POLİTİKA - 31 Mart 2026 Salı 10:52

MHP Genel Başkanı Bahçeli: "Türkiye barış arayan coğrafyaların umudu haline gelmiştir"

A
A
A
MHP Genel Başkanı Bahçeli: "Türkiye barış arayan coğrafyaların umudu haline gelmiştir"

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, TBMM’deki grup toplantısında küresel sistemi sert sözlerle eleştirdi. İsrail’in politikalarının bölgeyi istikrarsızlaştırdığını belirten Bahçeli, Türkiye’nin barış ve istikrar için kritik rol üstlendiğini vurguladı.

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ndeki (TBMM) grup toplantısında yaptığı konuşmada, küresel gelişmeler, Orta Doğu’daki çatışmalar ve Türkiye’nin dış politikadaki rolüne ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

21’inci yüzyılın beklentilerin aksine krizlerle ilerlediğini ifade eden Bahçeli, "Uluslararası sistem ağır yaralı haldedir ve adeta can çekişmektedir. Küresel dengelerin değiştiği, siyasi ve ekonomik kırılmaların derinleştiği ağır bir buhran döneminden geçilmektedir. Çivisi çıkan dünyada; savaşlar, krizler ve hatta soykırımlar bile ne yazık ki normal hale gelmiştir. İnsanlık unutulmuş, Batı değerler sistemi hepten çökmüştür. Savaşların yayılması, uluslararası hukukun örselenmesi, enerji krizlerinin derinleşmesi, masum sivillerin hedef haline gelmesi, insanlık vicdanının ağır bir imtihandan geçmesine neden olmaktadır. Korkarım ki dünya, çok kutuplu bir gerilim sarmalına doğru hızla sürüklenmektedir. Beşikteki bebeklerin, okullardaki çocukların, hastanelerdeki yaşlıların acımasızca katledildiği bir dünyada yaşamak, insanlık değerlerini yaşatmayı varlık sebebi sayan bizim gibi asil milletler için elbette ki tarifsiz bir hüzün vesilesidir" dedi.

Küresel düzende çifte standartlara işaret eden Bahçeli, "ABD ve İsrail, her canı istediğinde İran’a ya da tahakkümü altına girmeyi reddeden herhangi bir başka ülkeye saldırma hakkına sahip değildir. Olmamalıdır. Nükleer tesislerin hedef alınması, enerji hatlarının işlevsiz bırakılması ve stratejik geçiş noktalarının kapanması gibi ihtimallerin gerçekleşmesi, dünya ekonomisinden uluslararası güvenliğe kadar birçok alanda telafisi çok zor, belki de imkânsız sonuçlar doğuracaktır. Hürmüz Boğazı başta olmak üzere kritik deniz yollarının tehlikeye girmesi, enerji arzında ciddi kırılmalara neden olurken bu durum şimdiden yalnızca Türkiye gibi bölge ülkelerini değil, küresel sistemi derinden sarsmaya başlamıştır. Nitekim, Yemen’deki İran destekçisi Husilerin de savaşa dâhil olduklarını duyurmasıyla Hürmüz’den sonra Babül Mendeb Boğazında da askerî hareketliliğin artması, enerji güvenliği risklerini ve tedarik zinciri sorunlarını derinleştirebilecek niteliktedir. Daha da vahimi; karşılıklı tehditlerin dozajının artması, diplomatik kanalların zayıflaması ve Birleşmiş Milletler başta olmak üzere uluslararası kuruluşların sessizliği ve etkisizliği, kontrolsüz bir tırmanışın yaşanabileceğine işaret etmektedir. Nükleer silah kullanımına yönelik imalar bile insanlığın nasıl bir uçurumun kenarına sürüklendiğini açıkça göstermektedir. Bu çerçevede uluslararası toplumu sağduyuya, itidale ve sorumluluk bilinciyle hareket etmeye davet ediyoruz. ABD ve İsrail’in oluşturduğu Siyonist-emperyalist cinayet şebekesinin aklını başına alması gerektiğini bir kez daha vurguluyoruz. Bu savaşın kazananı olmayacaktır ama dünyanın öbür ucundaki bir masum insan dahi bu savaşın ceremesini çekmek zorunda kalabilecektir" ifadelerini kullandı.

"İsrail hem bölge hem dünya için tehdittir"

İsrail’in Gazze başta olmak üzere bölgedeki politikalarını sert sözlerle eleştiren Bahçeli, yaşananların insanlık vicdanını yaraladığını kaydetti. Bahçeli, "İsrail, Gazze başta olmak üzere İran ve Lübnan üzerinde izlediği saldırgan politikalarla bölgeyi adeta cehenneme çevirmiştir. Çok açıktır ki İsrail, hem bölgenin hem dünyanın huzur ve istikrarı için ciddi bir tehlike ve tehdittir" diye konuştu. ABD’nin bölge politikalarına da değinen Bahçeli, "ABD’nin Ortadoğu politikasının İsrail tarafından esir alındığı algısı, Batı kamuoyunda büyük tepkiye neden olmaktadır" değerlendirmesinde bulundu.

"Savaşın yayılması küresel krizleri derinleştirir"

Savaşın genişlemesinin küresel etkilerine dikkat çeken Bahçeli, enerji ve gıda güvenliği başta olmak üzere birçok alanda risklerin arttığını söyledi. Bahçeli, şu ifadeleri kullandı:

"Üzülerek ifade etmeliyim ki, savaşın yaygınlaşması, Petrol, Doğalgaz ve bunların türev ürünleri ile gıda fiyatlarında artış, Körfez’deki Arap coğrafyasından göç, Lübnan’da geri döndürülemez bir yıkım ve mahvolma, Kızıldeniz’de çatışma ve Babülmendeb Boğazının kapanması, Irak’ın yeni bir belirsizlik ve çatışma içine girmesi, İsrail’in tüm dünyadaki Yahudilerin hayatını riske atması ve Yahudi karşıtlığının yükselmesi ve Radikalizmin köklerinin güçlenmesine sebep olacaktır. Bunun için diyorum ki dünya; haksız ve hukuksuz saldırganlığın bedelinin ödenmediği bir dünya olarak kalmamalıdır. Bebek, çocuk, kadın yaşlı demeden yapılan katliamların cezasız kaldığı bir dünya olmamalıdır. Dünya; rafinerilerin, gaz yataklarının, petrol üretim sahalarının, elektrik santrallerinin vurulup çevre felaketlerine yol açanların serbest gezebildiği bir yere dönüşmemelidir. İnsan hak ve hürriyetlerine, emeğe, alın terine, gözyaşına, adalet ve eşitlik arayışına sırt çevirenlerin insafına ise asla terk edilmemelidir. O sebeple Dünya, Türkiye’nin samimiyetle yürüttüğü diplomatik çabalara ses vermeli, savaşa karşı ortak bir tavır geliştirme basiretini göstermelidir. Dünyanın mazlum ülkeleri ve yardım eli bekleyen insanlık umut aramaktadır. Bu nedenle Milliyetçi Hareket Partisi ve Cumhur İttifakı olarak; milletimizin huzur ve refahını sağlama ve egemenlik haklarımızı koruma sorumluluğuyla birlikte İslâm toplumlarına, Türk dünyasına ve bütün insanlığa adalet, ahlak ve akıl üçgeninde şekillenecek ihmal edemeyeceğimiz sorumluluklarımız vardır."

Uluslararası topluma çağrıda bulunan Bahçeli, "Silahların sustuğu, diplomasinin konuştuğu bir sürecin başlaması artık zorunluluktur" dedi.

"Türkiye barış arayan coğrafyaların umudu haline gelmiştir"

Türkiye’nin dış politikadaki rolüne vurgu yapan Bahçeli, Ankara’nın krizlerin çözümünde dengeleyici bir aktör olduğunu belirtti. Bahçeli, "Türkiye, barış arayan tüm mazlum coğrafyaların umudu, istikrar arayan tüm tarafların güven kapısı haline gelmiştir. Daha önce Rusya-Ukrayna krizinde de ortaya koyduğu, Türk devlet aklı ve Türk medeniyetinin manevi gücünden beslenen bu çabalar; huzurlu ve müreffeh bir dünya inşa etmeye yönelik stratejik bir vizyonun da tezahürüdür. İnanıyorum ki; Türkiye’nin akılcı, sabırlı ve kararlı diplomatik hamleleri, içinde bulunduğumuz bu karanlık tabloyu aydınlatacak; bölgemizde ve dünyada barışın, huzurun ve istikrarın yeniden yeşermesine vesile olacaktır. Ekonomik gelişmişlik açısından kuzey ve güneyin ortasında, kültür ve medeniyet akımları açısından da doğu ile batının arasında bir köprü görevi gören Türkiye jeopolitik ve jeostratejik konumu itibariyle dünyanın merkezindedir. O sebeple Türkiye’nin Batıyı ve Doğuyu Ankara merkezli kuşatan, dengeleyen ve okuyan bir dış politika anlayışına ihtiyacı vardır. ‘Çift Başlı Selçuklu Kartalının’ doğuya ve batıya dönen yüzünden ilhamla, Türkiye’nin güvenlik ihtiyaçları ve milli çıkarları doğrultusunda ittifak bloklarını kuran ve bölgesinde bozulan statükoyu yeniden inşa etmeye çalışan bir vizyona dayanması gerekmektedir" değerlendirmesinde bulundu.

"Terörsüz Türkiye milli birlik projesidir"

İç politikaya ilişkin mesajlar da veren Bahçeli, "Terörsüz Türkiye" sürecinin önemine işaret etti. Bahçeli, "Milletçe huzur iklimi inşa etmeye çalıştıkça öfkeden köpüren bazı başkentlerin, bazı gizli servislerin ülkemiz içindeki gönüllü ve ücretli devşirmeleri, toplumu ayrıştırmaya çalışmaktadır. Amacımız provokasyonlara aldırmadan daha demokratik, etkin, istikrarlı ve müreffeh bir Türkiye’dir. Gayemiz ve gayretimiz oyunları bozarak, kendi yazdığımız senaryoda milletimizin rol aldığı bir iklimde emperyalizmin bilindik hedeflerini çöpe atmaktır. Ülkemiz hatta bölgemiz için tarihi bir fırsat olan ‘Terörsüz Türkiye’ hedefi güçlü bir toplumsal katkı ve siyasi iradeyle tartışmasız gerçekleştirilecektir. Devletimiz bir, Milletimiz birdir. Vatanımız bir, Bayrağımız bir, İstiklal marşımız birdir. Kimse yanlış hesap yapmasın, tahriklere meyletmesin" diye konuştu. MHP Genel Başkanı Bahçeli tarafından, Araştırma ve Strateji Geliştirmeden Sorumlu Genel Başkan Yardımcılığı görevine getirilen Özgür Bayraktar da TBMM Grup Salonu’nda yerini aldı.

Oğuzhan Halil Özbek

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Kimsesizler için "Sıcak Yuva" genelgesi nisan ayına kadar uzatıldı Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, kış şartlarının ülke genelinde etkisini sürdürmesi üzerine evsiz ve kimsesiz vatandaşlara yönelik yürüttüğü "Sıcak Yuva" genelgesini nisan ayına kadar uzatıldığını açıkladı. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, evsiz ve kimsesiz vatandaşlara yönelik yürüttüğü ’Evsizlere Konaklama Projesi’nin süresinin nisan ayına kadar uzatıldığını belirtti. Bakanlık tarafından 2025 yılı Kasım ayında 81 il valiliğine, Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüklerine ve Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıfları’na genelge gönderilmişti. Genelgeyle, kış aylarında sokakta tek bir vatandaşın dahi kalmaması hedeflendiği ifade edildi. Projenin, ısıl harita verilerine göre ülkenin büyük bir bölümünde 31 Mart tarihinde sona ermesi planlanıyordu. Ancak soğuk hava şartlarının devam etmesi ve herhangi bir aksaklığa neden olmaması amacıyla uygulamanın 30 Nisan tarihine kadar uzatıldığı edinilen bilgiler arasında yer aldı. Barınma imkanlarının yanı sıra psiko-sosyal destek de veriliyor Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş’ın imzasıyla kış aylarının başında yayımlanan genelge doğrultusunda, ihtiyaç sahibi vatandaşlara barınma imkanının yanı sıra gerekli durumlarda psiko-sosyal destek de verildiği not düşüldü. Genelge kapsamında il ve ilçelerde öncelikle evsiz ve kimsesiz kişilerin tespitinin gerçekleştirildiği açıklandı. Tespit edilen vatandaşlar, ilk etapta kamu kurumlarına ait misafirhanelere yerleştirildiği, bu alanların yetersiz kaldığı durumlarda ise pansiyon, otel gibi konaklama yerlerine nakledildiği açıklandı. Barınma hizmetlerinin yanı sıra, vatandaşların temizlik, sağlık, temel gıda ve giyim ihtiyaçları da bakanlık tarafından karşılanırken, uygulamanın kesintisiz şekilde sürdürülmesi amacıyla tüm illerde çalışmaların titizlikle devam ettiği bildirildi.
Manisa Alaşehir’de en çok kitap okuyanlar ödüllendirildi Manisa’nın Alaşehir ilçesinde 62. Kütüphane Haftası, düzenlenen anlamlı etkinlikle kutlandı. Alaşehir İlçe Halk Kütüphanesi’nde gerçekleştirilen programda öğrenciler gösterileriyle renk katarken, bir yıl boyunca en çok kitap okuyan çocuk, genç ve yetişkin okurlar ödüllendirildi. Tüm yurtta çeşitli etkinliklerle kutlanan Kütüphaneler Haftası kapsamında Alaşehir İlçe Halk Kütüphanesi’nde program düzenlendi. Kitap sevgisini yaygınlaştırmak ve kütüphanelerin toplumdaki önemine dikkat çekmek amacıyla gerçekleştirilen programa Alaşehir Belediye Başkanı Ahmet Öküzcüoğlu, Kaymakamlık Yazı İşleri Müdürü Suat Akdut, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, kurum amirleri, öğretmenler, öğrenciler ve çok sayıda vatandaş katıldı. Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı ile başlayan programın açılış konuşmasını Alaşehir Halk Kütüphanesi Müdürü Ümran Cura yaptı. Cura konuşmasında kütüphanelerin bilgiye ulaşmanın en önemli merkezlerinden biri olduğunu vurgulayarak, özellikle çocukların ve gençlerin kitapla daha fazla buluşmasının büyük önem taşıdığını ifade etti. Program kapsamında Beş Eylül İlkokulu ve Alaşehir Ortaokulu öğrencilerinin okuduğu şiirler ve Beş Eylül İlkokulu 4-E sınıfı öğrencilerinin öğretmenleri Günnaz Ekici yönetiminde halk oyunları gösterisi sergileyerek izleyicilerden büyük alkış aldı. Etkinliğin en dikkat çeken bölümünde ise 30 Mart 2025 – 30 Mart 2026 tarihleri arasında kütüphaneden en fazla kitap okuyarak örnek olan üyeler ödüllendirildi. Protokol üyeleri tarafından verilen ödüllerde "En Çok Kitap Okuyan Çocuk" kategorisinde 290 kitapla İsacan Rüzgar Uysal, "En Çok Kitap Okuyan Genç" kategorisinde 65 kitapla Rabia Koyuncu ve "En Çok Kitap Okuyan Yetişkin" kategorisinde 36 kitapla Şamil Ayan ödüle layık görüldü. Program, katılımcıların hep birlikte gerçekleştirdiği toplu kitap okuma etkinliğiyle devam etti. Yetkililer, okuma kültürünün yaygınlaştırılması ve kütüphanelere olan ilginin artırılması için tüm vatandaşları kütüphanelerden faydalanmaya davet etti.
Kars Meteoroloji’den Kars ve çevresine çığ uyarısı Meteoroloji 16. Bölge Müdürlüğü tarafından yapılan son değerlendirmelere göre, Kars ve çevresinde çığ tehlikesine karşı vatandaşlara uyarılarda bulunuldu. Bölge genelinde havanın parçalı ve çok bulutlu geçeceği tahmin edilirken, özellikle gece ve sabah saatlerinde buzlanma ve don olaylarının etkili olması bekleniyor. Yetkililer, sürücüler başta olmak üzere vatandaşların pus ve yer yer sis nedeniyle görüş mesafesinde yaşanabilecek düşüşlere karşı dikkatli olmaları gerektiğini vurguladı. "Sıcaklıklar mevsim normallerinde" Hava sıcaklıklarının bölge genelinde mevsim normalleri civarında seyredeceği öngörülürken, ani sıcaklık değişimlerinin kar örtüsü üzerindeki etkisine dikkat çekildi. Rüzgarın Iğdır ve Ağrı çevresinde güneybatılı, Kars’ta ise kuzeydoğulu yönlerden hafif ve zaman zaman orta kuvvette, yer yer kuvvetli eseceği tahmin ediliyor. Uzmanlar, rüzgarın özellikle yüksek kesimlerde kar tabakasını hareketlendirebileceğine dikkat çekiyor. "Çığ tehlikesine dikkat" Meteoroloji yetkilileri, bölgede son günlerde etkili olan kar yağışlarının ardından yüksek kar örtüsü oluştuğunu belirterek, özellikle dik ve eğimli yamaçlarda çığ riskinin arttığını ifade etti. Yapılan açıklamada, "Yüksek kar örtüsü bulunan alanlarda çığ tehlikesi bulunmaktadır. Vatandaşların yaşanabilecek olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olmaları gerekmektedir" denildi.
Kars Kars’ta Şubat ayı dış ticaret verileri açıklandı: İthalat ihracatın üzerinde Türkiye İstatistik Kurumu (TUİK)’in açıkladığı verilere göre, Kars’ta 2026 yılı Şubat ayında genel ticaret sistemine göre ihracat 71 bin dolar, ithalat ise 645 bin dolar olarak gerçekleşti. Veriler, kentte dış ticaret dengesinin ithalat lehine seyrettiğini ortaya koydu. Şubat ayında gerçekleşen rakamlar incelendiğinde, ithalatın ihracatın yaklaşık 9 katı seviyesinde olduğu görülürken, bu durum Kars’ın dış ticarette net ithalatçı konumunu sürdürdüğünü gösterdi. Özellikle sanayi ve üretim altyapısının sınırlı olması, ihracat rakamlarının düşük kalmasında etkili olurken; ihtiyaç duyulan birçok ürünün şehir dışından ve yurt dışından temin edilmesi ithalatı artıran başlıca faktörler arasında yer aldı. Öte yandan Kars’ın sahip olduğu tarım ve hayvancılık potansiyelinin ihracata daha fazla kazandırılması gerektiği dikkat çekiyor. Özellikle et ve süt ürünleri başta olmak üzere coğrafi işaretli ürünlerin uluslararası pazarlara açılmasıyla ihracat rakamlarının artırılabileceği ifade ediliyor. Ayrıca ihracatın artırılması için üreticilere yönelik desteklerin artırılması, lojistik imkanların geliştirilmesi ve sınır ticaretinin daha etkin kullanılması gerektiğini vurgulanıyor.Kars’ın stratejik konumu itibarıyla Kafkasya ve Orta Asya pazarlarına açılma potansiyelinin bulunduğunun da altı çizildi. Kars’ta önümüzdeki aylarda dış ticaret dengesinin nasıl şekilleneceği ise uygulanacak ekonomik politikalar ve üretim kapasitesindeki artışa bağlı olarak yakından takip edilecek.
Ankara 30 milyon liralık tarihi eser ele geçirildi Ankara’da Kaçakçılık Suçlarıyla Mücadele ekiplerinin 6 ay süren çalışması sonucu, bir şüphelinin hobi bahçesine gömdüğü yaklaşık 30 milyon liralık tarihi eserin ele geçirildiği belirtildi. Ankara Kaçakçılık Suçlarıyla Mücadele Şube Müdürlüğünce yürütülen çalışmalar kapsamında, ülke genelindeki sit alanlarında gerçekleştirilen kaçak kazılar sonucu elde edilen tarihi eserlerin piyasaya sürülerek yurtdışına kaçırılmaya çalışıldığı bilgisi üzerine çalışma başlatıldığı bildirildi. Yaklaşık 6 ay süren takip sonucunda, şüpheli şahsın kaçak kazılarda elde ettiği tarihi eserleri Sincan ilçesinde bulunan hobi bahçesinde toprağa gömdüğü edinilen bilgiler arasında yer aldı. 30 Mart tarihinde şüphelinin ikameti ve hobi bahçesine yönelik düzenlenen operasyonda, 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu’na muhalefet suçundan şüpheli hakkında adli işlem başlatıldığı açıklandı. Yaklaşık 30 milyon lira değerinde eser ele geçirildi Ekiplerin yaptığı operasyonda; 6 bin 24 adet bronz ve gümüş sikke, 358 adet bronz ve gümüş obje, 1 adet define arama dedektörünün ele geçirildiği edinilen bilgiler arasında yer aldı. Toplamda 6 bin 382 adet tarihi eser niteliğinde olduğu değerlendirilen materyalin bulunduğu operasyonda, ele geçirilen eserler arasında; 550 adet Selçuklu ve Osmanlı dönemine ait gümüş sikke, bin 230 adet Roma dönemine ait gümüş sikke, 980 adet Arkaik (Antik Yunan) döneme ait sikke, 3 bin 150 adet Roma dönemine ait sikke, 114 adet Lidya ve Milas dönemine ait sikke, 241 adet Bizans ve Roma dönemine ait obje, 117 adet Osmanlı dönemine ait objenin yer aldığı ifade edildi. Ele geçirilen tarihi eserlerin piyasa değerinin yaklaşık 30 milyon lira olduğu değerlendirildi. Eserler, Anadolu Medeniyetleri Müzesi’ne teslim edilmek üzere muhafaza altına alınırken, şüpheli şahıs hakkında ise adli işlemlerin sürdüğü bildirildi.