ASAYİŞ - 07 Şubat 2025 Cuma 10:17

MİT şehidin kanını yerde bırakmadı

A
A
A
MİT şehidin kanını yerde bırakmadı

Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT), 2016 yılında güvenlik güçlerinin zırhlı aracına düzenlenen roketatarlı saldırının faillerinden PKK/KCK’nın sözde özel kuvvetler mensubu "Berhudan Harun" kod adlı Murat Keleş’i Irak’ın kuzeyindeki Hakurk’ta etkisiz hale getirdi.

Güvenlik kaynaklarından edinilen bilgilere göre, 2016 yılındaki çukur-barikat olaylarında Şırnak’ın Silopi ilçesinde Türk güvenlik güçlerinin zırhlı aracına düzenlenen roketatarlı saldırının faillerinden olan PKK/KCK’lı Murat Keleş, MİT’in öncelikli hedef listesindeydi. MİT istihbarat ağı sayesinde metropollerde eylem gerçekleştirmek üzere batı illerine patlayıcı aktarımı faaliyetlerini organize eden Keleş’in yeri tespit edildi. Türkiye’de ‘terör nitelikli suçlardan’ hakkında arama kaydı bulunan "Berhudan Harun" kod adlı Keleş’in Irak’ın kuzeyindeki Hakurk kırsalında sözde sorumlu seviyede faaliyet yürüttüğü belirlendi. Keleş’in uzun süredir MİT’e hedef olmamak adına saklanarak yaşadığı öğrenildi. MİT’in radarında olan terörist Keleş, gerçekleştirilen nokta operasyonla etkisiz hale getirildi.

MİT şehidin kanını yerde bırakmadı

"Berhudan Harun" kod adlı Murat Keleş, 2005 yılından itibaren faaliyetleri içerisinde yer aldığı terör örgütünün kırsal kadrolarına 2010 yılında katıldı. Van, Şırnak ve Mardin kırsalında silahlı faaliyet gösterdi. Terör örgütünün özel kuvvetler yapılanmasında yer alan Keleş, Türkiye’nin batısındaki metropolleri kana bulamak amacıyla İzmir ve Aydın gibi illerde çalışma yürütüyordu. PKK/KCK’lı Keleş, 2016’daki çukur-barikat olaylarında Şırnak’ın Silopi ilçesinde Türk güvenlik güçlerinin zırhlı aracına yönelik gerçekleştirilen roketatarlı saldırıya da katıldı. Saldırıda 4 güvenlik görevlisi ağır yaralandı, Özel Harekat Polisi Yaşar Yavaş ise şehit oldu. Terörist Keleş, 2016’daki terör eylemleri sonrasında Suriye’ye geçti. Örgüt içinde sözde sorumlu seviyede faaliyet göstermeye başlayan terörist, Suriye’de bulunduğu dönemde de Türkiye’deki metropolleri hedef almaya devam etti.

MİT şehidin kanını yerde bırakmadı

Muhammed Musab Gümüşer

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Bakan Uraloğlu: "Kamu özel işbirliği modeliyle havalimanlarımızdan Hazine’ye yaklaşık 3,57 milyar Euro katkı sağladık" Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, "Kamu özel işbirliği modeliyle havalimanlarımızdan Hazine’ye yaklaşık 3,57 milyar Euroluk katkı sağladık" dedi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, 2026 Merkezi Yönetim Bütçe ve 2024 Kesin Hesap Kanun Teklifi görüşmelerine katıldı ve Bakanlığı’na ilişkin milletvekillerine sunum yaptı. Uraloğlu, 2 bin 3 şantiyede 103 binin üzerinde personelle çalışmalarının aralıksız biçimde sürdüğünü söyleyerek, "Doğrudan istihdam ettiğimiz 235 bin kişi mevcuttur. Yatırım programımızdaki 2 bin 171 projenin büyüklüğü de 5.2 trilyon liraya ulaşmış durumdadır. 2025 yılında Bakanlığımızın yatırım bütçesi için 488 milyar TL ödenek ayrılmıştı. 2026 yılında bu rakamı 571 milyar TL’ye çıkarmayı hedefliyoruz. Bakanlık olarak vizyonumuz açık ve nettir. İnsan ve çevre odaklı akıllı ve güvenliğin tekrar ulaştırma sistemleriyle hızlı iletişim ağlarıyla dünyada öncü olmak. Ulaştırma ve lojistik ana planımız da tam olarak bu hedeflerin yol haritası niteliğindedir. Tüm ulaşım segmentlerini tek bir sistem olarak ele alıyor. Verimlilik, güvenlik ve çevre hassasiyetini bir araya getiriyoruz"ifadelerini kullandı. Türkiye’nin 4 saatlik uçuş mesafesinde 1.5 milyar insanın yaşadığını hatırlatan Uraloğlu, bu insanların yaşadığı 67 ülkenin ekonomik büyüklüğünün 155 trilyon dolar olduğunu kaydetti. Uraloğlu, "Bu nedenle artık sadece Türkiye’siz koridor olmaz demiyor aynı zamanda Türkiye’siz güvenlik ve istikrar da olmaz diyoruz. Türkiye yalnızca bir geçiş noktası değil, Avrasya lojistiğinde istikamet belirleyen barış canlısı ve istikrarlı bir merkezdir. Asya’dan Avrupa’ya uzanan bu koridor hem en kısa hem de en güvenli ticaret güzergahıdır. Deniz yoluyla 45 güne varan uluslararası nakliye sürelerini Türkiye üzerinden demir yoluyla 18 güne indiriyoruz. Marmaray geçişiyle Çin’den gelen yükleri Avrupa’ya kesintisiz ulaştırıyoruz. Zengazur Koridoru’nun önemli bir bölümünü oluşturan Kars-Iğdır Dilucu hattının tamamlanmasıyla orta koridoru iki ayrı sınır kapısından ülkemize bağlayacak yeni bir stratejik derinlik oluşturuyoruz. Ülkemizin lojistik gücünü zirveye taşıyacak tarihi bir hamle olan kalkınma yolu projesi de Basra Körfezi’nden başlayıp Türkiye üzerinden Avrupa’ya ulaşacak yepyeni bir ticaret koridorudur" şeklinde konuştu. "Bugün dört sektörde tamamladığımız 71 kamu özel işbirliği projesinin yatırım tutarının 51 milyar dolar olduğunu belirtmek isterim" diyen Uraloğlu şöyle konuştu: "Emtia fiyatlarındaki döviz bazlı artışlar esas alındığında aynı projeleri bugün yeniden yapmanın bedeli 90 milyar dolardır. Şayet bu yatırımları sadece kamu bütçesiyle yapmaya kalksaydık bu projeler ya yıllarca gecikecek ya da hiç yapılamayacaktı. Kamu özel işbirliği modeliyle projeleri vaktinde hayata geçirdik ve ülkemize 39 milyar dolarlık daha karlı bir yatırım kurulmuş oldu. Kamu özel işbirliği bir yapım modeli olduğu gibi aynı zamanda bir finansman modelidir. İstanbul Havalimanı, Avrasya Tüneli, Yavuz Sultan Selim Köprüsü, Kuzey Marmara Otoyolu, Osman Gazi Köprüsü, İstanbul İzmir Otoyolu ve 1915 Çanakkale Köprüsü gibi projelerimizin stratejik önemi bugün daha net bir şekilde ortaya çıkmaktadır. Kamu özel işbirliği projeleriyle hayata geçirdiğimiz havalimanı projelerimizde garanti rakamlarını aşarak ülkemizi önemli gelirleri elde etmiş oldu. Bu kapsamda bugüne kadar İstanbul Havalimanı, Antalya Havalimanı ve Esenboğa Havalimanı’ndan toplam 3 milyar 428 milyon Euro kira geliri elde etti. Ayrıca İstanbul ve Esenboğa Havalimanı’ndan da son bir yıl içerisinde beklenenden fazla yolcu gerçekleşmesinden dolayı 137 milyon Euro ilave gelir elde etmiş olduk. Böylece kamu özel işbirliği modeliyle havalimanlarımızdan Hazine’ye yaklaşık 3,57 milyar Euroluk katkı sağladık." Uraloğlu, 2025 yılında denizcilik alanında Türk denizciliği açısından altın yılını yaşadığını belirterek, "2002’de 8,9 milyon ton ile 17. sırada olan Türk Deniz Ticaret Filomuzu Cumhurbaşkanımızın vizyonu doğumcusunda 2 bin 203 gemiyle 53,1 milyon tona ulaştırarak dünyada ilk 10 arasına soktuk. 550 bin ton olan tersane kapasitesini 4,79 tona, 37 tersane sayımızı 85’e, balıkçı barınağını 178’den 408’e, 8 bin 500 olan yat bağlama kapasitesini yaklaşık 26 bine çıkardık. Yine dünyadaki 100 konteyner limanı arasına Aliağa Limanı’nı da ilave ederek beşinci limanımızı buna ilave etmiş olduk. Antalya Demre Yat Limanı’nı ve Gazipaşa Yat Limanı’nı yıl içerisinde hizmete açtık. Denizcilik alanında karar verici ülkeler kategorisinde Türkiye’yi ön plana çıkardık çok şükür" diye konuştu.