POLİTİKA - 26 Mart 2025 Çarşamba 17:07

MHP Genel Başkanı Bahçeli: "Vandallığa demokrasi nöbeti diyorlar"

A
A
A
MHP Genel Başkanı Bahçeli: "Vandallığa demokrasi nöbeti diyorlar"

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Vandallığa demokrasi nöbeti diyecek kadar gerçeklerden kopmuş, milletine ve devletine yabancılaşmış bohem ve bonservis bedeli çoktan ödenmiş bir muhalefet anlayışı karşımızdadır" dedi.

MiHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, sosyal medya hesabından Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanmasının ardından yapılan gösterilere ilişkin açıklama yaptı. Bahçeli açıklamasında, "Düşünce hayatımızda tıpkı Süheyl Yıldızı gibi parlayan merhum Ziya Gökalp, bir defasında isabet ve itinayla ihata edilmiş şu cümleyi beyaz sayfalara dökmüştü: ’Fikirleri hislerine tevafuk ve istinat etmeyen bir insan ruhen hastadır.’ Fikrinde ve zikrinde onarılmaz hasarlar bulunan kimselerin ruhen sıhhatli olmalarını beklemek işin özünde boşa kürek çekmek, boşuna zaman tüketmektir. Saraçhane provokasyonuyla Türkiye’nin önünü kesmek için kuyruğa giren hastalıklı CHP’sinden diğer marjinal parti ve yasa dışı sol gruplara kadar alayı emel, eylem ve sözleriyle düşmanları aratmayan bir çizgide pozisyon almışlardır" dedi.

"Vandallığa demokrasi nöbeti diyorlar"

Bahçeli, "Vandallığa demokrasi nöbeti diyecek kadar gerçeklerden kopmuş, milletine ve devletine yabancılaşmış bohem ve bonservis bedeli çoktan ödenmiş bir muhalefet anlayışı karşımızdadır. Ülkemizin yükselen değer ve prestijinin gözle görülür şekilde hız ve ivme kazandığı bir dönemde Saraçhane komplosunu birdenbire devreye alanlar, Türk ve Türkiye düşmanlarına rehin düşen ve bundan mülhem batıla hizmetkâr olan işbirlikçilerdir. Maske takıp polisimize taş atan, balta fırlatan, havai fişekle saldıran, asit saçan alçakların demokrasi, hukuk veya özgürlükle hiçbir ilgisi ve ilişkisi yoktur" ifadelerini kullandı.

"Zulüm 1453’de başladı diyenler şehir eşkıyasından başkası değildir"

Bahçeli, açıklamasını şöyle sürdürdü:

"Zulüm 1453’de başladı diyenler Şehzadebaşı Camii’ni ve haziresini kirleten bir avuç casus aparatı, aynı şekilde paçoz ve şehir eşkıyasından başkası değildir. Cami duvarına pisleyenlerden, yakıp yıkmayı demokrasi olarak lanse edenlerden, milletimizin alın teri, helal emeği olan belediye kaynaklarını organize rüşvet, hırsızlık ve yolsuzluk anaforunda hiç edenlerden tarih ve adalet önünde hesap sorulmalıdır. Sayın Cumhurbaşkanımızın merhume ve muhterem annesine edilen küfürler kimlerin köprübaşlarını tutmak için sokaklara çıktığını göstermektedir. Şahsımın tedavi süreciyle ilgili fitne ve dedikodu kampanyası üreten şeytani niyetlerin sokak anarşisini nasıl da alevlendirmek istedikleri malumumuzdur."

"Türkiye oyuncak değildir"

Türkiye Cumhuriyeti’ni can pahasına savunacaklarını aktaran Bahçeli, şunları kaydetti:

"Cumhur İttifakı, CHP’nin muhbir ve muhabir mihmandarı olduğu çok boyutlu tahrik ve tahrip dalgasını kırmaya muktedirdir. Çünkü büyük Türk milleti yanımızdadır. Yabancı istihbarat örgütlerinin kuklası olup sokaklara dökülenlerin, iç asayiş ve huzur ortamını bozanların yakasından tutmak mutlaka sağlanmalıdır. Türkiye oyuncak değildir, karanlık oyunlara gelmeyecektir. Bin aydan daha hayırlı olan bugünkü Kadir Gecemizde Cenab-ı Allah’tan niyazım rahmetini, merhametini ve mağfiretini milletimizden esirgememesi, milli birliğimizi ve bin yıllık kardeşliğimizi sonsuza kadar muhafaza buyurmasıdır. Vatanımızın, bayrağımızın, bağımsızlığımızın, bekamızın, mukaddesatımızın, milli ve manevi pek çok değerimizin kadrini kıymetini bilmek dileğiyle aziz milletimizin, Türk-İslam aleminin müstesna, mübarek ve muhteşem fecirlerle müjdelenen Kadir Gecesi’ni dualarımla tebrik ediyorum."

Kaan Taşkın

 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Van Van’da "Dünya Kudüs Günü" açıklaması Van’da Ramazan ayının son Cuma günü münasebetiyle düzenlenen "Dünya Kudüs Günü" kapsamında Van Filistin’e Destek Platformu tarafından basın açıklaması yapıldı. Yukarı Norşin Camii önünde Cuma namazı çıkışında düzenlenen açıklamayı Van Filistin’e Destek Platformu Dönem Sözcüsü Ahmet Faruk Çevik okudu. Kudüs’ün yalnızca Filistin halkının değil, bütün Müslümanların ve bütün insanlığın ortak mirası olduğunu ifade eden Çevik, Mescid-i Aksa’nın ise Müslümanların ilk kıblesi ve mukaddes mabedlerinden olduğunu söyledi. Çevik, "Ancak bugün Kudüs, Mescid-i Aksa ve Gazze; Siyonist işgal rejiminin sistematik saldırıları ve yayılmacı politikaları altında ağır bir kuşatma yaşamaktadır. İsrail’in Gazze’de başlattığı ve bugün Lübnan’a, Suriye’ye, Yemen’e ve İran’a yaydığı çatışma süreci, asla bir güvenlik meselesi değildir. Bu, ‘Arz-ı Mev’ud’ hezeyanıyla bölge ülkelerini zayıflatma, parçalama ve köleleştirme operasyonudur. Siyonist akıl, kendi güvenliğini komşu ülkelerin yıkımında aramakta, attığı her adımda dünya barışının altına dinamit döşemektedir. Bu saldırganlık, İsrail’in güvenliği bahanesi altında bütün bölgeyi dizayn etmeyi hedefleyen emperyal bir projeye dönüşmüş ve dünya barışını doğrudan tehdit eden bir boyuta ulaşmıştır. Şurası açıktır ki mesele sadece Filistin meselesi değildir. Asıl mesele İslam coğrafyasının tüm direniş hatlarını kırmayı hedeflemektedir" dedi. Program yapılan duanın ardından son buldu.
İstanbul Eyüpsultan’da kuyumcudan milyonlarca liralık altın çalan 8 şüpheli adliyeye sevk edildi Eyüpsultan’da kuyumcudan 18 milyon lira değerinde altını çalan 8 şüpheli, emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. Olay, 26 Şubat’ta günü gece saatlerinde, Eyüpsultan ilçesi Göktürk Merkez Mahallesi, Belediye Caddesi’nde bulunan bir kuyumcuda meydana geldi. Gece saat 04.40 sıralarında bir otomobille gelen 5 kişi, dükkanın kepenk kilidini kırarak içeri girdi ve kuyumcudaki 4 kilogram altını çuvala koyup otomobille kaçtılar. Olayı sabah dükkana geldiğinde fark eden iş yeri sahibi E.Y., karakola giderek ihbarda bulundu. İş yeri sahibinin şikayeti üzerine polis, şüphelilerin yakalanmasına yönelik çalışma başlatıldı. Asayiş Şube Müdürlüğü, Hırsızlık ve Yankesicilik Büro Amirliği görevlileri ile İstihbarat Şube Müdürlüğü görevlilerince yapılan çalışmalar sonucu şahısların kimlikleri tespit edildi. Büyükçekmece, Başakşehir, Bağcılar, Güngören ve Esenler’ de bulunan 9 adreste eş zamanlı operasyonlar yapıldı. Baskınlarda olaya karıştığı tespit edilen 8 şüpheli gözaltına alındı. Adreslerde ise 3 ruhsatsız tabanca, 4 şarjör ve muhtelif sayıda fişek ele geçirildi. Şüpheliler, emniyette işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. Öte yandan, şahısların adreslerinde ele geçirilen silah ve mermiler ile olay sırasında giydikleri tespit edilen eşyalar Asayiş Şube Müdürlüğü’nde sergilendi.
Konya Selçuk Üniversitesinde 14 Mart Tıp Bayramı kutlandı Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi tarafından 14 Mart Tıp Bayramı kapsamında düzenlenen programda öğretim üyelerine cübbe giydirildi, bilimsel çalışmalarıyla öne çıkan akademisyenler ödüllendirildi. Rektör Prof. Dr. Hüseyin Yılmaz, 2026 Yatırım Programı’na alınan 800 yataklı yeni hastane projesinin Üniversite ve bölge için önemli bir sağlık merkezi olacağını söyledi. Sultan Alparslan Kültür Merkezinde düzenlenen programda akademisyenler, sağlık çalışanları ve öğrenciler bir araya geldi. Selçuk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hüseyin Yılmaz, üniversitenin sağlık alanındaki gelişimine dikkat çekti. Yılmaz, "Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın tensipleri ile 2026 Yatırım Programı’na alınan 800 yataklı yeni hastane projesi, Üniversite ve bölge için önemli bir sağlık merkezi olacak" dedi. Rektör Prof. Dr. Yılmaz, ayrıca mevcut hastanede sağlık hizmetlerinin kalitesini artırmaya yönelik çalışmalar kapsamında 5 yeni ameliyathane, preoperatif polikliniği, yeni laboratuvar binası, çocuk ve yetişkin kan alma ünitesi, fizik tedavi polikliniği ve sterilizasyon ünitesinin hizmete alındığını kaydetti. 18 yataklı modern günübirlik servis, yeni onkoloji polikliniği, radyasyon onkolojisi ünitesi ile radyoloji görüntülüme sistemine yönelik de çalışmalarının sürdüğünü aktardı. 2025 yılında hastanede yaklaşık 1,5 milyon poliklinik hizmeti verildiğini ifade eden Yılmaz, "Elbette bu başarı tesadüf değildir. Bu başarı; hekimlerimizin emeğinin, sağlık çalışanlarımızın fedakarlığının ve akademisyenlerimizin bilimsel gayretinin bir sonucudur" diye konuştu. Programa katılan İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Yusuf Yavuz da hekimliğin insan hayatına doğrudan dokunan bir görev olduğunu belirterek "Hekimlik; yalnızca bir meslek değil, insanın en zor anında yanında olmayı gerektiren büyük bir sorumluluktur. İnsanların duasını almak, acılarını dindirmek ve hayatlarına dokunabilmek hekimliğin en kıymetli yönüdür" dedi. Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Hüsnü Alptekin ise 14 Mart Tıp Bayramı’nın tarihi arka planına değinerek tıp eğitiminin Osmanlı’dan günümüze uzanan gelişimini anlattı. Programda konuşmaların ardından bilimsel çalışmalarda en yüksek puanları alan öğretim elemanlarına ve ödüle değer görülen akademisyenlere teşekkür belgeleri takdim edildi. Profesör ve doçent ünvanı alan öğretim üyelerine cübbe giyme merasiminin de gerçekleştirildiği programda, 2024 - 2025 Eğitim Öğretim Yılı Gelişim Sınavı birincileri ile dönem birincilerine de teşekkür belgesi verildi. Programa Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ahmet Ak, Genel Sekreter Mustafa Karakışla, Konya İl Sağlık Müdürlüğü Sağlık Hizmetleri, İlaç ve Tıbbi Cihaz Hizmetleri Başkanı Prof. Dr. Emre Korkut da katıldı.
İstanbul İlber Ortaylı’nın eşi: "Mümkün olduğunca gayret etti ve enerjik kaldı" İlber Ortaylı’nın vefatı sonrası açıklama yapan eşi Ayşe Özdolay, "Sağlık sorunları ile boğuşuyordu, giderek de artan sorunlarla ama hayatı aktif yaşamayı seven biri olduğu için mümkün olduğunca gayret etti ve enerjik kaldı. Bunu bize ve kimseye hissettirmemeye çalıştı" dedi. Sağlık sorunları sebebiyle bir süredir yoğun bakımda tedavi gören 78 yaşındaki Prof. Dr. İlber Ortaylı’nın vefatına ilişkin eşi Ayşe Özdolay ile kızı Tuna Ortaylı Kazıcı hastane önünde basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Ortaylı’nın hastalığını kimseye yansıtmadığına değinen Ayşe Özdolay, "Sağlık sorunları ile boğuşuyordu, giderek de artan sorunlarla ama hayatı aktif yaşamayı seven biri olduğu için mümkün olduğunca gayret etti ve enerjik kaldı. Bunu bize ve kimseye hissettirmemeye çalıştı. Bütün bu süreçte Koç Üniversitesi hastanesinde çalışan herkes, bütün bölümler, hemşiresi, doktoru, bütün çalışanlardan çok büyük bir destek aldık. Hem o, hem biz aile olarak. Çok teşekkür ediyoruz. Olabilecek en iyi bakımı aldı. Hem tıbbi, hem insani olarak. Onlara da çok şükran borçluyuz. Arayan, soran, destek olan herkese çok teşekkür ediyoruz" şeklinde konuştu. Kızı Tuna Ortaylı Kazıcı ise, "Babam, çok severek ve dolu dolu yaşadı. Umarım, bu hayatında birilerine dokunmuşluğu ve bu şekilde faydası olmuştur" dedi.