GÜNDEM - 31 Mart 2026 Salı 12:29

MHP Genel Başkanı Bahçeli: "Türkiye barış arayan coğrafyaların umudu haline gelmiştir"

A
A
A
MHP Genel Başkanı Bahçeli: "Türkiye barış arayan coğrafyaların umudu haline gelmiştir"

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, TBMM’deki grup toplantısında küresel sistemi sert sözlerle eleştirdi. İsrail’in politikalarının bölgeyi istikrarsızlaştırdığını belirten Bahçeli, Türkiye’nin barış ve istikrar için kritik rol üstlendiğini vurguladı.


Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ndeki (TBMM) grup toplantısında yaptığı konuşmada, küresel gelişmeler, Orta Doğu’daki çatışmalar ve Türkiye’nin dış politikadaki rolüne ilişkin değerlendirmelerde bulundu.


21’inci yüzyılın beklentilerin aksine krizlerle ilerlediğini ifade eden Bahçeli, "Uluslararası sistem ağır yaralı haldedir ve adeta can çekişmektedir. Küresel dengelerin değiştiği, siyasi ve ekonomik kırılmaların derinleştiği ağır bir buhran döneminden geçilmektedir. Çivisi çıkan dünyada; savaşlar, krizler ve hatta soykırımlar bile ne yazık ki normal hale gelmiştir. İnsanlık unutulmuş, Batı değerler sistemi hepten çökmüştür. Savaşların yayılması, uluslararası hukukun örselenmesi, enerji krizlerinin derinleşmesi, masum sivillerin hedef haline gelmesi, insanlık vicdanının ağır bir imtihandan geçmesine neden olmaktadır. Korkarım ki dünya, çok kutuplu bir gerilim sarmalına doğru hızla sürüklenmektedir. Beşikteki bebeklerin, okullardaki çocukların, hastanelerdeki yaşlıların acımasızca katledildiği bir dünyada yaşamak, insanlık değerlerini yaşatmayı varlık sebebi sayan bizim gibi asil milletler için elbette ki tarifsiz bir hüzün vesilesidir" dedi.



Küresel düzende çifte standartlara işaret eden Bahçeli, "ABD ve İsrail, her canı istediğinde İran’a ya da tahakkümü altına girmeyi reddeden herhangi bir başka ülkeye saldırma hakkına sahip değildir. Olmamalıdır. Nükleer tesislerin hedef alınması, enerji hatlarının işlevsiz bırakılması ve stratejik geçiş noktalarının kapanması gibi ihtimallerin gerçekleşmesi, dünya ekonomisinden uluslararası güvenliğe kadar birçok alanda telafisi çok zor, belki de imkânsız sonuçlar doğuracaktır. Hürmüz Boğazı başta olmak üzere kritik deniz yollarının tehlikeye girmesi, enerji arzında ciddi kırılmalara neden olurken bu durum şimdiden yalnızca Türkiye gibi bölge ülkelerini değil, küresel sistemi derinden sarsmaya başlamıştır. Nitekim, Yemen’deki İran destekçisi Husilerin de savaşa dâhil olduklarını duyurmasıyla Hürmüz’den sonra Babül Mendeb Boğazında da askerî hareketliliğin artması, enerji güvenliği risklerini ve tedarik zinciri sorunlarını derinleştirebilecek niteliktedir. Daha da vahimi; karşılıklı tehditlerin dozajının artması, diplomatik kanalların zayıflaması ve Birleşmiş Milletler başta olmak üzere uluslararası kuruluşların sessizliği ve etkisizliği, kontrolsüz bir tırmanışın yaşanabileceğine işaret etmektedir. Nükleer silah kullanımına yönelik imalar bile insanlığın nasıl bir uçurumun kenarına sürüklendiğini açıkça göstermektedir. Bu çerçevede uluslararası toplumu sağduyuya, itidale ve sorumluluk bilinciyle hareket etmeye davet ediyoruz. ABD ve İsrail’in oluşturduğu Siyonist-emperyalist cinayet şebekesinin aklını başına alması gerektiğini bir kez daha vurguluyoruz. Bu savaşın kazananı olmayacaktır ama dünyanın öbür ucundaki bir masum insan dahi bu savaşın ceremesini çekmek zorunda kalabilecektir" ifadelerini kullandı.



"İsrail hem bölge hem dünya için tehdittir"


İsrail’in Gazze başta olmak üzere bölgedeki politikalarını sert sözlerle eleştiren Bahçeli, yaşananların insanlık vicdanını yaraladığını kaydetti. Bahçeli, "İsrail, Gazze başta olmak üzere İran ve Lübnan üzerinde izlediği saldırgan politikalarla bölgeyi adeta cehenneme çevirmiştir. Çok açıktır ki İsrail, hem bölgenin hem dünyanın huzur ve istikrarı için ciddi bir tehlike ve tehdittir" diye konuştu.


ABD’nin bölge politikalarına da değinen Bahçeli, "ABD’nin Ortadoğu politikasının İsrail tarafından esir alındığı algısı, Batı kamuoyunda büyük tepkiye neden olmaktadır" değerlendirmesinde bulundu.



"Savaşın yayılması küresel krizleri derinleştirir"


Savaşın genişlemesinin küresel etkilerine dikkat çeken Bahçeli, enerji ve gıda güvenliği başta olmak üzere birçok alanda risklerin arttığını söyledi. Bahçeli, şu ifadeleri kullandı:


"Üzülerek ifade etmeliyim ki, savaşın yaygınlaşması, Petrol, Doğalgaz ve bunların türev ürünleri ile gıda fiyatlarında artış, Körfez’deki Arap coğrafyasından göç, Lübnan’da geri döndürülemez bir yıkım ve mahvolma, Kızıldeniz’de çatışma ve Babülmendeb Boğazının kapanması, Irak’ın yeni bir belirsizlik ve çatışma içine girmesi, İsrail’in tüm dünyadaki Yahudilerin hayatını riske atması ve Yahudi karşıtlığının yükselmesi ve Radikalizmin köklerinin güçlenmesine sebep olacaktır. Bunun için diyorum ki dünya; haksız ve hukuksuz saldırganlığın bedelinin ödenmediği bir dünya olarak kalmamalıdır. Bebek, çocuk, kadın yaşlı demeden yapılan katliamların cezasız kaldığı bir dünya olmamalıdır. Dünya; rafinerilerin, gaz yataklarının, petrol üretim sahalarının, elektrik santrallerinin vurulup çevre felaketlerine yol açanların serbest gezebildiği bir yere dönüşmemelidir. İnsan hak ve hürriyetlerine, emeğe, alın terine, gözyaşına, adalet ve eşitlik arayışına sırt çevirenlerin insafına ise asla terk edilmemelidir. O sebeple Dünya, Türkiye’nin samimiyetle yürüttüğü diplomatik çabalara ses vermeli, savaşa karşı ortak bir tavır geliştirme basiretini göstermelidir. Dünyanın mazlum ülkeleri ve yardım eli bekleyen insanlık umut aramaktadır. Bu nedenle Milliyetçi Hareket Partisi ve Cumhur İttifakı olarak; milletimizin huzur ve refahını sağlama ve egemenlik haklarımızı koruma sorumluluğuyla birlikte İslâm toplumlarına, Türk dünyasına ve bütün insanlığa adalet, ahlak ve akıl üçgeninde şekillenecek ihmal edemeyeceğimiz sorumluluklarımız vardır."


Uluslararası topluma çağrıda bulunan Bahçeli, "Silahların sustuğu, diplomasinin konuştuğu bir sürecin başlaması artık zorunluluktur" dedi.


"Türkiye barış arayan coğrafyaların umudu haline gelmiştir"


Türkiye’nin dış politikadaki rolüne vurgu yapan Bahçeli, Ankara’nın krizlerin çözümünde dengeleyici bir aktör olduğunu belirtti. Bahçeli, "Türkiye, barış arayan tüm mazlum coğrafyaların umudu, istikrar arayan tüm tarafların güven kapısı haline gelmiştir. Daha önce Rusya-Ukrayna krizinde de ortaya koyduğu, Türk devlet aklı ve Türk medeniyetinin manevi gücünden beslenen bu çabalar; huzurlu ve müreffeh bir dünya inşa etmeye yönelik stratejik bir vizyonun da tezahürüdür. İnanıyorum ki; Türkiye’nin akılcı, sabırlı ve kararlı diplomatik hamleleri, içinde bulunduğumuz bu karanlık tabloyu aydınlatacak; bölgemizde ve dünyada barışın, huzurun ve istikrarın yeniden yeşermesine vesile olacaktır. Ekonomik gelişmişlik açısından kuzey ve güneyin ortasında, kültür ve medeniyet akımları açısından da doğu ile batının arasında bir köprü görevi gören Türkiye jeopolitik ve jeostratejik konumu itibariyle dünyanın merkezindedir. O sebeple Türkiye’nin Batıyı ve Doğuyu Ankara merkezli kuşatan, dengeleyen ve okuyan bir dış politika anlayışına ihtiyacı vardır. ‘Çift Başlı Selçuklu Kartalının’ doğuya ve batıya dönen yüzünden ilhamla, Türkiye’nin güvenlik ihtiyaçları ve milli çıkarları doğrultusunda ittifak bloklarını kuran ve bölgesinde bozulan statükoyu yeniden inşa etmeye çalışan bir vizyona dayanması gerekmektedir" değerlendirmesinde bulundu.



"Terörsüz Türkiye milli birlik projesidir"


İç politikaya ilişkin mesajlar da veren Bahçeli, "Terörsüz Türkiye" sürecinin önemine işaret etti. Bahçeli, "Milletçe huzur iklimi inşa etmeye çalıştıkça öfkeden köpüren bazı başkentlerin, bazı gizli servislerin ülkemiz içindeki gönüllü ve ücretli devşirmeleri, toplumu ayrıştırmaya çalışmaktadır. Amacımız provokasyonlara aldırmadan daha demokratik, etkin, istikrarlı ve müreffeh bir Türkiye’dir. Gayemiz ve gayretimiz oyunları bozarak, kendi yazdığımız senaryoda milletimizin rol aldığı bir iklimde emperyalizmin bilindik hedeflerini çöpe atmaktır. Ülkemiz hatta bölgemiz için tarihi bir fırsat olan ‘Terörsüz Türkiye’ hedefi güçlü bir toplumsal katkı ve siyasi iradeyle tartışmasız gerçekleştirilecektir. Devletimiz bir, Milletimiz birdir. Vatanımız bir, Bayrağımız bir, İstiklal marşımız birdir. Kimse yanlış hesap yapmasın, tahriklere meyletmesin" diye konuştu.


MHP Genel Başkanı Bahçeli tarafından, Araştırma ve Strateji Geliştirmeden Sorumlu Genel Başkan Yardımcılığı görevine getirilen Özgür Bayraktar da TBMM Grup Salonu’nda yerini aldı.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kayseri Başkan Büyüksimitci: "İhracatımızda geçen yılın şubat ayına göre de yüzde 7,99 oranında bir artışımız var" Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından ocak ayı ihracat verileri açıklandı. Açıklanan verileri değerlendiren Kayseri Sanayi Odası (KAYSO) Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Büyüksimitci, Kayseri’nin Şubat ayı ihracatının bir önceki aya göre yüzde 9,3 oranında artarak, 319 milyon 54 bin 873 dolar olarak gerçekleştiğini bildirdi. İhracatta geçen yılın şubat ayına göre de artış olduğunu ifade eden Başkan Büyüksimitci; "İhracatımızda geçen yılın şubat ayına göre de yüzde 7,99 oranında bir artışımız var. Son 12 aylık ihracatımız ise yine 0,85 oranında artarak 610 milyon 871 bin 528 dolar olarak gerçekleşti" dedi. Şubat ayında Kayseri’den 152 ülkeye ihracat gerçekleştirildiğini açıklayan Başkan Büyüksimitci, en fazla ihracat yapılan ülkelerin Almanya, Avusturya ve İtalya olduğunu belirtti. ABD-İsrail-İran savaşının enerji fiyatlarından lojistik maliyetlere, tedarik zincirlerinden finansal piyasalara kadar birçok alanda etkisini hissettirdiğini ifade KAYSO Başkanı Büyüksimitci, küresel gelişmelerin ihracat üzerindeki yansımalarına dikkat çekti. Büyüksimitci; "Şubat ayında ihracatımızda artış yaşanmış olmakla birlikte, küresel ölçekte yaşanan olumsuz gelişmeler ihracat pazarlarımızda dalgalanmalara neden olmaktadır. Bu durum, sipariş süreçlerini, fiyatlama davranışlarını ve üretim planlamasını doğrudan etkilemektedir. Özellikle enerji ve ham madde maliyetlerindeki artış, sanayicilerimizin rekabet gücünü zorlayan en önemli unsurlar arasında yer alıyor. Böylesi öngörülemez bir ortamda sanayicilerimiz daha temkinli, planlı ve esnek hareket etmesi büyük önem taşıyor. Riskleri doğru analiz eden, pazar çeşitliliğini artıran, alternatif tedarik kanalları geliştiren ve üretim süreçlerinde esnekliğini güçlendiren firmalarımız, bu süreci daha sağlıklı ve kontrollü şekilde yönetecektir" ifadelerini kullandı. Devlet desteklerinin önemine de değinen Büyüksimitci, üretim ve ihracat odaklı firmalara yönelik destek mekanizmalarının artırılmasının ve mevcut desteklerin sahaya hızlı ve etkin bir şekilde yansıtılmasının kritik olduğunu belirtti. Başkan Büyüksimitci, "Tüm bu belirsizliklere rağmen üretimden vazgeçmeyen, istihdamını koruyan ve ihracat yaparak ülke ekonomisine katkı sunmaya devam eden firmalarımızın ortaya koyduğu azim ve kararlılık son derece kıymetlidir. Bu güçlü duruş, ekonomimizin dayanıklılığının ve geleceğe olan güvenimizin en önemli göstergesidir" dedi.
Çanakkale Çanakkale’de huzur uygulamalarında uyuşturucu ve göçmen kaçakçılığından 6 şüpheli tutuklandı Çanakkale’de emniyet tarafından yapılan huzur uygulamalarında uyuşturucu ve göçmen kaçakçılığından toplam 6 şüpheli tutuklandı. Çanakkale İl Emniyet Müdürlüğü tarafından 23 Mart ile 30 Mart tarihleri arasında il merkezi ve ilçelerde yapılan huzur uygulamalarında 9 bin 173 şahıs ve 3 bin 84 araç incelendi. Farklı suçlardan aranması bulunan 35 şüpheli yakalandı. 525 araç sürücüsüne idari trafik para cezası uygulandı. Toplamda 26,91 gram narkotik madde, 148 uyuşturucu hap, ruhsatsız tabanca, 13 fişek ele geçirildi. 40 şüpheli şahsa adli işlem yapıldı. Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde İmal ve Ticareti suçundan 2 şüpheli ile aynı suçlardan hapis cezası ile aranması olan 3 şüpheli tutuklanarak cezaevine teslim edildi. Çanakkale’de yasadışı yollardan yurtdışına çıkmaya çalışan 5 düzensiz göçmen Göçmen Ön Kabul ve Sevk Merkezine (GÖKSEM’ e) teslim edildi. Düzensiz göçmenlere organizatörlük yaptığı tespit edilen 1 şüpheli şahıs yakalandı. Olaylarda kullanılan araç, 7 bin 900 Türk Lirası, 4 şambrel, 2 can yeleği, el pompasına el konuldu. Adli makamlara sevk edilen 1 şüpheli tutuklandı. 3 tabanca ve 6 fişek, 4 telefon ve 480 Türk Lirası ele geçirildi. Kamu huzurunu bozacak şekilde davranışlarda bulunan 82 şahıs hakkında Kabahatler Kanunu hükümlerince idari yaptırım uygulandı.
Zonguldak BEUN’lü akademisyen ulusal toplantıda moderatör oldu Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (ZBEÜ) Eğitim Fakültesi İngilizce Dili Eğitimi Anabilim Dalı öğretim üyesi Dr. Tuğba Aydın Yıldız, Millî Eğitim Bakanlığı Yenilik ve Eğitim Teknolojileri Genel Müdürlüğü (YEĞİTEK) ile British Council iş birliğinde düzenlenen "İngilizce Dil Eğitiminde Yenilik ve Teknoloji Ulusal Politika Diyaloğu" toplantısına katıldı. Yıldız, program kapsamında gerçekleştirilen yuvarlak masa oturumlarından birinde moderatörlük yaptı. 25-26 Mart 2026 tarihlerinde Ankara’da düzenlenen toplantıda, İngilizce dil eğitiminde dijitalleşme, yapay zekâ uygulamaları ve teknolojik dönüşüm konuları ele alındı. Kamu kurumları, üniversiteler ve uluslararası kuruluşlardan temsilcilerin yer aldığı programda, eğitimde teknoloji kullanımına yönelik politika geliştirme süreçleri masaya yatırıldı. Toplantı kapsamında düzenlenen oturumlarda; yapay zekâ destekli öğrenme ortamları, öğretmenlerin dijital yeterlilikleri, ölçme ve değerlendirme sistemleri ile eğitimde teknolojinin sürdürülebilir kullanımı gibi başlıklar görüşüldü. Yuvarlak masa oturumlarından birinde moderatör olarak görev alan Dr. Tuğba Aydın Yıldız, eğitimde yapay zekâ ve yabancı dil öğretimi alanındaki çalışmaları doğrultusunda değerlendirmelerde bulundu. Program sonunda, İngilizce dil eğitiminde teknolojinin etkin ve etik kullanımına yönelik politika önerilerinin geliştirilmesinin hedeflendiği belirtildi.