POLİTİKA - 18 Temmuz 2025 Cuma 19:07

MHP Lideri Bahçeli: "Bölücü terör örgütü PKK’nın silahları yakmasıyla yeni bir evreye geçilmiştir"

A
A
A
MHP Lideri Bahçeli: "Bölücü terör örgütü PKK’nın silahları yakmasıyla yeni bir evreye geçilmiştir"

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Bölücü terör örgütü PKK’nın silahları yakmasıyla yeni bir evreye geçilmiştir. 27 Şubat İmralı açıklamasıyla gündeme gelen ‘Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı’ sonuç vermiş, örgüt fesih kararını ilan ederek silahlara veda etabına geçmiştir" dedi.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, ‘MYK-MDK Ortak Toplantısı Öncesinde’ yazılı basın açıklaması yaptı. Bahçeli açıklamada, "Milliyetçi Hareket Partisi ve Cumhur İttifakı bayrak, vatan ve millet sevgisinin ağır sınavından yüz akıyla çıkmayı başaran ve başaracak olan serdengeçti bir anlayışın siyasi ve fikri kubbesidir. Teklemeden, tökezlemeden ve tenakuza düşmeden halkımız lehine hakikatin sesi ve sözü olmak her şeyden evvel kutlu ecdadımıza ahde vefanın gereğidir" dedi.

"Türk milleti asil ve aziz olduğu kadar vakar ve vefayla donanmış bir millettir"

Terörsüz Türkiye hedefinde atılan adımların sağlam, sağlıklı ve samimi olduğunun görüldüğünü vurgulayan Bahçeli, "Türk milleti asil ve aziz olduğu kadar vakar ve vefayla donanmış bir millettir. Hiç kimsenin milli ve manevi konular çerçevesinde partimiz ve Cumhur İttifakı’yla boy ölçüşmesi, bilek güreştirmesi veya aşık atması mümkün ve muvafık değildir. Terörsüz Türkiye hedefiyle ilgili bazı menfi ve münferit çıkışları bir kenara bırakırsak, atılan adımların ne kadar sağlam, ne kadar sağlıklı ve ne kadar samimi olduğu gayet açık şekilde görülebilecektir. Türkiye Cumhuriyeti’nin yeni yüzyılında huzur ve güvenlik hakim olacak, refah ve istikrar öne çıkacak, milli birlik ve kardeşlik muhakkak köklü içerik kazanacaktır" ifadelerini kullandı.

"Bölücü terör örgütü PKK’nın silahları yakmasıyla yeni bir evreye geçilmiştir"

"Üzerinde yaşadığımız vatan coğrafyasının kaderi husumet ve hıyanet temelinde değil, birlikte yaşamanın muazzez aklıyla, muhterem ahlakıyla tahkim ve tayin edilecektir" diyen Bahçeli, şunları kaydetti:

"Kavga ve karışıklıktan nemalanan geleneksel kriz odaklarının Türkiye’nin önünü kesmesi, kutlu yürüyüşünü engellemesi asla söz konusu dahi olamayacaktır. Türk milleti kararını vermiş, Cumhur İttifakı çatısı altında toplanan sevdalıları vasıtasıyla haysiyetli iradesini hayatın somut gerçekleri muhtevasında teçhiz ve teşekkül ettirmiştir. Bölücü terör örgütü PKK’nın silahları yakmasıyla yeni bir evreye geçilmiştir. 27 Şubat İmralı açıklamasıyla gündeme gelen ‘Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı’ sonuç vermiş, örgüt fesih kararını ilan ederek silahlara veda etabına geçmiştir."

"Bu zorlu etabın provokasyona maruz kalmadan tamamlanması ihtiyaç halini almıştır"

Bahçeli, "Bu zorlu etabın herhangi bir provokasyona maruz kalmadan belirlenmiş takvim ve yol haritası kapsamında sonuçlandırılması, en son silahın yakılmasıyla tamamlanması elbette kaçınılmaz bir ihtiyaç halini almıştır. Terörsüz Türkiye, dünden alınan çetin ve meşakkatli derslerle bugün ve geleceğin emin ve ehil şekilde güvenceye kavuşturulmasıdır. Türkiye’nin yeni ahval ve durumuna ayak uyduramayanların, baş döndüren gelişmelere hazırlıksız ve dağınık şekilde yakalananların yalan ve iftiralardan medet ummaları, kara kampanyalara hız vermeleri bir bakıma bozulmuş mayalarının gereğidir" açıklamasında bulundu.

"Devletin pazarlık yaptığını iddia edenler müfteridir"

"Devletin pazarlık yaptığını iddia edenler müfteridir. Al-ver sürecinin işletildiğini, kendisini fesih etmiş bir terör örgütünün yüksek bir aşamaya geçerek yeni kazanımlar elde ettiğini ileri sürmek namertçe bir saptırmadır" ifadelerini kullanan Bahçeli, "Hatta Sevr Antlaşması’nın bir maddesini dahi okumadan süreci makyajlanmış Sevr olarak mimleyenler ve böyle tevil etmeye çabalayanlar utanç çukuruna yuvarlanmışlardır. Bunun da ötesinde ‘teğmenleri ihraç ediyorlar, PKK’lıları askere alıyorlar’ iddiası düşmana bile taş çıkartan bir ağızdır" dedi.

"Terörü geçim kapısı görenlerin maması bitmiş, vanası kapanmıştır"

"Terörü geçim kapısı görenlerin maması bitmiş, vanası kapanmıştır" diyen Bahçeli, şunları kaydetti:

"Kandan, gözyaşından ve kutuplaşmadan siyaset üretenlerin suyu kesilmiş, umutları kırılmıştır. Türkiye’nin yeni dönemine intibak ve intikal zorluğu çekenlerin, devletin taviz ve teslimiyet döngüsü içinde olduğunu hezeyan ve hezimet içinde açıklamaları paçalarının tutuşmasına ve tükenmişlik sendromuna mahkum olmalarına kanıt ve karinedir. Bir grup PKK’lının 11 Temmuz’da silahları yakmasının üzerinden çok geçmeden İsrail’in komşu ülke Suriye Arap Cumhuriyeti’nin pamuk ipliğine bağlı halde bulunan huzur ve barış ortamına doğrudan saldırması asla tesadüf değildir. Üstelik PYD/YPG’nin Şam yönetimiyle imzalanan 10 Mart 2025 tarihli mutabakat zaptının uygulama safhasına geçilmesine ayak diremesi, verilmiş sözlerin tutulmasına yanaşmaması İsrail saldırısıyla aynı kümede ele alınması gereken maksatlı ve marazi bir açmazdır."

"İsrail’in terör örgütlerinden daha aşağı bir seviyeye indiği açıktır"

İsrail’in Suriye’de yaptıkları ile terör örgütlerinden daha aşağı seviyeye indiğini söyleyen Bahçeli, "Suriye’nin güneyinde Dürzilerle Arap aşiretler arasında fitne yayan, karışıklıktan istifadeyle Şam’ı bombalayan İsrail’in terör örgütlerinden daha aşağı bir seviyeye indiği açıktır. Siyonist vandallık terörsüz Türkiye ve bölge hedefine sabotaj yapmış, Suriye’nin güneyi-kuzeyi boyunca planlanan kaos koridorunu silah zoruyla inşa etmek için vahşet sarmalını genişletmiştir. Suriye Arap Cumhuriyeti’nin siyasi ve toprak bütünlüğü ülkemiz açısından ihlali ve inkarı düşünülemeyecek ilkesel tutum ve politikasıdır. İsrail’in sözde "Davut Koridoru"yla nereye ulaşmak istediği, bu suretle Anadolu sınırlarına dayanmak ve sonrasında da tutunmak için her türlü alçaklıktan istifadeye teşne olduğu her türlü izahtan varestedir" dedi.

"Suveyda’dan kuzeye açılacak koridor şeytan koridorudur"

Suveyda’da açılacak bir koridorun şeytan koridoru olduğunu belirten Bahçeli, "İsrail işbirlikçisi malum bir Dürzi şeyhinin bu yöndeki beklenti ve talebi de son derece tehdit içermektedir. Çatışmaların merkezinde yer alan Suveyda’dan kuzeye açılacak koridor şeytan koridorudur, Suriye’nin bölünmesidir, Türkiye’nin hedef alınmasıdır. PYD/YPG terör örgütünün Siyonist tuzağa kapılmadan, maksimalist heveslere aldanmadan 27 Şubat İmralı çağrısına müzahir hareket etmesi de en azından kendi hayrına olacaktır. M.Ö.3000’den buyana coğrafyamıza zehir katan, artan şiddet ve ölçekte huzursuzluk çıkartan Siyonizm’in böyle giderse mazlum milletleri müdafaa onurunu asırlar boyunca vicdanında taşıyan Türk milletiyle karşı karşıya gelmesi mukadderdir" ifadelerini kullandı.

"İsrail bölgemizin ve dünya barışının bir numaralı istikrarsızlık mihrakıdır"

İsrail’in bölgenin ve dünya barışının bir numaralı istikrasızlık sebebi olduğu vurgulayan Bahçeli, "Suriye’nin yaklaşık 400 kilometrekare toprağı İsrail’in işgaliyle gasp edilmiştir. Haydut devlet İsrail bu topraklar üstünde 10 askeri üs kurmuştur. İsrail bölgemizin ve dünya barışının bir numaralı istikrarsızlık mihrakıdır. ABD’nin adil, hakkaniyetli ve dengeli bir politikayla bölgesel barış ve huzura destek olması, İsrail’in arkasından çekilmesi artık bir adalet ve insanlık gereğidir. Bunlar oluyorken Birleşmiş Milletler acz içindedir. Bundan daha fazlası kuruluş amaç ve fonksiyonunu kaybettiği gibi Güvenlik Konseyi de sadece top çevirmekle meşguldür. Meselenin daha acıklı yanı ise Birleşmiş Milletler fiilen yok hükmündedir" açıklamasında bulundu.

"İsrail durdurulmalıdır, İsrail pişman edilmelidir, İsrail bedel ödemelidir"

İsrail’in bir an önce durdurulması gerektiğini ifade eden Bahçeli, "Siyonizm’e ve emperyalizme mızraklık yapanlar küresel adalet ve vicdan karşısında hak ettiklerini bulacaklardır. İsrail durdurulmalıdır, İsrail pişman edilmelidir, İsrail bedel ödemelidir. Bunun ne şekilde olacağını, yol ve yöntemlerinin nasıl sağlanacağını Türk devlet aklı en etkili biçimde temin edecek kuvvet ve muktedirliğe haizdir. Tehlikelerin bu denli sivrildiği bir dönemde Sayın Cumhurbaşkanımızın Kızılcahamam Kampı’ndaki tarihi çıkışını gölgelemek isteyenler şayet cahil değilse bilinmesini isterim ki dış bağlantılı mankurtlardır. Mensubiyet onurumuzun adresi Türk milletidir. İslam ümmetine dahil olduğumuz bir başka tarihi ve itikadı gerçektir. Merhum düşünürümüz Ziya Gökalp’in dediği üzere, Türk milletindeniz, İslam ümmetindeniz" dedi.

"Türk milliyetçiliğinin siyasi markası ve timsali Milliyetçi Hareket Partisi’dir"

Türk milliyetçiliğinin siyasi markasının MHP olduğunu aktaran Bahçeli, "Türk-Kürt ve Arapların varlık ve birliklerine sahip çıkmaları; Siyonist ve emperyalist komplo ve kumpasa direne direne zalim oyunları bozmaları Türk-İslam aleminin altın çağını, yeryüzü cennetini ihata ve ihya edecektir. Bundan gocunan asalakların ümmet kelimesini dillerine dolayıp eleştirmelerinin tarihsel, sosyolojik ve nesnel hiçbir temeli yoktur. Bu kapsamda milliyetçilik pozu verenlerin evvelemirde hangi milletin milliyetçisi, hangi değirmenin dönen çarkı, hangi fitnenin ileri karakolu olduklarını netleştirmelerinde fayda vardır. Milliyetçi Hareket Partisi’ni karalayıp bazı gazete manşetlerinden istifalar yaşanıyor yaygarası koparmak şerefsizce bir bühtandır. Türk milliyetçiliğinin siyasi markası ve timsali Milliyetçi Hareket Partisi’dir" ifadelerini kullandı.

Türk-Kürt kardeşliğini yırtmaya çalışanların hesaplarının yok edileceğini vurgulayan Bahçeli, şunları kaydetti:

"Partimizin ve Cumhur İttifakı’nın vatan ve millet sevdasını tartıya çıkarmak hiçbir soyu sopu bulaşığın harcı değildir. Türk-Kürt kardeşliğini yıkmanın hesabını yapanların sipariş senaryolarını yırtıp atmak da fikriyatımızın ve siyasi mücadelemizin şaşmaz gayesidir. 56 yıl önce, bir davanın temelini atmak, bir tohumdan bir ulu çınar oluşturmak gibi çok zor, zahmetli ve şerefli bir milli hizmeti başlatan Başbuğumuz Alparslan Türkeş Bey başta olmak üzere bütün emeği geçenlere şükranlarımı sunuyorum. Hayatta olmayanlara ve şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyorum. Hayatta olanlara uzun ve sağlıklı ömürler temenni ediyorum. Tarihin, tam da onlara ihtiyaç duyduğu anda orta çıkmış olmalarına; Tam zamanında, Türk milletinin mukadderatında söz sahibi olmalarına şükrediyorum. Türk milletinin kendi özüne ve geleceğine bambaşka rahle-i tedrisat üzerinden bakmalarına vesile olan, yeni bir vizyon sunan kadın, erkek, genç, yaşlı bütün kahramanları muhabbetle ve hasretle selamlıyorum."

"Terörsüz Türkiye sürecinin halkımıza anlatılması maksadıyla toplantılarımız Erzurum’dan başlayacaktır"

Terörsüz Türkiye sürecinin halka anlatılması için yapılacak toplantıların ilkinin Erzurum’da başlayacağını ifade eden Bahçeli, "Terörsüz Türkiye sürecinin halkımıza anlatılması maksadıyla 81 ilimizi kapsayacak şekilde 9 il merkezli toplantılarımız 9 Ağustos 2025 tarihinde Erzurum’dan başlayacaktır. ‘Terörsüz Türkiye için Milli Birlik ve Dayanışma Buluşmaları-Asırlık Birlik, Sonsuz Kardeşlik’ temasıyla vatanımızın tamamını müşfik ve kucaklayıcı bir siyaset üslubuyla dolaşıp düşüncelerimizi anlatacağız. Bugünkü MYK-MDK ortak toplantısındaki diğer bir gündem konusu da bu olacaktır. TBMM’de kurulması gündemde olan komisyona her türlü desteğimizi vereceğiz" dedi.

Furkan Doğan

 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Bakan Göktaş: "(Kahramanmaraş’taki okul saldırısı) Süreç, ilgili tüm bakanlıklarımız tarafından yakından takip ediliyor" Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Kahramanmaraş’ta bir ortaokulda meydana gelen saldırıya ilişkin, "Sürecin ilgili tüm bakanlıklarımız tarafından yakından takip edildiğini de ifade etmek isterim. İhtiyaç duyulan her türlü psikososyal destek ve rehberlik hizmeti ile vatandaşlarımızın yanında olacağız" dedi. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, ‘Modüler Aile Eğitim Programı’ tanıtım törenine katıldı. Ankara ‘da bir otelde düzenlenen programda konuşan Bakan Göktaş, Kahramanmaraş’ta Ayser Çalık Ortaokulu’nda meydana gelen saldırıda hayatını kaybedenlere başsağlığı dileyerek, yaralılara geçmiş olsun dileklerini iletti. Göktaş, "Olayın tüm yönleriyle titizlikle incelendiğini ve sürecin ilgili tüm bakanlıklarımız tarafından yakından takip edildiğini de ifade etmek isterim. Bakanlık olarak bu süreçte ihtiyaç duyulan her türlü psikososyal destek ve rehberlik hizmeti ile vatandaşlarımızın yanında olacağız" ifadelerini kullandı. "Aile eğitim programlarını, politikalarımızın ana unsurlarından biri olarak konumlandırıyoruz" Ebeveyn eğitiminin çocukların sağlıklı gelişimini destekleyen ve aile içi ilişkiyi güçlendiren en etkili araçlardan biri olduğunun altını çizen Göktaş, "Biz de bu anlayışla aile eğitim programlarını politikalarımızın ana unsurlarından biri olarak konumlandırıyoruz. Eğitim programlarımızın güçlü aile yapısının inşasında önemli bir rol üstlendiğine biliyoruz, inanıyoruz" diye konuştu. 2024-2028 dönemini kapsayan eylem planının ‘aile’yi merkeze alan ilk ulusal eylem planı olması bakımından ayrı bir önem taşıdığını aktaran Göktaş, "Eylem planımızda eğitim programlarının yer alması, aileyi güçlendirmeye dönük çalışmalarımıza stratejik bir çerçeve kazandırıyor. Bu kapsamda bugüne kadar aile eğitim programı ve evlilik öncesi eğitim programı ile Türkiye genelinde 9,2 milyon kişiye eğitim verdik. Geçtiğimiz yıl tanıtımını yaptığımız ve 2,1 milyon kişinin indirdiği ‘İlk Öğretmenim Ailem’ mobil uygulamasıyla ebeveynlere, çocuk eğitimi ve aile içi iletişim alanlarında rehberlik sağlıyoruz" açıklamasında bulundu. "Sosyal medya düzenlemesini, aileyi ve çocuğu koruyan politika yaklaşımının bir parçası olarak görüyoruz" Bakan Göktaş, sosyal hizmetleri ve eğitim içeriklerini somut ihtiyaçlara göre yeniden şekillendirdiklerini vurgulayarak, "Suça sürüklenen çocuklar ve kadına yönelik şiddet alanlarında oluşturduğumuz sosyal risk haritalarıyla sahada çalışmalarımızı başlattık. Böylece riskleri yerinde tespit ediyor, gerekli tedbirleri gecikmeden devreye alıyoruz. Bunun yanı sıra dijital medya içeriklerinin de ailelerin, özellikle çocukların karşı karşıya kaldığı yeni risk alanları oluşturduğunu vurgulamak isterim. Bu nedenle 15 yaş altına yönelik sosyal medya düzenlemesini, aileyi ve çocuğu koruyan politika yaklaşımının bir parçası olarak görüyoruz. Bu yeni düzenlemeyle sosyal ağ sağlayıcılara ve oyun platformlarına çocukların korunmasını esas alan yükümlülükler getiriyoruz. Çocuklarımızın yüksek yararını gözeten bu önemli düzenlemenin TBMM Genel Kurulu’nda en kısa sürede yasalaşarak yürürlüğe gireceğine inanıyoruz" şeklinde konuştu. "Ev içi uygulamalarla öğrenilen bilgilerin aile yaşamına aktarılmasını sağlıyoruz" Modüler Aile Eğitim Programı’nın ailelerin farklı ihtiyaçlarına uygun bir eğitim modeli olduğunu belirten Göktaş, şu ifadeleri kullandı: "Modüler Aile Eğitim Programı, işte bu anlayışın ürünüdür. Bu programı geliştirirken aile hayatında giderek daha da belirgin hale gelen yeni sorun alanlarına baktık. Değişen hayat şartları içinde anne babaların karşı karşıya kaldığı güçlükleri ele alan bir içerik ortaya koyduk. Aile içi ilişkilere dikkatli yaklaşan ve sahadaki ihtiyaçlara cevap veren bir yapı oluşturduk. 2024 yılında 19 ilimizde eğitim programının pilot çalışmalarını başlatmıştık. Programı hayata geçirdiğimiz tarihten bugüne yaklaşık 30 bin anne-babaya ulaştık. Eğitimlerimizi en fazla 30 kişilik gruplar halinde yapıyoruz. 9 ila 12 hafta süren bu programda etkinlikler, aktiviteler ve grup çalışmalarıyla anne babaların yaşayarak öğrenmesini destekliyoruz. Eğitim sonrası önerilen ev içi uygulamalarla da öğrenilen bilgilerin aile yaşamına aktarılmasını sağlıyoruz. Böylece aileler, günlük hayatta karşılaştıkları durumlara dair daha somut, uygulanabilir ve güçlendirici bir destek alıyor. Ailelerden güzel geri dönüşler aldığımız bu eğitim programını ‘Aile ve Nüfus 10 Yılı’ kapsamında 81 ilimizin tamamında yaygınlaştırıyoruz." Programa ayrıca Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF) Türkiye Temsilcisi Paolo Marchi de katıldı.
Ağrı Ağrı’da Nisan ayında kar yağışı yolları kapattı Ağrı’nın Taşlıçay ilçesine bağlı Gündoğdu köyünde, Nisan ayı ortasında etkili olan yoğun kar yağışı, fırtına ve tipi nedeniyle kapanan köy yolu, ekiplerin saatler süren çalışması sonucu yeniden ulaşıma açıldı. Baharın habercisi olarak bilinen Nisan ayında etkili olan kar yağışı, bölgede hayatı olumsuz etkiledi. Metrelerce yüksekliğe ulaşan kar kütleleri nedeniyle köy yolu ulaşıma kapanırken, durumun bildirilmesi üzerine ekipler hızla harekete geçti. Taşlıçay Kaymakamlığı himayesinde ve İl Özel İdaresi desteğiyle İlçe Özel İdaresi ekipleri, zorlu hava şartlarına rağmen bölgede yoğun bir çalışma yürüttü. Saatler boyunca aralıksız süren karla mücadele çalışmaları sonucunda köy yolu yeniden ulaşıma açıldı. Fırtına ve tipi nedeniyle köyde günlük yaşamın zorlaştığı gözlemlenirken, yüksek kesimlerde dağların karla kaplandığı görüldü. Nisan ayında yeniden kış şartlarının yaşandığı köyde, vatandaşlar soğuğa rağmen hayvanlarının bakımını sürdürdü. Köy sakinleri ayrıca evlerinin damlarında biriken kar kütlelerini temizleyerek muhtemel risklere karşı önlem aldı. Gündoğdu köyü muhtarı İsa Samancı, yaptığı açıklamada, yoğun kar yağışı ve tipi nedeniyle köyde hayatın olumsuz etkilendiğini belirtti. Samancı, "Nisan ayı ortasında etkili olan yoğun kar yağışı, tipi ve fırtına nedeniyle metrelerce kar birikmesi sonucu köy yolumuz kapanmıştı. İlçe Özel İdaresi ekipleri hızlı bir şekilde müdahale ederek yolumuzu yeniden ulaşıma açtı. Başta Taşlıçay Kaymakamımız Sayın Kübra Baka Kılıç olmak üzere, İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Erhan Tenekeci ve emeği geçen tüm ekiplere teşekkür ederim" ifadelerini kullandı.