GÜNDEM - 12 Mart 2026 Perşembe 12:18

MSB: "İncirlik bir Türk üssüdür, üs komutanı Türk Tuğgeneralimizdir"

A
A
A

Milli Savunma Bakanlığı (MSB), "İncirlik bir Türk üssüdür. Üzerindeki tüm tesisleri ile birlikte mülkiyeti Türkiye Cumhuriyetine aittir. Üs komutanı Türk Tuğgeneralimizdir. Orada Amerikan askerlerinin olması Amerikan üssü olduğu anlamına gelmez" dedi.

Milli Savunma Bakanlığı (MSB) Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri Tuğamiral Zeki Aktürk, Türk Silahlı Kuvvetlerinin (TSK) beka ve güvenliğe yönelen risk ve tehdit unsurlarına karşı mücadelesini kararlılıkla sürdürdüğünü bildirdi. Aktürk, Bakanlıkta düzenlenen haftalık basın bilgilendirme toplantısında yaptığı açıklamada, devam eden operasyon ve arama-tarama faaliyetlerinin yanı sıra ABD-İsrail ile İran arasındaki çatışmalardaki son duruma ilişkin bilgi verdi. Terörle mücadele operasyonlarının kesintisiz sürdüğünü aktaran Tuğamiral Aktürk, "Türk Silahlı Kuvvetlerimiz, beka ve güvenliğimize yönelen risk ve tehdit unsurları ile mücadelesini kararlılıkla sürdürmektedir. Devam eden operasyon ve arama-tarama faaliyetleri kapsamında hafta içerisinde 4 PKK’lı terörist daha teslim olmuştur" ifadelerini kullandı. Sınır ötesinde güvenliği kalıcı hale getirmeye yönelik çalışmaların devam ettiğini vurgulayan Aktürk, mayın ve el yapımı patlayıcıların yanı sıra mağara, sığınak ve barınakların tespit edilerek imha edildiğini kaydetti.

"Menbic’te tünellerin yüzde 95’i imha edildi"

Suriye harekât alanlarındaki tünel imha çalışmalarına da değinen Aktürk, şu bilgileri paylaştı:

"Son bir haftada imha edilen 3 kilometre tünel ile birlikte Menbic’te tespit edilen tünel hatlarının yüzde 95’i, yani 462 kilometresi başarıyla imha edilmiştir. Böylelikle Suriye harekât alanlarında imha edilen toplam tünel uzunluğu 764 kilometreye ulaşmıştır. Bunun 302 kilometresi Tel Rıfat’ta, 462 kilometresi ise Menbic’te bulunmaktadır."

Hudutlarda yoğun güvenlik tedbirleri

Hudut güvenliğine ilişkin verileri de açıklayan Aktürk, sınırların uluslararası standartlarda korunduğunu belirtti. Aktürk, "Hafta boyunca yasa dışı yollarla geçmeye çalışan 7’si terör örgütü mensubu olmak üzere 78 şahıs yakalanmış, 1.733 şahıs ise hududu geçemeden engellenmiştir" dedi. Yıl başından bu yana yakalanan düzensiz geçiş sayısının 1.278’e, engellenen kişi sayısının ise 13 bin 493’e ulaştığını aktaran Aktürk, hudutlarda kademeli güvenlik sisteminin kesintisiz şekilde sürdüğünü kaydetti.

MSB:

"Ramstein/Almanya’dan görevlendirilen bir PATRIOT sistemi Malatya’da konuşlandırılmaktadır"

Aktürk, 9 Mart’ta İran’dan ateşlenen ve Türk hava sahasına giren balistik mühimmatın NATO unsurları tarafından etkisiz hale getirildiğini açıkladı. Aktürk, "İran’dan ateşlenen ve hava sahamıza giren bir balistik mühimmat, Doğu Akdeniz’de konuşlu NATO hava ve füze savunma unsurları tarafından etkisiz hâle getirilmiştir. Bazı mühimmat parçalarının Gaziantep ve Diyarbakır’da boş araziye düştüğü olayda herhangi bir can kaybı ya da yaralanma meydana gelmemiştir. ABD ve İsrail’in İran’a saldırılarıyla başlayan, İran’ın üçüncü ülkeleri de hedef alan saldırılarıyla genişleyen çatışmalar kapsamında; hava sahamızın ve vatandaşlarımızın güvenliğini sağlamak amacıyla millî düzeyde alınan tedbirlere ilave olarak, Müttefik Hava Komutanlığı Ramstein/Almanya’dan görevlendirilen bir PATRIOT sistemi Malatya’da konuşlandırılmaktadır" şeklinde konuştu.

KKTC’nin güvenliği için F-16 ve hava savunma sistemleri konuşlandırıldı

Aktürk, İran ile ABD-İsrail arasında yaşanan çatışmaların bölgesel güvenlik risklerini artırdığını belirterek, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin güvenliğine yönelik adımların da atıldığını söyledi.

"Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin güvenliğinin artırılmasına yönelik kademeli planlamalar kapsamında 6 adet F-16 savaş uçağı ile hava savunma sistemleri KKTC’ye konuşlandırılmıştır." diyen Aktürk, Türkiye’nin hava sahası ve vatandaşlarının güvenliği için gerekli tüm tedbirleri aldığını vurguladı. Aktürk, bölgedeki gelişmeler nedeniyle hava ve deniz unsurlarının görevlerini sürdürdüğünü belirterek, "Hava sahamızın güvenliğini sağlamak ve olası ihlalleri önlemek amacıyla muharip uçaklarımızla hava devriyesi icra edilmekte, Doğu Akdeniz’de deniz ve hava unsurlarımız tarafından seyir, keşif ve gözetleme faaliyetleri yürütülmektedir" dedi.

İran sınır hattında olağan dışı bir hareketlilik bulunmadığını kaydeden Aktürk, muhtemel risklere karşı devletin ilgili kurumlarıyla koordinasyon içinde gerekli tedbirlerin alındığını söyledi.

Türkiye’nin bölgesel gelişmeleri yakından takip ettiğini belirten Aktürk, şunları kaydetti:

"Ülkemiz, hava sahasının, sınırlarının, vatandaşlarının ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin güvenliğini sağlamak amacıyla millî imkân ve kabiliyetlerini kullanmaya, savunma ve caydırıcılık temelinde NATO ve müttefiklerimizle eş güdüm içerisinde gerekli tüm tedbirleri almaya devam edecektir."

Aktürk, masum sivillerin hayatını kaybetmesine yol açan çatışmaların derhal sona erdirilmesi ve kalıcı ateşkes sağlanmasının önemini de vurguladı.

Türkiye-Yunanistan GAÖ temasları

Türkiye ile Yunanistan arasında tesis edilen Güven Artırıcı Önlemler kapsamında bazı temasların gerçekleştirildiğini aktaran Aktürk, Yunanistan Hava Kuvvetleri Komutanlığından bir heyetin 9-11 Mart tarihlerinde Türk Hava Kuvvetleri Komutanlığını ziyaret ettiğini bildirdi.

Ayrıca Aktürk, Nordik-Baltık ülkeleri Ankara büyükelçileri ve savunma ataşelerinin 10 Mart’ta İstanbul’daki Deniz Güvenliği Mükemmeliyet Merkezini ziyaret ettiğini söyledi.

Aktürk, yerli ve milli savunma sanayisinin TSK’nın kabiliyetlerini güçlendirmeye devam ettiğini belirterek, şu bilgileri verdi:

"Geçtiğimiz hafta içerisinde Makine ve Kimya Endüstrisi Anonim Şirketimiz tarafından muhtelif adet ve çapta silah ve mühimmatın teslimatı tamamlanmış, Hassas Güdüm Kiti (HGK-84) Tedariki Projesi kapsamında ASFAT tarafından TÜBİTAK SAGE iş birliğiyle geliştirilen çeşitli miktarda güdüm kiti Hava Kuvvetleri Komutanlığımıza teslim edilmiştir."

Gayri askeri statüdeki adaların silahlandırılmasına tepki

Milli Savunma Bakanlığı, Doğu Ege adalarının statüsüne ilişkin değerlendirmelerde de bulundu. Bakanlık, söz konusu adaların 1923 tarihli Lozan Barış Antlaşması’nda Limni ve 1947 tarihli Paris Barış Antlaşması’nda Kerpe Adalarının gayri askeri statüde bulundurulmaları şartıyla Yunanistan’a devredildiğini hatırlatarak şunları kaydetti:

"Gayri askeri statü, antlaşmaların esaslı şartı olarak düzenlenmiştir. Dolayısıyla gayri askeri statünün ihlal edilmesi esaslı bir ihlale sebep olmakta ve bu oldu-bitti çabaları hukuken tek taraflı olarak gayri askeri statünün sona erdiği sonucunu doğurmamaktadır. Bu husus devletimizin en üst kademesi tarafından da dile getirilmiştir. Yunanistan’ın usulüne uygun olarak akdedilmiş antlaşmalar hilafına adaların statülerini ihlal eden girişimleri hem hukuka aykırılık yaratmakta hem de komşuluk-müttefiklik ilişkilerimizi zedelemektedir. Coğrafyamızda süregelen güvenlik krizlerine karşı NATO müttefikleri arasında bu tarz durumların yaşanması kabul edilemezdir. Yunanistan’ın gerçek amaca hizmet etmeyen ve bölgemizde yaşanan krizleri fırsata çevirmeye yönelik girişimlerini kabul etmediğimizi ve bu doğrultuda gerekli tüm tedbirleri aldığımızı ifade ediyoruz."

"Türkiye’nin aldığı tedbirler son derece meşru, yerindedir"

MSB, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin güvenliğinin Türkiye açısından stratejik öneme sahip olduğunu vurguladı. ABD-İsrail ile İran arasında yaşanan çatışmaların ardından ortaya çıkan füze ve drone tehdidi nedeniyle KKTC’ye konuşlandırılan unsurların caydırıcılığı artırmaya yönelik olduğunu belirten kaynaklar, şu değerlendirmeyi yaptı:

"KKTC’ye konuşlandırdığımız hava ve hava savunma unsurları caydırıcılığı tahkim etmeye, hava sahasının güvenliğini desteklemeye ve muhtemel tehditler karşısında hızlı reaksiyon kabiliyetimizi güçlendirmeye yöneliktir. Aldığımız bu ilave tedbirler sadece Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin değil Ada’nın tamamının güvenliğine katkı sağlayacaktır. Bilindiği üzere Türkiye Kıbrıs’ta Garantör ülkedir. Garantör olmayan bazı ülkelerin Kıbrıs Adası ve Doğu Akdeniz’e askerî unsur sevk ettiği bir ortamda, Türkiye’nin aldığı tedbirler son derece meşru, yerinde ve dengeli bir güvenlik yaklaşımının gereğidir. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne biz yeteriz. Türkiye, bölgede gerilimi artıran değil barış ve istikrarı koruyan bir anlayışla hareket etmektedir. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin güvenliği bizim güvenliğimizdir. Bununla birlikte, Kıbrıs Türklerinin hak ve menfaatlerini hedef alan hiçbir hasmane tutuma ve oldubittiye izin vermeyecek; Garantörlüğün vermiş olduğu hak ve yetkileri kullanmaktan çekinmeyeceğiz."

İran’dan ateşlenen ve NATO hava ve füze savunma unsurlarınca etkisiz hale getirilen gelişmeler üzerine NATO ile istişare mekanizmalarının devreye alındığını belirten MSB, şunları kaydetti:

"Bu kapsamda NATO Müttefik Hava Komutanlığı Ramstein/Almanya’dan görevlendirilen bir Patriot sistemi, hava savunma mimarisinin tamamlayıcı unsuru olarak Malatya’ya konuşlandırılmaktadır. Atılan bu adımlar; hem Türkiye’nin hem NATO’nun savunma, caydırıcılık ve müttefik dayanışması anlayışıyla, ortak güvenliğini tahkim etmeyi amaçlamaktadır."

"S-400 neden kullanılmadı?" sorusu

Bakanlık, balistik füze tehdidine karşı neden S-400 sisteminin kullanılmadığı yönündeki sorulara da yanıt verdi. Türkiye’nin hava ve füze savunma faaliyetlerinin çok katmanlı bir yapı içinde yürütüldüğünü belirten MSB, şu bilgileri paylaştı:

"Türkiye NATO’nun entegre hava ve füze savunma sisteminin bir parçasıdır. Bu sistem erken uyarı sensörleri, komuta kontrol sistemi ve önleme füzelerinden oluşmaktadır. Bir balistik füze tespit edildiğinde, müdahale süresinin çok kısa olması sebebiyle sistem en uygun ve en hızlı önleme aracını otomatik olarak seçerek ateşlemektedir. Ülkemize yönelen balistik füze tehdidine karşı en uygun ve etkin savunma unsurları devreye alınarak söz konusu mühimmat başarıyla imha edilmiştir."

"İncirlik bir Türk üssüdür, üs komutanı Türk Tuğgeneralimizdir"

Bakanlık, İncirlik Üssü’nün statüsüne ilişkin değerlendirmelerde de bulunarak "İncirlik bir Türk üssüdür. Eskişehir’deki Muharip Hava Kuvveti Komutanlığımıza bağlı olarak görev yapan 10’ncu Ana Jet Üs Komutanlığımız Adana İncirlik’te konuşludur. 10’ncu Ana Jet Üs Komutanlığımızda, F-16 filomuz, Tanker filomuz ve İHA’larımız bulunmaktadır. Üzerindeki tüm tesisleri ile birlikte mülkiyeti Türkiye Cumhuriyetine aittir. Üs komutanı Türk Tuğgeneralimizdir. Orada Amerikan askerlerinin olması Amerikan üssü olduğu anlamına gelmez. Orada ayrıca İspanya, Polonya ve Katar askeri personeli de bulunmaktadır."

Oğuzhan Halil Özbek

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Dezenformasyonla Mücadele Merkezi: "‘Türkiye’nin İsrail’e yönelik işgal tehdidinde bulunduğu’ yönündeki iddialar tamamen asılsızdır" Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (DMM) tarafından, "Bazı medya organları ve sosyal medya paylaşımlarında Cumhurbaşkanımıza atfen yer alan, ‘Türkiye’nin İsrail’e yönelik işgal tehdidinde bulunduğu’ yönündeki iddialar tamamen asılsızdır" denildi. Dezenformasyonla Mücadele Merkezi’nin (DMM) sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, Türkiye’nin dün olduğu gibi bugün de bölgesinde adaletin, barışın ve sağduyunun sesi olmaya devam edeceği bildirilerek şu ifadelere yer verildi: "Bazı medya organları ve sosyal medya paylaşımlarında Cumhurbaşkanımıza atfen yer alan, ‘Türkiye’nin İsrail’e yönelik işgal tehdidinde bulunduğu’ yönündeki iddialar tamamen asılsızdır. Söz konusu paylaşımlardaki iddialar gerçeklerle örtüşmeyen ve bölgesel istikrara zarar vermeyi amaçlayan söylemlerdir. Türkiye Cumhuriyeti, asırlara sari devlet geleneği ve vizyonu gereği her zaman bölgemiz başta olmak üzere tüm coğrafyalarda kanın durması, sivillerin korunması ve kalıcı barışın tesisi için öncü bir rol üstlenmektedir. Bölgesel krizlerin ve anlaşmazlıkların çözümünde de her zaman uluslararası hukuku ve diplomasi kanallarını önceleyen ülkemiz, gerilimi tırmandıran değil, düşüren bir tutum sergilemektedir. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde Türkiye, herhangi bir ayrım gözetmeksizin bölge halklarının huzur, güven ve refah içinde yaşamasını öncelemektedir. Türkiye’nin mücadelesini ve insani duruşunu çarpıtarak sunmaya çalışan manipülatif içeriklere itibar edilmemelidir."
İstanbul Selçuk İnan: "Galatasaray taraftarlarının beni karşılamaması konusunda canları sağ olsun" Kocaelispor Teknik Direktörü Selçuk İnan, Galatasaray’ın kendisi için önemli ve kıymetli olduğunu belirterek, "Galatasaray taraftarı bana nasıl davranırsa davransın başımın üstünde. Onları yargılayamam. Ben onları hep sevdim, saygı duydum. Hayatımın bundan sonraki her anında onları sevmeye ve saygı duymaya devam edeceğim. Galatasaray taraftarlarının beni karşılamaması konusunda canları sağ olsun. Onlar içinden ne geliyorsa onu yapsınlar" dedi. Trendyol Süper Lig’in 29. haftasında Kocaelispor deplasmanda oynadığı Galatasaray ile 1-1 berabere kaldı. Maçın ardından düzenlenen basın toplantısında Kocaelispor Teknik Direktörü Selçuk İnan, açıklamalarda bulundu. İki takımı da tebrik ederek sözlerine başlayan İnan, "Sahada güzel bir mücadele vardı. İki takım futbol oynamaya çalıştı. Maç berabere bitti. Aldığımız 1 puandan ötürü oyuncularımı tebrik ederim. Çok iyi mücadele ettiler. Böyle bir zamanda Galatasaray’a karşı oynamak kolay değil. Çok mücadele ettiler. Emeklerinin karşılığını da aldılar" diye konuştu. Galatasaray’ın stadına her geldiğinde farklı duygular beslediğini belirten Selçuk İnan, "Burası benim için önemli, kıymetli. Hayatımın çok önemli anlarını burada yaşadım. Düzgün oldum, mütevazı oldum, yine de gerçekler var. Bu sahada en çok maça çıkan oyuncuyum belki de, en çok kupa kazanan oyuncuyum, en çok kaptan olan, en çok gol atan orta saha belki de, en çok asist yapan. 15 kupa kazandım. Bunlar çok kolay başarılar değil. Bunları başarırken hep bu Selçuk İnan’dım yine. Birçoğunuzun beğenmediği, sessiz kaldığımda eleştirdiniz. O zaman da şu anki karşınızdaki Selçuk İnan’dım. Yine öyle olacağım. Düzüm, ne olursa olsun haksızlığa gelmem. Kimsenin hakkını yemem, yemedim. Hiç kimseye saygısız yapmadım. Ne kadar bulmaya çalışsanız da yine de belki biraz üzüyorsunuz beni ama yine doğru bildiğim yoldan gidiyorum. Çok bunlara girmek istemiyordum. Ahlaklı olmak başka bir şey, düz olmak başka bir şey. Galatasaray taraftarı bana nasıl davranırsa davransın başımın üstünde. Onları yargılayamam. Ben onları hep sevdim, saygı duydum. Hayatımın bundan sonraki her anında onları sevmeye ve saygı duymaya devam edeceğim. Çünkü ben buyum. Hiçbir kötüye çekmeye uğraşmayın. Galatasaray’da uzun yıllar kaldım. Bütün hayatımla buraya verdim. Şimdi Kocaelispor’dayım. Onlar için çalışıyorum, emek veriyorum. Hiçbir kötü şeyin arkasından gitmedin, gitmeyeceğim. Yanlışlar gördüm, tepkimi koydum ama siz bunu görmedeniz, görmeyeceksiniz de. Galatasaray taraftarlarının beni karşılamaması konusunda canları sağ olsun. Onlar içinden ne geliyorsa onu yapsınlar. Ben hayatım boyunca içimden ne geliyorsa öyle davrandım. Bundan sonra da bu Selçuk İnan, bu şekilde davranmaya devam edecek" şeklinde konuştu. Hedefler olmadan yaşanmadığını ifade eden yeşil-siyahlıların teknik direktörü, "Çok zor şartlar altında bu takım kuruldu. 16 yıl sonra geldi. Buraya sahaya çılan 11’i neredeyse maaş bütçesi büyük takımlarda oynayan oyuncuların 1 oyuncusuna denk geliyor. İşimiz kolay değil. Artık çok daha zor. Bizim işimiz bu zoru başarmak. En azından o mücadeleyi göstermek. Kocaelispor bunu başarabilecek güçte. Ne olursa olsun taraftarımız takımlarını yalnız bırakmasınlar. Oyunculara destek olsunlar. Onlar bizim için bir güç. Onlardan isteyeceğim; bugüne kadar yaptıkları gibi yine destek olsunlar. Bizim için yeter" değerlendirmesinde bulundu. Maça sonradan girerek golü atan Bruno Petkovic için ise İnan, "Petkovic bizim önemli bir oyuncu. Bu maçları oynamayı bilen bir oyunculardan biri. Hazır değil. Bizimle 3 antrenmana çıktı. Girdi, kalitesini gösterdi" dedi.
Ankara Somali’de CURAD-1 Sondajı için geri sayım Türkiye’nin yurt dışındaki ilk derin deniz arama sondajını Somali’de gerçekleştirecek olan Çağrı Bey Ultra Derin Deniz Sondaj Gemisi’nin 13 Nisan öğle saatlerinde kuyunun bulunduğu lokasyona ulaşması planlanıyor. Türkiye’nin yurt dışındaki ilk derin deniz arama sondajını Somali’de gerçekleştirecek olan Çağrı Bey Ultra Derin Deniz Sondaj Gemisi, Mogadişu Limanı’ndan ayrılarak sondaj yapacağı CURAD-1 kuyusuna doğru hareket etti. 13 Nisan öğle saatlerinde kuyunun bulunduğu lokasyona ulaşması planlanan Çağrı Bey, konumlanma işleminin ardından kuyuya ilişkin test faaliyetlerine başlayacak. Testlerin ardından da sondaj çalışmasına geçilecek. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, "Somali’de büyük bir coşkuyla karşıladığımız Çağrı Bey sondaj gemimiz Mogadişu Limanı’ndan demir alarak görev yeri Curad-1 kuyusuna doğru yola çıktı. İnşallah tarihimizin ilk yurt dışı derin deniz sondajına Bismillah diyerek başlayacağız. Çağrı Bey’i umutla bekleyen yüreklerin duasından aldığımız güçle sömürünün değil, kardeşliğin destanını yazmak; iki kardeş ülkenin ortak refahını inşa etmek ve enerjideki gücümüze güç katmak için çalışmaya devam edeceğiz" dedi. Enerji filosunun yeni derin deniz sondaj gemilerinden Çağrı Bey, Türkiye’nin yurt dışındaki ilk derin deniz arama sondajını gerçekleştirmek amacıyla çalışmalarına başlıyor. 53 günün ardından Somali’ye vardı Çağrı Bey, Somali’deki sondaj çalışmaları için 15 Şubat 2026’da Mersin Taşucu Limanı’ndan Somali’ye doğru seyrine başladı. 53 günlük seyir süresi sonunda Somali’ye ulaşan gemi, geçtiğimiz 10 Nisan’da Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar’ın da iştirak ettiği törenle Mogadişu Limanı’nda karşılandı. Limandan ayrıldı Limanda malzeme ve yakıt ikmali gibi son hazırlıkları gerçekleştirilen Çağrı Bey, Mogadişu Limanı’ndan ayrılarak sondaj yapacağı CURAD-1 kuyusuna doğru hareket etti. Çağrı Bey’in bu yolculuğunda, enerji filosundan Altan, Korkut, Sancar destek gemileri de yanında bulunuyor. Güvenli bir şekilde çalışabilmesi için TCG Sancaktar, TCG Gökova ve TCG Bafra’dan oluşan donanma unsurları da Çağrı Bey’e eşlik ediyor. Konumlanma ve test aşaması Çağrı Bey’in, yarın (13 Nisan) öğle saatlerinde 372 kilometre açıkta bulunan kuyu lokasyonuna varması planlanıyor. Geminin, CURAD-1 kuyusuna varmasının ardından öncelikle konumlanma işlemi gerçekleştirilecek. Daha sonra da kuyuya ilişkin çeşitli test faaliyetlerine başlanacak. 7 bin 500 metre derinlikte sondaj Test faaliyetlerinin tamamlanmasının ardından ise sondaj aşamasına geçilecek. Çağrı Bey Sondaj Gemisi, 3 bin 495 metre su derinliğine sahip noktada, deniz tabanından itibaren de 4 bin 5 metre kazılmasının ardından toplam 7 bin 500 metreye inerek sondaj yapacak. CURAD-1 kuyusunun, söz konusu 7 bin 500 derinlik ile dünyanın en derin ikinci deniz kuyusu olması hedefleniyor. Ayrıca, Çağrı Bey’in yürüteceği sondaj operasyonunda 4 bin metreye dalabilen bir su altı robotu da kullanılacak. İklim ve hava şartlarının uygun seyretmesi durumunda sondaj operasyonunun 6 ila 9 ay arasında tamamlanması planlanıyor. İki kardeş ülkenin ortak refahı Konuya ilişkin sosyal medya hesaplarından bir video paylaşan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, "Somali’de büyük bir coşkuyla karşıladığımız Çağrı Bey sondaj gemimiz Mogadişu Limanı’ndan demir alarak görev yeri Curad-1 kuyusuna doğru yola çıktı. İnşallah tarihimizin ilk yurt dışı derin deniz sondajına Bismillah diyerek başlayacağız. Çağrı Bey’i umutla bekleyen yüreklerin duasından aldığımız güçle sömürünün değil, kardeşliğin destanını yazmak; iki kardeş ülkenin ortak refahını inşa etmek ve enerjideki gücümüze güç katmak için çalışmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.
İstanbul Okan Buruk: "Puan kaybettik ama kendimize olan güvenimizi asla kaybetmedik" Galatasaray Teknik Direktörü Okan Buruk, Kocaelispor maçında puan kaybettikleri ama şampiyonluk yarışında kendilerine güvenlerini asla kaybetmediklerini vurguladı. Trendyol Süper Lig’in 29. haftasında Galatasaray evinde karşı karşıya geldiği Kocaelispor ile 1-1 berabere kaldı. Maçın ardından Galatasaray Teknik Direktörü Okan Buruk düzenlenen basın toplantısında açıklamalarda bulundu. Bu hafta 3 maç oynadıklarını hatırlatan Buruk, "Trabzonspor mağlubiyetiyle başladık ardından Göztepe galibiyeti geldi. Bugün de puan farkını devam ettirmek için kritik bir maçtı. İlk yarıdaki oyunumuzun iyi düşünüyorum. İkici yarıya kötü başlamadık ama devamında özellikle rakibimizin kalemize daha fazla geldiği yerde oyuncu değişikleri yaptık. Çok net pozisyonlar vermesek de golü kalemizde gördük. Devamında değişiklik yaptık, oyunu çevirmeye çalıştık. Son bölümde istediklerimizi yerine getiremedik. 1-1’lik sonuçla buradan ayrıldık. Bunun üzüntüsünü yaşıyoruz. Oyuncularıma çok güveniyorum. Onlarla birlikte bu zamana kadar çok büyük başarılara ulaştık. Yine avantaj bizde, önde olan biziz. Yine şampiyon olan biz olacağız diye düşünüyorum. Oyuncularıma çok güveniyorum" diye konuştu. "Bu yorgunluk elbet oluyor" Bu sezon 47 maça çıktıklarını söyleyen sarı-kırmızılıların teknik direktörü, "Çok büyük maç sayısına ulaştık. Bu yüzden takım üzerinde yorgunluk olabiliyor. 1 hafta 3 maç üst üste oynayınca bu yorgunluk olabilir. Oyun içerisinde belli yerlerde bunu hissedebiliyorsunuz. Bu yorgunluk elbet oluyor. Bu dönem daha zorlu geçen bir dönemdi. Özellikle Osimhen’in sakatlanması. Lang’ın parmağının kopması devamında yüzde 100 ile oynayamaması, Yunus’un aynı şekilde bir tek dün antrenman yaptı. Bugün son bölümde yeterince pozisyon bulamadık. Erken panik yaptık. Top dönüşlerinde saçma fauller yaptık. Her faulde oyun 45 saniye, 1 dakika arasında durdu. Bu da son bölümde daha sakin kalabilirdik. Bu yorgunluklar, bu dönemde çıkabiliyor" şeklinde konuştu. "Bu maçtan sonra kafamda en ufak bir tereddüt yok, takımıma inanıyorum" Ligde son 5 maç kala önde olan takım olduklarını ifade eden 52 yaşındaki teknik direktör, "Son 5 maça girdiğimizde önde olan takımız. Tek maça düşmemiz bizim için avantaj. Şampiyonlar Ligi’nde çok yoğun bir fikstürden çıktık. Bundan sonra daha çok hazırlanabileceğimiz ve Şampiyonluk moduna girebileceğimiz 5 maç var. Bundan önceki senelerde de bu tür puan kayıpları yaşadık. Devamında Galatasaray takımı şampiyonluk havasına girdikten sonra hep başardık, yine başaracağız. Bu maçtan sonra kafamda en ufak bir tereddüt yok, takımıma inanıyorum. Bu hafta Gençlerbirliği ile oynayacağız. Kupa maçı var. Daha sonra Fenerbahçe maçı. Bu maçı atlatıp, toparlanacağız ve Gençlerbirliği ile oynayıp, bir sonraki maça hazırlanacağız" değerlendirmesinde bulundu. "Türkiye’de bizle kim oynarsa oynasın bütün takımlar özel hazırlanıyor, özel primler alıyor" Kocaelispor maçı öncesinde yaptığı açıklamaların sorulması üzerine Okan Buruk, "Kocaelispor camiasına değil. İlk maçtan sonra maç bitimi Kocaelispor’u tebrik ettik. Kocaelispor başkanının yaptığı açıklamalarının doğru olduğunu düşünmediğim için, bu maç bizim için önemli motivasyon olduğunu söyledi. Bu motivasyonu taraftarımız gösterdi. Futbolcularımız daha iyi gösterebilirdi. Taraftarımızın gösterdiği kadar bizim de göstermemiz gerekiyordu. Biz Galatasaray’ız. Türkiye’de bizle kim oynarsa oynasın bütün takımlar özel hazırlanıyor, özel primler alıyor. Galatasaray Stadı’na gelip, Galatasaray ile oynayan her takım puan almak için elinden geleni yapıyor. Kocaelispor futbolcuları da aldıkları 1 puandan dolayı tebrik ederim" diye cevap verdi. "Puan kaybettik ama kendimize olan güvenimizi asla kaybetmedik" Şampiyonlar Ligi ile birlikte yoğun bir dönem geçirdiklerini belirten Buruk, sözlerini şöyle tamamladı: "12 Şampiyonlar Ligi maçı belki Türkiye’deki 24 maçına denk. Biz bu süreçleri kazanarak girdik. Bu tür puan kayıpları olacak. 47 maça çıktık. 12’si Şampiyonlar Ligi maçı. Takımın üzerinde yorgunluklar, sakatlıklar, form düşüklükleri öz güven eksiklikleri bunlar olabiliyor. Bugün bir hata yaptık. Biz öz güvenle yolumuza devam etmek zorundayız. Gönül isterdi puan farkı yükseklerde kalsın. Galatasaray takımı ne zaman şampiyon olacak diye herkes konuşuyordu. Rakibimizle şu anda 2 puanlık farkımız var. 2 hafta sonra da sahamızda oynayacağız. Göztepe maçında Barış’ın performansından memnun kaldığımız için onunla oynadık. Yunus ve Lang belki yüzde 100 olsalardı o eksiklikleri hissetmeden daha farklı bir şey de konuşabilirdik. Bu hafta bizim için zor bir haftaydı. Asprilla’yı, Göztepe’de çok güvenerek oynattım. O da sakatlanınca kulübeden gelen anlamında zorluklarımız oldu. Osimhen de antrenmanla başladı. Hafta onu kadroda olabilecek oyunculardan biri olacak diye umut ediyoruz. Bu hafta en güçlü şekilde maçımızı hazırlanacağız. Benim kafamda hiçbir şey değişmedi. Puan kaybettik ama kendimize olan güvenimizi asla kaybetmedik. Kendime, oyuncularıma ve taraftarıma güveniyorum. Onlarla birlikte bu şampiyonluğu hep beraber kutlayacağız."