GÜNDEM - 12 Aralık 2025 Cuma 12:06

MSB: "SDG terör örgütünün zaman kazanma çabaları boşunadır"

A
A
A

Milli Savunma Bakanlığı (MSB), SDG terör örgütünün 10 Mart Mutabakatı çerçevesinde, Suriye ordusuna birlik olarak değil, ferdi olarak entegre olmasını beklediğimizi daha önce de ifade ettik. SDG terör örgütünün zaman kazanma çabaları da boşunadır. Entegrasyondan başka seçenek sonuç vermeyecektir" açıklamasında bulundu.

Milli Savunma Bakanlığı haftalık basın bilgilendirme toplantısı, bakanlıkta bulunan Şehit Gazeteci Hasan Tahsin Basın Bilgilendirme Salonu’nda gerçekleştirildi. Basın bilgilendirme toplantısında açıklamalarda bulunan Milli Savunma Bakanlığı Basın Halkla İlişkiler Müşaviri ve Bakanlık Sözcüsü Tuğamiral Zeki Aktürk, gündeme ilişkin gelişmeleri aktardı.

"4 PKK’lı terörist teslim oldu"

Türk Silahlı Kuvvetlerinin kalıcı güvenliği tesis etmek için sınır içerisinde ve sınır ötesinde aralıksız çalıştığı belirten ve bu kapsamda 4-12 Aralık tarihleri arasında gerçekleştirdiği görev ve faaliyetler konusunda bilgi veren Tuğamiral Zeki Aktürk , "4 PKK’lı terörist teslim oldu. Sınırlarımızda ve ötesinde arazi arama-tarama; mağara, sığınak, barınak ile mayın ve el yapımı patlayıcı tespit ve imha çalışmalarına devam edildi. Suriye Harekât Alanlarında imha edilen tünel uzunluğu Menbiç’de imha edilen 4 kilometre tünel ile birlikte, 732 kilometreye ulaşmıştır" diye konuştu.

"Yıl içerisinde sınırlarımızdan yasa dışı yollarla geçmeye çalışırken yakalananların sayısı 9 bin 491, hududu geçemeden engellenen kişi sayısı da 62 bin 863 olmuştur"

Kademeli güvenlik sistemi ve teknoloji destekli tedbirlerle yasa dışı geçiş ve kaçakçılıkla mücadelenin aralıksız devam ettiği hudutlarda gerçekleşen faaliyetlere dair de konuşan Aktürk, "Yasa dışı yollarla geçmeye çalışan 3’ü terör örgütü mensubu olmak üzere 235 şahıs yakalanmış, 2 bin 315 şahıs ise hududu geçemeden engellenmiştir. Böylece, yıl içerisinde sınırlarımızdan yasa dışı yollarla geçmeye çalışırken yakalananların sayısı 9 bin 491, hududu geçemeden engellenen kişi sayısı da 62 bin 863 olmuştur. Ayrıca dönem içerisinde (4-12 Aralık) Hakkâri ve Van hudut hatlarında yapılan arama-tarama faaliyetlerinde toplam 82 kilogram uyuşturucu madde ele geçirilmiştir" dedi.

MSB:

MKE’den ilk yurtdışı fabrika Azerbaycan’a

Türk Silahlı Kuvvetlerinin güçlü, modern ve etkin savunma kapasitesinin yerli ve millî savunma sanayi ürünlerle geliştirilme çalışmalarına da devam edildiğini söyleyen Aktürk, "Bu kapsamda, Kara Kuvvetleri Komutanlığımızca muhtelif miktarda; Sırt Tipi Karıştırma Sistemi (KARSİS) ile Sensör Keşif, Radar ve Komuta araçları muayene ve kabul faaliyetleri tamamlanarak envantere alınmıştır. Ayrıca hafta içerisinde Makine ve Kimya Endüstrisi Anonim Şirketimiz tarafından çeşitli adet ve çapta silah ve mühimmatın teslimatı tamamlanmıştır. Dost ve kardeş Azerbaycan ile savunma sanayii alanındaki somut ve stratejik adımlarımızın bir yansıması olarak Makine ve Kimya Endüstrisi Anonim Şirketimiz (MKE) tarafından, Azerbaycan’da ‘Makine ve Kimya Azerbaijan (MKA)’ adıyla kurulan ve yurt dışındaki ilk iştiraki olma özelliği taşıyan şirketimiz faaliyetlerine başlamıştır. Bu vesileyle ‘Biz bir millet, iki devletiz.’ ilkesiyle Türkiye-Azerbaycan kardeşliğinin temelini atan Azerbaycan’ın Millî Lideri Merhum Haydar Aliyev’i, vefatının (12 Aralık) 22’nci yılında rahmet ve saygıyla anıyoruz. Diğer yandan Açık Deniz Karakol gemisi inşa projesi kapsamında inşa edilen bir geminin Romanya’ya satışının ardından satılan gemiden daha üstün özelliklere sahip olacak olan Seferihisar, İstanbul Tersanesi Komutanlığımızda inşa edilerek Deniz Kuvvetlerimize teslim edilecektir" ifadelerini kullandı. Milli Savunma Bakanlığı Basın Halkla İlişkiler Müşaviri ve Bakanlık Sözcüsü Tuğamiral Zeki Aktürk’ün basın bilgilendirme toplantısı sonrasında Millî Savunma Bakanlığı, basın mensuplarının gündeme ilişkin sorularıyla ilgili açıklamalarda bulundu.

"SDG terör örgütünün zaman kazanma çabaları da boşunadır"

Terör örgütü SDG’nin entegrasyonu konusunda gündemdeki sorulara yönelik açıklama yapan Milli Savunma Bakanlığı, "Bu konudaki duruşumuzu Sayın Bakanımız dün Meclis Genel Kurulunda icra edilen bakanlığımızın bütçe görüşmelerinde açık olarak ifade etmiştir. Bunun yanında SDG terör örgütünün 10 Mart Mutabakatına rağmen Suriye ordusuna entegre olmak yerine faaliyetlerine devam etmesi Suriye’de tesis edilmeye çalışılan istikrar ve güven ortamına zarar vermeyi sürdürmektedir. Bazı ülkelerin eylem ve söylemleri ile terör örgütü SDG’yi entegre olmama, silah bırakmama konusunda cesaretlendirdiği görülmektedir. SDG terör örgütünün 10 Mart Mutabakatı çerçevesinde, Suriye ordusuna birlik olarak değil, ferdi olarak entegre olmasını beklediğimizi daha önce de ifade ettik. SDG terör örgütünün zaman kazanma çabaları da boşunadır. Entegrasyondan başka seçenek sonuç vermeyecektir" ifadelerine yer verdi.

"Görüntülere yansıyan faaliyetlerimiz rutin birlik değişim faaliyetleridir"

Suriye’de TSK’nın intikal görüntüleri üzerinden yapılan haberlerin gerçeği yansıtmadığını duyuran Milli Savunma Bakanlığı, "Geçtiğimiz hafta içerisinde TSK’nın Suriye’deki rutin faaliyetlerine ilişkin görüntüler üzerinden operasyon hazırlığı yapıldığına dair iddialar gündeme getirilmiştir. Görüntülere yansıyan faaliyetlerimiz rutin birlik değişim faaliyetleridir. Burada asıl takip edilmesi gereken TSK’nın hareketliliğinden ziyade, terör örgütü SDG’nin durumu ve Suriye Ordusu’nun faaliyetleridir" açıklamasında bulundu.

"S-400 Hava Savunma Sistemi ile ilgili yeni bir gelişme bulunmamaktadır"

ABD Büyükelçisi Tom Barack’ın S400 ve F-35 ile ilgili açıklamalarına dair değerlendirmede bulunan Milli Savunma Bakanlığı, "Ülkemizin hava savunma kabiliyetini yerli ve milli sistemlerle güçlendirmeye yönelik çalışmalarımız planlandığı şekilde sürmektedir. Son günlerde gündeme getirilen S-400 Hava Savunma Sistemi ile ilgili yeni bir gelişme bulunmamaktadır. F-35 tedariğine ilişkin ABD’li muhataplarımızla yürütülen diplomatik temas ve görüşmeler sürmekte, F-35 tedariği konusundaki yaptırım ve engellerin kaldırılması ve ülkemizin programa yeniden dâhil edilmesi için istişareler devam etmektedir. F-35 projesine yönelik sürecin, müttefiklik ruhu çerçevesinde, karşılıklı diyalog ve yapıcı istişareyle ele alınmasının iki ülke ilişkilerine olumlu katkı sağlayacağı değerlendirilmektedir" ifadelerine yer verdi.

MSB:

Eurofıghter tedarikinde son durum

Umman ve Katar’dan alınacak Eurofıghter’lar hakkında bilgilendirmede bulunan MSB, "Sayın Cumhurbaşkanımızın imza töreninde ifade ettiği gibi Birleşik Krallık’tan tedarik edilecek yeni üretim uçakların teslimatı başlayıncaya kadar ara çözüm olarak Katar ve Umman’dan 12’şer adet uçak alınması planlanmaktadır. Katar’dan alınacak uçaklar sözleşmenin imzalanmasını müteakip, Umman’dan tedarik edilecek uçaklar ise yapılması planlanan modernizasyon faaliyetlerinin ardından ülkemize getirilecektir" açıklamasında bulundu.

Ömer Faruk Karataş

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Belediye iştirakleri soruşturmasında 3’ü adli kontrol şartıyla 5 kişi serbest, 9 şüphelinin ifade işlemleri sürüyor Antalya Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı Altyapı Yönetim ve Danışmanlık Ticaret A.Ş. (ALDAŞ) ve Antalya Su ve Atıksu İdaresi (ASAT) üzerinden toplam 399 milyon 507 bin liralık kamu zararına yol açıldığı iddiasıyla Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmada, adliyeye sevk edilen 14 şüpheliden 2’si savcılık ifadesinin ardından serbest bırakıldı. 3 şüpheli adli kontrol, 9 şüpheli ise tutuklama talebiyle nöbetçi sulh ceza mahkemesine sevk edilirken, mahkeme heyeti adli kontrol talebiyle sevk edilen 3 kişinin adli kontrol şartıyla serbest bırakılmasına karar verdi. 9 kişinin ifade işlemleri devam ediyor. Antalya Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında hazırlanan Mülkiye Başmüfettişi raporu ile bilirkişi raporu doğrultusunda, Antalya Büyükşehir Belediyesinin iştiraklerinden ALDAŞ Altyapı Yönetim ve Danışmanlık Ticaret A.Ş. üzerinden yapılan usulsüz harcamalar nedeniyle 399 milyon 507 bin 249 lira 78 kuruş tutarında kamu zararı tespit edildi. Raporda, 1995 yılında ASAT Genel Müdürlüğü ile yapılan müşavirlik sözleşmesi kapsamında ALDAŞ A.Ş. tarafından yapılan harcamaların yüzde 15 fazlası ile ASAT’a yansıtıldığı, ancak bu faturaların dayanağı olan belgelerin sunulmadığı, incelemenin engellendiği, faturaların yalnızca ASAT Genel Müdürü tarafından onaylandığı ifade edildi. ALDAŞ A.Ş. kayıtlarında, yurt içi ve yurt dışı seyahatlerin büyük bölümünün şirket tarafından karşılandığı, görevlendirmesi bulunmayan ya da görevle ilgisi olmayan kişilerin bu seyahatlere katıldığı, bazı uçuş ve konaklamaların ALDAŞ ve ASAT ile hiçbir bağı olmayan kişiler adına yapıldığı tespit edildi. Seyahat, konaklama ve temsil-ağırlama giderlerinin isim, tarih ve oda bilgisi olmaksızın muhasebeleştirildiği; belediye veya şirketle ilişkisi bulunmayan çok sayıda kişi ile aile bireylerinin, ayrıca yabancı uyruklu bazı kişilerin konaklama giderlerinin ödendiği belirlendi. Bilirkişi raporunda, temsil ve ağırlama harcamalarının lüks işletmelerde yapıldığı, bazı yurt dışı faturalarında alkol tüketiminin yer aldığı, ancak harcamaların kimler adına yapıldığının belirtilmediği kaydedildi. Bu kalemlerden dolayı 63 milyon 414 bin 381 lira 54 kuruş kamu zararı oluştuğu bildirildi. Şirket tarafından kiralanan hizmet araçlarının kişisel kullanımda veya şirketle ilgisi olmayan üçüncü kişiler tarafından kullanıldığı, bu araçlara ait trafik cezalarının da kamu kaynakları ile yüzde 15 fazla fatura edilerek ASAT’tan tahsil edildiği tespit edilirken, bu kalemde 24 milyon 782 bin 903 lira 15 kuruş kamu zararı hesaplandı. Şirket demirbaşına kayıtlı çok sayıda cep telefonu, tablet ve dizüstü bilgisayarın üçüncü kişilerin kullanımına verildiği ve 8 milyon 400 bin 700 lira zarar oluştuğu belirlendi. Yönetim Kurulu kararıyla iç denetçi olarak görevlendirilen ve fiili hizmeti bulunmadığı tespit edilen bir kişi adına yapılan ödemeler nedeniyle 1 milyon 912 bin 43 lira, yine fiili hizmeti olmadığı belirlenen bir personel için yapılan maaş ve sigorta ödemeleri nedeniyle 2 milyon 686 bin 400 lira kamu zararı oluştuğu bildirildi. Yöneticilerin kişisel kredi kartı harcamalarının da şirket tarafından karşılandığı da kayda geçti. Raporda, yürütülen yazılım projesi kapsamında bugüne kadar 158 milyon 171 bin 162 lira harcandığı, bu tutarın yüzde 94’ünün personel giderlerinden oluştuğu ve herhangi bir gelir elde edilmediği ifade edildi. Ayrıca, yazılım geliştirme amacıyla başka bir firmadan 59 milyon lira bedelle program satın alındığı, bu işlem sonucunda şirketin mali kazanım elde etmediği belirtildi. Bu kalemde 274 milyon 969 bin 96 lira 7 kuruş kamu zararı tespit edildi. Şüpheli alacaklar, iş avansları ve belgesiz danışmanlık ödemeleri nedeniyle toplamda yaklaşık 2,7 milyon lira ek kamu zararına yol açıldığı kaydedildi. 14 gözaltı Soruşturma kapsamında, 14 Ocak tarihinde dosyada yer alan 18 şüphelinin yakalanarak gözaltına alınmasının, 4 şüphelinin ise ifadeye davet edilmesinin ve şüphelilerin ikametlerinde arama yapılmasının planlandığı bildirildi. ALDAŞ’a yapılan operasyonda haklarında gözaltı kararı bulunan ve aralarında Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Muhittin Böcek ve ASAT eski genel müdürü ve çalışanlarının da bulunduğu 18 kişiden 14’ü gözaltına alındı. Gözaltı kararı bulunan 4 kişiden 1’inin tutuklu olarak cezaevinde bulunduğu, 2 kişinin yurt dışında olduğu 1 kişinin ise ameliyat nedeniyle hastanede tedavi gördüğü öğrenildi. Emniyetteki işlemleri iki gün süren 14 şüpheli, kamu zararına yol açıldığı iddiasıyla adliyeye sevk edildi. Şüphelilerden B.K. ve O.Y. savcılık ifadesinin ardından serbest bırakılırken, 3 kişi adli kontrol, 9 kişi ise tutuklama talebiyle nöbetçi sulh ceza mahkemesine sevk edildi. Mahkeme heyeti, adli kontrol talebiyle sevk edilen ASAT Genel Müdür Yardımcısı N.E. ile şoförler Y.N. ve A.B.’nin adli kontrol şartıyla serbest bırakılmasına karar verirken, 9 şüphelinin ifade işlemlerinin sürdüğü bildirildi.
Samsun Tıbbi alet üretimine 150 milyon liralık stratejik yatırım: Yılda 800 bin parça üretilecek Samsun’da tıbbi alet üretimine 150 milyon liralık stratejik yatırım hayata geçiyor. Kurulacak Hassas Sıcak Dövme Uygulama Merkezi’nde (HASDÖV) yılda 800 bin parça üretilecek. Samsun’un tıbbi alet üretiminde ileri teknolojiye geçişini hızlandıracak Hassas Sıcak Dövme Uygulama Merkezi için istişare süreci tamamlandı. Hassas Sıcak Dövme Uygulama Merkezi Projesi İstişare Toplantısı, Samsun Valisi Orhan Tavlı’nın başkanlığında Orta Karadeniz Kalkınma Ajansı’nda (OKA) gerçekleştirildi. Toplantıda, 2025 Yılı Cazibe Merkezleri Destekleme Programı kapsamında sözleşme aşamasında bulunan proje tüm yönleriyle ele alındı. OKA tarafından yapılan sunumda projenin teknik ve idari detayları paylaşılırken, uygulamaya yön verecek tesis ihtiyaçları, makine ve ekipman altyapısı, insan kaynağı planlaması ile proje sonrası işletme modeline ilişkin görüş ve beklentiler masaya yatırıldı. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı koordinasyonunda, OKA tarafından süreçleri yürütülen Cazibe Merkezleri Destekleme Programı kapsamında hayata geçirilecek olan Hassas Sıcak Dövme Uygulama Merkezi, Samsun Yeni Organize Sanayi Bölgesi Müdürlüğü yürütücülüğünde kurulacak. Yaklaşık 150 milyon TL bütçeyle inşa edilmesi planlanan merkez, yıllık 800 bin parça üretim kapasitesiyle Samsun’un tıbbi alet üretim altyapısına önemli bir ivme kazandıracak. Merkezde hassas sıcak dövme üretim hattı, tasarım destekli kalıphane altyapısı ve nitelikli iş gücünün yetiştirilmesine yönelik teknik eğitim alanları yer alacak. Türkiye’de tıbbi alet üretiminin yaklaşık yüzde 70’ini karşılayan Samsun’da bu yatırımla küçük ve orta ölçekli işletmelerin rekabet gücünün artırılması, şehrin ileri teknoloji odaklı sanayi yapısına geçişinin desteklenmesi hedefleniyor. Toplantıya Samsun Valisi Orhan Tavlı’nın yanı sıra Orta Karadeniz Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Mehlika Dicle, ASKON Samsun Şube Başkanı ve Samsun Medikal Sanayi İnovasyon Kümesi Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Alp Doğru, OKA Rekabetçi Ekonomi ve Dönüşüm Birimi Başkanı Fatih Ege ile Samsun’daki sektör temsilcileri katıldı.