalışmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.
İstanbul Okan Buruk: "Puan kaybettik ama kendimize olan güvenimizi asla kaybetmedik" Galatasaray Teknik Direktörü Okan Buruk, Kocaelispor maçında puan kaybettikleri ama şampiyonluk yarışında kendilerine güvenlerini asla kaybetmediklerini vurguladı. Trendyol Süper Lig’in 29. haftasında Galatasaray evinde karşı karşıya geldiği Kocaelispor ile 1-1 berabere kaldı. Maçın ardından Galatasaray Teknik Direktörü Okan Buruk düzenlenen basın toplantısında açıklamalarda bulundu. Bu hafta 3 maç oynadıklarını hatırlatan Buruk, "Trabzonspor mağlubiyetiyle başladık ardından Göztepe galibiyeti geldi. Bugün de puan farkını devam ettirmek için kritik bir maçtı. İlk yarıdaki oyunumuzun iyi düşünüyorum. İkici yarıya kötü başlamadık ama devamında özellikle rakibimizin kalemize daha fazla geldiği yerde oyuncu değişikleri yaptık. Çok net pozisyonlar vermesek de golü kalemizde gördük. Devamında değişiklik yaptık, oyunu çevirmeye çalıştık. Son bölümde istediklerimizi yerine getiremedik. 1-1’lik sonuçla buradan ayrıldık. Bunun üzüntüsünü yaşıyoruz. Oyuncularıma çok güveniyorum. Onlarla birlikte bu zamana kadar çok büyük başarılara ulaştık. Yine avantaj bizde, önde olan biziz. Yine şampiyon olan biz olacağız diye düşünüyorum. Oyuncularıma çok güveniyorum" diye konuştu. "Bu yorgunluk elbet oluyor" Bu sezon 47 maça çıktıklarını söyleyen sarı-kırmızılıların teknik direktörü, "Çok büyük maç sayısına ulaştık. Bu yüzden takım üzerinde yorgunluk olabiliyor. 1 hafta 3 maç üst üste oynayınca bu yorgunluk olabilir. Oyun içerisinde belli yerlerde bunu hissedebiliyorsunuz. Bu yorgunluk elbet oluyor. Bu dönem daha zorlu geçen bir dönemdi. Özellikle Osimhen’in sakatlanması. Lang’ın parmağının kopması devamında yüzde 100 ile oynayamaması, Yunus’un aynı şekilde bir tek dün antrenman yaptı. Bugün son bölümde yeterince pozisyon bulamadık. Erken panik yaptık. Top dönüşlerinde saçma fauller yaptık. Her faulde oyun 45 saniye, 1 dakika arasında durdu. Bu da son bölümde daha sakin kalabilirdik. Bu yorgunluklar, bu dönemde çıkabiliyor" şeklinde konuştu. "Bu maçtan sonra kafamda en ufak bir tereddüt yok, takımıma inanıyorum" Ligde son 5 maç kala önde olan takım olduklarını ifade eden 52 yaşındaki teknik direktör, "Son 5 maça girdiğimizde önde olan takımız. Tek maça düşmemiz bizim için avantaj. Şampiyonlar Ligi’nde çok yoğun bir fikstürden çıktık. Bundan sonra daha çok hazırlanabileceğimiz ve Şampiyonluk moduna girebileceğimiz 5 maç var. Bundan önceki senelerde de bu tür puan kayıpları yaşadık. Devamında Galatasaray takımı şampiyonluk havasına girdikten sonra hep başardık, yine başaracağız. Bu maçtan sonra kafamda en ufak bir tereddüt yok, takımıma inanıyorum. Bu hafta Gençlerbirliği ile oynayacağız. Kupa maçı var. Daha sonra Fenerbahçe maçı. Bu maçı atlatıp, toparlanacağız ve Gençlerbirliği ile oynayıp, bir sonraki maça hazırlanacağız" değerlendirmesinde bulundu. "Türkiye’de bizle kim oynarsa oynasın bütün takımlar özel hazırlanıyor, özel primler alıyor" Kocaelispor maçı öncesinde yaptığı açıklamaların sorulması üzerine Okan Buruk, "Kocaelispor camiasına değil. İlk maçtan sonra maç bitimi Kocaelispor’u tebrik ettik. Kocaelispor başkanının yaptığı açıklamalarının doğru olduğunu düşünmediğim için, bu maç bizim için önemli motivasyon olduğunu söyledi. Bu motivasyonu taraftarımız gösterdi. Futbolcularımız daha iyi gösterebilirdi. Taraftarımızın gösterdiği kadar bizim de göstermemiz gerekiyordu. Biz Galatasaray’ız. Türkiye’de bizle kim oynarsa oynasın bütün takımlar özel hazırlanıyor, özel primler alıyor. Galatasaray Stadı’na gelip, Galatasaray ile oynayan her takım puan almak için elinden geleni yapıyor. Kocaelispor futbolcuları da aldıkları 1 puandan dolayı tebrik ederim" diye cevap verdi. "Puan kaybettik ama kendimize olan güvenimizi asla kaybetmedik" Şampiyonlar Ligi ile birlikte yoğun bir dönem geçirdiklerini belirten Buruk, sözlerini şöyle tamamladı: "12 Şampiyonlar Ligi maçı belki Türkiye’deki 24 maçına denk. Biz bu süreçleri kazanarak girdik. Bu tür puan kayıpları olacak. 47 maça çıktık. 12’si Şampiyonlar Ligi maçı. Takımın üzerinde yorgunluklar, sakatlıklar, form düşüklükleri öz güven eksiklikleri bunlar olabiliyor. Bugün bir hata yaptık. Biz öz güvenle yolumuza devam etmek zorundayız. Gönül isterdi puan farkı yükseklerde kalsın. Galatasaray takımı ne zaman şampiyon olacak diye herkes konuşuyordu. Rakibimizle şu anda 2 puanlık farkımız var. 2 hafta sonra da sahamızda oynayacağız. Göztepe maçında Barış’ın performansından memnun kaldığımız için onunla oynadık. Yunus ve Lang belki yüzde 100 olsalardı o eksiklikleri hissetmeden daha farklı bir şey de konuşabilirdik. Bu hafta bizim için zor bir haftaydı. Asprilla’yı, Göztepe’de çok güvenerek oynattım. O da sakatlanınca kulübeden gelen anlamında zorluklarımız oldu. Osimhen de antrenmanla başladı. Hafta onu kadroda olabilecek oyunculardan biri olacak diye umut ediyoruz. Bu hafta en güçlü şekilde maçımızı hazırlanacağız. Benim kafamda hiçbir şey değişmedi. Puan kaybettik ama kendimize olan güvenimizi asla kaybetmedik. Kendime, oyuncularıma ve taraftarıma güveniyorum. Onlarla birlikte bu şampiyonluğu hep beraber kutlayacağız."