POLİTİKA - 31 Mart 2026 Salı 11:45

MHP Genel Başkanı Bahçeli: "Bebek ve çocukların sesi kısılırken silah sesinin yükselmesi insanlık için utanç vericidir"

A
A
A
MHP Genel Başkanı Bahçeli: "Bebek ve çocukların sesi kısılırken silah sesinin yükselmesi insanlık için utanç vericidir"

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, TBMM’deki grup toplantısında küresel sistemi sert sözlerle eleştirdi. İsrail’in politikalarının bölgeyi istikrarsızlaştırdığını belirten Bahçeli, Türkiye’nin barış ve istikrar için kritik rol üstlendiğini vurguladı.


Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ndeki (TBMM) grup toplantısında yaptığı konuşmada, küresel gelişmeler, Orta Doğu’daki çatışmalar ve Türkiye’nin dış politikadaki rolüne ilişkin değerlendirmelerde bulundu.


21’inci yüzyılın beklentilerin aksine krizlerle ilerlediğini ifade eden Bahçeli, "Uluslararası sistem ağır yaralı haldedir ve adeta can çekişmektedir. Küresel dengelerin değiştiği, siyasi ve ekonomik kırılmaların derinleştiği ağır bir buhran döneminden geçilmektedir. Çivisi çıkan dünyada; savaşlar, krizler ve hatta soykırımlar bile ne yazık ki kanıksanır hale gelmiştir. İnsanlık unutulmuş, Batı değerler sistemi hepten çökmüştür. Savaşların yayılması, uluslararası hukukun örselenmesi, enerji krizlerinin derinleşmesi, masum sivillerin hedef haline gelmesi, insanlık vicdanının ağır bir imtihandan geçmesine neden olmaktadır. Korkarım ki dünya, çok kutuplu bir gerilim sarmalına doğru hızla sürüklenmektedir. Beşikteki bebeklerin, okullardaki çocukların, hastanelerdeki yaşlıların acımasızca katledildiği bir dünyada yaşamak, insanlık değerlerini yaşatmayı varlık sebebi sayan bizim gibi asil milletler için elbette ki tarifsiz bir hüzün vesilesidir" dedi.


Küresel düzende çifte standartlara işaret eden Bahçeli, "ABD ve İsrail, her canı istediğinde İran’a ya da tahakkümü altına girmeyi reddeden herhangi bir başka ülkeye saldırma hakkına sahip değildir. Olmamalıdır. Nükleer tesislerin hedef alınması, enerji hatlarının işlevsiz bırakılması ve stratejik geçiş noktalarının kapanması gibi ihtimallerin gerçekleşmesi, dünya ekonomisinden uluslararası güvenliğe kadar birçok alanda telafisi çok zor, belki de imkânsız sonuçlar doğuracaktır. Hürmüz Boğazı başta olmak üzere kritik deniz yollarının tehlikeye girmesi, enerji arzında ciddi kırılmalara neden olurken bu durum şimdiden yalnızca Türkiye gibi bölge ülkelerini değil, küresel sistemi derinden sarsmaya başlamıştır. Nitekim, Yemen’deki İran destekçisi Husilerin de savaşa dâhil olduklarını duyurmasıyla Hürmüz’den sonra Babül Mendeb Boğazında da askerî hareketliliğin artması, enerji güvenliği risklerini ve tedarik zinciri sorunlarını derinleştirebilecek niteliktedir. Daha da vahimi; karşılıklı tehditlerin dozajının artması, diplomatik kanalların zayıflaması ve Birleşmiş Milletler başta olmak üzere uluslararası kuruluşların sessizliği ve etkisizliği, kontrolsüz bir tırmanışın yaşanabileceğine işaret etmektedir. Nükleer silah kullanımına yönelik imalar bile insanlığın nasıl bir uçurumun kenarına sürüklendiğini açıkça göstermektedir. Bu çerçevede uluslararası toplumu sağduyuya, itidale ve sorumluluk bilinciyle hareket etmeye davet ediyoruz. ABD ve İsrail’in oluşturduğu Siyonist-emperyalist cinayet şebekesinin aklını başına alması gerektiğini bir kez daha vurguluyoruz. Bu savaşın kazananı olmayacaktır ama dünyanın öbür ucundaki bir masum insan dahi bu savaşın ceremesini çekmek zorunda kalabilecektir" ifadelerini kullandı.


"İsrail hem bölge hem dünya için tehdittir"


İsrail’in Gazze başta olmak üzere bölgedeki politikalarını sert sözlerle eleştiren Bahçeli, yaşananların insanlık vicdanını yaraladığını kaydetti. Bahçeli, "İsrail, Gazze başta olmak üzere İran ve Lübnan üzerinde izlediği saldırgan politikalarla bölgeyi adeta cehenneme çevirmiştir. Çok açıktır ki İsrail, hem bölgenin hem dünyanın huzur ve istikrarı için ciddi bir tehlike ve tehdittir" diye konuştu.


ABD’nin bölge politikalarına da değinen Bahçeli, "ABD’nin Ortadoğu politikasının İsrail tarafından esir alındığı algısı, Batı kamuoyunda büyük tepkiye neden olmaktadır" değerlendirmesinde bulundu.


"Savaşın yayılması küresel krizleri derinleştirir"


Savaşın genişlemesinin küresel etkilerine dikkat çeken Bahçeli, enerji ve gıda güvenliği başta olmak üzere birçok alanda risklerin arttığını söyledi. Bahçeli, şu ifadeleri kullandı:


"Üzülerek ifade etmeliyim ki, savaşın yaygınlaşması, Petrol, Doğalgaz ve bunların türev ürünleri ile gıda fiyatlarında artış, Körfez’deki Arap coğrafyasından göç, Lübnan’da geri döndürülemez bir yıkım ve mahvolma, Kızıldeniz’de çatışma ve Babülmendeb Boğazının kapanması, Irak’ın yeni bir belirsizlik ve çatışma içine girmesi, İsrail’in tüm dünyadaki Yahudilerin hayatını riske atması ve Yahudi karşıtlığının yükselmesi ve Radikalizmin köklerinin güçlenmesine sebep olacaktır. Bunun için diyorum ki dünya; haksız ve hukuksuz saldırganlığın bedelinin ödenmediği bir dünya olarak kalmamalıdır. Bebek, çocuk, kadın yaşlı demeden yapılan katliamların cezasız kaldığı bir dünya olmamalıdır. Dünya; rafinerilerin, gaz yataklarının, petrol üretim sahalarının, elektrik santrallerinin vurulup çevre felaketlerine yol açanların serbest gezebildiği bir yere dönüşmemelidir. İnsan hak ve hürriyetlerine, emeğe, alınterine, gözyaşına, adalet ve eşitlik arayışına sırt çevirenlerin insafına ise asla terk edilmemelidir. O sebeple Dünya, Türkiye’nin samimiyetle yürüttüğü diplomatik çabalara ses vermeli, savaşa karşı ortak bir tavır geliştirme basiretini göstermelidir. Dünyanın mazlum ülkeleri ve yardım eli bekleyen insanlık umut aramaktadır. Bu nedenle Milliyetçi Hareket Partisi ve Cumhur İttifakı olarak; milletimizin huzur ve refahını sağlama ve egemenlik haklarımızı koruma sorumluluğuyla birlikte İslâm toplumlarına, Türk dünyasına ve bütün insanlığa adalet, ahlak ve akıl üçgeninde şekillenecek ihmal edemeyeceğimiz sorumluluklarımız vardır."


Uluslararası topluma çağrıda bulunan Bahçeli, "Silahların sustuğu, diplomasinin konuştuğu bir sürecin başlaması artık zorunluluktur" dedi.


"Türkiye barış arayan coğrafyaların umudu haline gelmiştir"


Türkiye’nin dış politikadaki rolüne vurgu yapan Bahçeli, Ankara’nın krizlerin çözümünde dengeleyici bir aktör olduğunu belirtti. Bahçeli, "Türkiye, barış arayan tüm mazlum coğrafyaların umudu, istikrar arayan tüm tarafların güven kapısı haline gelmiştir. Daha önce Rusya-Ukrayna krizinde de ortaya koyduğu, Türk devlet aklı ve Türk medeniyetinin manevi gücünden beslenen bu çabalar; huzurlu ve müreffeh bir dünya inşa etmeye yönelik stratejik bir vizyonun da tezahürüdür. İnanıyorum ki; Türkiye’nin akılcı, sabırlı ve kararlı diplomatik hamleleri, içinde bulunduğumuz bu karanlık tabloyu aydınlatacak; bölgemizde ve dünyada barışın, huzurun ve istikrarın yeniden yeşermesine vesile olacaktır. Ekonomik gelişmişlik açısından kuzey ve güneyin ortasında, kültür ve medeniyet akımları açısından da doğu ile batının arasında bir köprü görevi gören Türkiye jeopolitik ve jeostratejik konumu itibariyle dünyanın merkezindedir. O sebeple Türkiye’nin Batıyı ve Doğuyu Ankara merkezli kuşatan, dengeleyen ve okuyan bir dış politika anlayışına ihtiyacı vardır. ‘Çift Başlı Selçuklu Kartalının’ doğuya ve batıya dönen yüzünden ilhamla, Türkiye’nin güvenlik ihtiyaçları ve milli çıkarları doğrultusunda ittifak bloklarını kuran ve bölgesinde bozulan statükoyu yeniden inşa etmeye çalışan bir vizyona dayanması gerekmektedir" değerlendirmesinde bulundu.


"Terörsüz Türkiye milli birlik projesidir"


İç politikaya ilişkin mesajlar da veren Bahçeli, "Terörsüz Türkiye" sürecinin önemine işaret etti. Bahçeli, "Milletçe huzur iklimi inşa etmeye çalıştıkça öfkeden köpüren bazı başkentlerin, bazı gizli servislerin ülkemiz içindeki gönüllü ve ücretli devşirmeleri, toplumu ayrıştırmaya çalışmaktadır. Amacımız provokasyonlara aldırmadan daha demokratik, etkin, istikrarlı ve müreffeh bir Türkiye’dir. Gayemiz ve gayretimiz oyunları bozarak, kendi yazdığımız senaryoda milletimizin rol aldığı bir iklimde emperyalizmin bilindik hedeflerini çöpe atmaktır. Ülkemiz hatta bölgemiz için tarihi bir fırsat olan ‘Terörsüz Türkiye’ hedefi güçlü bir toplumsal katkı ve siyasi iradeyle tartışmasız gerçekleştirilecektir. Devletimiz bir, Milletimiz birdir. Vatanımız bir, Bayrağımız bir, İstiklal marşımız birdir. Kimse yanlış hesap yapmasın, tahriklere meyletmesin" diye konuştu.


MHP Genel Başkanı Bahçeli tarafından, Araştırma ve Strateji Geliştirmeden Sorumlu Genel Başkan Yardımcılığı görevine getirilen Özgür Bayraktar da TBMM Grup Salonu’nda yerini aldı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kayseri Pınarbaşı’ndaki silahlı saldırı davasının sanıkları bir kez daha hakim karşısına çıktı Pınarbaşı Belediyesi’nin yenilenen seçimlerinin ardından CHP’nin meclis üyesi adayının uğradığı silahlı saldırıyla ilgili sanığın yargılanmasına devam edildi. Kayseri’nin Pınarbaşı ilçesinde 31 Mart 2024 tarihinde yapılan belediye başkanlığı seçimlerinin iptal edilmesinin ardından belediye seçimleri 2 Haziran 2024 tarihinde tekrarlanmıştı. Seçimlerin ardından 21 Haziran 2024 tarihide CHP’nin belediye meclis üyesi adayı Ş.B., eski belediye başkanının kardeşi E.U. ve yeğeni M.U. tarafından darp edildikten sonra silahla yaralanmıştı. Kayseri 8. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmaya şikayetçi Ş.B. avukatları ile tutuklu sanıklar E.U., M.U. ve avukatları katıldı. Şikayetinin devam ettiğini belirten Ş.B.; saldırı sonrasında kendisinde kalıcı hasar meydana geldiğini, Bünyan Devlet Hastanesi’nin kendisine yüzde 65 engelli raporu verdiğini söyledi. Olayın tasarlanarak gelişmediğini, anlık gelişen bir olay olduğunu belirten sanık E.U. savunmasında; 22 aydır tutuklu olduğunu ve ailesinin mağdur olduğunu belirterek, tahlisini talep etti. M.U. ise savunmasında pişman olduğunu, çocuklarının mağdur olduğunu, okullarını bırakma durumuna geldiğini belirterek tahliyesi istedi. Mahkeme heyeti sanıkların tutukluluk halinin devamına karar vererek, eksiklerin giderilmesi için duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.
Ankara Sosyal medyada kendini ’Tatar gazeteci’ olarak tanıtan ve para toplayan kişinin iddiaları yalan çıktı Sosyal medyada kendisini Tatar gazeteci ve aktivist olarak tanıtan Nail Nabiullin, Türkiye’de ikamet izninin iptal edildiğini iddia ederek takipçilerinden maddi destek talep ettiği öğrenildi. Yapılan incelemede iddiaların gerçek olmadığı, kendisinin ve ailesinin ikamet izinlerinin geçerli olduğu açıklandı. Sosyal medya üzerinden kendisini Tatar gazeteci ve aktivist olarak tanıtıp, ‘ikamet iznim iptal edildi, sınır dışı edileceğim’ yalanıyla vatandaşların yardımseverlik duygularını suistimal ederek para toplayan yabancı uyruklu Nail Nabiullin hakkında hukuki süreç başlatıldığı öğrenildi. Şahsın ve ailesinin Türkiye’deki ikamet izinlerinin halen geçerli olduğu ortaya çıkarken, sosyal medya platformlarında takipçilerine gerçeğe aykırı beyanlarla kamuoyunu yanıltarak haksız kazanç elde ettiği tespit edildi. Şahsın, Türk halkının yardımseverlik duygularını suistimal etmeye yönelik faaliyetleri üzerine inceleme başlatıldığı edinilen bilgiler arasında yer aldı. Duygu sömürüsü yaptı Nabiullin’in sosyal medya hesaplarından yaptığı paylaşımlarda, Türkiye’deki ikamet izninin iptal edildiğini ve yakın zamanda sınır dışı edileceğini iddia ettiği belirlendi. Bu yalan üzerinden takipçilerinden ‘uçak bileti, idari para cezası ve geçimini sağlamak’ gerekçesiyle maddi destek talep eden şahsın, insani hassasiyetleri daha da artırmak amacıyla orta derece anemi hastası olduğunu öne sürdüğü öğrenildi. İkamet izni iptali yalanı ortaya çıktı Yetkili makamlarca yapılan incelemelerde ise gerçeğin tamamen farklı olduğu belirlendi. Yabancı uyruklu şahsın iddia ettiği gibi ikamet izninin iptal edilmediği; kendisinin İstanbul’da, eşi ve çocuğunun ise Antalya’daki ikamet izinlerinin halen geçerli olduğu ifade edildi. Ailenin Türkiye’deki yasal durumlarıyla ilgili herhangi bir engelin bulunmadığı tespit edilirken, sınır dışı edilme gibi bir durumu olmadığı halde, kamuoyunda bu yönde kasıtlı bir algı oluşturarak vatandaşları dolandırmaya yönelik hareket ettiği anlaşılan şahıs hakkında hukuki sürecin başlatıldığı açıklandı.
Bursa Spor Festivali heyecanı kaldığı yerden devam ediyor İnegöl Belediyesi 9. Okullar Arası Spor Festivali ramazan ayında verilen aranın ardından kaldığı yerden devam ediyor. 20 okuldan 147 öğrenci bugün bilek güreşi turnuvasında ter döktü. İnegöl Belediyesi’nin Milli Eğitim Müdürlüğü iş birliğinde bu yıl 9’uncusunu düzenlediği Okullar Arası Spor Festivalinde heyecan sürüyor. 14 farklı branş ve 73 kategoride 80 okulumuz, 600’ü aşkın takım ve toplamda 4 bini aşkın öğrenci, sporun birleştirici gücüyle buluşuyor. İnegöl’ün en kapsamlı spor organizasyonunda ramazan ayı öncesi; basketbol, satranç, dart, güreş, spor tırmanış ve oryantiring olmak üzere 6 branşta turnuvalar sona ermişti. Ramazan ayında verilen aranın ardından, heyecan bugün yeniden başladı. İlk günden itibaren büyük bir çekişmeye sahne olan 9. Okullar Arası Spor Festivalinde bugün 7’nci branş olan bilek güreşinde öğrenciler kıyasıya bir mücadele verdi. Akhisar Spor Salonunda sabah 10.00’da başlayan bilek güreşi müsabakaları tamamlandı. Küçükler, Yıldızlar, Gençler (A) ve Gençler (B) olmak üzere 4 ayrı kategoride gerçekleştirilen bilek güreşi müsabakalarına 20 okuldan toplam 147 sporcu katıldı. Bilek güreşi müsabakalarının tamamlanmasının ardından Akhisar Spor Salonunda ödül töreni düzenlendi. Kendi kategorilerinde dereceye giren sporcular, kupa ve madalyalarını İnegöl Belediye Başkan Yardımcısı Emin Dündar ile meclis üyelerinden aldılar.