POLİTİKA - 17 Eylül 2025 Çarşamba 20:48

Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonunda akademisyenler dinlendi

A
A
A
Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonunda akademisyenler dinlendi

Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu toplantısında akademisyenler dinlendi.


Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu 10. toplantısını gerçekleştirdi. Oturuma akademisyenler katıldı.


Prof. Dr. Havva Kök Arslan, komisyonun kalıcı barışı inşa etme yönünde tarihsel sorumluluğu olduğunu belirterek, "Ülkemizin 1876-1908 yılında başlayan devleti güçlendirme süreci, 1920 yılında Mustafa Kemal Atatürk’ün liderliği ve vizyonuyla güçlü bir devletin kuruluşuna dönüştü. Güçlü bir devlet kurduk ancak güçlü bir ulus inşasını yapamadık. Çünkü sanayileşmiş bir ülke değildik" ifadelerini kullandı.


Prof. Dr. Sevtap Yokuş Veznedaroğlu, komisyonun zor bir görev üstlendiğini ifade ederek, "Aslında Türkiye’nin bu konudaki birikimi çok, bir önceki çözüm süreci önemli bir deneyimdi ve iyi bir birikim sağladı. Ayrıca Türkiye, bu dönem demokratik yeni bir anayasa etrafında çok büyük bir yol kat etti" şeklinde konuştu.


Prof. Dr. Ayşe Betül Çelik, barış süreçlerinin uzun sürebileceğini dile getirerek, "Guatemala’da tarafların konuşmaya başlaması ve anlaşmaya varması arasındaki süre 10 yıl. Sudan’da ise 11 yıl. Her iki örnekte de tarafların, ’Dönülmeyecek noktadayız’ demesi bu sürecin sadece son birkaç yılı. Filipinler’de barış süreci 17 yıl ve 4 başkan görmüş. Kolombiya’da bütün başarısız denemeleri de göz önünde bulundurursak 32 yıl ve 7 başkan görmüş. Burada umudu yitirmememiz ve siyasi iradeyi sağlam tutmamız gerekiyor" diye konuştu.


Doç. Dr. Çerağ Esra Çuhadar da, Türkiye’nin tarihi eşiklerden birini geçtiğini belirterek, "Her sürecin kendine özgü durumları olmasına rağmen, hemen hepsinde ortak noktaların olduğunu gözlemlemekteyiz. Öncelikle süreçte atılacak adımların dikkatle planlanması ve uygulanması gerekiyor" şeklinde konuştu.


Daha sonra akademisyenler milletvekillerinin sorularını cevapladı. Prof. Dr. Havva Kök Arslan, "Diğer süreçlerden micro örnek alacağımız konular var" şeklinde konuştu.


Prof. Dr. Sevtap Yokuş Veznedaroğlu, "Barışın dili gerçekten önemli. İrite edecek, taraftarları rahatsız edecek kelimelerden kaçınılmalı" diye konuştu.


Güven artırıcı önlemlere ilişkin soru üzerine Veznedaroğlu, "Hukuk yoluyla gelişeceğine inanıyorum. Hukuksal düzenlemeler bir tür sigorta oluyor. Bu tür süreçlerde hukuksal düzenlemeler belirleyicidir" ifadelerini kullandı.


Zihinsel dönüşümün önemli olduğuna dikkat çeken Veznedaroğlu, "Bizim artık klasik ezberlerimiz atmamız gerekiyor Süreç kendine özgüdür. Bağımsız olarak üzerine gidilmesi gerekiyor" diyerek, "Anayasa çıkış koşulları bellidir. Sayısız değişikliğe uğradı ama özü aynıdır. Hala anayasa otoriter, tekleştiren bir anayasadır. Demokrasiye dönük adımlar atılmalı" ifadelerini kullandı.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Muğla MTK’de yapay zeka ve dijital ebeveynlik paneli yoğun ilgi gördü Muğla Teknoloji Koleji ev sahipliğinde düzenlenen "Yapay Zeka Çağında Eski Köye Yeni Adet" panelinde yapay zekanın eğitime etkileri, dijital ebeveynlik ve oyunla öğrenme süreçleri uzman isimlerin katılımıyla ele alındı. Muğla Teknoloji Koleji (MTK) ev sahipliğinde düzenlenen panelde, yapay zeka, dijital ebeveynlik ve oyunla öğrenme süreçleri masaya yatırıldı. Uzman isimlerin katıldığı etkinlikte, teknolojinin eğitime entegrasyonu ve ailelerin değişen rolü ele alındı. Muğla Teknoloji Koleji, eğitim dünyasındaki dijital dönüşümü ve çocukların bu süreçteki gelişimini konu alan dev bir organizasyona imza attı. MUTSO Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen "Yapay Zeka Çağında Eski Köye Yeni Adet" başlıklı panel, öğretmenler, veliler ve öğrenciler tarafından yoğun ilgiyle karşılandı. Panelin moderatörlüğünü Prof. Dr. Bilal Duman üstlenirken; eğitim dünyasının yakından tanıdığı Doç. Dr. Özgür Bolat ve Prof. Dr. Yavuz Samur konuşmacı olarak yer aldı. Uzmanlar, "Bilgiyi bilince nasıl dönüştürürüz?" sorusuna odaklanarak yapay zekânın eğitimdeki etkilerini, dijital ebeveynliğin sınırlarını ve çocukların dijital dünyayla kurduğu sağlıklı ilişkiyi farklı perspektiflerden değerlendirdi. Etkinliğin açılış konuşmasını yapan MTK Yönetim Kurulu Başkanı Ali Özden Gürbüz, kurum olarak teknolojiyi sadece bir araç değil, eğitimin dönüştürücü bir gücü olarak gördüklerini vurguladı. Gürbüz; "Bugün bilgiye ulaşmak artık çok kolay; ancak asıl mesele o bilgiyi anlamlandırmak ve bilince dönüştürebilmektir. ’Eski köye yeni adet’ diyerek, köklerimizi ve insani bağlarımızı koruyarak yeni dünyanın gerekliliklerine uyum sağlamayı hedefliyoruz. Yapay zeka çağında çocuk yetiştirmek, sadece teknolojiyi bilen değil; düşünen, sorgulayan ve etik değerleri güçlü bireyler yetiştirmek demektir" dedi. Dijital ebeveynlik ve oyun dostu yaklaşım Hiçbir teknolojinin bir öğretmenin dokunuşunun veya ebeveyn rehberliğinin yerini tutamayacağını belirten Ali Özden Gürbüz, Muğla Teknoloji Koleji’nin vizyonuna dair "Biz sadece kendi çatımız altındaki öğrencilere değil, Muğla’nın tüm eğitim paydaşlarına hitap eden bir kurumuz. Şehrimizin eğitim seviyesini yukarı taşımak adına iş birliklerimizi artırarak sürdürmeye kararlıyız" ifadelerini kullandı. Etkinlik boyunca katılımcılar, dijital çağda çocukların gelişimi için nasıl bir yol haritası izlenmesi gerektiği konusunda önemli ipuçları aldı. Uzman konuşmacılar, yapay zekânın sunduğu fırsatların yanı sıra dijital dünyada bilinçli var olabilmenin yöntemlerini örneklerle paylaştı.
Ankara ‘Barış Anneleri’ heyeti Adalet Bakanlığına Öcalan’la görüşmek için dilekçe sundu ’Barış Anneleri’ ve DEM Partili milletvekillerinden oluşan heyet, Adalet Bakanlığına terör örgütü elebaşı Abdullah Öcalan ile görüşme talebini içeren dilekçeyi sundu. DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan ve beraberindeki ‘Barış Anneleri’ heyeti, Anneler Günü dolayısıyla Adalet Bakanlığı önünde bir araya geldi. Heyet, terör örgütü elebaşı Abdullah Öcalan ile görüşme talebini içeren dilekçeyi Bakanlığa sundu. Dilekçenin teslim edilmesinin ardından Doğan, sürece ilişkin açıklamalarda bulundu. DEM Parti olarak ’Barış Annelerine’ yalnızca eşlik ettiklerini aktaran Doğan, "Bu süreçte kolaylaştırıcı olmaya ve sözlerini taşıyabilecekleri zemini oluşturmaya çalıştık. Müzeyyen anne, buradaki üç anne adına başvurdukları siyasi partilerden olumlu geri dönüş aldıklarını ve kendileriyle diyalog kurmaktan memnuniyet duydukları ifade etti. Binlerce anne adına buradalar, artık hiçbir annenin ağlamaması ve bu sürecin başarıya ulaşması için isteklerini taleplerini ilettiler. Bu sürecin asıl muhataplarından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli ve Abdullah Öcalan’ın da sürece katkılarının daha etkine hale gelebilmesi için gerekenlerin yapılmasını ifade ettiklerini söylediler. Umutlarının tazelendiğini ve bu sürece dair de kararlılıklarının devam edeceğini ifade ettiler" dedi.