POLİTİKA - 13 Ocak 2026 Salı 12:19

MHP Genel Başkanı Bahçeli: "Bugünün dünyasında gerçek hasta adam Amerika Birleşik Devletleri’dir"

A
A
A
MHP Genel Başkanı Bahçeli: "Bugünün dünyasında gerçek hasta adam Amerika Birleşik Devletleri’dir"

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Devlet Bahçeli, "Bugünün dünyasında gerçek hasta adam Amerika Birleşik Devletleri’dir. İçeriden çürümüş, büyük oranda insan kalitesini yitirmiş, anlam ve varlık nedenini kaybetmiş toplum yapısına sahip olan ABD’nin kristal vazo gibi 50 parçaya ayrılacağı günler emin olunuz uzak değildir" dedi.


MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada küresel gelişmelerden Ortadoğu’daki çatışmalara, İran’daki protestolardan Suriye’deki son duruma, emeklilerin yaşadığı ekonomik sıkıntılardan terörle mücadele sürecine kadar geniş bir yelpazede değerlendirmelerde bulundu. Bahçeli, ABD Başkanı Donald Trump’ın açıklamalarını sert sözlerle eleştirerek, "ABD’nin savunduğu şey küresel çeteleşmedir" dedi.


"Dünya kaosun pençesinde"


Dünyada yaklaşık beş milyar insanın çatışma ve huzursuzluk sarmalı içinde yaşadığını vurgulayan Bahçeli, ABD Başkanı Trump’ın uluslararası hukuku yok sayan açıklamalarına tepki gösterdi. Trump’ın, "Uluslararası hukuka ihtiyacım yok" sözlerini hatırlatan Bahçeli, şu ifadeleri kullandı: "Hukuku yapanlarla siyaseti yapanlar, hukuku yapanlarla hayatın rotasını çizenler aynıdır. Bizim tarih, kültür ve fikir koordinatlarıyla söyleyecek olursak; hukuk, devlet olma halinin mahsulü; devlet de hukukun ve adalet ruhunun mütemmim cüzüdür. Hukuku yapan devlet, eğer hukuka uymaz, hukuku çiğnerse çeteden, organize suç örgütlerinden hiçbir farkı kalmayacaktır. Buradan hareketle diyebiliriz ki, mevcut ve mahut haliyle uluslararası hukukun aldığı ölümcül darbeler küresel mahiyette çeteleşmeyi, devlet altı yapıları, gücü yeten yetene mantığını yaygınlaştıracak, ezcümle korkunç bir durumu yeni ve yıkıcı bir normal olarak tescilleyecektir."


Bahçeli, hukuk ve devlet ilişkisine dikkat çekerek, "Hukuku yapan devlet, eğer hukuka uymazsa çeteden ve organize suç örgütlerinden hiçbir farkı kalmaz" dedi.



"ABD’nin savunduğu küresel çeteleşmedir"


Uluslararası hukukun ağır darbeler aldığını savunan Bahçeli, bunun küresel ölçekte tehlikeli sonuçlar doğuracağını belirtti. Bahçeli, "ABD Başkanı’nın savunduğu küresel çeteleşmedir, vandallığın taltifidir" ifadelerini kullanarak, şu değerlendirmede bulundu: "ABD Başkanı’nın savunduğu küresel çeteleşmedir, vandallığın taltifidir, şiddete ve silaha dayanan siyasetin kıtaları, coğrafyaları gayri ahlaki, gayri hukuki ve zorbaca abluka altına almasıdır. Küresel kurum ve kuruluşlardan kademeli olarak çekilen ABD’nin dünyayı ateşe sürüklediği, insanlığın sonunu hazırladığı, kıyamet senaryolarına ilkel bir inanç ve politik dağılma eşliğinde refakat ettiği artık inkarı çok zor bir gerçek olarak karşımızdadır. Bugünkü dünya tablosunda demokrasi ne arada, ne arafta, ne de raftadır; maalesef hepten kayıp, hepten yok hükmündedir."



"Grönland çıkışı NATO’yu tartışmalı hale getirmiştir"


Trump’ın Danimarka’ya bağlı Grönland ile ilgili açıklamalarını da eleştiren Bahçeli, bir NATO üyesinin toprağına başka bir NATO üyesinin göz dikmesini sert sözlerle eleştirdi. Bahçeli, "Bir NATO üyesi ülkenin hakimiyetindeki topraklara bir başka NATO üyesi ülkenin çökme ve işgal planı nasıl tarif ve tevil edilecektir? Bu şartlar altında NATO’nun değer ve hükmünden, ahlaki ve hukuki bağlayıcılığından samimiyetle bahsetmek akla ve mantığa sığacak mıdır? Tek taraflı ve bağnaz şekilde; istedim, öyle düşündüm, alacağım, yapacağım, vuracağım, yargılayacağım demek hür dünyaya rest çekmek, haydi yüreğiniz yetiyorsa gelin de savaşalım demek anlamına gelmeyecek midir? Allah için söyleyiniz, ABD’nin fiilen üstlendiği küresel jandarmalık pozisyonunda beşeriyet aç hürler, tok esirler mevkiinde görülmeyecek midir" dedi.


1946 yılında ABD Başkanı Truman’ın Grönland’ı satın alma girişimini hatırlatan Bahçeli, "Emperyalizmin çarkında özde bir değişiklik yoktur" dedi.



"Bugünün dünyasında gerçek hasta adam Amerika Birleşik Devletleri’dir"


Bahçeli, 19’uncu yüzyılda Osmanlı’ya yöneltilen "hasta adam" tanımlamasını hatırlatarak, şu ifadeleri kullandı: "Bugünün dünyasında gerçek hasta adam Amerika Birleşik Devletleri’dir. İçeriden çürümüş, büyük oranda insan kalitesini yitirmiş, anlam ve varlık nedenini kaybetmiş toplum yapısına sahip olan ABD’nin kristal vazo gibi 50 parçaya ayrılacağı günler emin olunuz uzak değildir. Bu ülkenin Siyonist haydutluğa verdiği ve kumanda odası evanjelizmin felaket senaryolarıyla teçhiz edilmiş desteğini diri tutabilmek için Latin Amerika ve Ortadoğu’nun enerji kaynaklarını sömürme planı elbette son çırpınışlardır. Dünya ABD ve İsrail’den müteşekkil değildir. Birleşmiş Milletlere üye diğer 191 ülke meydanın boş olmadığını göstermelidir. Siyonizm’in atına binen nevzuhur kovboylar mutlaka bu attan düşerek ineceklerdir. Milletleri kendi coğrafyalarında, kendi beşeri ve ekonomik kaynaklarından vazgeçmeye zorlama siyasetinin yeni ismi Donroe doktrinidir. Tek kutuplu dünya tamamen istisna bir dönemin ürünüdür. Yeni kutupların doğduğu günümüzde kaybedeceğimiz zaman yoktur. Başkalarının senaryolarında oyalanacak vaktimiz yoktur. Dünyanın mazlum ülkeleri ve yardım eli bekleyen insanlık umut aramaktadır."



"İran’ın siyasi ve toprak bütünlüğü Türkiye için hayat memat konusudur"


İran’da yaşanan protestolara da değinen Bahçeli, olayların yalnızca ekonomik nedenlerle açıklanamayacağını söyledi. Bahçeli, "İran’a yönelik organize ve çok aktörlü istihbarat ve emperyalist provokasyonlar devrededir" dedi.


İran’ın huzursuzluğunun Türkiye ve bölge ülkeleri için ciddi tehdit oluşturduğunu vurgulayan Bahçeli, şöyle devam etti:


"Komşu ülke İran’ın siyasi ve toprak bütünlüğü, iç barış, istikrar ve huzur iklimi Türkiye için hayat memat konusudur. Hangi mihrakların devrede olduğunu, hangi planların uygulamaya geçildiğini, nasıl bir İran’ın hedeflendiği parkta oynayan çocuklara sorsak onlar bile itiraf ve ifade edeceklerdir. Buzdağının yalnızca görünen kısmına değil, su altında kalan bölümüne bakmak lazımdır. İran’a neşter vuran, İran’ı felç etmek için örtülü operasyon yapan; siyasi, askeri ve ekonomik tehditlerle köşeye sıkıştırmaya çalışan mihrakların hüviyetleri belli, habis ve hayasız hedefleri bilinmektedir. Tehdit son derece tanıdık ve yakındır. Gezi Parkı olaylarıyla İran’daki malum olaylar arasındaki benzerlikler üzerine dikkatle düşünmenizi özellikle temenni ediyorum. ABD ve İsrail’in, İran’a karşı saldırı pozisyonuna geçmesi, doğrudan müdahale amacıyla ülkenin daha da karışmasını gözlemeleri, daha doğrusu karıştırılmasını temin etmeleri az evvel bahsettiğim küresel konvansiyonel savaşa bir adım daha yaklaşmaktır. İran’daki olaylara siyasi, ahlaki, inanç, kültür ve komşuluk bağları gereğince mutlaka karşı durulmalı, karşı çıkılmalıdır. Üzerinde yaşadığımız coğrafyanın Siyonist ve emperyalist kuşatma ve kurcalamayla alt üst edilmesi, etnik ve mezhebi fay hatlarının kırılarak husumet mevzilerinin çok daha güncellenip güçlenmesi hepimizin aleyhine olacaktır. Bu nedenle gün bir ve beraber olma günüdür. İran Türklüğünün olaylara soğuk ve mesafeli tavrı da ayrıca değerli ve tebrike layıktır. İran halkı emperyalizmin köstebek lider projesine ve siparişine müsaade etmeyecektir. İran’daki traktörler de herhangi bir dış bağlantılı dayatmanın ve dalaverenin bozuk tarlasını sürmeye, böylesi bir şer oyuna alet olmaya, sonucu çok tehlikeli olan istikrarsızlığa çanak tutmaya yanaşmayacak, hiçbir yanlışa ortak olmayacak, hiçbir mütecaviz girişime kalkışmayacak, emperyalizmin taşeronu olmaya heves etmeyecek, gündeme bile almayacaktır."



"Uzantılarının da akıbeti aynı olmalıdır"


Suriye’deki gelişmelere de değinen Bahçeli, Halep’in Eşrefiye ve Şeyh Maksut mahallelerinde yaşanan çatışmaların düşündürücü olduğunu söyledi. SDG/YPG’yi sert sözlerle eleştiren Bahçeli, "PKK’nın örgütsel varlığı feshedilmiştir, silahlar bırakılmıştır. Uzantılarının da akıbeti aynı olmalıdır" dedi.



"Mazlum Abdi isimli terörist Siyonizm’in yandaşıdır"


Bahçeli, terör örgütü elebaşı Abdullah Öcalan’ın 27 Şubat çağrısının tüm yapıları bağladığını belirterek, "SDG/YPG bundan bağımsız değildir, olması da mümkün değildir. Görünen gerçek aynısıyla şöyledir: Özellikle Mazlum Abdi isimli terörist Siyonizm’in yandaşıdır, İsrail’in kuklasıdır, PKK’nın kurucu önderliğine saygısız ve sadakatsizdir. Hiç kimse, bilhassa DEM Parti Halep’te Kürt kardeşlerimize saldırıldığını, kanlarının döküldüğünü söyleyemez, söylese bile bunun inandırıcılığından bahsedilemez. Kürt kardeşlerimizin kanı bizim kanımızdır, acısı bizim acımızdır. Halep’te sivilleri canlı kalkan yapan, masumların arkasına saklanan, onları ölüme sürükleyen SDG/YPG’dir. Çok şükür Suriye ordusu sivilleri sabırla ve tam tekmil halinde tahliye etmeyi başarmış, onların kılına bile dokunmamıştır. DEM Parti yetkililerinin ‘Türkiye’yi uyarıyoruz’ diyerek başlayan söz ve açıklamaları, SDG/YPG’yi aklama ve arkalama niyetleri hakikaten çok üzücü ve sorunlu bir dildir" ifadelerini kullandı.


Kardeşlik vurgusu yapan Bahçeli, terörün Türkiye’ye kazandıracağı hiçbir şey olmadığını kaydetti.


"Gerekirse elimizi değil gövdemizi taşın altına koymalıyız"


Konuşmasının son bölümünde emeklilerin yaşadığı ekonomik sıkıntılara değinen Bahçeli, yaklaşık 5 milyon emeklinin zor şartlar altında yaşadığını söyledi. Bahçeli, "Emeklilerimizin derdi derdimizdir. Gerekirse elimizi değil gövdemizi taşın altına koymalıyız" diye konuştu.


Bahçeli, emeklilerin insanca yaşayabilecekleri bir gelir seviyesine kavuşturulması gerektiğini vurgulayarak, "Emeklilerimizin sonuna kadar yanındayız" dedi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Çorum Çorum’da binlerce kişi ilahi ve ezgilerle golu gecede bir araya geldi Çorum Belediyesi’nin Ramazan ayı boyunca düzenlediği ve şehre manevi bir atmosfer kazandıran Geleneksel "Ramazan Akşamları" etkinlikleri, final programıyla yoğun katılım ve büyük coşku eşliğinde sona erdi. On bir ayın sultanı olan Ramazan ayının sona gelinmesiyle birlikte Çorum Belediyesi’nin düzenlediği "Ramazan Akşamları" etkinlikleri yoğun katılımla sona erdi. Atatürk Spor Salonu’nda gerçekleştirilen gece, Aziz Mahmut Hüdayi Camii İmam-Hatibi Fatih Kılıçoğlu’nun Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başladı. Gecede, "Ey Sevgili" eseriyle geniş kitlelerce tanınan sanatçı Fadıl Aydın sahne aldı. Sanatçı, konser boyunca birbirinden güzel ilahi ve ezgiler seslendirerek salonu dolduran vatandaşlara duygu dolu anlar yaşattı. Sanatçının performansı katılımcılar tarafından büyük beğeni topladı. Gecenin sonunda Belediye Başkanı Dr. Halil İbrahim Aşgın sanatçı Fadıl Aydın’a çiçek ve hediye takdiminde bulunurken programa Belediye Başkanı Dr. Halil İbrahim Aşgın ile çok sayıda katılım sağlandı. Gecenin sonunda bir konuşma yapan Belediye Başkanı Dr. Halil İbrahim Aşgın, "Sanatın Allah’ın razı olduğu ortamlarda da yapılacağını bize gösteren Fadıl Aydın gibi tüm kardeşlerimden Allah razı olsun. Rabbim sayılarını artırsın. En güzel ilahileri, en güzel ezgileri söylesinler. Ümmetin çocukları, yavrularımız, anneleri ve babaları onlara eşlik etsin. Bu mutluluk, bu huzur, bu güzellik inşallah dünyayı aydınlatsın, bütün mazlumlara umut olsun." dedi. Konuşmasında İslam coğrafyasına da değinen Aşgın, "Tüm mazlum coğrafyaların güldüğü; Gazze’de, Filistin’de, Doğu Türkistan’da böyle gecelerin düzenlendiği günleri Rabbim bizlere göstersin" diye konuştu.
Manisa MCBÜ’de geleneksel bayramlaşma töreni gerçekleştirildi Manisa Celal Bayar Üniversitesi Rektörlüğü tarafından her yıl geleneksel olarak düzenlenen Bayramlaşma Töreni, bu yıl da Ramazan Bayramı vesilesiyle farklı yerleşkelerde gerçekleştirildi. Törenler; Şehzadeler Yerleşkesi Güzel Sanatlar, Tasarım ve Mimarlık Fakültesi fuaye alanı, Uncubozköy Sağlık Yerleşkesi Hafsa Sultan Hastanesi Başhekimlik katı ile Şehit Prof. Dr. İlhan Varank Yerleşkesi Dumanlıdağ Restoran’da yapıldı. Törenlere Rektör Prof. Dr. Rana Kibar, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Ahmet Çetin, Prof. Dr. Kadir Ay ve Prof. Dr. Oktay Üçer, dekanlar, enstitü, yüksekokul ve meslek yüksekokulu müdürleri ile çok sayıda akademik ve idari personel katıldı. Rektör Prof. Dr. Rana Kibar, her bir yerleşkede gerçekleştirdiği konuşmasında Ramazan-ı Şerif ayına ulaşmanın huzur ve mutluluğunu dile getirerek, "Başı rahmet, ortası mağfiret, sonu ise azaptan kurtuluş olan bu mübarek ayın; kalplerimize huzur, gönüllerimize sükûnet, hayatımıza bereket ve selamet getirmesini temenni ediyorum. Aynı zamanda, başta mazlum coğrafyalar olmak üzere tüm İslam âleminde yaşanan sıkıntıların sona ermesini Yüce Rabbimden niyaz ediyorum" ifadelerini kullandı. Rektör Kibar, Ramazan ayının yardımlaşma, dayanışma ve manevi duyguların en yoğun şekilde yaşandığı, kültürümüzde ve inancımızda müstesna bir yere sahip olduğunu vurgulayarak, bu kıymetli günlerin birlik ve beraberliği daha da güçlendirmesini temenni etti. Konuşmasının sonunda ise, "Rabbim bizleri sevdiklerimizle birlikte sağlık, huzur ve afiyet içinde Ramazan Bayramı’na da eriştirsin. Bu vesileyle Ramazan Bayramı’nın sizlere, kıymetli ailelerinize ve tüm İslam âlemine hayırlar getirmesini temenni ediyor, bayramınızı en içten dileklerimle kutluyorum. Katılımınız için her birinize teşekkür ediyor, hepinizi sevgi ve saygıyla selamlıyorum" dedi. Programlar, bayramlaşmanın ardından çekilen toplu hatıra fotoğrafları ile sona erdi.