POLİTİKA - 13 Ocak 2026 Salı 12:19

MHP Genel Başkanı Bahçeli: "Bugünün dünyasında gerçek hasta adam Amerika Birleşik Devletleri’dir"

A
A
A
MHP Genel Başkanı Bahçeli: "Bugünün dünyasında gerçek hasta adam Amerika Birleşik Devletleri’dir"

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Devlet Bahçeli, "Bugünün dünyasında gerçek hasta adam Amerika Birleşik Devletleri’dir. İçeriden çürümüş, büyük oranda insan kalitesini yitirmiş, anlam ve varlık nedenini kaybetmiş toplum yapısına sahip olan ABD’nin kristal vazo gibi 50 parçaya ayrılacağı günler emin olunuz uzak değildir" dedi.


MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada küresel gelişmelerden Ortadoğu’daki çatışmalara, İran’daki protestolardan Suriye’deki son duruma, emeklilerin yaşadığı ekonomik sıkıntılardan terörle mücadele sürecine kadar geniş bir yelpazede değerlendirmelerde bulundu. Bahçeli, ABD Başkanı Donald Trump’ın açıklamalarını sert sözlerle eleştirerek, "ABD’nin savunduğu şey küresel çeteleşmedir" dedi.


"Dünya kaosun pençesinde"


Dünyada yaklaşık beş milyar insanın çatışma ve huzursuzluk sarmalı içinde yaşadığını vurgulayan Bahçeli, ABD Başkanı Trump’ın uluslararası hukuku yok sayan açıklamalarına tepki gösterdi. Trump’ın, "Uluslararası hukuka ihtiyacım yok" sözlerini hatırlatan Bahçeli, şu ifadeleri kullandı: "Hukuku yapanlarla siyaseti yapanlar, hukuku yapanlarla hayatın rotasını çizenler aynıdır. Bizim tarih, kültür ve fikir koordinatlarıyla söyleyecek olursak; hukuk, devlet olma halinin mahsulü; devlet de hukukun ve adalet ruhunun mütemmim cüzüdür. Hukuku yapan devlet, eğer hukuka uymaz, hukuku çiğnerse çeteden, organize suç örgütlerinden hiçbir farkı kalmayacaktır. Buradan hareketle diyebiliriz ki, mevcut ve mahut haliyle uluslararası hukukun aldığı ölümcül darbeler küresel mahiyette çeteleşmeyi, devlet altı yapıları, gücü yeten yetene mantığını yaygınlaştıracak, ezcümle korkunç bir durumu yeni ve yıkıcı bir normal olarak tescilleyecektir."


Bahçeli, hukuk ve devlet ilişkisine dikkat çekerek, "Hukuku yapan devlet, eğer hukuka uymazsa çeteden ve organize suç örgütlerinden hiçbir farkı kalmaz" dedi.



"ABD’nin savunduğu küresel çeteleşmedir"


Uluslararası hukukun ağır darbeler aldığını savunan Bahçeli, bunun küresel ölçekte tehlikeli sonuçlar doğuracağını belirtti. Bahçeli, "ABD Başkanı’nın savunduğu küresel çeteleşmedir, vandallığın taltifidir" ifadelerini kullanarak, şu değerlendirmede bulundu: "ABD Başkanı’nın savunduğu küresel çeteleşmedir, vandallığın taltifidir, şiddete ve silaha dayanan siyasetin kıtaları, coğrafyaları gayri ahlaki, gayri hukuki ve zorbaca abluka altına almasıdır. Küresel kurum ve kuruluşlardan kademeli olarak çekilen ABD’nin dünyayı ateşe sürüklediği, insanlığın sonunu hazırladığı, kıyamet senaryolarına ilkel bir inanç ve politik dağılma eşliğinde refakat ettiği artık inkarı çok zor bir gerçek olarak karşımızdadır. Bugünkü dünya tablosunda demokrasi ne arada, ne arafta, ne de raftadır; maalesef hepten kayıp, hepten yok hükmündedir."



"Grönland çıkışı NATO’yu tartışmalı hale getirmiştir"


Trump’ın Danimarka’ya bağlı Grönland ile ilgili açıklamalarını da eleştiren Bahçeli, bir NATO üyesinin toprağına başka bir NATO üyesinin göz dikmesini sert sözlerle eleştirdi. Bahçeli, "Bir NATO üyesi ülkenin hakimiyetindeki topraklara bir başka NATO üyesi ülkenin çökme ve işgal planı nasıl tarif ve tevil edilecektir? Bu şartlar altında NATO’nun değer ve hükmünden, ahlaki ve hukuki bağlayıcılığından samimiyetle bahsetmek akla ve mantığa sığacak mıdır? Tek taraflı ve bağnaz şekilde; istedim, öyle düşündüm, alacağım, yapacağım, vuracağım, yargılayacağım demek hür dünyaya rest çekmek, haydi yüreğiniz yetiyorsa gelin de savaşalım demek anlamına gelmeyecek midir? Allah için söyleyiniz, ABD’nin fiilen üstlendiği küresel jandarmalık pozisyonunda beşeriyet aç hürler, tok esirler mevkiinde görülmeyecek midir" dedi.


1946 yılında ABD Başkanı Truman’ın Grönland’ı satın alma girişimini hatırlatan Bahçeli, "Emperyalizmin çarkında özde bir değişiklik yoktur" dedi.



"Bugünün dünyasında gerçek hasta adam Amerika Birleşik Devletleri’dir"


Bahçeli, 19’uncu yüzyılda Osmanlı’ya yöneltilen "hasta adam" tanımlamasını hatırlatarak, şu ifadeleri kullandı: "Bugünün dünyasında gerçek hasta adam Amerika Birleşik Devletleri’dir. İçeriden çürümüş, büyük oranda insan kalitesini yitirmiş, anlam ve varlık nedenini kaybetmiş toplum yapısına sahip olan ABD’nin kristal vazo gibi 50 parçaya ayrılacağı günler emin olunuz uzak değildir. Bu ülkenin Siyonist haydutluğa verdiği ve kumanda odası evanjelizmin felaket senaryolarıyla teçhiz edilmiş desteğini diri tutabilmek için Latin Amerika ve Ortadoğu’nun enerji kaynaklarını sömürme planı elbette son çırpınışlardır. Dünya ABD ve İsrail’den müteşekkil değildir. Birleşmiş Milletlere üye diğer 191 ülke meydanın boş olmadığını göstermelidir. Siyonizm’in atına binen nevzuhur kovboylar mutlaka bu attan düşerek ineceklerdir. Milletleri kendi coğrafyalarında, kendi beşeri ve ekonomik kaynaklarından vazgeçmeye zorlama siyasetinin yeni ismi Donroe doktrinidir. Tek kutuplu dünya tamamen istisna bir dönemin ürünüdür. Yeni kutupların doğduğu günümüzde kaybedeceğimiz zaman yoktur. Başkalarının senaryolarında oyalanacak vaktimiz yoktur. Dünyanın mazlum ülkeleri ve yardım eli bekleyen insanlık umut aramaktadır."



"İran’ın siyasi ve toprak bütünlüğü Türkiye için hayat memat konusudur"


İran’da yaşanan protestolara da değinen Bahçeli, olayların yalnızca ekonomik nedenlerle açıklanamayacağını söyledi. Bahçeli, "İran’a yönelik organize ve çok aktörlü istihbarat ve emperyalist provokasyonlar devrededir" dedi.


İran’ın huzursuzluğunun Türkiye ve bölge ülkeleri için ciddi tehdit oluşturduğunu vurgulayan Bahçeli, şöyle devam etti:


"Komşu ülke İran’ın siyasi ve toprak bütünlüğü, iç barış, istikrar ve huzur iklimi Türkiye için hayat memat konusudur. Hangi mihrakların devrede olduğunu, hangi planların uygulamaya geçildiğini, nasıl bir İran’ın hedeflendiği parkta oynayan çocuklara sorsak onlar bile itiraf ve ifade edeceklerdir. Buzdağının yalnızca görünen kısmına değil, su altında kalan bölümüne bakmak lazımdır. İran’a neşter vuran, İran’ı felç etmek için örtülü operasyon yapan; siyasi, askeri ve ekonomik tehditlerle köşeye sıkıştırmaya çalışan mihrakların hüviyetleri belli, habis ve hayasız hedefleri bilinmektedir. Tehdit son derece tanıdık ve yakındır. Gezi Parkı olaylarıyla İran’daki malum olaylar arasındaki benzerlikler üzerine dikkatle düşünmenizi özellikle temenni ediyorum. ABD ve İsrail’in, İran’a karşı saldırı pozisyonuna geçmesi, doğrudan müdahale amacıyla ülkenin daha da karışmasını gözlemeleri, daha doğrusu karıştırılmasını temin etmeleri az evvel bahsettiğim küresel konvansiyonel savaşa bir adım daha yaklaşmaktır. İran’daki olaylara siyasi, ahlaki, inanç, kültür ve komşuluk bağları gereğince mutlaka karşı durulmalı, karşı çıkılmalıdır. Üzerinde yaşadığımız coğrafyanın Siyonist ve emperyalist kuşatma ve kurcalamayla alt üst edilmesi, etnik ve mezhebi fay hatlarının kırılarak husumet mevzilerinin çok daha güncellenip güçlenmesi hepimizin aleyhine olacaktır. Bu nedenle gün bir ve beraber olma günüdür. İran Türklüğünün olaylara soğuk ve mesafeli tavrı da ayrıca değerli ve tebrike layıktır. İran halkı emperyalizmin köstebek lider projesine ve siparişine müsaade etmeyecektir. İran’daki traktörler de herhangi bir dış bağlantılı dayatmanın ve dalaverenin bozuk tarlasını sürmeye, böylesi bir şer oyuna alet olmaya, sonucu çok tehlikeli olan istikrarsızlığa çanak tutmaya yanaşmayacak, hiçbir yanlışa ortak olmayacak, hiçbir mütecaviz girişime kalkışmayacak, emperyalizmin taşeronu olmaya heves etmeyecek, gündeme bile almayacaktır."



"Uzantılarının da akıbeti aynı olmalıdır"


Suriye’deki gelişmelere de değinen Bahçeli, Halep’in Eşrefiye ve Şeyh Maksut mahallelerinde yaşanan çatışmaların düşündürücü olduğunu söyledi. SDG/YPG’yi sert sözlerle eleştiren Bahçeli, "PKK’nın örgütsel varlığı feshedilmiştir, silahlar bırakılmıştır. Uzantılarının da akıbeti aynı olmalıdır" dedi.



"Mazlum Abdi isimli terörist Siyonizm’in yandaşıdır"


Bahçeli, terör örgütü elebaşı Abdullah Öcalan’ın 27 Şubat çağrısının tüm yapıları bağladığını belirterek, "SDG/YPG bundan bağımsız değildir, olması da mümkün değildir. Görünen gerçek aynısıyla şöyledir: Özellikle Mazlum Abdi isimli terörist Siyonizm’in yandaşıdır, İsrail’in kuklasıdır, PKK’nın kurucu önderliğine saygısız ve sadakatsizdir. Hiç kimse, bilhassa DEM Parti Halep’te Kürt kardeşlerimize saldırıldığını, kanlarının döküldüğünü söyleyemez, söylese bile bunun inandırıcılığından bahsedilemez. Kürt kardeşlerimizin kanı bizim kanımızdır, acısı bizim acımızdır. Halep’te sivilleri canlı kalkan yapan, masumların arkasına saklanan, onları ölüme sürükleyen SDG/YPG’dir. Çok şükür Suriye ordusu sivilleri sabırla ve tam tekmil halinde tahliye etmeyi başarmış, onların kılına bile dokunmamıştır. DEM Parti yetkililerinin ‘Türkiye’yi uyarıyoruz’ diyerek başlayan söz ve açıklamaları, SDG/YPG’yi aklama ve arkalama niyetleri hakikaten çok üzücü ve sorunlu bir dildir" ifadelerini kullandı.


Kardeşlik vurgusu yapan Bahçeli, terörün Türkiye’ye kazandıracağı hiçbir şey olmadığını kaydetti.


"Gerekirse elimizi değil gövdemizi taşın altına koymalıyız"


Konuşmasının son bölümünde emeklilerin yaşadığı ekonomik sıkıntılara değinen Bahçeli, yaklaşık 5 milyon emeklinin zor şartlar altında yaşadığını söyledi. Bahçeli, "Emeklilerimizin derdi derdimizdir. Gerekirse elimizi değil gövdemizi taşın altına koymalıyız" diye konuştu.


Bahçeli, emeklilerin insanca yaşayabilecekleri bir gelir seviyesine kavuşturulması gerektiğini vurgulayarak, "Emeklilerimizin sonuna kadar yanındayız" dedi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Sincan Belediyesi’nden yarıyıl tatilinde sayısız etkinlik Sincan Belediyesi, yarıyıl tatiline giren öğrenciler için etkinlikler hazırladı. Bilim Sincan’da çocukların bilim ve teknolojiyle birlikte tatil sürecini etkili bir şekilde geçireceği ifade edildi. Sincan Belediyesi, ara tatilde çocuklar için etkinlik programı hazırladı. Tatil boyunca tiyatro ve animasyon gösterileri, atölye çalışmaları ve Bilim Tırında gerçekleştirilecek eğitici ve öğretici etkinliklerle yarıyıl tatilinin etkili bir şekilde geçirilmesi hedeflendi. Belediye, bu etkinliklerin tamamının ücretsiz olacağını da ayrıca belirtti. Bilim Tırı, Sincan’da çocuklarla buluşuyor Bilim Sincan’da tatili süresince bilim, teknoloji ve tasarım odaklı atölye çalışmaları gerçekleştirileceği belirtilirken, 6-11 yaş arası çocuklar; Doğa Bilimleri Atölyesi, Matematik Bilimleri Atölyesi, Tasarım Atölyesi, Astronomi ve Uzay Bilimleri Atölyesi ve Teknoloji Atölyelerinde bilgi ve becerilerini geliştirme imkanı bulacak. Etkinlikler ise uzman eğitmenler eşliğinde yürütülecek. Bilimi çocuklara sevdirmeyi amaçlayan Bilim Tırı ise, Sincan’da çocuklarla buluşmaya hazırlanıyor. Etkinlik kapsamında öğrenciler; deneyler, interaktif atölyeler ve eğlenceli bilim gösterileriyle bilimi yakından tanıma fırsatı bulacak. Bilim Tırı 11 Ocak-26 Ocak arası faaliyette Bilim Tırı; 11-18 Ocak - Sincan kent Meydanı’nda, 19-20 Ocak - Evliya Çelebi Kültür Merkezi Önü’nde (Pınarbaşı), 21-22 Ocak -Yenikent Kapalı Pazar Yeri’nde, 23-24 Ocak - Fuar ve Kongre Merkezi’nde (Fatih), 25 Ocak - Temelli’de (Sincan Belediyesi ek hizmet binası önü), 26 Ocak - Lale Meydanı’nda öğrencileri ağırlayacak. Tiyatrolar da faaliyette olacak Sincan Belediyesi, tatil süresince çocukların çeşitli tiyatro oyunları ve animasyon gösterileriyle vakit geçireceğini belirtti. Bu kapsamda; 18-26-28-30 Ocak’ta - Animasyon gösterileri, 17-25 Ocak’ta - Bir Sevgi Masalı, 19-29 Ocak’ta - Pinokyo, 20-24 Ocak’ta - Sihirli Dünya (teknoloji bağımlılığı konulu müzikal çocuk tiyatrosu), 27 Ocak’ta - Orman Melekleri, 31 Ocak’ta - Keloğlan Korsana Karşı, 1 Şubat’ta ise - Ahmetcan’ın Hayal Dünyası sahnelenecek. Tüm oyunların günde iki kez 13.00 ve 15.00’te Lale Konferans ve Tiyatro Salonu’nda sahneleneceği belirtildi.
Mersin Vali Toros açıkladı: Mersin’de suç oranları düştü, aydınlatma oranı yüzde 99,6’ya yükseldi 2025 yılında suçla mücadelede elde edilen sonuçların planlı ve kararlı çalışmaların ürünü olduğunu belirten Mersin Valisi Atilla Toros, 10 önemli suçun tamamında, düşüş sağlandığını ve aydınlatma oranının yüzde 99,6’ya yükseldiğini ifade ederek "Hedefimiz açıktır: Mersin’de huzuru ve güvenliği kalıcı kılmaktır" dedi. Vali Atilla Toros, Suphi Öner Öğretmen Evi’nde düzenlenen toplantıda, Mersin’de 2025 yılı boyunca jandarma, emniyet ve sahil güvenlik teşkilatları tarafından yürütülen asayiş faaliyetlerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Toplantıda, suç ve suçlularla mücadele kapsamında yapılan çalışmalar 2024 yılı verileriyle karşılaştırmalı olarak ele alındı. 2025 yılının tüm yönleriyle değerlendirildiğini belirten Vali Toros, 2026 yılına ilişkin hedeflerin netleştirildiğini vurguladı. Toros, "Hedefimiz açıktır, Mersin’de huzuru ve güvenliği kalıcı kılmaktır. Çünkü biz güvenliği yarını planlayan, toplumsal huzuru güçlendiren ve güvenlik birimlerimizi her şartta sahada güçlü kılan, bir sorumluluk alanı olarak ele alıyoruz. Bu nedenle bugün paylaştığımız veriler, bizim için yalnızca bir sonuç değil; Mersin’in güvenlik yolculuğunda, planlı ve kararlı çalışmalarla ulaşılan, güçlü bir seviyeyi ifade etmektedir" diye konuştu. "Yürüttüğümüz çalışmaların, sahadaki etkinliğini, açıkça ortaya koymaktadır" 2025 yılı verilerine göre kişilere karşı işlenen suçlarda önemli bir azalma yaşandığını aktaran Vali Toros, "2025 yılında, bir önceki yıla göre, kişilere karşı işlenen 10 önemli suçun tamamında, düşüş sağlanmış, bu suç grubunda yüzde 15 oranında bir gerileme, elde edilmiştir. Özellikle Konut dokunulmazlığının ihlali suçunda yüzde 42, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunda yüzde 29 oranında, sağlanan düşüş yürüttüğümüz çalışmaların, sahadaki etkinliğini, açıkça ortaya koymaktadır. Aydınlatma oranının yüzde 99,6’ya yükselmesi, suçun cezasız kalmadığını, faillerin tek tek yakalanıp, adalete teslim edildiğini, net bir şekilde göstermektedir. Mal varlığına karşı işlenen suç grubunda yer alan 9 önemli suçun tamamında da azalma gerçekleşmiş bu alanda, yüzde 39 gibi son derece önemli bir gerileme sağlanmış, aydınlatma oranı ise yüzde 98 seviyesine yükselmiştir. Otodan hırsızlıkta yüzde 56, oto hırsızlığında yüzde 52, motosiklet hırsızlığında yüzde 48, evden hırsızlıkta yüzde 40, dolandırıcılıkta yüzde 37 ve işyerinden hırsızlıkta yüzde 32 oranındaki düşüşler sahadaki kararlı duruşun ve etkin mücadelenin en açık göstergeleridir. Suç sayılarında sağlanan bu belirgin düşüş ve aydınlatma oranında ulaşılan yüksek seviyeler ilimizin huzur ve güvenliğini, kalıcı kılma irademizin ve suçla mücadeledeki tavizsiz anlayışımızın, somut bir sonucudur" şeklinde konuştu. "Suçluların peşini adalete teslim edene kadar bırakmayacağız" Aranan şahıslara yönelik yürütülen kararlı çalışmalar sayesinde yakalama oranlarında önemli bir artış sağlandığına dikkat çeken Toros, "Aranan şahısların yakalanmasına yönelik yürüttüğümüz kararlı çalışmalar kapsamında, 2025 yılında 833’ü narkotik, 775’i hırsızlık, 616’sı kaçakçılık ve 583’ü dolandırıcılık suçları olmak üzere haklarında çeşitli suçlardan, kesinleşmiş hapis cezası bulunması nedeniyle aranan, 5 bin 478 kişi yakalanarak, adalete teslim edilmiştir. Bu çalışmalar neticesinde, aranan şahısların yakalanma oranını, geçtiğimiz yıla göre Yüzde 79’dan yüzde 93’e yükselterek, önemli bir başarıya imza attık. Bu başarıyı, aranan kişi sayısını, yüzde 74 oranında azaltarak daha da pekiştirdik. Ayrıca ifade vermesi için aranan 15 bin 803 kişi hakkında da, yasal işlemleri eksiksiz bir şekilde yerine getirdik. Bunun yanında, farklı illerden, haklarında hapis cezasıyla aranma kaydı bulunan, 3 bin 546 kişi de, ilimiz sınırları içinde yakalanarak, adli mercilere sevk edildi. Hakkında kesinleşmiş hapis cezası bulunan, hiçbir suçlunun peşini, yakalayıp adalete teslim edene kadar, bırakmayacağız" şeklinde konuştu. Silah kaçakçıları ve ruhsatsız silah taşıyanlara karşı mücadelede geçen yıl düzenlenen operasyonlarda, 2 bin 421 silahın ele geçirildiğini 3 bin 62 şahıs hakkında işlem yapıldığına da değinen Toros, hiçbir suç odağına alan tanımadıklarını organize suç şebekelerini saklandıkları her noktada tespit etiklerini bu çerçevede, 2025’de 77 operasyonda, gözaltına alınan 266 şahıstan, 97’sinin tutuklandığını aktardı. "Mersin Limanı’nda, 298 kilogram kokain ele geçirilmiştir" Açıklamasını sürdüren Vali Toros, "Kaçakçılığa karşı da, kararlı ve kesintisiz bir mücadele yürütüyoruz. Bu kapsamda düzenlenen, 930 operasyonda yakalanan, bin 200 şahıs, adli mercilere teslim edilmiştir. Yapılan operasyonlarda, 580 bin litre akaryakıt, 46 bin litre alkollü içki, 236 bin paket sigara, 9 bin 325 adet elektronik sigara, 94 milyon adet makaron ve 14 bin 256 kilogram tütün ele geçirilmiş, 89,9 milyon TL vergi kaybı önlenmiştir. Organize suçlar ve kaçakçılıkla birlikte, tefeciliğe karşı da tavizsiz duruşumuz sürmektedir. Bu kapsamda düzenlenen, 83 operasyonda, göz altına alınan, 229 şahıstan 49’u tutuklanmış, 30’u hakkında adli kontrol tedbiri, uygulanmıştır. Uyuşturucu tehdidine karşı, çok boyutlu, kararlı ve sürekli bir mücadele yürütüyoruz. Bu vesileyle, uyuşturucuyla mücadeledeki kararlılığımızı, ve sınır tanımayan suç şebekelerine karşı, yürüttüğümüz uluslararası boyuttaki çalışmaları da, özellikle vurgulamak isterim. İçişleri bakanımız tarafından, bu sabah kamuoyuyla da paylaşılan, ve ilimiz açısından son derece önemli olan bir operasyonda, Mersin Limanı’nda, uluslararası uyuşturucu ticaretine yönelik gerçekleştirilen başarılı bir çalışma neticesinde, 298 kilogram kokain ele geçirilmiştir. Mersin Emniyet Müdürlüğümüz, Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce, yürütülen çalışmalar kapsamında, Brezilya’dan ülkemize gönderilen, yasal yükü yer fıstığı olan, bir gemi konteynerinde yapılan, detaylı arama sonucunda, söz konusu uyuşturucu madde ele geçirilmiştir. 2025 yılında düzenlenen bin 541 operasyonda, göz altına alınan 2 bin 461 şahıstan, bin 575’i tutuklanmış, 365’i hakkında adli kontrol tedbiri, uygulanmıştır. 2024 yılına göre, uyuşturucu imal ve ticareti yapanlara yönelik, operasyon sayısı yüzde 45, gözaltı sayısı yüzde 50, ve tutuklanma sayısı ise yüzde 86, oranında artmıştır. Yapılan operasyonlarda, 2 bin 499 kilogram uyuşturucu madde, 7,5 milyon adet uyuşturucu hap, ve 10 bin 451 kök kenevir, ele geçirilmiştir. Bir önceki yıla kıyasla, yakalanan uyuşturucu madde miktarında yüzde 117, uyuşturucu hap sayısında yüzde 187 artış sağlanmıştır. Bu tablo, uyuşturucu şebekelerine karşı yürüttüğümüz mücadelenin, sahada ne kadar etkili olduğunu, açıkça ortaya koymaktadır. Bununla birlikte, kullanıcılık ve diğer alanlardaki, 6 bin 318 olayda, 7 bin 56 şahıs hakkında, adli işlem tesis edilmiştir" ifadelerini kullandı. Uyuşturucuyla mücadelede teknolojik altyapının etkin şekilde kullanıldığını belirten Toros, NARVAS sistemi sayesinde sahaya hızlı ve sonuç odaklı müdahale sağlandığını ifade etti. Yasa dışı bahis, siber dolandırıcılık ve internet üzerinden işlenen diğer organize suçlara karşı, sistematik ve kararlı bir mücadele yürüttüklerine de vurgu yapan Toros, 4 bin 233 hesap ya da şahıs hakkında işlem yapıldığını, 212 operasyonla, dijital suç ağlarına etkili darbeler indirildiğini bu sayede bin 27 şahıstan, 475’inin tutuklandığını dile getirdi. "Trafikte hedefimiz yollarda düzeni sağlamak, can kaybını sıfıra indirmek" Trafikteki temel hedefin can kayıplarını önlemek olduğunu, denetim ve önleyici çalışmaların aralıksız sürdürüldüğüne de değinen Toros, "Trafikte hedefimiz nettir: yollarda düzeni sağlamak, can kaybını sıfıra indirmek. Bu anlayışla denetim ve önleyici çalışmalarımızı aralıksız sürdürüyoruz. 2025 yılında, 5 milyon 963 bin araç, 685 bin motosiklet, 32 bin ticari taksi ve 22 bin okul servisi denetlenmiştir. Ancak tüm bu tedbirlere rağmen, meydana gelen 83’ü ölümlü, 8 bin 563’ü yaralanmalı trafik kazalarında, maalesef 193 vatandaşımız hayatını kaybetmiş, 11 bin 750 vatandaşımız ise, yaralanmıştır. Biz trafikte tek bir can kaybını dahi kabullenmiyoruz. Bu nedenle tüm hemşehrilerime bir kez daha açık ve samimi bir çağrıda bulunuyorum. Trafikte konulan her kural, insan hayatını korumak için vardır. Bu yüzden lütfen trafik kurallarına harfiyen uyalım"diyerek sözlerini sürdürdü. "İnsan haklarına, hukuka ve medeniyet değerlerimize uygun olarak göçü yönetmekteyiz" İl genelindeki yabancı nüfusa ilişkin verileri paylaşarak, göç yönetiminde insan hakları ve hukuk çerçevesinde, kamu düzeni ve güvenliğinden taviz verilmediğini de belirten Vali Toros, "İlimizde, yasal kalış hakkına sahip, 187 bin 765 yabancı bulunmaktadır. Bunların, 149 bin 772’si, Geçici Koruma altındaki Suriyeliler, 36 bin 533’ü, ikamet izinliler ve bin 460’ı ise uluslararası koruma kapsamındaki yabancılardır. Bu doğrultuda düzenlenen, 59 operasyonda, göz altına alınan, 123 göçmen kaçakçılığı organizatörü hakkında, adli işlem tesis edilmiştir. Sahil Güvenlik Akdeniz Bölge Komutanlığımız tarafından, 2025 yılında icra edilen 19 bin 051 saatlik görev süresince, 5 bin 690 gemi ve tekne denetlenmiş, 602 yasal işlem tesis edilmiştir. Birlik ve beraberliğimizden aldığımız güçle, Mersin’i, her bir vatandaşımızın güvenle yaşadığı, geleceğe umutla baktığı bir huzur şehri olarak daha da ileri taşıyacağız. Mersin sevgimizle dün olduğu gibi bugün de, yarın da, huzuru ve güveni ilimizin dört bir yanında kalıcı kılacağız. Bu noktada siz kıymetli Mersinli hemşerilerimizin desteği ve duyarlılığı, bu mücadelenin en güçlü dayanaklarından biridir. Unutmayın, siz, bize bildirin, biz gereğini yaparız" diyerek sözlerini tamamladı. Toplantıya Vali Toros’un yanı sıra Vali Yardımcısı Mehmet Yavuz, İl Emniyet Müdürü İdris Yılmaz, İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Ercan Atasoy ve Sahil Güvenlik Akdeniz Bölge Komutanı Tuğamiral Gökmen Gücüyen, kaymamaklar, jandarma, emniyet ve sahil güvenlik teşkilatının yetkilileri katıldı. Basın açıklamasının ardından Genişletilmiş İl Güvenlik ve Asayiş Toplantısı gerçekleştirildi.