GÜNDEM - 17 Şubat 2026 Salı 16:15

MİT Başkanı Kalın: "ABD-Çin rekabeti ‘yeni soğuk savaş’ karakterini pekiştirdi"

A
A
A
MİT Başkanı Kalın: "ABD-Çin rekabeti ‘yeni soğuk savaş’ karakterini pekiştirdi"

Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Başkanı İbrahim Kalın, "ABD-Çin rekabeti; ABD’nin uyguladığı agresif gümrük tarifeleri ve teknolojik hamlelerle ‘yeni soğuk savaş’ karakterini pekiştirmiştir. Ticaret savaşları küresel tedarik zincirlerini yeniden şekillendirirken, rekabetin yansımaları Afrika kıtasında doğrudan hissedilmiştir" dedi.


MİT’in 2025 yılına ait Faaliyet Raporu yayımlandı. Raporun sunuş kısmında MİT Başkanı Kalın, 2025’te dünyada ve Türkiye’de meydana gelen gelişmeler, Gazze’de kalıcı barışın tesisine yönelik çalışmalar, Rusya-Ukrayna savaşı, ABD-Çin ekseninde yaşanan ticaret savaşları, MİT’in Suriye’nin yeniden inşasındaki bakış açısı ve Terörsüz Türkiye sürecinde üstlenilen göreve ilişkin değerlendirmede bulundu.


Kalın, 2025 yılının savaş ve çatışmaların gölgesinde geçtiğini ve küresel norm ve değerlerin zedelendiğini, mevcut uluslararası düzenin krizlerin çözmede yetersiz kaldığını kaydetti.


Geleneksel güvenlik tehditlerinin hibrit bir nitelik kazandığını kaydeden Kalın, belirsizlik ve kaosun etkisinin tüm dünyada daha görünür hale geldiğine dikkati çekti.


"İsrail, Orta Doğu denklemini kırılgan tutmaya devam etmiştir"


Gazze’de arabulucu ülkelerin desteğiyle yılın ortasında 60 günlük geçici ateşkes sağlandığını hatırlatan Kalın, "Kalıcı barışın tesis edilememesi nedeniyle bölgedeki insani yıkım derinleşmiş, İsrail’in Lübnan, Suriye, Yemen, İran’ı da hedef alacak şekilde saldırılarını genişletmesi Orta Doğu denklemini kırılgan tutmaya devam etmiştir" ifadelerini kullandı.


"Savaşın dinamikleri, nükleer restleşmeler ve otonom silah sistemlerinin hakimiyetine evrilmiştir"


Rusya-Ukrayna savaşına da değinen Kalın, "Eş zamanlı olarak Rusya-Ukrayna savaşı, Batı’nın askeri desteği ile Rusya’nın endüstriyel yıpratma stratejisi arasında bir kilitlenme noktasına ulaşmış; taraflar masada toprak tavizi ve güvenlik garantileri arasında sıkışırken, savaşın dinamikleri, nükleer restleşmeler ve otonom silah sistemlerinin hakimiyetine evrilmiştir" dedi.


"ABD-Çin rekabeti ‘yeni soğuk savaş’ karakterini pekiştirdi"


Ekonomik ve jeopolitik düzlemde ABD-Çin rekabetinin 2025’te daha de sertleştiğine işaret eden Kalın, şöyle devam etti:


"Ekonomik ve jeopolitik düzlemde ise ABD-Çin rekabeti; ABD’nin uyguladığı agresif gümrük tarifeleri ve teknolojik hamlelerle ‘yeni soğuk savaş’ karakterini pekiştirmiştir. Ticaret savaşları küresel tedarik zincirlerini yeniden şekillendirirken, rekabetin yansımaları Afrika kıtasında doğrudan hissedilmiştir. Darbe girişimleri ve iç çatışmalar nedeniyle siyasi istikrarsızlıkla mücadele eden Afrika Kıtası, küresel güçlerin hem hammadde hem de nüfuz alanı için yarıştığı en önemli jeopolitik satranç tahtalarından biri olma özelliğini 2025’te de sürdürmüştür."


"Türkiye 2025’te denge ve tahkimat dönemi yaşadı"


Küresel güç dengelerinin yeniden tanımlandığı bir dönemden geçildiğini aktaran Kalın, "Türkiye; 2025 yılında hem dış politikada hem iç güvenliğinde stratejik bir ‘denge ve tahkimat’ dönemi yaşamıştır. Gazze ve Ukrayna gibi bölgesel krizlerde üstlendiği etkin arabuluculuk rolüyle diplomatik kapasitesini bir kez daha kanıtlayan ülkemiz, ‘Türkiye Yüzyılı’ vizyonunun en kritik iç güvenlik ve toplumsal barış hedefi olan Terörsüz Türkiye sürecini derinleştirmiştir. 2025’in ilk çeyreğinde atılan önemli adımlar ve somut silah bırakma çağrılarıyla ivme kazanan Terörsüz Türkiye; Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun çalışmalarının da katkısıyla toplumsal bir mutabakata doğru ilerlemektedir. Terör kamburundan kurtulma yolunda mesafe kat eden ülkemiz Terörsüz Türkiye hedefiyle; yalnızca bir güvenlik başarısı değil küresel belirsizlikler çağında bölgesel istikrar sağlanması konusunda önemli bir stratejik kazanım da elde etmiş olacaktır" ifadelerine yer verdi.


Küresel türbülansın iç güvenlik dengeleriyle iç içe geçtiği bir ortamda Milli İstihbarat Teşkilâtı’nın proaktif politikalar üreterek stratejik kararların uygulanmasına destek verdiğini vurgulayan Kalın, teşkilâtın klasik istihbarat yöntemlerini teknolojik kabiliyetlerle birleştiren hibrit bir çalışma anlayışı benimsediğini aktardı.


MİT’in 2025 boyunca istihbarat diplomasisini etkin biçimde kullandığını belirten Kalın, "Ülkemizin ve milletimizin güvenliği ve huzuru için ‘Vatan İçin Her An Her Yerde’ şiarıyla çalışan Teşkilâtımız; 2025 yılı boyunca yasal yetkileri ve sorumlulukları çerçevesinde, çatışma bölgeleri başta olmak üzere millî güvenliğimizi ilgilendiren her alanda ülkemizin stratejik çıkarlarını gözeterek kritik görevler yerine getirmiş, istihbarat diplomasisini aktif şekilde kullanarak dış istihbaratta etkinliğini artırmış, farklı terör örgütleri ile mücadelesini eş zamanlı sürdürmüş, ülkemizi hedef alan casusluk girişimlerini deşifre ederek akamete uğratmıştır" değerlendirmesinde bulundu.


MİT’in dış istihbaratta dünyanın her bölgesine ulaşma amacı ile vizyonunu geliştirdiğine dikkati çeken Kalın, "Orta Asya, Balkanlar, Orta Doğu ve Afrika ülkelerinin servisleri başta olmak üzere birçok dost servis ile terörle mücadele, eğitim, teknik destek ve istihbarat paylaşımı gibi konularda iş birliğini geliştirmeyi de sürdürmüştür. Suriye krizinin başlangıcından çözümüne kadarki süreçte aktif rol alan MİT, 8 Aralık Devrimi’nin üzerinden geçen bir yılı aşkın sürede Suriye’ye bütüncül bir bakış açısıyla yaklaşmıştır. Öte yandan yeni bir devlet inşası sürecinde, Suriye’de ülkemiz aleyhine oluşabilecek yeni tehdit unsurları karşısında ön alıcı adımlar atılarak sınır bölgemizde millî güvenliğimize karşı yeni tehditlerin oluşmasının önüne geçilmiştir. Ortadoğu’nun güvenlik mimarisini derinden etkileyen ve büyük bir insanlık dramına dönüşen Gazze’deki savaşın sonlandırılması adına kalıcı ateşkes, insani yardım, esir takası, Filistin İç Uzlaşısı ve İki Devletli Çözüm konularında ise Teşkilât olarak ilgili tüm aktörlerle yoğun bir istihbarat diplomasisi yürütülmüştür. Ateşkes müzakerelerinde yaşanan sorunların aşılmasında tüm taraflar arasında bir köprü görevi üstlenerek, müspet neticelere ulaşılmasına somut katkı sağlamıştır" dedi.


FETÖ, DEAŞ ve casusluk faaliyetleriyle mücadele sürdü


Kalın, FETÖ’nün yurt dışındaki faaliyetlerini engellemeye yönelik çalışmaların sürdürüldüğünü, DEAŞ başta olmak üzere radikal örgütlerle mücadelede yurt içi ve yurt dışında çok sayıda örgüt mensubunun yakalanmasının sağlandığını belirtti.


Hasım istihbarat servislerinin ve taşeron yapıların Türkiye aleyhine yürüttüğü faaliyetlerin 2025’te de akamete uğratıldığını ifade eden Kalın, teknik istihbarat kabiliyetlerinin büyük veri, yapay zekâ, uydu ve siber istihbarat alanlarında önemli bir seviyeye ulaştığını kaydetti.


Kalın, MİT 2025 Yılı Faaliyet Raporu’nun şeffaflık, hesap verebilirlik ve sorumluluk ilkeleri çerçevesinde hazırlandığını belirterek, kaynakların etkin ve verimli biçimde kullanıldığının açıkça ortaya konulduğunu ifade etti.


Raporun "Faaliyetlere İlişkin Bilgi ve Değerlendirmelere ilişkin temel mali tablolara yönelik bilgilendirilen bölümde, MİT’in 2025 yılı bütçesinin başlangıç ödeneği 28 milyar 896 milyon 461 bin TL olduğu, yıl içerisinde gerçekleştirilen işlemler sonucunda ödenek toplamının 36 milyar 435 milyon 655 bin 383,93 TL, harcama toplamının ise 36 milyar 307 milyon 747 bin 195,81 TL olduğu kaydedildi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Balıkesir Altıeylül zabıtasından ramazan öncesi sıkı denetim Ramazan ayında vatandaşların güvenli ve sağlıklı gıdaya ulaşabilmesi için denetimlerini artıran Altıeylül Belediyesi Zabıta Müdürlüğü ekipleri, ilçe genelinde kapsamlı kontroller gerçekleştirdi. Özellikle temel tüketim ürünlerinde fiyat artışları, hijyen kuralları ve ürün gramajları titizlikle incelendi. Altıeylül genelinde çalışmalarını yoğunlaştıran zabıta ekipleri; marketler, fırınlar, pastaneler ve semt pazarlarında denetimler yaptı. Yapılan kontrollerde iş yerlerinin hijyen standartları, ürünlerin son kullanma tarihleri, gramaj uygunlukları ve fiyat etiketleri tek tek incelendi. Ekipler özellikle Ramazan ayında tüketimi artan pide, ekmek, tatlı ve unlu mamullerde standartlara uygun üretim yapılmasına dikkat edilmesi konusunda işletmelere bilgilendirmelerde bulundu. Pazarcı esnafı da fiyat etiketi ve ürün kalitesi konusunda uyarıldı. Denetimler kapsamında vatandaşların ekonomik olarak mağdur edilmemesi amacıyla fiyat artışları da mercek altına alındı. Ramazan ayı öncesinde fırsatçılığın önüne geçilmesi için fiyat karşılaştırmaları yapılırken, mevzuata aykırı uygulamalar konusunda işletmelere gerekli uyarılar gerçekleştirildi. Yetkililer, denetimlerin sadece Ramazan öncesi ile sınırlı kalmayacağını, vatandaşların huzurlu ve güvenli alışveriş yapabilmesi adına yıl boyunca sürdürüleceğini belirtti. Denetimler Ramazan boyunca devam edecek Denetimlerle ilgili açıklamada bulunan Altıeylül Belediyesi Zabıta Müdürü Müjdat Keskin, Ramazan ayı öncesinde denetimlerin artırıldığını belirterek "Ramazan ayı, birlik ve beraberliğin en yoğun yaşandığı, paylaşma duygularının arttığı müstesna bir dönemdir. Bizler de zabıta ekipleri olarak vatandaşlarımızın sağlıklı, güvenilir ve uygun fiyatlı gıdaya ulaşabilmesi için denetimlerimizi sıklaştırdık. İlçemizde faaliyet gösteren fırın, pastane ve pazar yerlerinde hijyen, fiyat etiketi ve gramaj kontrollerimizi titizlikle sürdürüyoruz. Vatandaşlarımızın mağduriyet yaşamaması için özellikle fahiş fiyat artışlarını yakından takip ediyoruz." diye konuştu. Müdür Keskin ayrıca, kurallara uygun faaliyet gösteren esnafa teşekkür ederek, yapılan denetimlerin amacının cezai işlem uygulamaktan ziyade düzeni sağlamak ve vatandaş memnuniyetini artırmak olduğunu vurguladı. Ramazan ayı süresince sahada aktif görev yapacak zabıta ekipleri, vatandaşların huzurlu, güvenli ve sağlıklı bir alışveriş ortamında ihtiyaçlarını karşılayabilmesi için çalışmalarını kararlılıkla sürdürecek.
Balıkesir Ramazan ayı, "Maarifin Kalbinde Ramazan" temasıyla karşılanacak Ramazan ayı öncesinde, Millî Eğitim Bakanlığının Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli kapsamında yürüttüğü planlamalar doğrultusunda Balıkesir genelindeki tüm okullarda kapsamlı hazırlıklar tamamlandı. Milli Eğitim Bakanlığının "Erdem-Değer-Eylem" çerçevesi temelinde, köklerden geleceğe uzanan, sosyal ve duygusal becerilerin gelişimini esas alan insan merkezli eğitim anlayışı doğrultusunda bu yıl Ramazan ayı, "Maarifin Kalbinde Ramazan" temasıyla karşılanacak. Balıkesir İl geneli yürütülen çalışmalar kapsamında okullarda adeta hummalı bir hazırlık süreci yaşandı. Öğrencilerin gelişim düzeyleri ve okul imkânları dikkate alınarak, gönüllülük esası gözetilerek planlanan etkinliklerle Ramazan ayının manevi atmosferi eğitim ortamlarına taşındı. Okullarda Ramazan hazırlıkları kapsamında, Ramazan sokakları ve tematik köşeler oluşturuldu, değerler eğitimi etkinlikleri planlandı, paylaşma, yardımlaşma ve dayanışma temalı sosyal sorumluluk çalışmaları hazırlandı, Sosyal ve duygusal öğrenme becerilerini destekleyen etkinlik takvimleri oluşturuldu, Okul içi ve okul dışı öğrenme ortamlarını kapsayan kültürel faaliyetler planlandı. Öğrencilerin aktif katılımını destekleyen, eğitsel niteliği güçlü çalışmalar hayata geçirildi. Titiz planlamalarla yürütülen çalışmaların, eğitim ortamlarının niteliğini daha da güçlendirmesi hedefleniyor. İl Millî Eğitim Müdürü Selehattin Kal, Ramazan ayı vesilesiyle yaptığı değerlendirmede şu ifadelere yer verdi: "Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nin merkezinde yer alan Erdem-Değer-Eylem anlayışı doğrultusunda, Ramazan ayını öğrencilerimizin kalp dünyasına dokunan bir eğitim fırsatı olarak görüyoruz. ’Maarifin Kalbinde Ramazan’ temasıyla okullarımızda paylaşmanın, merhametin, sabrın ve dayanışmanın iklimini hep birlikte yaşayacağız. Ramazan ayı boyunca düzenlenecek iftar programlarında öğrencilerimizle bir araya gelecek; her buluşmada alanında kıymetli konuklarımız eşliğinde gönül sohbetleri gerçekleştireceğiz. Bu buluşmaların, gençlerimizin hem manevi hem de sosyal gelişimlerine katkı sunacağına inanıyorum. Bu mübarek ayın başta öğrencilerimiz, öğretmenlerimiz ve velilerimiz olmak üzere tüm eğitim ailemize hayırlar getirmesini diliyorum. Ramazan’ın rahmet ve bereketinin Balıkesir’imize ve ülkemize huzur getirmesini temenni ediyorum." Okullarda Ramazan, değerlerin yaşatıldığı, birlik ve beraberliğin güçlendiği, eğitimle yoğrulmuş bir gönül mevsimi olarak karşılanıyor. "Maarifin Kalbinde Ramazan" etkinlikleriyle il genelindeki okullarda ay boyunca çeşitli program ve faaliyetler gerçekleştirilmeye devam edilecek.
İstanbul Ekran bağımlılığı gözleri kurutuyor: 20-20-20 kuralı kurtarıcı olabilir Uzun süre ekran karşısında kalmanın dijital göz yorgunluğunu tetiklediğine dikkat çeken Op. Dr. Duygu Erdem, özellikle ekran kullanımına bağlı olarak göz kırpma sayısının azalmasının göz kuruluğunu artırdığını, yakın mesafeden uzun süre odaklanmanın göz kaslarını zorladığını ve çocuklarda kontrolsüz ekran süresinin miyopi riskini yükselttiğini vurguladı. Dijital ekranlar artık yaşamın vazgeçilmez bir parçasıyken; eğitimden iş hayatına, sosyal ilişkilerden günlük iletişime kadar pek çok alanda bilgisayar, tablet ve akıllı telefon kullanımı artıyor. Yalnızca yetişkinler değil; çocuklar ve gençler de ders, ödev, oyun ve sosyal medya nedeniyle uzun süre ekran başında kalıyor. Medicana Ataşehir Hastanesi Göz Hastalıkları Bölümü’nden Op. Dr. Duygu Erdem, "Özellikle uzun süreli ve aralıksız ekran kullanımının göz yorgunluğu ve kuruluk şikâyetlerini artırmaktadır. Gözler uzun süre aynı mesafeye odaklandığında hem kas yapıları hem de göz yüzeyi zorlanır. Düzenli ara verilmediğinde şikâyetler gün içinde belirgin şekilde artabilir" açıklaması yaptı. Göz kırpma azalıyor, göz kuruluğu artıyor Ekrana bakarken normalde dakikada 15-20 kez kırpılan gözlerin farkında olmadan çok daha az kırpıldığını söyleyen Op. Dr. Duygu Erdem, "Bu durum gözyaşı film tabakasının bozulmasına ve göz kuruluğuna yol açar. Göz kırpma refleksi azaldığında göz yüzeyinin yeterince nemlenemez ve rahatsızlık hissinin artar. Özellikle klimalı ortamlarda çalışanlar ve kontakt lens kullanan bireylerde şikâyetler daha belirgin hâle gelir. Bu kişilerde yanma ve batma hissi daha yoğun yaşanabilir, günün ilerleyen saatlerinde bulanık görme şikâyetleri artabilir" şeklinde konuştu. Yakın mesafe göz kaslarını sürekli çalıştırıyor Uzun süre yakın mesafeden ekrana bakmanın göz kaslarının sürekli çalışmasına neden olduğunu belirten Op. Dr. Duygu Erdem, "Gün sonunda göz çevresinde baskı hissi, şakaklarda gerilme ve odaklanmada zorlanma gibi yakınmalar ortaya çıkar. Çocuklarda ve gençlerde uzun süreli ve kontrolsüz ekran kullanımı, miyopi (uzağı görememe) gelişimi ve ilerlemesi açısından önemli bir risk faktörü olarak kabul edilir. Ekran kullanım süresi kadar ekranın hangi şartlarda ve ne kadar düzenli aralar verilerek kullanıldığı da önemlidir" dedi. En etkili yöntem: 20-20-20 kuralı Göz sağlığını korumak için en etkili yöntemlerden birinin 20-20-20 kuralı olduğunu belirten Op. Dr. Duygu Erdem, "Her 20 dakikada bir 20 saniye boyunca yaklaşık 6 metre uzaklıktaki bir noktaya bakmak göz kaslarını rahatlatır. Bu basit yöntem, ekran karşısında uzun süre kalan kişiler için etkili bir destek sağlar. Ekranın göz hizasından biraz aşağıda konumlandırılması, ortam ışığının uygun olması ve düzenli göz kırpmaya özen gösterilmesi de önemlidir. Gerektiğinde suni gözyaşı damlalarının kullanılması fayda sağlayabilir. Tüm bu önlemler dijital göz yorgunluğunu azaltmada önemli rol oynar. Ekranlardan tamamen uzak durmak günümüz şartlarında pek mümkün olmasa da bilinçli kullanım ve basit önlemlerle göz sağlığının korunabilir" ifadelerini kullandı.