POLİTİKA - 13 Ocak 2026 Salı 11:51

MHP Genel Başkanı Bahçeli: "Özellikle Mazlum Abdi isimli terörist Siyonizm’in kuklasıdır. YPG sivilleri kalkan yaptı. Masumların arkasına saklanıp onları ölüme sürükleyen SDG’dir"

A
A
A
MHP Genel Başkanı Bahçeli: "Özellikle Mazlum Abdi isimli terörist Siyonizm’in kuklasıdır. YPG sivilleri kalkan yaptı. Masumların arkasına saklanıp onları ölüme sürükleyen SDG’dir"

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Devlet Bahçeli, "Bugünün dünyasında gerçek hasta adam Amerika Birleşik Devletleri’dir. İçeriden çürümüş, büyük oranda insan kalitesini yitirmiş, anlam ve varlık nedenini kaybetmiş toplum yapısına sahip olan ABD’nin kristal vazo gibi 50 parçaya ayrılacağı günler emin olunuz uzak değildir" dedi.


MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada küresel gelişmelerden Ortadoğu’daki çatışmalara, İran’daki protestolardan Suriye’deki son duruma, emeklilerin yaşadığı ekonomik sıkıntılardan terörle mücadele sürecine kadar geniş bir yelpazede değerlendirmelerde bulundu. Bahçeli, ABD Başkanı Donald Trump’ın açıklamalarını sert sözlerle eleştirerek, "ABD’nin savunduğu şey küresel çeteleşmedir" dedi.


"Dünya kaosun pençesinde"


Dünyada yaklaşık beş milyar insanın çatışma ve huzursuzluk sarmalı içinde yaşadığını vurgulayan Bahçeli, ABD Başkanı Trump’ın uluslararası hukuku yok sayan açıklamalarına tepki gösterdi. Trump’ın, "Uluslararası hukuka ihtiyacım yok" sözlerini hatırlatan Bahçeli, şu ifadeleri kullandı: "Hukuku yapanlarla siyaseti yapanlar, hukuku yapanlarla hayatın rotasını çizenler aynıdır. Bizim tarih, kültür ve fikir koordinatlarıyla söyleyecek olursak; hukuk, devlet olma halinin mahsulü; devlet de hukukun ve adalet ruhunun mütemmim cüzüdür. Hukuku yapan devlet, eğer hukuka uymaz, hukuku çiğnerse çeteden, organize suç örgütlerinden hiçbir farkı kalmayacaktır. Buradan hareketle diyebiliriz ki, mevcut ve mahut haliyle uluslararası hukukun aldığı ölümcül darbeler küresel mahiyette çeteleşmeyi, devlet altı yapıları, gücü yeten yetene mantığını yaygınlaştıracak, ezcümle korkunç bir durumu yeni ve yıkıcı bir normal olarak tescilleyecektir."


Bahçeli, hukuk ve devlet ilişkisine dikkat çekerek, "Hukuku yapan devlet, eğer hukuka uymazsa çeteden ve organize suç örgütlerinden hiçbir farkı kalmaz" dedi.


"ABD’nin savunduğu küresel çeteleşmedir"


Uluslararası hukukun ağır darbeler aldığını savunan Bahçeli, bunun küresel ölçekte tehlikeli sonuçlar doğuracağını belirtti. Bahçeli, "ABD Başkanı’nın savunduğu küresel çeteleşmedir, vandallığın taltifidir" ifadelerini kullanarak, şu değerlendirmede bulundu: "ABD Başkanı’nın savunduğu küresel çeteleşmedir, vandallığın taltifidir, şiddete ve silaha dayanan siyasetin kıtaları, coğrafyaları gayri ahlaki, gayri hukuki ve zorbaca abluka altına almasıdır. Küresel kurum ve kuruluşlardan kademeli olarak çekilen ABD’nin dünyayı ateşe sürüklediği, insanlığın sonunu hazırladığı, kıyamet senaryolarına ilkel bir inanç ve politik dağılma eşliğinde refakat ettiği artık inkarı çok zor bir gerçek olarak karşımızdadır. Bugünkü dünya tablosunda demokrasi ne arada, ne arafta, ne de raftadır; maalesef hepten kayıp, hepten yok hükmündedir."


"Grönland çıkışı NATO’yu tartışmalı hale getirmiştir"


Trump’ın Danimarka’ya bağlı Grönland ile ilgili açıklamalarını da eleştiren Bahçeli, bir NATO üyesinin toprağına başka bir NATO üyesinin göz dikmesini sert sözlerle eleştirdi. Bahçeli, "Bir NATO üyesi ülkenin hakimiyetindeki topraklara bir başka NATO üyesi ülkenin çökme ve işgal planı nasıl tarif ve tevil edilecektir? Bu şartlar altında NATO’nun değer ve hükmünden, ahlaki ve hukuki bağlayıcılığından samimiyetle bahsetmek akla ve mantığa sığacak mıdır? Tek taraflı ve bağnaz şekilde; istedim, öyle düşündüm, alacağım, yapacağım, vuracağım, yargılayacağım demek hür dünyaya rest çekmek, haydi yüreğiniz yetiyorsa gelin de savaşalım demek anlamına gelmeyecek midir? Allah için söyleyiniz, ABD’nin fiilen üstlendiği küresel jandarmalık pozisyonunda beşeriyet aç hürler, tok esirler mevkiinde görülmeyecek midir" dedi.


1946 yılında ABD Başkanı Truman’ın Grönland’ı satın alma girişimini hatırlatan Bahçeli, "Emperyalizmin çarkında özde bir değişiklik yoktur" dedi.


"Bugünün dünyasında gerçek hasta adam Amerika Birleşik Devletleri’dir"


Bahçeli, 19’uncu yüzyılda Osmanlı’ya yöneltilen "hasta adam" tanımlamasını hatırlatarak, şu ifadeleri kullandı: "Bugünün dünyasında gerçek hasta adam Amerika Birleşik Devletleri’dir. İçeriden çürümüş, büyük oranda insan kalitesini yitirmiş, anlam ve varlık nedenini kaybetmiş toplum yapısına sahip olan ABD’nin kristal vazo gibi 50 parçaya ayrılacağı günler emin olunuz uzak değildir. Bu ülkenin Siyonist haydutluğa verdiği ve kumanda odası evenjelizmin felaket senaryolarıyla teçhiz edilmiş desteğini diri tutabilmek için Latin Amerika ve Ortadoğu’nun enerji kaynaklarını sömürme planı elbette son çırpınışlardır. Dünya ABD ve İsrail’den müteşekkil değildir. Birleşmiş Milletlere üye diğer 191 ülke meydanın boş olmadığını göstermelidir. Siyonizm’in atına binen nevzuhur kovboylar mutlaka bu attan düşerek ineceklerdir. Milletleri kendi coğrafyalarında, kendi beşeri ve ekonomik kaynaklarından vazgeçmeye zorlama siyasetinin yeni ismi Donroe doktrinidir. Tek kutuplu dünya tamamen istisna bir dönemin ürünüdür. Yeni kutupların doğduğu günümüzde kaybedeceğimiz zaman yoktur. Başkalarının senaryolarında oyalanacak vaktimiz yoktur. Dünyanın mazlum ülkeleri ve yardım eli bekleyen insanlık umut aramaktadır."


"İran’ın siyasi ve toprak bütünlüğü Türkiye için hayat memat konusudur"


İran’da yaşanan protestolara da değinen Bahçeli, olayların yalnızca ekonomik nedenlerle açıklanamayacağını söyledi. Bahçeli, "İran’a yönelik organize ve çok aktörlü istihbarat ve emperyalist provokasyonlar devrededir" dedi.


İran’ın huzursuzluğunun Türkiye ve bölge ülkeleri için ciddi tehdit oluşturduğunu vurgulayan Bahçeli, şöyle devam etti:


"Komşu ülke İran’ın siyasi ve toprak bütünlüğü, iç barış, istikrar ve huzur iklimi Türkiye için hayat memat konusudur. Hangi mihrakların devrede olduğunu, hangi planların uygulamaya geçildiğini, nasıl bir İran’ın hedeflendiği parkta oynayan çocuklara sorsak onlar bile itiraf ve ifade edeceklerdir. Buzdağının yalnızca görünen kısmına değil, su altında kalan bölümüne bakmak lazımdır. İran’a neşter vuran, İran’ı felç etmek için örtülü operasyon yapan; siyasi, askeri ve ekonomik tehditlerle köşeye sıkıştırmaya çalışan mihrakların hüviyetleri belli, habis ve hayasız hedefleri bilinmektedir. Tehdit son derece tanıdık ve yakındır. Gezi Parkı olaylarıyla İran’daki malum olaylar arasındaki benzerlikler üzerine dikkatle düşünmenizi özellikle temenni ediyorum. ABD ve İsrail’in, İran’a karşı saldırı pozisyonuna geçmesi, doğrudan müdahale amacıyla ülkenin daha da karışmasını gözlemeleri, daha doğrusu karıştırılmasını temin etmeleri az evvel bahsettiğim küresel konvansiyonel savaşa bir adım daha yaklaşmaktır. İran’daki olaylara siyasi, ahlaki, inanç, kültür ve komşuluk bağları gereğince mutlaka karşı durulmalı, karşı çıkılmalıdır. Üzerinde yaşadığımız coğrafyanın Siyonist ve emperyalist kuşatma ve kurcalamayla alt üst edilmesi, etnik ve mezhebi fay hatlarının kırılarak husumet mevzilerinin çok daha güncellenip güçlenmesi hepimizin aleyhine olacaktır. Bu nedenle gün bir ve beraber olma günüdür. İran Türklüğünün olaylara soğuk ve mesafeli tavrı da ayrıca değerli ve tebrike layıktır. İran halkı emperyalizmin köstebek lider projesine ve siparişine müsaade etmeyecektir. İran’daki traktörler de herhangi bir dış bağlantılı dayatmanın ve dalaverenin bozuk tarlasını sürmeye, böylesi bir şer oyuna alet olmaya, sonucu çok tehlikeli olan istikrarsızlığa çanak tutmaya yanaşmayacak, hiçbir yanlışa ortak olmayacak, hiçbir mütecaviz girişime kalkışmayacak, emperyalizmin taşeronu olmaya heves etmeyecek, gündeme bile almayacaktır."


"Uzantılarının da akıbeti aynı olmalıdır"


Suriye’deki gelişmelere de değinen Bahçeli, Halep’in Eşrefiye ve Şeyh Maksut mahallelerinde yaşanan çatışmaların düşündürücü olduğunu söyledi. SDG/YPG’yi sert sözlerle eleştiren Bahçeli, "PKK’nın örgütsel varlığı feshedilmiştir, silahlar bırakılmıştır. Uzantılarının da akıbeti aynı olmalıdır" dedi.


"Mazlum Abdi isimli terörist Siyonizm’in yandaşıdır"


Bahçeli, terör örgütü elebaşı Abdullah Öcalan’ın 27 Şubat çağrısının tüm yapıları bağladığını belirterek, "SDG/YPG bundan bağımsız değildir, olması da mümkün değildir. Görünen gerçek aynısıyla şöyledir: Özellikle Mazlum Abdi isimli terörist Siyonizm’in yandaşıdır, İsrail’in kuklasıdır, PKK’nın kurucu önderliğine saygısız ve sadakatsizdir. Hiç kimse, bilhassa DEM Parti Halep’te Kürt kardeşlerimize saldırıldığını, kanlarının döküldüğünü söyleyemez, söylese bile bunun inandırıcılığından bahsedilemez. Kürt kardeşlerimizin kanı bizim kanımızdır, acısı bizim acımızdır. Halep’te sivilleri canlı kalkan yapan, masumların arkasına saklanan, onları ölüme sürükleyen SDG/YPG’dir. Çok şükür Suriye ordusu sivilleri sabırla ve tam tekmil halinde tahliye etmeyi başarmış, onların kılına bile dokunmamıştır. DEM Parti yetkililerinin ‘Türkiye’yi uyarıyoruz’ diyerek başlayan söz ve açıklamaları, SDG/YPG’yi aklama ve arkalama niyetleri hakikaten çok üzücü ve sorunlu bir dildir" ifadelerini kullandı.


Kardeşlik vurgusu yapan Bahçeli, terörün Türkiye’ye kazandıracağı hiçbir şey olmadığını kaydetti.


"Gerekirse elimizi değil gövdemizi taşın altına koymalıyız"


Konuşmasının son bölümünde emeklilerin yaşadığı ekonomik sıkıntılara değinen Bahçeli, yaklaşık 5 milyon emeklinin zor şartlar altında yaşadığını söyledi. Bahçeli, "Emeklilerimizin derdi derdimizdir. Gerekirse elimizi değil gövdemizi taşın altına koymalıyız" diye konuştu.


Bahçeli, emeklilerin insanca yaşayabilecekleri bir gelir seviyesine kavuşturulması gerektiğini vurgulayarak, "Emeklilerimizin sonuna kadar yanındayız" dedi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Malatya Malatya Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası seçimleriyle ilgili düzeltme açıklaması Malatya Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası’nın 10 Ocak Cumartesi günü gerçekleştirilen seçimlerinde oy kullanma hakkının elinden alındığını öne sürerek tepki gösteren Halit Erşahin, kamuoyunu doğru bilgilendirmek amacıyla yeni bir açıklama yaptı. Erşahin, yaptığı detaylı araştırma sonucunda üyeliğinin aktif olmadığının ortaya çıktığını belirterek, yaşanan durumun sicil kaydı ile üyelik bilgilerinin karıştırılmasından kaynaklandığını ifade etti. Sürecin herhangi bir tarafı olmadığını belirten Erşahin, itirazının yalnızca oy kullanma hakkının kendisine kullandırılmamasıyla ilgili olduğunu kaydetti. Seçim sürecinde kendisine oda başkan adayı olan bazı isimlerin geldiğini ve listede adının yer aldığının söylendiğini aktaran Erşahin, "Dört yıl önce otobüsümü sattım ve oy kullanma hakkımın olmadığını söyledim. Ancak listede ismimin aktif olduğu ifade edildi. E-Devlet üzerinden baktığımda da ismimi gördüm. Daha sonra yapılan incelemede, söz konusu listenin dört yıl önceye ait olduğu ve E-Devlet’te görünen bilginin de üyelik değil sicil numarası olduğu anlaşıldı" dedi. Kamuoyunu istemeden yanlış bilgilendirdiğini belirten Erşahin, "Benim itirazım herhangi bir adaya ya da sürece yönelik değildir. Sadece oy kullanma hakkım olduğu düşüncesiyle oy kullandırılmamasına itiraz ettim. Bu nedenle oradaydım. Ancak seçim sürecinin tarafı değilim" diye konuştu.
İstanbul TVGFBF Başkanı Koray Girgin’den vatandaşa çağrı: "Belgesi olmayan tesislere gitmeyin" Türkiye Vücut Geliştirme, Fitness ve Bilek Güreşi Federasyonu (TVGFBF) Başkanı Koray Girgin, halk sağlığını tehdit eden spor tesisleri ve antrenörlük faaliyetlerine ilişkin ülke genelini kapsayan genel denetim ve inceleme sürecini başlattıklarını açıkladı. Başkan Girgin, "Halk sağlığı ön planda, belgesiz spor merkezlerine geçit yok" dedi. Bazı spor tesislerinde görev yapan antrenörler ile kulüp ve tesislerin, mevzuatta açıkça zorunlu tutulan kulüp yeterlilik ve antrenörlük belgesi yükümlülüklerini yerine getirmediğine dair bilgilere ulaştıklarını ifade eden Türkiye Vücut Geliştirme, Fitness ve Bilek Güreşi Federasyonu Başkanı Koray Girgin, "Federasyonumuz; kanun, yönetmelik ve talimatların tüm kişi ve kurumlara eşit şekilde uygulanması ilkesinden taviz vermemekte olup, bu çerçevede mevzuata aykırı hiçbir uygulamaya izin vermeyecektir" dedi. Başlatılan denetim ve inceleme sürecinin büyük bir titizlikle sürdürüleceğine vurgu yapan Girgin, federasyon dışındaki özel eğitim kurumları, kurslar veya üniversiteler tarafından verilen antrenörlük belgeleri, sertifikalar veya katılım belgelerinin resmi bir geçerliliğinin olmadığının altını çizdi. Girgin, 15 Ocak-15 Şubat tarihleri arasında kulüp yeterlilik belgeleri ve antrenörlük belgelerini tamamlamayan ya da bu süre içerisinde başvuru yapmayan kulüp, tesis ve antrenörler hakkında gerekli idari ve hukuki işlemlerin başlatılacağını, mevzuat kapsamında faaliyet durdurma, yetki iptali ve kapatmaya kadar varan yaptırımların kararlılıkla uygulanacağını ifade etti. Başkan Girgin, spora gidecek vatandaşlara da çağrıda bulunarak, spor yapılacak kulüp ve tesislerin kulüp yeterlilik belgeleri ile antrenörlerin geçerli antrenörlük belgelerine sahip olup olmadığının mutlaka kontrol edilmesi gerektiğini, bu belgelerden herhangi birine sahip olmayan hiçbir kulüp ve spor merkezinin tercih edilmemesi gerektiğini aktardı.
Sakarya Sakarya’da trafik kurallarını ihlal edenlere 91 milyon liranın üzerinde ceza Sakarya Valisi Rahmi Doğan, kentte aralık ayında gerçekleştirilen operasyonlarda çeşitli suçlardan aranan bin 487 şahsın yakalandığını, trafik denetimlerinde ise 91 milyon liranın üzerinde ceza uygulandığını bildirdi. Rahmi Doğan, Valilikte düzenlenen ’Aylık Asayiş Bilgilendirme Toplantısı’nda, İl Emniyet Müdürlüğü, İl Jandarma Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı ekipleri tarafından, 1-31 Aralık 2025 tarihlerinde gerçekleştirilen çalışmalara ilişkin bilgi verdi. Doğan, kent genelindeki operasyonlarda 2 bin 635 şüphelinin yakalandığını, haklarında adli ve idari işlem yapıldığını belirtti. Vali Doğan yakalanan şüphelilerin adreslerinde ve araçlarında ise, "Bin 142 kilogram sentetik cannabinoid, 1 kilo 147 gram sentetik cannabinoid ham maddesi, 197 bin 118 adet içimlik emdirilmiş sentetik cannabinoid hammaddesi, 3 bin 909 adet uyuşturucu hap, 586 gram skunk, 24 gram amfetamin, 401 gram metamfetamin, 15 bin 248 gram esrar, 3 kök kenevir, 25 gram kokain, 21 adet uyuşturucu kullanma aparatı, 5 adet hassas terazi, 9 bin 612 adet paket sigara, 7 milyon 896 bin 990 adet dolu ve boş makaron, 2 adet sigara yapım makinesi, 303 kilogram tütün, 140 adet paketlenmiş tütün, 36 kilogram nargile tütünü, 40 kilogram nargile kömürü, 2 bin 352 adet şişe alkol, 459 litre alkol, 210 litre etil alkol, 7 kilogram alkol yapımında kullanılan anason tohumu, 2 adet etil alkol damıtma düzeneği, 59 adet alkollü içki aroma kiti, 6 adet gümrük kaçağı akıllı cep telefonu, bin 473 adet cep telefonu aksesuarı, 4 adet akıllı saat, 2 adet gümrük kaçağı jeneratör, 8 adet tarihi obje, 2 adet kesici ve delici alet, 200 adet sahte parfüm, 2 adet sahte plaka, 1 adet sahte pasaport, 12 adet muhtelif kazı malzemesi, 575 adet sahte/taklit ayakkabı, 2 bin 080 adet sahte/taklit konfeksiyon malzemesi, 110 kilogram kaçak çay, 80 kilogram kaçak kahve, 20 kilogram zeytinyağı, 2 adet dedektör, 72 adet ruhsatsız tabanca, 39 adet ruhsatsız tüfek, 12 adet kurusıkı tabanca, 3 bin 749 adet mühimmat, çalıntı 5 oto, 7 motosiklet, 9 bisiklet ele geçirilmiştir. Kumar oynadığı tespit edilen 22 şahsa adli/idari işlem uygulanmış ve 4 iş yeri geçici süreyle mühürlenmiştir" dedi. Aranan bin 487 kişi yakalandı Denetimlerde, haklarında kesinleşmiş hapis cezası ve yakalama kararı bulunan bin 487 kişinin yakalandığını vurgulayan Doğan, "133 şahıs ifadeye yönelik, 214 şahsın, 0-5 yıl arası kesinleşmiş hapis cezası, 24 şahsın, 5-10 yıl arası kesinleşmiş hapis cezası, 12 şahsın, 10-20 yıl arası kesinleşmiş hapis cezası, 5 şahsın, 20-30 yıl arası kesinleşmiş hapis cezası, 2 şahsın, 30 yıl üzeri kesinleşmiş hapis cezasının olduğu tespit edilmiştir. DEAŞ, PKK/KCK, FETÖ/PDY ve Terörizmin Finansmanına yönelik yapılan çalışmalarda 24 şüpheli yakalanmış olup, 7 şahıs tutuklanmıştır. Göçmen kaçakçılığı çerçevesinde 7 organizatöre, 341 yabancı uyruklu şahsa adli/idari işlem yapılmış olup, 1 şahıs tutuklanmıştır" diye konuştu. Trafikte 91 milyonun liranın üzerinde ceza Trafik denetimlerinde 237 bin 500 aracın kontrol edildiğini dile getiren Doğan, "Kural ihlali yapan ve eksikliği bulunan 36 bin 884 araca yasal işlem yapılmış, 2 bin 208 araç trafikten men edilmiştir. 527 adet sürücü belgesi alkol, uyuşturucu, drift, ceza puanı aşımı gibi sebeplerden dolayı geri alınmıştır. Abartı egzozdan 249 araca, yüksek sesle müzik dinleyen 253 araca, hatalı parktan 3 bin 928 araca cezai işlem uygulanmış, 255 araç otoparka çekilmiştir. Toplam 91 milyon 97 bin 161 lira trafik idari para cezası karar tutanağı düzenlenmiştir" şeklinde konuştu. Denizde yasa dışı faaliyete ceza kesildi Vali Doğan, Sahil Güvenlik Karakol Komutanlığı ekipleri tarafından deniz araçlarına yönelik kontrollerinden söz ederek, "Aranan şahısların yakalanmasına yönelik 372 şahsa UYAP sorgulaması ve 111 yabancı uyruklu şahsa İnterpol sorgulaması yapılmıştır. 69 adet deniz aracı kontrol edilmiştir. Yasa dışı faaliyetler icra eden 13 şahsa yasal işlem ve toplamda 667 bin 52 TL idari para cezası uygulanmıştır. 32 adet balıkçı gemisinde bulunan 58 bin 84 litre yakıta Ulusal Marker ve ÖTV’siz yakıt denetimi yapılmıştır. Deniz üzerine serilmiş isimsiz, plakasız ve markasız 350 metre misina ağına el konulmuştur" ifadelerini kullandı.
Adana Silahlı saldırıya uğrayan öğretmen: "Can güvenliğim tehlikeye atıldı" Adana’da eski öğrencisinin babası tarafından silahlı saldırıya uğrayan ilkokul öğretmeni Aziz Gülen, "Cezaevinden çıkan bir veli tarafından saldırıya uğradım. Sağlam hiçbir gerekçe yokken, okuldan karşıya geçtiğim sırada darp edildim, ardından silah sıkılarak can güvenliğim tehlikeye atıldı" dedi. Olay, dün saat 14.00 sıralarında Seyhan ilçesine bağlı Bahçelievler Mahallesi’nde meydana geldi. Yeşilevler Şehit Duran İlkokulu’nda görev yapan öğretmen Aziz Gülen, ders çıkışında sokakta yürüyerek yolun karşısına geçtiği sırada, bilinmeyen nedenle eski öğrencisinin babası M.P.’nin saldırısına uğradı. M.P.’nin attığı yumrukla yere düşen Gülen’e, araya giren başka bir öğretmen yardım etmeye çalıştı. Ancak şüpheli bu kez tabancasını çekerek yerdeki öğretmene ateş edip kaçtı. Öğretmene mermi isabet etmezken, yaşananlar çevredeki bir iş yerinin güvenlik kamerasına yansıdı. Bugün kentteki eğitim sendikaları Yeşilevler Şehit Duran İlkokulu önünde toplandı. Sendikalar, saldırıyı kınayıp basın açıklaması düzenledi. Basın açıklamasını okuyan Eğitim-İş Adana 1 Nolu Şube Başkanı Hatice Hazar, 1 hafta önce cezaevinden tahliye edilen bir veli tarafından öğretmenin okulun önünde, tam da bu alanda önce darp edildiğini, ardından silahlı saldırıya uğradığını söyledi. Hazar, "Silah ateşlenmiş, öğretmenimizin hayatı açıkça hedef alınmıştır. Son anda gösterdiği refleks sayesinde bir cinayet engellenmiştir. Yani öğretmenimiz bugün tesadüfen, şans eseri hayattadır. Bugün öğretmenimizin başına gelen bu olayın, yarın bizim başımıza gelmeyeceğinin hiçbir garantisi yoktur. Bu nedenle bugün tepkisiz kalırsak, bu şiddet olayları artarak devam edecek ve biz eğitim emekçileri olarak canımızdan endişe ederek okullara gitmek zorunda kalacağız. Bizler, bu sistemde var olmak istemiyoruz. Buradan açıkça söylüyoruz; bu bir saldırı değildir, bu bir cinayete teşebbüstür. Süreci yakından takip etmekteyiz" dedi. "Cezaevinden çıkan veli tarafından saldırıya uğradım" Basın açıklamasının ardından konuşan öğretmen Aziz Gülen ise eylül ayında yaşanan bir konunun yeniden alevlendirildiğini anlatarak, "Cezaevinden çıkan bir veli tarafından saldırıya uğradım. Sağlam hiçbir gerekçe yokken, okuldan karşıya geçtiğim sırada darp edildim, ardından silah sıkılarak can güvenliğim tehlikeye atıldı. Bir günlük öğrencimin velisi, cezaevinden 1 hafta önce tahliye olmuştu. Eylül ayında yaşanan bir konuyu yeniden alevlendirdi. Kendileriyle herhangi bir sorun yaşamamıştık" diye konuştu.